Babalık davası, babalık iddiası ile çocuk veya anne tarafından açılan davadır. Bu davada önemli şartlardan bir tanesi çocuğun bir erkekle soy bağının kurulmamış olmasıdır. Türk Medeni Kanuna göre soy bağı çeşitli şekillerle kurulmaktadır. Bunlardan ilki çocuğun annesi ile evliliktir. Evlilik dış soy bağının kurulması ise çeşitli yollarla olmaktadır. Bunlardan birisi babanın evlilik dışı çocuğu tanımasıdır.

Evlilik dışı çocuk ile erkek arasında başka bir soy bağı kurulması yolu ise babalık davasıdır. Yani mahkeme hükmü ile soy bağının kurulması olarak adlandırılmaktadır. Son olarak evlatlık yolu ile de soy bağının kurulması mümkündür.

Öncelikle babalık davasının tanımını yapıp şartlarını sıralayacağız. Sonrasında soy bağı, tanıma ve soy bağının kurulması hakkında bilgiler vereceğiz. Son olarak Yargıtay’ın babalık davası hakkındaki içtihatlarına yer vereceğiz. Hukuk büromuzun aile hukuk alanında uzman bir ekibi bulunmaktadır. Babalık davası, soy bağının kurulması, babalığın tespiti, evlilik dışı çocuk ve soy bağının reddi konularında profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmetlerimizden faydalanmak için dilediğiniz zaman büromuzla irtibata geçebilirsiniz.

SOY BAĞININ KURULMASI NEDİR?

Soy bağı, çocuğun anne ve babası ile ilişkisini ifade etmektedir. Aynı şekilde soy bağının kurulması da çocuğun anne ve babası ile ilişkisinin kurulması anlamına gelmektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) İkinci Kısım Birinci Bölümde soy bağının kurulması hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerde çocuğun anne ve babası ile soy bağının kurulması konuları anlatılmaktadır. Türk Medeni Kanunu 282/1’e göre çocuğun anne ile soy bağının kurulması doğumla meydana gelmektedir. Bu hüküm aslında doğal bir kanundur. Aynı zamanda aksi ispat edilemez kesin bir karinedir.

Çocuğun baba ile soy bağının kurulması ise Türk Medeni Kanunu madde 285 vd. maddelerde bulunmaktadır. Bu hükümlere göre çocuğun annesi ile evlilik, tanıma, babalık davası ve evlatlık da çocuğun baba ile soy bağının kurulması çeşitleridir.

BABALIK KARİNESİ

İlk olarak Türk Medeni Kanunu madde 285’te yer alan babalık karinesini inceleyeceğiz. Evliliğin devam ettiği sırada veya evlilik sona ermişse üç yüz gün içerisinde doğan çocuğun babası koca olacaktır. Ancak bu karinenin aksinin ispat edilmesi mümkündür. Bu konuda babanın Türk Medeni Kanunu madde 286’da düzenlenen soy bağının reddi davası hakkı bulunmaktadır.

Diğer soy bağının kurulması çeşitleri evlilik dışı çocuk ile ilgili konulardır. Babanın evlilik dışı çocuk ile bir diğer soy bağının kurulması çeşidi evlilik dışı çocuk tanımadır. Tanıma da baba tek taraflı bir işlem ile evlilik dışı çocuğun babası olduğunu ilan etmektedir. Türk Medeni Kanunu madde 295’e göre evlilik dışı çocuk tanıma resmi bir memurun önünde veya vasiyetname ile olmalıdır. Baba nüfus memuru, mahkeme, noter veya konsolos huzurunda resmi bir senetle bu işlemi gerçekleştirmelidir.

Vasiyetname ile de evlilik dışı çocuk tanımanın gerçekleşmesi mümkündür. Ancak TMK madde 295/3’e göre başka bir erkekle soy bağı kurulmuş evlilik dışı çocuk  tanıma mümkün değildir. Hukuk büromuz soy bağının kurulması ve evlilik dışı çocuk tanıma konularında profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmetlerimizden yararlanmak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

BABALIK DAVASI NEDİR?

Bir başka baba ile evlilik dışı çocuk arasında soy bağının kurulması çeşidi de babalık davasıdır.  Türk Medeni Kanunu’nda babalık hükmü başlığı altında yer almaktadır. Türk Medeni Kanunu madde 301’e göre anne ve çocuğun babalık davası açma hakları bulunmaktadır. Son olarak evlatlık ile de baba ile çocuk arasında soy bağının kurulması mümkündür.

Soy bağı kurulmamış çocuk ile ilgili olarak anne ve çocuğun açtığı babalığın tespiti davasıdır. Anne ve çocuğun babalığın tespiti davası açma hakkı birbirinden bağımsızdır. Annenin babalığın tespiti davasında bazı mali haklarını istemesi mümkündür. Babalığın tespiti davası kamu düzenine ilişkin bir davadır. Bu sebeple davanın Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye de bildirilmesi gerekmektedir. Ayrıca dosyada bu kurumla ihbarın yapıldığına dair tebliğ evrakı da yer alması şarttır. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi  2017/6603 Esas,  2017/17331 Karar sayılı kararı)

Ergin çocuğun kendi adına babalığın tespiti davası açması mümkündür. Ancak tam ehliyetsiz ergin olmayan evlilik dışı çocuk ancak babalığın tespiti davasını kayyım ile birlikte açabilir. Fakat annesinin kayyım olması mümkün değildir. Çünkü anne ile çocuk arasında menfaat çatışması meydana gelebilir. Türk Medeni Kanunu madde 304’te yer alan mali haklar sadece anneye aittir. Evlilik dışı çocuk söz konusu mali hakları talep edemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir olayda çocuğun doğum tarihi 24.03.2000’dir. Çocuğun annesi Türk Medeni Kanunu madde 303’te  yer alan soy bağının kurulması ile ilgili hak düşürücü süreyi geçirmiştir. Bu gerekçe ile mahkeme Çocuğun üstün yararı dikkate alınarak çocuğa kayyım tayini talebi kabul etmelidir. Türk Medeni Kanunu madde 426/6 uyarınca atanan kayyım soy bağının kurulması ile ilgili babalık davası açacaktır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2010/17457 Esas,  2011/6242 Karar)

Babalığın tespiti davasını anne ve çocuğun babalığı iddia edilen kişiye karşı açması gerekmektedir. Baba ölmüşse babanın mirasçılarına karşı bu davanın açılması mümkündür. Anne ve çocuk birden fazla erkeğe babalık davasını açabilir. Babalık davası ve evlilik dışı çocuk ile ilişkinin kurulması davalarında profesyonel avukatlık hizmetleri vermekteyiz. Dilediğiniz zaman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

BABALIK DAVASI YARGILAMA USULÜ

Türk Medeni Kanunu madde 284 uyarınca bu davada resen araştırma ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla hakim tarafların talebi olmadan davada delilleri kendisi araştırabilir. Babalığın tespit edilebilmesi için gerekli testlerin yapılmasını ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir. Aynı maddeye göre hakim ayrıca delilleri serbestçe takdir edecektir.

Türk Medeni Kanunu madde 284 gereği taraflar ve üçüncü kişiler soy bağının tespiti davalarında araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Ancak bu kuralın istisnası sağlık açısından tehlike oluşturma durumudur. Babalığı iddia edilen kişi araştırma ve incelemelere rıza göstermediği takdirde hakim durumu kişinin aleyhine olarak değerlendirebilir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 292’de soy bağının kurulması davalarında herkesin vücudundan kan veya doku alınmasına izin vermek zorunda olduğu hüküm altına alınmaktadır. Kişinin izin vermemesi halinde hakim testin zor kullanmak suretiyle yapılmasına karar verebilir.

Soy bağının reddi ve babalık davası kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardandır. Dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 74 uyarınca davacının vekili olan avukatına bu hususta özel yetki vermelidir. Somut olayda vekaletnamede böyle özel bir yetki yoksa bu eksikliğin tamamlanması için süre verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi  2017/6603 Esas,  2017/17331 Karar sayılı kararı). Bu nedenle mahkeme özel yetki olmadan soy bağının kurulması ile ilgili karar veremez.

Hakim dosyada aslı bulunmayan bir rapora dayanarak soy bağının kurulması ile ilgili karar veremez. Bu sebeple mahkeme Adli Tıp Kurumundan DNA testi raporu almalıdır. Gerekli araştırma yapılmadan savcılık dosyasında yer alan raporun örneği alınarak karar verilmesi hatalı olmuştur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/597 Esas,  2022/1855 Karar)

BABALIK DAVASININ ŞARTLARI

Babalığın tespiti davası ilk şartı herhangi bir erkekle soy bağı kurulmamış evlilik dışı çocuk olması gerekmektedir. Ayrıca mevcut soy bağının geçersiz hale gelmiş olması da babalığın tespiti davası açılması için yeterlidir. Bir diğer şart ise davanın ilgililere ihbarıdır. Bu davanın kamuyu temsil eden Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye bildirilmesi gerekmektedir. Dava anne tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anneye de ihbar edilmesi şarttır.

İlgili kurumlara ihbarın ardından Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca ilgililer müdahillik talebinde bulunmazsa davada taraf olmayacaklardır. Bu nedenle ilgili kurumlar davayı temyiz etseler bile bu talepleri kabul edilmeyecektir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2009/10695 Esas,  2010/12062 Karar)

Evlilik dışı çocuğun annesi ile babasının evlenmesi halinde evlilik dışı çocuk nüfus kütüğüne tescil edilecektir. Bu sebeple anne ve çocuğun babalığın tespiti davası açmalarında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu şekilde açılan davalar hakkında mahkemeler dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerekmektedir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/6855 Esas,  2018/2225 Karar)

Yargıtay içtihatlarına göre ilgili kurum ve kişilere söz konusu ihbarın yapılmaması bozma sebebi olacaktır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de somut olayda bahse konu ihbarın yapılmamasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/5941 Esas ,  2021/8069 Karar sayılı kararı)

BABALIK DAVASI GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Babalığın tespiti davası aile hukukunu ilgilendirmesi nedeni ile davanın aile mahkemesinde açılması şarttır. Babalığın tespiti davasında aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır. Aksi takdirde davanın mahkeme tarafından görevsizlik nedeni ile reddedilmesi gerekmektedir. Ayrıca asliye hukuk mahkemesi babalığın tespiti davasını aile mahkemesi sıfatı ile bakacaktır. Yargıtay aile mahkemesi sıfatı ile davaya bakmayan asliye hukuk mahkemesi kararını bu nedenle bozmuştur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi      2022/1285 Esas,  2022/3256 Karar)

Babalık davasında yetkili mahkemeyi kanun koyucu Türk Medeni Kanunu madde 283’te belirlemektedir. Bu madde hükmüne göre soy bağı ile ilgili davalar taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri yetkili mahkeme olacaktır.

Babalık davası ile birlikte manevi tazminat talebi aile mahkemesi yerine sulh hukuk mahkemesinden talep edilmelidir. Yargıtay’ın incelediği bir olayda babalık davası ile birlikte manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Türk Medeni Kanunu içerisinde babalık davası ve soy bağının kurulması ile ilgili olarak manevi tazminat hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme manevi tazminat talebini Borçlar Kanunu genel hükümlere  göre karar vermelidir.

Dolayısıyla mahkeme babalık davasından manevi tazminat dosyasını ayırmalı ve görevsizlik kararı vermelidir. Davacının söz konusu manevi tazminat talebine sulh hukuk mahkemesi karar vermelidir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2009/11852 Esas, 2009/16129 Karar)

Davacı, babalık davasıyla birlikte manevi tazminat da talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda babalık davasında manevi tazminatla ilgili bir düzenleme ve hüküm bulunmamaktadır. Aynı Yasa’nın 304. maddesi ananın mali haklanyla ilgilidir. Bu mali hakların kapsamına giren giderler de maddede sayılmıştır.

Bu bakımdan manevi tazminat isteği, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan genel hükme dayanmakta olup, Aile Mahkemesinin görevine girmemektedir. Talep edilen manevi tazminat miktanna (5.000 YTL) göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. O halde, manevi tazminata ilişkin isteğin tefrik edilip, görevsizlik karan verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

BABALIK DAVASINDA ANNENİN MALİ HAKLARI

Türk Medeni Kanunu madde 304 annenin babalık davası ile birlikte isteyebileceği mali hakları düzenlemektedir. Anne söz konusu mali hakları baba veya mirasçılardan talep edebilir. Annenin babalığı tespiti davasında isteyebileceği mali haklar şunlardır;

– Doğum masrafları,

– Doğum öncesi ve sonrası 6 haftalık geçim masrafları,

– Hamilelik ve doğum nedeniyle oluşan masraflar.

Çocuğun ölü olarak doğması halinde bile hakimin bu masrafların ödenmesine karar vermesi mümkündür. Hakim, anneye doğum nedeni ile yapılan ödemeleri bu tazminattan düşürecektir. Annenin mirasçıları babadan karşı söz konusu mali hakları talep edebilir. Ancak annenin mirasçıları babadan manevi tazminat talebinde bulunamaz. Anne baba veya mirasçılarından babalık iddiasından ayrı olarak mali haklarını talep edebilir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/6158 Esas,  2022/6528 Karar)

Başka bir somut olayda duruşmada davacı vekili “Borçlar Kanununa göre manevi tazminat istemiyoruz” demiştir. Bunun yerine duruşmada davacı vekili “babalık davası ile ilgili manevi tazminat istiyoruz” ifadesini kullanmıştır. Türk Medeni Kanununda soy bağının kurulması ile ilgili manevi tazminat düzenlemesi bulunmamaktadır. Davacı vekili borçlar kanununda yer alan manevi tazminatı talep etmediğinden mahkeme manevi tazminat talebini reddetmelidir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2009/15248 Esas,  2009/18383 Karar)

Görüldüğü üzere babalık davası ile ilgili konular aile hukuku alanında tecrübe ve bilgi gerektirmektedir. Yukarıda görülen hatalarla karşılaşmamak için aile hukuk alanında uzman avukat ekibimizle birlikte çalışabilirsiniz. Hukuk büromuzla iletişime geçerek dilediğiniz zaman uzman avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

BABALIK DAVASI SÜRESİ

Türk Medeni Kanunu madde 303 babalık davası ile ilgili süreleri düzenlemektedir. Bu davada yer alan süreler hak düşürücü süredir. Bir diğer ifade ile bu sürelerin geçmesi halinde anne ve evlilik dışı çocuk dava haklarını kaybetmektedirler. Babalık davasının çocuğun doğumundan önce veya sonra açılması mümkündür. Annenin dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl süre geçtikten sonra sona erecektir.

Çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı varsa bu bağın geçersiz hale gelmesinden sonra bir yıllık süre başlayacaktır. Haklı sebeplerin varlığı halinde süre geçse bile babalığın tespiti davası açılması mümkündür. Bu durumda ilgililer haklı sebebin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içerisinde babalığın tespiti davası açmalıdır.

Türk Medeni Kanunu madde 303’te yer alan süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu sebeple Mahkeme hak düşürücü süreyi resen dikkate almalıdır. Dolayısıyla süre göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturacaktır.

Çocuğun babalığın tespiti davası açmak için kısıtlayıcı bir süre bulunmamaktadır. Bu nedenle çocuk ne zaman dava açarsa açsın davasını mahkeme kabul edecektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi çocuk için 1 yıl hak düşürücü süre uygulayan ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Kararında kanunda Çocuk ve çocuk dava açan kayyım için hak düşürücü süre olmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/1285 Esas,  2022/3256 Karar)

Yargıtay annenin mali hakları için hak düşürücü süre olduğunu ileri süren mahkemesinin kararını bozmuştur. Kararında annenin mali hakları talep etmesi için kanunda hak düşürücü süre şartı yer almadığını vurgulamıştır. (2. Hukuk Dairesi  2010/15439 Esas,  2012/3655 Karar)

Söz konusu hak düşürücü süreler nedeni ile maddi ve manevi kayıplar yaşanması muhtemeldir. Bu nedenle mutlaka uzman bir avukat desteğinden faydalanmanız gerekmektedir. Hukuk büromuzla babalığın tespiti ve evlilik dışı çocuk tanıma davaları ile ilgili olarak iletişime geçebilirsiniz.

BABALIK DAVASI KARİNESİ

Babalık davasındaki karineler ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu madde 302’te yer almaktadır. Buna göre babalığı iddia edilen kişi ile anne arasında çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında cinsel ilişki olmuşsa bu durum babalık karinesi olarak kabul edilir. Cinsel ilişkinin her türlü delille ispatlanması mümkündür. Ayrıca cinsel ilişkinin yüzde yüz ispatlanmasına gerek yoktur. Cinsel ilişkinin gerçekleştiğine yönelik kuvvetli emareler babalık karinesi için yeterlidir.

Söz konusu süre dışında olsa fiili gebelik döneminde babalığı iddia edilen kişi ile anne arasında cinsel ilişki tespit edilirse bu durum da babalık için karine kabul edilecektir. Ancak babalığı iddia edilen kişi bazı durumları ispatlarsa babalık karinesini çürütebilecektir. İlk durum babalığı iddia edilen kişi baba olmasının imkansız olmasını ispatlamasıdır. Diğer durum ise başka bir erkeğin çocuğun babası olma ihtimalinin daha fazla olduğunu ispat etmesidir.

Babalık davası dikkatli bir şekilde yürütülmesi ve takip edilmesi gereken hukuki bir süreçtir. Bu sebeple bu dava sürecinde mutlaka hukuki destek almanız maddi ve manevi açıdan kayıplar yaşamamanız adına gereklidir. Hukuk büromuz soy bağının kurulması ve evlilik dışı çocuk tanıma konularında aile hukuku avukatı ekibi ile hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

BABALIK DAVASI YARGITAY KARARLARI

Yargıtay’ın incelediği olayda babalık iddia eden kişi mahkemeden babalığın tespiti davası açmıştır. Ancak Türk Medeni Kanunu 301’e göre babalığın tespiti davasını sadece anne veya çocuk açabilir. Dolayısıyla babalık iddia eden kişi babalığın tespiti davası açamaz. Ancak babalık iddia eden kişi evlilik dışı çocuk ile ilgili babalık iddiasında bulunduğuna göre kişinin bu talebi “tanıma” olarak kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/8337 Esas, 2019/917 Karar sayılı kararı)

Başka bir Yargıtay kararında ise babalık davası ile Türk Medeni Kanunu madde 333 uyarınca birlikte nafaka da istenmiştir. Hakim hükümden önce babalık ihtimalini yüksek bulursa nafakaya karar verebilir. Bu sebeple babalık sabitse dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2021/10407 Esas,  2022/1840 Karar) Ancak nafakaya hükmedilebilmesi için çocuk ile baba arasında soy bağının kurulması şarttır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/13067 Esas,  2015/20182 Karar)

Diğer bir somut olayda mahkemede Cumhuriyet Savcısı mükerrer nüfus kaydının iptalini talep etmiştir. Anne ve evlilik dışı çocuk tarafından açılan babalığın tespiti davası yoktur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hakim talep olmadan kendiliğinden davayı inceleyemez. Dolayısıyla babalık konusunda bir dava olmadığı için babalık hükmü verilmesi hatalıdır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2009/20422 Esas,  2011/487 Karar)

Babalık hükmü kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim olguları kendiliğinden araştırır. Tarafların talepleri ile bağlı olmadan delilleri kendisi araştırır ve serbestçe takdir eder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 292’ye göre ilgili kişiler soy bağının kurulması için gereken testlere katlanmak zorundadır. Bu testlere rıza göstermeyen kişiler için hakim zor kullanmak suretiyle test yapılmasına karar verilebilir. Somut olayda Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 292 uyarınca DNA testi yapılmadan babalık iddiası ile ilgili karar verilmesi doğru değildir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/338 Esas,  2022/953 Karar)

Aile hukuku alanında uzman avukat ekibimiz ile birlikte babalık davası, soy bağının kurulması, konularında avukatlık hizmeti vermekteyiz. 7 gün 24 saat iletişime geçerek hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

BABALIK DAVASI KONUSUNDA ANKARA BOŞANMA AVUKATI DESTEĞİ

babalık davası, soy bağının kurulması, Ankara Boşanma Avukatı

Soy bağının reddi ve kurulması bakımından muhakkak avukatla çalışmasında fayda bulunmaktadır. Kendisine bu taleplerle başvurulan avukat, çocuğun üstün menfaatini konuşarak haklarını tespit edip elindeki delilleri değerlendirerek açılacak davaları belirlemesi gerekmektedir. İspatın davacı tarafta olduğu dosyalarda müvekkilinin elindeki delilleri ve mahkemece istenecek delilleri doğru değerlendirmesi gerekmektedir. İmam nikahlı eşin hakları konusunda size yardımcı olacak en iyi ankara boşanma avukatları için İletişim Bilgilerimiz’e tıklayarak bizi arayabilirsiniz. Bununla birlikte ofise gelmeden Ankara boşanma avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

Soy bağının reddi ve kurulması ya da babalığın tespiti konusu dışında ayrıca boşanma hukuku ile ilgili diğer makalelerimizi de inceleyebilirsiniz:

Kaynak:

  1. https://www.mevzuat.gov.tr/
  2. https://karararama.yargitay.gov.tr/
  3. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1035560

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap