Evden uzaklaştırma kararı ve koruma tedbiri konuları bu makalemizin konusunu oluşturmaktadır. Akabinde evden uzaklaştırma kararı ve koruma tedbiri kararının kapsamı hakkında bilgi vereceğiz. Son olarak evden uzaklaştırma kararı ve koruma tedbiri kararları ile ilgili yargı kararlarına değineceğiz.

Evden uzaklaştırma kararı, şiddet uygulanan kişileri korumak amacıyla verilen koruma tedbiri kararıdır. Kolluk güçleri 6284 sayılı Kanun[1] kapsamında bahse konu koruma tedbiri kararını almaktadır. Böylece güvenlik güçleri şiddet içerikli eylemlerin önlenmesi için kesin hüküm beklemeden önleyici tedbir uygulamaktadır. Görüldüğü üzere koruma kararı bir ceza veya hüküm değildir. Bu tedbir kapsamında sadece kadınlar lehine evden uzaklaştırma kararı verilmemektedir. Ayrıca erkekler lehine de kolluk birimleri evden uzaklaştırma kararı vermektedir.

Şiddet tanımı sadece fiziksel şiddeti kapsamamaktadır. Nitekim kanun koyucu 6284 sayılı Kanun madde 2’de şiddetin tanımı yapılırken bu hususa yer vermiştir. Buna göre kanun koyucu şiddet türlerini fiziksel, cinsel, sözlü, psikolojik veya ekonomik olarak belirlemiştir. Bu nedenle müşterek konuttan uzaklaştırma kararı verilmesi için sadece fiziksel şiddet aranmayacaktır. Diğer şiddet türlerinden herhangi birisini gerçekleşmesi halinde mahkeme müşterek konuttan uzaklaştırma kararı verebilecektir.

Kanun şiddet uygulayan tanımı ile şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişiyi de ifade etmektedir.  Dolayısıyla kanunda yer alan koruma kararlarını uygulayabilmek için şiddetin meydana gelmesi şart değildir. Şiddetin muhtemel olması veya şiddet tehlikesinin olması koruma kararlarının verilmesi için yeterlidir.

Aile içi şiddet konusu hem ceza hukuku hem de aile hukukunu ilgilendirmektedir. Hukuk büromuz her iki alanda da müvekkillerine avukatlık hizmeti sağlamaktadır. Ceza ve aile avukatı ekibimiz aile içi şiddet konularında büyük bir dikkatle hizmet vermektedir.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI NEDİR?

Evden uzaklaştırma kararı 6284 sayılı Kanun’da yer alan bir koruma tedbiri türüdür. 6284 sayılı Kanun’da farklı koruma tedbirleri de bulunmaktadır. Örneğin; şiddet mağdurunun güvenli bir yere yerleştirilmesi, işinin değiştirilmesi bu koruma kararları arasında yer almaktadır. Bu kararı almak özellikle aile içi şiddetin gerçekleştiği durumlarda fayda sağlamaktadır. Şiddet uygulama potansiyeline sahip kişiler bu koruma kararı ile birlikte ev kendisinin olsa bile eve girememektedir. Eve girdiği takdire zorlama hapis kararı ile karşı karşıya kalabilecektir.

Evden uzaklaştırma kararı ile ilgili 6284 sayılı kanunda herhangi bir mesafe yer almamaktadır. Önemli olan husus aleyhine evden uzaklaştırma kararı kişinin şiddet mağdurunun bulunduğu eve girememesidir. 6284 sayılı kanun madde 1’e göre lehine koruma kararı verilecek kişiler şunlardır;

“Şiddete uğrayan veya şiddete maruz kalma tehlikesi yaşayan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı olarak ısrarlı takip mağdurları”

KORUMA TEDBİRİ NEDİR?

Koruma tedbiri, suçun soruşturulması veya önlenmesi için uygulanan geçici bir tedbirdir. Özellikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda birçok korum tedbiri yer almaktadır. Örneğin tutuklama, gözaltı, yakalama, arama, el koyma koruma tedbiri türleri arasındadır. Evden uzaklaştırma kararı da daha çok önleyici nitelikte bir tedbirdir.

6284 sayılı kanuna göre aile içi şiddetin önlenmesi için koruyucu ve önleyici olmak üzere iki tür koruma tedbiri uygulanmaktadır. Söz konusu tedbirin mülki amir ve aile mahkemesi hakimi almaktadır. Bazı koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını gecikmesinde sakınca bulunan haller söz konusu olduğunda kolluk görevlileri de alabilmektedir. Daha hızlı karar alma adına kolluk görevlileri evden uzaklaştırma kararı alabilmektedir.

6284 sayılı kanununa göre gecikmesinde sakınca bulunan haller söz konusu olduğunda kolluk görevlileri koruma tedbiri uygulayabilmektedir. Fakat bu kararı kolluk güçleri en yakın iş gününde aile mahkemesi hakiminin onayına sunmalıdır. Aile mahkemesi hakiminin bulunmadığı yerlerde bu kararı asliye hukuk hakimi verebilecektir.

KORUYUCU TEDBİR KARARLARI 

Koruyucu Tedbir Kararları, mülki amir veya hakim tarafından alınan şiddet mağdurunu korumaya yönelik koruma tedbiridir. Hakim veya mülki amir uygun gördükleri bir veya birkaç koruyucu tedbir kararı verebilir. 6284 sayılı kanun madde 3’te mülki amir tarafından alınan  koruyucu tedbir kararları yer almaktadır. Buna göre mülki amirin alacağı koruyucu tedbir kararları şunlardır;

  1. Şiddet mağduruna ve çocuklarına barınma imkanı sağlanması,
  2. Şiddet mağduruna geçici maddi yardımda bulunulması,
  3. Şiddet mağduruna rehberlik ve danışmanlık yapılması,
  4. Hayatî tehlike varsa geçici koruma hizmeti verilmesi
  5. Şiddet mağdurunun çocuklarına kreş olanağı sağlanması,

Gecikmesinde sakınca bulunması halinde a ve ç maddelerinde yer alan tedbirleri kolluk amirleri de alabilir. Kolluk amiri en yakın işgününde kararı mülki amirin onayına sunar. Mülki amir 48 saat içerisinde kararı onaylamazsa karar ortadan kalkar.

6284 sayılı kanun madde 4’te ise hakim tarafından alınan koruyucu tedbir kararları bulunmaktadır. Buna göre hakimin alacağı koruyucu tedbir kararları şunlardır;

  1. Şiddet mağdurunun iş yerinin değiştirilmesi
  2. Şiddet mağdurunun yerleşim yerinin değiştirilmesi
  3. Şiddet mağdurunun isteği halinde ikamet ettiği konuta tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.
  4. Hayati tehlike bulunması halinde şiddet mağdurunun kimlik ve diğer bilgilerinin değiştirilmesi.

ÖNLEYİCİ TEDBİR KARARLARI

Önleyici Tedbir Kararları, sadece aile mahkemesi hakimi tarafından alınabilen koruma kararıdır. Evden uzaklaştırma kararı da aile mahkemesi hakimi tarafından alınan önleyici tedbir kararları arasında yer almaktadır. Aile mahkemesi hakimi 6284 sayılı kanun madde 5’teki tedbirlerden bir veya birkaçına karar verebilir. Buna göre önleyici tedbir kararları şunlardır;

  1. Şiddet uygulayan kişinin şiddet mağduruna tehdit, hakaret etmemesi,
  2. Şiddet uygulayan kişiyi müşterek konuttan uzaklaştırma ve müşterek konutu şiddet mağduruna tahsis etme,
  3. Şiddet uygulayan kişinin, şiddet mağduruna, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmaması.
  4. Müşterek çocukları hakkında kişisel ilişki kararının bulunması halinde, bu ilişkinin sınırlandırılması ve kaldırılması
  5. Şiddet uygulayan kişinin şiddet mağdurunun yakınları, tanıkları ve çocuklarına yaklaşmaması.
  6. Şiddet uygulayan kişinin şiddet mağdurunun eşyalarına zarar vermemesi.
  7. Şiddet uygulayan kişinin şiddet mağdurunu çeşitli vasıtalarla rahatsız etmemesi.
  8. Şiddet uygulayan kişiye ait silahları kolluk görevlilerine teslim etmesi.
  9. Şiddet uygulayan kişinin görevi gereği kurumu tarafından verilen silahı teslim etmesi.
  10. Şiddet uygulayan kişinin alkol veya uyuşturucu madde kullanmaması, hastaneye yatırılıp tedavisinin yapılması
  11. Şiddet uygulayan kişinin tedavi olması şeklindedir.

Gecikmesinde sakınca bulunması halinde a, b, c ve d maddelerinde yer alan tedbirleri kolluk amirleri de alabilir. Kolluk amiri en yakın işgününde kararı aile mahkemesi hakiminin onayına sunar. Aile mahkemesi hakimi 24 saat içerisinde kararı onaylamazsa karar ortadan kalkar.

Acil durumlarda hızlı karar alabilmek adına kanun koyucu kolluk amirine koruma kararı alabilme yetkisi vermiştir. Kanunda “kolluk amiri” ifadesiyle en alt düzeyde yer alan kolluk amiri dahi bu yetkiye sahiptir. Gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhtemel şiddet olayına başka bir yere aktarmadan kolluk görevlileri tedbir kararı verebilmektedir. Böylece kolluk görevlileri şiddetin gerçekleşmesi veya devam etmesi hızlı bir şekilde önlemektedir.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI KONUSUNDA GÖREVLİ MAHKEME

Aile içi şiddet konusu özellikle aile hukukunu yakından ilgilendirmektedir. Bu sebeple koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına aile mahkemesi hakimi karar vermektedir. 6284 sayılı kanun madde 5/3’te aile mahkemesi hakiminin çocuklara yönelik koruyucu tedbirlere hükmedebileceği yer almaktadır. Aynı fıkraya göre aile mahkemesi hakimi velayet, nafaka gibi hususlarda da karar verebilir. 6284 sayılı kanun madde 5/4 uyarınca ise aile mahkemesi hakiminin şiddet mağduru lehine tedbir  nafakası kararı verebilecektir.

Koruma kararları ile ilgili görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi haricinde başka bir mahkemede başvuruda bulunulması halinde görevsizlik kararı verilmelidir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi  2016/14277 Esas,  2017/890 Karar)

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI SÜRESİ

6284 sayılı kanun madde 5/1 (b) bendine göre aile mahkemesi hakimi evden uzaklaştırma kararı verebilmektedir. Madde 8/2’ye göre aile mahkemesi hakimi evden uzaklaştırma kararını en fazla 6 ay süreyle verebilecektir. Ancak şiddetin devam edeceği anlaşılırsa sürenin uzaması mümkündür.

Söz konusu koruma kararları geçici bir koruma tedbiridir. Nihai bir hüküm değildir. Bu nedenle belirli sürenin geçmesi ile karar ortadan kalkacaktır. Koruma kararı ile evli olan çiftler için ayrılık veya boşanma sonucu ortaya çıkmamaktadır. Ayrılık veya boşanma için ayrı davalar açılması gerekmektedir.

Hukuk büromuz aile hukuku, aile içi şiddet ve boşanma konularında profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Aile avukatı ekibimizle dilediğiniz zamanda iletişime geçerek hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI NASIL VERİLİR?

Aile içi şiddetin meydana gelinmesinin haber alınmasının ardından kolluk görevlileri gerekli tahkikat işlemlerine başlayacaktır. Gecikmesinde sakınca bir hal varsa kolluk amiri derhal evden uzaklaştırma kararı verecektir. Ancak bu kararı en yakın iş gününde aile mahkemesi hakimi onayına sunmalıdır. Aile mahkemesi hakimi 24 saat içerisinde kararı onaylamazsa karar ortadan kalkacaktır. Kolluk görevlileri bu kararı örneğini ilgililere tebliğ eder. Tebliğde yasaklara uymaması halinde kişinin zorlama hapsi ile karşı karşıya kalabileceği hatırlatılır.

Tebliğ ile birlikte evden uzaklaştırma kararı uygulanmaya başlayacaktır. Karara rağmen şiddet uygulayan kişi mağdura yaklaşırsa şiddet uygulayan kişi hakkında zorlama hapsi kararı verilecektir. Zorlama hapis süresi üç ila on gün arasında değişecektir. Bu zorlama hapis kararını vermeye yetkili makam aile mahkemesi hakimidir. Aile mahkemesi hakimi bu süreyi belirlerken tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığını dikkate alacaktır.

Aile içi şiddet suçları şikayete tabi olmadığı için evden uzaklaştırma kararı alınırken de şikayet gerekmemektedir. Soruşturma birimlerinin durumu öğrenmesi koruma tedbiri kararı alınması için yeterli olacaktır. Yukarıda da izah edildiği üzere koruma tedbiri kararı ceza veya hüküm değildir. Bu nedenle kararın verilmesi için kesin delillere ihtiyaç duyulmamaktadır. 6284 sayılı kanun madde 8/3’e göre koruma kararı verilmesi için delil veya belge aranmayacaktır. Bu düzenleme ile aile içi şiddet suçlarının önlenmesi hedeflenmektedir.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARINA İTİRAZ

Evden uzaklaştırma koruma tedbirine itiraz ile ilgili hususlar 6284 sayılı kanun madde 9’da yer almaktadır. Bu maddede itiraz merci, itiraz süresi ve itiraz inceleme süresi ile ilgili hususlar bulunmaktadır. Bu maddedeki hükümlere göre itiraz işlemleri gerçekleştireceklerdir.

Evden Uzaklaştırma Kararı verildikten sonra ilgili kişi iki hafta içerisinde aile mahkemesi hakimine itirazda bulunabilir. İtiraz ile birlikte dosya bir sonraki numaralı aile mahkemesine gider. O yerde başka aile mahkemesi hakimi yoksa itiraz incelemesini asliye hukuk hakimi yapacaktır. Aile mahkemesi hakimi ile asliye hukuk hakimi aynı kişilerse itiraz incelemesine en yakın asliye hukuk hakimi karar verecektir. İlgili hakimin itiraz kararını bir hafta içerisinde incelemesi gerekmektedir. İtiraz sonucu karar kalkarsa ilgili kişi artık konutuna gidebilecektir. Ancak itiraz reddedilirse artık karar kesinleşecektir.

Koruma kararı ile ilgili olarak temyiz başvurusunda bulunulması mümkün değildir. Çünkü 6284 sayılı kanun madde 9’da itiraz üzerine verilen kararların kesin olacağı hususu yer almaktadır. Bu şekilde yapılan temyiz başvuruları hakkında Yargıtay söz konusu gerekçeyle temyiz isteminin reddine kararı vermektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/16521 Esas,  2013/13336 Karar)

EVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI İHLALİ

Koruma kararı ihlali gerçekleştiği takdirde kolluk görevlileri ihlal tutanağı düzenleyeceklerdir. Kolluk görevlileri söz konusu bu ihlal tutanağını aile mahkemesi hakimine göndereceklerdir. Aile mahkemesi hakimi 6284 sayılı kanun madde 13 uyarınca ilgili kişiler hakkında zorlama hapsi verilebilecektir. Zorlama hapsi süresi 3 gün ile 10 gün arasında değişmektedir. Aile mahkemesi hakimi bu süreyi tedbirin niteliği ve ihlalin ağırlığına göre belirleyecektir.

Zorlama hapsi ne bir ceza da ne de bir kabahattir. Kanunda yer alan özel bir uygulamadır. (Yargıtay 19. Ceza Dairesi2015/12790 Esas,  2015/9144 Karar). Aleyhinde zorlama hapsi kararı verilen kişinin ihlali tekrarlaması halinde zorlama hapsi süresi daha da artacaktır. Bu durumda zorlama hapsi süresi on beş gün ile otuz gün arasında olacaktır. Ancak bu süre toplamda altı ayı geçemeyecektir. İhlalin ayrı bir suç oluşturması halinde bile zorlama hapis kararı uygulanacaktır. Cumhuriyet Başsavcılıkları bu kararları uygulayacaklardır.

Zorlama hapsi, bir diğer ifade ile tazyik hapsidir. Bu hapsin amacı bir kişiyi yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamaktır. Niteliği gereği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yer alan disiplin hapsine benzemektedir. Bu nedenlerle zorlama hapsi seçenek yaptırımlara çevrilemez, ön ödeme uygulanamaz, tekerrüre esas olamaz. Ayrıca zorlama hapsinde şartla salıverilme mümkün değildir, zorlama hapsi ertelenemez. Bu sebeple zorlama hapsi ile ilgili bilgiler adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyecektir.

Koruma kararı ihlali halinde Türk Ceza Kanunu’nda yer alan konut dokunulmazlığının ihlali suçu gerçekleşmeyecektir. Yargıtay söz konusu durumda 6284 sayılı madde 13’te yer alan zorlama hapsinin uygulanacağına hükmetmiştir. Yüksek Mahkeme olayda sanığın kendi evi olması nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/5588 Esas ,  2018/2976 Karar)

KORUMA KARARI DESTEK HİZMETLERİ

6284 sayılı madde ile kanun koyucu Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerini kurmuştur. Merkezin telem görevi şiddeti önlemek ve koruma tedbiri kararlarının etkin uygulanmasını izlemektir. Merkez söz konusu görevler kapsamında destek hizmetleri sunmaktadır.

Merkez tarafından verilen destek hizmetleri şu şekildedir;

  1. Koruma tedbir kararları ile zorlama hapsi kararları hakkında bilgi toplamak ve koruma kararı sicili oluşturmak,
  2. Şiddet mağduruna sağlanan hizmetlerin koordinasyonunu sağlamak,
  3. Gerektiğinde koruma kararı alınması ve uygulanması için başvuru yapmak,
  4. Aile içi şiddetin sona ermesi için bireysel ve toplumsal programlar hazırlanmak ve bunları uygulamak
  5. Çağrı merkezinin 6284 sayılı Kanunun amacı doğrultusunda yaygın hale gelmesi ve yapılan başvuruların izlenmesini sağlamak.
  6. Aile içi şiddetin sona ermesi için çalışan ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde olmak,

Şiddet mağdurları ile ilgili olarak Merkez tarafından sağlanan destek hizmetleri şu şekildedir;

  1. Şiddet mağduruna hakları ve istihdam konusunda rehberlik hizmeti vermek ve meslek edinme kurslarına katılmasını sağlamak
  2. Koruma kararı ile ilgili olarak tavsiyelerde bulunmak ve yardım hizmeti sağlamak
  3. Koruma kararı ile ilgili olarak tedbirlerin uygulanmasını ve etkilerini izlemek.
  4. Psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunların çözümü için yardım hizmeti vermek ve bu konularda danışmanlık sağlamak
  5. Hâkimin talep etmesi halinde şiddet mağduru ile ilgili sosyal araştırma raporu hazırlamak,
  6. İlgili kurumun talep etmesi halinde tedbirlerin uygulanmasını ve etkileri hakkında rapor hazırlamak,
  7. İlgili kanunlar uyarınca maddi yardım sağlanması konusunda rehberlik hizmeti vermek.

Şiddet uygulayan kişiler ile ilgili olarak Merkez tarafından sağlanan destek hizmetleri şu şekildedir;

  1. Hâkimin talep etmesi halinde şiddet uygulayan kişi ile ilgili sosyal araştırma raporu hazırlamak,
  2. İlgili kurumun talep etmesi halinde tedbirlerin uygulanmasını ve etkileri hakkında rapor hazırlamak,
  3. Şiddet uygulayan kişiye yardımcı olmak üzere kurslara ve eğitimlere katılmasını sağlamak şeklindedir.

KORUMA KARARI YARGITAY KARARLARI

6284 sayılı Kanun kapsamındaki suç kovuşturmalarında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı haberdar edilmesi zorunlu değildir. Bu konu ile ilgili olarak Yargıtay Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın haberdar edilmesinin zorunlu olmadığına karar vermiştir. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/22680 Esas,  2022/9502 Karar)

Müşterek konuttan uzaklaştırma koruma kararı ihlali konut dokunulmazlığı ihlali suçu olarak değerlendirilemeyecektir. Nitekim Yargıtay da bu durumda sadece aile mahkemesinin koruma kararı ihlali nedeniyle zorlama hapsi uygulayabileceğine karar vermiştir. (Yargıtay 17. Ceza Dairesi   2019/2188 Esas,  2019/12462 Karar) Dolayısıyla ceza mahkemesi dava ile ilgili olarak görevsizlik kararı vermelidir. (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2020/1900 Esas,  2020/4625 Karar)

Yargıtay’ın incelediği bir olayda aleyhine koruma kararı verilmesine rağmen sanık iki farklı zamanda mağdura ayrılan eve gitmiştir. TCK 123’taki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda yer alan “ısrar” unsurunun gerçekleşmediğine karar vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi  2016/18336 Esas,  2019/2462 Karar)

Yargıtay hakkında evden uzaklaştırma kararı verilen sanığa yapılan tebliğin yöntemince yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu sebeple temyiz başvurusunun süresi içerisinde yapıldığına hükmetmiş ve dosyanın temyiz incelemesini yapmıştır. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/28002 Esas,  2017/27206 Karar) Bir başka Yargıtay kararında bu husus tebliğin şahsın husumetline yapılmasına vurgu yapılmıştır. Bu durumda sanık temyiz imkanından yeterince faydalanamayacaktır. Bu sebeple sanığın temyiz süresinin geçtiğinin kabulü doğru değildir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi   2015/10648 Esas ,  2019/12408 Karar)

Hakkında konuttan uzaklaştırma kararı verilen kişinin evin bahçesine girmesi ve eve girmeye çalışması tedbirin ihlalidir. Bu nedenle kişi hakkında zorlama hapsi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi  2015/15631 Esas,  2017/3258 Karar). Bir diğer olayda kadın, uzaklaştırma kararı verilen eşini telefonla arayarak eve çağırmış ve eşiyle barışmıştır. Gerekçeli kararda kadının eşini affettiği şeklinde anlaşılması gerektiği hususu yer almaktadır. Sonuç olarak evlilik birliğinin temelden sarsılma şartı somut olayda gerçekleşmemiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2014/12527 Esas  ,  2014/23236 Karar)

Hukuk büromuzun deneyimli ceza ve aile hukuku ekibi güncel Yargıtay kararlarını sürekli takip etmektedir. Böylece müvekkillerine en iyi hukuki hizmeti sunmak için büyük bir çaba sarf etmektedir. Avukatlık ve danışmanlık hizmetlerimizden faydalanmak için büromuzla istediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.

EVDEN UZAKLAŞTIRMA VE KORUMA TEDBİRİ KONUSUNDA ANKARA BOŞANMA AVUKATI DESTEĞİ

evden uzaklaştırma kararı, koruma kararı, koruma tedbiri Ankara Boşanma Avukatı

Evden uzaklaştırma ve koruma tedbiri kararları bakımından muhakkak avukatla çalışmasında fayda bulunmaktadır. Kendisine bu taleplerle başvurulan avukat, çocuğun üstün menfaatini konuşarak haklarını tespit edip elindeki delilleri değerlendirerek açılacak davaları belirlemesi gerekmektedir. İspatın davacı tarafta olduğu dosyalarda müvekkilinin elindeki delilleri ve mahkemece istenecek delilleri doğru değerlendirmesi gerekmektedir. İmam nikahlı eşin hakları konusunda size yardımcı olacak en ankara boşanma avukatları için İletişim Bilgilerimiz’e tıklayarak bizi arayabilirsiniz. Bununla birlikte ofise gelmeden Ankara boşanma avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

Evden uzaklaştırma ve koruma tedbiri konusu dışında ayrıca boşanma hukuku ile ilgili diğer makalelerimizi de inceleyebilirsiniz:

 

Kaynak:

  1. https://www.mevzuat.gov.tr/
  2. https://karararama.yargitay.gov.tr/
  3. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap