SGK ve sigorta şirketlerinin taraf olduğu uyuşmazlıklar ile araçların kaza sonucu hasar alması neticesinde meydana gelen değer kayıpları ile ilgili konularda destek oluyoruz

Randevu Alın

SİGORTA HUKUKU NEDİR?

Sigorta hukuku, sigorta sözleşmeleri ve sigorta ilişkileriyle ilgili kuralları ve prensipleri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Özel bir hukuk dalı olarak kabul edilmekte olup, sigorta faaliyetlerini düzenleyen mevzuata dayanmaktadır.

Sigorta hukuku, sigortacı ve sigortalı arasındaki hak ve yükümlülükleri, sigorta konusu olan riziko veya tehlikenin meydana gelmesi halinde sigortacının tazminat ödeme veya diğer edimlerde bulunma yükümlülüğünü, sigorta sözleşmesinin kurulması, geçerliliği, sona ermesi ve iptali gibi hususları incelemektedir.

Sigorta hukuku, ayrıca sigortacılıkla uğraşan şirketlerin çalışmalarını denetleyen ve düzenleyen kamu hukuku kurallarını da içermektedir. Sigortacılık Kanunu, Sigorta Denetleme Kurumu, Sigortacılıkta Zorunluluklar, Sigorta Tahkim Komisyonu gibi konular sigorta hukukunun kamu hukuku yönünü oluşturmaktadır.

Sigorta hukuku hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli bir hukuk dalıdır. Sigorta hukuku sayesinde kişilerin ve kurumların karşılaşabilecekleri zararlara karşı korunması sağlanmakta, sigortacılık sektörünün sağlıklı bir şekilde işlemesi temin edilmekte ve sigorta uyuşmazlıklarının adil bir şekilde çözümlenmesi mümkün olmaktadır.

SİGORTA HUKUKU MEVZUATI

Sigorta hukuku mevzuatı, sigorta faaliyetlerini ve ilişkilerini düzenleyen yasal kurallar bütünüdür. Türkiye’de sigorta hukuku mevzuatının temelini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu oluşturmaktadır. Bu kanun, sigortacılık sektörünün kuruluş, faaliyet, denetim ve gözetim esaslarını belirlemektedir.

Sigorta hukuku mevzuatı, ayrıca sigorta sözleşmelerinin türlerine, içeriğine ve sonuçlarına ilişkin kuralları da içermektedir. Bu kurallar, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Zorunlu Deprem Sigortası Kanunu gibi farklı kanunlarda yer almaktadır.

Sigorta hukuku mevzuatı hem sigortacıların hem de sigortalıların hak ve yükümlülüklerini korumayı amaçlamaktadır. Sigorta hukuku mevzuatına uygun olarak yapılan sigorta sözleşmeleri, taraflara güven ve güvence sağlamaktadır. Sigorta hukuku mevzuatına aykırı olarak yapılan sigorta sözleşmeleri ise geçersiz veya iptal edilebilir olmaktadır.

SİGORTA HUKUKUNUN KAPSAMI

Sigorta hukuku, sigorta sözleşmesi ile ortaya çıkan sigorta ilişkisini inceleyen ve düzenleyen bir hukuk dalıdır. Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, sigortalının veya üçüncü kişilerin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. Sigorta ilişkisi ise, sigortacı, sigortalı ve zarar gören arasındaki hukuki bağı ifade eder.

 

Sigorta hukuku, sigortaları iki ana gruba ayırır: zarar sigortaları ve can sigortaları. Zarar sigortaları, sigortalının veya üçüncü kişilerin malvarlığına veya kişilik haklarına yönelik zararları karşılamayı amaçlayan sigortalardır. Zarar sigortaları da kendi içinde mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları olarak ikiye ayrılır. Mal sigortalarında, sigorta konusu olan malın zarara uğraması halinde sigortacı tazminat öder. Sorumluluk sigortalarında ise, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararlar nedeniyle yükümlü olduğu tazminatları sigortacı öder. Can sigortaları ise, sigortalının veya lehtarın hayat süresi veya hayatında gerçekleşen bazı olaylar sebebiyle bir para ödemesini veya diğer edimleri yapmayı amaçlayan sigortalardır. Can sigortalarında, hayat, sağlık, ferdi kaza gibi çeşitli türler vardır.

Sigorta hukuku, aynı zamanda sigorta faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kuralları da belirler. Sigorta faaliyetleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre izin alınması gereken bir faaliyettir. Sigorta şirketleri, bu kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak kurulmalı ve çalışmalıdır. Sigorta şirketlerinin denetimi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılır.

Sigorta hukuku, ayrıca sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümüne de ilişkin kurallar içerir. Sigorta uyuşmazlıkları genellikle asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Ancak bazı durumlarda asliye hukuk mahkemeleri veya sulh hukuk mahkemeleri de görevli olabilir. Sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı süresi genellikle iki yıl olarak belirlenmiştir.

  • Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası)
  • Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (KASKO)
  • Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
  • Mesleki Sorumluluk Sigortası
  • İşveren Sorumluluk Sigortası
  • Ürün Sorumluluk Sigortası

SİGORTA HUKUKUNDA GÖREVLİ MAHKEME

Sigorta hukukunda görevli mahkemeler, sigorta sözleşmesinin türüne, sigorta ilişkisinin taraflarına ve dava konusuna göre değişebilir. Genel olarak, sigorta davalarında görevli mahkemeler şunlardır:

Sigortalı ile sigortacı arasında poliçeden kaynaklanan davalarda, sigorta sözleşmesinin bir ticari işlem olup olmadığına bakılır. Eğer sigorta sözleşmesi bir ticari işlem ise, asliye ticaret mahkemesi; değilse, asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Sigortacının, sigortalının gördüğü zararı karşıladıktan sonra, zarara sebep olan üçüncü kişiye rücu ettiği halefiyet davalarında, sigortalının zarar gören olarak açabileceği davanın görevli mahkemesi esas alınır. Bu durumda, tarafların tacir olup olmadığına, zararın konut veya işyerine verilip verilmediğine, zararın kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına göre, sulh hukuk mahkemesi, asliye hukuk mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.

Sigorta şirketinin, sigortalıya rücuen tazminat davası açtığı durumlarda ise, sigorta sözleşmesinin bir ticari işlem olup olmadığına bakılır. Eğer sigorta sözleşmesi bir ticari işlem ise, asliye ticaret mahkemesi; değilse, asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

 

SİGORTA TÜRLERİ NELERDİR?

Sigorta kavramı, herhangi bir risk durumunda, sigortalının veya üçüncü kişilerin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlenen bir sözleşmedir. Sigorta, bireylerin sosyo-ekonomik çıkarlarını koruyabilmek için Sigorta Hukuku çerçevesinde gelişmiştir. Sigorta, hem devlet bünyesinde sosyal sigorta olarak hem de özel sektörde özel sigorta olarak sağlanmaktadır.

Hayat sigortaları, kişinin yaşam kalitesini artırmak amacıyla, belli bir birikim gerektirerek yapılan sigorta türüdür. Bu kategoride bulunan sigorta türleri başlıca; özel sağlık sigortası, grup hayat sigortası, ferdi kaza sigortası, ölüm hali sigortası, maluliyet sigortası ve özel durum sigortasıdır. Bu sigortalar sayesinde kişi, yaşam kalitesi artmış bir şekilde daha güvenli bir hayat yaşamaktadır.

Hayat dışı sigorta türleri ise tamamen maddi hasarların karşılığında tazminat alınan türlerdir. Bunlar; yangın sigortası, kaza sigortası, araç sigortası (kasko ve trafik sigortası), tarımsal sigortalar ve makine sigortaları olarak karşınıza çıkmaktadır. Bu sigortalar sayesinde de kişi, herhangi bir risk gerçekleşmesi sonucunda gerekli tespitler elde edildikten sonra maddi hasara karşılık tazminat almaktadır.