Yabancılar Hukuku

Yabancı devlet vatandaşlarının Türkiye’ye vize almadan girebilmeleri ve muafiyet süresi içinde ülkede kalabilmeleri Türkiye’ye girişte vize muafiyeti olarak kabul edilmektedir.

TÜRKİYE’YE GİRİŞTE VİZE MUAFİYETİ NEDİR?

Türkiye’nin vize muafiyeti tanıdığı 90 ülke bulunmaktadır ve bu muafiyet farklı kaynaklardan gelmektedir. Bunlar iç hukuk kuralları, ikili veya çok taraflı antlaşmalar veya Cumhurbaşkanı Kararları gibi kaynaklardan kaynaklanabilir. Bu vize muafiyeti kapsamında, yurda gelen yabancı devlet vatandaşları her 180 gün içinde 90 gün Türkiye’de ikamet izni almadan kalabilirler. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre bu muafiyetler çerçevesinde Türkiye’ye giriş yapabilen birçok ülke bulunmaktadır.

İÇ HUKUK KURALLARIYLA VİZE MUAFİYETİ

  • Türkiye’ye giriş yapacak yabancılar arasında, geçerli ikamet veya çalışma izni bulunanlar vizeden muaf tutulurlar. Bu kişiler, Türkiye’ye döndüklerinde ikinci bir kontrol sürecinden geçmek zorunda değildirler.
  • Vatansız veya vatandaşlık durumu düzensiz olan kişilere, Türkiye’de ikamet etme ve seyahat etme açısından muafiyet sağlamak amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından özel damgalı pasaportlar verilebilir. Bu pasaportlar, Türkiye’ye tek giriş veya tek çıkış için verilebileceği gibi, bir çıkış bir giriş için de verilebilir. Bu özel damgalı pasaport sahipleri, Türkiye’ye dönüş izni verilen ve pasaportlarının geçerliliği devam eden kişiler için vize almak zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Özel statülü yabancılar kategorisine giren kişiler arasında, Türk vatandaşlığına doğumla sahip olup daha sonra yetkili makamlardan izin alarak Türk vatandaşlığından çıkanlar da vizeden muaf tutulurlar. Bu kişiler, Türkiye’ye giriş yapmak için vize almaları gerekmez.

ULUSLARARASI ANTLAŞMALARLA VİZE MUAFİYETİ TANINMASI

27 üyeli Avrupa Birliği’ne giden süreç, altı ülkenin; Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un Avrupa Kömür Çelik Teşkilatı’nı (AKÇT) kurması ile başlamıştır. 1957 yılında bu altı ülke Roma Antlaşması’nı imzalayarak Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurmuştur. Topluluğun oluşturulmasındaki amaç malların, hizmetlerin ve işgücünün serbest bir şekilde topluluğa üye ülkeler arasında dolaşımının sağlanmasıdır.

1985 yılında Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg Schengen Antlaşması’nı imzalayarak antlaşmaya taraf olan ülke vatandaşlarına sınırlarda vize ve gümrük uygulanmasını kaldırmışlar, vize ve gümrük uygulamasının üçüncü ülke vatandaşlarına uygulanmasını kararlaştırmışlardır. Maastricht Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Birliği (AB) adını almış ve birliğe üye olan devlet sayısı 15’e çıkmıştır. 1993 yılında Kopenhag kentinde düzenlenen zirvede Avrupa Birliği’ne üye olmak için belli başlı kriterler belirlenmiş ve bu kriterler Kopenhag Kriterleri olarak anılmıştır (İktisadi Kalkınma Vakfı 2020; Soytürk 2019: 314-315).

1999 yılında imzalanan Amsterdam Antlaşması ile Schengen Rejimi AB iç hukukuna yerleşmiştir. Böylece AB bünyesinde birlik sınırlarını çizen tek bir dış sınır belirlenmiş ve AB içindeki ülkelerin iç sınırları kaldırılmıştır. Schengen bölgesine girebilmek için üçüncü ülkelere vize zorunluluğu getirilmiştir. Vize sahibi olan üçüncü ülke vatandaşları da iç sınırlarda herhangi bir denetime tabi olmadan ülkeler arasında geçiş yapabilmektedirler. Ancak bu vizenin alınabilmesi için aşılması gereken birçok bürokratik işlem mevcuttur. Ülkemiz açısından bu durum; öğrencilerden akademisyenlere, iş adamlarından uzmanlara kadar çok fazla kitleyi olumsuz etkilemektedir ayrıca kabul edilmeme riski de oldukça fazladır (Kirişçi 2007: 28-29).” [1].

Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konusunda Türkiye’nin imzaladığı önemli uluslararası antlaşmalar arasında şunlar bulunmaktadır:

  • 1963 Tarihli Ankara Antlaşması: Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında imzalanan bu antlaşma, 1964 yılında yürürlüğe girmiştir. Ticaret ve gümrük birliği konularının yanı sıra bireysel haklara yönelik hükümler de içermektedir. Antlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girebileceğine ilişkin hüküm eklenmiş olsa da bu hüküm hiç uygulanmamıştır.
  • Avrupa Konseyi Üyesi Devletler Arasında Kişilerin Seyahatleri ile İlgili Avrupa Antlaşması: Türkiye’nin 1961 yılında taraf olduğu bu antlaşma ile üye ülkelerin, her 180 gün içinde 90 güne kadar vizesiz olarak birbirlerinin ülkelerine giriş yapmaları kararlaştırılmıştır. Ancak, 1980’li yıllarda Türkiye’deki siyasi, sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle Türk vatandaşlarının Avrupa ülkelerine yoğun şekilde göç etmesiyle birlikte bu antlaşma askıya alınmıştır. Hala yürürlükte olmasına rağmen Türkiye bu haklardan yararlanamamaktadır.
  • Türkiye ve Azerbaycan Arasında Karşılıklı Vize Muafiyetine Dair Antlaşma: 25 Şubat 2020 tarihinde Bakü’de imzalanan bu antlaşma ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti arasında karşılıklı vize muafiyeti sağlanmıştır. Bu antlaşma ile Azerbaycan vatandaşları ve Türk vatandaşları, karşılıklı seyahatlerde vize muafiyetine tabi olmuşlardır.

CUMHURBAŞKANI KARARLARI

1 Mart 2020 tarihli 2181 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’ye girişte vize muafiyeti uyguladığı ülkeler ve bu ülkelerin vatandaşları için sağlanan muafiyet hakkında bilgi vermek istiyorsunuz.

Bu kararla, Avusturya Cumhuriyeti, Belçika Krallığı, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Hırvatistan Cumhuriyeti, Hollanda Krallığı, İrlanda Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Malta Cumhuriyeti, Norveç Krallığı, Polonya Cumhuriyeti ve Portekiz Cumhuriyeti’nin umuma mahsus pasaport hamili vatandaşlarının Türkiye’ye yapacakları her 180 gün içinde azami 90 gün ikamet süreli turistik amaçlı seyahatlerinde ve transit geçişlerinde Türkiye’ye girişte vize muafiyeti sağlanmıştır.

Bu karar, söz konusu ülkelerin vatandaşlarının Türkiye’ye turistik amaçlı seyahatlerinde ve transit geçişlerinde vize almadan seyahat etmelerine olanak tanımaktadır. Bu, Türkiye’nin bu ülkelerle olan ilişkilerini güçlendirmek ve turizmi teşvik etmek amacıyla alınmış bir karardır. Bu ülkelerin vatandaşları, belirtilen süreler içinde Türkiye’ye seyahat etmek istediklerinde vize başvurusu yapmadan doğrudan seyahat edebilirler.

TÜRKİYE’YE GİRİŞ

Yabancıların Türkiye’ye giriş ve çıkışlarda pasaport ya da pasaport yerine geçen belge göstermesi gerekmektedir.

1- Yabancı, pasaport veya pasaport yerine geçen belge ya da belgelerini, Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkışlarda görevlilere göstermek zorundadır.

2- Sınır geçişlerine ilişkin belge kontrolleri, taşıtlarda seyir hâlinde de yerine getirilebilir.

3- Havalimanlarının transit alanlarını kullanan yabancılar, yetkili makamlarca kontrole tabi tutulabilirler.

4- Türkiye’ye girişlerde, yabancının 6458 sayılı kanunun 7 nci maddesi kapsamında olup olmadığı kontrol edilir.

5- Bu maddenin uygulanmasında, kapsamlı kontrole tabi tutulması gerekli görülenler en fazla dört saat bekletilebilir. Yabancı, bu süre içerisinde her an ülkesine dönebileceği gibi dört saatlik süreyle sınırlı kalmaksızın ülkeye kabulle ilgili işlemlerin sonuçlanmasını da bekleyebilir.

TÜRKİYE’YE GİRİŞLERİNE İZİN VERİLMEYEN YABANCILAR

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 7. Maddesinde Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyen yabancılar belirtilmiş

“(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:

a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar

b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar

c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar

(2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.

(3) Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir.”

Türkiye’de yabancıların girişine ilişkin prosedürleri düzenleyen 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu kanun, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyen yabancılar için belirli yetkilere sahip olduğunu ve gerekli durumlarda bu yetkileri kullanabileceğini belirtmektedir.

TÜRKİYE’YE GİRİŞTE VİZE MUAFİYETİ KRİTERLERİ

“1) Aşağıda sayılan yabancılardan Türkiye’ye girişte vize şartı aranmaz:

a) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalarla ya da Cumhurbaşkanı kararıyla vizeden muaf tutulan ülkelerin vatandaşları

b) Türkiye’ye giriş yapacağı tarih itibarıyla, geçerli ikamet veya çalışma izni bulunanlar

c) 15/07/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 18 inci maddesine göre verilmiş ve geçerliliklerini yitirmemiş yabancılara mahsus damgalı pasaport sahipleri

ç) 29/05/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28’inci maddesi kapsamında çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler

2) Aşağıda sayılan yabancılardan Türkiye’ye girişte vize şartı aranmayabilir:

a) Mücbir nedenlerle, Türk hava ve deniz limanlarını kullanmak zorunda kalan taşıtlardaki yabancılardan liman şehrine çıkacak kişiler

b) Deniz limanlarına gelip, yetmiş iki saati geçmemek kaydıyla, liman şehrini veya civar illeri turizm amaçlı gezecek kişiler.” [2].

TÜRKİYE’YE GİRİŞTE VİZE MUAFİYETİ İLE İLGİLİ YARGI KARARLARI

  • Yargıtay 15.Ceza Dairesinin 25.12.2014 T. 2013/6420 E., 2014/22154 K.

“Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.

Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Sanıkların baştan itibaren suçlamaları kabul etmedikleri, katılanın Elçiliğe kendisinin başvurup, görüşmeye kendisinin katıldığı, Amerikan Elçiliğinin vermiş olduğu vize işleminin geçerli bulunduğunun belirlenmesi karşısında, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun tespit edilemediği anlaşılmakla, bu gerekçe ile beraati benimseyen kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA..

  • Danıştay 10. Daire Başkanlığının 20.10.2021 T. 2016/594 E., 2021/4945 K.

“Moldova vatandaşı olan davacı 26/08/2009 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenmiş ve bu evliliği dolayısıyla kendisine 19/08/2010-18/08/2011, 18/08/2011-17/08/2013 tarihleri arasında ikamet izni verilmiştir.

Daha sonra davacı tarafından hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış iddialarıyla Türk vatandaşı eşinden boşanmak istemiyle 20/03/2015 tarihinde … Aile Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyası ile boşanma davası açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle ”Kısa dönem ikamet izni” başlıklı 31. maddesinde, (1) Aşağıda belirtilen yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebilir: …

e) Turizm amaçlı kalacaklar…g) Adli veya idari makamların talep veya kararına bağlı olarak Türkiye’de kalması gerekenler… ” hükmü; “Kısa dönem ikamet izninin şartları” başlıklı 32. maddesinde, “(1) Kısa dönem ikamet izinlerinin verilmesinde aşağıdaki şartlar aranır:

a) 31 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan gerekçelerden biri veya birkaçını ileri sürerek talepte bulunmak ve bu talebiyle ilgili bilgi ve belgeleri ibraz etmek

b) 7 nci madde kapsamına girmemek

c) Genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak

ç) İstenilmesi hâlinde, vatandaşı olduğu veya yasal olarak ikamet ettiği ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenmiş adli sicil kaydını gösteren belgeyi sunmak

d) Türkiye’de kalacağı adres bilgilerini vermek” hükmü; “Kısa dönem ikamet izninin reddi, iptali veya uzatılmaması

” başlıklı 33. maddesinde, “(1) Aşağıdaki hâllerde kısa dönem ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz:

a) 32 nci maddede aranan şartlardan birinin veya birkaçının yerine getirilmemesi veya ortadan kalkması

b) İkamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi

c) Son bir yıl içinde toplamda yüz yirmi günden fazla süreyle yurt dışında kalınması

ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması

” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un işlem tarihindeki haliyle ”Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar” başlıklı 7. maddesinde, ” (1) Aşağıdaki yabancılar, Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:

a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar

b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar

c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar

(2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.” hükmü; ”Vize verilmeyecek yabancılar” başlıklı 15. maddesinde ise ” (1) Aşağıda belirtilen yabancılara vize verilmez:

a) Talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar

b) Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar

c) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler

ç) Kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıklardan birini taşıyanlar

d) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca, suçluların geri verilmesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar

e) Kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar

f) Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar

g) Kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayanlar

ğ) Vize ihlalinden veya önceki ikamet izninden doğan ya da 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler veya 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre takip edilen borç ve cezalarını ödemeyi kabul etmeyenler

(2) Bu madde kapsamında olmasına rağmen vize verilmesinde yarar görülenlere Bakanın onayıyla vize verilebilir. ” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelediğinde; 11/03/2015 tarihinde Türk vatandaşı ile evli vizesi almak suretiyle 10 gün süreli şartlı giriş yapan davacı tarafından, 12/03/2015 tarihinde eşinden boşanacağı için tarafına kısa dönem ikamet izni verilmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, sonrasında Türk vatandaşı eşine karşı 20/03/2015 tarihinde boşanma davası açtığı, ancak davacının kısa dönem ikamet izni başvurusunun amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi gerektiği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen 6458 sayılı Kanun’un 22. maddesinde ise; aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçişlerde, geçerli ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya değişikliğe uğramasından dolayı yeni kalış amacına uygun ikamet izni almak üzere yapılacak başvurularda ikamet izni başvurularının istisnai olarak valiliklere yapılabileceğinin kurala bağlandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
  2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA…”

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇİMİ

Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili dava surecinin hızlı ve profesyonelce yönetilmesi için ve Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili davasının başarıya ulaşması için son derece önemli olup doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını bulmak için yaşanabilecek süreci adım adım anlatırsak;

1.ADIM: NE İLE KARŞILAŞACAĞINIZI BİLİN

İlk adım, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili davanız esnasında ne türde hukuki konu ve uyuşmazlıklarla karşılaşacağınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili dava sürecinde karşılaşabileceğiniz bazı hukuki konular ve uyuşmazlıklar ise:

  • Anayasa ve Yasal Dayanaklar: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti politikaları ülkelerin anayasal ve yasal düzenlemelerine dayanır. Davanızda, Türkiye’nin anayasa ve yasalarındaki ilgili maddeleri ve bunların Türkiye’ye girişte vize muafiyeti politikasıyla uyumunu sorgulayabilirsiniz.
  • Yönetmelikler ve Uygulama Prosedürleri: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti politikasına ilişkin yönetmelikler ve uygulama prosedürleri, dava sürecinde önemli bir rol oynayabilir. Bu prosedürlerin ve yönetmeliklerin yasal dayanaklarını, uygulanabilirliğini ve uygunluğunu incelenebilir.
  • Hak İhlali İddiaları: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ilgili olarak, bir kişi veya grup haklarının ihlal edildiğini iddia edebilir. Örneğin, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, keyfi bir biçimde muafiyet verilmediğini veya muafiyetin kötüye kullanıldığını savunabilirsiniz.
  • Uygulama Hataları ve Keyfi Kararlar: Davanızda, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti uygulamalarında yapılan hatalı veya keyfi kararları eleştirebilirsiniz. Örneğin, belirli bir ulusal grubun haksız bir şekilde Türkiye’ye girişte vize muafiyeti dışı bırakıldığını veya muafiyetin verilme kriterlerinin belirsiz olduğunu iddia edebilirsiniz.
  • Uluslararası Antlaşma ve Sözleşmeler: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti politikası, uluslararası antlaşma ve sözleşmelere de dayanabilir. Bu bağlamda, uluslararası hukuki taahhütlerin Türkiye’nin vize muafiyeti politikasını nasıl etkilediğini değerlendirebilirsiniz.
  • Yargı Yetkisi ve İdari İşlemler: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti davanızın yargı yetkisi ve ilgili idari işlemler, Türkiye’deki mahkemelerdeki yetkinlik ve süreçler hakkında da önemlidir. Hangi mahkemenin davanıza bakacağı, idari işlemlerin yargısal denetimi gibi konuları ele alabilirsiniz.
  • Uygulanabilirlik ve Makul Süreçler: Türkiye’ye girişte vize muafiyeti politikasının uygulanabilirliği ve makul süreçlerin sağlanması da davanızın odak noktalarından biri olabilir. Muafiyetin sağlanması veya reddedilmesi için gerekli prosedürlerin adil ve makul olduğunu savunabilir veya aksini iddia edebilirsiniz.

Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili hukuki konuları anlamak, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili davanızı etkili bir şekilde yönetmenize haklarınızı korumanıza yardımcı olacaktır.

2.ADIM: UZMANLIK VE DENEYİM ARAŞTIRMASI YAPIN

İkinci adımda, ihtiyacınız olan Türkiye’ye girişte vize muafiyeti alanında uzmanlaşmış Ankara yabancılar hukuku avukatı bulmak için bir ön araştırma yapmanız maddi ve manevi bakımlardan önem taşımaktadır. İnternet ortamında avukatların web sitelerini inceleyebilir, forumlarda yer alan incelemeleri okuyabilir ve avukatların müvekkillerinin referanslarına ulaşabilirsiniz.

Örneğin, internet üzerinde “Ankara yabancılar hukuku avukatı” araması yapıp Ankara yabancılar hukuku avukatı internet sitelerini ziyaret edebilir ve özgeçmişleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Ayrıca web sitemizi inceleyerek Türkiye’ye girişte vize muafiyeti alanında uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ekibimizden yardım alabilirsiniz.

3.ADIM: İLK GÖRÜŞMELERİ ÖNCEDEN PLANLAYIN

Seçme ihtimaliniz olan Ankara yabancılar hukuku avukatıyla yapacağınız ilk görüşmeler, size daha fazla bilgi ve tecrübe edinme ve kararlarınız için en doğru avukatı seçme fırsatı sunar.

4.ADIM: ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI, ÜCRETLERİNİ ANLAYIN

Dördüncü adımda, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konusunda Ankara yabancılar hukuku avukatınızla ücret ve vereceğiniz vekaletle ilgili sözleşme detayları hakkında net bir anlayış geliştirmeniz oldukça önemlidir. Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınızın danışmanlık için sizden aldığı ücretin, Ankara yabancılar hukuku avukatı ücret tarifesince belirlenen asgari ücretlere ne kadar yakın olduğunu bilmeli, ekonomik bir tercih yapıp yapmadığınızı anlamalısınız.

5.ADIM: İŞ BİRLİĞİ VE İLETİŞİM

Ankara yabancılar hukuku avukatınızla kaliteli bir iş birliği içinde olmak ve güçlü iletişim kurmak son derece önemlidir. Bu, karşılıklı güven oluşturmanıza ve dava sürecinin başarıyla yürütülmesine yardımcı olmaktadır.

Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınıza, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konusuyla alakalı herhangi bir gelişme veya endişeniz olduğu zaman hemen başvurabileceğinizi bildirmeli ve Ankara yabancılar hukuku avukatınızdan bu konuda teminat alabilmelisiniz. Aynı zamanda Ankara yabancılar hukuku avukatınızın her duruşma ve gelişme neticesinde size düzenli olarak davanın ilerlemesi hakkında bilgi vermesini bekleyebilirsiniz.

6.ADIM: EN DOĞRU ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇMEK

Sonuç olarak, Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, karmaşık ve stresli bir süreç olabilmekle beraber yukarıda sizler için sıraladığımız adımları izleyerek bu süreci daha etkili bir şekilde yönlendirmeniz mümkün. İhtiyaçlarınızı saptamak, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konularında deneyimli ve uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı araştırması yapmak, görüşmelerinizi planlamak, ücretleri anlamak ve etkili bir iletişim kurmak, doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını seçmenize yardımcı olacaktır. Bu şekilde, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konusunda dava sürecinizi daha az sıkıntılı ve çok daha başarılı bir şekilde sonuçlandırabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI ÜCRETİ 2024

Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi vekalet ücretini düzenler. Bu maddeye göre vekalet ücreti, avukatlık sözleşmesi ile belirlenir. Ancak bu belirleme süreci Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile bağlıdır.

Ankara yabancılar hukuku avukatı ücreti davanın niteliğine göre Ankara yabancılar hukuku avukatı ve iş sahibi tarafından belirlenir. Ancak Ankara yabancılar hukuku avukatı isterlerse Ankara Barosu En Az Ücret Tarifesine uyabilirler.

Ankara Barosu’nun bu tavsiye niteliği taşıyan asgari ücret tarifeleri, meslektaşlarımız ve kıymetli müvekkillerimizin adil bir hizmet sunma ve alımı için bir yol haritası sunar. Bu tarifelerin Adalet Bakanlığı’nın onayına tabi olması, güvenilirliği ve şeffaflığı artırır ve avukat-müvekkil ilişkileri açısından da gerçekleştirilecek hukuki işlemler için daha güvenilir bir çerçeve sunar.

Netice itibariyle, sağlık hukuku davalarında Ankara yabancılar hukuku avukatı ücretleri mali açıdan ciddi bir yük olarak görülse de sağlık hukuku alanında uzman bir Ankara avukatına danışmamak daha fazla gider yapılmasına yol açmaktadır. Ancak doğru bir Ankara yabancılar hukuku avukatıyla ve Akademik Hukuk & Danışmanlık gibi doğru bir hukuk bürosuyla iş birliği yaparak adil bir sonuca ulaşmak mümkündür. Bu noktada da en makul tercihi yapabilmek açısından Ankara yabancılar hukuku avukatı için belirlenen asgari ücret tarifeleri önemli anlamda yol gösterici olabilmektedir.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI TUTMAK ZORUNDA MIYIM?

Ankara yabancılar hukuku avukatı, Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili dava sürecinde kritik bir rol oynarlar. Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili davaları genellikle karmaşık, teknik ve uzmanlık gerektiren hukuki konular içerir. Ancak kural olarak Türkiye’ye girişte vize muafiyeti ile ilgili davasında bir Ankara yabancılar hukuku avukatı tutmak zorunda değilsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI’NA NASIL ULAŞILABİLİR?

Ankara Barosu’na bağlı olan tüm Ankara avukatlarının iletişim bilgileri Ankara Baro levhasında yer almakta olup web sitesi ya da baroyu arayarak ulaşılabilmektedir. Konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı arayışındaysanız, Baro Levhası üzerinden Ankara yabancılar hukuku avukatı iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI AKADEMİK HUKUK & DANIŞMANLIK’TA

Türkiye’ye girişte vize muafiyeti konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

KAYNAK:

[1]-Yıldız, E., & Emini Kurtuluş, F. T. (2023). TÜRKİYE’NİN VİZE MUAFİYETİ POLİTİKASININ ANALİZİ. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(1), 23-39.

[2]-https://www.mevzuat.gov.tr/

[3]-https://www.turkiye.gov.tr/

[4]-https://dergipark.org.tr/tr/

[5]- https://karararama.danistay.gov.tr/

[6]- https://karararama.yargitay.gov.tr/

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap