Yabancılar HukukuYabancıların Türkiye’de Yargılanması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun vermiş olduğu yetki ile yabancıların Türkiye’de yargılanması belirli şartlar sağlandığı takdirde mümkündür.

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE YARGILANMASI İLE İLGİLİ İLKELER

Devletlerin egemenlik hakları, kendi ülkeleri içinde meydana gelen olaylarla ilgili yargı yetkisi ve hüküm verme yetkisini içerir. Bu, devletin egemenlik alanının sınırları içinde gerçekleşen suçları kovuşturma ve cezalandırma yetkisi anlamına gelir.

Ancak, bazı durumlarda, devletler evrensel yargı yetkisine sahip olabilirler. Evrensel yargı yetkisi, bir devletin kendi sınırları dışında gerçekleşen belirli ciddi suçları yargılama yetkisi anlamına gelir. Bu tür suçlar uluslararası toplumun ortak çıkarlarına veya insanlığa karşı işlenen suçlar olarak kabul edilir.

Evrensel yargı yetkisi, bazı özel durumlarda devletlere geniş bir yargı yetkisi sağlar. Bu tür suçlar arasında soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, işkence gibi ciddi insan hakları ihlalleri ve bazı uluslararası suçlar bulunmaktadır.

Yabancıların kişi hallerine ilişkin bazı davaları düzenleyen m. 29 hükmü, Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan yabancılara ilişkindir. Yani yabancı kişi, Türkiye’de ikametgâh sahibi ise zaten iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre milletlerarası yetkili Türk mahkemesi tespit edileceğinden m. 29’un tatbikine ihtiyaç duyulmayacaktır.

Dolayısıyla, iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına göndermede bulunan 27. madde ile yabancıların kişi hallerine ilişkin bazı davaları düzenleyen 29. madde arasında kesişim noktasının bulunmadığı savunulabilir.

Buna ek olarak, 2675 sayılı MÖHUK’ta kanun koyucunun kanunlaşan metinde, davacıya açıkça seçimlik hak tanıyan “verilebilir” şeklindeki zorunluluk içermeyen ifade yerine, “verilir” şeklindeki emredici ifadeyi tercih etmesi de dikkate alındığında, yabancıların kişi hallerine ilişkin bazı davalara dair m. 29 hükmü ile genel nitelikteki milletlerarası yetki kuralının (m. 27) iki farklı yapboz parçası olduğu ve birleşmek suretiyle bütünü oluşturan farklı kaideler olduğu düşünülebilir. Bu nedenle kanaatimizce 2675 sayılı MÖHUK’un m. 29 hükmü, Kanunun 27. maddesini (5718 sayılı MÖHUK m. 40) tamamlayan, ona bağımlı bir yetki kuralı değil; aksine, düzenlediği konuyla ilgili olarak müstakil bir yetki kuralıdır.” [1].

MÜLKİLİK İLKESİ

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında mülkilik ilkesi, bir kişinin suç işlediği ülkenin Ceza Kanunlarına tabi olmasını belirtir. Yani, bir suçun işlendiği yerdeki devletin Ceza Kanunları bu suçu yargılamak ve cezalandırmakla sorumludur, suçluyu kendi hukukuna göre yargılar.

Ancak, mülkilik ilkesi sadece bir devletin kendi vatandaşlarına karşı işlenen suçlar için geçerli olabilir ve diğer ülkelerde işlenen suçlarda bazı sınırlamalara neden olabilir. Bu durumda, mülkilik ilkesini tamamlayacak diğer prensipler ve ilkelere ihtiyaç duyulur. Bu ilkelere örnek olarak, şahsilik ilkesi verilebilir.

ŞAHSİLİK İLKESİ

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında şahsilik ilkesinin faile göre ve mağdura göre olmak üzere iki temel görünümü bulunmaktadır.

  • Faile Göre Şahsilik İlkesi: Bu ilke, suçu işleyen kişinin vatandaşlığına göre yargı yetkisinin belirlenmesini sağlar. Yani, suçun işlendiği yer değil, suçu işleyen kişinin vatandaşlık bağlılığı esas alınarak yargılama yapılır. Türk Ceza Kanunu’nda bu ilkeye dayanarak, Türk vatandaşlarının yabancı ülkelerde işledikleri suçların Türkiye’de yargılanması TCK m.11’de düzenlenmiştir.
  • Mağdura Göre Şahsilik İlkesi: Bu ilke ise, suçun mağdurunun vatandaşlık bağına dayanarak yargı yetkisinin belirlenmesini sağlar. Yani, mağdurun vatandaşı olduğu devletin yargı yetkisi tanınır. Türk Ceza Kanunu’nda bu ilkeye dayanarak, Türk vatandaşlarına karşı yurtdışında işlenen suçların Türkiye’de yargılanması TCK m.12’de düzenlenmiştir.

İKAME YARGI YETKİSİ

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında ikame yargı yetkisi kavramı, yabancı bir ülkede bir yabancının başka bir yabancıya karşı işlediği suçlar için geçerlidir. Bu durumda, olay Türkiye’yi veya bir Türk vatandaşını doğrudan ilgilendirmese bile, Adalet Bakanı’nın istemi halinde Türkiye’nin yargılama yetkisi bulunur. Bu yetki Türk Ceza Kanunu’nun 12/3. maddesi tarafından düzenlenmektedir.

TÜRKİYE’NİN MUTLAK YARGILAMA YETKİSİ

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 13. maddesi, belirli suçlar için Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için ek koşulların aranmadığı durumları düzenlerken aynı zamanda evrensellik ilkesi ile de bağlantılıdır. Bu ilke, Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın, suçun işlendiği yer veya suçtan zarar görenin vatandaşlığına göre değil, Türk Ceza Kanunu’na  göre cezalandırılacağını belirtir.

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE YARGILANMASI

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) yabancılarla ilgili hükümleri, yabancıların Türkiye dışında işledikleri suçlar hakkında Türkiye’de yargılanma sürecini düzenlemektedir. Bu hükümler, TCK’nın 12. ve 13. maddelerinde yer alan “yarı mülkilik sistemi” kapsamında düzenlenmiştir.

Yarı mülkilik sistemi, Türkiye’nin yargı yetkisinin kısmen genişletilmiş bir versiyonudur. Bu sistemde, suçun mağduru Türkiye vatandaşı ise, suçun yargılanması Türkiye’de gerçekleştirilebilir. Yani, yabancı bir ülkede işlenen suçlar Türkiye’de yargılanabilir, ancak bu durum mağdurun Türkiye vatandaşı olmasına bağlıdır.

Ancak, Türkiye’de işlenen suçlarla ilgili olarak herhangi bir ayrım yapılmaksızın, suçun işlendiği yerin Türkiye olması durumunda Türkiye kanunlarına göre cezalandırılma ilkesi de geçerlidir. Bu durumda, suçun Türkiye’de kısmen veya tamamen işlenmesi veya suçun sonucunun Türkiye’de gerçekleşmesi halinde, suç Türkiye’de işlenmiş kabul edilir ve Türk yargı sistemi tarafından yargılanabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ilgili maddelerine göre, yabancı bir ülkede bir yabancı tarafından işlenen suçlarla ilgili olarak Türkiye’de yargılama yapılabilir.

  • Türkiye’nin Zararına İşlenen Suçlar: TCK’nın 12. maddesi uyarınca, Türkiye’nin zararına işlenmiş olup Türkiye kanunlarına göre en az bir yıl hapis cezasını gerektiren suçlar hakkında Türkiye mahkemeleri yargılama yapabilir. Bu durumda, suçun Türkiye’nin zararına olduğu ve en az bir yıl hapis cezasını gerektirdiği belirlendiğinde, Türkiye’de yargılama yapılabilmektedir.
  • Belirli Suçlar İçin Genel Yetki: TCK’nın 13. maddesi ise, ceza miktarına bakılmaksızın bazı suçların yabancı bir ülkede işlenmiş olması halinde, Türkiye mahkemelerinin yargılama yapma yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. Bu maddeye göre, suçun Türkiye’de veya Türkiye veya vatandaşları aleyhine işlenmiş olması koşuluyla, suçun yabancı bir ülkede işlenmiş olması Türkiye’de yargılama yetkisi doğurabilir.

Bu kapsamda, Yabancıların Türkiye’de yargılanması yapılabilmesi için öncelikle suçun niteliğine ve TCK’nın ilgili maddelerine uygunluğuna bakılır. Türkiye’nin zararına işlenmiş ve belirli ceza miktarlarını aşan suçlar ile belirli suçlar genel yetki kapsamında değerlendirilebilir Yabancıların Türkiye’de yargılanması yapılabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 8. maddesi, Türkiye’nin egemenlik alanını belirlemektedir. Bu maddeye göre:

  • Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasuları,
  • Açık denizde ve bu deniz üzerindeki hava sahası,
  • Türk deniz ve hava araçları veya bu araçlarla işlenen suçlar,
  • Türk deniz ve hava savaş araçları veya bu araçlarla işlenen suçlar,
  • Türkiye’nin kıt’a sahanlığı veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlar veya bunlara karşı işlenen suçlar,

Türkiye’nin egemenlik alanı içinde yer alır ve bu alanlarda işlenen suçlar  Türkiye’de işlenmiş sayılır.

Ancak, bu alanlar dışında işlenen suçlar, yani Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar, Türkiye dışında işlenmiş sayılır. Bu durumda, yabancılar tarafından bu alanlar dışında işlenen suçlarla ilgili olarak Yabancıların Türkiye’de yargılanması, TCK’nın 12. ve 13. maddeleri ile belirlenir. Bu maddelerde belirtilen koşullara göre, Türkiye’de yargılama yapılabilir.

YABANCI TARAFINDAN İŞLENEN SUÇLAR

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 12. Maddesine göre;

“(1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye’de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:

a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.

b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.

(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye’de yeniden yargılama yapılır.

(5) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlı değildir.”

Yargıtay’ın uygulamasına göre, Yabancıların Türkiye’de yargılanması için Türk Ceza Kanunu’nun 12/1. maddesinde belirtilen şartların bir arada bulunması gerekmektedir:

  • Suçun Yurt Dışında İşlenmiş Olması: İlgili suçun yurt dışında, yani Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik sahası dışında işlenmiş olması gerekir. Bu, suçun Türkiye’nin sınırları dışında gerçekleştirildiği anlamına gelir.
  • Suçun Yabancı Bir Kimse Tarafından İşlenmiş Olması: İlgili suçun yabancı bir kimse tarafından işlenmiş olması gerekmektedir. Yani, failin Türk vatandaşı olmaması önemlidir.
  • Suçun Türk Kanunlarına Göre En Az Bir Yıl Hapis Cezasını Gerektirmesi: İşlenen suç, Türk Ceza Kanunu’na göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suç olmalıdır. Bu, suçun ciddiyetinin belirli bir seviyede olması gerektiği anlamına gelir.
  • Suçun Türkiye’nin Zararına İşlenmiş Olması: Suçun Türkiye’nin zararına işlenmiş olması gerekmektedir. Yani, suçun Türkiye’ye doğrudan veya dolaylı olarak zarar verdiği veya Türkiye’nin çıkarlarını etkilediği kabul edilmelidir.
  • Failin Türkiye’de Bulunması: Suç işleyen kişinin Türkiye’de bulunması da gerekmektedir. Bu, Türkiye’de yargılama sürecinin başlatılabilmesi için önemli bir faktördür.

Bu şartların bir arada bulunması durumunda, Yabancıların Türkiye’de yargılanması mümkün olabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 12. maddesi, yabancı bir ülkede bir yabancı tarafından “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına veya özel hukuk tüzel kişisinin zararına” işlenen suçlar için ek koşulları belirlemektedir:

TCK m.12/2’ye göre:

  • Suçtan Dolayı Yabancı Ülkede Hüküm Verilmemiş Olması: İlgili suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerekir. Yani, suçun işlendiği ülke tarafından fail hakkında bir mahkûmiyet kararı verilmemiş olmalıdır.
  • Suçtan Zarar Görenin Şikâyet Etmesi: Suçtan zarar görenin, yani mağdurun şikayet etmesi gerekir. Bu, suçtan zarar görenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya özel hukuk tüzel kişisi olması durumunda geçerlidir.

TCK m.12/3’ye göre ise:

  • Suçun Alt Sınırının Üç Yıldan Az Olmaması: Suçun alt sınırının üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi gerekir. Yani, ilgili suçun ciddiyetinin belirli bir seviyede olması ve cezasının en az üç yıl hapis cezasını içermesi gerekmektedir.
  • Geri Verilme Anlaşmasının Bulunmaması veya İstenen Kişinin Geri Verilmemesi: Suçun işlendiği devlet ile Türkiye arasında suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya bu anlaşma olsa bile, geri verilme isteğinin kabul edilmemesi gerekir. Bu durumda, ilgili devletin faili Türkiye’ye geri vermeyi kabul etmemesi veya anlaşmanın olmaması gerekmektedir.

TÜRKİYE’NİN MUTLAK YARGILAMA YETKİSİ KAPSAMINDAKİ SUÇLAR

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 13. maddesi, belirli suçlar için Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için ek koşulların aranmadığı durumları düzenlemektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 13. Maddesine göre

“(1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır.

a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.

b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.

c) İşkence (madde 94, 95).

d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).

e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190)

f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).

g) Fuhuş (madde 227).

h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.)

i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.

(2) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır

(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.”

Türk Ceza Kanunu’nun 13. maddesi, belirli suçlar için Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için ek koşulların aranmadığı durumları düzenlerken aynı zamanda bu suçların bazıları için özel düzenlemeler içermektedir. Bu özel düzenlemelerden biri, soykırım suçu (TCK m.76), insanlığa karşı suçlar (TCK m.77), göçmen kaçakçılığı suçu (TCK m.79) ve insan ticareti suçu (TCK m.80) için geçerlidir.

TCK m.13/3’e göre, bu suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılabilir. Yani, söz konusu suçlarla ilgili olarak yabancı bir ülkede verilmiş bir karar olması, Türkiye’de yargılama sürecini engellemez.

TCK m.13/3’e göre, yurtdışında bir yabancı tarafından işlenmiş olan belirli suçlar hakkında Adalet Bakanının talep etmesi şartıyla Türkiye’de yargılama yapılır. Bu suçlar şunlardır:

  • Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar (m.299-301)
  • Devletin güvenliğine karşı suçlar (m.302-308)
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar (m.309-316)
  • Milli savunmaya karşı suçlar (m.317-325)
  • Devlet sırlarına karşı suçlar (m.326-339)
  • Yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlar (m.340-343)
  • İşkence suçu (m. 94-95)
  • Çevrenin kasten kirletilmesi suçu (m.181)
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları (m.188)
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçları (m.190)
  • Parada sahtecilik suçu (m.197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti suçları (m.200), mühürde sahtecilik suçları (m.202)
  • Fuhuş suçu (m.227)
  • Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (m.223/2,3) veya bu araçlara karşı işlenen zarar verme suçları (m.152)

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE YARGILANMASI YAPILIRKEN YABANCI KANUNUN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI

Yabancıların Türkiye’de yargılanması kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre, Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye’de yargılama yapılırken bazı önemli ilkelere dikkat edilir.

  • Cezanın Üst Sınırı İlkesi (TCK m.19/1): Suçun Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenmesi durumunda, Türk Ceza Kanunu’na göre verilecek ceza, suçun işlendiği ülkenin kanununda öngörülen cezanın üst sınırını aşamaz. Yani, Türk Ceza Kanunu’na göre belirlenen ceza, işlendiği ülkenin kanununda öngörülen cezanın üst sınırını aşamaz.
  • Özel Durumlar İçin Cezanın Üst Sınırı İlkesi (TCK m.19/2): Ancak, suçun Türkiye’nin güvenliğine karşı veya zararına olarak, Türk vatandaşına karşı veya Türk Kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına işlenmesi durumunda, suçun işlendiği ülke kanunundaki ceza üst sınırı dikkate alınmaz. Bu durumda, Türk Ceza Kanunu’na göre daha ağır cezalar uygulanabilir.
  • Yabancı Mahkemelerden Verilen Kararların Değerlendirilmesi (TCK m.17): Türk Ceza Kanunu’na göre yargılanan bir kişi için yabancı mahkemelerden verilen kararlar da dikkate alınabilir. Ancak, bu kararlar Türk hukuk düzenine aykırı düşmemelidir. Eğer yabancı mahkemeden gelen karar, Türk hukuk düzenine aykırı bir haktan yoksunluğu gerektiriyorsa, mahkeme Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk Kanunlarındaki sonuçların geçerli olmasına karar verebilir.

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE YARGILANMASI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi Başkanlığının 30.03.2015 T. 2015/132 E., 2015/19 K.

“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK’nın 8. maddesinde belirtildiği üzere, Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunlarının uygulanacağı, fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suçun Türkiye’de işlenmiş sayılacağı, aynı Kanunun 9. maddesine göre Türkiye’de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimsenin Türkiye’de yeniden yargılanacağı…

Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edileceği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle ve sanıklar hakkında önceden dava açılıp hüküm verildiğinden bahisle davaların reddine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki üşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA…”

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇİMİ

Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, yabancıların Türkiye’de yargılanması dava surecinin hızlı ve profesyonelce yönetilmesi için ve yabancıların Türkiye’de yargılanması davasının başarıya ulaşması için son derece önemli olup doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını bulmak için yaşanabilecek süreci adım adım anlatırsak;

1.ADIM: NE İLE KARŞILAŞACAĞINIZI BİLİN

İlk adım, yabancıların Türkiye’de yargılanması davanız esnasında ne türde hukuki konu ve uyuşmazlıklarla karşılaşacağınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

Yabancıların Türkiye’de yargılanması davası sürecinde karşılaşabileceğiniz bazı hukuki konular ve uyuşmazlıklar ise:

  • Yargılamanın Yetkisi: Yabancıların Türkiye’de yargılanması durumunda, ilk olarak hangi mahkemenin ve hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına ilişkin yetki konusu belirlenmelidir. Bu, uluslararası hukuk ve Türk hukuku normlarına uygun olarak değerlendirilmelidir.
  • Suçun Niteliği ve Unsurları: Yabancıların Türkiye’de yargılanması durumunda, işlenen suçun Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanan suçlarla ne kadar uyumlu olduğu incelenmelidir. Suçun unsurları, deliller ve savunma stratejileri bu süreçte önemlidir.
  • Ceza Hukuku İlkeleri: Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri ve ceza hukuku ilkeleri dikkate alınarak, suçun işlenme şekli, kusur durumu, ceza miktarı gibi konular değerlendirilmelidir.
  • Uluslararası İlişkiler ve İkili Anlaşmalar: Yabancıların Türkiye’de yargılanması durumunda, ilgili ülkeler arasında varsa ikili anlaşmaların ve uluslararası hukukun ilgili normlarının göz önünde bulundurulması önemlidir.
  • Hukuki Yardım ve İfade Hakkı: Yabancıların Türkiye’de yargılanması sürecinde, hukuki yardım, tercümanlık hizmetleri ve ifade hakkı gibi konuların düzenlenmesi gerekmektedir. Bu, adil bir yargılama sürecinin sağlanması açısından önemlidir.
  • Delil Toplama ve Sunma: Yabancıların Türkiye’de yargılanması durumunda, delil toplama, değerlendirme ve sunma süreçleri uluslararası hukuk kurallarına ve Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na uygun olarak yapılmalıdır.
  • Hukuki İhtilafların Çözümü: Yabancıların Türkiye’de yargılanması sürecinde ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların çözümü için uygun alternatifler ve yasal yolların belirlenmesi önemlidir.

Yabancıların Türkiye’de yargılanması ile ilgili hukuki konuları anlamak, yabancıların Türkiye’de yargılanması ile ilgili davanızı etkili bir şekilde yönetmenize haklarınızı korumanıza yardımcı olacaktır.

2.ADIM: UZMANLIK VE DENEYİM ARAŞTIRMASI YAPIN

İkinci adımda, ihtiyacınız olan yabancıların Türkiye’de yargılanması alanında uzmanlaşmış Ankara yabancılar hukuku avukatı bulmak için bir ön araştırma yapmanız maddi ve manevi bakımlardan önem taşımaktadır. İnternet ortamında avukatların web sitelerini inceleyebilir, forumlarda yer alan incelemeleri okuyabilir ve avukatların müvekkillerinin referanslarına ulaşabilirsiniz.

Örneğin, internet üzerinde “Ankara yabancılar hukuku avukatı” araması yapıp Ankara yabancılar hukuku avukatı internet sitelerini ziyaret edebilir ve özgeçmişleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Ayrıca web sitemizi inceleyerek Yabancıların Türkiye’de yargılanması alanında uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ekibimizden yardım alabilirsiniz.

3.ADIM: İLK GÖRÜŞMELERİ ÖNCEDEN PLANLAYIN

Seçme ihtimaliniz olan Ankara yabancılar hukuku avukatıyla yapacağınız ilk görüşmeler, size daha fazla bilgi ve tecrübe edinme ve kararlarınız için en doğru avukatı seçme fırsatı sunar.

4.ADIM: ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI, ÜCRETLERİNİ ANLAYIN

Dördüncü adımda, yabancıların Türkiye’de yargılanması konusunda Ankara yabancılar hukuku avukatınızla ücret ve vereceğiniz vekaletle ilgili sözleşme detayları hakkında net bir anlayış geliştirmeniz oldukça önemlidir. Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınızın danışmanlık için sizden aldığı ücretin, Ankara yabancılar hukuku avukatı ücret tarifesince belirlenen asgari ücretlere ne kadar yakın olduğunu bilmeli, ekonomik bir tercih yapıp yapmadığınızı anlamalısınız.

5.ADIM: İŞ BİRLİĞİ VE İLETİŞİM

Ankara yabancılar hukuku avukatınızla kaliteli bir iş birliği içinde olmak ve güçlü iletişim kurmak son derece önemlidir. Bu, karşılıklı güven oluşturmanıza ve dava sürecinin başarıyla yürütülmesine yardımcı olmaktadır.

Örneğin; Ankara yabancılar hukuku avukatınıza, yabancıların Türkiye’de yargılanması konusuyla alakalı herhangi bir gelişme veya endişeniz olduğu zaman hemen başvurabileceğinizi bildirmeli ve Ankara yabancılar hukuku avukatınızdan bu konuda teminat alabilmelisiniz. Aynı zamanda Ankara yabancılar hukuku avukatınızın her duruşma ve gelişme neticesinde size düzenli olarak davanın ilerlemesi hakkında bilgi vermesini bekleyebilirsiniz.

6.ADIM: EN DOĞRU ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI SEÇMEK

Sonuç olarak, Ankara yabancılar hukuku avukatı seçimi, karmaşık ve stresli bir süreç olabilmekle beraber yukarıda sizler için sıraladığımız adımları izleyerek bu süreci daha etkili bir şekilde yönlendirmeniz mümkün. İhtiyaçlarınızı saptamak, yabancıların Türkiye’de yargılanması konularında deneyimli ve uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı araştırması yapmak, görüşmelerinizi planlamak, ücretleri anlamak ve etkili bir iletişim kurmak, doğru Ankara yabancılar hukuku avukatını seçmenize yardımcı olacaktır. Bu şekilde, Yabancıların Türkiye’de yargılanması konusunda dava sürecinizi daha az sıkıntılı ve çok daha başarılı bir şekilde sonuçlandırabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI ÜCRETİ 2024

Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi vekalet ücretini düzenler. Bu maddeye göre vekalet ücreti, avukatlık sözleşmesi ile belirlenir. Ancak bu belirleme süreci Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile bağlıdır.

Ankara yabancılar hukuku avukatı ücreti davanın niteliğine göre Ankara yabancılar hukuku avukatı ve iş sahibi tarafından belirlenir. Ancak Ankara yabancılar hukuku avukatı isterlerse Ankara Barosu En Az Ücret Tarifesine uyabilirler.

Ankara Barosu’nun bu tavsiye niteliği taşıyan asgari ücret tarifeleri, meslektaşlarımız ve kıymetli müvekkillerimizin adil bir hizmet sunma ve alımı için bir yol haritası sunar. Bu tarifelerin Adalet Bakanlığı’nın onayına tabi olması, güvenilirliği ve şeffaflığı artırır ve avukat-müvekkil ilişkileri açısından da gerçekleştirilecek hukuki işlemler için daha güvenilir bir çerçeve sunar.

Netice itibariyle, sağlık hukuku davalarında Ankara yabancılar hukuku avukatı ücretleri mali açıdan ciddi bir yük olarak görülse de sağlık hukuku alanında uzman bir Ankara avukatına danışmamak daha fazla gider yapılmasına yol açmaktadır. Ancak doğru bir Ankara yabancılar hukuku avukatıyla ve Akademik Hukuk & Danışmanlık gibi doğru bir hukuk bürosuyla iş birliği yaparak adil bir sonuca ulaşmak mümkündür. Bu noktada da en makul tercihi yapabilmek açısından Ankara yabancılar hukuku avukatı için belirlenen asgari ücret tarifeleri önemli anlamda yol gösterici olabilmektedir.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI TUTMAK ZORUNDA MIYIM?

Ankara yabancılar hukuku avukatı, yabancıların Türkiye’de yargılanması ile ilgili dava sürecinde kritik bir rol oynarlar. Yabancıların Türkiye’de yargılanması davaları genellikle karmaşık, teknik ve uzmanlık gerektiren hukuki konular içerir. Ancak kural olarak yabancıların Türkiye’de yargılanması ile ilgili davasında bir Ankara yabancılar hukuku avukatı tutmak zorunda değilsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI’NA NASIL ULAŞILABİLİR?

Ankara Barosu’na bağlı olan tüm Ankara avukatlarının iletişim bilgileri Ankara Baro levhasında yer almakta olup web sitesi ya da baroyu arayarak ulaşılabilmektedir. Konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatı arayışındaysanız, Baro Levhası üzerinden Ankara yabancılar hukuku avukatı iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

ANKARA YABANCILAR HUKUKU AVUKATI AKADEMİK HUKUK & DANIŞMANLIK’TA

Yabancıların Türkiye’de yargılanması konusunda uzman bir Ankara yabancılar hukuku avukatından destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman Ankara yabancılar hukuku avukatı ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.

KAYNAK:

[1]- NALÇACIOĞLU ERDEN, H. Z. (2022). YABANCILARIN KİŞİ HALLERİNE İLİŞKİN DAVALARDA TÜRK MAHKEMELERİNİN MİLLETLERARASI YETKİSİ. Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(1), 898-970.

[2]-https://www.mevzuat.gov.tr/

[3]-https://www.turkiye.gov.tr/

[4]-https://dergipark.org.tr/tr/

[5]- https://karararama.yargitay.gov.tr/

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE YARGILANMASI
Akademik Hukuk İletişim YÖK Denklik Avukatı

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum Yap