Devlet memurluğundan çekilmiş sayılma ile müstafi sayılma aynı işlemi anlatır. Memur dilekçe vermez, buna rağmen görevden ayrılmış duruma düşer. Dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94 üncü maddesidir. Kanun burada bir varsayım kurar. Mazeretsiz olarak on gün kesintisiz göreve gelmeyen memuru istifa etmiş sayar. İşlem idari nitelik taşır. Bu yüzden altmış gün içinde iptal davası açarsınız.
Kısa cevap: Memur izinsiz ya da kabul edilen mazereti olmaksızın görevini terk eder ve bu terk kesintisiz on gün sürerse, çekilmiş sayılır. Yazılı başvuru aranmaz. Bu memur bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz. İşleme karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Devlet Memurluğundan Çekilme Nedir?
Devlet memurluğundan çekilme, memurun kendi isteğiyle görevden ayrılmasıdır. Uygulamada buna istifa denir. Kanunun tercih ettiği sözcük ise çekilmedir. Kurallarını 657 sayılı Kanunun 94 ile 97 nci maddeleri arasında bulursunuz.
Bu maddeler üç durumu birbirinden ayırır. Birincisi olağan çekilmedir. İkincisi devlet memurluğundan müstafi sayılmadır. Üçüncüsü ise usule aykırı görev terkidir. Her birinin sonucu farklıdır.
Olağan Çekilme Nasıl İşler?
Devlet memurluğundan çekilme usulünü 94 üncü madde düzenler. Süreç dört adımdan oluşur. Adımları aşağıda sırasıyla bulursunuz. Ayrıntı için devlet memurluğundan çekilme yazımıza da bakabilirsiniz.
Yazılı başvuru yaparsınız. Dilekçenizi bağlı olduğunuz kuruma verirsiniz.
Göreve devam edersiniz. Yerinize atanan kişi gelene kadar görevdesiniz.
Bir aylık sınırı beklersiniz. Yerinize atanan kişi bir ay içinde gelmezse durum değişir.
Üstünüze haber verirsiniz. Bu bildirimden sonra görevinizi bırakabilirsiniz.
İkinci yol talebin kabulüdür. Kurum devlet memurluğundan çekilme isteğinizi kabul ederse bir ay beklemezsiniz. O andan itibaren görevden ayrılırsınız. Kabul gelmediyse görevde kalma yükümlülüğünüz sürer.
Düzenlemenin amacı iki yönlüdür. Bir yandan kamu hizmetinin aksamasını önler. Öte yandan memuru süresiz bekletmekten korur. Bir aylık sınır bu dengeyi kurar.
Sık Sorulan Sorular
Kaç gün göreve gelmeyen memur çekilmiş sayılır?
Mazeretsiz ve izinsiz olarak kesintisiz on gün göreve gelmeyen memur çekilmiş sayılır. Bu durumda yazılı başvuru şartı aranmaz. Arada resmî tatil veya idari izin varsa kesintisizlik tartışma konusu olur.
Çekilmiş sayılan memur ne kadar süre göreve alınmaz?
Çekilmiş sayılan memur bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz. Olağan usulle çekilen memur için bu süre altı aydır. Mali ve cezai sorumluluk ayrıca saklıdır.
Çekilmiş sayılma işlemine karşı dava süresi kaç gündür?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Bazı memurlar devir ve teslimle yükümlüdür. Kanunun 95 inci maddesi bu kişileri kapsar. Yükümlü memur, işlemleri bitirmeden görevi bırakamaz. Devir ve teslim süreleri ise yönetmelikte yer alır. Süreler göreve göre değişir.
Kural özellikle mutemet ve ayniyat görevlileri için önemlidir. Ambar kayıtlarını ve nakit hesaplarını teslim etmeden ayrılamazsınız. Kurala uymadan ayrılırsanız sonuç ağırlaşır. Bu sonuca aşağıda ayrıca değineceğiz.
Olağanüstü Hâllerde Çekilme Mümkün mü?
Olağanüstü hâllerde çekilme isteği kabul edilmedikçe ya da yerinize atanan kişi gelip işe başlamadıkça görevi bırakamazsınız. Kanunun 96 ncı maddesi özel bir kural getirir. Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hâlleri bu kapsamdadır. Genel hayata etkili afetlerin yaşandığı yerler de aynı gruptadır. Buralarda usul sıkılaşır.
Böyle bir dönemde iki şarttan biri gerçekleşmelidir. Ya kurum devlet memurluğundan çekilme isteğinizi kabul eder. Ya da yerinize atanan kişi gelip işe başlar. İkisi de olmadan görevi bırakamazsınız. Bu, olağan usulün açık istisnasıdır.
Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma Ne Demek?
Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmak bir memurun görevini izinsiz ve mazeretsiz olarak bıraktığı için devlet memurluğundan çekilmiş sayılma anlamına gelir. Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. Maddesinde “Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” Denilerek belirtilmiştir. Devlet memurluğundan çekilmiş sayılma nedenlerine değinecek olursak;
Kanun burada bir varsayım kurar. Memur dilekçe vermez, ancak kanun onu istifa etmiş sayar. Uygulamada bu işleme müstafi sayılma da denir. Sonuçları gerçek istifadan ağırdır. Bekleme süresi de uzar.
“Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.”
Devlet Memurluğundan Müstafi Sayılmanın Başlıca Hâlleri
Nakil sonrasında yeni görev yerinde işe başlamamak.
Kurum atama emrini size tebliğ eder. Kanunun 62 nci maddesi bir süre koyar. On beş gün içinde yeni yerinize hareket edersiniz. Yol süresini izleyen iş günü işe başlarsınız. Belgeyle ispatlanan zorlayıcı bir sebep yoksa süreyi kaçıramazsınız. Aksi hâlde 63 üncü madde devreye girer. Sonuç, devlet memurluğundan müstafi sayılmadır.
Ücretsiz izin bitiminde göreve dönmemek.
Aylıksız izin hakkını 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesi düzenler. İznin bitiminde on gün içinde görevinize dönersiniz. Mazeretiniz izin süresinden önce ortadan kalkarsa yine on gün işler. Bu süreyi kaçıran memur için devlet memurluğundan ayrılma sonucu doğar.
Mazeretsiz ve kesintisiz on gün göreve gelmemek.
Bu, maddedeki temel hâldir. Ölçüt üç unsurdan oluşur. Bunlar mazeretin yokluğu, kesintisizlik ve on günlük süredir. Üçü birlikte gerçekleşirse kurum yazılı başvuru aramaz.
Kesintisizlik şartı uygulamada tartışma yaratır. Arada resmî tatil ya da idari izin varsa süre kesintiye uğrar. O zaman on günlük kesintisiz devamsızlık oluşmaz. Danıştay kararları da bu ayrımı sık sık ele alır.
Kanun koyucunun amacı bellidir. Kamu hizmeti boş kalmasın diye süreci hızlandırmıştır. Ancak hız, memurun savunma hakkını ortadan kaldırmaz.
Yurt dışı görevi bittikten sonra göreve dönmemek.
Yurt dışı görevi biten memur da yeni görevine başlar. Süre, atama ve işe başlama hükümlerinden çıkar. Süreyi geçiren memur için aynı sonuç doğar. Bu yüzden dönüş tarihinizi kurumunuza yazılı olarak bildirin.
Dört hâlin ortak noktası şudur. Devlet memurluğundan ayrılma sonucu doğar, ancak ortada istifa dilekçesi yoktur. Kanun, davranışı iradenin yerine koyar. Savunmanızın merkezinde bu nedenle mazeret ve belge durur.
Akademik Personel İçin Aynı Kural Geçerli mi?
Öğretim elemanları için ayrı bir çekilme maddesi yoktur. Burada 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 62 nci maddesi yol gösterir. Maddeye göre bu Kanunda hüküm yoksa 2914 sayılı Kanun devreye girer. Onun 20 nci maddesi ise 657 sayılı Kanuna yollama yapar. Zincirin ucunda devlet memurluğundan çekilme hükümleri durur.
Zincirin sonucu açıktır. Şartlar gerçekleşirse öğretim elemanı da devlet memurluğundan müstafi sayılma sonucuyla karşılaşır. Kararı rektörlük verir. Karara karşı idare mahkemesinde dava açarsınız. Akademisyenin dönüş ihtimali ayrı bir konudur. Bunun için üniversiteden istifa sonrası geri dönme yazımıza bakın.
Uygulamada bir ayrıntı sık gözden kaçar. Mahkeme ders programına bakar. Sınav takvimini de ayrı ayrı inceler. Görevlendirme yazısı da dosyaya girer. Yurt dışı görevlendirmesi süren akademisyen devamsızlığını bu belgelerle açıklar. Belgeler dosyaya girmezse devlet memurluğundan ayrılma sonucu kolayca doğar.
Çekilme ile Müstafi Sayılmanın Sonuçları Nasıl Ayrılır?
Olağan usule uyarak çekilen memur altı ay, çekilmiş sayılan memur ise bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz. Farkı 97 nci madde ortaya koyar. Madde, devlet memurluğundan ayrılma biçimine göre dört ayrı bekleme süresi belirler. Süreler ayrılma biçimine göre değişir.
Olağan usule uyarak çekilen memur altı ay bekler.
Devlet memurluğundan müstafi sayılan memur bir yıl bekler. Bir aylık kurala uymadan ayrılan memur da aynı süreye tabidir.
Devir ve teslim yükümlülüğüne uymayan memur üç yıl bekler.
Dördüncü grup en ağırıdır. Olağanüstü hal, seferberlik, savaş ya da afet bölgesinde görevi bırakan memuru bir daha almazlar.
“Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere; A) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden, B) Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94 üncü maddenin 2 nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden, C) 95 inci maddede yazılı zorunluluklara uymayanlar 3 yıl geçmeden, D) 96 ncı maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette, Devlet memurluğuna alınamazlar.”
Kanunun 97 nci maddesi mali ve cezai sorumluluğu saklı tutar. Yani bekleme süresi tek yaptırım değil. Kamu zararı doğduysa idare tazmin ister. Fiil ayrıca suç oluşturursa savcılık soruşturma başlatır.
Görevden ayrılış tarihi başka sonuçlar da doğurur. Bu tarih hizmet süresinin hesabında esas olur. Ayrıca emeklilik ve özlük haklarınızı doğrudan ilgilendirir. Konunun bütününü devlet memurluğunun sona ermesi yazımızda ele aldık.
Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma Bir Disiplin Cezası mıdır?
Cevap hayır. Devlet memurluğundan çekilmiş sayılma bir disiplin cezası değil. Disiplin cezalarını 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesi sayar. Öğretim elemanları için ayrı bir liste vardır. Onu 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi düzenler.
Ayrım pratik sonuç doğurur. Disiplin cezası için idare soruşturmacı atar ve savunmanızı alır. Müstafi sayılmada ise kanuni varsayım işler. Yine de idare, devamsızlığı usulüne uygun tutanaklarla tespit etmek zorundadır.
Aynı fiil için iki yol birlikte işler. Örneğin devamsızlık hem disiplin soruşturmasına hem müstafi sayılmaya konu olur. İdare bu iki yoldan hangisini seçtiğini açıkça göstermelidir. Karışıklık, işlemin iptali sonucunu doğurur. İtiraz yollarını ayrı bir yazıda ele aldık. Ayrıntı için memur disiplin cezası itiraz ve iptal davası yazımıza bakın.
Devlet Memurluğundan Ayrılma İşlemine Karşı Hangi Davayı Açarsınız?
Devlet memurluğundan ayrılma işlemi tek yanlı ve icrai bir idari işlemdir. Bu nedenle iptal davası açarsınız. Davaya idare mahkemesi bakar. Talebiniz iki noktayı kapsar. Bunlar hukuka aykırılığın tespiti ve işlemin iptalidir.
Dilekçenizde parasal hakları da isteyebilirsiniz. Bunun için tam yargı talebini aynı dilekçeye eklersiniz. Yoksun kaldığınız aylıkları yasal faiziyle talep edersiniz. Genel çerçeve için idari işlem iptal davaları yazımıza bakın.
İptal talebi. İşlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarını tek tek tartışırsınız.
Mazeret belgeleri. Sağlık raporu, sevk belgesi ya da tutukluluk kaydı gibi belgeleri sunarsınız.
Tutanak denetimi. Devamsızlığın günü gününe tutanağa geçip geçmediğini incelersiniz.
Bildirim denetimi. İzin süresinin ve göreve başlama tarihinin size bildirilip bildirilmediğine bakarsınız.
Emsal karar sunumu. Benzer olaylardaki Danıştay kararlarını dilekçenize eklersiniz.
Mahkeme her dosyayı kendi belgeleriyle değerlendirir. Kurumlar mazeret konusunda farklı tutum sergiler. Bu yüzden genel bir sonuç çıkarmak yanıltır. Somut olayın ayrıntısı sonucu belirler.
Mazeretinizi Nasıl Belgelendirirsiniz?
Devlet memurluğundan ayrılma dosyasında savunmanın gücü belgeden gelir. Sağlık sorunu varsa hastane raporunu ve reçeteleri toplayın. Ulaşım engeli varsa valilik ya da kaymakamlık duyurusunu ekleyin. Tutukluluk ya da gözaltı varsa ilgili kararın örneğini isteyin.
Belgeleri kuruma yazılı olarak sunun. Evrak kayıt numarasını mutlaka alın. Bu numara, mazereti zamanında bildirdiğinizi kanıtlar. Sözlü bildirimi uygulamada çoğu zaman ispatlayamazsınız.
Devamsızlık Tutanağı Neden Bu Kadar Önemli?
İdare devamsızlığı tutanakla tespit eder. Tutanağı kural olarak amir ve iki tanık imzalar. Tutanakta tarih, saat ve görev yeri açıkça yer alır. Eksik ya da toplu düzenlenen tutanak dosyayı zayıflatır.
Savunmanızda tutanakların tarihlerine bakın. Günü gününe tutulmayan tutanaklar kesintisizliği ispatlamaz. Tanık imzalarının aynı kişilere ait olması da soru doğurur. Bu ayrıntılar devlet memurluğundan ayrılma davalarında sonucu değiştirir.
Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma İşleminde Dava Açma Süresi
Devlet memurluğundan çekilme işlemlerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Süre, işlemin size tebliğ edildiği günü izleyen günden başlar. Dayanağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'dur. Süreyi kaçırırsanız mahkeme davayı süre yönünden reddeder.
Dava açmadan önce idareye başvurabilirsiniz. Bu başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur. İdare talebinizi açıkça reddeder ya da sessiz kalır. Otuz gün içinde cevap gelmezse zımni ret doğar. Ret üzerine süre kaldığı yerden işler.
Örnek bir takvim aşağıdadır.
Kurum işlemi size 1 Mart günü tebliğ eder.
Siz 15 Mart günü idareye başvurursunuz. O tarihte süre durur ve kullandığınız gün sayısı saklı kalır.
İdare başvurunuzu 30 Nisan günü reddeder. Süre ertesi günden itibaren kaldığı yerden işler.
Başvuruyu zamanında yapmanız belirleyicidir. Altmış gün dolduktan sonraki başvuru süreyi geri getirmez. Bu yüzden tebliğ tarihini takvime hemen işleyin. Tebligat parçasını da saklayın.
Süre hesabında iki tarih önemlidir. Birincisi tebliğ tarihi, ikincisi başvuru tarihidir. Bu iki tarihi belgelendiremezseniz savunmanız zayıflar. Devlet memurluğundan ayrılma dosyalarında en sık görülen kayıp budur.
Yürütmenin Durdurulmasını İsteyebilir misiniz?
İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulmasını da istersiniz. Talebi dava dilekçesinde açıkça yazın. Mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığına bakar. Ayrıca telafisi güç zararın doğup doğmayacağını tartışır.
Bu talep dosyanın seyrini değiştirir. Karar olumlu çıkarsa göreve dönüş yolu açık hâle gelir. Kurumun kararı uygulaması gerekir. Ayrıntı için yürütmeyi durdurma kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Devlet memurluğundan ayrılma davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkemeyi 2577 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi belirler. Bu maddeye göre memurun son görev yaptığı yer esas olur. Yanlış yerde açtığınız dava yetkisizlik kararıyla gecikir.
Dava dilekçesini elden ya da elektronik ortamda verirsiniz. Harç ve posta giderini peşin yatırırsınız. Geliriniz yetersizse adli yardım talebinde bulunursunuz. Dosyanın seyrini ulusal yargı sistemi üzerinden izleyin.
Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma Konusunda Danıştay Kararları
Aşağıdaki iki karar uygulamayı somutlaştırır. Her ikisi de devlet memurluğundan çekilme hükümlerini yorumlar.
Bu dosyada bir adliye hizmetlisi yıllık izne çıkmıştır. İzin süresini kurum kendisine açıkça bildirmemiştir. İdare, izin dönüşü göreve gelmediği gerekçesiyle işlem kurmuştur. Kararın ilgili bölümü aşağıdadır.
“YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla ili, … Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 30/09/2019 tarihli işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. haklı ve geçerli bir mazarete dayanmaksızın 21/08/2017 – 08/09/2017 tarihleri arasında (bu tarihler de dâhil) kesintisiz olarak 19 gün göreve gelmeyen davacının 657 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, diğer taraftan; dava konusu işlem hukuka uygun görüldüğünden, bu işlemden dolayı yoksun kalınan parasal hakların tazmini talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Temyiz Aşamasında İleri Sürülen İddialar
Temyiz dilekçesindeki iddialar aşağıdadır. Davacı özellikle izin süresine dikkat çekmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 31/07/2017 tarihinde yıllık izne ayrıldığı, izin dilekçesinin kabul edildiği, izin süresi ve dönüş tarihi bildirilmediği, yargılama sürecinde 21 gün izni olduğunu öğrendiği, 2016 yılından 5 gün izni olduğu, bu iznin de 2017 yılına devrettiği, işe başlaması gerektiği 21/08/2017 tarihinde işe gidemediği, 28/08/2017 tarihinde adliyeye gittiği, ancak adliyede idari izin ve tatil olduğunun, 05/09/2017 tarihinde işe başlaması gerektiğinin söylendiği, epilepsi nöbeti geçirdiği için işe gidemediği, 09/09/2017 tarihinde işe başladığı, 5 gün ve 4 gün olarak toplamda 9 gün kesintili devamsızlığı olduğu, kaç gün izin verildiğinin ve göreve başlama tarihinin belirtilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Daire dosyayı bu aşamada esastan incelemiştir. Önce maddi olayı sıralamıştır.
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Aşağıdaki bölüm dosyadaki olayları özetler. Tarihler burada belirleyici olur.
MADDİ OLAY :
Dosyadaki Maddi Olay
İzin süresinin bildirimi bu noktada tartışma konusudur. Sıralamayı dikkatle okuyun.
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, …Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 31/07/2017 tarihinden itibaren yıllık izin kullanmak üzere görevden ayrıldığı, yıllık izin süresinin 21 gün olduğu ve buna göre 21/08/2017 tarihinde göreve başlaması gerekirken göreve başlamadığının görülmesi üzerine, …” Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek” fiili kapsamında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması için soruşturma dosyasının Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna gönderilmesine karar verildiği,
Dosyada bir de disiplin ayağı vardır. İzleyen paragraf bunu anlatır.
Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09/05/2019 tarih ve 38649 sayılı yazısı ile davacının göreve gelmediği 9 günün kesintisiz göreve gelmemek olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının göreve gelmeme fiili karşılığında, resmî ve idarî tatilin öncesindeki 5 gün için ayrı, sonrasındaki 4 gün için ayrı olarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasının gerekmesi nedeniyle disiplin cezası teklifinin buna göre yeniden gönderilmesi…
Adalet Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla, davacının görevine 21/08/2017 – 08/09/2017 tarihleri arasında mazeretsiz ve izinsiz olarak gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına karar verildiği ve bu kararın Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce 30/09/2019 tarihinde onaylanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlığa Uygulanan Kanun Hükmü
Daire, uyuşmazlığa uygulanacak hükmü aşağıdaki gibi aktarmıştır. Metin 94 üncü maddenin birinci fıkrasıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Danıştayın Hukuki Değerlendirmesi
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
…davacıya 2017 yılına ait 21 gün yıllık izin verildiğinin ve buna göre 21/08/2017 tarihinde göreve başlaması gerektiğinin somut olarak ortaya konulamaması ve bu hususun davacıya bildirilmemiş olması karşısında 657 sayılı Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen “Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi” hâlinin söz konusu olmayacağı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Birinci Kararın Sonucu
KARAR SONUCU :
Sonuç bölümü aşağıdadır. Daire kararı bozmuştur.
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/02/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Karara bir üye katılmamıştır. Karşı oy gerekçesi şöyledir.
Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.”
Kararın özü şudur. İdare izin süresini somut biçimde ortaya koymalıdır. Göreve başlama tarihini de göstermelidir. Bu husus memura bildirilmemişse mazeretsiz görev terki oluşmaz. Daire bu nedenle bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. Bildirim eksikliği, çoğu dosyada en güçlü savunma başlığını oluşturur.
İkinci dosyada bir mal müdürü vekili görevde yoktur. İlgili dönemde cezaevinde tutukludur. İlk derece mahkemesi bu durumu geçerli bir mazeret saymıştır. Kararın ilgili bölümü aşağıdadır.
“YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Gündoğmuş İlçesi Mal Müdürlüğünde mal müdürü vekili olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve özlük haklarının iadesine, dava tarihine kadar ve dava devam etmekteyken ödenmeyen maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve hesabından alınan 13.139,00- TL’nin tarafına iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; memurun görevden çekilmiş sayılması için izinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın en az on gün süreyle göreve gelmeme halinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş tutanaklarla tespit edilmiş olması gerektiği, davacının göreve gelmediği iddia edilen dönem içerisinde Alanya L Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunduğu, bu durumun kabul edilebilir bir mazeret olarak değerlendirilmesi gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dava dilekçesinde davacı tarafından, Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin 14/05/2018 tarihli işlemin iptaline, …13.139,00-TL’nin tarafına iadesine karar verilmesi isteminde bulunulmasına karşın,
İkinci Kararda Tarafların İddiaları
Bölge idare mahkemesi ayrı bir eksiklik görmüştür. Gerekçe şöyledir.
İdare Mahkemesince, sadece davacının Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin 14/05/2018 tarihli işlemin iptali talebi hakkında karar verildiği, diğer talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediği, öte yandan, davacının iadesine karar verilmesi talebinde bulunduğu 13.139,00-TL’nin dava konusu işlemden kaynaklı bir zarar olup olmadığı ve dava konusu işlemle bağının ne olduğunun dava dilekçesinde net olarak ortaya konulamadığı; …İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı tarafından; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalı idare tarafından; işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İkinci dosyada daire de esasa girmiştir. Değerlendirme kısa tutulmuştur.
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
Daire incelemeyi burada yapmıştır. Ölçüt bozma sebepleridir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Onama Kararının Gerekçesi
Değerlendirme kısadır. İki cümleden oluşur.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA… 22/04/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.”
İkinci karardan iki sonuç çıkar. Birincisi, tutukluluk somut olayda geçerli bir mazerettir. İkincisi, on günlük devamsızlığı idare usulüne uygun tutanaklarla tespit etmelidir. Ayrıca mahkeme, dilekçedeki bütün talepler hakkında karar vermek zorundadır.
Devlet Memurluğundan Ayrılma Dosyalarında Sık Yapılan Hatalar
Devlet memurluğundan çekilme dosyalarında altı hata sık tekrar eder. İlk hata, tebliğ tarihini takvime işlememektir. İkinci hata, mazereti sözlü bildirip belge sunmamaktır. Üçüncü hata, dilekçede yalnız iptal isteyip parasal hakları unutmaktır. Dördüncü hata ise yürütmeyi durdurma talebini yazmamaktır.
Beşinci hata dosyayı tek bir gerekçeye dayandırmaktır. İşlemin beş unsurunu ayrı ayrı tartışmak daha güvenlidir. Altıncı hata, kurum içi yazışmaları istememektir. Devamsızlık tutanakları ve izin yazıları çoğu zaman dosyanın kaderini belirler.
Devlet Memurluğundan Müstafi Sayılan Memur Göreve Dönebilir mi?
Müstafi sayılan memur, işlemi iptal ettirirse göreve döner; iptal edilmezse bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz. İki ayrı yol vardır. Birincisi devlet memurluğundan ayrılma işlemine karşı açılan iptal davasıdır. Mahkeme işlemi iptal ederse kurum sizi göreve başlatır. Bu durumda kurum aradaki dönemi hizmetinize ekler. Parasal haklarınızı da faiziyle öder.
İkinci yol yeniden atanmadır. Bunun için 97 nci maddedeki bir yıllık süreyi beklersiniz. Süre dolunca açıktan atama başvurusu yaparsınız. Ancak kurumun sizi alma zorunluluğu yoktur. Kadro durumu ve hizmet ihtiyacı burada belirleyici olur.
Dava Sürerken Maaşınız Ödenir mi?
Kural olarak ödeme durur. Görevden ayrılış tarihinden sonra aylık yatmaz. Dava kazanılırsa durum değişir. Mahkeme işlemi iptal ederse kurum geçmişe dönük ödeme yapar. Tutara yasal faiz de işler.
Sosyal güvenlik tarafında da boşluk doğar. Kurum prim ödemesini durdurur. Sağlık hizmetinden yararlanma süresi sınırlıdır. Bu yüzden dava süresince genel sağlık sigortası durumunuzu kontrol edin. Gerekirse kendi priminizi ödeyin.
Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma Konusunda Avukat Desteği
Devlet memurluğundan ayrılma bakımından izleyeceğiniz yol, mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, kurum yazışmalarına ve varsa yargı kararlarına göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme isterseniz Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Ayrıca avukata soru sorma formu üzerinden de talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirmenin temeli, paylaştığınız bilgi ve belgelerdir.
Genel dava açma süresi altmış gündür. Süre, işlemin tebliğini izleyen günden başlar. Dava, görevli ve yetkili idare mahkemesinde açılır. Süreyi kaçırmamak için tebliğ tarihini belgeleyin.
Tutukluluk geçerli bir mazeret sayılır mı?
Tutukluluk, belgelendirilirse somut olayda mazeret olarak ileri sürülebilir. Bir ilk derece mahkemesi bu yönde karar vermiştir, ancak karar üst derecede usulden kaldırılmıştır. Tutukluluk belgesinin kuruma sunulması ve devamsızlığın usulüne uygun tutanaklarla tespiti önem taşır.
İzin süresi bildirilmeyen memur çekilmiş sayılır mı?
İzin süresi ve göreve başlama tarihi memura bildirilmemişse mazeretsiz görev terki oluşmayabilir. Danıştay 12. Dairesi bu gerekçeyle bir çekilmiş sayılma işlemini hukuka aykırı bulmuştur. İdarenin bildirimi ispat etmesi gerekir.
Akademik personel de çekilmiş sayılabilir mi?
Evet, öğretim elemanları da şartlar gerçekleşirse çekilmiş sayılır. 2547 sayılı Kanun açık hüküm içermediğinde 2914 sayılı Kanun ve onun yollamasıyla 657 sayılı Kanun uygulanır. İşleme karşı idare mahkemesinde dava açılır.
İdare Hukuku
Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu Kararı İptal Davası
Senato ve üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi, itiraz yolu ve yürütmenin durdurulması şartları.