Aile hukuku, kişilerin nişanlanma, evlenme, boşanma, soybağı ve velayet gibi aile ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Kurallar büyük ölçüde Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabında toplanmıştır. Uyuşmazlıklar kural olarak aile mahkemesinde görülür. Aşağıda aile hukuku alanının kapsamı, açılabilecek davalar ve uygulanan süreler açıklanmaktadır.
Aile Anayasada Nasıl Korunur
Aile, Anayasa düzeyinde korunan bir kurumdur. Anayasanın 41 inci maddesinde şu hüküm yer alır: “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar”. Madde ayrıca çocukların korunmasına ilişkin hükümler içerir. Böylece ailenin, ananın ve çocukların korunması devlete bir görev olarak yüklenmiştir.
Anayasanın 20 nci maddesi ise aile hayatının gizliliğini güvence altına alır. Hüküm şöyledir: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz”. Bu güvence, aile hukuku uyuşmazlıklarında delil toplanırken de gözetilir. Bu nedenle hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtlar yargılamada sorun doğurur.
Aile Hukuku Hangi Konuları Kapsar
Aile hukuku, medeni hukukun kişiler arasındaki aile ilişkilerini düzenleyen bölümüdür. Düzenlemeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu İkinci Kitabında 118 ile 494 üncü maddeler arasında yer alır. Kanun bu bölümde nişanlanmayı, evlenmenin koşullarını ve hükümlerini düzenler. Boşanmanın sebepleri ve sonuçları da aynı kitapta gösterilir.
Kitabın devamında eşler arasındaki mal rejimleri, aile konutu ve soybağı hükümleri bulunur. Ayrıca evlat edinme, velayet, nafaka ve vesayet de bu bölümde düzenlenmiştir. Aile içi şiddet, kadın hakları ve çocuk hakları ise ayrı inceleme alanları oluşturur. Bununla birlikte söz konusu başlıklar aile hukuku ile doğrudan bağlantılıdır.
Aile Mahkemeleri Hangi Davalara Bakar
Türk Medeni Kanununda ve bazı özel kanunlarda düzenlenen aile uyuşmazlıkları aile mahkemesinde görülür. Görev kuralı 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile belirlenmiştir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar. Vesayet işlerinde ise görev sulh hukuk mahkemesindedir.
Aile mahkemeleri uzmanlık mahkemesidir. Mahkeme, gerektiğinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan görüş alır. Hâkim atamasında da aile hukuku alanındaki birikim ve medeni durum gözetilir. Ayrıca kanun, hâkime geniş bir takdir alanı bırakır. Bu esneklik, somut olaya uygun karar verilmesini kolaylaştırır.
Aile Mahkemesinde Uzman Görüşü Ne İşe Yarar
Uzman raporu özellikle velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında istenir. Rapor, çocuğun üstün yararının somut olarak değerlendirilmesini sağlar. Hâkim raporla bağlı değildir fakat aksi yönde karar verirken gerekçe göstermelidir. Tarafların rapora itiraz hakkı da bulunur.
Aile Hukukunda En Sık Görülen Uyuşmazlıklar Nelerdir
Uygulamada ilk sırayı boşanma davaları alır. Eşler arasındaki geçimsizlik, şiddet ve güven sarsıcı davranışlar bu davaların temel sebebidir. Ancak boşanma davasıyla birlikte mal rejiminin tasfiyesi de gündeme gelir. Maddi ve manevi tazminat talepleri ise aile hukuku alanında ayrı bir uyuşmazlık başlığı oluşturur.
Aile hukuku alanında açılan başlıca davalar aşağıda gruplandırılmıştır.
Birinci grup boşanma ve sonuçlarına ilişkindir. Bu grupta anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, maddi ve manevi tazminat davaları yer alır. İkinci grup mal ilişkilerine bakar. Mal paylaşımı, katılma alacağı, katkı payı ve ziynet eşyası alacağı davaları bu grupta toplanır.
Üçüncü grup çocuğa ilişkin davalardır. Velayet, kişisel ilişki kurulması, iştirak nafakası ve velayetin değiştirilmesi bu başlıktadır. Dördüncü grup nafakaya ilişkin talepleri kapsar. Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları buraya girer.
Beşinci grup soybağı ve statü davalarıdır. Babalık davası, soybağının reddi, tanıma ve evlat edinme bu grupta sayılır. Ayrıca evlenmeye izin, iddet süresinin kaldırılması ve aile konutundan doğan davalar da aile hukuku kapsamındadır. Yurt dışında verilen boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı alanda değerlendirilir.
Nişanlanma Hangi Sonuçları Doğurur
Nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan bir aile hukuku ilişkisidir. Türk Medeni Kanununun 118 inci maddesi bu ilişkiyi düzenler. Ancak nişanlanma evlenmeye zorlama hakkı vermez. Buna karşılık nişanın haksız bozulması bazı taleplere yol açar.
Kanunun 120 nci maddesi maddi tazminat, 121 inci maddesi manevi tazminat imkânı tanır. Nişan sırasında verilen olağan dışı hediyeler ise 122 nci madde uyarınca geri istenebilir. Bu davalar, nişanın bozulmasından itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Süre 123 üncü maddede gösterilmiştir.
Evlenmenin Şartları Nelerdir
Evlenme ehliyeti ve engelleri kanunda tek tek sayılmıştır. Kural olarak on yedi yaşını doldurmayan kişi evlenemez. Olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple hâkim, on altı yaşını dolduran kişinin evlenmesine izin verebilir. Ayırt etme gücünden yoksun olan kişi ise evlenemez.
Hısımlık, mevcut evlilik ve akıl hastalığı da evlenme engelleri arasındadır. Evliliği sona eren kadın için ayrıca bekleme süresi öngörülmüştür. Kanunun 132 nci maddesine göre bu süre üç yüz gündür. Kadının gebe olmadığı anlaşılırsa hâkim süreyi kaldırır.
Boşanma Sebepleri Nelerdir
Kanun boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere ikiye ayırır. Özel sebepler zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Bu sebepler 161 ile 165 inci maddeler arasında düzenlenmiştir. Genel sebep ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Zina sebebiyle dava hakkı sürelere bağlıdır. Dava hakkı, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Terk sebebinde ise ayrılığın en az altı ay sürmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması aranır. Süreler kaçırıldığında talep esasa girilmeden reddedilebilir.
Anlaşmalı Boşanma Hangi Şartlara Bağlıdır
Anlaşmalı boşanma 166 ncı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ilk şarttır. Eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Hâkim tarafları bizzat dinler ve iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirir. Ayrıca boşanmanın malî sonuçlarına ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Protokolde velayet, kişisel ilişki, nafaka ve mal paylaşımı açıkça yazılır. Eksik veya çelişkili bir protokol, davanın çekişmeliye dönmesine yol açabilir. Ayrıntı için anlaşmalı boşanma yazısı incelenebilir. Süreç genellikle tek duruşmada tamamlanır.
Boşanmada Mal Rejimi Nasıl Tasfiye Edilir
Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Bu rejim 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıca eşler dilerse sözleşmeyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimini seçebilir. Seçim yapılmamışsa yasal rejim uygulanır. Aile hukuku bakımından bu tercih, boşanma sonrasındaki paylaşımı doğrudan belirler.
Tasfiyede önce her eşin kişisel malları ayrılır. Ardından edinilmiş mallar belirlenir ve borçlar düşülür. Kalan artık değerin yarısı diğer eşe katılma alacağı olarak verilir. 2002 öncesi döneme ilişkin talepler ise katkı payı alacağı olarak değerlendirilir. Ayrıntı için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakılabilir.
Mal rejimi tasfiyesi boşanma davasından ayrı bir davadır. Bu dava, boşanma hükmü kesinleşmeden karara bağlanmaz. Zamanaşımı ve ispat sorunları nedeniyle belgelerin baştan toplanması önem taşır. Banka kayıtları, tapu kayıtları ve fatura örnekleri sık kullanılan delillerdir.
Nafaka Türleri Birbirinden Nasıl Ayrılır
Kanun dört ayrı nafaka türü tanır. Tedbir nafakası, dava sürerken eşin veya çocuğun geçimi için hükmedilir. Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe verilir. İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderleri için ödenir. Söz konusu ayrım, aile hukuku uygulamasında sık karıştırılır.
Dördüncü tür yardım nafakasıdır ve altsoy, üstsoy ile kardeşler arasında gündeme gelir. Nafaka miktarı tarafların malî durumuna göre belirlenir. Koşullar değişirse artırım, azaltım veya kaldırma davası açılabilir. Hesaplama ölçütleri nafaka nedir nafaka nasıl hesaplanır yazısında ele alınmıştır.
Velayet ve Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir
Velayet, çocuğun bakımı ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülükleri kapsar. Boşanma kararıyla birlikte hâkim velayeti düzenler. Ölçüt, çocuğun üstün yararıdır. Ancak ana veya babanın ekonomik gücü tek başına belirleyici değildir. Aile hukuku uygulamasında çocuğun görüşü de yaşına göre dikkate alınır.
Velayet kendisine verilmeyen taraf için kişisel ilişki kurulur. İlişkinin süresi ve biçimi kararda açıkça gösterilir. Kararın uygulanmaması hâlinde icra yoluyla teslim gündeme gelir. Konu boşanmada velayet yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Soybağı ve Evlat Edinme Davaları Nasıl Görülür
Soybağı, çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağdır. Bağ, doğum, tanıma veya mahkeme kararıyla kurulur. Babalık davası çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı ise doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Soybağının reddi davasında da süre öngörülmüştür. Koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açar. Her hâlde doğumdan başlayarak beş yıllık süre işler. Evlat edinmede ise küçüğün en az bir yıl bakılmış ve eğitilmiş olması aranır.
Aile Konutu Nasıl Korunur
Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı ve yaşamsal ihtiyaçlarını karşıladığı konuttur. Türk Medeni Kanununun 194 üncü maddesi bu konut için özel bir koruma getirir. Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan konutu devredemez. Kira sözleşmesinin feshi de aynı kurala tabidir.
Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir. Şerh, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı korumayı güçlendirir. Rıza alınmadan yapılan devirlerde tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Konu aile konutu nedeniyle tapu iptal ve tescili yazısında incelenmiştir.
Şiddet Hâlinde Hangi Koruma Tedbirleri Alınır
Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altındaki kişiler için ayrı bir kanun vardır. Bu alanda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uygulanır. Kanun koruyucu ve önleyici tedbirleri düzenler. Koruyucu tedbir kararı mülki amir tarafından da verilebilir. Önleyici tedbir kararı ise hâkim tarafından verilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri de tedbir kararı verebilir ve karar hâkim onayına sunulur. Tedbirler arasında konuttan uzaklaştırma, iletişim kurmama ve yaklaşmama yer alır. Karar ilk verildiğinde süresi en çok altı aydır. Şiddetin sürmesi hâlinde süre yenilenebilir.
Aile Hukuku Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu
Boşanma davasının kendisi arabuluculuğa elverişli değildir. Buna karşılık aile hukuku alanındaki bazı parasal talepler için dava şartı arabuluculuk uygulanır. Bu kapsam 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle genişletilmiştir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri artık arabuluculuğa tabidir. Nafaka alacakları ise kapsam dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle mal rejiminden doğan alacak taleplerinde önce arabulucuya başvurulması gerekebilir. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Sürecin hangi taleplere uygulandığı dilekçe hazırlanmadan önce kontrol edilmelidir. Yargı kararlarına Yargıtay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Yabancı Mahkeme Kararları Türkiye'de Nasıl Geçerli Olur
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden sonuç doğurmaz. Kararın tanınması veya tenfizi gerekir. Usul, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Nüfus kaydının düzeltilmesi de bu karara bağlıdır.
Bazı koşulların birlikte gerçekleşmesi hâlinde idari tescil yolu da kullanılabilir. Bu yol, tarafların birlikte başvurusunu ve kararın kesinleşmiş olmasını gerektirir. Ayrıntı için yurt dışında boşanmanın Türkiye'de tanınması yazısı incelenebilir. Yanlış yol seçimi süre kaybına yol açar.
Aile Hukuku Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir
Görev kuralı kamu düzenindendir ve taraflarca değiştirilemez. Aile hukuku davalarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Yetki bakımından ise boşanma davaları için özel bir hüküm vardır. Kanunun 168 inci maddesine göre eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturulan yer mahkemesi de yetkilidir. Nafaka davalarında ise alacaklının yerleşim yeri mahkemesine başvurulabilir. Yanlış mahkemede açılan dava, yetkisizlik kararıyla sonuçlanır. Bu durumda süreler yeniden değerlendirilir.
Aile Hukuku Davalarında Deliller Nasıl Toplanır
Aile hukuku yargılamasında tanık, belge ve bilirkişi raporu birlikte kullanılır. Tanık beyanı özellikle kusur tespitinde ağırlık taşır. Banka kayıtları, tapu kayıtları ve mesaj çıktıları da sunulabilir. Ancak delilin hukuka uygun yolla elde edilmiş olması aranır.
Eşin bilgisi dışında yapılan ses veya görüntü kaydı tartışmalıdır. Örneğin ortak konutta tesadüfen elde edilen bir kayıt kabul edilebilirken, gizlice yerleştirilen cihazla alınan kayıt reddedilebilir. Bu ayrım her dosyada ayrıca değerlendirilir. Delil listesinin süresinde sunulması da usul bakımından zorunludur.
Aile Hukukunda Süreler Neden Önemlidir
Aile hukuku alanındaki pek çok talep hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Hak düşürücü süre, geçmesiyle hakkın kullanılmasını sona erdiren süredir. Zina, soybağının reddi ve nişanın bozulmasından doğan talepler bu türdendir. Süre geçtiğinde mahkeme işin esasına girmeden karar verir.
Boşanmadan doğan dava hakları için ise ayrı bir kural vardır. Bu haklar, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Dolayısıyla tazminat ve nafaka talepleri zamanında ileri sürülmelidir. Aile hukuku dosyalarında takvim, çoğu zaman esasa ilişkin tartışmadan önce gelir.
Aile Hukuku Konusunda Avukat Desteği
Aile hukuku bakımından izlenecek yol yalnız kanun metniyle belirlenmez. Somut olayın özellikleri, eldeki belgeler ve varsa önceki mahkeme kararları da rol oynar. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme isterseniz Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya avukata soru sorma formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.



