İdari Yargıda Islah - Parasal Miktar Artırma - 2026
İdari Yargıda Islah - Miktar Artırma - 2026
İdari yargıda ıslah, tarafların dava sürecinde yaptıkları hataları düzeltmeleri için başvurdukları bir yöntemdir. Ancak, idari yargıda ıslah, adli yargıya göre daha sınırlı ve kısıtlıdır.
İdari yargıda ıslah, tarafların dava sürecinde yaptıkları hataları düzeltmeleri için başvurdukları bir yöntemdir. Ancak, idari yargıda ıslah, adli yargıya göre daha sınırlı ve kısıtlıdır. İdari yargı, idarenin işlemlerine karşı açılan iptal ve tam yargı davalarını kapsar. İdari yargıda ıslah, tam yargı davalarında belirli koşullar altında ve sınırlı olarak uygulanabilir.
Islah Nedir ?
Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘na göre, davada davanın değerinin, delillerin, konusunun veya türünün bir defaya mahsus ve karşı tarafın rızasına gerek olmadan değiştirilebilmesini ifade eder.
Bu durum, davada tarafların savunmalarını veya iddialarını güncelleyebilmelerine olanak tanır ve davaya ilişkin yeni bir hususun ortaya çıkması durumunda taraflara esneklik sağlar. Islah hakkı, davanın seyrini etkileyen önemli bir unsurdur ve taraflara adil bir dava süreci sunar.
Islah, davanın değerinin, delillerin, konusunun veya türünün bir defaya mahsus ve karşı tarafın rızasına dayanmadan değiştirilmesini ifade eder. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından ön inceleme aşamasına geçilir. Bu aşamada, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili olarak belgeler incelenir ve önemli vakıalar tespit edilir.
Ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasına geçilir. Bu aşamada, tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri iddiaların ve ön inceleme tutanağıyla tespit edilen vakıaların doğruluğu araştırılır. Tahkikat aşamasının sona ermesinin ardından sözlü yargılama ve hüküm aşamaları gelir.
Dilekçeler teatisinden sonra, tarafların iddialarını veya savunmalarını değiştirmesi yasaktır ve dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialarla bağlı kalması beklenir. Ancak, bu kuralın istisnası ıslah kurumudur. Islah hakkı, belirli koşullar altında, taraflara iddialarını veya savunmalarını değiştirme imkânı tanır.
Islah kurumu, davada tarafların adaletin sağlanması için belirli koşullar altında esneklik sağlar. Bu sayede, davanın daha adil bir şekilde sonuçlanması ve tarafların haklarının korunması sağlanır.
Kısmi dava, davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının tamamı yerine belirli bir kısmını dava ettiği durumlarda ortaya çıkar. Bu durumda, davacı sadece belirli bir miktarı dava ederken, geri kalan kısmı dava kapsamı dışında tutar. Kısmi dava sonucunda ortaya çıkan miktar ise “tespite ilişkin bölüm” olarak adlandırılır.
Önceden, bu “tespite ilişkin bölüm” için ikinci bir dava (ek dava) açılması gerekiyordu. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili maddeyi iptal etmesinden sonra, dava değerinin artırılması için ıslah adı altında bir uygulamaya geçilmiştir. Islah dilekçesiyle dava değeri artırılabilir, ancak bu işlem için ıslah harcı ödenmesi gerekmektedir.
Islah Harcı Nedir?
Islah harcı, belirli bir miktarın dosyaya eklenmesiyle artırılan dava değerinin binde 68,31’inin 1/4’ü oranında olup, nispi harç şeklinde dosyaya yatırılması gerekmektedir. Harçların tamamı ödenmeden ilgili işlem yapılmaz. Bu nedenle, dosyaya ıslah harcının yatırılması önemlidir.
Islah, davanın taraflarından her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen değiştirmesine olanak tanır. Bu değişiklikler talep sonucunu değiştirmek, arttırmak, iddianın veya savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi gibi durumları içerebilir. Islah işlemleri, davanın seyrinde zaman kaybına neden olabilir ve yapılan işlemlerin sınırlar içinde değiştirilmesine, düzeltilmesine veya ortadan kaldırılmasına yol açabilir.
Islah harcı ise, davalı taraflardan birisinin yapmış olduğu usul işlemini değiştirmesi sonucunda ödenen harçtır. Kelime anlamı olarak “ıslah”, düzeltme, daha iyi duruma getirme veya iyileştirme anlamına gelir. Hukukumuzda ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Islah harcı, dava ya da talep konusunun miktar veya değeri artarsa ve artan kısım için harç ödenmesi gerekiyorsa, kişinin ödemesi gereken miktarı ifade eder. Islah harcı hesaplama, artan kısmın değerine göre yapılır ve ıslah harcı hesaplama yapıldıktan sonra ödemenin yapılması gereken miktar bu artışa bağlı olarak belirlenir. Bu, davanın seyrindeki değişikliklerin mali yansımalarını ifade eder.
6459 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen düzenleme, tam yargı davalarında tazminat taleplerinin artırılabilmesine yönelik önemli bir yenilik getirmiştir. Bu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını karşılamaya yönelik etkin bir çözüm bulunmadığı gerekçesiyle Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararlarının etkisiyle getirilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle şu şekildedir:
“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödemek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.”
Bu düzenlemenin gerekçesi, AİHM’nin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararlarına dayanmaktadır. AİHM, tazminat davalarında talep edilen miktarın, dava süresince yargılamanın yavaş işlemesi nedeniyle artması gerektiği durumlarda, davacıların bu miktarı artırma hakkına sahip olmamasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğuna hükmetmiştir. Bu nedenle, idari yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminat miktarının artırılabilmesi için idari yargıda ıslah müessesesi getirilmiştir.
Danıştay’ın kararlarında da, idari yargıda ıslah müessesesi yönünden değerlendirmeler yapılmaktadır. Islahın, tam yargı davalarında tazminat miktarının belirlenmesinde önemli bir araç olduğu vurgulanmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendine göre, tam yargı davası dilekçelerinde uyuşmazlık konusu miktarın belirtilmesi zorunludur. Ancak, 6459 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, bu miktarın dava süresince bir defaya mahsus olmak üzere artırılmasına olanak tanımaktadır.
İdari yargıda ıslah yoluyla artırılan tazminat miktarı, dava dilekçesinin başından itibaren geçerli sayılır ve nihai karar verilene kadar bu artırılmış miktar üzerinden yargılama devam eder. Bu durum, davacının adil yargılanma hakkının korunmasına ve gerçek zararının tazmin edilmesine katkıda bulunur.
İdari Yargıda Manevi Zarar Bakımından Islah
İdari yargıda ıslah müessesesi, 11.04.2013 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile önemli bir yenilik getirmiştir. Bu tarihe kadar, davacılar dava dilekçelerinde talep ettikleri tazminat miktarı ile bağlı kalmak zorundaydılar. Ancak 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, tam yargı davalarında tazminat miktarının nihai karar verilinceye kadar artırılabilmesine olanak tanımıştır. Bu değişiklik, hem maddi hem de manevi tazminat talepleri için geçerlidir.
2013 yılına kadar idari yargıda, davacılar dava dilekçelerinde belirttikleri tazminat miktarı ile bağlı kalmak zorundaydılar. Bu durum, yargılama süreci boyunca ortaya çıkan yeni deliller veya zararın artması gibi durumlarda dahi tazminat miktarının değiştirilememesi anlamına geliyordu. Bu da adil yargılanma hakkı açısından sorunlara yol açıyordu.
Böylece, adil yargılanma hakkının korunması ve gerçek zararın tazmin edilmesi amaçlanmaktadır. Bu değişiklik, idari yargıdaki ıslah müessesesinin etkin ve adil bir şekilde uygulanmasını sağlamaktadır.
İdari Yargıda Manevi Tazminat Bakımından Islah
Tam yargı davalarında manevi tazminat taleplerinin artırılabilmesi konusu, özellikle 2013 yılındaki mevzuat değişiklikleri sonrasında idari yargıda ıslah önemli bir hukuki mesele haline gelmiştir. Bu kapsamda, davacı tarafın tam yargı davasında dava dilekçesinde manevi tazminatı talep etmemesi halinde, sonradan ıslah yoluyla manevi tazminat talep edip edemeyeceği konusu ayrıntılı olarak incelenmelidir.
2013 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile tam yargı davalarında, dava süresi boyunca tazminat miktarının artırılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, hem maddi hem de manevi tazminat taleplerini kapsamaktadır. Manevi tazminat taleplerinin dava devam ederken artırılabileceği, idari yargıda adil yargılanma hakkının korunması amacıyla getirilmiştir.
Tam yargı davalarında, dava dilekçesinde belirtilmemiş olan manevi tazminat taleplerinin ıslah yoluyla eklenmesi mümkündür. Bu durum, idari yargının esnek ve adil yargılama ilkesine uygun bir şekilde, zarar görenlerin gerçek zararlarını tazmin etmeyi amaçlayan bir uygulamadır. Ancak, bu süreçte mahkemelerin dikkatli bir değerlendirme yapması ve ıslah talebinin kötüye kullanılmaması esastır. Davacı tarafın, manevi tazminat talebinin gerçek ve somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir.
İdari Yargıda Islah Süresi Nedir?
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında idari yargıda ıslah, önemli bir hukuki düzenleme ile esnek hale getirilmiştir. Bu düzenlemeler, davacıların zararlarını tam olarak tazmin etmelerini ve adil yargılanma hakkını koruma amacı taşır.
İYUK’ un 16. maddesi, idari yargıda ıslah ile ilgili önemli hükümler içerir. 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler, bu alandaki esnekliği artırmıştır. Maddenin ilgili düzenlemesi şu şekildedir:
“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödemek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.”
Bu düzenleme, tam yargı davalarında davacının, nihai karar verilinceye kadar istediği aşamada idari yargıda ıslaha başvurabilmesine olanak tanır. Önemli noktalar şunlardır:
Kararın Kesinleşmesine Kadar Her Aşamada: İdari yargıda ıslah, kararın kesinleşmesine kadar her aşamada yapılabilir. Bu, ilk derece mahkemesinde karar verilmiş olsa dahi, kanun yolu (itiraz, temyiz) aşamasında da idari yargıda ıslahın mümkün olduğu anlamına gelir.
Süre ve Usul Kuralları Gözetilmez: İdari yargıda ıslah için süre veya diğer usul kuralları gözetilmez. Bu, idari yargıda ıslaha karşı zamanaşımı itirazının da dinlenmeyeceği anlamına gelir. Yani, idari yargıda ıslah yapılabileceği süreler konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur.
Harcın Ödenmesi: İdari yargıda ıslah için gereken harcın ödenmesi şarttır.
Karşı Tarafa Tebliğ: İdari yargıda ıslaha ilişkin dilekçe, otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilmelidir.
İdari Yargıda Kanun Yolu Aşamasında Islah
İYUK’un bu düzenlemesi, kanun yolu aşamasında da idari yargıda ıslah mümkün olabileceğini belirtir. Bu, dosya ilk derece mahkemesinde karara bağlanmış olsa bile, temyiz veya itiraz aşamasında davacının idari yargıda ıslah yapabileceği anlamına gelir.
İdari Yargıda Islah Zamanaşımı İtirazı
Kanunda, idari yargıda ıslahda süre kurallarının gözetilmeyeceği belirtildiğinden, idari yargıda ıslaha karşı zamanaşımı itirazı da geçerli olmaz. Bu, davacının idari yargıda ıslaha başvurması durumunda, zamanaşımı nedeniyle bu talebin reddedilemeyeceği anlamına gelir.
İdari yargıda ıslah davalarında tazminat talebinin artırılması, kararın kesinleşmesine kadar her aşamada mümkündür. Bu düzenleme, davacının zararını tam ve adil bir şekilde tazmin edebilmesi için getirilmiş olup, zamanaşımı itirazının dinlenmemesi, süre ve usul kurallarının gözetilmemesi gibi esneklikler sağlar. Bu durum, adil yargılanma hakkının korunması ve davacının gerçek zararının tazmin edilmesi açısından büyük önem taşır.
İdari Yargıda Islah İle İlgili Mahkeme Kararları
Danıştay 6. Daire Başkanlığının 29.06.2020 T. 2022/2759 E., 2022/7597 K.
“YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın imar planında “açık spor tesisi alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne değin kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 2.200.000,00-TL (ıslah sonrası 2.434.319,33-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurusu sonucunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile istinaf başvuruların kabulüne, fiili el atma söz konusu olduğu, bakılan davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğundan İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere …davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacılar vekili tarafından sunulan 15/10/2021 havale tarihli feragat dilekçesi nedeniyle; istinaf konusu … İdare Mahkemesi’nce verilen … günlü, E:… , K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf isteminden feragat edildiği için istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından verilen dilekçede açıkça davadan feragat edildiği belirtilmesine rağmen İdari Dava Dairesince bunun hatalı değerlendirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın imar planında “açık spor tesisi alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne değin kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 2.200.000,00-TL (ıslah sonrası 2.434.319,33-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacılar vekili tarafından … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine sunulmak üzere … İdare Mahkemesi Başkanlığına UYAP ortamında gönderilen elektronik imzalı 15/10/2021 tarihli dilekçede, dava konusu taşınmaz için müvekkiller açısından adli yargıda dava açılacağından iş bu kere “davadan feragat edildiği”nin açıkça belirtilmiş olduğu, buna göre, İdari Dava Dairesince davadan feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, söz konusu dilekçenin istinaf isteminden feragat olarak değerlendirilmek suretiyle, feragat nedeniyle istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
Davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.”
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 29.06.2022 T. 2022/4305 E., 2022/7598 K.
“YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, davanın kabulüne, 26.000,00 TL’nin dava açma tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren 651.688,00 TL’nin ıslah tarihi olan 14/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 677.688,00 TL’nin davalı idarelerce davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: …belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerine husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığı, taşınmazda kısıtlılığın söz konusu olmadığı, İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve MERNİS kayıtlarının incelenmesinden; Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle davacı vekilince görülmekte olan davanın açıldığı, davanın devamı sırasında davacının 09/04/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması yönünde yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.”
İsim değiştime davası ile isim değişikliği yapılabilmektedir. İsim değişikliği davası ise isim değiştirmek isteyen bir kişinin isim değişikliği talebiyle mahkemeye başvurduğu davadır. Bu davanın kabul görebilmesi için davanın haklı bir sebebe dayanılarak açılması gerekmektedir. İSİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR? İsim değişikliği davası, kişilerin yasal isimlerini değiştirmek için açtıkları bir dava türüdür. Hukukumuzda kişilere isim değişikliği davası açma…