İdari yargıda ıslah, tarafların dava sürecinde yaptıkları hataları düzeltmeleri için başvurdukları bir yöntemdir. Ancak, idari yargıda ıslah, adli yargıya göre daha sınırlı ve kısıtlıdır.
İdari yargıda ıslah, tam yargı davasında davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarı bir defaya mahsus artırabilmesini ifade eder. Bu nedenle idari yargıda ıslah, adli yargıya göre daha sınırlı ve kısıtlıdır. İdari dava türleri; iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden doğan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden doğan davalardır. İdari yargıda ıslah, tam yargı davalarında belirli koşullar altında ve sınırlı olarak uygulanabilir.
Kısa cevap: İdari yargıda HMK’daki gibi genel bir ıslah kurumu yoktur. Davacı, yalnız tam yargı davasında dilekçedeki miktarı bir defaya mahsus artırabilir. İYUK md. 16/4’e göre artırım, harcı ödenerek nihai karar verilinceye kadar yapılır. Danıştay bu sınırı kural olarak ilk derece kararı sayar. Hazırlık çalışmalarına göre, bozma üzerine dosya ilk derece mahkemesine dönerse, kullanılmamış artırım hakkı onun yeni kararından önce de kullanılabilir.
Islah Nedir?
Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, davada davanın değerinin, delillerin, konusunun veya türünün bir defaya mahsus ve karşı tarafın rızasına gerek olmadan değiştirilebilmesini ifade eder.
Bu durum, davada tarafların savunmalarını veya iddialarını güncelleyebilmelerine olanak tanır ve davaya ilişkin yeni bir hususun ortaya çıkması durumunda taraflara esneklik sağlar. Islah hakkı, davanın seyrini etkileyen önemli bir unsurdur ve taraflara adil bir dava süreci sunar.
“(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.”
Islah, davanın değerinin, delillerin, konusunun veya türünün bir defaya mahsus ve karşı tarafın rızasına dayanmadan değiştirilmesini ifade eder. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından ön inceleme aşamasına geçilir. Bu aşamada, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili olarak belgeler incelenir ve önemli vakıalar tespit edilir.
Ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasına geçilir. Bu aşamada, tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri iddiaların ve ön inceleme tutanağıyla tespit edilen vakıaların doğruluğu araştırılır. Tahkikat aşamasının sona ermesinin ardından sözlü yargılama ve hüküm aşamaları gelir.
Sık Sorulan Sorular
Tam yargı davasında miktar artırımı kaç kez yapılabilir?
İYUK madde 16/4, artırıma yalnız bir kez izin verir. Bu hak kullanıldıktan sonra aynı davada ikinci bir artırım dilekçesi verilemez. Bu yüzden artırılacak tutarın dikkatle hesaplanması önem taşır.
Evet, kanun artırımı harcın ödenmesi şartına bağlar. Harç, artırılan kısmın değeri üzerinden hesaplanır. Harç ödenip tamamlanmadıkça artırılan kısım yönünden sonraki işlemler yapılmaz. Adli yardımdan yararlanan davacı ise bu harcı peşin ödemekten geçici olarak muaftır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dilekçeler teatisinden sonra, tarafların iddialarını veya savunmalarını değiştirmesi yasaktır ve dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialarla bağlı kalması beklenir. Ancak, bu kuralın başlıca istisnaları ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir. Islah hakkı, belirli koşullar altında, taraflara iddialarını veya savunmalarını değiştirme imkânı tanır.
Islah kurumu, davada tarafların adaletin sağlanması için belirli koşullar altında esneklik sağlar. Bu sayede, davanın daha adil bir şekilde sonuçlanması ve tarafların haklarının korunması sağlanır.
Kısmi dava, davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının tamamı yerine belirli bir kısmını dava ettiği durumlarda ortaya çıkar. Bu durumda, davacı sadece belirli bir miktarı dava ederken, geri kalan kısmı dava kapsamı dışında tutar. Kısmi dava açılması, kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe o kısımdan feragat anlamına gelmez.
Kalan kısım için ayrı bir dava (ek dava) açılabilir. Talep aynı davada ıslahla da artırılabilir. 31.07.2026’dan beri HMK md. 109/4, hukuk davalarında ıslaha gerek bırakmayan bir artırım yolu daha tanır. Islah ve 109/4 yolunda artan kısım üzerinden harç ödenir. İdari yargıda ise miktar artırımı yalnız İYUK md. 16/4’e tabidir; kalan kısım için ayrı dava ancak İYUK md. 7, 12 ve 13’teki süreler içinde açılabilir.
Islaha gerek bırakmayan HMK md. 109/4 yolu, 7589 sayılı Kanun’la eklenmiş ve şöyle düzenlenmiştir:
“Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”
Islah Harcı Nedir?
Islah harcı, belirli bir miktarın dosyaya eklenmesiyle artırılan dava değerinin binde 68,31’inin kural olarak 1/4’ü (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında 1/20’si) oranında olup, nispi harç şeklinde dosyaya yatırılması gerekmektedir. Harçların tamamı ödenmeden ilgili işlem yapılmaz. Bu nedenle, dosyaya ıslah harcının yatırılması önemlidir.
Islah, davanın taraflarından her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen değiştirmesine olanak tanır. Bu değişiklikler talep sonucunu değiştirmek, arttırmak, iddianın veya savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi gibi durumları içerebilir. Islah işlemleri, davanın seyrinde zaman kaybına neden olabilir ve yapılan işlemlerin sınırlar içinde değiştirilmesine, düzeltilmesine veya ortadan kaldırılmasına yol açabilir.
Islah harcı ise, dava değerini ıslahla artıran tarafın, artan kısım üzerinden ödediği nispi harçtır. Kelime anlamı olarak “ıslah”, düzeltme, daha iyi duruma getirme veya iyileştirme anlamına gelir. Hukukumuzda ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Islah harcı, dava ya da talep konusunun miktar veya değeri artarsa ve artan kısım için harç ödenmesi gerekiyorsa, kişinin ödemesi gereken miktarı ifade eder. Islah harcı hesaplama, artan kısmın değerine göre yapılır ve ıslah harcı hesaplama yapıldıktan sonra ödemenin yapılması gereken miktar bu artışa bağlı olarak belirlenir. Bu, davanın seyrindeki değişikliklerin mali yansımalarını ifade eder.
İdari yargıda ıslah, tam yargı davasında dava dilekçesinde belirtilen miktarın bir kez artırılmasıdır. HMK’daki ıslahtan farklı olarak dava sebebini ya da talebin türünü değiştirmeye imkân vermez. 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen düzenleme, tam yargı davalarında tazminat taleplerinin artırılabilmesine yönelik önemli bir yenilik getirmiştir. Bu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını karşılamaya yönelik etkin bir çözüm bulunmadığı gerekçesiyle Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararlarının etkisiyle getirilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle şu şekildedir:
“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.”
Bu düzenlemenin gerekçesi, AİHM’nin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararlarına dayanmaktadır. Kanun gerekçesine göre, talep edilen tazminatın daha yüksek olduğu dava devam ederken anlaşıldığında davacıya miktarı artırma hakkı verilmemesi, adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, idari yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminat miktarının artırılabilmesi için idari yargıda ıslah müessesesi getirilmiştir.
Danıştay’ın kararlarında da, idari yargıda ıslah müessesesi yönünden değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu kararlarda, İYUK md. 31’in HMK’ya atıf yaptığı konular arasında ıslahın yer almadığı vurgulanmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendine göre, tam yargı davası dilekçelerinde uyuşmazlık konusu miktarın belirtilmesi zorunludur. Ancak, 6459 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, bu miktarın nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere artırılmasına olanak tanımaktadır.
“Dilekçelerde; … d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, … Gösterilir.”
İdari yargıda ıslah yoluyla yapılan miktar artırımı yeni bir dava sayılmaz; nihai karar verilene kadar yargılama artırılmış miktar üzerinden devam eder. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 24.10.2024 tarihli ve E. 2021/5, K. 2024/2 sayılı kararıyla (RG 16.04.2025, S. 32872) içtihadı birleştirmiştir. Buna göre artırılan miktara da dava dilekçesindeki miktarla aynı tarihten faiz işletilir. Bu durum, davacının adil yargılanma hakkının korunmasına ve gerçek zararının tazmin edilmesine katkıda bulunur.
Adli yargıdaki ıslah ile idari yargıdaki miktar artırımı şu noktalarda ayrılır:
Konu
Adli yargı (HMK)
İdari yargı (İYUK md. 16/4)
Dava türü
Hukuk davaları
Tam yargı davaları (iptalle birlikte açılanlar dâhil)
Kapsam
Usul işlemlerinin kısmen veya tamamen ıslahı
Yalnız dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılması
Kullanım sayısı
Aynı davada bir kez
Bir defaya mahsus
Zaman sınırı
Kural olarak tahkikatın sona ermesine kadar
Nihai karar verilinceye kadar (kural olarak ilk derece kararına kadar; dosya bozmadan sonra ilk derece mahkemesine dönerse onun yeni kararına kadar)
Karşı tarafa bildirim
Karşı taraf duruşmada yoksa ya da ıslah duruşma dışında yapılmışsa haber vermek için bildirilir
Artırım dilekçesi otuz gün içinde cevap verilmek üzere tebliğ edilir
Harç
Değer artırılırsa artan kısım üzerinden harç
Artırılan kısım için harcın ödenmesi şart
İdari Yargıda Manevi Zarar Bakımından Islah
İdari yargıda ıslah müessesesi, 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile önemli bir yenilik getirmiştir. Kanunun yürürlüğe girdiği 30.04.2013’e kadar, dava açma süresi geçtikten sonra davacılar dava dilekçelerinde talep ettikleri tazminat miktarı ile bağlı kalmak zorundaydılar. Ancak 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, tam yargı davalarında tazminat miktarının nihai karar verilinceye kadar artırılabilmesine olanak tanımıştır. Bu değişiklik, hem maddi hem de manevi tazminat talepleri için geçerlidir.
2013 yılına kadar idari yargıda, dava açma süresi geçtikten sonra davacılar dava dilekçelerinde belirttikleri tazminat miktarı ile bağlı kalmak zorundaydılar. Bu durum, yargılama süreci boyunca ortaya çıkan yeni deliller veya zararın artması gibi durumlarda dahi tazminat miktarının değiştirilememesi anlamına geliyordu. Bu da adil yargılanma hakkı açısından sorunlara yol açıyordu.
Böylece, adil yargılanma hakkının korunması ve gerçek zararın tazmin edilmesi amaçlanmaktadır. Bu değişiklik, idari yargıdaki ıslah müessesesinin etkin ve adil bir şekilde uygulanmasını sağlamaktadır.
İdari Yargıda Manevi Tazminat Bakımından Islah
Tam yargı davalarında manevi tazminat taleplerinin artırılabilmesi konusu, özellikle 2013 yılındaki mevzuat değişiklikleri sonrasında idari yargıda ıslah önemli bir hukuki mesele haline gelmiştir. Bu kapsamda, davacı tarafın tam yargı davasında dava dilekçesinde manevi tazminatı talep etmemesi halinde, sonradan ıslah yoluyla manevi tazminat talep edip edemeyeceği konusu ayrıntılı olarak incelenmelidir.
2013 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile tam yargı davalarında, nihai karar verilinceye kadar tazminat miktarının artırılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, hem maddi hem de manevi tazminat taleplerini kapsamaktadır. Manevi tazminat taleplerinin dava devam ederken artırılabileceği, idari yargıda adil yargılanma hakkının korunması amacıyla getirilmiştir.
Buna karşılık dava dilekçesinde hiç istenmemiş manevi tazminat, miktar artırımı yoluyla sonradan eklenemez. İYUK md. 16/4 yalnız dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılmasına izin verir. Yeni bir tazminat talebi, dava açma süresi içinde ayrı bir davayla ileri sürülmelidir; idari eylemden doğan zararlarda önce süresi içinde idareye başvurulması gerekir. Dilekçede istenen manevi tazminatın artırılmasında da mahkemelerin dikkatli bir değerlendirme yapması ve ıslah talebinin kötüye kullanılmaması esastır. Davacı tarafın, manevi tazminat talebinin gerçek ve somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir.
İdari Yargıda Islah Süresi Nedir?
İYUK md. 16/4, miktar artırımı için ayrı bir süre öngörmez; artırım nihai karar verilinceye kadar yapılabilir. Danıştay bu sınırı kural olarak ilk derece kararı sayar; hazırlık çalışmalarına göre bozmadan sonra ilk derece mahkemesine dönen dosyada yeni karara kadar da artırım yapılabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında idari yargıda ıslah, önemli bir hukuki düzenleme ile esnek hale getirilmiştir. Bu düzenlemeler, davacıların zararlarını tam olarak tazmin etmelerini ve adil yargılanma hakkını koruma amacı taşır.
İYUK’un 16. maddesi, idari yargıda ıslah ile ilgili önemli hükümler içerir. 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler, bu alandaki esnekliği artırmıştır. Maddenin ilgili düzenlemesi şu şekildedir:
“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.”
Bu düzenleme, tam yargı davalarında davacının, nihai karar verilinceye kadar istediği aşamada idari yargıda ıslaha başvurabilmesine olanak tanır. Önemli noktalar şunlardır:
Nihai Karar Verilinceye Kadar: İdari yargıda ıslah, nihai karar verilinceye kadar yapılabilir. Kanun yolu aşamasında idari yargıda ıslahın mümkün olup olmadığı aşağıda ayrıca ele alınmıştır.
Süre ve Usul Kuralları Gözetilmez: İdari yargıda ıslah için süre veya diğer usul kuralları gözetilmez. Bu, idari yargıda ıslaha karşı zamanaşımı itirazının da dinlenmeyeceği anlamına gelir. Yani, idari yargıda ıslah için tek zaman sınırı, nihai kararın verilmesidir.
Harcın Ödenmesi: İdari yargıda ıslah için gereken harcın ödenmesi şarttır.
Karşı Tarafa Tebliğ: İdari yargıda ıslaha ilişkin dilekçe, otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilmelidir.
İdari Yargıda Kanun Yolu Aşamasında Islah
Kanun, geçiş dönemi dışında, istinaf veya temyiz sırasında idari yargıda ıslah yapılıp yapılamayacağını açıkça düzenlemez. Danıştay’ın ağır basan uygulaması, artırımın ilk derece mahkemesi karar verinceye kadar yapılabileceği yönündedir. Karar bozulup dosya ilk derece mahkemesine dönerse, henüz kullanılmamış artırım hakkı yeniden verilecek karardan önce kullanılabilir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 2021/5 esas sayılı kararında aktarılan TBMM Adalet Komisyonu Raporu, nihai karar kaydının bozmadan sonraki hüküm aşamasını da kapsadığını belirtir. Ancak Anayasa Mahkemesi bir davada, gerçek miktarı gösteren ara karar cevabının davacıya tebliğ edilmediğini tespit etmiştir. Bu yüzden ilk derecede miktarı artıramayan davacının temyizdeki artırım talebinin reddini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. Bu nedenle kanun yolunda idari yargıda ıslah talebinin reddi, somut olayın koşullarına göre hak ihlali oluşturabilir.
Kanun yolu aşamasını anan İYUK geçici madde 7/1, 6459 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinde görülmekte olan davalar için şu geçiş kuralını koyar:
“Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.”
İdari Yargıda Islah Zamanaşımı İtirazı
04.04.2013 tarihli TBMM Adalet Komisyonu Raporu’na göre süre aşımı miktar artırımını etkilemez ve artırım için idareye başvuru şartı aranmaz. Olay tarihinden itibaren on yıl geçse dahi talep artırılabilir; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu 2021/5 esas sayılı kararında bu rapora yer vermiştir. Kanunda, idari yargıda ıslahta süre kurallarının gözetilmeyeceği belirtildiğinden, idari yargıda ıslaha karşı zamanaşımı itirazı da geçerli olmaz. Bu, davacının idari yargıda ıslaha başvurması durumunda, zamanaşımı nedeniyle bu talebin reddedilemeyeceği anlamına gelir.
İdari yargıda ıslah yoluyla tazminat talebinin artırılması, nihai karar verilinceye kadar mümkündür. Danıştay uygulamasında bu sınır kural olarak ilk derece kararıdır. Kanunun hazırlık çalışmalarına göre, dosya bozmadan sonra ilk derece mahkemesine dönerse, o mahkemenin yeni kararından önce de artırım yapılabilir. Bu düzenleme, davacının zararını tam ve adil bir şekilde tazmin edebilmesi için getirilmiş olup, zamanaşımı itirazının dinlenmemesi, süre ve usul kurallarının gözetilmemesi gibi esneklikler sağlar. Bu durum, adil yargılanma hakkının korunması ve davacının gerçek zararının tazmin edilmesi açısından büyük önem taşır.
İdari Yargıda Islah ile İlgili Mahkeme Kararları
Bu bölümdeki iki Danıştay kararı, davadan feragat ve davacının ölümü sorunlarını çözer; ıslah bunlarda yalnız artırılmış dava değeri olarak geçer. İki kararda da temyiz eden, davalı belediyedir. İkinci karardaki ilk derece kararı ise artırılan kısmın faizini ıslah tarihinden başlatır; bu yaklaşım 2024 tarihli içtihadı birleştirme kararıyla terk edilmiştir. Danıştay Karar Bülteni o kararı şöyle özetler:
“Tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği hakkında.”
Danıştay 6. Daire Başkanlığının 29.06.2022 T. 2022/2759 E., 2022/7597 K.
“YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın imar planında “açık spor tesisi alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne değin kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 2.200.000,00-TL (ıslah sonrası 2.434.319,33-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurusu sonucunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile istinaf başvuruların kabulüne, fiili el atma söz konusu olduğu, bakılan davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğundan İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere …davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacılar vekili tarafından sunulan 15/10/2021 havale tarihli feragat dilekçesi nedeniyle; istinaf konusu … İdare Mahkemesi’nce verilen … günlü, E:… , K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf isteminden feragat edildiği için istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından verilen dilekçede açıkça davadan feragat edildiği belirtilmesine rağmen İdari Dava Dairesince bunun hatalı değerlendirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın imar planında “açık spor tesisi alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne değin kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 2.200.000,00-TL (ıslah sonrası 2.434.319,33-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacılar vekili tarafından … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine sunulmak üzere … İdare Mahkemesi Başkanlığına UYAP ortamında gönderilen elektronik imzalı 15/10/2021 tarihli dilekçede, dava konusu taşınmaz için müvekkiller açısından adli yargıda dava açılacağından iş bu kere “davadan feragat edildiği”nin açıkça belirtilmiş olduğu, buna göre, İdari Dava Dairesince davadan feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, söz konusu dilekçenin istinaf isteminden feragat olarak değerlendirilmek suretiyle, feragat nedeniyle istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
Davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.”
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 29.06.2022 T. 2022/4305 E., 2022/7598 K.
“YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, davanın kabulüne, 26.000,00 TL’nin dava açma tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren 651.688,00 TL’nin ıslah tarihi olan 14/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 677.688,00 TL’nin davalı idarelerce davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: …belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerine husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığı, taşınmazda kısıtlılığın söz konusu olmadığı, İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve MERNİS kayıtlarının incelenmesinden; Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ”Resmi Kurum Alanı” olarak ayrıldığı ve bugüne kadar kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 26.000,00-TL ( ıslah sonucu 677.688,00-TL) maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle davacı vekilince görülmekte olan davanın açıldığı, davanın devamı sırasında davacının 09/04/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması yönünde yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.”
Dava dilekçesinde istenmeyen manevi tazminat sonradan artırımla istenebilir mi?
Hayır, İYUK madde 16/4 yalnız dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılmasına izin verir. Dilekçede hiç yer almayan manevi tazminat bu yolla eklenemez. Böyle bir talep için dava açma süresi içinde ayrı dava açılması gerekir. İdari eylemden doğan zararda bu davadan önce süresi içinde idareye başvurulmalıdır.
İptal davalarında miktar artırımı yapılabilir mi?
Salt iptal davasında hayır, çünkü İYUK madde 16/4 bu imkânı tam yargı davalarına tanır. İptal ve tam yargı istemleri birlikte açılmışsa tazminat miktarı artırılabilir. Birlikte dava açma imkânı İYUK madde 12’de düzenlenir.
Artırılan tazminat miktarına hangi tarihten faiz işletilir?
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 24.10.2024 tarihli ve 2021/5 esas, 2024/2 karar sayılı kararıyla içtihat aykırılığını giderdi. Dava dilekçesindeki miktara hangi tarihten faiz işletiliyorsa, artırılan miktara da aynı tarihten faiz işletilir. Karar, 16.04.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
İstinaf veya temyiz aşamasında tazminat miktarı artırılabilir mi?
Kanun, 2013’teki geçiş hükmü dışında, bu aşamalar için açık bir kural koymaz. Danıştay kural olarak artırımın ilk derece mahkemesi karar verinceye kadar yapılması gerektiğini kabul eder. Kanunun hazırlık çalışmalarına göre, kararın bozulmasıyla dosya ilk derece mahkemesine dönerse, kullanılmamış artırım hakkı yeni karardan önce kullanılabilir. Anayasa Mahkemesi, ara karar cevabı tebliğ edilmediği için gerçek miktarı öğrenemeyen davacının temyizdeki artırım talebinin reddini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır.
Adli yargıdaki ıslah ile idari yargıdaki miktar artırımı nasıl ayrılır?
HMK’da ıslah, usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmeye imkân verir ve kural olarak tahkikat sona erene kadar yapılır. İYUK’ta ise yalnız dava dilekçesindeki miktar artırılabilir. Bu artırım nihai karar verilinceye kadar mümkündür ve Danıştay bu sınırı kural olarak ilk derece kararı sayar. Kanunun hazırlık çalışmalarına göre, karar bozulup dosya ilk derece mahkemesine dönerse, henüz kullanılmamış artırım hakkı o mahkemenin yeni kararından önce de kullanılabilir.
İdare Hukuku
Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu Kararı İptal Davası
Senato ve üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi, itiraz yolu ve yürütmenin durdurulması şartları.