Kendi Teslim Olan Sanık Hakkında CYOK Kararı Nasıl Verilir
Kendi Teslim Olan Sanık Hakkında CYOK Kararı
Gönüllü olarak teslim olan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. Etkin pişmanlığın şartları, denetimli serbestlik ve kanun yolu.
Kendi teslim olan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. Bu karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanır. Dayanağın koşullarını ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi belirler. Aşağıda kararın şartları, sonuçları ve somut bir dosya örneği ele alınmaktadır.
CYOK Kararı Hangi Hâllerde Verilir
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı bir hükümdür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin birinci fıkrası hüküm türlerini sayar. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi ve düşme kararları bu listede yer alır.
Bu karar iki ayrı fıkraya dayanabilir. Üçüncü fıkra kusurluluğu ortadan kaldıran hâlleri düzenler. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, cebir veya tehdit etkisi bu kapsamdadır.
Dördüncü fıkra ise farklıdır. Burada fiil suç olma özelliğini sürdürür. Buna rağmen faile ceza verilmez. Sebepler etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık hâli, karşılıklı hakaret ve haksızlık içeriğinin azlığıdır.
İki fıkra arasındaki fark sonuçlara yansır. Kusurluluğun bulunmadığı hâllerde güvenlik tedbiri gündeme gelebilir. Etkin pişmanlıkta ise denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Kendi teslim olan sanık bakımından uygulanan sebep etkin pişmanlıktır. Bu nedenle karar dördüncü fıkranın (a) bendine dayanır. Beraat kararından farkı da buradadır.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı ile Farkı Nedir
İki karar sıkça karıştırılır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar soruşturma evresinde verilir. Kararı Cumhuriyet savcısı verir ve dava açılmaz.
Kanun'un 172. maddesi bu kararın şartını gösterir. Kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi bu şartlardan biridir. Kovuşturma olanağının bulunmaması da aynı sonuca yol açar.
Kanun'un 171. maddesinin birinci fıkrası ayrı bir imkân tanır. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşullar varsa savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Şahsî cezasızlık sebebi de aynı sonucu doğurabilir.
Sık Sorulan Sorular
CYOK kararı beraat kararı ile aynı mıdır?
Aynı değildir. Beraat kararında fiilin sanık tarafından işlendiği sabit görülmez. Ceza verilmesine yer olmadığı kararında ise fiil suç olma özelliğini sürdürür, ancak etkin pişmanlık gibi bir sebeple ceza verilmez.
Gönüllü teslim olmak tek başına yeterli midir?
Yeterli değildir. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrası, teslim olmanın yanında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verilmesini de arar. Bilginin yakalandıktan sonra verilmesi hâlinde cezada indirim uygulanır.
Etkin pişmanlık uygulanan kişi hakkında hangi tedbir verilir?
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise kovuşturma evresine aittir. Dava açılmıştır ve mahkeme yargılamayı tamamlar. Sonuçta ceza verilmez fakat bir hüküm kurulur.
Kavram karışıklığı kısaltmalardan da kaynaklanır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar için KYOK kısaltması kullanılır. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise uygulamada CYOK olarak anılır. İki kısaltma birbirine yakın olduğu için dilekçelerde tam ifade tercih edilir.
Kanun yolu bakımından da iki karar ayrılır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilir. Kanun'un 173. maddesine göre suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurur. Mahkeme hükmüne karşı ise istinaf yoluna gidilir.
İtiraz üzerine sulh ceza hâkimliği inceleme yapar. Soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir. Yeterli neden görmezse istemi gerekçeli olarak reddeder.
Etkin Pişmanlık Hükümleri Nasıl Uygulanır
Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinde düzenlenmiştir. Madde altı fıkradan oluşur ve farklı durumları ayrı ayrı ele alır.
Birinci fıkra kurucu ve yöneticilere ilişkindir. Soruşturmaya başlanmadan ve amaç suç işlenmeden önce örgütü dağıtanlar hakkında cezaya hükmolunmaz.
İkinci fıkra örgüt üyesini konu alır. Üye, herhangi bir suçun işlenişine katılmadan gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirirse ceza verilmez. Üçüncü fıkra yakalanan üyenin pişmanlık göstermesi hâlini düzenler.
Dördüncü fıkra gönüllü teslim olmayı esas alır. Kişi gönüllü olarak teslim olur ve örgütün yapısı ile faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verirse cezaya hükmolunmaz. Bilgiyi yakalandıktan sonra vermesi hâlinde ise cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
Fıkralar arasındaki fark sonucu belirler. Bazı fıkralar cezasızlık sağlar. Bir fıkra ise yalnızca indirim öngörür. Bu nedenle dosyada hangi fıkranın koşullarının bulunduğu ayrı ayrı incelenir.
Bu hüküm doğrudan silahlı örgüt suçu için yazılmamıştır. Uygulanması bir atıf hükmü ile sağlanır. Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesi, örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümlerin bu suç açısından aynen uygulanacağını söyler.
Atıf hükmünün fıkra numarası 2024 yılında değişti. Maddeye 7499 sayılı Kanun'la yeni bir üçüncü fıkra eklendi. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 5 Kasım 2024 tarihli ve E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla iptal etti. Atıf hükmü bugün maddenin dördüncü fıkrasındadır.
Gönüllü Teslim Olma Ne Zaman Etkin Pişmanlık Sayılır
Gönüllülük ilk şarttır. Kişinin yakalanmadan önce kendiliğinden başvurması aranır. Yakalama sonrası verilen bilgi indirim sebebi olur, cezasızlık sebebi olmaz.
İkinci şart bilgi vermedir. Verilen bilgi örgütün yapısına ve faaliyetlerine ilişkin olmalıdır. Genel nitelikte beyan bu şartı karşılamaz.
Üçüncü şart suça katılmamadır. İkinci ve üçüncü fıkralarda bu şart açıkça yazılıdır. Kendi teslim olan sanık bakımından bu üç unsur birlikte değerlendirilir.
Uygulamada teslim olma anının belgelenmesi önem taşır. Kolluğa başvuru tutanağı, ifade tarihi ve saati kayda geçirilir. Yakalama kararının varlığı ve tarihi de ayrıca kontrol edilir.
Talep dosyaya yazılı olarak da konulur. Savunmada hangi fıkraya dayanıldığı açıkça belirtilir. Dördüncü fıkra ile ikinci fıkra farklı şartlara bağlıdır.
Beyanların tutarlılığı da değerlendirilir. Kolluk, savcılık ve mahkeme aşamalarındaki anlatımlar karşılaştırılır. Çelişki bulunması hükmü etkileyebilir.
Bilginin doğrulanabilirliği ayrı bir ölçüttür. Verilen bilgilerin dosyadaki diğer verilerle örtüşmesi beklenir. Doğrulanamayan beyan tek başına yeterli sayılmaz.
Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi Dosyasında Verilen Karar
Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/189 esas sayılı dosyasında bu hükümler uygulandı. Karar ikinci celsede, 4 Mart 2022 tarihinde verildi.
Dosyada sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştı. İddianame, Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrası ile 53, 58 ve 63. maddelerine dayanıyordu. Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi de cezanın artırılması bakımından gösterilmişti.
İsnat iki temele dayanıyordu. İlki üzerine kayıtlı iki hattın ankesörlü ve sabit telefonlardan çok kez aranmasıydı. Aramaların bir bölümü, aynı dönemde polis meslek yüksekokulunda okuyan kişilerle ardışık biçimde yapılmıştı.
İkinci temel sanığın kolluk aşamasındaki beyanıydı. Sanık, yapıya ait olduğunu bildiği dershaneye gittiğini anlattı. Aynı yapıya ait yurtta polislik sınavına hazırlandığını, okulda irtibat kurduğu kişinin kendisini eve davet ettiğini söyledi. Arkadaşlarını çağırması yönündeki telkinlere uymadığını da beyan etti.
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında üyelik unsurlarının bulunduğunu değerlendirdi. Buna karşılık sanığın herhangi bir suçun işlenişine katılmadan gönüllü olarak kolluk kuvvetlerine teslim olduğunu belirtti. Bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etti.
Sanık esas hakkındaki savunmasında beraat talep etti. Belirli bir dönemden sonra gitmediğini daha önce beyan ettiğini hatırlattı. Birlikte gittiği kişilerin çoğu hakkında takipsizlik veya beraat kararı verildiğini söyledi.
Müdafi de aynı yönde savunma yaptı. Öncelikle beraat talep edildi. Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde mütalaa doğrultusunda karar verilmesi istendi.
Mahkeme mütalaaya uygun karar verdi. Kararda sanığın soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak ifade vermek için kolluğa başvurduğu tespit edildi. Aşamalarda örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında bilgi verdiği ve mensupları teşhis ettiği belirtildi. Hüküm, Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin dördüncü fıkrasına dayandırıldı.
Tutuklama Kararındaki Usul Hatası Nasıl Giderilir
Aynı dosyada soruşturma aşamasında bir usul sorunu doğdu. Sanık kolluk kuvvetlerine kendisi giderek teslim olmuştu. Buna karşılık yakalama tutanağında yakalama yeri olarak ev adresi yazılmıştı.
Bu yanlışlık tutuklama kararına esas alındı. Dosyaya vekâlet sunulmasından sonra durum ortaya konuldu. Dosyada usulüne uygun bir gözaltı kararı ve yakalama kararı bulunmadığı gösterildi. Düzenlenen tutanağın matbu olduğu da belirtildi.
Bu tespitler üzerine tahliye kararı verildi. Değerlendirmede muhtemel yargılama sonucu da dikkate alındı. Kendi teslim olan sanık bakımından tutuklama tedbiri ölçülü görülmedi.
Bu örnek tutanak denetiminin önemini gösterir. Yakalama yeri, saati ve şekli tutanaktan okunur. Teslim olma iddiası varsa tutanakla karşılaştırılır. Çelişki tespit edilirse tedbire itiraz dilekçesine eklenir.
Tutanak dışında başka kayıtlar da bulunabilir. Karakol giriş kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri istenebilir. Telefon kayıtları teslim öncesi görüşmeleri gösterebilir.
Bu kayıtların erken talep edilmesi gerekir. Görüntü kayıtları belirli sürelerle saklanır. Talep gecikirse kayıt silinmiş olabilir.
Denetimli Serbestlik Tedbiri Ne Kadar Sürer
Etkin pişmanlıktan yararlanan kişi hakkında bir tedbir uygulanır. Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin beşinci fıkrası bunu düzenler. Kural, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasıdır.
Sürenin uzatılması mümkündür. Aynı fıkraya göre tedbir süresi üç yıla kadar uzatılabilir. Uzatma kararı somut duruma göre verilir.
Anılan dosyada da bu hüküm uygulandı. Sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedildi. Karar kesinleştiğinde bir örneğinin soruşturmada görev alan kolluk birimine bildirilmesine karar verildi. Bu bildirim 5320 sayılı Kanun'un 16. maddesinden kaynaklanır.
Maddenin altıncı fıkrası bir sınır getirir. Etkin pişmanlık hükümleri aynı kişi hakkında birden fazla uygulanmaz. Bu sınır sonraki dosyalarda önem taşır.
Denetimli serbestlik süresi boyunca yükümlülükler uygulanır. Yükümlülüklerin kapsamı denetim planında gösterilir. Uyulmaması hâlinde durum mahkemeye bildirilir.
Tedbirin süresi hükümde açıkça yazılır. Bu nedenle karar tebliğ alındığında süre kontrol edilir. Uzatma kararı verilmişse gerekçesi ayrıca incelenir.
Karar Adli Sicilde Nasıl Görünür
Adli sicil kaydı 5352 sayılı Kanun'a göre tutulur. Kanun'un 4. maddesi kayda konu kararları sayar. Kayda alınan kararlar, Türk mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleridir.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı bir mahkûmiyet hükmü değildir. Bu nedenle adli sicile mahkûmiyet olarak kaydedilmez. Kendi teslim olan sanık bakımından bu sonuç önem taşır.
Buna karşılık karar dosyada ve kurum kayıtlarında yer alır. İdari süreçlerde bu kayıt sorulabilir. Bu nedenle kararın hukuki niteliği dilekçelerde açıkça belirtilir.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında da durum sorulabilir. Bu incelemelerde yalnızca adli sicil kaydına bakılmaz. Devam eden veya sonuçlanan soruşturma bilgileri de değerlendirilir.
Yargılama Giderleri Kime Yükletilir
Yargılama giderleri ayrı bir başlıktır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 327. maddesinin birinci fıkrası ölçüyü koyar. Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişi, yalnızca kusurundan ileri gelen giderleri öder.
Anılan dosyada bu hüküm uygulandı. Sanığın kusurundan doğan bir gider bulunmadığı tespit edildi. Yapılan tüm yargılama giderleri devlet hazinesi üzerinde bırakıldı. Karar, Kanun'un 324 ile 330. maddeleri arasındaki hükümlere dayandırıldı.
Vekâlet ücreti ayrı bir başlıktır. Ücrete hükmedilip hükmedilmeyeceği kararın türüne göre değişir. Bu nedenle hüküm fıkrası ayrıntılı biçimde okunur.
Adli kontrol tedbirleri de aynı kararla ele alındı. Sanık hakkındaki tedbirlerin kararın kesinleştiği tarih itibarıyla kaldırılmasına hükmedildi.
Kararın Gerekçesinde Ne Gösterilmelidir
Gerekçe yazımı kanunda düzenlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesinin üçüncü fıkrası bir zorunluluk getirir. Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki hâllerden hangisine dayanıldığı gösterilmelidir.
Bu zorunluluk biçimsel değildir. Üçüncü fıkraya dayanan karar kusurluluğun bulunmadığını anlatır. Dördüncü fıkraya dayanan karar ise fiilin suç olduğunu kabul eder.
Ayrım idari süreçlerde de etki doğurur. Kamu görevlisi hakkında yürütülen işlemlerde gerekçe okunur. Bu nedenle hangi bende dayanıldığının açıkça yazılması talep edilir.
Kendi teslim olan sanık hakkında verilen karar bu yönüyle beraat kararından ayrılır. Karar, fiilin işlendiği kabulünü içerir. İdari işlemlerde bu kabul ayrıca değerlendirilir.
Karara Karşı Kanun Yolu Nedir
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı bir hükümdür. Bu nedenle istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır.
Süre 2024 yılında değişti. Yürürlükteki 273. maddeye göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu kural 7499 sayılı Kanun'la getirildi.
Uygulama tarihi ayrıca düzenlendi. Kanun'un geçici 6. maddesine göre değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha eski kararlarda önceki hükümler geçerlidir.
Anılan dosyada kanun yolu olarak Van Bölge Adliye Mahkemesi gösterildi. Kendi teslim olan sanık, cezasızlık yerine beraat talep ediyorsa bu yola başvurabilir. Sanık savunmasında da beraat talebi dile getirilmişti.
Kendi teslim olan sanık hakkında uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Bu sürenin üç yıla kadar uzatılması mümkündür.
Karar adli sicile mahkûmiyet olarak işlenir mi?
İşlenmez. 5352 sayılı Kanun'un 4. maddesi, adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin kaydedileceğini düzenler. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı bir mahkûmiyet hükmü değildir.
Etkin pişmanlık hükümlerinden ikinci kez yararlanılabilir mi?
Yararlanılamaz. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin altıncı fıkrası, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümlerinin bir kişi hakkında birden fazla uygulanamayacağını açıkça belirtir.
Karara karşı istinaf süresi kaç gündür?
1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlarda süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu tarihten önce verilen kararlarda 7499 sayılı Kanun'dan önceki hükümler uygulanır.
Savcılık soruşturma aşamasında da etkin pişmanlığa dayanabilir mi?
Dayanabilir. 5271 sayılı Kanun'un 171. maddesinin birinci fıkrası, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı hâlinde savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebileceğini düzenler.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.