Gözaltına Alınan Kişinin Hakları ve Gözaltı Süresi
Gözaltına alınan kişinin hakları nelerdir
Yakalama, gözaltı ve tutuklama üç ayrı koruma tedbiridir. Bu sayfada gözaltına alınan kişinin hakları, gözaltı süreleri, müdafi yardımı, itiraz yolları ve tazminat istemi CMK hükümleriyle açıklanır.
Gözaltına alınan kişinin hakları, yakalandığı andan itibaren işlemeye başlar. Kişiye yakalama sebebi, isnat edilen suç, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı derhâl bildirilir. Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati aşamaz. Bu güvenceler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Anayasa'nın 19. maddesinde düzenlenmiştir.
Yakalama, gözaltı ve tutuklama birbirinden nasıl ayrılır
Gözaltına alınan kişinin hakları anlatılırken bu üç işlem sık sık aynı anlamda kullanılır. Oysa kararı veren makam, hukuki dayanak ve süreler farklıdır.
Yakalama, kişinin fiilen hâkimiyet altına alınmasıdır. Suçüstü hâlinde herkes tarafından geçici olarak yapılabilir. Kolluk görevlileri ise gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yakalama yetkisini kullanır. Dayanak CMK madde 90'dır.
Gözaltı, yakalanan kişinin soruşturma tamamlanana kadar tutulmasıdır. Kararı Cumhuriyet savcısı verir. Dayanak CMK madde 91'dir.
Tutuklama ise yalnızca hâkim kararıyla mümkündür. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi karar verir. Kovuşturma evresinde mahkeme karar verir. Dayanak CMK madde 100 ve 101'dir.
Aradaki fark şu noktalarda toplanır:
Yakalamada karar mercii yoktur, fiilî bir tedbir söz konusudur.
Gözaltında karar savcıya aittir ve süre saatle ölçülür.
Tutuklamada karar hâkimindir ve süre ay ya da yılla ölçülür.
Yakalama hangi hâllerde yapılabilir
CMK madde 90 iki ayrı yakalama biçimi düzenler. Birincisi herkes tarafından yapılabilen geçici yakalamadır. Bunun için kişiye suçu işlerken rastlanması gerekir. Suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı da yeterlidir.
İkincisi kolluk yakalamasıdır. Kolluk, tutuklama kararı veya yakalama emri gerektiren hâllerde savcıya derhâl ulaşamazsa yakalama yapabilir.
Sık Sorulan Sorular
Gözaltı süresi en fazla kaç gün olabilir
Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatma emri verebilir. Böylece toplam süre dört günü aşamaz. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken zorunlu süre bu hesabın dışındadır ve on iki saati aşamaz (CMK m.91).
Avukat olmadan verilen ifade hükme esas alınır mı
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Şüpheli müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Çocuklar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda istem aranmaz.
Şikâyete bağlı suçlarda yakalama bakımından özel bir kural vardır. Çocuklara ve kendini idare edemeyecek durumdaki kişilere karşı işlenen suçüstü hâllerinde yakalama şikâyete bağlı değildir. Örneğin sosyal medyada hakaret suçu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmedikçe mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Çağrıya uymayan şüpheli hakkında savcının istemiyle sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir. İfade almak için düzenlenen yakalama emrinde bir kolaylık vardır. Mesai saatleri dışında yakalanan kişi, belirlenen tarihte hazır bulunmayı taahhüt ederse savcı serbest bırakılmasını emredebilir. Bu imkân her yakalama emri için yalnız bir kez kullanılır. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye bin Türk lirası idari para cezası verilir.
Yakalanan kişiye hangi haklar derhâl bildirilir
Kolluk, gözaltına alınan kişinin hakları kapsamındaki bildirimi güvenlik altına alma anında derhâl yapmak zorundadır. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği bu bildirimin içeriğini ayrıntılı gösterir.
Bildirilecek hususlar şunlardır:
Yakalama sebebi ve kişi hakkındaki iddialar.
Susma hakkı, yani suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı.
Müdafi yardımından yararlanma hakkı.
Yakalamaya itiraz hakkı ve bu hakkın nasıl kullanılacağı.
Gözaltına alınan kişinin hakları bildirimi kural olarak yazılı yapılır. Bu hemen mümkün değilse sözlü bildirim yapılır. Ayrıca yakalama işlemi tutanağa bağlanır. Tutanakta kişinin hangi suç nedeniyle, hangi yer ve zamanda yakalandığı gösterilir. Haklarının tam olarak anlatıldığı da tutanağa yazılır. Yönetmeliğe ekli hak formunun imzalı bir örneği kişiye verilir.
Gözaltı süresi ne kadardır
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Yol için geçen süre bu hesaba girmez. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme süresi ayrı tutulur. Bu zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz.
Gözaltına alma iki şarta bağlıdır. Tedbir soruşturma yönünden zorunlu olmalıdır. Ayrıca kişinin suçu işlediğini gösteren somut deliller bulunmalıdır.
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak üzere ayrı bir yetki daha vardır. Kanunda sayılan bazı suçlarda kolluk amirleri de gözaltı kararı verebilir. Bu amirleri mülki amirler belirler. Süre yirmi dört saate kadardır. Toplumsal olaylar sırasında ve toplu işlenen suçlarda bu süre kırk sekiz saate çıkar. Bu kişiler de en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
Gözaltına alınan kişinin hakları bakımından bu süreler azami sürelerdir. Yönetmelik, işlemleri biten kişinin süre dolmadan savcılığa sevk edilmesini emreder.
Gözaltı süresi hangi hâllerde uzatılabilir
Uzatma yalnızca toplu işlenen suçlarda mümkündür. İki gerekçeden biri bulunmalıdır. Delillerin toplanmasında güçlük yaşanması yeterlidir. Şüpheli sayısının çokluğu da uzatma sebebidir.
Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatma emri verebilir. Emir yazılı olmak zorundadır ve gözaltına alınan kişiye derhâl tebliğ edilir. Böylece toplam gözaltı süresi dört günü aşamaz.
Anayasa'nın 19. maddesi bu sınırı ayrıca güvence altına alır. Yakalanan kişi en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa sürenin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır ve sorguya çekilir. Sorguda müdafi de hazır bulunur.
Müdafi yardımından yararlanma hakkı gözaltında da geçerlidir
Müdafi yardımı, gözaltına alınan kişinin hakları içinde savunmayı doğrudan etkileyen haktır. Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Müdafiin görüşme, ifade sırasında hazır bulunma ve hukuki yardım yapma hakkı engellenemez.
Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden kişiye, istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Bazı hâllerde istem aranmaz. Şüpheli çocuksa müdafi zorunludur. Kendini savunamayacak derecede malul kişiler için de aynı kural geçerlidir. Sağır ve dilsiz kişiler de bu kapsamdadır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda da müdafi görevlendirilir.
Müdafi ile görüşmenin gizliliği ayrı bir güvencedir. Şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman görüşebilir. Görüşme, konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılır. Müdafi ile yazışmalar denetime tabi tutulamaz.
Bu hakkın sınırlandığı istisnai bir durum vardır. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile kanunda sayılan bazı suçlarda görüşme hakkı kısıtlanabilir. Kısıtlama savcının istemi üzerine hâkim kararıyla ve yirmi dört saatle sınırlı olarak yapılır. Bu süre içinde ifade alınamaz.
İfade alma sırasında hangi usuller yasaktır
Şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmak zorundadır. CMK madde 148 bunu engelleyen yöntemleri açıkça yasaklar.
Yasak yöntemler arasında kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehdit sayılır. Kanuna aykırı bir yarar da vaat edilemez. Yasak usullerle elde edilen ifadeler, kişi rıza gösterse bile delil olarak değerlendirilemez.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası savunma bakımından ayrı bir güvence getirir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
İfade alınırken kişinin kimliği saptanır ve yüklenen suç anlatılır. Müdafi seçme hakkı hatırlatılır. Yakınlarından istediğine yakalandığının derhâl bildirileceği söylenir. Açıklamada bulunmamanın kanuni hak olduğu belirtilir. Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği de hatırlatılır. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerekirse bu işlemi yalnızca Cumhuriyet savcısı yapabilir.
Yakınlara haber verme ve sağlık kontrolü zorunlu işlemlerdir
Şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında savcının emriyle bir yakınına haber verilir. Kişi haber verilecek kişiyi kendisi belirleyebilir. Bildirim gecikmeksizin yapılır. Gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmadıkça durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
Sağlık kontrolü de gözaltına alınan kişinin hakları içinde zorunlu bir parçadır. Yakalanan kişi gözaltına alınacaksa hekim kontrolünden geçirilir. Zor kullanılarak yakalanma hâlinde de aynı kural uygulanır.
Hekim raporu şu işlemlerden önce yeniden alınır:
Gözaltındaki kişinin yerinin değiştirilmesi.
Gözaltı süresinin uzatılması.
Serbest bırakılma.
Adli mercilere sevk.
Rapor üç nüsha düzenlenir. Nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası gözaltına alınan kişiye verilir. İfadeyi alan kolluk görevlisi ile kişiyi muayeneye götüren görevlinin farklı olması zorunludur.
Gözaltı işlemine karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir
Gözaltına alınan kişinin hakları arasında yargısal denetim isteme yolu da bulunur. Yakalama işlemine, gözaltına almaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Başvuruyu yapabilecek kişiler kanunda sayılmıştır. Yakalanan kişinin kendisi başvurabilir. Müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ile birinci veya ikinci derecede kan hısımları da başvurabilir.
Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar. Kararını derhâl ve en geç yirmi dört saat dolmadan verir. İşlemi yerinde görürse başvuruyu reddeder. Aksi hâlde kişinin soruşturma evrakıyla birlikte savcılıkta hazır bulundurulmasına karar verir. Serbest bırakma kararı derhâl uygulanır.
Serbest bırakılan kişi için ayrı bir güvence daha vardır. Yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe aynı nedenle yeniden yakalama yapılamaz. Savcının kararı da şarttır.
Tutuklama kararı hangi şartlarda verilir
Tutuklama için önce kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller aranır. Ayrıca kanunda gösterilen bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
Tutuklama nedenleri iki başlıkta toplanır. Birincisi kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgulardır. İkincisi delilleri yok etme, gizleme ya da tanık üzerinde baskı kurma girişimidir. Kanunda sayılan bazı ağır suçlarda ise tutuklama nedeni var sayılabilir. Bu suçlarda da somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri aranır.
Üçüncü şart ölçülülüktür. İşin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez.
Kanun ayrıca bir tutuklama yasağı getirir. Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda da tutuklama yasaktır. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışındadır. Ceza üst sınırı, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi tartışmasında da belirleyicidir.
Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gerekçelendirilir. Karar şüpheliye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı verilir. Kararın bildirilmesinden sonra devreye giren güvenceler tutuklanan kişinin sahip olduğu haklar başlığı altında toplanır. Kamu görevlilerinde süreç özel usullerle de kesişebilir. Buna örnek olarak yükseköğretim personeli hakkında yürütülen ceza soruşturması gösterilebilir.
Tutuklamaya itiraz ve tutukluluk incelemesi nasıl işler
Tutuklama kararına ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir.
Savcının, şüphelinin veya müdafiin görüşü alınır. İstem bundan sonra üç gün içinde karara bağlanır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gün olarak uygulanır.
Soruşturma evresinde tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle incelenir. İnceleme savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yapılır. Şüpheli veya müdafii dinlenir. Şüpheli bu incelemeyi kendisi de isteyebilir.
Tutuklulukta geçecek süreler ne kadardır
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok iki yıldır. Uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Kanunun saydığı devlet güvenliğine ilişkin suçlar ile terör suçlarında bu üst sınır beş yıla çıkar.
Soruşturma evresi için ayrı sınırlar vardır. Ağır ceza kapsamı dışındaki işlerde süre altı ayı, kapsamdaki işlerde bir yılı aşamaz. Kanunda sayılan bazı suçlar ile toplu işlenen suçlarda bu süre en çok bir yıl altı aydır. Çocuklar bakımından süreler indirimli uygulanır. On beş yaşını doldurmamış çocuklarda yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranı uygulanır.
Adli kontrol tutuklamanın yerine geçebilir
Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adli kontrole karar verebilir. Adli kontrol, kişinin özgürlüğünü tutuklamaya göre daha az sınırlar.
Yükümlülükler kanunda sayılmıştır. Bunlar arasında şunlar yer alır:
Yurt dışına çıkamamak.
Belirlenen mercie düzenli olarak başvurmak.
Sürücü belgesini makbuz karşılığında teslim etmek.
Güvence bedeli yatırmak.
Silah bulunduramamak veya taşıyamamak.
Tutuklama istemlerinde adli kontrolün neden yetersiz kalacağı ayrıca açıklanmak zorundadır.
Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat nasıl istenir
CMK madde 141, koruma tedbirleri nedeniyle zarar görenlere Devletten tazminat isteme hakkı tanır. Kanunda sayılan hâller arasında şunlar bulunur:
Kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanmak veya tutuklanmak.
Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmamak.
Kanuni hakları hatırlatılmadan tutuklanmak.
Yakalandığı veya tutuklandığı yakınlarına bildirilmemek.
Yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra beraat etmek.
İstem süresi kanunda gösterilmiştir. Karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay içinde başvurulur. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl geçirilemez. Talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
Bu düzen 2024 yılında değişti. Değişiklik 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla yapıldı. Beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına dayanan istemlerde artık 6384 sayılı Kanun uygulanır. Bu istemler Tazminat Komisyonuna gönderilir.
Talep hem maddi hem manevi zararı kapsar. Zararın kapsamı ve hesaplanması, genel maddi ve manevi tazminat kalemleri ile aynı esaslara dayanır. Olağan kanun yolları tükendikten sonra ayrı bir yol daha açıktır. Kişi hürriyeti ihlali iddiası Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusu yapılabilir.
Gözaltına Alınan Kişinin Hakları Konusunda Avukat Desteği
Gözaltına alınan kişinin hakları bakımından uygulanacak hukuki yol; ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki belgelere ve varsa idari ya da yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Soruşturmanın sonucu, kamu görevlileri bakımından ayrıca değerlendirme gerektirir. Bu noktada memurluğa engel suçlar ile ceza mahkûmiyetinin memurluğa etkisi konularının birlikte ele alınması gerekebilir.
Bu konuda, istediğiniz tarih ve saatte, canlı ve görüntülü hukuki destek almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu oluşturabilirsiniz. Sorularınızın cevaplarını aldıktan sonra karar vermek için "Avukata Sor" formuna da yazabilirsiniz. Bu durumda ilgili avukat sizi "Avukata Sor" formuna bıraktığınız telefon numarası üzerinden arayacaktır.
Sorularınızı gün içinde dönüş yapılan Avukata Sor formuna yazabilir ya da hızlı görüntülü veya telefonla görüşme için online danışmanlık sisteminden randevu alabilirsiniz. Online danışmanlıkta gün ve saati seçebildiğiniz gibi görüşme tipini de seçebilirsiniz. Zoom, Teams, WhatsApp veya telefon üzerinden görüşme yapılabilir. Ödemenin ardından randevunun oluşturulduğuna dair bilgilendirme e-postası gönderilir. Sistemde bir sorun yaşanırsa iletişim numaraları üzerinden bağlantı kurulduğunda görüşme elle planlanabilir. Soruşturma kayıtlarının sonraki etkileri ayrı bir konudur. Bu nokta için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sayfasına bakılabilir.
Gözaltındaki kişi susma hakkını nasıl kullanır
Susma hakkı, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkıdır ve ifade alınmadan önce hatırlatılır (CMK m.147). Kişi yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüdür. Bunun dışında beyanda bulunma zorunluluğu bulunmaz.
Gözaltı kararına itiraz nereye yapılır
İtiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır. Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır (CMK m.91/5).
Gözaltı ile tutuklama arasındaki fark nedir
Gözaltına Cumhuriyet savcısı karar verir ve süre saatle ölçülür. Tutuklamaya ise hâkim karar verir; soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme yetkilidir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük aranır (CMK m.100).
Haksız tutuklama nedeniyle tazminat istemi hangi sürede yapılır
Karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay içinde istemde bulunulur. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçirilemez (CMK m.142). İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır. Beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına dayanan istemlerde 7499 sayılı Kanun sonrası 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Gözaltında sağlık kontrolü zorunlu mudur
Yakalanan kişi gözaltına alınacaksa veya zor kullanılarak yakalanmışsa hekim kontrolünden geçirilir. Yer değişikliği, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakma ve adli mercilere sevk öncesinde de sağlık durumu hekim raporuyla tespit edilir. İfadeyi alan kolluk görevlisi ile kişiyi muayeneye götüren görevlinin farklı olması zorunludur (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.9).
Ceza Hukuku
SOSYAL MEDYADA HAKARET SUÇU
Sosyal medyada hakaret suçu, internet üzerinden bir kişiye alenen hakaret edilmesi, kişinin onurunun, saygınlığının veya itibarının zedelenmesi durumunda oluşan bir suçtur. Sosyal medyada hakaret suçu Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenmiştir. SOSYAL MEDYADA HAKARET SUÇU NEDİR? Sosyal medyada hakaret suçu, internet üzerinden bir kişiye alenen hakaret edilmesi ve bu şekilde kişinin onurunun, saygınlığının veya…