Yabancıların miras hakkı ilk soruyu hemen sorar. Hangi ülkenin hukuku geçerlidir? Cevabı 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 20. maddesi verir. Kural şudur. Miras, ölenin millî hukukuna tabidir. Ancak Türkiye'deki taşınmazlara mahkeme Türk hukukunu uygular.
Yabancıların Miras Hakkında Hangi Ülkenin Hukuku Geçerlidir
Yetkili hukuku kanunlar ihtilafı kuralları gösterir. Yabancılık unsuru taşıyan miras uyuşmazlıklarında 5718 sayılı Kanun geçerlidir. Kanunun 20. maddesi mirası ölenin millî hukukuna bağlar. Aynı madde Türkiye'deki taşınmazlar için Türk hukukunu gösterir.
Eski kararlarda farklı bir madde numarası görürsünüz. Mülga 2675 sayılı Kanunun 22. maddesi aynı kuralı taşıyordu. Bu yüzden 2007 öncesi olaylara ilişkin kararlar 2675 sayılı Kanuna atıf yapar. Kural aynı kaldı; yalnız madde numarası değişti.
Bir soru daha akla gelir. Hangi andaki millî hukuk geçerlidir? Miras bırakan öldükten sonra vatandaşlık değiştiremez. Bu yüzden ölçü anı ölüm anıdır.
Kanunun 3. maddesi genel ölçüyü verir. Vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutat mesken ölçütlerinde kural olarak dava tarihi geçerlidir. Ancak miras davası bu kuralı zorlar. Yabancıların miras hakkı bakımından belirleyici an, murisin öldüğü andır.
Sonuç iki başlığa çıkar. Mirasçılık sıfatını, ehliyeti ve payları murisin millî hukuku belirler. Buna karşılık Türkiye'deki taşınmazlar Türk hukukuna tabidir. Yabancıların miras hakkı bu ikili yapıyı taşır.
Mirasın Açılması ve Taksimi Hangi Hukuka Tabidir
Kanunun 20. maddesi ikinci bir bağlama kuralı da koyar. Mirasın açılması, iktisabı ve taksimi terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Yani tereke Türkiye'deyse bu konularda Türk hukuku geçerlidir. Mirasçı sıfatını ise yine murisin millî hukuku belirler.
Mirasçısız tereke için de özel bir hüküm vardır. Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır. Kuralı yine 20. madde koyar.
Yabancıların Miras Hakkının Kapsamı Nedir
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu mirasçılıkta vatandaşlık ayrımı yapmaz. Miras hukuku bakımından yabancı ile Türk vatandaşı aynı konumdadır. Fark, mirasta değil taşınmaz ediniminde çıkar. Yabancıların miras hakkı bu noktada Tapu Kanunu ile kesişir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
'nun 35. maddesi yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimini düzenler. Madde edinimi iki koşula bağlar. Birincisi Cumhurbaşkanının belirlediği ülke listesidir. İkincisi kanuni sınırlamalardır. Ayrıca bir üst sınır koyar.
Üst sınır iki ölçüden oluşur. Yabancı gerçek kişinin edindiği taşınmazlar özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu aşamaz. Kişi başına ülke genelindeki sınır ise otuz hektardır. Cumhurbaşkanı bu miktarı iki katına kadar artırabilir.
Kanuni Mirasta Bu Sınırlar Geçerli mi
Uygulamada en çok karışan nokta budur. Tapu Kanununun 35. maddesi kanuni miras yolunu ayrı tutar. Kanuni miras yoluyla geçen taşınmazlarda yukarıdaki kayıt ve sınırlamalar geçerli değil. Yani yasal mirasçı sıfatıyla intikalde yüzde on ve otuz hektar ölçüleri devreye girmez.
Ölüme bağlı tasarrufta tablo değişir. Vasiyetnameyle veya miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalarda sınırlar geçerlidir. Sınırın aşıldığı hâlde tapu müdürlüğü intikali yine yapar. Ancak taşınmaz tasfiye hükümlerine tabi olur. Bu ayrım yabancıların miras hakkı dosyalarında sonucu doğrudan değiştirir.
Karşılıklılık Şartı Hâlâ Var mı
Karşılıklılık yani mütekabiliyet eskiden bir şart olarak yer alıyordu. 6302 sayılı Kanun bu şartı yabancı gerçek kişiler bakımından kaldırdı. Değişiklik 18 Mayıs 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Şartın yerini Cumhurbaşkanının belirlediği ülke listesi aldı.
Eski olaylarda ise şart yaşamaya devam eder. Çünkü mirasçılığı ve mirasın geçişini, murisin ölüm tarihindeki hükümler belirler. Ölüm 18 Mayıs 2012'den önceyse karşılıklılık yine gündeme gelir. Aşağıdaki kararlar tam olarak bu tabloyu anlatır.
Yabancılar Mirasçılık Belgesi Alabilir mi
Cevap evettir. Yabancıların miras hakkı bu belgeyle kayıt altına girer. Yabancı mirasçı, Türkiye'deki sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi ister. Dayanak 4721 sayılı Kanunun 598. maddesidir. Madde şunu söyler. Sulh mahkemesi veya noterlik, yasal mirasçı olduğu belirlenen kişiye mirasçılık sıfatını gösteren belgeyi verir.
Noter yolu burada kapalıdır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 71/B maddesi noterlere bu yetkiyi tanır. Ancak aynı hüküm bir istisna koyar. Mirasçılık belgesinde yabancılık unsuru varsa noter belge düzenleyemez. Bu nedenle yabancıların miras hakkı dosyalarında yol doğrudan mahkemeye çıkar.
Hangi Mahkeme Yetkilidir
Yetkiyi 5718 sayılı Kanunun 43. maddesi gösterir. Miras davalarına ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesi bakar. Son yerleşim yeri Türkiye'de değilse ölçü değişir. Bu hâlde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir.
Mahkeme önce hangi hukuku uygulayacağını saptar. Mirasçı sıfatını ve ehliyeti murisin millî hukukuna göre inceler. Mirasın açılma koşullarını ise terekenin bulunduğu ülke hukukuna göre değerlendirir. Yasal mirasçıların paylarını da murisin millî hukukuna göre hesaplar.
Nüfus Sisteminde Kaydı Bulunmayan Yabancı Mirasçı Ne Yapar
Türk nüfus sisteminde kaydı olmayan mirasçı belge sunar. Vatandaşı olduğu ülkenin mahkemesinden ya da yetkili makamından mirasçılığını gösteren belgeyi alır. Belgeye apostil şerhi veya konsolosluk onayı ekler. Yeminli tercüman çevirisini de dosyaya koyar. Yabancıların Türkiye'deki statüsüne ilişkin genel çerçeveyi yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatı yazısı anlatır.
Sonra sulh hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme yabancı belgeyi delil olarak değerlendirir. Kayıt eksikliği tek başına mirasçılığı ortadan kaldırmaz. Yabancıların miras hakkı bu yolla da kayda geçer.
Muris Türk Vatandaşı, Mirasçı Yabancıysa Hangi Yol İzlenir
Bu ihtimalde mirasçılık belgesini Türk mahkemesi verir. Yabancı mirasçı, talebinin hangi mallara ilişkin olduğunu açıkça yazar. Talep Türkiye'deki taşınmazlara yönelikse mahkeme Türk hukukunu uygular. Miras yoluyla taşınmaz edinimi de Tapu Kanununun kapsamına girer.
Tapu Kanununun 35. maddesi çerçeveyi çizer. Yabancı, kanuni sınırlamalara uyar ve ülke listesinde yer alır. Edindiği taşınmazların toplam alanı ilçe yüzölçümünün yüzde onunu aşamaz. Kişi başına ülke genelindeki sınır otuz hektardır.
Kanuni miras ile ölüme bağlı tasarrufu yine ayırın. Yasal mirasçı sıfatıyla geçen taşınmazda bu sınırlar geçerli değil. Vasiyetnameye dayanan kazandırmada ise sınırlar geçerlidir. Sınırın aşıldığı hâlde idare taşınmazı tasfiye eder ve bedele çevirir.
Yabancı Mirasçı Tapu İntikalini Nasıl Yapar
İntikal iki aşamadan oluşur. Önce vergi ödevini tamamlarsınız. Sonra tapu müdürlüğüne başvurursunuz. Yabancıların miras hakkı uygulamada çoğu kez bu iki adımda tıkanır.
Vergi ödevinin dayanağı 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunudur. Kanunun 9. maddesi beyanname süresini olayın yerine göre ayırır. Ölüm Türkiye'de gerçekleşmiş ve mükellefler de Türkiye'deyse süre dört aydır. Ölüm Türkiye'de, mükellef yabancı ülkedeyse süre altı aya çıkar.
Ölüm yabancı ülkede gerçekleşmişse tablo yine değişir. Mükellefler Türkiye'deyse süre altı aydır. Mükellefler de yabancı ülkedeyse süre sekiz aya uzar. Süreleri kaçırmak vergi cezası doğurur. Beyannameyi murisin son ikametgâhının bulunduğu yer vergi dairesine verirsiniz. Muris Türkiye'de hiç yerleşmemişse yetkili vergi dairesini Bakanlık belirler. Yabancıların miras hakkı dosyalarında bu adres sorusu sık sık gecikmeye yol açar.
Vergi aşamasından sonra tapu sırası gelir. Tapu müdürlüğüne mirasçılık belgesi, kimlik belgeleri ve vergi dairesinden alınan ilişik kesme yazısı sunulur. Yabancı mirasçı ayrıca tercüman bulundurur. Böylece yabancıların miras hakkı tapu kütüğüne işlenir.
Menkul Mallar Bakımından Hangi Hukuk Geçerlidir
Miras konusu para, araç ya da altın gibi mallardan oluşabilir. Bu mallarda murisin millî hukuku geçerlidir. Türk hukukunun taşınmazlara özgü kuralı devreye girmez. Alacaklar ve diğer haklar da aynı rejime tabidir.
Yargı kararları bu noktada açıktır. Yabancı mirasçılar murisin Türkiye'deki menkul mallarını, hak ve alacaklarını kayıt ve sınırlama olmadan edinir. Tapu Kanunundaki sınırlar yalnız taşınmazları kapsar.
Muris ve Mirasçı Yabancıysa Sonuç Ne Olur
Ölen kişi yabancıysa miras onun millî hukukuna tabidir. Kural, taşınmaz dışındaki malvarlığı için geçerlidir. Miras konusu Türkiye'deki bir taşınmazsa mahkeme Türk hukukunu uygular. Yabancıların miras hakkı böylece iki hukuku birlikte ilgilendirir.
Yabancı Tüzel Kişiler Mirasçı Olabilir mi
Yasal mirasçılık gerçek kişilere özgüdür. Bu nedenle yabancı bir şirket ya da vakıf yasal mirasçı olamaz. Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma ise ayrı bir konudur. Bu ihtimalde Tapu Kanununun tüzel kişilere ilişkin kuralı devreye girer.
Tapu Kanununun 35. maddesi tüzel kişilerde dar bir kapı açar. Yabancı ülkelerde o ülkenin kanunlarına göre kurulan ticaret şirketleri yalnız özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz edinir. Turizmi Teşvik Kanunu, Türk Petrol Kanunu ve Endüstri Bölgeleri Kanunu bu özel kanunlara örnektir. Ticaret şirketi dışındaki yabancı tüzel kişiler ise taşınmaz edinemez.
Vasiyetname ile Yabancıya Miras Bırakılabilir mi
Muris ölüme bağlı tasarrufla yabancıya menkul ya da taşınmaz mal bırakır. Menkul mallarda pratik bir engel çıkmaz. Taşınmazlarda ise iktisap aşamasında sınırlar devreye girer. Yani tasarruf serbest, edinim sınırlıdır.
Esasa uygulayacağınız hukuku yine 20. madde gösterir. Ölüme bağlı tasarrufun esasında ölenin millî hukuku geçerlidir. Türkiye'deki taşınmazlar bakımından ise Türk hukuku öne geçer. Tasarruf ehliyetini, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukuk belirler.
Şekil bakımından iki seçeneğiniz vardır. Tasarrufu, Kanunun 7. maddesi uyarınca yapıldığı ülke hukukunun şekline uygun düzenlersiniz. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan tasarruflar da geçerlidir. Bu esneklik yurt dışında düzenlenen vasiyetnameleri kurtarır.
Vasiyetnameyle yabancı gerçek kişiye taşınmaz bırakılan hâllerde şu sınırlar geçerlidir.
Cumhurbaşkanının belirlediği ülke listesinde yer almak.
Kanuni sınırlamalara ve askerî yasak bölge kurallarına uymak.
İlçe yüzölçümünün yüzde onluk sınırını aşmamak.
Kişi başına otuz hektarlık ülke geneli sınırını aşmamak.
Yargı Kararları Yabancıların Miras Hakkını Nasıl Yorumluyor
Yabancıların miras hakkı yargı kararlarında da sık sık tartışılır. Aşağıdaki üç karar konuyu üç ayrı yönden aydınlatır. Birincisi mirasçılık belgesinin dayanağını gösterir. İkincisi karşılıklılığı ölüm tarihine bağlar. Üçüncüsü karşılıklılığın ölçüsünü açıklar.
Mirasçılık Belgesinin Dayanağına İlişkin Karar
İlk karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesine aittir. Künyesi E. 2016/5219, K. 2016/8837 ve tarihi 31.10.2016'dır. Daire önce tarihsel gelişimi özetler. Yabancıların taşınmaz edinimi ve mirasçılığı Türk hukukunda sık sık değişti.
Daire 1923 tarihli Lozan Antlaşmasına değinir. Antlaşma, yabancıların taşınmaz ediniminde karşılıklılığı şart koşmuştu. Sonra 22.12.1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesine geçer. Madde, diğer kanuni sınırlamalar saklı kalmak ve karşılıklı olmak şartıyla yabancı gerçek kişilere taşınmaz edinme ve miras hakkı tanımıştı.
Daire sonra 6302 sayılı Kanunla gelen değişikliği anlatır. Değişiklikten sonra yabancı gerçek kişilerin edindiği taşınmazlar için üst sınır doğdu. Sınır, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onudur. Kişi başına ülke genelindeki sınır ise otuz hektardır. Bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni haklar da bu hesaba girer.
Kararın mirasçılık belgesine ilişkin bölümü nettir. Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre sulh mahkemesi veya noterlik, yasal mirasçı olduğu belirlenen kişiye belge verir. Daire ayrıca 4722 sayılı Kanunun 17. maddesini gerekçe gösterir. Mirasçılığı ve mirasın geçişini, murisin öldüğü tarihte yürürlükte olan hükümler belirler.
Karşılıklılığın Ölüm Tarihine Bağlanmasına İlişkin Karar
İkinci karar karşılıklılığın zaman boyutunu gösterir. Olayda muris 2.6.1998 tarihinde ölmüştür. Mirasçılarının tamamı Suudi Arabistan uyrukludur. Hazine, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 4.2.2000 gün ve 2000/1458 sayılı veraset ilamının iptalini istemiştir. Yabancıların miras hakkı bakımından uyuşmazlık böylece bir iptal davasına dönüşmüştür.
Karar önce kuralı hatırlatır. Tapu Kanununun 35. maddesi o dönemde karşılıklılık şartı arıyordu. Şart varsa yabancı gerçek kişi Türkiye'deki taşınmaza sahip olabiliyor ve onu miras yoluyla edinebiliyordu. Hüküm 19.7.2003 tarihinde 4916 sayılı Kanunla değişti. Yeni düzenleme, karşılıklılık bulunmayan devlet vatandaşlarının kanuni miras yoluyla edindiği taşınmazları tasfiye edip bedele çevirmeyi öngördü.
Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yazıları belirleyici oldu. Yazılara göre Suudi Arabistan ile karşılıklılık yoktu. Mirasın açıldığı tarih ise 2.6.1998'dir. Bu yüzden 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanun olaya uygulanmaz.
Karar mirasın zaman bakımından kilitlendiğini gösterir. Miras ölümle doğar ve hiçbir işleme gerek kalmadan mirasçılara geçer. Mirasçı olmak için murisin öldüğü anda sağ ve mirasa ehil olmak gerekir. Ehliyeti de mirasın açıldığı gündeki hukuki durum belirler. Karar, o gündeki hükümlere göre Suudi Arabistan uyruklu mirasçıların taşınmazı edinmesine imkân bulunmadığı sonucuna ulaşır.
Sonuç bugün için de yol gösterir. Ölüm tarihi 18 Mayıs 2012'den önceyse karşılıklılık gündeme gelir. Ölüm bu tarihten sonraysa yabancı gerçek kişiler için karşılıklılık şartı yoktur. Bu ayrım yabancıların miras hakkı dosyalarında ilk kontrol noktasıdır.
Üçüncü karar karşılıklılığın ölçüsünü açıklar. Karar, 5718 sayılı Kanunun 20. maddesi ile Tapu Kanununun 35. maddesini birlikte ele alır.
Karşılıklılığın Ölçülmesine İlişkin Karar
Karar önce iki hükmü hatırlatır. Kanunun 20. maddesine göre miras ölenin millî hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukuku geçerlidir. Tapu Kanununun 35. maddesine göre yabancı gerçek kişi ancak karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uymak kaydıyla taşınmaz edinir. Ölçü anı, miras bırakanın ölüm günüdür.
Türk Yabancılar Hukukunun genel ilkelerinden olan karşılıklılık, uluslararası bir anlaşma ile tanınabileceği gibi, iç hukukta bir engel koymama biçiminde de gerçekleşebilir. Ancak karşılıklılığın belirlenmesinde en önemli nokta, idari karar veya özel kanunlarla Türk vatandaşları bakımından mülkiyet hakkının kısmen veya tamamen sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı, bir başka deyişle fiili karşılıklılığın bulunup bulunmadığıdır.
Karar fiilî karşılıklılık ölçütünü de açıklar. Yabancı ülke mevzuatında engel yoksa bile sonuç değişebilir. Türk vatandaşları o ülkede fiilen taşınmaz edinemiyorsa karşılıklılık yoktur. Yabancı ülke kıyı ve sınır bölgeleri için izin veya yasak öngörmüşse tablo yine değişir. Bu hâlde Türk mevzuatı engel koymasa da o bölgedeki taşınmaz yabancıya geçmez.
Bu hükümlerin taşınır mallar, alacak ve diğer haklar yönünden uygulanamayacağı, yabancı uyruklu mirasçıların hiçbir kayıt ve sınırlandırmaya tabi olmaksızın miras bırakanın Türkiye’de bulunan taşınır mallarını, hak ve alacaklarını miras yolu ile edinebilecekleri kuşkusuzdur.
Kararın somut olaya ilişkin bölümü mirasçılıktan çıkarmayı ele alır. Hukuk, mirasçılıktan çıkarılan kişiyi murisinden önce ölmüş sayar. Payı da altsoyuna geçer. Muris, çıkarılanın altsoyunun payı üzerinde de tasarrufta bulunmuşsa altsoy saklı payını talep eder.
Mahkeme, mirasçılık belgesinde çıkarılan kişiyi gösterir. Payının kime kalacağını da ayrıca belirtir. Ayrıca mirasçıların hak ehliyetini araştırır. Yabancı uyruklu altsoy bakımından bu araştırma karşılıklılığı da kapsar. Ölüm tarihi itibarıyla Avusturya ile Türkiye arasında taşınmazlar yönünden karşılıklılık var mıydı? Karar bu sorunun cevabını arar.
Yabancıların Miras Hakkı Dosyasında Nelere Dikkat Edersiniz
İlk iş murisin ölüm tarihini ve vatandaşlığını saptamaktır. Ölüm tarihi hem yetkili hukuku hem de karşılıklılık sorusunu belirler. İkinci iş terekeyi menkul ve taşınmaz olarak ayırmaktır. Üçüncü iş intikalin kanuni mirasa mı yoksa vasiyetnameye mi dayandığını görmektir.
Dördüncü iş süreleri takip etmektir. Mirasın reddi süresi üç aydır ve kural olarak ölümü öğrenme tarihinde başlar. Tenkis davası ise ayrı sürelere tabidir. Yabancıların miras hakkı dosyalarında bu süreler çoğu zaman yurt dışı yazışmaları yüzünden kaçar.
Belge tarafında da bir liste tutun. Yabancı makam belgelerini apostil şerhi ve yeminli tercümeyle sunarsınız. Tapu kayıtları, nüfus kayıtları ve varsa vasiyetname dosyanın çekirdeğini oluşturur. Mirasçının Türkiye'deki oturma durumu için oturma izni nedir ve nasıl alınır yazısına bakabilirsiniz. Yabancıların miras hakkı uyuşmazlıklarında sonucu çoğu zaman bu belgeler belirler. Ayrıntı için yabancıların Türkiye'deki yargılama usulü ve gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığı yazılarımıza da bakabilirsiniz.
Yabancıların Miras Hakkı Konusunda Avukat Desteği
Yabancıların miras hakkı bakımından izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Mirasçılık belgesi, tapu intikali veya karşılıklılık sorunu hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi avukata soru sorma formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirme, paylaştığınız bilgi ve belgelere göre yapılır.
Yabancılar Hukuku
Deport Avukatı
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.