Mavi kart sahibi ve Almanya vatandaşı olan müvekkilin 08.01.2017 tarihinde Türkiye’ye girmek isterken, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanındaki risk analiz birimlerince yapılan profil çalışması…
Tahdit kodu, kolluk ve göç kayıtlarında yabancının Türkiye girişine ilişkin sınırlamayı gösteren işarettir. Ç-138 ve Ç-141 kodları havalimanında geri çevrilen kişilerde en sık görülen ikilidir. Aşağıdaki Ankara 1. İdare Mahkemesi kararı, somut gerekçe gösterilmeden konulan kodun iptalini konu alır. Karar, mavi kart sahibi bir Almanya vatandaşı hakkında verilmiştir.
Kısa cevap: Ankara 1. İdare Mahkemesi, Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodlarıyla kurulan giriş yasağının kaldırılması talebinin zımnen reddini, somut bilgi ve belgeye dayanmadığı için iptal etmiştir. Giriş yasağı yetkisi 6458 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde düzenlenir. İdare bu yetkiyi keyfî biçimde kullanamaz. Ret işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Tahdit Kodu Nedir
Tahdit kodu bir kanun kavramı değildir. Kod, idarenin kendi kayıt sisteminde tuttuğu bir işarettir. Arkasında ise bir idari işlem bulunur. İşlem çoğu kez giriş yasağı ya da ön izin şartıdır. Bu nedenle dava, kodun kendisine değil dayanağı olan işleme yöneltilir.
Kodun varlığı yolcunun sınır kapısında öğrendiği bir bilgidir. Pasaport kontrolünde sistem uyarı verir. Yolcu bekleme alanına alınır ve geri gönderme işlemleri başlar. Kişiye çoğu zaman kodun türü sözlü olarak bildirilir. Yazılı bildirim ise dava süresinin hesabı için önem taşır.
Ç-138 ve Ç-141 Kodları Ne Anlama Gelir
Ç-138 kodu inad yolcu, yani kabul edilemeyen yolcu kaydını gösterir. Yolcu geldiği ülkeye taşıyıcı şirket eliyle geri gönderilir. Ç-141 kodu ise ülkeye girişin Bakanlık iznine tabi olduğunu ifade eder. İki kod çoğu dosyada birlikte görülür. Ayrıntı için Ç-138 tahdit kodu kaldırma davası ve Ç-141 tahdit kodu kaldırma davası yazıları incelenebilir.
Karara Konu Olayda Ne Yaşandı
Müvekkil mavi kart sahibi bir Almanya vatandaşıdır. 8 Ocak 2017 tarihinde Türkiye'ye girmek istemiştir. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanındaki risk analiz birimleri profil çalışması yapmıştır. Çalışma sonucunda kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından sakıncalı olduğu değerlendirilmiştir. Kabul edilemez yolcu formu düzenlenerek ülkeye alınmamıştır.
İşlemin ardından hakkında Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodu ile giriş yasağı kurulmuştur. Müvekkil, giriş yasağının kaldırılmasını talep etmiştir. Talep zımnen reddedilmiştir. Dava bu ret işlemine karşı açılmıştır.
İdarenin Dayanak Gösterdiği Belge Neydi
Sık Sorulan Sorular
Tahdit kodu nedir?
Tahdit kodu, yabancının Türkiye girişine ilişkin sınırlamayı gösteren idari kayıt işaretidir. Kodun arkasında giriş yasağı ya da ön izin şartı gibi bir işlem bulunur. Dava bu işleme karşı açılır.
Ç-138 ile Ç-141 kodu aynı anlama mı gelir?
Hayır, iki kod farklı durumları gösterir. Ç-138 kabul edilemez yolcu kaydıdır. Ç-141 ise girişin Bakanlık iznine bağlı olduğunu ifade eder.
Ankara 1. İdare Mahkemesi mavi kart sahibinin tahdit kodunu neden iptal etti?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dayanak olarak İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 18 Ocak 2017 tarihli yazısı gösterilmiştir. Yazının eki 8 Ocak 2017 tarihli tutanaktır. Tutanağa göre görevli personel havalimanında profil çalışması yapmıştır. Değerlendirmede müvekkilin Irak ve Suriye bölgesindeki olaylara katılmak üzere gelmiş olabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle kabul edilemez yolcu sayılmış ve tahdit kodu konularak girişi engellenmiştir.
Dosyada bu değerlendirmeyi destekleyen bir tespit bulunmamaktadır. Müvekkilin çatışma bölgelerine geçiş için ülkeyi güzergâh olarak kullandığına dair bilgi yoktur. Uluslararası savaşçı olduğuna ilişkin bir belge de sunulmamıştır. Profil değerlendirmesinin nasıl yapıldığı da açıklanmamıştır.
Mahkeme, Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodu nedeniyle ülkeye alınmama işlemini hukuka aykırı bulmuştur. Karar üzerine Göç İdaresine başvurulmuş ve giriş sorunu çözülmüştür. Göç İdaresi kararı ile mahkeme kararı dosyada ektedir.
Giriş Yasağının Hukuki Dayanağı Nedir
Giriş yasağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 9 uncu maddesine dayanır. Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca görülen yabancıların girişi yasaklanabilir. Yasak süresi kural olarak en fazla beş yıldır. Ciddi tehdit hâlinde bu süre en fazla on yıl daha uzatılabilir.
Giriş yasağı yetkisinin açık metni 6458 sayılı Kanun m. 9/1 şöyledir (metindeki Genel Müdürlük bugün Göç İdaresi Başkanlığıdır):
“Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir.”
Aynı madde idareye yasağı kaldırma yetkisi de verir. Yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verilebilir. Ülkeye kabul ayrıca ön izin şartına bağlanabilir. Uygulamada Ç-141 tahdit kodu bu ön izin şartını gösterir.
Yasağın kaldırılmasına ilişkin hüküm 6458 sayılı Kanun m. 9/6 uyarınca şöyledir (metindeki Genel Müdürlük bugün Göç İdaresi Başkanlığıdır):
“Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir.”
Kararı Hangi İdare Verir
Yetki Göç İdaresi Başkanlığındadır. Sınır dışı etme sonrası konulan yasaklarda valilikler de yetkilidir. Kurumun adı 2021 yılında değişmiştir. 29 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı adını almıştır. Karar metnindeki genel müdürlük ifadesi bu nedenle eski unvanı taşır.
____________________________
Kararın tam metni aşağıda yer almaktadır.
Kararı veren mahkeme Ankara 1. İdare Mahkemesidir. Karar 23 Aralık 2020 tarihlidir. Dosya 2020 yılı esasına kayıtlıdır.
Davacı, mavi kart sahibi Almanya vatandaşıdır. Davacı vekili Av. Abdullah Enes Baltacıdır.
Davalı taraf Göç İdaresi Genel Müdürlüğüdür. İdare duruşmada vekili aracılığıyla temsil edilmiştir.
Davanın özeti kararda şöyle aktarılmıştır. Davacı, Türkiye giriş yasağının kaldırılması talebiyle 20 Mayıs 2020 tarihinde başvuru yapmıştır. Başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Davacıya göre işlem somut gerekçeye dayanmamaktadır. Bu nedenle iptali istenmiştir.
Savunmanın özeti de karara geçirilmiştir. İdareye göre İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden gelen bilgiler doğrultusunda davacı kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından sakıncalı görülmüştür. Bu değerlendirme üzerine Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodu veri girişi yapılmıştır. İdare ayrıca çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılanlara tanınan hakların istisnasının millî güvenlik ve kamu düzeni olduğunu belirtmiştir. Kamu güvenliğini korumanın devletin hükümranlık yetkisinin doğal sonucu olduğu da savunulmuştur. Bu gerekçelerle davanın reddi istenmiştir.
Mahkeme kararını Türk Milleti adına vermiştir.
Duruşma önceden belirlenen 14 Aralık 2020 tarihinde açılmıştır. Davacı vekili ile davalı vekili duruşmada hazır bulunmuştur. Taraflara usulüne uygun söz verilmiş ve açıklamaları dinlenmiştir. Ardından duruşmaya son verilerek dosya incelenmiştir.
Dava, giriş yasağının kaldırılması talebiyle yapılan 20 Mayıs 2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkeme Hangi Kurallara Dayandı
Mahkeme önce Anayasanın 23 üncü maddesine dayanmıştır. Madde yerleşme ve seyahat hürriyetini düzenler. Metinde herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu belirtilir. Yerleşme hürriyeti sayılan amaçlarla kanunla sınırlanabilir. Maddenin son cümlesi ise açıktır. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
Kararda uluslararası bir kaynağa da yer verilmiştir. Türkiye'nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme 1976 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin 12 nci maddesi hareket özgürlüğünü düzenler. Maddeye göre herkes kendi ülkesi dâhil herhangi bir ülkeyi terk etmekte özgürdür. Sınırlamalar ancak ulusal güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı, genel ahlak veya başkalarının hakları için kanunla konulabilir. Son fıkra ise hiç kimsenin kendi ülkesine girme hakkından keyfî olarak yoksun bırakılamayacağını belirtir.
Mahkeme ardından 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa dayanmıştır. Kanunun 27 nci maddesine göre çıkma belgesinin teslimiyle Türk vatandaşlığı kaybedilir. Kayıp tarihinden itibaren kişi yabancı muamelesine tabi tutulur. 28 inci madde ise ayrı bir güvence getirir. Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlığı kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar altsoyları, sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam eder. Maddede millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Kararda son olarak 6458 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine yer verilmiştir. Madde giriş yasağı yetkisini, süresini ve kaldırılmasını düzenler. Metne göre yasak süresi en fazla beş yıldır. Ciddi tehdit hâlinde süre en fazla on yıl daha artırılabilir. İdare yasağı kaldırabilir veya belirli bir süre için girişe izin verebilir. Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle ülkeye kabul ön izin şartına da bağlanabilir.
Mahkemeye göre idarenin giriş yasağı koyma yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi somut bilgi ve belgelere dayanmalıdır. Yetki keyfî olarak kullanılamaz. Bu ölçüt kararın çekirdeğini oluşturur.
Dosya İncelemesinde Ne Tespit Edildi
Dava dosyasının incelenmesinden şu sonuçlara ulaşılmıştır. Mavi kart sahibi ve Almanya vatandaşı olan davacı 8 Ocak 2017 tarihinde Türkiye'ye girmek istemiştir. Havalimanındaki risk analiz birimlerince yapılan profil çalışması sonucunda kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından sakıncalı görülmüştür. Kabul edilemez yolcu formu düzenlenerek ülkeye alınmamıştır. Hakkında Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodu ile giriş yasağı işlemi kurulmuştur. Giriş yasağının kaldırılması talebinin zımnen reddi üzerine dava açılmıştır.
İşlemin dayanağı olarak gösterilen emniyet yazısı ve eki tutanak da incelenmiştir. Tutanağa göre davacının Irak ve Suriye bölgesindeki olaylara katılmak üzere gelmiş olabileceği değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeyle kabul edilemez yolcu sayılmış ve tahdit kodu konulmuştur. Buna karşılık davacının çatışma bölgelerine geçiş için ülkeyi güzergâh olarak kullandığına dair tespit yoktur. Uluslararası savaşçı olduğuna ya da güvenlik tehdidi oluşturduğuna ilişkin bilgi de bulunmamaktadır. Profil değerlendirmesinin nasıl yapıldığına dair belge sunulmamıştır.
Mahkeme gerekçesini şu noktalarda toplamıştır. İdare, işlemin gerekçesi olarak yalnız profil çalışmasına dayanmıştır. Davacının güvenliği tehdit ettiğine dair dosyada bilgi ve belge yoktur. Hangi yönlerden şüphe uyandırdığı da açıklanmamıştır.
Salt tahmine ve öngörüye dayanılarak seyahat özgürlüğünü kısıtlayan işlem kurulamaz. Bu nedenle tahdit kodu uygulamasının dayanağı idarece ispatlanamamıştır. Davacının izinle vatandaşlıktan çıktığı ve önceden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu anlaşılmıştır. Türkiye ile maddi ve manevi bağlarının devam ettiği de görülmüştür. Somut gerekçeye dayanmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. 190,10 lira yargılama gideri ve tarifeye göre belirlenen 3.110,00 lira avukatlık ücreti davalı idareden alınarak davacıya verilmiştir. Artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra iadesine hükmedilmiştir. Karara karşı tebliği izleyen günden itibaren otuz gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık tutulmuştur. Karar 23 Aralık 2020 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Karardan Çıkan Ölçütler Nelerdir
Karar, idarenin giriş yasağı yetkisini kabul eder. Buna karşılık somut bilgi ve belgeye dayanmayan sakınca değerlendirmesini hukuka aykırı bulur. Karar tek bir uyuşmazlığa ilişkindir. Buna karşılık üç ölçüt gösterir. Birincisi, idarenin giriş yasağı yetkisi vardır fakat bu yetki keyfî kullanılamaz. İkincisi, sakınca değerlendirmesi somut bilgi ve belgeye dayanmalıdır.
Üçüncü ölçüt ispat yüküne ilişkindir. İdare, dayandığı olguyu dosyaya sunmakla yükümlüdür. Profil çalışması yapıldığının söylenmesi tek başına yeterli sayılmamıştır. Çalışmanın hangi verilere dayandığı da gösterilmelidir.
Kararda kişinin Türkiye ile bağı ayrıca değerlendirilmiştir. Doğumla Türk vatandaşı olmak ve izinle vatandaşlıktan çıkmak bu bağı gösteren olgulardır. Aile, mülkiyet ve sosyal güvenlik ilişkileri de aynı başlıkta ele alınır. Benzer dosyalar için Ç-138 tahdit kodu kaldırma mahkeme kararları yazısına bakılabilir.
___________________________
Tahdit Kodu Nasıl Öğrenilir
İlk yol sınır kapısında düzenlenen belgedir. Kabul edilemez yolcu formunda işlemin dayanağı yer alır. İkinci yol Göç İdaresi Başkanlığına yapılan yazılı başvurudur. Yurt dışındaki kişiler başvuruyu konsolosluk aracılığıyla iletebilir.
Üçüncü yol vekâlet verilen avukat aracılığıyla yapılan sorgudur. Dava açıldıktan sonra mahkeme de ara kararıyla kayıt bilgisini isteyebilir. Kodun türü, izlenecek hukuki yolu doğrudan belirler. Bu nedenle tahdit kodu bilgisinin yazılı olarak alınması önerilir.
Kod Kaldırma Talebi Nereye Yapılır
Talep Göç İdaresi Başkanlığına yöneltilir. Dilekçede kişinin kimlik ve statü bilgileri yer alır. Giriş yasağının kaldırılması açıkça istenir. Türkiye ile bağı gösteren belgeler eklenir. Süreç için Türkiye girişinde tahdit kodlarının kaldırılması yazısı yol gösterir.
İdare başvuruya otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Bu tarih zımni ret tarihidir. Yukarıdaki dosyada da dava zımni ret üzerine açılmıştır. Sürelerin doğru hesaplanması bu yüzden belirleyicidir.
İptal Davası Nasıl Açılır
Dava idare mahkemesinde açılır. Süre altmış gündür ve zımni ret tarihinden itibaren işler. Yetkili mahkeme, işlemi kuran idarenin bulunduğu yerdedir. Göç İdaresi Başkanlığı işlemlerinde bu yer Ankara olur.
Dilekçede işlemin sebep unsuru tartışılır. İdareden, sakınca değerlendirmesinin dayanağı olan bilgi ve belgeler istenir. Tahdit kodu türü, konuluş tarihi ve dayanağı ayrı ayrı sorulur. Yürütmenin durdurulması istemi de aynı dilekçede ileri sürülebilir.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi
Evet, istem dava dilekçesinde ileri sürülür. Dayanak 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesidir. İki şart birlikte aranır. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğması gerekir. Giriş yasağı dosyalarında aile birliği ve mülkiyet ilişkileri bu başlıkta tartışılır. Mahkeme istemi gerekçe göstererek karara bağlar.
Mavi Kart Sahibi Bakımından Fark Var mıdır
Mavi kart sahibinin konumu sıradan yabancıdan farklıdır. Kişi doğumla Türk vatandaşı olmuş ve izinle vatandaşlıktan ayrılmıştır. 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi bu kişilere geniş bir hak koruması tanır. Belgenin kapsamı için mavi kart nedir ve nasıl alınır yazısı ayrıntı verir.
Millî güvenlik ve kamu düzenine ilişkin hükümler yine saklıdır. Ancak bu istisna dar yorumlanır. İdarenin somut olgu göstermesi beklenir. Yukarıdaki karar bu yorumu benimsemiştir.
İptal Kararından Sonra Ne Yapılır
İptal kararı kaydı kendiliğinden silmez. Kararın idareye ulaşmasından sonra işlem tesis edilmesi gerekir. Bu aşamada Göç İdaresi Başkanlığına yazılı başvuru yapılır. Karar örneği dilekçeye eklenir.
İdare, kararın gereğini otuz gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Yükümlülük 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde düzenlenmiştir. Kayıt silindikten sonra giriş normal usule döner. Yukarıdaki dosyada da giriş sorunu bu yolla çözülmüştür. Karar metinleri için Danıştay ve Resmî Gazete kaynakları kullanılabilir.
İdarenin mahkeme kararını uygulama yükümlülüğü 2577 sayılı Kanun m. 28/1 uyarınca şöyle belirlenmiştir:
“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.”
Tahdit Kodu Konusunda Avukat Desteği
Tahdit kodu uygulamasında izlenecek hukuki yol, mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Kişinin statüsü, kodun türü ve elde bulunan belgeler sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi avukata soru sorma formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İdare işlemini yalnızca havalimanındaki profil çalışmasına dayandırmıştır. Dosyada davacının güvenliği tehdit ettiğini gösteren bilgi ya da belge bulunmamıştır. Mahkeme, seyahat özgürlüğünü tahmine dayanarak sınırlayan bu işlemi hukuka aykırı bulmuştur.
Kaldırma talebine cevap gelmezse ne olur?
İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Bu tarihten sonra dava açma süresi işler. Süre kaçırılırsa dava süreden reddedilebilir.
Tahdit koduna karşı hangi mahkemede dava açılır?
Dava idare mahkemesinde açılır. Giriş yasağı ve ön izin şartına karşı dava açma süresi, tebliğden ya da zımni ret tarihinden itibaren altmış gündür. İşlemi Göç İdaresi Başkanlığı kurmuşsa yetkili mahkeme Ankara idare mahkemeleridir.
Mahkeme kodun iptaline karar verirse kayıt kendiliğinden silinir mi?
Hayır, iptal kararı kaydı kendiliğinden silmez. Kararın idareye ulaşmasından sonra idareye yazılı başvuru yapılır. İdare kararın gereğini en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.
Yabancılar Hukuku
Deport Avukatı
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.