Devlet memurunun vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılır. Memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası hükümlerinin öğretim elemanlarına uygulanıp uygulanamayacağı uzun süre tartışılmıştır. Aşağıda, vakarına yakışmayan davranış iddiasıyla uyarma cezası alan bir rektör hakkındaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararı incelenmektedir.
Uyuşmazlığın merkezinde Anayasa Mahkemesinin 2019 tarihli iptal kararı yer alır. Karar, 2547 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanuna yaptığı atfı ortadan kaldırmıştır. Daire ise iptale rağmen, işlem tarihinde yürürlükte olan hükmün uygulanabileceği sonucuna varmıştır. Güncel ceza listesi için yükseköğretim disiplin suç ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz.
Davacı, X1 Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürütmektedir. Üniversitenin Çocuk Gelişimi Bölümünde bölüm başkanı olan D. Y., sözleşmesini 16/01/2017 tarihinden geçerli olmak üzere feshetmiştir. İdareye göre davacı YÖKSİS kayıtlarında gerekli işlemleri yapmamıştır. Böylece ilgilinin yeni üniversiteye kaydı engellenmiştir.
İdare bu eylemi, devlet memurunun vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak olarak nitelemiştir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, 657 sayılı Kanunun 125/A-e maddesi uyarınca uyarma cezası vermiştir. Karar 11/04/2018 tarih ve 2270/28406 sayılıdır. Davacı bu kararın iptali istemiyle dava açmıştır.
İstanbul 13. İdare Mahkemesi 31/01/2020 gün ve E:2018/1330, K:2020/206 sayılı kararıyla işlemi iptal etmiştir. Davalı idare bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İdareye göre soruşturma sonunda memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası gerektiren fiil sübut bulmuştur. Öğretim görevlisi sözleşmesini 08.11.2016 tarihli noter ihtarnamesiyle feshetmiştir. Çıkış kaydının 31.08.2017 tarihine kadar yapılmamasının kabul edilebilir bir izahı yoktur.
Sık Sorulan Sorular
Vakarına yakışmayan tutum ve davranış hangi cezayı gerektirir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendinde bu fiil uyarma cezası arasında sayılmıştır. Niteleme, memurun görev dışındaki tutumlarını da kapsayabilir. İsnadın hangi davranışa, hangi tarihe ve hangi belgeye dayandığı soruşturma raporunda gösterilmelidir.
Öğretim elemanlarına 657 sayılı Kanundaki disiplin fiilleri uygulanır mı?
Bugün uygulanamaz. Anayasa Mahkemesi 2019 yılında 2547 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanuna yaptığı atfı iptal etmiştir. Ardından 53 üncü madde yeniden yazılmış ve öğretim elemanlarının fiilleri doğrudan bu maddede sayılmıştır. Kurumdaki memur statüsündeki personel için 657 sayılı Kanun geçerliliğini korur.
İdare, tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece kararının kaldırılmasını ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesini istemiştir.
Davacının Savunması ve Dosyanın İncelenmesi
Davacı vekili, müvekkilinin kasti bir hareketi bulunmadığını belirtmiştir. Cezanın hukuka aykırı olduğunu ve ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle istinaf başvurusunun reddini istemiştir.
Dosyayı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi incelemiştir.
Dava, uyarma cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İşlem, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 11/04/2018 tarih ve 2270/28406 sayılı kararıdır. Dayanak, 657 sayılı Kanunun 125/A-e maddesindeki vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiilidir.
İstanbul 13. İdare Mahkemesi’nin 31/01/2020 gün ve E:2018/1330, K:2020/206 sayılı kararı ile, ” davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava henüz karara bağlanmadan, hakkında verilen disiplin cezasının yasal dayanağının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya konulduğundan; öğretim üyesi olan davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer verilen disiplin hükümleri uygulanmak suretiyle tesis edilen işlemde Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine uyarlık bulunmamaktadır. ” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa Uygulanan Mevzuat Hükümleri
Daire, kararında önce uygulanacak mevzuatı sıralamıştır. İlk sırada 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi yer alır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/b maddesinde “(Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yasa’nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 53. maddesinde, Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezaları tek tek sayıldıktan sonra, anılan Yasanın (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı alt bentlerinde “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…”ibarelerine yer verilmek suretiyle 657 sayılı Yasanın disiplin hükümlerine atıf yapılmış ve bu atıf nedeniyle üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları, memur ve diğer personele 2547 sayılı Yasada yer alan fiillere ek olarak 657 sayılı Yasa hükümlerine dayanılarak disiplin cezası verilmesi mümkün hale getirilmiştir.
657 Sayılı Kanunun 125/A-e Bendi ve İptal Kararı
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin A-e alt bendinde; “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” fiili uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Ancak, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı alt bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…”ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2019 tarihli ve Esas No: 2017/33; Karar No:2019/20 sayılı kararı ile; “…öğretim elemanı, memur ve diğer personelden oluşan yükseköğretim kurumları kamu personeline ilişkin disiplin kuralları öngörülürken kanun koyucu tarafından bunlar arasında görevin niteliğinden kaynaklanan ve Anayasa tarafından öngörülen ayrım ve farklılıkların dikkate alınmayarak öğretim elemanları ile memur ve diğer personelin tümüyle aynı kurallara tabi kılınması ve dava konusu ibareler yoluyla öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu kapsamına 657 sayılı Kanun’da sayılan fiillerin tamamının dâhil edilmesi, Anayasa’da bu kişiler için öngörülen güvencelerle örtüşmediği gibi gerek uygulayıcılar gerekse disiplin kurallarının muhatapları yönünden birtakım belirsizliklere de yol açtığından dava konusu kuralların Anayasa’nın 2., 27. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı…” gerekçesiyle, 2547 sayılı Yasanın (b) fıkrasının 1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı alt bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…”ibarelerinin iptallerine ve yine iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiş ve anılan karar 17.07.2019 gün ve 30834 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Bu karardan sonra kanunda değişiklik yapılmıştır. 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrası, 17/4/2020 tarih ve 31102 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7243 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle değiştirilmiştir. Yeni metnin 1/c bendinde şu fiil uyarma cezası gerektiren haller arasındadır. Görevin tam ve zamanında yapılmasında, kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak.
Dava dosyasının incelenmesinden şu tespitler yapılmıştır. Davacı hakkında yapılan şikâyet üzerine soruşturma başlatılmıştır. Sonuçlar 09.10.2017 tarihli ve 256 sayılı soruşturma raporunda toplanmıştır.
Rapora göre bölüm başkanı D. Y. sözleşmesini 16.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere feshetmiştir. Davacı ise YÖKSİS akademik personel çıkış kaydını yapmamıştır. Böylece personelin fesih hakkını kullanmasına ve başka bir yerde çalışmasına engel olunmuştur.
Rapor, 2547 sayılı Kanunun 53/b fıkrası ile 657 sayılı Kanunun 125/A-e fıkrası uyarınca uyarma cezası önermiştir. Öneri, vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiiline dayandırılmıştır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası teklifini kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararının Uyuşmazlığa Etkisi
Anayasanın 153. maddesinde,”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir… Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırılabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez” hükmüne yer verilmiştir.
Cezanın dayanağı, 2547 sayılı Kanuna 6764 sayılı Kanunla eklenen bir ibaredir. İbare, 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak biçimindedir. Anayasa Mahkemesi 10/04/2019 tarihli, E:2017/33, K:2019/20 sayılı kararıyla bu ibareleri iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir. Karar 17.07.2019 tarih ve 30834 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
İptal Hükmünün Yürürlük Tarihi Neden Önemli
Olayda, davacıya verilen disiplin cezasının dayanağı olan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “disiplin ve ceza işleri”ne ilişkin maddelerine, 6764 sayılı Kanun ile eklenen, “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak …” şeklindeki ibareleri Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda yer verilen kararı ile iptal edilmiş ve Resmi Gazetede yayımlandığı 17.07.2019 tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, 6764 sayılı Kanun ile eklenen, “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak …” şeklindeki ibarelerinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunması ve 17/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren 2547 sayılı Yasanın 53. maddesinin (b) fıkrasında yer alan, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılan, “Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” fiilinin, davacıya isnat edilen, “bir öğretim üyesinin 08.11.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile 16.01.2017 tarihinden itibaren sözleşmesini feshettiğini bildirmesine rağmen, görevi gereği çıkış kaydını yapması gerekirken YÖKSİS akademik personel çıkış kaydını 31.08.2017 tarihine kadar yapmadığı” eyleminekarşılık geldiği; bir başka anlatımla, davacıya isnat edilen fiilin suç olmaktan çıkarılmadığı, isnat edilen suçun karşılığı dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre “Uyarma” cezası iken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası getirilen yeni düzenlemede de isnat edilen suçun karşılığının “Uyarma” cezasını gerektirdiği görüldüğünden,uyuşmazlıkta davacı bakımından aynı hukuki durumun devam etmesi karşısında, 657 sayılı Kanunun 125/A-e maddesi uyarınca değerlendirme yapılabileceği açıktır.
Dairenin değerlendirmesi iki noktaya dayanır. İlki, iptal edilen ibarenin işlem tarihinde yürürlükte olmasıdır. İkincisi, isnat edilen fiilin yeni düzenlemede de uyarma cezasını gerektirmesidir. Memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası bakımından aynı hukuki durum devam etmektedir.
Bu nedenle ilk derece kararında hukuki isabet bulunmamıştır. İdare mahkemesi, cezanın yasal dayanağının ortadan kalktığı gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Daire bu gerekçeyi yerinde görmemiştir.
İşin Esası Bakımından Yapılan Değerlendirme
İşin esasında dosyadaki bilgi ve belgeler incelenmiştir. Davacının rektörlük döneminde bir öğretim üyesi 08.11.2016 tarihli noter ihtarnamesi göndermiştir. İhtarnamede sözleşmenin 16.01.2017 tarihinden itibaren feshedildiği bildirilmiştir. Buna rağmen YÖKSİS çıkış kaydı 31.08.2017 tarihine kadar yapılmamıştır.
Davacı, feshin haklı sebebe dayanmadığını ve kasti bir hareketi bulunmadığını ileri sürmüştür. Daire bu savunmayı kabul etmemiştir. Anayasanın 38 inci maddesi gereği hiç kimse, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. Sözleşme şartlarının ihlalinden doğan haklar yargı önünde aranabilir.
Feshin haklı olmadığı kanaatiyle kaydın işlenmemesi personelin anayasal haklarına aykırıdır. Daireye göre bu eylem çalışma hürriyetine engel olmuştur. Eyleme uyan 657 sayılı Kanunun 125/A-e fıkrası uyarınca memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Böylece vakarına yakışmayan tutum ve davranış fiili sübut bulmuştur.
Kararın Sonucu ve Azlık Oyu
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. İstanbul 13. İdare Mahkemesinin E:2018/1330, K:2020/206 sayılı kararı kaldırılmış ve dava reddedilmiştir. 259,40 TL yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmıştır. İstinaf safhasındaki 165,10 TL gider ile 1.700,00 TL vekâlet ücreti davacıdan alınarak idareye verilmiştir. Karar 18/11/2020 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.
Kararda bir azlık oyu da bulunmaktadır.
Karşı oy kullanan üye, istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararını aynı gerekçe ve sebeplerle yerinde görmüştür. Bu üyeye göre davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmeliydi.
Memur Vakarına Yakışmayan Davranış Disiplin Cezası Bugün Nasıl Uygulanır
Karar, 2020 yılındaki hukuki duruma ilişkindir. Bugün öğretim elemanlarına 657 sayılı Kanundaki fiiller doğrudan uygulanamaz. İptal kararından sonra 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi 7243 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. Cezalar ve karşılığı fiiller artık bu maddede sayılıdır.
Devlet memurunun vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiili, 2547 sayılı Kanunun yeni metninde yer almaz. Yükseköğretim kurumlarında görevli memurlar bakımından ise 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesi uygulanmaya devam eder. Bu nedenle memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası bugün yalnızca memur statüsündeki personel için gündeme gelir.
Öğretim elemanlarında benzer eylemler farklı bentlere girer. Görevin yapılmasında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak uyarma cezasını gerektirir. Aynı görevin kusurlu yapılması kınama, kasıtlı olarak yapılmaması ise aylıktan kesme cezasına yol açar. Ceza listesi akademisyenlerin alabilecekleri disiplin cezaları yazımızdadır.
Memurlarda Vakarına Yakışmayan Davranış Fiilinin Sınırı Nedir
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendinin (e) alt bendi bu fiili uyarma cezası arasında sayar. Vakarına yakışmayan davranış nitelemesi, memurun görev dışındaki tutumlarını da kapsayabilir. Ancak isnadın somutlaştırılması zorunludur. Hangi davranışın ne zaman ve nasıl gerçekleştiği raporda gösterilmelidir.
Bent geniş ve genel bir ifade taşır. Bu genellik idareye önemli bir takdir alanı bırakır. Yargı denetiminde ölçüt, eylemin kamu görevinin gerektirdiği saygınlıkla bağdaşıp bağdaşmadığıdır. Somut delille desteklenmeyen memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası iptal edilebilir.
İtiraz ve Dava Süreleri Nasıl İşler
Uyarma cezasına karşı önce idari itiraz yolu açıktır. 657 sayılı Kanunun 135 inci maddesine göre itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür. İtiraz mercileri, dilekçe ve eklerinin ulaşmasından itibaren otuz gün içinde karar vermek zorundadır. İtirazın kabulünde disiplin amiri cezayı hafifletebilir veya kaldırabilir.
İptal davası süresi altmış gündür. Süre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa göre işler. İtiraz edilmişse dava süresi, ret kararının tebliğinden itibaren yeniden işler. Memur vakarına yakışmayan davranış disiplin cezası dosyalarında süre kaçırılırsa esas incelenmeden ret kararı verilir.
Savunma Alınmadan Disiplin Cezası Verilebilir mi
Savunma hakkı disiplin hukukunun temel güvencesidir. 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesine göre savunması alınmadan memura disiplin cezası verilemez. Yedi günden az olmamak üzere süre verilmesi zorunludur. Bu sürede savunma yapılmazsa savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır.
Yükseköğretim personelinde usul 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesindedir. Hüküm, 30 Temmuz 2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Yeni metinde ifadeye davet ile savunmaya davet ayrılmıştır. Savunmaya davet yazısında evrak inceleme hakkı da bildirilir. Ayrıntı savunma hakkı yazımızdadır.
Vakarına Yakışmayan Davranış İddiası Konusunda Avukat Desteği
Vakarına yakışmayan davranış isnadı bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Hakkınızdaki vakarına yakışmayan davranış iddiası için dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Öğretim elemanının benzer eylemi hangi disiplin fiiline girer?
Görevin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlık göstermek ya da düzensiz davranmak uyarma cezasını gerektirir. Aynı görevin kusurlu yapılması kınama, kasıtlı olarak hiç yapılmaması ise aylıktan kesme sonucunu doğurur. Fiilin hangi bende girdiği kararda açıkça yazılmalıdır.
Uyarma cezasına itiraz süresi ne kadardır?
657 sayılı Kanunun 135 inci maddesine göre süre, cezanın tebliğinden itibaren yedi gündür. İtiraz mercii, dilekçe ve eklerinin ulaşmasından itibaren otuz gün içinde karar verir. İtirazın kabulü hâlinde disiplin amiri cezayı hafifletebilir veya tümüyle kaldırabilir.
Vakarına yakışmayan davranış isnadı nasıl somutlaştırılmalıdır?
Bent geniş yazıldığı için idareye önemli bir takdir alanı bırakır. Bu nedenle hangi davranışın ne zaman ve nasıl gerçekleştiği raporda ayrıntılı gösterilmelidir. Mahkeme, eylemin kamu görevinin gerektirdiği saygınlıkla bağdaşıp bağdaşmadığını ölçer. Somut delille desteklenmeyen ceza iptal edilebilir.
Hayır. 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesi savunma alınmadan ceza verilmesini yasaklar ve en az yedi günlük süre öngörür. Bu sürede savunma yapılmazsa haktan vazgeçilmiş sayılır. Yükseköğretim personelinde usul ise 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesinden okunur.
Görev dışındaki davranışlar da vakarına yakışmayan davranış sayılabilir mi?
Sayılabilir; bent, memurun görev dışındaki tutumlarını da kapsayacak genişliktedir. Buna karşılık isnadın somut delille desteklenmesi gerekir. Mahkemeler, eylemin kamu görevinin saygınlığıyla bağdaşıp bağdaşmadığına bakar.
Disiplin Soruşturması
İntihal İddiası Nasıl İspatlanır ve Çürütülür
İntihal iddiası benzerlik yüzdesiyle değil, sayfa ve paragraf düzeyinde metin karşılaştırmasıyla ispatlanır. İspat yükü, bilirkişi incelemesi ve ilk yayın tarihinin belgelenmesi açıklanıyor.