Cinsiyet değişikliği ile ilgili davalar sağlık hukuku bakımından nadir görülmekle birlikte son dönemde artan konulardandır. CİNSİYET DEĞİŞTİRME HAKKI Cinsiyet değişikliği de kişiye sıkı sıkıya bağlı haktır. Hak ise hukuken koruma altına alınan menfaattir.
Cinsiyet değişikliği, Türk hukukunda mahkeme iznine bağlıdır. Dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 40 ıncı maddesidir. Süreç iki ayrı davadan oluşur. Önce ameliyat izni istersiniz, ameliyattan sonra nüfus kaydının düzeltilmesini talep edersiniz.
Kısa cevap: Türkiye'de cinsiyet değişikliği ancak mahkeme izniyle yapılır. Başvuran kişinin on sekiz yaşını doldurmuş ve evli olmaması gerekir. Transseksüel yapıda olduğunu ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu, eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Ameliyat resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanınca mahkeme, nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verir.
Cinsiyet Değişikliği Hangi Hakkın Kapsamına Girer
Cinsiyet değişikliği, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar arasında yer alır. Bu haklar kişinin bedenini, sağlığını ve kimliğini korur. Parayla ölçemezsiniz ve başkasına devredemezsiniz. Talebi bu nedenle kişinin kendisi ileri sürer.
Vücut bütünlüğü aynı zamanda anayasal bir güvencedir. Rızası olmadan kimsenin bedenine tıbbi müdahale yapamazsınız. Cinsiyet değişikliği ameliyatı da bu kapsamdaki bir müdahaledir. Hukuka uygunluk için hem kişinin rızası hem mahkeme izni gerekir.
Anayasa Mahkemesi konuyu özel hayata saygı hakkı çerçevesinde ele alır. Kişinin cinsel kimliğini tanıtma isteği bu hakkın çekirdeğinde durur. Devletin getirdiği sınırlar ölçülü olmak zorundadır. Ölçüsüz bir şart hakkın özünü zedeler.
Cinsiyet Değişikliğini Düzenleyen Kanun Hükmü
Konuyu Türk Medeni Kanunu'nun 40 ıncı maddesi düzenler. Madde iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra izin davasını anlatır. İkinci fıkra ise nüfus kaydındaki düzeltmeyi konu alır. Madde şudur.
“Madde 40-Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.”
Sık Sorulan Sorular
Cinsiyet değişikliği için kaç yaşını doldurmak gerekir?
Kanun, başvuranın on sekiz yaşını doldurmuş olmasını arar. Evlenme yoluyla ergin olmak bu sınırı aşağı çekmez. Yaş, nüfus kaydından doğrudan anlaşılır.
Evli biri cinsiyet değişikliği izni isteyebilir mi?
Hayır, izin verilebilmesi için başvuranın evli olmaması gerekir. Daha önce evlenip boşanmış olmak engel oluşturmaz. Kanun bu şartı iznin verilebilmesi bakımından arar.
Cinsiyet değişikliği için üreme yeteneğinden yoksun olmak hâlâ şart mı?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Yukarıdaki metinde geçen bir şart artık yürürlükte kalmadı. Anayasa Mahkemesi, birinci fıkradaki "üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu" ibaresini iptal etti. Karar 29 Kasım 2017 tarihlidir. Künyesi E. 2017/130, K. 2017/165 biçimindedir. İptal, 20 Mart 2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete'de çıktı.
Üreme Yeteneğinden Yoksunluk Şartı Neden Kalktı
Anayasa Mahkemesi gerekçesini iki hakka bağladı. Bunlardan ilki maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkıdır. İkincisi özel hayata saygı hakkıdır. Mahkemeye göre şart bu hakları ölçüsüz biçimde sınırlıyordu.
Şart ayrıca eşitsizlik doğuruyordu. Üreme yeteneği olan trans bireyler ile olmayanlar farklı sonuçla karşılaşıyordu. Bugün cinsiyet değişikliği izni için kısırlaştırma aramazlar. Maddedeki diğer şartlar ise yürürlükte kalır.
Bu ayrım pratikte önemlidir. Eski tarihli yazılarda ve 2018 öncesi kararlarda iptal edilen ibare hâlâ karşınıza çıkar. Dilekçenizi hazırlarken maddenin güncel hâlini resmî kaynaktan okumanız gerekir. Aksi hâlde mahkemeden gereksiz bir ek rapor talebi gelir.
“Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir.”
Cinsiyet Değişikliği İzni İçin Aranan Şartlar
Başvuruyu Kim Yapar
İzin talebini kişi bizzat ileri sürer. Vekil aracılığıyla dilekçe verseniz bile mahkeme sizi şahsen dinler. Talebi anne, baba ya da eş sizin adınıza ileri süremez. Bu kural maddenin açık ifadesinden çıkar.
On Sekiz Yaşını Doldurma Şartı
Kanun yaş sınırını on sekiz olarak belirler. Evlenmeyle kazanılan erginlik bu sınırı düşürmez. Mahkeme kararıyla ergin kılınma da tek başına yetmez. Yaş şartını nüfus kaydınızdan doğrudan görürler.
Evli Olmama Şartı
İkinci şart, başvuru anında evli olmamaktır. Ölçüt dava tarihindeki medeni hâlinizdir. Daha önce yaptığınız bir evlilik ve sonrasındaki boşanma engel oluşturmaz. Çocuk sahibi olmanız da cinsiyet değişikliği talebini etkilemez.
Transseksüel Yapıda Olma ve Ruh Sağlığı Raporu
Üçüncü şart transseksüel yapıda olmaktır. Ayrıca cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu göstermeniz gerekir. Bu iki noktayı resmî sağlık kurulu raporu ortaya koyar. Raporu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alırsınız.
Uygulamada mahkeme sizi bu hastanelerden birine sevk eder. Kurul, gözlem ve tetkiklerden sonra raporunu yazar. Rapordaki iki sorunun cevabı açık olmalıdır. Bunlar transseksüel yapının varlığı ile ruh sağlığı yönünden zorunluluktur.
Cinsiyet Değişikliği Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu iki kural hem izin davası hem kayıt düzeltme davası için geçerlidir. Yanlış mahkemede açtığınız dava görevsizlik kararıyla uzar.
Davayı Kime Karşı Açarsınız
Davayı Nüfus Müdürlüğüne karşı açarsınız. Nüfus kayıtları üzerinde işlem yapma yetkisi bu idaredir. Duruşmada Cumhuriyet savcısı da hazır olur. Kararı daha sonra nüfus müdürlüğü kütüğe işler.
İzin Kararı İçin Kanunda Süre Var mı
Kanun, izin kararı için özel bir süre öngörmez. Ancak sağlık kurulu raporu tıbbi bir değerlendirmedir. Rapor eskirse mahkeme güncel bir tane ister. Bu yüzden süreci bekletmemek daha güvenlidir.
Cinsiyet Değişikliği Süreci Sırasıyla Nasıl İlerler
Süreç dava dilekçesiyle başlar. Nüfus kaydındaki düzeltmeyle biter. Arada tıbbi izlem, rapor ve ameliyat aşamaları vardır. Aşağıdaki sıra uygulamadaki en sık akışı gösterir.
Yerleşim yerinizdeki asliye hukuk mahkemesinde izin davası açarsınız.
Mahkeme sizi bir eğitim ve araştırma hastanesine sevk eder. Bu hastanede cinsel kimlik konseyi görev yapar.
Psikiyatri uzmanı değerlendirme ve izlem yapar. Bu aşama uygulamada altı ay ile iki yıl arasında sürer.
İzlem olumlu ilerlerse endokrinoloji uzmanı hormon tedavisini başlatır.
Sağlık kurulu, ruh sağlığı yönünden zorunluluğu tespit eden raporunu yazar.
Mahkeme rapora dayanarak cinsiyet değişikliği ameliyatı için izin kararı verir.
Raporu kural olarak altı ayrı uzmanlık alanından hekim imzalar. Alanlar şunlardır.
Psikiyatri.
Üroloji.
Kadın hastalıkları ve doğum.
Endokrinoloji.
Genetik.
Plastik cerrahi.
İzin kararı kesinleşince ameliyat aşamasına geçersiniz.
Yeni bir resmî sağlık kurulu raporu daha alırsınız. Bu rapor ameliyatın tıbbi yöntemlere uygunluğunu gösterir.
İkinci davada mahkeme nüfus kaydındaki düzeltmeye karar verir.
Bu akış her dosyada aynı hızda ilerlemez. Hastane sırası, kurul takvimi ve eksik belgeler süreyi uzatır. Mahkeme bazen ek rapor ister. Bazen de tanık beyanına başvurur. Bu nedenle takvimi baştan geniş tutun.
Kimlikte Cinsiyet Hanesini Nasıl Değiştirirsiniz
Bu konuyu maddenin ikinci fıkrası düzenler. Uygulamada dava, kimlikteki cinsiyet hanesinin düzeltilmesini konu alır. Davayı ameliyattan sonra açarsınız. Mahkeme ise raporu inceler. Ameliyatın amaca ve tıbbi yöntemlere uygunluğunu bu rapordan görür.
İsim değişikliğini aynı dava içinde isteyebilirsiniz. Böylece iki ayrı dosya açmaktan kurtulursunuz. Talebinizi dilekçenin sonuç kısmına açıkça yazın. Genel isim değiştirme davası usulü bu talep bakımından da yol gösterir.
Karar kesinleşince nüfus müdürlüğü kütükteki kaydı günceller. Ardından yeni kimlik belgenizi alırsınız. Diploma, sicil ve sosyal güvenlik kayıtlarını ilgili kurumlara ayrıca bildirirsiniz. Bu bildirimleri karar örneğiyle yaparsanız işiniz kolaylaşır.
Görevli Mahkeme Konusunda Yargıtay Ne Diyor
Aşağıdaki karar görev tartışmasını çözer. Künyesi şöyledir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/5564, K. 2018/7541, 26.11.2018.
Davacı, cinsiyet değişikliği izni ile nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Dosya iki mahkeme arasında gidip gelmiştir. Tartışmanın odağı bu nedenle görev sorunudur.
Sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermiştir. Gerekçesi, talebin TMK'nın 40 ıncı maddesi ile Nüfus Hizmetleri Kanununun 36 ncı maddesinden doğmasıdır. Daireye göre bu kanun asliye hukuk mahkemesini görevli kılar.
Asliye hukuk mahkemesi de görevsizlik kararı vermiştir. O da talebi çekişmesiz yargı işi saymıştır. Bu görüşe göre görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Davacı dilekçesinde somut sıkıntılarını anlatmıştır. Öğrenim, tedavi ve iş hayatında güçlük yaşadığını belirtmiştir. Karşılaştığı davranışların insanlık onuruyla bağdaşmadığını ileri sürmüştür. Sağlıklı bir birey olarak yaşayabilmek için talebini yinelemiştir.
Daire önce genel kuralı ortaya koymuştur. Cinsiyet değişikliği izni, HMK'nın 382/2-a-2 maddesinde çekişmesiz yargı işidir. HMK'nın 383 üncü maddesi bu işlerde sulh hukuk mahkemesini görevli kılar. Daire ardından özel hükme geçmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır.
Davacının talebinin çekişmesiz yargı kapsamında olmadığı, adı geçen Kanun maddeleri uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görüleceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 gün ve 2013/18-464 E. – 2013/1698 K. sayılı ilâmıyla da benimsenmiş olup bu nedenle, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a-b maddesi kapsamında olan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Daire sonuçta asliye hukuk mahkemesini görevli saymıştır. Gerekçe, Nüfus Hizmetleri Kanununun 36 ncı maddesindeki özel düzenlemedir. Bu özel hüküm çekişmesiz yargıya ilişkin genel kuralın önüne geçer. Karar aynı yöndeki Hukuk Genel Kurulu içtihadına da dayanmaktadır.
Cinsiyet Değişikliği Sürecine İlişkin İkinci Yargıtay Kararı
İkinci karar iki aşamalı yapıyı açıklar. Künyesi şöyledir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7453, K. 2018/2260, 15.02.2018.
Davacı, izin ile birlikte nüfus kaydında cinsiyet ve isim düzeltimini istemiştir. Yerel mahkeme davayı reddetmiştir. Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Daire, Türk Medeni Kanunu'nun 40 ıncı maddesini ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Gerekçenin ilgili bölümü şöyledir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40.maddesinde cinsiyet değiştirme ve cinsiyet değiştirme için aranan şartlar düzenlenmiş olup buna göre; cinsiyet değiştirmek isteyen kimse mahkemeye şahsen başvurarak cinsiyetinin değiştirilmesini talep edebilecektir. Mahkeme bu istem karşısında cinsiyet değişikliğine izin verebilmek için istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş olması, evli olmaması, transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemiş olması şartlarını arayacaktır. Bu şartların yerine gelmesiyle cinsiyet değişikliği için izin kararı verilecek ve verilen izin kararı doğrultusunda kişi cinsiyet değişikliği ameliyatı olabilecektir. Cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde ise bu defa mahkemeden nüfus kaydının düzeltilmesi talebinde bulunularak yeni durum nüfus siciline işlenebilecektir.
Daireye göre süreç iki aşamadan oluşur. Birinci fıkradaki şartlar gerçekleşirse mahkeme izin kararı verir. İkinci fıkrada ise ameliyatın resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanmasını ararlar. Bu doğrulama üzerine mahkeme nüfus sicilindeki düzeltmeye hükmeder.
Sıralama nettir. Önce izin kararı çıkar. Sonra ameliyat olursunuz. Ardından açacağınız ikinci davada nüfus kaydı düzelir. Kısaca kanun, cinsiyet değişikliği izni ile kayıt düzeltme davasını birbirinden ayırır.
“Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.”
Yurt Dışında Yapılan Ameliyat Kayıt Düzeltmesi İçin Yeterli mi
Hayır, yurt dışında ameliyat olduğunu ileri sürmek tek başına yetmez. Nüfus kaydının düzeltilmesi için ameliyatın resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması gerekir. Kararda davacı ameliyatı Almanya'da olduğunu ileri sürmüştür. Rapor tercümelerini de dosyaya sunmuştur. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.01.2016 tarih ve 242 sayılı raporunda ise cerrahi işlem görünmemiştir. Daire bu nedenle ameliyat aşamasının tamamlandığını kabul etmemiştir.
Dolayısı ile Kanunun 40. maddesindeki cinsiyet değişikliği için ameliyat aşamasının geçildiği kabul edilemez. Ancak mahkemece davacının durumu ile ilgili iki ayrı sağlık kurulu raporu alınmış, sunulan raporlar Kanunun aradığı hususları ihtiva etmemektedir. Şöyle ki; cinsiyet değişikliğine izin için ilk raporda olması gereken husular; cinsiyet değişikliği talep eden kişinin transseksüel yapıda olup olmadığı, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olup olmadığı hususları açıkça raporda belirtilmelidir. İlk aşama yani cinsiyet değişikliği ameliyatı tamamlandıktan sonra ikinci aşamada ise, nüfus kaydında düzeltme yapılabilmesi için cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması gerekmektedir.
Daire yerel mahkemeye yol göstermiştir. Kayıt düzeltme talebini ayrı esasa kaydetmeyi istemiştir. İzin davası yönünden ise davacının bir eğitim araştırma hastanesine sevkini aramıştır. Daire, raporda üç noktanın açıklığa kavuşmasını beklemiştir.
1-Transseksüel yapıda olup olmadığı,
2-Değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olup olmadığı,
3-Üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar vermekten ibarettir.”
Bu karar 15 Şubat 2018 tarihlidir. Anayasa Mahkemesinin iptali ise 20 Mart 2018 tarihinde Resmî Gazete'de çıktı. Üçüncü nokta bu yüzden metinde hâlâ görünmektedir. Bugün açacağınız davada mahkeme o şartı aramaz.
Kararların ortak sonucu şudur. Rapor içeriği eksikse mahkeme izin veremez. Bu nedenle hastaneye sevk aşamasında raporun kapsamını takip etmeniz gerekir. Eksik rapor, dosyanın aylarca uzamasına yol açar.
Cinsiyet Değişikliği Davasında Hangi Belgeleri Hazırlarsınız
Davada nüfus kayıt örneği ve medeni hâli gösteren belge gerekir. Eğitim ve araştırma hastanesinin resmî sağlık kurulu raporu ise çoğunlukla mahkemenin sevkiyle yargılama sırasında alınır. Dosyanın omurgasını kimlik ve sağlık belgeleri kurar. Nüfus kayıt örneği ilk sırada gelir. Medeni hâli gösteren belge de gerekir. Hormon tedavisi gördüyseniz reçete ve epikriz örneklerini eklersiniz. Sağlık hukuku alanındaki diğer dosyalarda olduğu gibi burada da belge düzeni sonucu belirler.
Mahkeme ayrıca sizi bizzat dinler. Duruşmada talebinizi kendi sözlerinizle anlatırsınız. Tanık dinletmek zorunlu değil. Yine de sosyal çevre beyanı bazı dosyalarda işe yarar. Üreme yeteneği tartışması için sağlık hukukunda kısırlaştırma yazısına bakabilirsiniz.
Cinsiyet Değişikliği Davalarında Sık Yapılan Hatalar
İlk hata, iki davayı tek dilekçede birleştirmektir. İzin kararı kesinleşmeden ikinci talebi ileri süremezsiniz. İkinci hata, sağlık kurulu raporunu eksik içerikle sunmaktır. Üçüncü hata ise iptal edilen şartı hâlâ yürürlükteymiş gibi dilekçeye yazmaktır.
Dördüncü hata görevli mahkemeyi yanlış seçmektir. Sulh hukuk mahkemesinde açtığınız dava görevsizlikle biter. Bu da aylarca zaman kaybettirir. Hekimin sorumluluğu için hekimin hukuki sorumluluğu yazısı da yol gösterir. Sağlık hukukuyla ilgili diğer yazılarımız aşağıdadır.
Cinsiyet değişikliği bakımından izleyeceğiniz yol, mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, sağlık kurulu raporlarına ve varsa yargısal kararlara göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme isterseniz Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Ayrıca hukuki soru formu üzerinden de talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirmenin temeli, paylaştığınız bilgi ve belgelerdir.
Hayır, bu şart artık aranmaz. Anayasa Mahkemesi ibareyi iptal etti ve iptal 20 Mart 2018'de Resmî Gazete'de yayımlandı. Eski kararlarda ve yazılarda ibare hâlâ görülebilir.
Cinsiyet değişikliği davasında hangi mahkeme görevlidir?
Yargıtay uygulamasına ve 5490 sayılı Kanun m. 36/1-a'ya göre yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Dava, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılır. Sulh hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlik kararıyla uzayabilir.
Ameliyattan sonra nüfus kaydı kendiliğinden değişir mi?
Hayır, kayıt kendiliğinden değişmez. Önce ameliyatın izne uygun yapıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanır. Ardından mahkeme, nüfus sicilinde düzeltme yapılmasına karar verir.
Cinsiyet değişikliği için hangi rapor istenir?
Bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınan resmî sağlık kurulu raporu istenir. Raporda transseksüel yapının varlığı ve değişikliğin ruh sağlığı açısından zorunluluğu açıkça belirtilmelidir. Ameliyattan sonra ikinci bir rapor, ameliyatın gerçekleştiğini doğrular.
Sağlık Hukuku
SAĞLIK MESLEK MENSUPLARINA RÜCU
Sağlık meslek mensuplarına rücu, bir sağlık çalışanının görevini ihmal etmesi veya hatalı tedavi sonucunda ortaya çıkan zararın, öncelikle sigorta şirketi ya da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması halinde, ödemeyi yapan kurumun bu tutarı kusurlu sağlık çalışanından geri alma hakkını ifade eder. Uygulamada doktora rücu olarak da adlandırılan bu mekanizma, kusur, zarar ve neden-sonuç ilişkisi…