Sağlık meslek mensuplarına rücu, bir sağlık çalışanının görevini ihmal etmesi veya hatalı tedavi sonucunda ortaya çıkan zararın, öncelikle sigorta şirketi ya da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması halinde, ödemeyi yapan kurumun bu tutarı kusurlu sağlık çalışanından geri alma hakkını ifade eder. Uygulamada doktora rücu olarak da adlandırılan bu mekanizma, kusur, zarar ve neden-sonuç ilişkisi şartlarının birlikte bulunmasına dayanır. Başka bir ifadeyle sağlık çalışanın hatalı davranışı doğrudan bir zarara sebebiyet vermiş olmalıdır, yani sağlık çalışanının gerçekleştirdiği eylemle çıkan sonuç arasında illiyet bağı olmalıdır.
Türkiye’de sağlık mensuplarına rücu süreci, Türk Borçlar Kanunu, SGK mevzuatı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi temel düzenlemelerle çerçevelenmiştir. Bu hukuki yapı, hem hastaların mağduriyetinin giderilmesine katkı sağlar hem de sağlık çalışanlarının mesleki özen yükümlülüğünü güçlendiren bir denetim ve sorumluluk mekanizması olarak işlev görür.
İçindekiler
- Rücu Kavramı ve Hukuki Çerçevesi
- Sağlık Meslek Mensuplarının Hukuki Sorumluluğu
- Kamu Hastanelerinde Çalışan Hekimlere Rücu Uygulaması
- Özel Hastanelerde Hekimlerin Sorumluluğu ve Rücu İlişkisi
- Türk Borçlar Kanunu ve 657 Sayılı Kanun Kapsamında Rücu
- Rücu Davasının Şartları ve Usulü
- Kusurun Derecesi ve Rücuda Paylaştırma İlkesi
- Malpraktis Sigortasının Rücuya Etkisi
- Danıştay ve Yargıtay Kararlarında Sağlık Meslek Mensuplarına Rücu
- Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kamu Görevlilerinin Rücu Sorumluluğu
- Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri
- Sağlık Meslek Mensuplarına Rücu Konusunda Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- SAĞLIK MESLEK MENSUPLARINA RÜCU İLE İLGİLİ AVUKATA SORU SORABİLİRSİNİZ.
- AVUKATTAN ONLINE DANIŞMANLIK ALABILIRSINIZ.
Rücu Kavramı ve Hukuki Çerçevesi
Rücu; hukuki anlamda bir kişinin veya kurumun başkasının ödemesi gereken bir borcu veya zararı kendi üzerine aldıktan sonra, ödediği miktarı sorumlu kişiden geri alma hakkıdır. Temel mantığı ödeme yapanın haksız yere zarar görmesini önlemek ve sorumluluğu kusurlu kişiye yüklemektir. Sağlık alanında bu mekanizma özellikle tıbbi hata veya malpraktis durumlarında ortaya çıkar. Bir sağlık mensubu hatalı uygulama nedeniyle, hastaya zarar verdiginde zarar, öncelikle sigorta şirketi veya SGK tarafından karşılanır.
Daha sonra ödeme yapan kurum ödediği tutarı kusur oranına göre sağlık meslek mensuplarına rücu yoluyla geri talep etme hakkına sahiptir. Bu uygulama, tıbbi hata durumlarında doktora rücu olarak da adlandırılır. Hukuki çerçevede sağlık meslek mensuplarına rücu öncelikle Türk Borçlar Kanununda düzenlenen genel sorumluluk ve tazminat hükümlerine dayanır. Buna ek olarak, devlet memuru olarak görev yapan sağlık personeli için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, sosyal güvenlik kapsamında yapılan ödemeler için ise Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu rücu imkanını belirler. Rücu hakkı; kusur, zarar ve illiyet bağı ilişkisinin şartlarının varlığıyla söz konusu olur ve hem ödeme yapan kurumun haklarını korur hem de sağlık çalışanlarının mesleki sorumluluklarını titizlikle yerine getirmeye teşvik eder.
Sağlık Meslek Mensuplarının Hukuki Sorumluluğu
Sağlık meslek mensupları, görevlerini ifade ederken hem hastalara hem de devlete karşı çeşitli hukuki sorumluluklarla yükümlüdür. Bu sorumluluklar genel olarak ceza hukuku, tazminat hukuku ve idare hukuku kapsamında el ele alınır. Aynı zamanda hatalı uygulama veya ihmal durumunda sağlık meslek mensuplarına rücu mekanizması devreye girebilir; yani ödemeyi yapan kurum ödediği tutarı kusurlu sağlık çalışanından talep etme hakkına sahiptir. Bu bağlamda doktora rücu, özellikle tıbbi hata ve malpraktis davalarında gündeme gelir.
- Medeni hukuki sorumluluk (Tazminat)
Türk Borçlar kanunu çerçevesinde, sağlık çalışanı görevini yerine getirirken ihmal, dikkatsizlik veya hatalı uygulama nedeniyle hastaya zarar verirse zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu sorumluluk hastaya karşı veya SGK gibi kamu kurumlarına karşı doğabilir ve tazminat ödemesi gerçekleştikten sonra sağlık meslek mensuplarına rücu hakkı gündeme gelir.
- Cezai sorumluluk
Kusurlu davranışlar sebebiyle hasta ciddi zarar görür veya bu davranış ölüme sebebiyet verirse, TCK hükümleri kapsamında taksirle yaralama veya taksirle veya kasten öldürme gibi suçlardan dolayı cezai sorumluluk doğabilir. Bu durumda sorumluluk yalnızca ceza hukukuyla sınırlı kalmayıp tazminat ve rücu açısından da etkiler doğurabilir.
- İdari ve mesleki sorumluluk
Sağlık meslek mensupları ilgili meslek yasaları ve yönetmeliklere aykırı hareket etmeleri halinde disiplin soruşturmalarını ve meslekten men cezasına maruz kalabilirler. Kamu veya özel kurumlar hatalı uygulamalardan doğan mali yükümlülükleri karşılamak için doktora rücu hakkını kullanabilir ve ödenen tutarı kusurlu çalışandan geri talep edebilir.
- Rücu ve Sosyal güvenlik bağlantısı
SGK sağlık hizmetleri için yaptığı ödemelerde usul veya hatalı işlemler tespit ederse ödemeyi kusurlu sağlık meslek mensubundan rücu yoluyla geri talep edebilir. Hastaneler de çalışanlarının kusurlu davranışları sonucu doğan zararı ödedikten sonra aynı şekilde rücu hakkını kullanabilir.
Hukuki sorumluluğun temel şartı sağlık personelinin kusurlu davranışının bir zarara yol açmasıdır. Kusur; dikkatsizlik, ihmalkarlık veya mesleki standartlara aykırı hareket şeklinde ortaya çıkabilir. Bu durumda sağlık çalışanı, hastaya verdiği zarar için maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü olabilir. Devlet memuru olarak görev yapan sağlık personeli ise görev kusurundan doğan zararlar için 657 sayılı devlet memurları kanunu çerçevesinde devlete karşı sorumlu tutulabilir. Ayrıca SGK veya özel sigorta şirketleri, hatalı tedavi nedeniyle yapılan tazminat ödemelerini kusur oranına göre sağlık çalışanından rücu yoluyla talep edebilir.
Kamu Hastanelerinde Çalışan Hekimlere Rücu Uygulaması
Kamu hastanelerinde çalışan hekimlere rücu uygulaması, sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında hekimin kusurlu veya ihmali davranışları sonucu ortaya çıkan maddi zararların, sorumlu hekimden geri alınmasını öngören hukuki mekanizmadır. Kamu hastanelerinde görev yapan hekimler; tedavi, teşhis ve tıbbi müdahale süreçlerinde mesleki özen ve dikkat yükümlülüğünü ihlal etmeleri halinde hem hastaya hem de kamu kurumlarına karşı sorumluluk taşırlar.
Sosyal Güvenlik Kurumu, sağlık hizmetleri kapsamında gerçekleştirdiği ödemelerde hatalı veya gereksiz işlem tespit ettiğinde kamu hastanesine ödenen tutarı, sorumlu hekimden sağlık meslek mensuplarına rücu yoluyla talep edebilir. Bu mekanizma uygulamada doktora rücu olarak da bilinir. Ayrıca kamu hastaneleri, görevli hekimlerin kusuru nedeniyle doğan tazminat veya mali yükümlülükler kaynaklı ödemeler gerçekleştirildikten sonra sağlık meslek mensuplarına rücu hakkını kullanabilirler. Bu uygulama Türk Borçlar kanununun kusurlu fiil ve sorumluluk hükümleri ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa dayanmakta olup hem kamu kaynaklarının korunması hem de hekimlerin hukuki sorumluluk bilincinin pekiştirmesini amaçlamaktadır.
Özel Hastanelerde Hekimlerin Sorumluluğu ve Rücu İlişkisi
Özel hastanelerde çalışan hekimlerin hukuki sorumluluğu, hem hastaya karşı doğrudan tazminat yükümlülüğü hem de işveren veya sigorta şirketine karşı sağlık meslek mensuplarına rücu yükümlülüğü açısından ele alınır. Hekim mesleki standartlara aykırı davranış veya dikkatsizliği nedeniyle hastaya zarar verirse öncelikle hastaya karşı maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğar. Özel hastanelerde çoğu zaman hekimin mesleki sorumluluğu hastane tarafından yaptırılan mesleki sorumluluk sigortası ile teminat altına alınır. Eğer sigorta veya hastane hekimin hatası nedeniyle tazminat öderse ödenen miktar açısından doktora rücu gündeme gelir. Bu durumda, hastane veya sigorta şirketi ödediği tazminatı, kusur oranına göre hekimden geri talep edebilir ve böylece sağlık meslek mensuplarına rücu mekanizması işletilmiş olur.
Türk Borçlar Kanunu ve 657 Sayılı Kanun Kapsamında Rücu
TBK ve 657 sayılı kanun, kamu ve özel sektörde sağlık hizmetleri sunan meslek mensuplarının hukuki ve mali sorumluluklarını çerçeveleyen önemli düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler, sağlık meslek mensuplarına rücu ve doktora rücu mekanizmalarının hukuki temelini oluşturur. Türk Borçlar Kanunu, kusurlu fiilden doğan zararlarda rücu hakkını açıkça öngörür. Hekim veya diğer sağlık çalışanı görevini yerine getirirken dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek hastaya veya üçüncü kişilere zarar verirse bu zarar, tazmin edilmek zorundadır. Ödemeyi yapan taraf (işveren veya SGK), zarar ödemesini gerçekleştirdikten sonra kusurlu sağlık çalışanından ödemeyi geri talep edebilir; işte bu durum uygulamada doktora rücu olarak adlandırılır.657 sayılı Kanun kamu kurumlarında görevli sağlık personelinin rücu sorumluluğunu belirler.
Devlet memurlarının görevlerini yerine getirirken kusurlu davranışları sonucu kamuya zarar vermeleri durumunda ilgili kamu kurumu zararı ödedikten sonra memurdan rücu edebilir. Bu kapsamda, kamuda çalışan hekimler, hastaya veya devlete verdiği zarar nedeniyle devletin yaptığı ödemeyi geri ödemekle yükümlü hale gelir yani sağlık meslek mensuplarına rücu hükümleri işletilir.
Ezcümle, TBK hem özel hem kamu sağlık çalışanları açısından genel kusur ve rücu hükümlerini belirlerken; 657 sayılı Kanun kamu hekimleri ve memurlarına özgü doktora rücu sorumluluğunu düzenler.
Rücu Davasının Şartları ve Usulü
Rücu davasının açılabilmesi için bazı temel şartlar bulunmaktadır:
- Kusur veya hatalı fiil: Sağlık meslek mensubunun görevini yerine getirirken ihmal, dikkatsizlik veya mesleki özen yükümlülüğünü ihlal etmiş olması gerekir. Bu durumda ödeme yapan kurum tarafından sağlık meslek mensuplarına rücu talebi gündeme gelebilir. Uygulamada bu durum doktora rücu olarak da adlandırılır.
- Zararın gerçekleşmiş olması: Rücu talebi ödenmiş veya ödenecek zararın varlığına dayanır; yani maddi bir kaybın söz konusu olması gerekir.
- Ödemenin gerçekleşmesi: Rücu, zarar veya borcun başkası tarafından ödendiği durumlarda geçerlidir. Ödeme yapılmamışsa rücu talebi de doğmaz.
- İlliyet bağı: Sağlık çalışanına kusurlu davranışı ile ortaya çıkan zarar arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmalıdır.
Rücu davasının usulü:
Sağlık meslek mensuplarına rücu davası, bir kamu hastanesinin veya devlet Üniversitesinin sağlık çalışanının tıbbi işlem ya da uygulaması sebebiyle hastaya ödediği tazminatı, yalnızca kast veya görevi kötüye kullanma halinde ilgili personele geri almak için açtığı davadır. Rücu sürece öncelikle mesleki sorumluluk kurulunun olayı inceleyerek “rücu edilsin- edilmesin” yönünde karar vermesi ile başlar. Kurulun kararı olumlu ise idare sağlık personeline karşı idari yargıda tam yargı türünde rücu davası açar.
Davada idarenin ödeme yaptığını, zararın tıbbi işlem nedeniyle doğduğunu ve sağlık meslek mensubunun kasten veya görevin gereklerine aykırı hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Zira basit hata veya taksir rücu konu edilemez. Mahkeme ceza yargılamasındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararına olay dosyasını ve kurul raporlarını inceler; bilirkişi görüşü alabilir. Kanıtlar değerlendirilerek personelin kasıtlı davranışı ispatlanırsa rücu talebi kabul edilir; aksi halde dava reddedilir. Böylece rücu, sağlık çalışanının yalnızca ağır kusur veya kastını içeren davranışlarda mali sorumluluk üstlenmesini amaçlayan istisnai bir usuldür.
Kurulun rücu yönünde karar vermesi halinde idare, ödeme yaptığı tarihten itibaren bir yıl içinde rücu davası açmalıdır; aksi halde hak düşer. Bu bir yıllık hak düşürücü sürenin yanında davada ayrıca genel beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Kusurun Derecesi ve Rücuda Paylaştırma İlkesi
Kusurun derecesi ve rücuda paylaştırma ilkesi, sağlık meslek mensuplarına yönelik rücu uygulamalarında sorumluluğun belirlenmesinde temel ilkeleri oluşturur. Sağlık meslek mensuplarına rücu, yalnızca kusurlu fiil sonucunda ortaya çıkan zararlardan gündeme gelir ve kusurun derecesi, sorumluluk miktarının tayininde belirleyici rol oynar.
- Kusurun derecesi
Kusurun derecesi sağlık çalışanının davranışınındaki ihmal veya dikkatsizlik seviyesini ifade eder. TBK’ye göre kusur, ağır orta veya hafif derecede olabilir ve her derece sorumluluğun kapsamını etkiler:
- Ağır kusur: Mesleki özen yükümlülüğünün ciddi şekilde ihlali, bariz hatalı işlem veya kasıtlı davranıştır. Bu durumda doktora rücu sorumluluğu tam olarak uygulanır.
- Orta dereceli kusur: dikkatsizlik veya eksik özen sonucu oluşan hatadır. Rücu sorumluluğu genellikle kısmi olur; mahkeme kusurun oranına göre ödeme payını belirler.
- Hafif kusur: önemsiz veya tolere edilebilir ihmaldir. Bu tür durumlarda sağlık meslek mensuplarına rücu sınırlı veya hiç uygulanmayabilir.
Kusurun derecesi belirlenirken bilirkişi raporları, mesleki standartlar ve olayın somut koşulları esas alınır.
- Rücuda paylaştırma ilkesi
Rücuda paylaştırma ilkesi birden fazla kusurlu tarafın sorumlu olduğu durumlarda zararın kusur oranına göre paylaştırılmasını ifade eder. Örneğin; bir hastadaki zarar, hem hekimin hatasından hem de sağlık kuruluşunun eksik denetiminden kaynaklanmışsa mahkeme, her tarafın kusur oranını belirler. Rücu davasında her kusurlu tarafın ödemesi gereken tutar belirlenen kusur oranına göre hesaplanır.Bu, aşırı veya haksız yüklenmeyi önler ve sorumluluğun adil şekilde dağıtılmasını sağlar. Bu çerçevede sağlık meslek mensuplarına rücu ve uygulamada doktora rücu, kusurun derecesi paylaştırma ilkesi esas alınarak adil bir şekilde uygulanır.
Malpraktis Sigortasının Rücuya Etkisi
Malpraktis sigortası, sağlık meslek mensuplarının mesleki uygulamaları sırasında meydana gelebilecek hatalar, ihmaller veya yanlış tedaviler nedeniyle ortaya çıkan tazminat sorumluluklarını güvence altına alan önemli bir hukuki ve maliyet mekanizmadır. Bu sigorta, hem hastaların zararlarının hızlı bir şekilde karşılanmasını hem de sağlık çalışanlarının aşırı maddi yük altına girmesini önler. Sigortasız bir hekim, hatalı veya ihmali davranışı nedeniyle kurum veya SGK tarafından ödenen tazminatın tamamından doğrudan sorumlu olur ve bu durumda sağlık meslek mensuplarına rücu mekanizması devreye girer yani ödemenin tamamı doktora rücu yoluyla hekimden talep edilir. Böylece sorumluluk doğrudan hekime intikal eder ve sağlık meslek mensuplarına rücu, hukuki çerçevede uygulanmış olur.
Öte yandan sigortalı hekimlerde durum farklıdır. SGK veya özel hastane tarafından yapılan tazminat ödemeleri, öncelikle sigorta şirketine yönlendirilir ve poliçe kapsamında karşılanır. Sigorta şirketi ödemeyi gerçekleştirdikten sonra hekimin kusur oranına göre doktora rücu ve sağlık meslek mensuplarına rücu hakkını kullanabilir. Bu sistem, hekimin doğrudan kişisel mal varlığına dokunmadan tazminat sorumluluğunu sınırlayarak mali riski azaltır. Aynı zamanda kurumlar açısından da ödemelerin güvence altına alınmasını sağlar ve sağlık meslek mensuplarına rücu sürecini daha planlı, şeffaf ve hukuki temellere dayalı hale getirir. Böylelikle malpraktis sigortası, hem hastaların haklarının korunmasını hem de sağlık çalışanlarının mesleki sorumluluk bilincinin artırılmasını amaçlayan temel bir mekanizma olarak öne çıkar.
Danıştay ve Yargıtay Kararlarında Sağlık Meslek Mensuplarına Rücu
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6825 E. , 2021/5962 K.
“Mahkemece olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun …tarih ve …karar numaralı raporunda; “Adıyaman 82. Yıl Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. ……’un hastayı muayene ettiği, geliş sebebine uygun olarak PA akciğer grafisi ve sonrasında toraks tomografisi tetkikinin yapılmasını sağladığı, gelen toraks BT raporuna göre hastayı bilgilendirdiği dikkate alındığında Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. …’a kusur atfedilemeyeceği, Adıyaman 82. Yıl Devlet Hastanesinin 09/08/2007 tarihli, Radyoloji Uzmanı Dr. … imzalı toraks BT tetkiki raporunda; ‘
Sonuç: Normal sınırlarda toraks BT’ şeklinde tarif edilmiş olmakla birlikte, aynı BT filmlerinin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu üyesi Radyoloji Uzmanı Dr. … tarafından yapılan incelemede, 06/08/2007 tarihli toraks BT incelemesine ait grafi asıllarının değerlendirilmesinde, daha önce fotokopi görüntülerde net olarak değerlendirilemeyen dansite artımının sağ akciğer orta lopda 1 cm çapında yuvarlak spiküler konturlu pulmoner nodül ile uyumlu olduğunun görüldüğü tespit edilmiş olduğundan; mevcut dosya içinde bulunan filme ait raporda bu bulgunun tarif edilmemiş olması nedeniyle tanı eksikliği bulunduğu ve söz konusu BT filmini değerlendiren Radyoloji Uzmanı Dr. …’ın kusurlu olduğu” yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece anılan rapor doğrultusunda idarenin hizmet kusuru bulunduğu tespit edilmekle birlikte, maddi zararın somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.”
Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kamu Görevlilerinin Rücu Sorumluluğu
Anayasa Mahkemesi kararlarında, kamu görevlilerinin rücu sorumluluğu 657 sayılı Kanun çerçevesinde ele alınmakta ve görevlerini ihmal veya kusurlu bir şekilde yerine getiren memurların kamuya verdiği zararların tazmini ile ilgili hükümler vurgulanmaktadır. Kararlarda rücu sorumluluğunun doğabilmesi için memurun kusurlu davranışı ile zararın gerçekleşmesi arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması gerektiği belirtilmiş, sorumluluğun kusuru derecesi ve zararın boyutuna göre orantılı şekilde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca anayasa Mahkemesi, rücu uygulamasının memurun mali ve hukuki güvenliğini zedeleyecek şekilde temel haklar ve mülkiyet hakkı gözetilerek uygulanması gerektiğini vurgulamış, böylece hem kamu zararının karşılanması hem de memurun haklarının korunması amaçlanmıştır.
Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Sağlık sektöründe sağlık meslek mensuplarına rücu ve doktora rücu uygulamalarında en büyük sorunlardan biri kusurun tespitidir. Tedavi sürecindeki değişkenler ve bilirkişi raporlarının farklı yorumlanması rücu taleplerinde belirsizlik yaratabilir. Ayrıca uzun yargı süreçleri, hem hekimler hem de kurumlar için mali ve psikolojik yük oluşturur. Çözüm önerileri arasında standart kusur kriterlerin belirlenmesi, bağımsız bilirkişi heyetlerinin görevlendirilmesi, malpraktis sigortasının kapsamının netleştirilmesi ve sağlık meslek mensuplarına rücu süreçlerinin hızlandırılması yer alır. Eğitim programları ile mesleki özen yükümlülüğü pekiştirilerek hatalı uygulamaların önüne geçilebilir. Böylece hem kamu kaynakları korunur hem de hekimlerin hukuki ve mali güvenliği, doktora rücu mekanizması ile sağlanır.
Sağlık Meslek Mensuplarına Rücu Konusunda Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Devlet, tazminatı ödedikten sonra hekime her durumda rücu edebilir mi?
Devlet ödemeyi yaptıktan sonra sağlık meslek mensuplarına rücu veya doktora rücu hakkını her durumda kullanamaz.Rücu, yalnızca hekimin kusurlu davranışı sonucu ortaya çıkan zararlar için söz konusudur.
- Hekimin hatası ağır kusur veya kasıt içeriyorsa devlet ödemeyi yaptıktan sonra doktora rücu uygulayabilir.
- Hekimin davranışı ihmal veya tolere edilebilir bir hata ise rücu sınırlı olabilir veya hiç doğmayabilir.
- Rücu talebi için kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır; kusursuz olan veya minimal kusurlu hekimlere orantısız rücu hukuka aykırıdır.
Ezcümle, devletin sağlık meslek mensuplarına rücu hakkı otomatik değildir; kusur, illiyet bağı ve orantılılık ilkesi ile sınırlıdır.
Rücu davasında hekimin kusur oranı nasıl belirlenir?
Rücu davalarında sağlık meslek mensuplarına rücu ve doktora rücu açısından en belirleyici unsur hekimin kusur oranıdır. Bu oran hekimin tedavi veya girişiminin mesleki standartlara uygunluğu, ihmal veya hatanın ağırlığı ve zarara etkisi dikkate alınarak tespit edilir. Mahkemeler kusuru belirlerken genellikle bilirkişi raporları, hasta dosyaları ve ameliyat kayıtlarını kullanır. Birden fazla sorumlu varsa rücu paylaştırma ilkesi ile ödenecek tutar kusur oranına göre adil biçimde dağıtılır.
Zorunlu malpraktis sigortası rücu riskini ortadan kaldırır mı?
Zorunlu malpraktis sigortası, sağlık çalışanlarının mesleki hatalarından doğan tazminat taleplerine mali güvence sağlasa da sağlık meslek mensuplarına rücu riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Sigorta, özellikle hafif veya tolere edilebilir kusurlarda hekimin mali sorumluluğunu sınırlar; ancak ağır kusur, kasıt veya bilinçli ihmal durumunda sigorta şirketi veya devlet ödemeyi yaptıktan sonra doktora rücu uygulayabilir.
Sigortanın kapsamı ve poliçe koşulları, rücu miktarını ve sınırlarını belirlediğinden eksik veya sınırlı poliçeler hekimin rücu riskini artırır. Böylece zorunlu malpraktis sigortası, mali riskleri azaltırken kusurun derecesi ve hukuki çerçeveye bağlı olarak sağlık meslek mensuplarına rücu sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz.
Hangi hallerde hekimin şahsi malvarlığına başvurulur?
Hekimin şahsi mal varlığına başvurulması, yalnızca belirli koşullarda mümkündür. Sağlık meslek mensuplarına rücu ve doktora rücu kapsamında ödemeyi yapan taraf yalnızca hekimin kusurlu davranışı sonucu ortaya çıkan zararları için mal varlığına başvurabilir. Şartlar şunlardır:
- Kusurlu veya kasıtlı davranış: Hekimin ağır kusur, ihmal veya kasıtlı hareket sonucu zarar oluşmuş olmalıdır; hafif kusurlardan genellikle şahsi mal varlığına başvurulmaz.
- Zararın ödenmiş olması: Ödeme yapılmadan şahsi mal varlığına rücu mümkün değildir.
- Orantılılık ve kusur bağı: Rücu talebi, hekimin kusurlu derecesi ve zarar miktarı ile orantılı olmalıdır. Kusursuz veya minimal kusurlu hekime orantısız yük bindirilemez.
- Sigorta kapsamının dışında kalması: Malpraktis sigortasının kapsamı dışında kalan veya poliçe limitlerini aşan durumlarda şahsi malvarlığı rücu için kullanılabilir.
Danıştay ve Yargıtay’ın rücuya ilişkin genel yaklaşımı nedir?
Danıştay ve Yargıtay, sağlık meslek mensuplarına rücu ve doktora rücu uygulamalarında temel ölçüt olarak kusur, illiyet bağı ve orantılılık ilkelerini benimsemektedir. Her iki yüksek yargı organı da kamu görevlileri veya özel hastane hekimleri bakımından rücu sorumluluğunun yalnızca hekimin kusurlu davranışı sonucu ortaya çıkan zararlar için geçerli olduğunu vurgular. Danıştay özellikle kamu görevlilerine ilişkin davalarda devletin ödediği tazminatın ardından hekimin kusur oranına uygun şekilde şahsi mal varlığına başvurabileceğine, ancak orantısız veya haksız rücu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirtir, Yargıtay özel hukuk kapsamında hekimlerin mesleki özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sonucu doğan zararların tazmini ve sigorta kapsamı çerçevesinde doktora rücu taleplerinin sınırlandırılması gerektiğini açıklar.
Her iki kurum da sağlık meslek mensuplarına rücu sorumluluğunun belirlenmesinde bilirkişi raporları, kusurun derecesi ve olayın somut koşullarını esas alarak hem zarar görenin tazminat hakkını hem de hekimin mali ve hukuki güvenliğini dengede tutmayı amaçlamaktadır.
SAĞLIK MESLEK MENSUPLARINA RÜCU İLE İLGİLİ AVUKATA SORU SORABİLİRSİNİZ.

Sağlık meslek mensuplarına rücu
AVUKATTAN ONLINE DANIŞMANLIK ALABILIRSINIZ.
Sorularınızı ve bu sorularla ilgili evrakı sisteme yükleyebilirsiniz. Online danışmanlıkta istediğiniz gün ve saati seçebildiğiniz gibi görüşme tipini de seçebilmektesiniz. Zoom, teams, whatsapp ya da telefon üzerinden görüşme sağlanabilmektedir. Ödemenin ardından tarafınıza randevu yapıldığına dair mail ile bilgi gelmektedir. Sistemde yaşanan herhangi bir sorun olduğundan iletişim numaralarımızdan iletişime geçtiğinizde toplantı manuel olarak planlanabilir. Sağlık meslek mensuplarına rücu konusunda müvekkillerimizin doğru bilgiye hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmasını sağlamak için kurulan Online Danışmanlık Sistemimizden yüzlerce randevu alınmış olup müvekkillerimizin faydalanması amaçlanmıştır.



