Uluslararası Koruma Başvurusu Davasında Talep Edilen Husus İSTEMİN ÖZETİ :İran uyruklu olan davacı tarafından, uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Göç İdaresi…
Uluslararası koruma başvurusunun reddine karşı iptal davası açılabilir. Aşağıdaki karar, ret kararını hangi makamın verebileceğini tartışır. İzmir Bölge İdare Mahkemesi, yetkisiz makamca kurulan işlemi iptal etmiştir. Karar, yetki unsurunun idari işlemi tek başına sakatladığını gösterir.
Dosyanın çekirdeği tek bir sorudur. Başvurunun reddi kararını valilik mi, yoksa merkezî idare mi verebilir? Daire, 6458 sayılı Kanunun kendi düzeninden hareketle bu soruyu yanıtlar. Kararın tam künyesi ve gerekçesi aşağıda sırayla verilmiştir.
Uluslararası Koruma Davasında Talep Edilen Husus
İSTEMİN ÖZETİ. Davacı İran uyrukludur. İzmir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü, 20.05.2019 tarih ve 86830649.000-E.28785 sayılı işlemi kurmuştur. İşlemle davacının uluslararası koruma başvurusu reddedilmiştir. Davacı bu işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Mahkeme, 29.03.2019 tarihli Uluslararası Koruma Mülakat Formunu incelemiştir. Ayrıca aynı yılın mayıs ayına ait Uluslararası Koruma Mülakat Raporu dosyaya alınmıştır. İncelemede davacının ülkede geçirdiği sürede koruma istemediği yazılmıştır.
Kararda davacının beyanlarına ayrıca değinilmiştir. Davacı, kısa aralıklarla birkaç kez Yunanistan’a kaçmaya çalıştığını söylemiştir. Ayrıca davacı hakkında 6458 sayılı Kanunun 54/1-(h) maddesi uyarınca sınır dışı etme işlemi kurulmuştur. Bu işleme karşı da dava açılmıştır. Açılan dava, Mahkemenin 19.06.2019 tarih ve E:2019/332, K:2019/815 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Davacının din değiştirme konusundaki beyanları da birlikte değerlendirilmiştir. Mahkeme, başvurunun kabulüne olanak sağlayacak şartların bulunmadığı kanaatine varmıştır. Bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 21/10/2019 tarih, E:2019/714, K:2019/1182 sayılı kararıdır.
Davacı bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Dilekçede görüşmeler sırasında iletişim sıkıntısı yaşandığı ileri sürülmüştür. Çeviri yapan tercümanın Afgan uyruklu olduğu ve beyanları sağlıklı aktaramadığı belirtilmiştir. Davacının Farsça dışında bir dil bilmediği de yazılıdır.
Dilekçede menşe ülkeye ilişkin korkular da anlatılmıştır. Davacı, ülkesinde daha önce cezaevinde kaldığını bildirmiştir. İşkence, eziyet ve idam cezası korkusuyla ülkesinden ayrılmak zorunda kaldığını ifade etmiştir. Aynı zamanda asker kaçağı olduğunu ve bunun ülkesinde ağır yaptırımları bulunduğunu belirtmiştir.
Din konusundaki iddia da dilekçede yer almıştır. Davacı; kendisinin, eşinin ve ailesinin büyük bölümünün Hristiyanlığa ait hissettiğini söylemiştir. İran’da din değiştirip İslamiyet’ten çıkan kişilerin idam cezasına çarptırıldığını ileri sürmüştür. Dilekçede işlemin Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu da savunulmuştur.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dosyayı İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdari Dava Dairesi incelemiştir. Daire, dosyadaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek gereğini görüşmüştür.
İstinafın çerçevesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çizer. Kanunun 45. maddesi idare ve vergi mahkemesi kararlarını konu alır. Bu kararlara karşı otuz gün içinde başvuru yapılabilir. Süre kararın tebliğiyle başlar. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
(1) Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan başvuruyu haklı bulabilir. Aynı sonuç, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemece bakılmış olması hâlinde de doğar. Bu hâllerde ilk derece kararı kaldırılır ve dosya ilgili mahkemeye gönderilir.
(2) Bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. Bölge idare mahkemelerinin temyize açık olmayan kararları da kesin sayılır.
Temyiz, Kanunun 46. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, hangi kararların Danıştayda temyiz edileceğini sayar. Süre yine otuz gündür. Kanunun 49. maddesi ise bozma sebeplerini gösterir.
Bozma sebepleri üç başlıkta toplanmıştır. Birincisi görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olmasıdır. İkincisi hukuka aykırı karar verilmesidir. Üçüncüsü usul hükümlerindeki hata ya da eksikliktir. Bu hata kararı etkileyebilecek nitelikte olmalıdır.
Uluslararası Koruma Başvurusuna Hangi Kanun Uygulanır
Dava, uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İşlem İzmir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne aittir. İşlemin tarihi 20.05.2019, sayısı 86830649.000-E.28785’tir.
Uyuşmazlığın esası 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümlerine dayanır. Kanun, 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 65. maddesi başvurunun nereye yapılacağını gösterir.
Buna göre uluslararası koruma başvuruları valiliklere bizzat yapılır. Başvurunun ülke içinde veya sınır kapılarında kolluk birimlerine yapılması da mümkündür. Böyle bir durumda başvuru derhâl valiliğe bildirilir.
Başvuruyla ilgili işlemler valilikçe yürütülür. Kanunun 69. maddesi kayıt işlemini düzenler. Uluslararası koruma başvuruları valiliklerce kaydedilir.
Kanunun 77. maddesi ise başvurunun geri çekilmesini konu alır. Madde, geri çekilmiş sayılma hâllerini tek tek sayar.
Sayılan hâllerde değerlendirme durdurulur. Aşağıdaki liste maddenin düzenini yansıtır.
Madde, başvuru sahibinin şu davranışlarını esas alır.
(a) Başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan etmesi.
(b) Mazeretsiz olarak mülakata üç defa üst üste gelmemesi.
(c) İdari gözetim altında bulunduğu yerden kaçması.
(ç) Bildirim yükümlülüğünü mazeretsiz biçimde üç defa üst üste yerine getirmemesi. Belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya orayı izinsiz terk etmesi de aynı sonucu doğurur.
(d) Kişisel verilerinin alınmasına karşı çıkması.
(e) Kayıt ve mülakattaki yükümlülüklerine uymaması.
Bu hâllerde başvuru geri çekilmiş kabul edilir. Değerlendirme durdurulur ve dosya kapatılır.
Başvuru Ne Zaman Karara Bağlanır
Kanunun 78. maddesi karar aşamasını düzenler. Uluslararası koruma başvuruları kayıt tarihinden itibaren altı ayda karara bağlanır. Karar bu sürede verilemezse başvuru sahibine haber verilir.
Uygulama yönetmeliği de aynı düzeni tekrarlar. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesi konuyu ayrıntılandırır. Kanunun 77. maddesi kapsamındaki başvuruları valilik geri çekilmiş sayar. Değerlendirme durdurulur. Durum ayrıca kurumsal yazılım sistemine kaydedilir.
Geri çekilmiş sayılma kararı yabancıya tebliğ edilir. Tebligat, itiraz ve dava süreleri için başlangıç sayılır.
Ret Kararını Vermeye Kim Yetkilidir
Bu hükümler birlikte okunduğunda iki ayrı yetki alanı ortaya çıkar. Başvurular valiliklere yapılır ve süreç valiliklerce yürütülür. Buna karşılık kabul veya ret niteliğindeki nihai karar Genel Müdürlüğe aittir. Değerlendirmenin durdurulması kararı ise valiliklerin alanında kalır.
Kanunun kendi düzeni bu ayrımı destekler. Öncelikle 65. maddede başvurunun valiliklere yapılacağı söylenir. Ardından 69. maddede kaydın valiliklerce tutulacağı belirtilir. Öte yandan 77. madde, sayılan hâllerde değerlendirmenin durdurulacağını düzenler.
Hemen ardından gelen 78. madde tabloyu tamamlar. Madde, nihai kararın Genel Müdürlükçe verileceğini açıkça yazar. Böylece ret ve kabul kararları Genel Müdürlüğe bırakılmıştır.
Valiliklere Yetki Devri Nasıl Değişti
Yetki devri konusu ise 112. maddede düzenlenmişti. Maddenin değişiklikten önceki hâli devre izin veriyordu. Genel Müdür ve her kademedeki yönetici yetkisinin bir kısmını devredebiliyordu. Devrin yazılı olması ve sınırlarının açıkça yazılması gerekiyordu. Bu hükme dayanılarak bir genelge çıkarılmıştır. Genelge 05.06.2015 tarih ve 2015/17 sayılıdır. Onunla valiliklere yetki devri yapılmıştır.
Bu düzen 2018 yılında değişmiştir. Kanunun 112. maddesi yetki devrini düzenliyordu. Bu madde 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu KHK, 09.07.2018 tarih ve 30473 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece valiliklere yapılan devrin kanuni dayanağı ortadan kalkmıştır.
Ancak boşluk kısa süre sonra doldurulmuştur. Bu amaçla 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. Kararnamenin 794. maddesi yetki devrini yeniden düzenlemiştir.
Normlar Hiyerarşisi Neyi Gerektirir
Normlar hiyerarşisi burada esastır. Tüzük, yönetmelik, genelge ve tebliğ kanundan sonra gelir. Bu metinler yalnız kanunla verilen hakkın kullanımını açıklar. Hakkı genişletemez ya da daraltamaz. Kural, hukukun temel ilkelerindendir.
İdarenin düzenleme yetkisi de ikincil niteliktedir. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi bu sonucu doğurur. Düzenleyici işlem, kanunların çizdiği çerçeve içinde kalmak zorundadır.
Dava konusu işlem, 112. maddenin mülga olduğu tarihten sonra kurulmuştur. Daire bu yüzden yetki denetimine 703 sayılı KHK ile doğan boşluktan başlamıştır. Mülga madde, işlemin kurulduğu tarihte valiliğe dayanak olamazdı.
Aynı dönemde 4 numaralı Kararname yetki devrine yeniden izin vermiştir. Bu nedenle Daire, önce valiliklerin ret kararı verme yetkisini tartışmıştır. İnceleme bu sorunun cevabıyla başlamıştır.
Uluslararası Koruma Davasında Mahkemenin Gerekçesi
Daire 07/01/2020 tarihinde ara kararı kurmuştur. Ara kararla davalı idareden bilgi istenmiştir. Soru şuydu. Ret kararı verme yetkisi 4 numaralı Kararname uyarınca Valiliğe devredilmiş midir? Devir yapılmışsa tarihi ve belgeleri de istenmiştir.
İdarenin cevabı 29/01/2020 tarihinde Daire kayıtlarına girmiştir. Ekindeki yazılar İçişleri Bakanlığına bağlı bir birime aittir. Bu birim Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uluslararası Koruma Dairesi Başkanlığıdır. Yazılar 31/12/2019 tarih ve 39265563-E.78114 ile 27/12/2019 tarih ve E.77760 sayılıdır.
Belgelerden yetki devrinin tarihi anlaşılmıştır. Daire Başkanlığının 03/12/2019 tarih ve E.72605 sayılı işlemi bu devri içermektedir. Aynı günlü Genel Müdür Oluru ile valiliklere yetki devri yapılmıştır.
Bu durumda iki tarih öne çıkar. Öncelikle 703 sayılı KHK ile valiliklere yapılan yetki devri son bulmuştur. Daha sonra 03/12/2019 tarihinde valiliklere yeniden yetki devri yapılmıştır.
Dava konusu işlem 20/05/2019 tarihlidir. İşlem, devrin sona erdiği tarihten sonra ve yeni devrin yapıldığı tarihten öncedir. Ret kararı verme yetkisi o tarihte Genel Müdürlüktedir. Bu nedenle İzmir Valiliğinin işlemi kurmaya yetkisi yoktur.
Geri çekilmiş sayılma kararı ile ret kararı bu yönüyle ayrışır. Birincisi valiliğin, ikincisi Genel Müdürlüğün yetkisindedir. Dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk yoktur.
Dairenin Hükmü Ne Yönde Kuruldu
Daire, istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir. İzmir 1. İdare Mahkemesinin 21/10/2019 tarih, E:2019/714, K:2019/1182 sayılı kararı kaldırılmıştır. Dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. Davacı vekili için 1.700,00 TL avukatlık ücretine karar verilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından da hüküm kurulmuştur. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden harçlar bu aşamada tahsil edilmemiştir. Dava ve istinaf aşamasında yapılan 51,70 TL posta gideri idareden tahsil edilecektir. Karar 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Kararın kalıcı değeri, yetki unsuruna verdiği ağırlıktan gelir. Aşağıdaki bölümlerde konunun bugünkü hukuki çerçevesi özetlenmiştir.
Uluslararası Koruma Nedir
Uluslararası koruma, 6458 sayılı Kanunda üç statüyü kapsayan bir üst kavramdır. Bunlar mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüleridir. Statüler Kanunun 61, 62 ve 63. maddelerinde tanımlanır. Hangi statünün verileceği olayın koşullarına bağlıdır. Menşe ülkenin genel durumu da göz önünde tutulur.
Mülteci statüsü, Avrupa ülkelerindeki olaylar nedeniyle zulüm korkusu taşıyana verilir. Avrupa dışındaki olaylar sebebiyle aynı korkuyu taşıyana ise şartlı mülteci statüsü tanınır. İkincil koruma ise ölüm cezası, işkence ya da ayrım gözetmeyen şiddet tehdidi hâllerinde gündeme gelir. Kavramın genel çerçevesi için uluslararası koruma başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.
Uluslararası Koruma Başvurusu Nasıl Yapılır
Başvuru valiliğe bizzat yapılır. Kolluğa yapılan başvurular derhâl valiliğe bildirilir. Kayıt işlemi tamamlanınca başvuru sahibine kimlik belgesi düzenlenir. Belge, yabancı kimlik numarasını ve koruma talebinde bulunulduğunu gösterir.
Kayıttan sonra mülakat aşamasına geçilir. Kanunun 75. maddesi, kayıt tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel mülakat yapılmasını öngörür. Başvuru sahibinin talebi üzerine avukatı gözlemci olarak mülakata katılabilir. Her mülakatın sonunda tutanak düzenlenir ve bir örneği ilgiliye verilir.
Başvuru Ne Kadar Sürede Sonuçlanır
Kural altı aylık süredir. Kanunun 78. maddesi, başvurunun kayıt tarihinden itibaren en geç altı ayda sonuçlandırılmasını ister. Sürenin aşılması hâlinde başvuru sahibine haber verilir. Kararlar tek tek verilir. Aile adına yapılan başvuru ise bütün olarak incelenir.
Bazı başvurular daha kısa sürede karara bağlanır. Kanunun 79. maddesi hızlandırılmış inceleme hâllerini sayar. Bu kapsamdaki kişiyle en geç üç gün içinde mülakat yapılır ve başvuru beş günde karara bağlanır. Refakatsiz çocukların başvuruları ise hızlandırılmış yolla incelenemez.
Kanunun 72. maddesi kabul edilemez başvuruları düzenler. Aynı başvurunun farklı bir gerekçe olmadan yenilenmesi bu kapsamdadır. İlk iltica ülkesinden ya da güvenli üçüncü ülkeden gelinmesi de aynı sonucu doğurur. Böyle bir kararda esasa girilmeden dosya kapatılır.
Ret Kararına Karşı İtiraz ve Dava Süreleri
Ret kararı ilgiliye, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Olumsuz kararda maddi gerekçe ve hukuki dayanak da gösterilir. Bundan sonraki yolları Kanunun 80. maddesi düzenler. İdari itiraz on gün içinde yapılır. Muhatap, Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonudur.
Yargı yolu ayrıca açıktır. Kanunun 72 ve 79. maddeleri kapsamındaki kararlara karşı süre on beş gündür. Diğer idari karar ve işlemlere karşı ise otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulur. İtiraz veya yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgilinin ülkede kalışına izin verilir.
Dava dilekçesinde işlemin hangi unsurundan sakat olduğu gösterilir. Yetki, şekil, sebep, konu ve amaç birer iptal sebebidir. Yukarıdaki karar, tek başına yetki sakatlığının iptale yettiğini gösterir. Sınır dışı işlemleri için sınır dışı kararına itiraz ve davası yazımız yol gösterir.
Göç İdaresi Başkanlığının Bugünkü Yapısı Nasıldır
Kararda geçen Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bugün aynı adı taşımaz. Kurum, 2021 yılında 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Göç İdaresi Başkanlığı adını almıştır. Taşra teşkilatı il göç idaresi müdürlüklerinden oluşur. Güncel duyurular Göç İdaresi Başkanlığı sayfasından takip edilebilir.
Yetki tablosu da 2019 yılında değişmiştir. Nitekim 6458 sayılı Kanunun 78. maddesine yeni bir cümle eklenmiştir. Bu cümleyle merkezî idareye açık devir yetkisi tanınmıştır. Bu değişiklikten sonra valiliklerce kurulan ret işlemlerinin dayanağı güçlenmiştir. Kanunun bütünü için Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu yazımıza bakılabilir.
Uluslararası Koruma Konusunda Avukat Desteği
Uluslararası koruma bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Uluslararası koruma hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya çevrim içi soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Yabancılar Hukuku
Deport Avukatı
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.