Ç-135 tahdit kodu, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanuna aykırı davrandıkları için yabancılara uygulanan idari para cezalarının ödenmemesi halinde haklarında Ç-135 tahdit kodu konularak 5 yıl süreyle Türkiye’ye giriş yapmaları engellenir.
Ç-135 tahdit kodu, ödenmemiş idari para cezası nedeniyle yabancının kaydına düşülen bir kısıtlamadır. Kod, kişinin Türkiye'ye girişini fiilen engeller. Kaydı kaldırmak için önce idareye başvurursunuz. İdare olumsuz yanıt verirse Ç-135 tahdit kodu kaldırma davası açarsınız.
Kısa cevap: Ç-135 kodu, ödenmemiş idari para cezası nedeniyle yabancının kaydına konan bir kısıtlamadır. Kaydı kaldırmak için önce cezayı öder, ödeme belgesiyle il göç idaresi müdürlüğüne başvurursunuz. İdare kaydı silmezse idare mahkemesinde dava açarsınız. Dava süresi altmış gündür ve yazılı bildirim yoksa öğrenme tarihinden işler.
Aşağıdaki bölümler yalnız Ç-135 kodunu anlatır. Sınır dışı masraflarından doğan kayıt için Ç-136 tahdit kodu kaldırma davası sayfasına bakınız. İki kodun sebebi ve çözüm yolu farklıdır. Bu ayrım kaldırma davası dilekçesini de doğrudan etkiler.
Türkiye'ye Giriş Yasağının Yasal Çerçevesi Nedir?
Yabancıların girişini ve kalışını 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu düzenler. Giriş yasağını Kanunun 9 uncu maddesi kurar. Tebligat usulünü ise 10 uncu madde gösterir. Kanun metni Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden söz eder. Kurumun bugünkü adı ise Göç İdaresi Başkanlığıdır.
Ad değişikliği 2021 yılında oldu. Değişikliği 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi getirdi. Bu nedenle eski kararlarda Genel Müdürlük ifadesini görürsünüz. Yetki ve görev ise aynı kaldı.
Giriş Yasağı Hangi Hâllerde Konur?
Başkanlık, kamu düzeni bakımından sakınca gördüğü yabancının girişini yasaklar. Kamu güvenliği ve kamu sağlığı da aynı sonucu doğurur. Karar öncesinde ilgili kurumların görüşünü alır. Bu yetkiyi Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası tanır.
Sınır dışı edilen yabancının girişini ise valilik ya da Başkanlık yasaklar. Bu yetkiyi aynı maddenin ikinci fıkrası gösterir. Karar doğrudan sınır dışı işlemine bağlı doğar.
Giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak kamu düzeni ya da kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit varsa süre uzar. Başkanlık bu süreyi en fazla on yıl daha artırır. Süreyi kararın kendisinden öğrenirsiniz.
Vize ya da ikamet izni süresi biten yabancı için bir istisna vardır. Kişi, durumu tespit edilmeden önce valiliğe başvurup çıkış yaparsa lehine sonuç doğar. Bunun için idari para cezalarını ödemiş olması gerekir. Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini de aşmamalıdır. Kanun bu koşullarda giriş yasağı kararı almama imkânı tanır.
Sık Sorulan Sorular
Ç-135 kodu hangi sebeple girilir?
6458 sayılı Kanundaki idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Süresinde ödenmeyen ceza takibe konur ve valilik kayda ön izin şartı işler.
Ödeme, kaydın dayanağını ortadan kaldırır. Yine de kaydın kendiliğinden silineceğine güvenmeyin. Ödeme belgesiyle il göç idaresi müdürlüğüne yazılı başvurmanız gerekir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Türkiye'yi terke davet edilen yabancı için de benzer bir kolaylık vardır. Kişi süresi içinde ülkeyi terk ederse Kanun yine aynı imkânı tanır. Terke davet süresi on beş günden az olmaz. Süre otuz güne kadar uzar.
Başkanlık giriş yasağını kendisi de kaldırır. Yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin de verir. Bu ikinci yol uygulamada meşruhatlı vize ile birlikte gündeme gelir.
Kanun bir de ön izin şartı tanır. Kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı sebebiyle bu şartı Başkanlık koyar. İdari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle ise valilikler koyar. Ç-135 kaydı tam da bu ikinci grupta doğar.
Giriş yasağını size sınır kapısındaki yetkili makam ya da valilik tebliğ eder. Tebligatta itiraz haklarınız da yer alır. Aynı belge yasal yükümlülüklerinizi de gösterir. Tebliğ tarihini mutlaka not edersiniz.
“Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir.”
Tebliğ Tarihi Neden Önem Taşır?
Tebliğ tarihi, dava açma süresinin ne zaman başlayacağını belirler. Dava süresi, yazılı bildirimden sonraki günden işlemeye başlar. Süre, giriş yasağı kararının kendisinde yer alır. Karar tebliğ edilmeden süre işlemez. Bu nedenle karar örneğini idareden istersiniz. Kaldırma davası dilekçesine bu örneği eklersiniz.
Tebliğ tarihi dava süresinin başlangıcını belirler. Belge elinize geçmezse süre işlemeye başlamaz. Çoğu yabancı kodu sınır kapısında fark eder. Bu durumda öğrenme tarihi esas olur. Kaldırma davası dilekçesinde bu tarihi ayrıca gösterirsiniz.
Tahdit Kodu Nedir?
Tahdit kodu, yabancının kaydına düşülen kısıtlama işaretidir. Kod, kişinin Türkiye'deki hukuki durumunu gösterir. Kaydı kolluk ve göç birimleri sisteme girer. Her kodun ayrı bir sebebi vardır.
Kod, giriş ve kalış işlemlerini doğrudan etkiler. Kayıt; vize başvurusunu, ikamet iznini ve çalışma iznini etkiler. Bazı kodlar yalnız bilgi amacı taşır. Bazıları ise doğrudan giriş yasağı doğurur. Ç-135 ikinci gruba girer.
Uygulamada kodları iki harf grubu altında görürsünüz. V harfiyle başlayan kodlar daha çok vize ve ikamet işlemlerine bakar. Ç harfiyle başlayan kodlar ise giriş yasağıyla ilgilidir. Genel çerçeveyi tahdit kodlarını kaldırma yolları sayfasında bulursunuz.
Ç-135 Tahdit Kodu Nedir?
Ç-135 kodunun sebebi ödenmemiş idari para cezasıdır. Kanun bazı fiiller için yabancıya idari para cezası verir. Cezayı valilik, Başkanlık ya da kolluk birimi uygular. Ceza ödenmediği sürece kayıt sistemde durur. Kaldırma davası da bu kaydı hedef alır.
İdari para cezalarını Kanunun 102 nci maddesi sayar. Türkiye'ye yasa dışı giriş bu cezalardan birini doğurur. Giriş yasağına rağmen ülkeye girmek de aynı sonucu verir. Terke davet süresinde çıkış yapmamak da cezaya yol açar. Kanundaki tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre artar.
Cezayı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödersiniz. Süreyi Kanunun 102 nci maddesinin beşinci fıkrası gösterir. Ödeme yapmazsanız alacak kamu alacağına döner. Ç-135 kaydı da bu aşamada sisteme düşer.
“Bu maddedeki idari para cezaları, valilik veya Genel Müdürlük ya da kolluk birimlerince uygulanır. Verilen para cezaları tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir.”
Kayıt, bir yaptırımdan çok bir tahsil aracıdır. Kod, kişinin borcunu ödemesini sağlamayı amaçlar. Bu nedenle borç ödendiğinde kaydın dayanağı ortadan kalkar. Kaldırma davası açmadan önce bu noktayı kontrol edersiniz.
Kaydı kaldırmak için önce ödeme belgesini toplarsınız. Ardından il göç idaresi müdürlüğüne başvurursunuz. İdare kaydı silmezse kaldırma davası gündeme gelir. Dava, kaydın dayanağı olan işlemi hedef alır.
Ç-135 Kaydı ile Ç-136 Kaydı Arasındaki Fark Nedir?
İki kod da giriş engeli doğurur. Ancak sebepleri farklıdır. Ç-135 kodunun sebebi ödenmemiş idari para cezasıdır. Ç-136 kodunun sebebi ise sınır dışı seyahat masrafıdır. Masrafı Kanunun 60 ıncı maddesi düzenler.
Fark, kaldırma davası dilekçesini doğrudan değiştirir. Ç-135 dosyasında ceza tutanağını ve ödeme makbuzunu sunarsınız. Ç-136 dosyasında ise masraf tutarını ve ödeme belgesini gösterirsiniz. İki dosyada delil seti bu yüzden ayrışır.
İdari Para Cezasını Yurt Dışından Nasıl Ödersiniz?
Ödemeyi vergi dairesine ya da anlaşmalı bankaya yaparsınız. Yurt dışındaysanız vekiliniz ödemeyi sizin adınıza yapar. Dekontta ceza tutanağının tarihi ve numarası yer almalıdır. Eksik dekont kaydın silinmesini geciktirir.
Ödeme sonrasında makbuzu il göç idaresi müdürlüğüne sunarsınız. Dilekçede kaydın silinmesini açıkça istersiniz. İdare talebi reddederse kaldırma davası yolunu açar. Ret yazısını dosyaya delil olarak eklersiniz.
Tahdit Kodu Neden Konur?
Kodun sebebi her olayda farklıdır. Suç şüphesi, güvenlik riski ve kamu sağlığı en sık görülen sebeplerdir. Vize ve ikamet ihlalleri de ayrı kod doğurur. Ç-135 ise yalnız ödenmemiş para cezasına bağlıdır.
Yasağın süresi de sebebe göre değişir. Ağır bir tehdit varsa süre uzar. Hafif ihlallerde ise süre kısalır. Süreyi kararın kendisinden okursunuz.
Kod bir güvenlik aracıdır. Ancak her kayıt hukuka uygun düşmez. Kayıt haksızsa mahkemeye başvurursunuz. Bu yolda açtığınız dava Ç-135 tahdit kodu kaldırma davası adını alır.
Tahdit Kodunu Hangi Makam Koyar?
Kodları il göç idaresi müdürlükleri, Başkanlık ve hudut kapısı personeli işler. Kendi kaydınızı öğrenmek için il müdürlüğüne başvurursunuz. Müdürlük, ikamet ve giriş işlemlerini de yürütür. Başvuruyu yazılı yaparsınız.
Yurt dışındaysanız başvuruyu vekiliniz aracılığıyla yaparsınız. Vekâletnameyi Türk konsolosluğunda düzenlersiniz. Konsolosluk düzenlemesi yoksa apostil şerhi gerekir. Belgenin yeminli tercümesini de eklersiniz.
İdare, kayıt bilgisini her zaman ayrıntılı vermez. Bu durumda bilgi edinme başvurusu yaparsınız. Kaydın sebebini ve tarihini öğrenmek dava için gerekir. Sebep bilinmeden dilekçe yazmak sonuç vermez.
Meşruhatlı Vize Yolu Ne Zaman İşe Yarar?
Meşruhatlı vize giriş yasağını kaldırmaz. Yasak saklı kalmak kaydıyla yalnız belirli bir süre için girişe izin verir. Meşruhatlı vize, girişi yasaklı yabancıya sınırlı bir giriş imkânı verir. Vizeyi Türk dış temsilcilikleri düzenler. Başvuruda davet yazısı ve gerekçe belgeleri yer alır. Ayrıntıyı meşruhatlı vize başvurusu sayfasında bulursunuz.
Bazı olaylarda idari başvuru tek başına yeter. Özellikle Ç-135 kaydında ödeme belgesi güçlü bir dayanaktır. Ancak sonuç, kaydın sebebine ve kişinin durumuna göre değişir.
Meşruhatlı vize giriş yasağını kaldırmaz. Yalnız belirli bir amaç için girişe izin verir. Tedavi, dava takibi ve aile ziyareti sık görülen gerekçelerdir. Vize süresi dolduğunda yasak yeniden işler.
İdari Başvuru ile Dava Arasında Nasıl Seçim Yaparsınız?
İlk yol idari başvurudur. Talebinizi il göç idaresi müdürlüğüne yazarsınız. Dilekçeye ödeme makbuzunu ve kimlik belgelerini eklersiniz. İdare talebi kabul ederse kaydı siler.
İkinci yol idari davadır. Dava, kaydın dayanağı olan işlemin iptalini ister. Mahkeme işlemin sebep ve konu unsurlarını denetler. İdarenin dayandığı olguları bu aşamada tartışır.
İki yolu birlikte de kullanırsınız. Önce idareye başvurup sonra dava açmak süre kazandırır. Ancak başvurunun dava süresine etkisini önceden hesaplarsınız. Yanlış hesap hak kaybı doğurur.
Sınır dışı kararı da varsa ayrı bir süre işler. Karara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurursunuz. Süreyi Kanunun 53 üncü maddesi gösterir. Mahkemenin bu konudaki kararına karşı kanun yolu kapalıdır. Ayrıntıyı sınır dışı kararına itiraz ve dava sayfasında ele aldık.
Ç-135 Tahdit Kodu Kaldırma Davası Nasıl Açılır?
Dava, idari para cezasına ve giriş yasağına birlikte yönelir. Talebi yalnız kod üzerinden kurmazsınız. Kodun dayanağı olan işlemin iptalini istersiniz. Bu işlem çoğu zaman idari para cezası ya da giriş yasağı kararıdır.
Kaldırma davası için idare mahkemesine başvurursunuz. Yetkili mahkeme, işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Sınır kapısında verilen kararlarda kapının bulunduğu yer esas olur. Yanlış yer seçimi dosyayı geciktirir.
Davada idare, işlemin gerekçesini somut biçimde ortaya koymalıdır. Soyut gerekçe denetime elverişli sayılmaz. Örneğin cezanın hangi fiile dayandığını göstermesi gerekir. Ceza tutarını ve tebliğ tarihini de belgelemelidir.
Davacı ise karşı delilleri sunar. En güçlü delil ödeme makbuzudur. Cezanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini de ileri sürersiniz. Tebligat eksikse işlem sakat kalır. Kaldırma davası çoğu zaman bu noktadan sonuç verir.
Tahdit kaydının kendisi Kanunda ayrıca düzenlenmez. Kayıt, idari bir uygulama olarak doğar. Bu nedenle mahkemeler kaydı dayanak işlem üzerinden denetler. Kaldırma davası da bu çerçevede sonuç doğurur.
İdari para cezasına karşı ayrı bir itiraz yolu da vardır. Kabahatler Kanunu, idari para cezalarına karşı sulh ceza hâkimliğini görevli kılar. Süre tebliğden itibaren on beş gündür. Ancak giriş yasağı ve tahdit kaydı idari yargıya gider. İki yolu birbirine karıştırmazsınız.
Yürütmeyi Durdurma İstemini Neden Yazarsınız?
Yürütmeyi durdurma istemi kaldırma davası bakımından önem taşır. Kod sistemde durduğu sürece sınır kapısı girişinize izin vermez. Mahkeme istemi kabul ederse kayıt geçici olarak etkisiz kalır. İstemi dilekçenin başında ve gerekçeli biçimde yazarsınız.
Kaldırma Davasında Hangi İlkeler Öne Çıkar?
İlk ilke kanuni dayanak ilkesidir. Kişi haklarını sınırlayan her işlem kanuna dayanmalıdır. İkinci ilke ölçülülüktür. İdarenin seçtiği araç, amaçla dengeli olmalıdır. Beş yıllık bir engel küçük bir borç için ağır kalabilir.
Üçüncü ilke aile hayatına saygıdır. Türkiye'de eşi ya da çocuğu bulunan yabancı bu ölçütü ileri sürer. Mahkeme, kamu yararı ile kişisel menfaati karşılaştırır. Kaldırma davası dilekçesinde bu dengeyi somut belgelerle kurarsınız.
Kaldırma Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Genel dava süresi altmış gündür. Süre, işlemin yazılı bildiriminden sonraki günden işler. Bildirim yoksa öğrenme tarihi esas olur. Süreyi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu belirler.
“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”
Kanunun 11 inci maddesi ayrı bir imkân tanır. Dava süresi içinde üst makama başvurup işlemin kaldırılmasını istersiniz. Bu başvuru dava süresini durdurur. İdare altmış gün içinde yanıt vermezse isteği reddetmiş sayarsınız. Kalan süre bu tarihten sonra yeniden işler.
Ç-135 kaydında süre çoğu zaman öğrenme tarihiyle başlar. Yabancı kodu sınır kapısında ya da vize başvurusunda fark eder. Bu tarihi belgelemek gerekir. Havayolu kaydı, sınır kapısı tutanağı ve konsolosluk yazısı delil olur. Belgesiz iddia kaldırma davası süresini kanıtlamaz.
Süre geçmişse ikinci bir yol kalır. İdareye yeni bir başvuru yapıp yeni bir işlem doğurursunuz. Ret kararı yeni bir dava süresi başlatır. Bu yol her olayda sonuç vermez. Yine de kaldırma davası için tek pratik çıkış budur.
Ç-135 Tahdit Kodu ile İlgili Yargı Kararları
Aşağıdaki iki karar, tahdit kayıtlarının dayanak işlemle birlikte incelendiğini gösterir. Kararların tam metnine ilgili içtihat kaynağından ulaşırsınız.
“İSTEMİN ÖZETİ :Özbekisten uyruklu olan davacı tarafından, çalışma izni başvurusunun 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi gereğince reddine ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davada; davalı idare tarafından davacıya çalışma izni verilmemesinde, iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli olmadığı belirtildiği…
“İllegal Giriş-İllegal Çıkışa Teşebbüs-Yalan Beyan-Giriş Yasağı İhlali-Sahtecilik” suçundan işlem yapıldığı, bunun sonucunda 26.09.2014 tarihinde Ç-113 (Yasadışı Giriş-Çıkış Yapan) ve Ç-135 (idari para cezası) tahdit veri girişinin yapıldığı, yine davacı hakkında İstanbul Valiliği tarafından 16.08.2014 tarihli olur ile sınırdışı kararı verildiği, ülkeye yasal giriş ve çıkış hükümlerini ihlal eden, yalan beyanda bulunan ve bu eylemleri nedeniyle de hakkında sınırdışı kararı verilen davacının çalışma izin başvurusuna İçişleri Bakanlığı tarafından olumsuz görüş verilmesi neticesinde başvurusunun…
Yasanın 10.maddesinde giriş yasaklarının tebliğ edilmesi gerektiği hükmü amir olduğu, davacı hakkında giriş yasağı olduğunu belirten İçişleri Bakanlığı süresi hakkında bilgilendirme yapmadığı, istizanlı vize kodunun sebebini bildirmediği, davacının haberdar olmadığı bir işlem sebebiyle mağdur edilmesinin kabul edilmediği, giriş yasağı tebliğ edilmediği için usulsüz olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti ve Kararın Hüküm Bölümü
SAVUNMANIN ÖZETİ :Davacının K1 olmadığının anlaşılması üzerine Bilecik Valiliği tarafından 05.02.2010 tarihinde V-77 tahdit kodu veri girişi yapıldığı, İstanbul Valiliği tarafından 31.08.2011 tarihinde vize ve ikamet izni bitmesine rağmen ülkede yasadışı kaldığının tespiti nedeniyle Ç-120 tahdit veri girişi yapıldığı, davacı hakkında “İllegal Giriş-İllegal Çıkışa Teşebbüs-Yalan Beyan-Giriş Yasağı İhlali-Sahtecilik” suçundan işlem yapıldığı, bunun sonucunda 26.09.2014 tarihinde Ç-113 ve Ç-135 tahdit veri girişinin yapıldığı, davacı hakkında İstanbul Valiliği tarafından 16.08.2014 tarihli olur ile sınırdışı kararı verildiği tespit edildiğinden davacının çalışma izin başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde, hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.”
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:
Ankara 7. İdare Mahkemesi’nce verilen 26/01/2017 gün ve E: 2015/2837, K: 2017/219 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Birinci Karardan Çıkan Sonuç
Karar, çalışma izni başvurusunun reddine ilişkindir. Davacı hakkında Ç-113 ve Ç-135 kayıtları vardır. Daire, ilk derece kararını usul ve hukuka uygun görür. Buradan şu sonuç çıkar. Mahkeme tahdit kaydını dayanak işlemle birlikte değerlendirir.
“İstemin Özeti : Türkmenistan uyruklu olan davacının uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen 08/12/2014 tarih ve 48952707/ 201-50490-71818-27043 sayılı yazı ile tebliğ edilen 04/12/2014 tarihli Göç İdaresi Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Ankara 1. İdare Mahkemesi’nce, davacının mülakatında yer alan beyanlarına yönelik inceleme yapılmaksızın, mevcut durumundan çok geçmişine yönelik ve eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan bu kararın tek başına davacıya uluslararası koruma verilmesi sonucunu doğurmayacağının sabit olduğu…., uluslararası koruma için gerekli kriterleri taşımadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın_Özeti :Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : K1
Düşüncesi : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Kararın Gerekçesi ve Dosya İncelemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun’un14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
Dava, Türkmenistan uyruklu olan davacının uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen 08/12/2014 tarih ve 48952707/ 201-50490-71818-27043 sayılı yazı ile tebliğ edilen 04/12/2014 tarihli davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 19/11/2012 tarihinde ülkemize illegal yollardan gelen ve hakkında Mersin İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince “resmi belgede sahtecilik” suçundan işlem yapıldıktan sonra sevk edildiği geri gönderme merkezinde 03/12/2012 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacının, söz konusu başvurusunun 17/12/2012 tarihinde reddine karar verildiği, bu karara 20/12/2012 tarihinde yapılan itirazın ise 24/12/2012 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek, hakkında Ç-113, Ç-120, Ç-135, O-100 istizanlı vize tahdit kayıtları girilerek ülkemizden 28/12/2012 tarihinde çıkışının sağlandığı; sonrasında, davacı tarafından 09/01/2013 tarihinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek
Komiserliği Ankara ofisine iltica ve sığınma talebinde bulunulduğu ve 01/02/2013 tarihinde Kastamonu Valiliğine yönlendirildiği, ancak 18/02/2013-07/03/2013 tarihleri arasında imza atma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve 07/03/2013 tarihinde yapılan araştırmada belirtmiş olduğu adreste bulunmadığı, …
Dairenin Sonuç Değerlendirmesi
18/08/2014 tarihinde yasa dışı yollarla Türkiye’ye gelen ve 28/11/2014 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacının, yapmış olduğu başvurunun 6458 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca hızlandırılmış değerlendirme kapsamında incelenerek 04/12/2014 tarihli davalı idare işlemi ile reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Bu durumda, 6458 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin idare mahkemesince esasen incelenerek iptaline karar verilmiş olup, aynı Kanun’un 80/1-d maddesi uyarınca anılan kararların kesin olması nedeniyle, bu kararın temyizen incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, dosyanın Ankara 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine 15/11/2017tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
İkinci Karardan Çıkan Sonuç
İkinci karar uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkindir. Dosyada Ç-113, Ç-120, Ç-135 ve O-100 kayıtları yer alır. Daire, 6458 sayılı Kanunun 80/1-d maddesini esas alır. Bu hüküm gereğince ilgili kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle temyiz istemini incelemeksizin reddeder.
İki karar birlikte okunduğunda tablo netleşir. Tahdit kaydı tek başına bir işlem gibi durmaz. Kayıt, kendisini doğuran karara bağlı kalır. Kaldırma davası da bu yüzden dayanak işlemi hedef alır.
Kaldırma Davası Dosyasını Nasıl Hazırlarsınız?
Dosya hazırlığı üç aşamadan oluşur. Önce kaydın sebebini öğrenirsiniz. Ardından belgeleri toplarsınız. Son olarak süreyi hesaplarsınız.
Kaydın Sebebini ve Tarihini Öğrenin
İlk adımda hangi kodun hangi tarihte girildiğini saptarsınız. Bilgiyi il göç idaresi müdürlüğünden istersiniz. Yurt dışındaysanız vekiliniz bu talebi iletir.
Kayıtla birlikte dayanak işlemi de istersiniz. İdari para cezası tutanağı, giriş yasağı kararı ve varsa sınır dışı kararı bu gruba girer. Belgeler dava dilekçesinin omurgasını kurar.
Kaldırma davası idare mahkemesinin görev alanına girer. Bu nedenle dosyayı idari yargı usulüne göre kurarsınız. Dilekçede işlemin tarihini ve sayısını gösterirsiniz. Eksik bilgi dilekçe reddine yol açar.
Yabancılar hukuku kuralları da dosyaya yansır. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tartışmaya girer. Aile hayatına saygı ölçütü sık ileri sürülen bir gerekçedir.
İdari gözetim kararı varsa ayrı bir süreç işler. Karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurursunuz. Ayrıntıyı idari gözetim kararına itiraz sayfasında bulursunuz.
Sınır dışı kararına itiraz da ayrı bir dosyadır. Süre yedi gün olduğu için hızlı hareket edersiniz. Bu dosya kaldırma davası ile birlikte yürür.
Üç dosyanın takvimini tek tabloda toplarsınız. Tabloda işlem adı, tebliğ tarihi ve son gün yer alır. Bu tablo hak kaybını önler.
Belgeleri ve Tercümeleri Tamamlayın
İkinci adımda belge setini tamamlarsınız. Pasaport, kimlik, ödeme makbuzu ve tebligat belgeleri temel evraktır. Yabancı dildeki belgelerin yeminli tercümesini eklersiniz.
Vekâletname en kritik belgedir. Yurt dışında düzenlenen vekâletname konsolosluk onayı ister. Onay yoksa apostil şerhi gerekir. Eksik vekâlet dosyayı başlatmaz.
Dilekçede Hangi İddiaları İleri Sürersiniz?
Dilekçede önce işlemin sebebini tartışırsınız. Ardından tebligatın usulüne uygun olup olmadığını incelersiniz. Son olarak ölçülülük ilkesine dayanırsınız. Üç başlık dilekçenin çatısını kurar.
Yargılama Giderlerini Önceden Hesaplayın
İdari davada başvuru harcı ve posta gideri doğar. Tercüme ve vekâlet masrafları da bu tutara girer. Adli yardım koşullarını taşıyan yabancı bu giderler için muafiyet ister. Talebi dilekçede ayrıca yazarsınız.
Dosyayı Nasıl İzlersiniz?
Dava açıldıktan sonra dosyayı ulusal yargı ağı üzerinden izlersiniz. Vekiliniz ara kararları size bildirir. Savunma dilekçesi geldiğinde cevap süresi işler.
Mahkeme ara kararla idareden bilgi ister. İdarenin cevabı çoğu zaman dosyanın seyrini belirler. Cevap eksikse ek süre verir. Bu aşamada takip önem taşır.
Karardan Sonra Hangi Adımı Atarsınız?
Mahkeme iptal kararı verirse idare kaydı siler. Uygulama için karar örneğini idareye sunarsınız. İdare kararı otuz gün içinde uygular. Uygulamayan idare hakkında tazminat sorumluluğu doğar. Ret kararına karşı ise istinaf yoluna gidersiniz.
Kaldırma Davası Sonrasında Giriş Nasıl Yapılır?
Kayıt sistemden çıktıktan sonra giriş kendiliğinden serbest olmaz. Sistemde başka bir kod varsa engel sürer. Bu nedenle tüm kayıtları birlikte sorgularsınız. Örneğin Ç-113 tahdit kodu ayrı bir kaldırma davası gerektirir.
Vize başvurusunu kaydın silinmesinden sonra yaparsınız. Konsolosluk sistemi güncel kaydı görür. Güncelleme birkaç gün sürer. Bu yüzden bilet almadan önce kaydı yeniden sorgularsınız.
Ödeme yapıldığı hâlde kayıt duruyorsa yeniden başvurursunuz. İdare kaydı güncellemezse yeni bir işlem doğar. Bu işlem yeni bir dava süresi başlatır.
Kaldırma davası sonucunda giriş yasağı kalkarsa ikamet izni başvurusu yaparsınız. Başvuruyu il göç idaresi müdürlüğüne verirsiniz. Ret kararı gelirse ikamet izni başvurusunun reddi sayfasındaki usulü izlersiniz.
Kaldırma Davası İçin Avukat Zorunlu mudur?
İdari yargıda avukatla temsil zorunlu sayılmaz. Davayı kendiniz de açarsınız. Ancak yurt dışındaki yabancı için takip güçleşir. Tebligat ve süre yönetimi bu nedenle vekil aracılığıyla yürür. Kaldırma davası bu yönüyle usul bilgisi ister.
Kayıt Sorgulaması Nereden Yapılır?
Kayıt sorgusunu il göç idaresi müdürlüklerinden yaparsınız. Göç İdaresi Başkanlığının resmî sitesi iletişim bilgilerini duyurur. Yurt dışındaki başvurular için dış temsilcilikler yol gösterir. Sorguyu yazılı talep ile yaparsınız.
Sorgu sonucunu yazılı olarak istersiniz. Sözlü bilgi dava dosyasında delil değeri taşımaz. Yazılı cevap, kaldırma davası dilekçesinin ekinde yer alır.
Kaldırma Davası Konusunda Avukat Desteği
Kaldırma davası bakımından doğru yol, somut olayın özelliklerine göre değişir. Mevcut belgeler ve varsa idari ya da yargısal kararlar da bu yolu belirler. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme isterseniz Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi hukuki soru formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirme, paylaştığınız bilgi ve belgelere göre değişir.
Dava idare mahkemesinde açılır. İşlemi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İdari para cezasına itiraz ise sulh ceza hâkimliğine yapılır.
Kaldırma davası için süre ne kadardır?
Genel dava süresi altmış gündür. Süre, yazılı bildirimden sonraki günden başlar. Dava süresi içinde idareden işlemin kaldırılmasını isterseniz süre durur. İdare otuz gün içinde yanıt vermezse isteğiniz reddedilmiş sayılır ve kalan süre işlemeye devam eder.
Yurt dışındaki yabancı davayı nasıl yürütür?
Davayı vekili aracılığıyla yürütür. Yurt dışında düzenlenen vekâletname için konsolosluk onayı ya da apostil şerhi gerekir. Yabancı dildeki belgelerin yeminli tercümesi de dosyaya eklenir.
Kayıt silindikten sonra girişte başka engel kalır mı?
Sistemde başka bir kod varsa giriş engeli sürer. Örneğin ayrı bir giriş yasağı kararı ayrıca kaldırılmalıdır. Bu yüzden bilet almadan önce tüm kayıtları yeniden sorgulatmanız gerekir.
Yabancılar Hukuku
Deport Avukatı
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.