Doçentlik Başvurusu Asgari Koşul Kararının İptali Yargı Kararı
Doçentlik Başvurusu Asgari Koşul Kararının İptali Yargı Kararı
İSTEMİN ÖZETİ : Dava konusu işlemin iptali yönünde Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce verilen 04/09/2019 gün ve E:2018/2574, K:2019/1484 sayılı kararın; davalı idare vekilince, davacının doçentlik sınavı başvurusunun Doçentlik Sınav Yönetmeliği’nin 4/3.
Doçentlik başvurusunda asgari koşul kararı, adayın başvurusunun iptaline yol açabilen bir idari işlemdir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi bu konuda 01/06/2020 tarihinde kesin bir karar verdi. Daire, asgari koşul şartlarını sağladığı bilirkişi raporlarıyla ortaya konan adayın başvurusunun iptalini hukuka uygun bulmadı. Böylece Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 04/09/2019 gün ve E:2018/2574, K:2019/1484 sayılı iptal kararı korundu.
Doçentlik Başvurusunda Asgari Koşul Denetimi Nasıl Yapılır
Doçentlik başvurusu Üniversitelerarası Kurula, kısa adıyla ÜAK'a, elektronik ortamda yapılır. Başvuruya eserler de eklenir. Başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığını önce görevlendirilen profesörler inceler. Bu inceleme, asgari koşul denetiminin ilk halkasıdır.
Sınavın herhangi bir aşamasında yeni bir iddia ileri sürülebilir. Adayın başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki bu iddiaları Doçentlik Sınav Komisyonu inceler. Komisyon şartların sağlanmadığına karar verirse başvuru iptal olunur. Bu işlem, asgari koşul kararı olarak anılır.
Karar adayın bütün sürecini durdurur. Eser incelemesi ve sözlü sınav aşamalarına geçilemez. Bu nedenle asgari koşul kararı, doğrudan dava konusu edilebilen bir işlemdir. Konunun genel çerçevesi için doçentlik asgari koşul itiraz ve dava başlığına bakılabilir.
Uyuşmazlığın Konusu Neydi
Davacı, bir üniversitenin Mühendislik Fakültesinde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapıyordu. Adayın başvurusu 2018 yılının Nisan dönemine aitti. Başvuru, 911 kodlu İnşaat Mühendisliği bilim alanından yapılmıştı. Anahtar kelimeler ise Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği, Su Kaynakları ve Su Yapıları ile Akışkanlar Mekaniği idi.
Eser inceleme raporları Doçentlik Sınav Komisyonuna gitti. Komisyon, başvurunun asgari başvuru şartlarını sağlamadığı sonucuna vardı. Bunun üzerine başvuru iptal edildi. İşlem 23.10.2018 tarih ve E.9100 sayısını taşıyordu. Aday bu işlemin iptali istemiyle dava açtı.
İdare mahkemesi işlemi iptal etti. Davalı idare bu karara karşı istinaf yoluna başvurdu. İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmedi. Dosya, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinde incelendi.
Kanun Doçentlik Sınavı İçin Hangi Şartları Arar
Doçentlik sınavının çerçevesi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 24. maddesindedir. Madde, sınavın ÜAK tarafından yılda iki kez yapılmasını öngörür. Adayların belge ve yayınlarıyla birlikte başvurması gerekir. Başvuruda başlıca bilim dalı ile uzmanlık ve araştırma konuları da bildirilir. Kanun metni
Madde üç temel şart sayar. Birincisi, lisans diploması sonrasında doktora veya tıpta uzmanlık unvanı almış olmaktır. Belli sanat dallarında yeterlik kazanmak da bu şartı karşılar. İkincisi, yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan özgün bilimsel yayın ve çalışma yapmaktır. Üçüncüsü ise merkezi yabancı dil sınavında başarılı olmaktır.
Yabancı dil sınavının adayın bilim dalıyla ilgili olması şart değildir. Bilim alanı bir yabancı dille ilgili olan adaylar ise sınavı başka bir dilde verir. Bu şartların tamamı asgari koşul denetiminin konusunu oluşturur.
Jüri ve Eser İncelemesi Aşaması Nasıl İşler
ÜAK, adayın başvurduğu alandan beş kişilik jüri belirler. Jüri için iki de yedek üye saptanır. Alanda yeterli öğretim üyesi yoksa jüri üç üye ile kurulabilir. Asıl ve yedek üyeler, adayın her bir çalışmasını ayrı ayrı değerlendirir.
Üyeler ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Kurula gönderir. Asıl üye hukuken geçerli bir mazeretle rapor veremezse yedek üyenin raporu sıraya göre esas alınır. Raporların birer örneği, bildirim yazısıyla birlikte adaya gönderilir. Eser incelemesinde başarılı olan aday sözlü sınava girer. Sözlü sınavda başarı hâlinde adaya ilgili bilim dalında doçentlik unvanı verilir.
Yönetmelik Asgari Koşul İncelemesini Kime Bırakır
Uyuşmazlıkta uygulanan yönetmelik, 07.02.2015 tarihli ve 29620 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 4. maddesi başvuru takvimini ve şartlarını gösterir. Başvuru, nisan ve ekim ayının on beşinci günü başlar. Süre, ilgili ayın son çalışma gününde mesai bitiminde kapanır. İlgili sayı 07.02.2015 tarihli Resmî Gazete sayfasında yer alır.
Madde başvuru için üç şart arar. Adayın doktora, tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da sanatta yeterlik öğrenimini tamamlamış olması gerekir. Yurt dışında yapılan öğrenimde denkliğin kabul edilmiş olması aranır. Adayın merkezî yabancı dil sınavından en az altmış beş puan alması da şarttır. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince kabul edilen eşdeğer bir puan da yeterlidir.
Üçüncü şart doğrudan asgari koşul konusudur. Doktora veya uzmanlık derecesi alındıktan sonra çalışma yapılmış olmalıdır. Bu çalışmalar, başvurulan bilim alanında öngörülen asgarî kriterlere uygun olmalıdır. Şartın sağlanıp sağlanmadığını, Kurul Başkanlığınca görevlendirilen profesörler inceler.
Sonradan ileri sürülen iddialar için ayrı bir yol vardır. Bu iddiaları Doçentlik Sınav Komisyonu inceler. Komisyon şartların sağlanmadığına karar verirse başvuru iptal olunur. Karar tarihinden bu yana hem Kanun hem yönetmelik değişikliğe uğradı. Bu nedenle güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Anahtar Kelime Seçimi Asgari Koşul Puanını Nasıl Etkiler
Uyuşmazlığın çekirdeğinde anahtar kelime tartışması vardı. Aday, başvurusunda üç anahtar kelime bildirmişti. Bu kelimeler adayın çalışma alanını tanımlar. İlk sıradaki anahtar kelime ise yayınların hangi alanda olması gerektiğini gösterir.
Mühendislik temel alanı için o dönem 91 numaralı koşul uygulanıyordu. Koşul, asgari yüz puan karşılığı bilimsel etkinlik arıyordu. Bu puanın en az doksanının doktora unvanı alındıktan sonraki çalışmalardan gelmesi gerekiyordu. Her çalışma tabloda yalnız bir bölümde puan alabiliyordu. Anahtar kelime seçimi için doçentlik başvurusunda anahtar kelime seçimi başlığına bakılabilir.
Tartışma, adayın üç kitabının puanlamaya girip giremeyeceği üzerinde toplandı. Bu kitaplar Ölçme Bilgisi Topoğrafya, Genel İstatistik ile Yapı Malzemesi ve Beton başlıklarını taşıyordu. İdare, kitapların bildirilen anahtar kelimelerle uyuşmadığını savundu. Aday ise kitapların İnşaat Mühendisliği alanına girdiğini ileri sürdü.
İdare Mahkemesi Neden Bilirkişi İncelemesi Yaptırdı
Asgari koşul şartlarının sağlanıp sağlanmadığı özel ve bilimsel bir değerlendirme gerektirir. İdare mahkemesi bunu dikkate aldı. Bu nedenle adayın başvuru dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verdi. Bilirkişi ihtiyacının nasıl doğduğu konusunda doçentlik davalarında bilirkişi başlığı da okunabilir.
İlk heyet oyçokluğuyla görüş bildirdi. Bir bilirkişi, adayın 100,5 puan aldığını ve asgari şartı sağladığını yazdı. Aynı rapor, tartışmanın eserlerin özgünlüğü üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti. İkinci bilirkişi de puanlamaya giren eserlerin İnşaat Mühendisliği kapsamında olduğunu değerlendirdi.
Üçüncü bilirkişi ise farklı düşündü. Bu üyeye göre İnşaat Mühendisliği alanında özel olarak tanımlanmış anahtar kelimeler vardı. Betonarme Yapılar ile Yapı ve Malzemeleri bunların başında geliyordu. Bu nedenle söz konusu yayından alınan puanların başvuru koşulunda sayılamayacağını belirtti.
Davalı idare rapora itiraz etti. Mahkeme itirazı yerinde görmedi. Raporların hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edildi. Bunun üzerine dava konusu işlemin iptaline karar verildi.
Bilirkişinin Tarafsızlığı Asgari Koşul Davasında Neden Tartışıldı
İstinaf incelemesinde ayrı bir sorun ortaya çıktı. Adayın asgari şartları sağladığı yönünde görüş bildiren bilirkişilerden biri, adayla aynı üniversitenin İnşaat Mühendisliği bölümünde görev yapıyordu. Daire bu durumu tarafsızlık yönünden değerlendirdi. Adı geçen bilirkişinin tarafsız olamayacağı kanaatine varıldı.
Dayanak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleridir. Kanun'un 272. maddesi, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret kurallarının bilirkişiler için de uygulanacağını söyler. Kanun'un 36. maddesi ise hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep bulunmasını ret sebebi sayar. Böyle bir sebep varsa taraf hâkimi reddedebilir, hâkim de bizzat çekilebilir. Kanun metni 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfasında yer alır.
Bu değerlendirme, asgari koşul davalarında pratik bir sonuç doğurur. Bilirkişi seçilirken adayın kurumsal bağı gözetilir. Aynı bölümde görev yapan bir öğretim üyesinin raporu tartışmaya açık kalır. Daire bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verdi.
İkinci Bilirkişi Raporları Neyi Ortaya Koydu
Yeni heyette üç bilirkişi görev aldı. İlk bilirkişi, puanlamaya dahil edilen üç kitabın İnşaat Mühendisliği alanıyla ilgili olduğunu belirtti. Aynı rapora göre kitaplar beyannamedeki anahtar kelimelerle de uyumluydu. Bu nedenle adayın asgari başvuru şartlarını sağladığı sonucuna varıldı.
İkinci bilirkişi anahtar kelimenin kapsamına odaklandı. Su Kaynakları ve Su Yapıları başlığının geniş bir uzmanlık alanını kapsadığını yazdı. Bu başlık yalnız hidrolik tasarımı değil, yapım koşullarını ve baraj betonunun özelliklerini de içeriyordu. Silindirle sıkıştırılmış beton yöntemi de bu alanlardan biriydi. Rapor, adayın geçerli toplam puanının 113 olarak hesaplanmasını uygun buldu.
Üçüncü bilirkişi ise aksi yönde rapor düzenledi. Bu üyeye göre bilim alanları ve anahtar kelimeler farklı çalışma alanlarını tanımlıyordu. Jüri üyeleri de adayın belirlediği anahtar kelimeler üzerinden seçiliyordu. Bu nedenle ilgili kitabın ve atıflarının başvuru puanında sayılmasını uygun görmedi.
Raporlar bir bütün olarak değerlendirildi. Bilirkişiler oyçokluğuyla adayın asgari şartları sağladığını bildirdi. Davalı idare iki rapora itiraz etti. İtiraz somut gerekçelere dayanmadığı için yerinde görülmedi.
Daire Asgari Koşul Kararını Neden Hukuka Uygun Bulmadı
Daire, bilirkişi raporlarını dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte inceledi. Sonuçta adayın doçentlik başvurusunda asgari başvuru koşullarını sağladığı kabul edildi. Bu nedenle başvurunun bu gerekçeyle iptaline ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmedi. İdare mahkemesi kararı da sonucu itibarıyla yerinde bulundu.
İstinaf başvurusu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca reddedildi. İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakıldı. Posta gideri avansından artan tutarın iadesine karar verildi. Bu iade, 6100 sayılı Kanun'un 333. maddesine dayanır.
Karar 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle verildi. Kararda, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin altıncı fıkrasına da yer verildi. Bu fıkra uyarınca diğer kanun yolları kapalıdır ve karar kesindir. Usul hükümleri için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu sayfasına bakılabilir.
Karardan Doçent Adayları İçin Hangi Sonuçlar Çıkar
İlk sonuç, asgari koşul kararının yargı denetimine açık olmasıdır. Karar, adayın sürecini kestiği için dava edilebilir bir işlemdir. İkinci sonuç, teknik tartışmanın bilirkişi ile çözülmesidir. Puanlama ve alan uygunluğu, bilimsel değerlendirme gerektiren konulardır.
Üçüncü sonuç bilirkişi seçimine ilişkindir. Bilirkişinin adayla kurumsal bağı, raporun akıbetini etkileyebilir. Dördüncü sonuç ise itirazın gerekçeli olmasıdır. Somut gerekçe içermeyen itiraz, raporu kusurlandıracak nitelikte sayılmaz.
Karar tek bir dosyaya aittir. Yine de yol gösterici bir yanı vardır. Aday, hangi eserin neden sayılmadığını sorabilir. İdare bu soruya gerekçe ile yanıt verir. Gerekçe yoksa dava yolu daha da güçlenir.
Beşinci sonuç anahtar kelime seçiminin ağırlığıdır. Puanlamaya girecek eserlerin bildirilen alanla ilişkisi baştan kurulmalıdır. Benzer gerekçeyle verilen kararlar için asgari koşulların sağlanmadığı gerekçesi başlığına da bakılabilir. Güncel başvuru şartları ise ÜAK doçentlik başvuru şartları sayfasından izlenir.
Asgari Koşul ile Eser İncelemesi Arasındaki Fark Nedir
Asgari koşul denetimi, adayın eşiği geçip geçmediğine bakar. Ölçüt sayısaldır ve alan ile ilgilidir. Eser incelemesi ise yayınların bilimsel değerini tartar. İki aşamanın konusu ve ölçütü birbirinden ayrıdır.
Bu ayrım kararda da öne çıktı. Bir bilirkişi, tartışmanın asgari koşul yönünden değil, eserlerin özgünlüğü yönünden yapılması gerektiğini yazdı. Aşamaların karıştırılması, adayın hangi hakkını kullanacağını da belirsiz kılar. Asgari koşul kararı ile eser inceleme kararı ayrı işlemlerdir.
Benzer Uyuşmazlıklarda Hangi Kararlara Bakılabilir
Kararlar tekil uyuşmazlıklara ilişkindir. Bu nedenle her dosyada sonucun aynı olacağı söylenemez. Bilim alanı, anahtar kelime ve eser türü her başvuruda farklıdır. Asgari koşul değerlendirmesi de bu verilere göre yapılır.
Asgari Koşul Dosyasında Hangi Belgeler Hazırlanır
Dosyanın ilk belgesi başvuru beyannamesidir. Beyannamede bildirilen bilim alanı ve anahtar kelimeler esas alınır. İkinci belge, puan tablosu ve dayanak yayınlardır. Her yayının hangi bölümden puan aldığı açıkça gösterilir.
Üçüncü belge, komisyon kararının kendisidir. Kararın gerekçesi, hangi eserin neden sayılmadığını göstermelidir. Gerekçesiz bir asgari koşul kararı, denetimi de zorlaştırır. Dördüncü belge ise yayınların alanla ilişkisini anlatan teknik açıklamadır.
Bu açıklama, bilirkişi incelemesinde işe yarar. Alan uygunluğu çoğu zaman tek bir cümleyle kurulamaz. Yayının konusu, yöntemi ve kullandığı veriler birlikte anlatılır. Böylece asgari koşul tartışması somut bir zemine oturur.
Asgari Koşul Kararına Karşı Süreler Nasıl İşler
Asgari koşul kararı bir idari işlemdir. İptal davası, işlemin tebliğinden sonra açılır. Dava süresi ve görevli mahkeme, işlemin niteliğine göre değişebilir. Bu nedenle süre her dosyada ayrıca hesaplanır.
Adaylar çoğu zaman önce idari itiraz yolunu dener. İtiraz, dava açma süresini durdurabilen bir başvurudur. Ancak sürenin nasıl işleyeceği başvurunun türüne göre değişir. Bu nedenle itiraz ile dava süresi birlikte takip edilmelidir.
Aday süreçte iki şeye dikkat eder. Birincisi süre, ikincisi belgedir. Süre kaçarsa hak da kaçar. Belge eksikse iddia havada kalır. Bu iki nokta çoğu zaman sonucu baştan belirler.
Yazışma tarihleri not edilir. Tebliğ belgesi ayrı bir yerde saklanır. Elektronik bildirim varsa çıktısı alınır. Bu kayıtlar sonraki adımda işe yarar.
Asgari Koşul Kararı Konusunda Avukat Desteği
Asgari koşul kararı bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Ayrıca avukata soru sorma formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz.
Doçentlik
Doçentlik Davası Devam Ederken Başvuru Yapılması
Doçentlik davası devam ederken yeniden başvuru yapmak mümkündür. Yeni başvuruyu davanın kesinleşmesine bağlayan yönetmelik hükmü Danıştay tarafından iptal edildi. Bekleme dönemleri, hukuki yarar ve yürütmenin durdurulması bu yazıda ele alınıyor.