Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan müvekkil hakkında ardışık aranma iddiasıyla dava açılmıştı. Mahkeme yargılama sonunda beraat kararı verdi. Karar, ankesörlü ve sabit hatlardan yapılan aramaların tek başına örgüt üyeliğine delil olmadığını gösterir. Aşağıda beraat kararı gerekçesiyle birlikte yer almaktadır.
Mahkeme yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırdı. İnceleme, iddia edilen aramaların HTS kayıtları üzerinden yapıldı. Rapor, aramaların örgütsel kriterlere uygun olup olmadığını değerlendirdi. Sonuçta ardışık aramaların denk olmayan kişilerce yapıldığı ve örgütsel kriterlere uymadığı tespit edildi.
Karar gerekçesinden de anlaşılacağı üzere ardışık aranan şahsın rütbece denk olmaması belirleyici oldu. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, aramanın örgütsel nitelikte olmadığını ortaya koydu. Mahkeme bu raporu dikkate aldı ve beraat kararı verdi.
Ankesörlü Arama İddiasında Beraat Kararı Hangi Hâlde Verilir
Ceza yargılamasında hüküm, kesin ve inandırıcı delile dayanır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 223. maddesi beraat hâllerini sayar. Maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlini düzenler. İncelediğimiz dosyada beraat kararı bu bende dayanmaktadır.
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi burada devreye girer. Masumiyet karinesi Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altındadır. Aynı güvence Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de yer alır. Suçlamayı ispat yükü iddia makamındadır. Şüphe giderilemiyorsa mahkeme beraat kararı vermek zorundadır.
Ardışık Arama İddiası Neyi Anlatır
Ardışık arama, aynı sabit veya ankesörlü hattan kısa aralıklarla farklı kişilerin aranmasıdır. İddia makamı bu aramaları örgütsel haberleşmenin izi olarak değerlendirir. İddiaya göre örgütün mahrem yapılanması, deşifre olmamak için kamuya açık hatları kullanmıştır. Buna karşılık her ardışık arama örgütsel nitelikte değildir. Aynı büfeden arka arkaya arama yapılması gündelik hayatın olağan akışında da mümkündür.
Örgütsel Arama Kriterleri Nasıl Denetlenir
Mahkemeler bu iddiayı somut ölçütlerle inceler. Aramanın saati, tekrar sıklığı ve hattın kullanım biçimi ayrı ayrı değerlendirilir. Aranan kişilerin görev yeri ve rütbe bakımından denk olup olmadığı sorgulanır. Aramanın mesai saatleri içinde yapılıp yapılmadığı da önem taşır. Bu ölçütlerin ayrıntısını Yargıtayın ankesör kriterleri
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Hattın kime ait olduğu ayrı bir tartışma başlığıdır. Kayıtlardaki hat başkasına aitse arama ile sanık arasındaki bağ zayıflar. Bu ihtimalin sonuçlarını ankesörden aranan hattın başkasına ait olması yazımızda ele aldık. Somut dosyada da aramaların örgütsel kriterlerle uyuşmadığı belirlenmiş ve beraat kararı kurulmuştur.
Bilirkişi Raporu Beraat Kararında Neden Belirleyici Oldu
Ankesör dosyalarının çekirdeğinde teknik veri bulunur. HTS kayıtları, baz istasyonu bilgileri ve arama listeleri bu verinin parçasıdır. Verinin ham hâli tek başına anlam taşımaz. Kayıtların hangi ölçütlerle değerlendirildiği asıl belirleyici konudur.
Bu dosyada mahkeme, iddiayı bağımsız bir teknik incelemeye taşıdı. Bilirkişi, aramaların örgütsel ardışıklık ölçütlerini karşılamadığını raporladı. Van İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen araştırma raporu da aynı sonucu verdi. İki rapor birlikte değerlendirildiğinde iddianın teknik temeli kalmadı. Mahkeme bu nedenle beraat kararı verdi.
Uygulamada savunma tarafı çoğu zaman bu incelemeyi talep etmek zorunda kalır. Talep dilekçesinde hangi kayıtların, hangi ölçütlere göre inceleneceği açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde rapor genel ifadelerle sınırlı kalır ve dosyaya katkı sağlamaz.
Ankesör Dosyasında Savunma Nasıl Kurulur
Savunmanın ilk adımı iddianın teknik temelini görmektir. Dosyaya hangi HTS kayıtlarının girdiği tek tek incelenir. Aramanın yapıldığı hattın abonelik bilgisi istenir. Baz istasyonu kayıtları ve arama saatleri ayrıca değerlendirilir. Bu veriler olmadan iddiaya karşı somut bir itiraz kurulamaz.
İkinci adım aranan kişilerle ilgilidir. İddia makamı ardışıklığı örgütsel kabul ederken kişiler arasında bağ kurar. Savunma ise bu kişilerin görev yeri ve rütbe bakımından denk olup olmadığını sorgular. Denklik yoksa örgütsel arama iddiası zayıflar. İncelediğimiz dosyada beraat kararı tam olarak bu tespite dayanmıştır.
Üçüncü adım tanık beyanlarıdır. Arama kaydına konu numarayı kullanan kişiler dinlenebilir. İşyeri sahibi veya çalışanı, hattın kimler tarafından kullanıldığını açıklayabilir. Bu beyanlar teknik veriyle birleştiğinde tablo netleşir. Mahkeme, tek yönlü bir okumaya değil dosyanın bütününe göre karar verir.
Ardışık Arama İddiasında Sık Yapılan Hatalar
İlk hata, iddianameyi ve ekindeki analiz raporunu ayrıntılı okumamaktır. Rapordaki ölçütler görülmeden itiraz kurulamaz. İkinci hata, teknik veriyi sorgulamadan yalnızca soyut inkâra dayanmaktır. Üçüncü hata, tanık delilini geç aşamada gündeme getirmektir. Dördüncü hata ise dosyadaki lehe tespitlerin karara yansıtılmasını talep etmemektir. Bu dosyada bilirkişi raporundaki lehe tespit açıkça vurgulanmış ve beraat kararı bu tespite dayandırılmıştır.
Dosyanın zaman çizelgesi de dikkat çekicidir. Sanık 14 Ocak 2020 tarihinde gözaltına alınmış, 17 Ocak 2020 tarihinde tutuklanmıştır. Tahliye kararı 13 Temmuz 2020 tarihinde verilmiştir. Yargılama ise 1 Aralık 2021 tarihinde beraat kararı ile sonuçlanmıştır. Yaklaşık altı aylık tutukluluk, dosyadaki delil durumunun baştan tartışmalı olduğunu gösterir.
Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin Beraat Kararı
T.C. VAN 7. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
-BERAAT-
DOSYA NO: 2020/69 Esas.
KARAR NO: 2021/300.
C. SAVCILIĞI ESAS NO: 2020/1284.
DAVACI: K.H.
SANIK: …
MÜDAFİ: Av. Abdullah Enes Baltacı, Ankara Barosu.
GÖZALTI TARİHİ: 14/01/2020 - 17/01/2020.
TUTUKLAMA - TAHLİYE: 17/01/2020 - 13/07/2020.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma.
SUÇ TARİHİ: 14/01/2020.
SUÇ YERİ: Van/Merkez.
KARAR TARİHİ: 01/12/2021.
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kararın Gerekçesi
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üyelik iddiasıyla mahkememiz nezdinde kamu davası açılmıştır. Ne var ki sanığın FETÖ örgütünün amacını bildiği yönünde açık bir tespit bulunmamaktadır. Sanığın örgütle ne tür bir fiili bağlantı içinde olduğu da ortaya konulamamıştır. Örgüt hiyerarşisinin neresinde ve hangi tarihten beri yer aldığı belirlenememiştir. Aynı şekilde ne tür bir aidiyet duygusuyla bağlı olduğunu gösteren somut ve denetlenebilir delil elde edilememiştir.
Ankesör analiz raporunda örgütsel arama ile uyumlu bir arama kaydına rastlanmamıştır. Aramaların hafta içi ve mesai saatleri içerisinde yapıldığı görülmüştür. Van İl Emniyet Müdürlüğünce mahkememiz dosyasına gönderilen araştırma raporu da aynı yöndedir. Rapora göre sanığın ardışık ve tekil aramaları örgütsel ardışık arama kriterlerine uymamaktadır.
Bu noktada genel bir ilkeyi belirtmek gerekir. Bir asker şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmama kuralına riayetle arandığı ileri sürülebilir. Böyle bir iddia, örgütün talimatıyla ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla yapılan aramaya dayanır. Aramanın kamuya açık işletmelerdeki sabit veya ankesörlü hatlardan mahrem imam tarafından yapıldığı iddia edilir.
Bu iddianın delil değeri taşıması için iki şart aranır. Birincisi, aramanın her türlü şüpheden uzak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesidir. İkincisi, yargılamayı yapan mahkemenin tam bir vicdani kanaate ulaşmasıdır. Bu şartlar gerçekleştiğinde arama kaydı, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun bir delil olur.
Örgüt Üyeliği İçin Aranan Organik Bağ
Somut dosyada ise örgüt üyeliği için gerekli organik bağ ortaya konulamamıştır. Sanığın örgüt hiyerarşisine girdiğine dair delil yoktur. Emir ve talimat aldığına, bunları uyguladığına ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Kendisini örgüte koşulsuz teslim ettiğini gösteren çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içeren delil elde edilememiştir.
Sanığın örgüt mahrem imamının düzenlediği sohbet toplantısına katıldığı ispatlanamamıştır. Örgüt liderinin ideolojisini benimsemek adına video izleyip kitap okuduğu da gösterilememiştir. Mahrem imamdan emir aldığına ilişkin savunmasının aksi ortaya konulamamıştır.
Bu durumda sanığın iltisak ve irtibat boyutunu aşarak örgütle organik bağ kurduğu söylenemez. Örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Bu nedenle sanık hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekmiştir.
Hüküm Fıkrası
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Her ne kadar sanık ……… hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılması için yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden delil yetersizliği nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
2- Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat hakkı bulunduğunun ihtarına. Talebin, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. Dava, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde açılır. O yer tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka ağır ceza mahkemesi yoksa dava en yakın ağır ceza mahkemesinde görülür. Bu husus CMK'nın 142/1 ve 142/2 maddelerinde düzenlenmiştir. İhtar edildi.
3- Sanık kendisini vekaletname ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.250,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine.
4- Karar kesinleştiğinde kesinleşmiş gerekçeli karar örneğinin sanığa tebliğine.
5- Karar kesinleştiğinde kesinleşmiş gerekçeli karar örneğinin Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilmesine.
6- Sanık hakkında CMK'nın 109/3-b maddesine göre konulan imza atma yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol kararının kaldırılmasına. CMK'nın 109/3-a maddesine göre konulan yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol kararının ise karar kesinleştikten sonra kaldırılmasına.
7- Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına.
Hüküm, huzurda bulunan sanık ve müdafisinin yüzüne karşı açıkça okundu. Gerekçesi ana çizgileriyle anlatıldı. Karara karşı tefhim tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği bildirildi. Başvuru, Van Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere mahkememize verilecek dilekçe ile yapılır. Zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle tutanak düzenlenmesi de mümkündür. Süresinde başvurulmadığı takdirde hüküm kesinleştirilerek infaza verilecektir. Karar 01/12/2021 tarihinde Cumhuriyet savcısının huzuruyla ve oy birliğiyle verilmiştir.
Beraat Kararından Sonra Hangi Haklar Doğar
Beraat kararı yalnızca ceza tehdidini kaldırmaz. Karar kesinleştiğinde başka haklar da gündeme gelir. Bunların başında koruma tedbirleri nedeniyle tazminat gelir. Gözaltı ve tutukluluk süreleri bu tazminatın konusunu oluşturur.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Nasıl İstenir
Tazminat talebi CMK'nın 141 ve devamı maddelerine dayanır. Talep, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay içinde ileri sürülür. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre aşılamaz. Dava, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde açılır. Süreler hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hakkın kaybına yol açar.
Kamu Görevlisi İçin Beraat Kararının Sonuçları
Kamu görevlisi bakımından tablo daha karmaşıktır. Ceza yargılaması ile idari süreç birbirinden bağımsız yürür. Beraat kararı, ihraç veya disiplin işlemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık kararın gerekçesi idari davada güçlü bir dayanak oluşturur. Bu konudaki uygulamayı ankesör ihraç ve göreve iade kararı yazımızda inceledik.
İstinaf Süresi ve Kesinleşme
Beraat kararı verilmesi dosyanın kapandığı anlamına gelmez. Cumhuriyet savcısı karara karşı istinaf yoluna başvurabilir. Süre, hükmün tefhiminden itibaren yedi gündür. Başvuru, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır. Zabıt kâtibine beyanda bulunmak da mümkündür. Bölge adliye mahkemesi incelemesi sonuçlanmadan karar kesinleşmez.
Kesinleşme tarihi pek çok hak için başlangıç noktasıdır. Tazminat süreleri bu tarihe göre hesaplanır. Adli kontrol yükümlülüklerinin kaldırılması da kesinleşmeye bağlanabilir. Bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneği mutlaka alınmalıdır.
Ankesör Dosyalarında Emsal Kararların Değeri
Ankesör iddiasına dayanan dosyalarda uygulama zamanla değişmiştir. Yargıtay, salt ardışık arama kaydına dayanan mahkûmiyetleri denetlemiş ve ölçütleri belirlemiştir. Kararlara Yargıtay karar arama sisteminden ulaşılabilir. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 314. maddesinde düzenlenmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yalçınkaya kararı da bu dosyalarda sıkça gündeme gelir. Karar, delil değerlendirmesi ve gerekçe yükümlülüğü bakımından ölçüt getirir. Kararın Türkçe metnini ve değerlendirmesini AİHM Yalçınkaya kararı yazımızda paylaştık. Her dosyanın kendi delil durumu farklıdır. Bu nedenle emsal karar tek başına sonuç doğurmaz.
Beraat Kararı Konusunda Avukat Desteği
Ankesörlü arama iddiasına dayanan dosyalarda izlenecek hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, dosyadaki teknik verilere ve tanık beyanlarına göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya çevrim içi soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz.
Beraat kararı ayrıca adli sicil kaydı bakımından sonuç doğurur. Kesinleşen beraat kararı kayda işlenmez. Tutukluluk süresine ilişkin bilgiler ise dosya içinde kalır. Kişi, kesinleşmiş karar örneğini kurumuna sunarak durumunu belgeleyebilir.
Beraat kararı gerekçesiyle birlikte değerlendirilir. Hangi bende dayanıldığı, sonraki idari ve tazminat süreçlerinde önem taşır. Delil yetersizliğine dayanan beraat kararı ile fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olmasına dayanan karar aynı sonucu doğurmaz. Bu ayrım dilekçelerde açıkça belirtilmelidir.
Son olarak dosyanın bütününe bakmak gerekir. Ankesör iddiası çoğu zaman tek başına gelmez. Bank Asya hesabı, sendika veya dernek üyeliği ile tanık beyanları da dosyaya eklenir. Her bir delilin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme bu dosyada delillerin tamamını inceleyerek beraat kararı vermiştir.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.