Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Anayasa mahkemesine bireysel başvuru kurumunun ilk amacı, temel hak ve özgürlükleri anayasa yargısı yoluyla korumak ve geliştirmektir.
İnsan hakları hukuku, bireyin devlet karşısındaki temel güvencelerini ve bu güvenceler ihlal edildiğinde işletilecek başvuru yollarını düzenler. Türkiye bakımından iki ana yol öne çıkar. Bunlardan ilki Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincisi İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi önündeki bireysel başvurudur. Aşağıda her iki yolun şartları, süreleri ve sonuçları ayrı ayrı açıklanır.
Kısa cevap: İnsan hakları hukuku, bireyin devlet karşısındaki temel hak ve özgürlüklerini korur. Anayasa ve Sözleşmenin ortak koruduğu bir hakkı kamu gücünce ihlal edilen kişi, olağan yolları tükettikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurur. Ardından kesin karardan itibaren dört ay içinde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine başvurabilir.
İnsan Hakları Hukuku Hangi Kaynaklara Dayanır
İnsan hakları hukuku esas olarak Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine dayanır. İç hukukta ilk kaynak Anayasa ikinci kısmıdır. Bu kısım temel hak ve hürriyetleri sayar ve sınırlama ölçütlerini gösterir. Anayasa 90. maddenin son fıkrası ayrı bir güvence içerir. Temel haklara ilişkin milletlerarası andlaşma ile kanun aynı konuda çelişirse andlaşma hükmü esas alınır. İnsan hakları alanında bu kural iç hukuk ile Sözleşme arasındaki uyumu sağlar.
Milletlerarası andlaşmaların kanunlarla çelişmesine ilişkin kural, Anayasa md. 90 son fıkrasında şöyle yer alır:
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
Uluslararası düzeyde temel metin İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesidir. Türkiye Sözleşmeyi 1954 yılında onayladı. Bireysel başvuru hakkını 1987 yılında tanıdı. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 1990 yılında kabul etti. Anayasa 40. madde de ihlal hâlinde etkili başvuru hakkını güvence altına alır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun ilk amacı temel hak ve özgürlükleri anayasa yargısı yoluyla korumaktır. İkinci amaç bu hakların içeriğini somutlaştırmaktır. Bireyler kendi dosyaları üzerinden anayasal denetime katkı sunar. Böylece temel haklar soyut kurallar olmaktan çıkar. Kurum 23 Eylül 2012 tarihinden sonraki işlem ve kararlar bakımından işlemeye başladı.
Sık Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kaç gün içinde yapılır?
Süre otuz gündür. Süre, başvuru yollarının tüketildiği (kesin kararın öğrenildiği) tarihten, başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten başlar. Haklı mazeret hâlinde mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün tanınır.
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine başvuru süresi kaç aydır?
Süre dört aydır. İç hukuktaki kesin karar 1 Şubat 2022 veya sonrasında verilmişse bu süre uygulanır. Süre kaçırılırsa başvuru kabul edilemez bulunur.
Anayasa Mahkemesi derece mahkemesi kararını yeniden inceler mi?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Bireysel başvuru bir süper temyiz yolu sayılmaz. Anayasa Mahkemesi kanunun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemez. Delil değerlendirmesi ve yorum tercihleri derece mahkemelerine aittir. Mahkeme yalnızca anayasal bir hakkın ihlal edilip edilmediğine bakar. Bu sınır, kurumun temyiz mercii hâline gelmesini önler.
Başvuru iki tür ihlale dayandırılabilir. Birincisi Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin ihlalidir. İkincisi Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu protokollerdeki hakların ihlalidir. Yani hakkın hem Anayasada hem Sözleşmede korunması aranır. İnsan hakları alanındaki bu kesişim başvurunun kapsamını belirler.
Bireysel başvurunun dayanağı Anayasa md. 148 üçüncü fıkrasında şöyle düzenlenir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
Başvurunun konusu kamu gücü işlemleridir. Başvurucu, temel hakkının kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri sürmelidir. Kamu gücü işlemi bir eylem ya da işlem biçiminde olabilir. Yapılması gereken işlemin yapılmaması da ihlale yol açabilir. Yani ihmal de başvuruya konu edilebilir.
Bazı işlemler başvurunun dışında tutulmuştur. Yasama işlemleri bunların ilkidir. Düzenleyici idari işlemler ikinci grubu oluşturur. Anayasa Mahkemesi kararları da bireysel başvuruya konu olamaz. Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler ise dördüncü grubu oluşturur.
Bireysel Başvuruyu Kimler Yapabilir
Gerçek kişiler başvurabilir; özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait hakları için başvurabilir, kamu tüzel kişileri başvuramaz. Başvuru hakkı herkese tanınır. Gerçek kişiler bu haktan doğrudan yararlanır. Özel hukuk tüzel kişileri ise yalnız tüzel kişiliğe ait hakların ihlali gerekçesiyle başvurabilir. Dernek, vakıf ve şirketler bu gruba girer. Kamu tüzel kişilerinin başvuru hakkı ise bulunmuyor.
Başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olması aranır. Soyut denetim isteği bu yolla ileri sürülemez. Yabancılar da başvuru yapabilir. Ancak yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar bakımından yabancıların başvuru hakkı yoktur. Küçükler ve kısıtlılar adına yasal temsilci başvuruda bulunur.
Bireysel Başvuru Süresi Kaç Gündür
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun süreyi otuz gün olarak belirler. Süre, olağan kanun yollarının tüketildiği ve kararın kesinleştiği tarihte başlar. Kanun yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih esas alınır. Haklı bir mazeret nedeniyle süre kaçırılırsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvuru yapılabilir. Bu durumda mazereti kanıtlayan belgeler de sunulur.
“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.”
Başvuru, Anayasa Mahkemesinin resmî formu doldurularak yapılır. Form doğrudan Mahkemeye, mahkemelere ya da yurt dışı temsilciliklere verilebilir. Harç ödenmesi kural olarak zorunludur. Güncel form ve kılavuzlar Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sayfası üzerinden izlenebilir. Başvuruda ihlalin hangi hakkı ve neden ihlal ettiği açıkça anlatılmalıdır.
Bireysel Başvuruda Kabul Edilebilirlik Şartları Nelerdir
İlk şart olağan kanun yollarının tüketilmesidir. İstinaf ve temyiz gibi etkili yollar bitirilmeden başvuru incelenmez. İkinci şart başvurunun süresinde yapılmasıdır. Üçüncü şart başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Anayasal ve kişisel önemden yoksun başvurular da kabul edilemez bulunabilir.
Mahkeme ihlal saptarsa kararında ihlalin nasıl giderileceğini gösterir. Çoğu dosyada yeniden yargılama yapılması için karar ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada ihlal ve sonuçları ortadan kaldırılır. Tazminata hükmedilmesi de olanaklıdır. Yükseköğretim alanındaki bir örnek için Anayasa Mahkemesinin yükseköğretim disiplin soruşturması iptal kararı başlıklı yazımız incelenebilir.
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine Başvuru Nasıl Yapılır
Başvuru, iç hukuk yolları tüketildikten sonra dört ay içinde Mahkemenin başvuru formu doldurularak yapılır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Fransa'nın Strazburg kentinde çalışan uluslararası bir yargı organıdır. Mahkeme, Sözleşmeye taraf devletlerin işlem ve uygulamalarını denetler. Kararları taraf devletler bakımından bağlayıcıdır. Kararların yerine getirilmesini Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi izler.
Mahkemeyi salt bir tazminat mercii saymak yanıltıcı olur. Mahkeme önce uygulamanın Sözleşmeye aykırı olup olmadığını saptar. Aykırılık varsa zararın davalı devletçe karşılanmasına hükmedebilir. Bazı dosyalarda tazminata hükmetmeden yalnız ihlal saptaması yapar. Devletin yükümlülüğü ödemeyle de bitmez ve aykırı düzenlemenin Sözleşmeye uygun hâle getirilmesi gerekir.
Mahkemeye her insan hakkı ihlali taşınamaz. Yalnız Sözleşmede ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerde yer alan haklar ileri sürülebilir. Diğer başvuru şartlarının da sağlanması aranır. İnsan hakları alanındaki iç hukuk düzenlemeleri tek başına başvuruya dayanak oluşturmaz.
Mahkemenin denetimi Sözleşme metniyle sınırlıdır. Bu nedenle başvuruda hangi maddenin ihlal edildiği açıkça gösterilir. Sözleşmedeki hak listesi aşağıda özetlenir.
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Hangi Hakları Güvence Altına Alır
Sözleşme ve ek protokoller şu temel hakları güvence altına alır.
Yaşam hakkı Sözleşmenin 2. maddesinde yer alır. Devlet bu hak bakımından etkili soruşturma yürütmekle yükümlüdür.
İşkence ve kötü muamele yasağı 3. maddede düzenlenir. Bu yasak mutlaktır ve savaş hâlinde bile askıya alınamaz.
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı 5. maddede yer alır. Madde, yakalama ve tutuklamanın sınırlarını çizer.
Adil yargılanma hakkı 6. maddede düzenlenir. Makul sürede yargılanma, savunma ve gerekçeli karar hakkı bu maddenin kapsamındadır.
Kanunsuz ceza verilmemesi ilkesi 7. maddede yer alır. Suç ve ceza ancak kanunla konulur.
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü 9. maddede güvence altındadır. Bu özgürlük hem inanmayı hem inancı açıklamayı kapsar.
İfade özgürlüğü 10. maddede düzenlenir. Sınırlama ancak kanunla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun biçimde yapılabilir.
Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü 11. maddede yer alır. Sendika ve dernek kurma hakkı bu maddeye dayanır.
Özel yaşama ve aile hayatına saygı hakkı 8. maddede düzenlenir. Konut dokunulmazlığı ve haberleşmenin gizliliği de aynı maddede korunur.
Evlenme ve aile kurma hakkı 12. maddede yer alır.
Mülkiyet hakkı 1 No.lu Protokolün 1. maddesinde güvence altına alınır.
Eğitim hakkı aynı protokolün 2. maddesinde düzenlenir. Serbest seçim hakkı ise 3. maddede yer alır.
Borç nedeniyle özgürlükten yoksun bırakma yasağı 4 No.lu Protokolde düzenlenir.
Serbest dolaşım özgürlüğü de aynı protokolde yer alır.
Vatandaşın kendi ülkesinden sınır dışı edilmesi yasağı yine 4 No.lu Protokolde bulunur.
Yabancıların toplu olarak sınır dışı edilmesi yasağı da aynı protokolde düzenlenir.
Bir hakkın Mahkeme önünde ileri sürülebilmesi, Türkiye'nin ilgili protokole taraf olmasına bağlıdır. Bu nedenle başvuru hazırlanırken protokolün durumu ayrıca kontrol edilmelidir. Sözleşme metni ve protokoller Mahkemenin resmî sitesinde yayımlanır.
Mahkemeye Devlet Başvurusu ile Bireysel Başvuru Nasıl Ayrılır
Mahkemeye iki tür başvuru yapılabilir. Birincisi devlet başvurusudur. Her sözleşmeci devlet, başka bir sözleşmeci devlete karşı ihlal iddiasıyla Mahkemeye gidebilir. İkincisi bireysel başvurudur. Hakkı ihlal edilen gerçek kişiler, hükümet dışı kuruluşlar ve kişi grupları bu yolu kullanır. Sözleşmeci devletler bu hakkın etkin kullanımını engellememeyi taahhüt eder.
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine Başvuru Süresi Kaç Aydır
Başvuru süresi uzun yıllar altı aydı. 15 No.lu Protokol bu süreyi dört aya indirdi. Yeni süre, kesin iç hukuk kararı 1 Şubat 2022 tarihinde veya sonrasında verilen dosyalarda uygulanır. Süre, iç hukuktaki kesin kararın tebliğ edildiği tarihte başlar. Sürenin kaçırılması başvurunun kabul edilemez bulunmasına yol açar.
Kabul edilebilirlik şartları Sözleşmenin 35. maddesinde sayılır. İç hukuk yollarının tüketilmesi ilk şarttır. Başvurunun anonim olmaması ve daha önce incelenmiş bir başvurunun tekrarı olmaması aranır. Başvurucunun önemli bir zarara uğramış olması da değerlendirilir. Güncel form ve kılavuz İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi sitesinde yayımlanır.
Başvuru iki yoldan yapılabilir. Şikâyetin konusunu açıkça belirten bir mektup gönderilebilir. Bu durumda Mahkeme, doldurulup geri gönderilmek üzere başvurucuya bir form iletir. İkinci yol doldurulmuş başvuru formunun doğrudan gönderilmesidir. Eksik doldurulan formlar işleme alınmayabilir.
Başvuru dili konusunda esneklik vardır. Mahkemenin resmî dilleri İngilizce ve Fransızcadır. Buna karşılık başvuru, Sözleşmeyi onaylamış devletlerden birinin resmî dilinde de yapılabilir. Yani Türkçe başvuru mümkündür. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında resmî dillerden birinin kullanılması istenebilir.
Türkiye'de İnsan Hakları Alanında Hangi Kurumlara Başvurulabilir
6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ise ayrımcılık iddialarını ve işkence yasağını izleyen bir kurum oluşturdu. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu başvuruları resen ya da şikâyet üzerine inceler. Bu kurumlara başvuru, dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle süreler ayrıca takip edilmelidir.
İnsan Hakları Başvurularının Akademik Alandaki Yansımaları
İnsan hakları başvuruları yükseköğretim uyuşmazlıklarında da sonuç doğurur. Adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ve eğitim hakkı bu dosyalarda sık ileri sürülür. İhraç ve güvenlik soruşturması dosyaları buna örnek gösterilebilir. Konuyla ilgili olarak AİHM Yalçınkaya kararının ihraçlara etkisi başlıklı yazımız ayrıntılı bir değerlendirme içerir.
Diploma denkliği uyuşmazlıklarında da eğitim hakkı tartışılır. Yurt dışında öğrenim gören kişiler bakımından bu tartışma daha görünür hâle geldi. Konunun temel çerçevesi için YÖK'ün denklik kararları ve evrensel eğitim hakkı yazımız okunabilir. İnsan hakları ölçütleri bu dosyalarda idari yargı kararlarının gerekçesine de yansıyor.
İki Başvuru Yolu Arasındaki Farklar Nelerdir
İki yol aynı anda işlemez. Önce Anayasa Mahkemesine gidilir. Bu yol da bir iç hukuk yoludur. Tüketilmeden Strazburg'a başvuru yapılamaz. Süreler de farklıdır. Anayasa Mahkemesinde otuz gün, Strazburg'da dört ay uygulanır.
Karar sonuçları da ayrışır. Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama yolunu açabilir. Strazburg kararı ise doğrudan iç hukuk kararını kaldırmaz. Devlet ihlali gidermekle yükümlü olur. İnsan hakları alanında bu ayrım başvuru stratejisini belirler.
Harç yönünden de fark vardır. Anayasa Mahkemesine başvuruda harç ödenir. Strazburg başvurusu ise harca tabi değil. Her iki yolda da başvurucu masraflarını kural olarak kendisi karşılar. Adli yardım koşulları ayrıca değerlendirilir.
Geçici Tedbir Hangi Hâllerde İstenir
Geçici tedbir, yaşama ya da maddi ve manevi bütünlüğe yönelik ciddi ve yakın tehlike bulunan istisnai acil dosyalarda istenir. Bazı dosyalarda bekleme telafisi güç zarar doğurur. Sınır dışı işlemleri buna sık örnek gösterilir. Ağır hasta tutukluların durumu da benzer nitelik taşır. Bu hâllerde geçici tedbir istenir. Talep, başvuruyla birlikte ya da sonrasında iletilir.
Tedbir kararı yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı yönünden verilir. Karar geçicidir ve esas hakkında sonuç doğurmaz. Talebin gerekçesi somut belgeye dayanmalıdır. Soyut kaygı tek başına yeterli sayılmaz. İnsan hakları başvurularında tedbir talebi ayrı bir dilekçeyle de sunulabilir.
İnsan Hakları Başvurularında Hangi Hatalar Sık Görülür
İlk hata süre kaçırmaktır. Otuz günlük süre kesin karar tebliğiyle işlemeye başlar. İkinci hata kanun yollarını tüketmeden başvurmaktır. Üçüncü hata ihlal iddiasını somutlaştırmamaktır. Başvuruda hangi hakkın nasıl zedelendiği açıkça yazılmalıdır.
Dördüncü hata belge eksikliğidir. Karar örnekleri ve tebliğ belgesi forma eklenmelidir. Beşinci hata derece mahkemesi kararını yeniden tartışmaktır. Bu tutum başvurunun süper temyiz talebi gibi görülmesine yol açar. İnsan hakları ihlali iddiası anayasal ölçütlerle kurulmalıdır.
İnsan Hakları Kararlarına Nereden Ulaşılır
Karar araştırması başvurunun temelini kurar. Anayasa Mahkemesi kararlarını kendi karar bilgi bankasında yayımlar. Bu bankada hak türüne göre arama yapılabilir. Ayrıca Resmî Gazetede yayımlanan pilot nitelikli kararlar da izlenmelidir. Benzer olaya ilişkin karar bulunması başvurunun gerekçesini güçlendirir.
Strazburg kararları ise HUDOC veri tabanında yer alır. Türkçe çeviriler Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığınca da yayımlanır. Örneğin AİHM Yalçınkaya kararının Türkçe tam metni başlıklı yazımız bu tür bir metni aktarır. İnsan hakları içtihadı sürekli geliştiği için karar tarihine dikkat edilmelidir. Eski tarihli bir karar sonraki içtihatla aşılmış olabilir.
Başvuru dosyası hazırlanırken kronoloji de önem taşır. Olay tarihi, idari işlem tarihi ve dava tarihleri bir çizelgede toplanmalıdır. Tebliğ belgeleri bu çizelgeye eklenir. Böylece sürenin hangi günde başladığı tartışmasız hâle gelir. Ayrıca hangi iddianın hangi aşamada ileri sürüldüğü de görülür. Derece mahkemesinde hiç ileri sürülmeyen bir iddia sonradan tartışılamaz. Bu nedenle şikâyetler ilk dilekçeden itibaren açıkça yazılmalıdır.
İnsan Hakları Hukuku Konusunda Avukat Desteği
İnsan hakları bakımından izlenecek yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
İnsan hakları hukuku alanında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İncelemez, çünkü bireysel başvuru bir temyiz yolu değildir. Mahkeme yalnız anayasal bir hakkın çiğnenip çiğnenmediğini araştırır. Delil değerlendirmesi ve yorum tercihleri derece mahkemesine kalır.
Strazburg'a gitmeden önce Anayasa Mahkemesine başvurmak şart mıdır?
Evet, bireysel başvuru iç hukuk yollarından sayılır. Bu yol tüketilmeden yapılan Strazburg başvurusu kural olarak kabul edilemez bulunur. Bu nedenle sıralama Anayasa Mahkemesi, sonra Strazburg şeklinde ilerler.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru harca tabi midir?
Evet, bireysel başvurular harca tabidir. Harcın ödendiğine dair belge başvuru dilekçesine eklenir. Ödeme gücü olmayanlar adli yardım talep edebilir. Strazburg başvurusunda ise harç alınmaz.
Yabancılar ya da tüzel kişiler bireysel başvuru yapabilir mi?
Yabancılar da başvurabilir, ancak yalnız vatandaşlara tanınan haklarda başvuru hakları yoktur. Özel hukuk tüzel kişileri tüzel kişiliğe ait haklar için başvurabilir. Kamu tüzel kişileri başvuru yapamaz.
Bilgi Haberleri
ASGARİ ÜCRET ZAMMI
2025 Asgari ücret 22.104,00 lira oldu. Asgari ücret 2025 yılında %30 artışla net 22.104,00 TL olarak verilecek. Asgari ücret, 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olmak üzere net 22.104,00 lira olarak belirlendi. 2025 Yılı Asgari ücreti 22.104,00 lira oldu. 2025 yılında asgari ücret, %30 artışla net 22.104,00 TL olarak uygulanacak. Asgari ücret, 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olmak…