Kademe ilerlemesinin durdurulması, akademik personele verilebilen ağır bir disiplin cezasıdır. Ceza kişinin özlük haklarını yıllarca etkiler. Bu yazı cezanın dayanağını ve dava yolunu anlatır. Ardından Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 2020 tarihli bir kararı incelenir. Karar, mevzuat değişikliğinin derdest davaya etkisini göstermesi bakımından önemlidir.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Nedir
Ceza, memurun bulunduğu kademedeki ilerlemesini belirli süre durdurur. Süre fiilin ağırlığına göre bir ila üç yıl arasında belirlenir. Dayanak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesidir. Vakıf yükseköğretim kurumlarında karşılığı ücretten kesintidir. Kesinti üç ila altı ay süreyle brüt ücretin 1/30 ila 1/8 arasında uygulanır. Kademe ilerlemesinin durdurulması bu yönüyle maaşa ve emekliliğe de yansır.
Ceza Hangi Fiiller İçin Verilir
Fiiller kanunda tek tek sayılır. Amire veya iş arkadaşlarına hakaret etmek bunlardan biridir. Onları tehdit etmek de aynı kapsamdadır. Listede olmayan bir davranış bu cezayı gerektirmez. İdare benzetme yoluyla ceza veremez. Soruşturma usulünü akademik personel disiplin soruşturması yazımızda anlattık.
Mevzuat Değişikliği Derdest Davayı Nasıl Etkiler
İdari işlem kural olarak tesis edildiği tarihteki mevzuata göre denetlenir. Disiplin cezalarında ise bir istisna kabul edilir. Lehe olan hükmün uygulanması ilkesi burada da geçerlidir. Fiil sonradan disiplin suçu olmaktan çıkarılmışsa cezanın dayanağı kalmaz. Bu ilke ceza hukukundan gelir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında da uygulanır. Aşağıdaki karar ilkeyi somut biçimde gösterir.
2547 Sayılı Kanunda Ne Değişti
Anayasa Mahkemesi 10/04/2019 tarihli kararıyla önemli bir iptal vermiştir. Kararın esas numarası E:2017/33 şeklindedir. İptal edilen ibare, 2547 sayılı Kanunda 657 sayılı Kanundaki fiillere atıf yapan bölümdür. Karar 17/07/2019 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Yerini sonradan 7243 sayılı Kanun almıştır. Ayrıntı için Anayasa Mahkemesinin yükseköğretim disiplin kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Dava sürerken mevzuat değişirse hangi hüküm uygulanır?
Disiplin cezalarında lehe olan hüküm uygulanır. Fiil sonradan disiplin suçu olmaktan çıkarılmışsa cezanın yasal dayanağı ortadan kalkar. Bu ilke ceza hukukundan gelir ve idari işlemin kurulduğu tarihteki mevzuata bakma kuralının istisnasını oluşturur.
Hakaret ve tehdit fiili hangi disiplin cezasını gerektirir?
Bu fiil 2547 sayılı Kanunda kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren eylemler arasında sayılır. Kapsamına amire, maiyetindekilere, iş arkadaşlarına veya hizmetten yararlananlara yönelik hakaret ve tehdit girer. Listede yer almayan bir davranış benzetme yoluyla cezalandırılamaz.
Dosyada istinaf başvurusunu davalı idare yapmıştır. Davalı, X3 Üniversitesidir. Karşı taraf ise araştırma görevlisi olarak çalışan davacıdır. İdare vekille temsil edilmiştir.
İstemin özeti şudur. Ankara 12 nci İdare Mahkemesi 07/11/2019 günlü kararıyla dava konusu işlemi iptal etmiştir. Kararın numaraları E:2019/569 ve K:2019/2350 şeklindedir. Davalı idare vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Başvuruda davacının disiplinsiz tutum ve davranışları sıralanmıştır. İddiaya göre davacı mesai arkadaşlarını rahatsız etmiş ve itibarsızlaştırmıştır. Yüksek sesle bağırmak ve uyumlu çalışmamak da isnatlar arasındadır. Bölüm Başkanlığı ile yazışmalarında saygısız ifadeler kullandığı öne sürülmüştür. Bölüm oryantasyonuna katılmayarak verilen görevi yapmadığı da eklenmiştir. İdareye göre araştırma görevlileri yetkili organların verdiği görevleri yapmakla yükümlüdür. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bu iddialara dayandırılmıştır.
Savunmanın özeti kısadır. İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmemiştir.
Davacı, X2 Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümünde görev yapmaktadır. Kadrosu araştırma görevlisidir. Hakkında iki yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Ceza 31.12.2018 tarihli toplantıda alınan 1 sayılı disiplin kurulu kararına dayanmaktadır. Dayanak hükümler 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesindeki D-d, D-l, D-n ve C-ı bentleridir. Davacı bu kararın iptalini istemiştir.
Karara Dayanak Yapılan Mevzuat Hükümleri
Daire önce mevzuatı ortaya koymuştur. 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) bendi uygulanabilecek disiplin cezalarını sayar. Bunlar uyarma, kınama ve aylıktan veya ücretten kesme cezalarıdır. Listede kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme de yer alır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları da sayılmıştır. Aynı bendin 4 numaralı alt bendi cezayı tanımlar. Devlet kurumlarında aylıklı öğretim elemanının kademedeki ilerlemesi bir ila üç yıl arasında durdurulur. 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D bendi de fiilleri sayar. (d) alt bendi amire veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü fiil ve hareketler yapmayı düzenler. (l) alt bendi amire, maiyetindekilere, iş arkadaşlarına veya iş sahiplerine hakaret etmeyi ve tehdidi kapsar. (n) alt bendi ise verilen görev ve emirleri kasten yapmamayı düzenler.
İdare Mahkemesi Gerekçesi Nasıl Kurulmuştur
İdare mahkemesince, dava konusu işlemde sübut bulduğu belirtilen D-d maddesinde yer verilen “Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak” fiili yönünden yapılan incelemede; işleme dayanak alınan Soruşturma Raporunda, soruşturmacı tarafından davacının elektronik ortamda Bölüm Başkanlığı ile gerçekleştirdiği yazışmalarda münakaşa içerisine girip, saygısızca ifadeler kullandığı iddiasının doğru olduğu sonucuna varılmış olmakla birlikte, söz konusu Soruşturma Raporu ve ekleri incelendiğinde, davacının X1 adresi ile yazışmalarının olduğu, bu email adresinin doğrudan davacının amiri konumunda olabilecek şahıslara ait bir adres olmadığı, bir başka ifadeyle söz konusu adresin bir şahsı muhatap almadığı, nitekim, yazışmaların içeriğinde ise; davacıya 05.09.2018 tarihinde gönderilen mailde “K3 Merhaba, 03.09.2018 tarihinde tam gün, 05.09.2018 tarihinde öğleden sonra mesaiye gelmediğin için merak ettik. Bölüm başkanlığı ile en kısa zamanda irtibat kurmanı varsa rapor, mazeret vs. iletmeni rica ederiz.” dendiği, davacının bu maile, “03.09.2018 tarihinde kütüphane izni kullandım. 05.09.2018 tarihinde sabah mesaiye geldim ve bu durum kameralarla kayıt altındadır…Devamında başkanlığa geçtim ve başkanlıkta her zamanki gibi kimse yoktu. Sonra odamıza geçtim….Öğleden sonra da yine enes dağ adlı bu şahıs burada olduğumun şahididir. Burada olmayanlar lütfen bu tarz mesajlar atıp gelen kutumu doldurmayın….Bu arada mesaiye gelmediğim için merak etmediniz. Sisteme kayıtlı cep telefonu numaram günceldir. Aranıp okulda olup olmadığım öğrenilebilirdi. Bu atılan mesajın 04, 05, 06.09.2018 tarihinde okula gelmeyen K6; 04 ve 06.09.2018 tarihinde okula gelmeyen, 05.09.2018 tarihinde mesaiye geç gelen K5; 05.09.2018 tarihinde mesaiye gelmeyen K4’na yollanıp yollanmadığını merak ettim. Merak dediğiniz şey böyle bir şeydir. İyi çalışmalar.” şeklinde cevap verdiği; mailde geçen ve herhangi bir şahsa yönelik olmayan bu ifadelerin küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelik taşımadığı, cevap hakkının eleştirel bir dille kullanıldığı, ancak kişilik haklarını zedeleyici, hakaret veya aşağılayıcı mahiyette olmadığı sonucuna varıldığından söz konusu fiilin sübut bulmadığı, dava konusu işlemde sübut bulduğu belirtilen D-l maddesinde yer verilen “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek” fiili yönünden yapılan incelemede; İşleme dayanak alınan Soruşturma Raporunda, soruşturmacı tarafından davacının söz, fiil, tutum ve davranışlarıyla mesai arkadaşlarını rahatsız etmek, itibarsızlaştırmak, baskı altına almak amacıyla haklarında bilgi toplamak, yüksek sesle bağırmak, mesai arkadaşlarıyla uyumlu çalışmamak ve akademik saygınlığa yakışmayan davranışlar sergileyerek bölümde huzursuzluk çıkarmak iddiasının doğru olduğu kanaatine varılmış ise de, söz konusu raporda davacının hangi sözleriyle iş arkadaşlarına hakaret ettiğinin veya onları tehdit ettiğinin ortaya konulmadığı, doğru olduğu kanaatine varılan iddianın doğrudan D-l bendine karşılık gelmediği, bu madde kapsamında ceza tesisine gidilebilmesi için yüksek sesle bağırmak, rahatsız etmek, uyumlu çalışmamak gibi muğlak ifadelerin yeterli olmadığı, nitekim bu iddia yönünden soruşturma raporunda geçen ifadelerin; “
Dosya İncelemesinden Ne Anlaşılmaktadır
Dava dosyasının incelenmesinden şu bilgiler anlaşılmaktadır. Felsefe Bölümü Başkanı davacı hakkında şikayette bulunmuştur. Şikayete göre davacı 28.05.2018, 29.05.2018, 30.05.2018, 31.05.2018 ve 03.09.2018 tarihlerinde tam gün göreve gelmemiştir. 05.09.2018 tarihinde ise yarım gün mazeretsiz devamsızlık yaptığı ileri sürülmüştür. Ayrıca 02.08.2018 tarihinde mesai saatlerinde okuldan ayrıldığı bildirilmiştir. 25.09.2018 tarihindeki toplantıda mesai arkadaşlarına bağırdığı da iddia edilmiştir. Aynı toplantıda belirlenen görev dağılımı belgesini tahrif ettiği öne sürülmüştür. 02.10.2018 tarihindeki oryantasyon ve tanışma programına katılmadığı da eklenmiştir.
Dekanlık Makamı 23.10.2018 tarih ve 1349 sayılı soruşturma emri vermiştir. Soruşturma sonunda 11.12.2018 tarih ve 2018/2 sayılı Soruşturma Raporu düzenlenmiştir. Rapor doğrultusunda davacının disiplinsizlikte bulunduğu sonucuna varılmıştır. İdare 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D-d, D-l, D-n ve C-ı bentlerini uygulamıştır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil yönünden ayrı bir ceza tayin edilmemiştir. Sonuçta iki yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Bakılan dava da bu ceza üzerine açılmıştır.
Mevzuat Değişikliği Uyuşmazlığı Nasıl Etkilemiştir
2547 sayılı Kanunun disiplin ve ceza işlerine ilişkin maddelerine 6764 sayılı Kanunla ibareler eklenmiştir. Eklenen ibare, 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak biçimindedir. Anayasa Mahkemesi 10/04/2019 tarihli ve E:2017/33 sayılı kararıyla bu ibareleri iptal etmiştir. İptal, Resmî Gazetede yayımdan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde verilmiştir. Yayım tarihi 17/07/2019 şeklindedir. Ardından 7243 sayılı Kanun 17/04/2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı öğretim elemanı olduğundan bu değişiklikler uyuşmazlığın çözümünü etkilemektedir.
Daire ardından lehe olan hükmün uygulanması ilkesini açıklamıştır. İlke ceza hukuku kökenlidir. İşlendiği zaman suç sayılan bir fiil sonradan suç olmaktan çıkarılmış olabilir. Sonraki düzenleme failin lehine de olabilir. Bu hâllerde sonraki norm daha önce işlenmiş fiillere uygulanır. Kural olarak idari işlemler tesis edildiği tarihteki mevzuata göre denetlenir. Ancak lehe normun uygulanması kuralı disiplin cezalarında da geçerlidir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında da fiilin işlendiği tarihteki mevzuat ile sonraki mevzuat karşılaştırılır.
Hangi Fiiller Artık Disiplin Suçu Değildir
Daire mevzuat metinlerini karşılaştırmıştır. 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D bendinin (d) alt bendi amire veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü fiil ve hareketleri düzenler. (n) alt bendi ise verilen görev ve emirleri kasten yapmamayı kapsar. 7243 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında bu iki fiil 2547 sayılı Kanunda yer almamaktadır. 657 sayılı Kanuna atıf yapan hüküm de mevzuattan çıkarılmıştır. Davacı disiplin işlemleri yönünden 2547 sayılı Kanuna tabidir.
Bu durumda iki isnadın yasal dayanağı kalmamıştır. Küçük düşürücü fiil ve hareketler yapmak artık 2547 sayılı Kanunda sayılmamaktadır. Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak da aynı durumdadır. Suç ve cezada lehe olan kuralın uygulanması ilkesi disiplin yaptırımlarında da geçerlidir. Bu nedenle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. İdare Mahkemesi ise bu fiillerin esasına girmiştir. Mahkeme eylemlerin sabit olmadığı gerekçesiyle iptal kararı vermiştir. Daire bu gerekçeyi hukuka uygun bulmamıştır. Buna karşılık kararı sonucu itibarıyla yerinde görmüştür.
Bir isnat yönünden sonuç farklıdır. 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin D bendinin (l) alt bendi hakaret ve tehdidi düzenler. Aynı fiil 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde de yer almaktadır. Maddenin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını düzenleyen 4 numaralı alt bendinin (o) bendi bu fiili sayar. Bent, amire, maiyetindekilere, iş arkadaşlarına veya hizmetten yararlananlara hakareti ve tehdidi kapsar. Bu fiil yönünden işin esasına girilmesi doğrudur. Daire, iptal kararının bu fiile ilişkin gerekçesini hukuka uygun bulmuştur.
Hüküm Nasıl Kurulmuştur
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu karar usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuştur. Kaldırılmasını gerektiren bir neden görülmemiştir. Daire, 2577 sayılı Yasanın 45/3 üncü maddesi uyarınca başvurunun reddine karar vermiştir. Böylece kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali kesinleşmiştir. Yargılama giderleri başvuruda bulunan üzerinde bırakılmıştır. Posta gideri avansından artan miktar ise başvurana iade edilmiştir. Karar, 2577 sayılı Yasanın 45 inci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince kesin olmak üzere verilmiştir. Hüküm 11/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kurulmuştur.
Karar künyesi şöyledir. Ankara BİM, 4. İDD, E. 2020/2345, K. 2020/2743, T. 11.11.2020.
Karardan Çıkan Ölçütler
Karar iki ölçüt gösterir. Birincisi, dava sürerken mevzuat değişirse lehe olan hüküm uygulanır. Fiil artık disiplin suçu değilse işlemin dayanağı kalmaz. İkincisi, aynı dosyada her isnat ayrı ayrı incelenir. Bir isnadın dayanağı düşse bile diğerleri esastan tartışılır. Benzer bir uyuşmazlığı kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası yazımızda ele aldık.
Uygulamada ikinci nokta çoğu kez gözden kaçar. Soruşturma raporundaki muğlak ifadeler tek başına ceza dayanağı olmaz. Hangi sözün ne zaman söylendiği somut biçimde ortaya konmalıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı açılan davalarda bu ayrıntı belirleyici olur. İstinaf aşamasının işleyişini idari yargıda istinaf yazımızda anlattık.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Konusunda Avukat Desteği
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında izlenecek hukuki yol yalnız mevzuatla belirlenmez. Somut olayın özellikleri, dosyadaki belgeler ve varsa idari ya da yargısal kararlar da rol oynar. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi soru formumuz üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Amirine karşı küçük düşürücü davranış bugün disiplin suçu sayılır mı?
İncelenen kararda bu fiilin artık 2547 sayılı Kanunda sayılmadığı belirtilmiştir. Aynı tespit, verilen görev ve emirleri kasten yapmamak fiili için de yapılmıştır. Öğretim elemanına ceza verilebilmesi için eylemin kanundaki listede karşılığının bulunması gerekir.
Soruşturma raporundaki genel ifadeler ceza vermek için yeterli midir?
Yeterli değildir. Rahatsız etmek, yüksek sesle bağırmak ya da uyumsuz çalışmak gibi anlatımlar hangi sözün, ne zaman ve kime söylendiğini göstermez. Hakaret veya tehdit isnadında somut sözlerin ve tanık beyanlarının birbirini doğrulaması aranır.
Oryantasyon programına katılmayan araştırma görevlisi ceza alır mı?
Somut bir görevlendirme yoksa bu fiil sabit sayılmayabilir. İncelenen dosyada duyuru yalnız öğrencilere yapılmış, araştırma görevlisine yazılı bir bildirim çıkarılmamıştı. Mahkeme bu nedenle verilen görevi kasten yapmamak fiilinin gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.
Bir dosyadaki isnatların tamamı birlikte mi değerlendirilir?
Hayır, her isnat ayrı ayrı incelenir. Bir fiilin yasal dayanağı ortadan kalksa bile diğer isnatlar esastan tartışılır. Bu nedenle dava dilekçesinde isnatlar tek tek ele alınmalı ve her biri için ayrı gerekçe kurulmalıdır.
Bir eylem birden fazla disiplin suçu oluşturursa hangi ceza verilir?
En ağır ceza uygulanır ve aynı fiile birden fazla ceza verilemez. Kural, 53/D maddesindeki temel ilkeler arasında yer alır. İncelenen dosyada da aylıktan kesme gerektiren fiil yönünden ayrı bir ceza tayin edilmemiştir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.
Ar. Gör. K7 ifadesinde;… Fakat zaten çok iyi anlaşamıyorduk. O yüzden bir süre sonra kendisinden kaçmaya başladım. Tavırları ve söyledikleri bazen rahatsızlık verici olabiliyordu….Arş. Gör. K8 ifadesinde;…Nöbet tutma ve benzeri bölüm işleri için “Bunlar bizim işimiz değil. Bizim işimiz araştırma yapmaktır.” dedi. Bölümün bu işlerini biz yapmazsak kim yapacak diye sorduğumda burada bana bağırarak “Sen susacaksın, çünkü senin yaz döneminde ne kadar göreve gelip gelmediğini biliyorum.” dedi.Burada Ar. Gör.
K6
“Sesini yükseltme, üslubuna dikkat et” dedi. Arş. Gör. K3 (K6 hitaben” Sen de susacaksın, çünkü sen de çocuğunu okula/işyerine getiriyorsun. Ben çocuğunu işyerine getiren insana saygı duymam. Çocuğu olan ahmaktır. Çocuğunu okula getiren daha ahmaktır” dedi….Ar. Gör.
K6
;…Ben de aynı yönde, bölümde teamülen araştırma görevlilerinin yaptığı işler hakkında bilgi vermeye çalıştım. Bağırarak “Ben seni dinlemem, ben çocuğu ile mesaiye gelene saygı göstermem” dedi. Ben de “Sen insan mısın?” dedim.”
şeklinde olduğu, söz konusu konuşmaların 25.09.2018 tarihinde dönemle ilgili iş bölümü yapmak için araştırma görevlileri arasında yapılan toplantıda geçtiği, her ne kadar Arş. Gör. K8’ın ifadesinde davacının diğer Arş. Gör. K6’e hitaben, “
Çocuğu olan ahmaktır. Çocuğunu okula getiren daha ahmaktır”
dediği ileri sürülmüş ise de bu ifadenin gerek sözün muhatabı K6 gerekse diğer ifade veren araştırma görevlileri tarafından doğrulanmadığı, diğer araştırma görevlilerince de davacının değişik zamanlarda kendilerine ve öğretim üyelerine yönelik hakaret ve saygısızlıkları olduğu belirtilmiş ise de hakaret olduğu ileri sürülen sözcüklerin ne olduğu ve ne zaman söylendiğine dair yeterli açıklamanın bulunmadığı, iddianın muğlak kaldığı, bu itibarla mesai arkadaşlarına karşı hakarette bulunmak veya onları tehdit etmek fiilinin sabit olmadığı, dava konusu işlemde sübut bulduğu belirtilen D-n maddesinde yer verilen “
Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak”
fiili yönünden yapılan incelemede; yapılan soruşturma neticesinde, soruşturmacı tarafından, davacının bölüm oryantasyon programına katılmayarak yetkili organlarca verilen görevleri yerine getirmediği iddiasının doğru olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmakla birlikte, uyuşmazlıkta; Üniversitenin internet sitesinde “Felsefe Bölümü 1. Sınıf öğrencilerinin Dikkatine” yapılan ilanla, 02.10.2018 Salı günü bölüme yeni yerleşen lisans öğrencilerinin üniversiteye ve bölüme uyumunu sağlamak amacıyla Esenboğa Merkez Külliyesi A Blok Felsefe Bölümü Amfisinde (A265) oryantasyon programı gerçekleştirileceğinin duyurulduğu, davacının bu programa katılmadığının sabit olduğu ancak, söz konusu bir günlük tanışma programının, yükseköğretim kurumlarında araştırma, inceleme ve deneylere yardımcı olmak ve bu itibarla bilimsel gelişmelere katkı sağlamakla görevli olan araştırma görevlilerinin asli görev tanımlarının dışında kaldığı, her ne kadar araştırma görevlilerinin, sayılanlar dışında, üniversitelerin yetkili organlarınca kendilerine verilen görevi yerine getirme yükümlülüğü de bulunmakta ise de, internet sitesinde yapılan ilanda, bölümde görevli tüm araştırma görevlilerinin bu programa katılmaları gerektiğine dair bir ifadenin yer almadığı veyahutta bizzat davacıya oryantasyon programına katılması gerektiğine dair yazılı bir bildirim yapılmadığı görüldüğünden, verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiilinin sabit olmadığı sonucuna varıldğı, bu durumda, davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/ D-d, D-l, D-n hükümlerinde yer verilen fiillerin davacı tarafından işlendiği iddiası yukarıda yer verilen açıklamalarla sabit görülmediğinden, davacı hakkında 2 (iki) yıl süre kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesine ilişkin dava konusu 31.12.2018 tarihli toplantıda alınan 1 sayılı disiplin kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği, davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/ D-d, D-l, D-n hükümlerinde yer verilen fiillerin davacı tarafından işlendiği iddiasının sabit görülmediğinden, davacı hakkında 2 (iki) yıl süre kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesine ilişkin dava konusu 31.12.2018 tarihli toplantıda alınan 1 sayılı disiplin kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.