Görev süresi uzatılmayan öğretim üyesi, işlemin gerekçesini yargı önünde tartışabilir. Bu dosyada üniversite, kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketleri gerekçe göstermiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Danıştay bozmasına uymayarak kendi kararında ısrar etmiştir. Karar, takdir yetkisinin sınırını, kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası gerekçesini ve iptal edilen cezaların etkisini birlikte ele alır.
Kamu Düzenini Bozan Hareketler Görev Süresinin Uzatılmamasına Gerekçe Olur mu
Yardımcı doçentlik atamaları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 23 üncü maddesine dayanıyordu. Madde, atamayı belirli sürelerle sınırlar. Süre sonunda görev kendiliğinden sona erer. İdare, süreyi uzatıp uzatmama konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki ise kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketler bu değerlendirmede dayanak yapılabilir. Dayanağın somut belgeyle desteklenmesi beklenir. Akademisyenin görev süresinin uzatılmaması yazımız işlem türünü ayrıntılandırır.
Kararın Künyesi ve Tarafları
İstinaf başvurusunda bulunan taraf davalı idaredir.
Davalı, X1 Üniversitesi Rektörlüğüdür. İdareyi Av. K1 temsil etmiştir.
Karşı taraf, yani davacı, üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapan K2'dir.
Davacıyı Av. K3 temsil etmiştir.
Uyuşmazlık, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemden doğmuştur.
İstinaf İsteminin Özeti ve Kamu Düzenini Bozan Hareket İddiası
Kastamonu İdare Mahkemesi 05/07/2018 gün ve E:2018/171, K:2018/834 sayılı kararı vermiştir. Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine de hükmetmiştir. Davalı idare vekili bu kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf dilekçesinde işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüştür. Davacı hakkında birçok şikayet dilekçesi bulunduğu belirtilmiştir. Buna rağmen davacının kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası konusu olabilecek fiillere devam ettiği iddia edilmiştir. İdareye göre davacının, kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketleri vardır. Görev yaptığı süre içinde farklı disiplin amirlerince açılmış soruşturmalar sürmektedir. Davacı bu soruşturmalar nedeniyle iki defa açığa alınmıştır. İdare, görev süresinin bu nedenlerle uzatılmadığını belirtmiştir.
Davacı, istinaf dilekçesine karşı cevap vermemiştir.
Sık Sorulan Sorular
Görev süresinin uzatılmaması bir disiplin cezası mıdır?
Hayır. Atama süresi dolan öğretim üyesinin görevi kendiliğinden sona erer ve uzatma idarenin takdirindedir. Bu yetki kamu yararı ile hizmet gerekleriyle sınırlıdır. İşlem disiplin cezası olmasa da idari yargı denetimine tabidir.
Uzatmama gerekçesi olarak gösterilen davranışlar nasıl kanıtlanır?
İdare, hangi davranışın hangi tarihte ve hangi belgeyle tespit edildiğini göstermek zorundadır. Çalışma ahengini bozma gibi soyut nitelemeler tek başına yeterli sayılmaz. Gerekçe belgelendirilmezse işlemin sebep unsuru sakatlanır ve iptal istemi güçlenir.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi dosyayı yeniden incelemiştir. Dairenin 15/03/2019 tarih ve E:2018/3536, K:2019/658 sayılı bir kararı bulunmaktadır. Bu kararla davalının istinaf başvurusu kabul edilmiş ve mahkeme kararı kaldırılmıştır. Dava da reddedilmiştir. Karar, Danıştay 8. Dairesinin 03/06/2020 tarih ve E:2019/5761, K:2020/2188 sayılı kararıyla bozulmuştur. Daire, 2577 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bozmaya uymamıştır. Dosya, aynı Kanunun 45 inci maddesi gereğince yeniden incelenmiştir.
Davacı, X1 Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde yardımcı doçent doktor unvanıyla öğretim üyesidir. Görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlem, Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulunun 18/12/2017 tarih ve 49/1 sayılı kararına dayanmaktadır. Bu karar üzerine 19/12/2017 tarih ve 4227 sayılı Rektörlük işlemi tesis edilmiştir. Dava, bu işlemin iptali ve parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin İptal Gerekçesi
İdare Mahkemesi, davacının 13/11/2017 tarihinde görev süresinin uzatılması için başvurduğunu tespit etmiştir. Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı bu başvuruyu yeterli görerek olumlu görüş vermiştir. Mahkemeye göre idareler, bünyelerinde çalışacak kamu görevlilerini seçmede takdir yetkisine sahiptir. Ancak olayda uzatmama sebebi olarak önceki kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası soruşturmaları gösterilmiştir. Bu soruşturmalar sonunda verilen disiplin cezaları çeşitli tarihlerde iptal edilmiştir. Böylece işlemin dayanağı olan disiplin cezaları ortadan kalkmıştır. İdare, bunun dışında davacının yetersiz olduğunu ileri sürmemiştir. Mahkeme, iptal edilen disiplin cezalarına dayanan işlemde hukuka uyarlık bulmamıştır. Hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle doğan zararın idarece karşılanması gerektiğini de belirtmiştir. Bu gerekçeyle işlemin iptaline ve parasal hakların ödenmesine karar verilmiştir.
2547 Sayılı Kanunun Yardımcı Doçentliğe Atama Maddesi
Uyuşmazlığın dayanağı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 23 üncü maddesidir. Madde, o tarihte yardımcı doçentliğe atamayı düzenlemekteydi. Açık bulunan kadro rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde dekan, rektörlüğe bağlı birimlerde müdür üç profesör veya doçent tespit eder. Bunlardan biri o birimin yöneticisi, biri de üniversite dışından olur. Belirlenen kişilerden her aday hakkında yazılı görüş istenir. Dekan veya müdür, kendi yönetim kurulunun görüşünü de aldıktan sonra önerisini rektöre sunar. Atamayı rektör yapar.
Maddenin ilgili bendi süreyi de sınırlar. Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık sürelerle atanır. Toplam süre en çok on iki yıldır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer.
Maddede atanmada aranacak şartlar da sayılmıştır.
İlk şart, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını kazanmış olmaktır. Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca belirlenen sanat dallarından birinde yeterlik kazanmak da bu şartı karşılar.
İkinci şart yabancı dil sınavıdır. Sınav jürisi, ilgili yönetim kurulunca seçilen üç kişiden oluşur. Jüri üyelerinden biri o dilin öğretim üyesidir. Sınav, adayın kendi bilim alanında Türkçeden yabancı dile ve yabancı dilden Türkçeye 150 ile 200 kelimelik bir çeviriyi kapsar.
Maddenin (c) bendi ek koşullara imkân tanır. Üniversiteler, Yükseköğretim Kurulunun onayını alarak ek koşul belirleyebilir. Bu koşullar münhasıran bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik olmalıdır. Bilim disiplinleri arasındaki farklılıklar da göz önünde bulundurulur. Belirlenen koşullar objektif ve denetlenebilir nitelikte olmak zorundadır. Maddenin tam metni 2547 sayılı Kanun üzerinden incelenebilir.
Takdir Yetkisinin Kamu Yararına Uygun Kullanılması
Anılan madde idarelere, bünyesinde çalıştıracağı kamu görevlilerini seçme konusunda takdir yetkisi tanımıştır. Kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası dayanaklarında da bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması zorunludur.
Dosyadan Anlaşılan Maddi Olay ve Önceki Soruşturmalar
Dava dosyasının incelenmesinden şu hususlar anlaşılmaktadır. Davacı, X1 Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde yardımcı doçent doktor unvanıyla görev yapmaktadır. Fakülte öğrencisi M.C.'ye sözlü tacizde bulunmak suçlaması gündeme gelmiştir. X1 Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurul 6.9.2016 tarihinde lüzum-u muhakeme kararı vermiştir. Davacı bu karara itiraz etmiştir. Danıştay 1. Dairesi 30.5.2017 tarih ve E:2017/836, K:2017/1036 sayılı kararıyla itirazı kabul etmiştir.
Bozma gerekçesi soruşturmanın objektifliğine ilişkindir. Daire, şüphelinin soruşturmacıları taraflı gördüğü yönündeki tereddüdünün giderilmesini istemiştir. Şüpheliyle husumeti bulunmayan, tarafsız ve objektif olabilecek öğretim üyelerinin soruşturmacı olarak atanması gerekmektedir. Bu kişilerin şüphelinin akademik unvanına denk veya daha üst unvanda olması aranmıştır. E.K. ve Y.M.'nin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması da istenmiştir. Ardından şikayetçinin ve şüphelinin tanıklarının ifadelerine başvurulması gerektiği belirtilmiştir.
Eksiklikler giderildikten sonra 19.03.2018 tarihinde yeniden lüzum-u muhakeme kararı verilmiştir. Davacı bu karara da itiraz etmiştir. Danıştay 1. Dairesi 31.5.2018 tarih ve E:2018/880, K:2018/940 sayılı kararıyla itirazı kabul etmiştir. Daire, atılı suç nedeniyle men-i muhakeme kararı vermiştir.
Sözlü Taciz İddiasında Danıştay Denetimi
İkinci bozma kararının gerekçesi delillere dayanmaktadır. Şikayetçi M.C. ve arkadaşı E.Ç., kaldıkları formasyon dersi nedeniyle 08.04.2016 tarihinde şüpheliyle görüşmüştür. M.C., 25.04.2016 tarihli dilekçesinde şüphelinin çalışma odasında kendisine sözlü tacizde bulunduğunu iddia etmiştir. E.Ç.'yi de olaya tanık göstermiştir. E.Ç. önce iddiaları doğrulamış, 23.05.2016 tarihli dilekçesiyle ifadesini geri çekmiştir. 02.06.2016 tarihinde yeniden alınan ifadesinde ise ilk beyanının doğru olduğunu söylemiştir.
Daire, olayın tek tanığının çelişkili ifadeler verdiğini tespit etmiştir. Tanık olarak dinlenen öğrenci Ö.K. ile öğretim üyesi K.F.N. ayrı beyanlarda bulunmuştur. Bu kişilere göre E.Ç., şikayet sürecinin Edebiyat Fakültesi Dekanı tarafından organize edildiğini söylemiştir. Daire ayrıca şüphelinin çalışma odasının dışarıdan göründüğünü vurgulamıştır. Öğrenciler yaklaşık 45 dakika süren görüşmede hiçbir tepki vermemiştir. Görüşmeyi şüpheli sonlandırmıştır. Şikayet dilekçesi ise iddia edilen olaydan 17 gün sonra verilmiştir. Bu nedenlerle kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli delil bulunmamıştır.
E.Ç.'ye baskı yapıldığı iddiası da ayrıca soruşturulmuştur. İddiaya göre E.Ç., ifadesini değiştirmesi için baskı görmüştür. Öğrenci Ö.K. ile öğretim üyesi Y.A. hakkında disiplin soruşturması açılmıştır. Ö.K. hakkındaki raporda zorlayıcı bir baskı sonucuna varılamamıştır. Rapor, Ö.K.'nın dolaylı yoldan etkisi olduğu kanaatini belirtmiştir. Y.A. hakkındaki raporda ise E.Ç. ve M.C.'ye baskı uygulandığı belirtilmiştir. Y.A.'nın E.Ç.'ye dilekçesini geri çekmesi yönünde gözdağı verdiği ifade edilmiştir.
Verilen Disiplin Cezaları ve İptal Kararları
Davacı hakkında ilk olarak uyarma cezası verilmiştir. Ceza, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendinin (d) ve (e) fıkralarına dayanmaktadır. İşlem 18/11/2016 tarih ve 27873 sayılıdır. Kastamonu İdare Mahkemesi 01/06/2017 tarih ve E:2017/95, K:2017/1024 sayılı kararıyla işlemi iptal etmiştir. Gerekçe, cezaya konu fiillerin ilgili bentlerdeki fiillerin karşılığı olmamasıdır.
Davacı hakkında ikinci bir disiplin soruşturması daha yürütülmüştür. Bu soruşturmada birden çok fiil isnat edilmiştir. Öğrenci M.C.'ye sözlü taciz iddiası bunlardan biridir. Formasyon öğrencilerine makbuz ve belge olmaksızın kendi kitaplarını satmak da isnatlar arasındadır. Davacının 01/08/2016 tarihinde Disiplin Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Y.Y.'ye baskı uygulamaya çalıştığı ileri sürülmüştür. Kime ait olduğunu açıklayamadığı bir ses kaydıyla soruşturmayı etkilemeye çalıştığı da iddia edilmiştir. Kişiler ve kurumlar hakkında hakaret ve iftirada bulunarak idareyi tehdit ettiği de isnat edilmiştir.
Fiillerin sübut bulduğu kabul edilmiştir. Soruşturmada 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin (D) fıkrasının (c), (f), (h), (k) ve (l) bentlerine dayanılmıştır. 2547 sayılı Kanunun 53/4 üncü maddesi uyarınca bir ile üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması teklif edilmiştir. Davacı birinci derecenin son kademesinde bulunmaktadır. Bu nedenle bir alt ceza olan 1/2 oranında aylıktan kesme cezası uygulanmıştır.
Bu işlem de iptal edilmiştir. Kastamonu İdare Mahkemesi 29/11/2017 günlü ve E:2017/725, K:2017/1859 sayılı kararı vermiştir. Karara göre disiplin suçunu oluşturan eylem açıkça belirlenmelidir. Eylemin hangi disiplin kuralını ihlal ettiği de ortaya konulmalıdır. Dava konusu işlemde ise eylemlerin 2547 sayılı Kanunun 53/4 üncü maddesindeki hangi hâle uyduğu gösterilmemiştir. Hangi alt bent çerçevesinde değerlendirme yapıldığı belirtilmemiştir. Mahkemeye göre bu durum hukukilik denetimini varsayımsal hâle getirir. Sonuç, hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmaz. İşlem iptal edilmiş, kesilen maaşın yasal faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Görevden Uzaklaştırma ve Görev Süresi Başvurusu
Davacı hakkında üçüncü bir soruşturma daha başlatılmıştır. Öğrencilerin sözlü şikayetlerine göre davacı ders saatlerinde siyasi konuları derse konu etmiştir. Soruşturma, X1 Üniversitesinin 07/11/2017 tarih ve E.27208 sayılı yazısıyla açılmıştır. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için davacı görevden uzaklaştırılmıştır. İşlem, 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesine dayanan 08/11/2017 tarih ve E.5931 sayılı karardır. Kastamonu İdare Mahkemesi 09/05/2018 günlü ve E:2017/1866, K:2018/503 sayılı kararıyla bu davayı reddetmiştir.
Davacı 13/11/2017 tarihinde görev süresinin uzatılmasını istemiştir. Başvuru, Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulunun 18/12/2017 tarihli toplantısında görüşülmüştür. Kurul, davacı hakkındaki kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası kayıtlarını ve soruşturmaları dikkate almıştır. Kararda, çok sayıda şikayete rağmen benzer soruşturmalara konu olacak davranışların sürdüğü belirtilmiştir. Kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketleri de gerekçe gösterilmiştir. Farklı disiplin amirlerince açılan soruşturmaların sürdüğü ve iki kez açığa alınma bulunduğu vurgulanmıştır. Kurul oybirliğiyle görev süresinin uzatılmamasına karar vermiştir. Karar, 19/12/2017 tarih ve 4227 sayılı Rektörlük işlemiyle uygun bulunmuştur.
İptal Edilen Disiplin Cezalarının İşleme Etkisi
Bölge İdare Mahkemesi bu tespitleri farklı değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, dayanak disiplin cezaları iptal edildiği için işlemi iptal etmişti. Ancak iptal kararları fiillerin sübuta ermediği gerekçesine dayanmamaktadır. İptaller, disiplin soruşturmasının yürütülmesine veya cezanın verilmesine ilişkin usul eksikliklerinden kaynaklanmıştır.
Daire, davacının iki defa görevden uzaklaştırıldığını da dikkate almıştır. Kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası dosyalarına konu fiillerin niteliği ayrıca değerlendirilmiştir. Davacının görevinde verimsiz olduğuna ilişkin iddialar da göz önünde bulundurulmuştur. Fakülte Yönetim Kurulunun görüşü bu unsurlarla birlikte ele alınmıştır. Daireye göre işlemi haklı kılacak, kabul edilebilir sebepler bulunmaktadır.
Daire, davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullandığı sonucuna varmıştır. İdarenin görev süresini uzatmaya yargı kararıyla zorlanamayacağını da belirtmiştir. Bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır. Daire, Danıştay 8. Dairesinin bozma kararına uymayarak ısrar etmiştir.
Israr Kararı ve Temyiz Yolu
Açıklanan nedenlerle Daire, Danıştay 8. Dairesinin bozma kararına uymamıştır. Dairenin 15/03/2019 tarih ve E:2018/3536, K:2019/658 sayılı kararında ısrar edilmiştir. Davalı idare vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Kastamonu İdare Mahkemesinin 05/07/2018 gün ve E:2018/171, K:2018/834 sayılı kararı kaldırılmıştır. Dava reddedilmiştir.
Yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır. İstinaf safhasına ait 43,50 TL yargılama gideri ile 2.040,00 TL vekalet ücreti davacıdan alınarak davalı idareye ödenir. Karar 27/11/2020 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir. Karara karşı otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açıktır.
Ankara BİM, 4. İDD, E. 2020/2605 K. 2020/3019 T. 27.11.2020
Kamu Düzenini Bozan Hareket Disiplin Cezası Kavramı Nasıl Belirlenir
Kanunda kamu düzenini bozan hareket için ayrı bir tanım yer almaz. Kavram, hizmetin işleyişini ve birimin çalışma barışını bozan somut davranışları anlatır. Kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası değerlendirmesi soyut nitelemeyle yapılamaz. İdarenin hangi davranışı, hangi tarihte ve hangi belgeyle tespit ettiğini göstermesi beklenir. Bu dosyada üniversite; çok sayıda şikayet dilekçesini, süren soruşturmaları ve iki kez görevden uzaklaştırmayı dayanak göstermiştir. Daire bu unsurları birlikte değerlendirmiş ve kamu düzenini bozan hareketlerin varlığını kabul edilebilir bulmuştur.
İptal Edilen Disiplin Cezası Yeniden Gerekçe Yapılabilir mi
İdare mahkemesi, dayanak disiplin cezaları iptal edildiği için işlemi hukuka aykırı bulmuştu. Bölge idare mahkemesi ise iptal gerekçesinin içeriğine bakmıştır. Cezalar, fiillerin sübuta ermediği için değil, usul eksikliği nedeniyle iptal edilmiştir. Daireye göre bu ayrım, kamu düzenini bozan hareket değerlendirmesinde sonucu değiştirir. Usulden iptal, fiilin hiç gerçekleşmediği anlamına gelmez. İdarenin, kamu düzenini bozan hareket olarak nitelediği davranışları tek tek göstermesi gerekir. Esastan iptal edilen bir cezanın yeniden dayanak yapılması ise güçtür. Akademisyen disiplin cezası konulu karar incelemesi bu ayrımı ele alır.
Yardımcı Doçentlik Unvanı Kaldırıldıktan Sonra Durum Nedir
Karara konu işlem, yardımcı doçentlik döneminde tesis edilmiştir. 2018 yılında 7100 sayılı Kanunla yardımcı doçentlik unvanı kaldırılmıştır. Unvanın yerini doktor öğretim üyesi almıştır. Doktor öğretim üyeleri de belirli sürelerle atanır. Süre sonunda görev yine kendiliğinden sona erer. Bu nedenle karardaki takdir yetkisi ölçütü bugünkü uyuşmazlıklarda da kullanılır.
Görev Süresi Uzatılmayan Öğretim Üyesi Hangi Yolu İzler
İşlem, tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davasına konu edilir. Dava, üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Dilekçede işlemin gerekçesi ve dayanak belgeler ayrı ayrı tartışılır. Kamu düzenini bozan hareket disiplin cezası iddiası varsa hangi davranışın hangi belgeyle kanıtlandığı sorulur. Kamu düzenini bozan hareket nitelendirmesi soyut kalırsa işlemin sebep unsuru sakatlanır. Yürütmenin durdurulması istemi aynı dilekçede ileri sürülebilir. Yürütmenin durdurulması nedir ve akademik kadroya atanmama davası yazıları usulü gösterir. Karar ve mevzuat metinleri için Danıştay ile Resmî Gazete kaynaklarına bakılabilir.
Kamu Düzenini Bozan Hareket İddiasında Avukat Desteği
Kamu düzenini bozan hareket iddiasına dayanan işlemlerde uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mevcut belgeler ile varsa idari veya yargısal kararlar da dikkate alınır. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Kamu düzenini bozan hareket gerekçesiyle görev süresi uzatılmayan akademisyenler Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir. Talebinizi soru formumuz üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İptal edilen disiplin cezası uzatmama gerekçesi yapılabilir mi?
Cevap, iptal kararının gerekçesine bağlıdır. Ceza fiilin sübuta ermediği için iptal edilmişse yeniden dayanak yapılması güçtür. Buna karşılık iptal yalnız usul eksikliğinden kaynaklanmışsa, fiilin hiç gerçekleşmediği sonucuna varılamaz. İdarenin somut davranışları ayrıca göstermesi beklenir.
Doktor öğretim üyeleri hangi sürelerle atanır?
Atama süreli yapılır ve her sürenin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Süre bitmeden ilgili uzatma için başvurur, birim yönetim kurulu da görüş bildirir. Yardımcı doçentlik unvanı 2018 yılında kaldırılmış ve yerini doktor öğretim üyeliği almıştır.
Görev süresi uzatılmayan öğretim üyesi hangi yolu izler?
İşlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılır. Dava, üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülür. Aynı dilekçede yürütmenin durdurulması ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi de istenebilir.
Görevden uzaklaştırma uzatma değerlendirmesinde dikkate alınır mı?
Görevden uzaklaştırma bir ceza değil, geçici tedbirdir. Yargı kararlarında bu tedbir tek başına yeterli görülmez, idarenin dayandığı somut davranışlarla birlikte değerlendirilir. Yalnızca tedbire dayanan bir uzatmama gerekçesi denetimde zayıf kalır.
Kamu düzenini bozan hareket kanunda tanımlanmış mıdır?
Kanunda bu kavram için ayrı bir tanım yer almaz. Uygulamada kavram, birimdeki çalışma barışını ve hizmetin işleyişini bozan somut davranışlar için kullanılır. Bu nedenle nitelendirme soyut bırakılamaz, her davranışın ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.