Ankara 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan S.E.’ye altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Ekonomik durumu nedeniyle avukat tutamayan S.E. yerel mahkemedeki dört duruşmaya da avukatsız katıldı.
Kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir ceza kararındaki hukuka aykırılığın Yargıtay eliyle giderilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 309 uncu maddesidir. Aşağıda anlatılan dosyada sanık, zorunlu müdafi görevlendirilmeden yargılanmış ve çocuğuyla birlikte cezaevine girmiştir. Dosya kapandıktan sonra açılan tek yol kanun yararına bozma olmuştur.
Kısa cevap: Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen ceza kararındaki hukuka aykırılığı gideren olağanüstü bir kanun yoludur. Sanık doğrudan başvuramaz. İstem kural olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir. Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâllerde Başsavcı da kendiliğinden başvurabilir (CMK md. 310).
Kanun Yararına Bozma Hangi Kararlara Karşı İşler
Bu yol, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümler için öngörülmüştür. Yani dosya bir üst mahkemenin esas incelemesinden geçmemiş olmalıdır. Süre kaçırıldığı için kesinleşen mahkûmiyet hükümleri de bu tanıma girer. Karar kesinleşmiş olduğundan artık olağan kanun yolları kapalıdır. Geriye kalan tek imkân kanun yararına bozma istemidir.
Hukuka aykırılığın maddi olaya değil, hukukun uygulanmasına ilişkin olması aranır. Delil değerlendirmesindeki isabetsizlik tek başına yeterli sayılmaz. Buna karşılık kanunun yanlış uygulanması, usul kurallarının çiğnenmesi veya savunma hakkının kısıtlanması kanun yararına bozma sebebi oluşturabilir. Ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza hukuku ve ceza davası yazısına bakılabilir.
Kesin Nitelikteki Kararlar da Bu Yola Girer mi
Evet, temyiz yolu baştan kapalı olan kesin kararlar da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmediği için kanun yararına bozma istemine konu olabilir. Kanun bazı kararları baştan kesin sayar. Bu kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Böyle bir karar hiçbir zaman temyiz incelemesinden geçmeyeceği için kanun yararına bozma isteminin konusu olabilir. Aynı durum, süresinde başvurulmadığı için kesinleşen hükümler bakımından da geçerlidir. Ölçüt, kararın üst mahkemede esastan incelenip incelenmediğidir.
İstemi Kim İleri Sürebilir
İlk yol Adalet Bakanlığı üzerinden işler. Hükümdeki hukuka aykırılığı öğrenen Bakanlık, yasal nedenleri belirterek bozma istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Başsavcı bu nedenleri aynen yazar ve istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine gönderir. Daire nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar.
Sık Sorulan Sorular
Kanun yararına bozma nedir?
Kesinleşmiş bir ceza kararındaki hukuka aykırılığın Yargıtay eliyle giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Dayanağı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesidir. Yalnız istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlar için işler.
Hükümlü kanun yararına bozma için doğrudan Yargıtaya başvurabilir mi?
Hayır, hükümlü veya müdafi doğrudan Yargıtaya başvuramaz. Gerekçeli dilekçe Adalet Bakanlığına sunulur. Bakanlık istemi yerinde görürse Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.”
Hükümlü, sanık veya müdafi doğrudan Yargıtaya başvuramaz. Yapılacak iş, gerekçeli bir dilekçeyle Adalet Bakanlığına, uygulamada Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne başvurmaktır. Başvuru dosyanın bulunduğu mahkeme veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla da iletilebilir. Bakanlık istemi yerinde görmezse kanun yararına bozma yoluna gidilmez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kendiliğinden Harekete Geçebilir mi
Evet. Ceza Muhakemesi Kanununun 310 uncu maddesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına bağımsız bir yetki tanır. Başsavcı, Adalet Bakanlığının istemi olmaksızın da kanun yararına bozma yoluna başvurabilir. Bu hâlde 309 uncu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile dördüncü fıkrasının ilk bendi uygulanır. Uygulamada başvuruların çoğu yine Bakanlık üzerinden gelir.
Başvuru İçin Süre Öngörülmüş Müdür?
Kanun bu yol için bir başvuru süresi belirlememiştir. Temyizde otuz günlük süre işlerken, kanun yararına bozma isteminde böyle bir sınır yoktur. Karar kesinleştikten yıllar sonra dahi başvuru yapılabilir. Ancak cezanın infazı sürerken başvurmak sonucun pratik değerini artırır. Sürelerin genel işleyişi için temyiz ne demek yazısı yardımcı olur.
Başvuru harca tabi değildir ve zorunlu bir şekil şartı taşımaz. Yine de dilekçede hukuka aykırılığın hangi kanun maddesine dayandığı açıkça gösterilir. Karar örneği, tebligat evrakı ve duruşma tutanakları dilekçeye eklenir. Eksik belge, istemin esasa girilmeden değerlendirilmesini zorlaştırır.
Avukatsız Yargılanan Sanığın Dosyasında Ne Oldu
Ankara 15 inci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanığa altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Ekonomik durumu nedeniyle avukat tutamayan sanık, yerel mahkemedeki dört duruşmaya da avukatsız katıldı. Oysa Ceza Muhakemesi Kanununun 150 nci maddesi, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi görevlendirilmesini istem aranmaksızın zorunlu kılar. Yerel mahkeme bu dosyada müdafi görevlendirmedi.
Sanık, mahkûmiyet kararına karşı istinaf yoluna başvurdu. Başvuruyu inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20 nci Ceza Dairesi ise hapis cezası kararını onadı. Müdafi görevlendirilmemesi bu aşamada da giderilmedi.
Temyiz Süresi Neden Kaçırıldı
İstinaf kararının ardından hükmü on beş gün içinde temyiz ederek Yargıtaya taşımak gerekiyordu. Sanık bu süre içinde herhangi bir başvuru yapmadı. Hukuki yardım almadan hareket eden bir kişinin süreyi ve başvuru merciini doğru hesaplaması güçtür.
Temyiz süresinin geçmesiyle mahkûmiyet hükmü kesinleşti. Avukatı olmadan yargılanan ve hapis cezasına mahkûm edilen sanık, üç buçuk yaşındaki çocuğuyla birlikte cezaevine girdi. Ceza infaz kurumunda anne yanında kalan çocuklar bakımından infazın etkisi ayrıca ağırdır.
Kanun Yararına Bozma Başvurusu Nasıl Yapıldı
Cezaevinde geçen bir haftanın ardından dosyaya bir avukat dahil oldu. Kesinleşmiş hüküm karşısında olağan kanun yolları tükenmişti. Geriye kalan tek seçenek kanun yararına bozma istemiydi.
Hükümlünün avukatlığını üstlenen Abdullah Enes Baltacı, Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yaptı. Başvuruda, müvekkilinin zorunlu müdafi görevlendirilmeden yargılandığı ileri sürüldü. Yargıtayın bu konudaki emsal kararlarına da dayanıldı.
Dilekçede ikinci bir sebep daha gösterildi. Tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle hükümlünün kararı temyiz edemediği belirtildi. Avukat, bu iki gerekçeyle mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulmasını talep etti.
Dosyanın basına yansıyan ayrıntıları için Gazete Duvar haberi incelenebilir. Haber, müdafi görevlendirilmemesinin sonuçlarını somut bir dosya üzerinden gösterir.
Bu dosya, kanun yararına bozma yolunun neden var olduğunu anlatan tipik bir örnektir. Süre kaçırıldığı için kapanan dosyada, ağır bir usul aykırılığı başka türlü giderilemezdi. Yol, kesin hükmün dokunulmazlığı ile hukuka aykırılığın düzeltilmesi arasında denge kurar.
Zorunlu Müdafi Hangi Hâllerde Görevlendirilir
Ceza Muhakemesi Kanununun 150 nci maddesi üç durumu ayırır. Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi üzerine müdafi görevlendirilir. Sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse ya da sağır ve dilsizse istem aranmaz. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
“(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.”
Görevlendirme baroya yazılan yazı üzerine yapılır. Müdafiye ödenecek ücret Devlet tarafından karşılanır ve yıllık tarifeye göre belirlenir. Tarifenin işleyişi için CMK ücret tarifesi yazısına bakılabilir. Sanığın avukat tutacak maddi gücünün bulunmaması, savunmasız kalmasının gerekçesi olamaz.
Müdafi Olmadan Yapılan Yargılamanın Sonucu Nedir
Kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması, Ceza Muhakemesi Kanununun 289 uncu maddesinde hukuka kesin aykırılık hâli olarak sayılır. Zorunlu müdafinin bulunmaması bu kapsamda değerlendirilir. Aykırılık, hükmün esasına etki edip etmediği tartışılmaksızın bozma sebebi sayılır. Kesinleşmiş dosyalarda ise aynı sonuç kanun yararına bozma yoluyla aranır.
Bozma Kararı Dosyada Neyi Değiştirir
Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesi bozmanın sonucunu dört ayrı bende bağlar. Karar davanın esasını çözmüyorsa, kararı veren mahkeme gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak yeniden karar verir. Mahkûmiyet hükmü savunma hakkını kaldıran veya kısıtlayan bir usul işlemine ilişkinse yeniden yargılama yapılır. Bu ihtimalde yeni hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz.
“b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.”
Davanın esasını çözen ve mahkûmiyet dışındaki hükümlerde bozma aleyhe sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. Hükümlünün cezasının kaldırılması gerekiyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir ceza gerekiyorsa bu cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. Kanun yararına bozma kararına karşı ise direnilemez.
Bozmadan Sonra Hükümlü Tahliye Edilir mi
Tahliye kendiliğinden gerçekleşmez. Bozma kararı hükmün hukuki dayanağını ortadan kaldırdığında infazın devamı da tartışmalı hâle gelir. Yeniden yargılama yapılacaksa tutukluluk ve infaz durumu mahkemece ayrıca değerlendirilir. Yukarıdaki dosyada başvuru, hükümlünün cezaevinden çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Her dosyada aynı sonucun doğacağı ileri sürülemez.
Yargılamanın Yenilenmesinden Farkı Nedir
İki yol da kesinleşmiş hükme yöneliktir fakat dayanakları ayrıdır. Yargılamanın yenilenmesi, Ceza Muhakemesi Kanununun 311 ve devamı maddelerinde sayılan yeni delil ve olgulara dayanır. Kanun yararına bozma ise maddi olaya değil, hukukun yanlış uygulanmasına dayanır. Yenilenme talebi hükmü veren mahkemeye, bozma istemi ise Adalet Bakanlığına iletilir.
Üçüncü bir yol Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazıdır. Bu yol 308 inci maddede düzenlenmiştir ve daire kararına karşı otuz gün içinde işletilir. Dosyanın hangi aşamada olduğu, hangi yolun açık bulunduğunu belirler. Yanlış yola başvurmak zaman kaybına yol açar.
Usulsüz Tebligat Kesinleşmeyi Etkiler mi
Usulsüz tebligat süreyi başlatmaz. Bu nedenle kesinleşme tarihi, usulüne uygun tebliğ tarihine ya da muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihe göre belirlenir. Süreler kural olarak usulüne uygun tebligatla işlemeye başlar. 7201 sayılı Tebligat Kanunu 32 nci maddesi usulsüz tebliği ayrıca düzenler. Muhatap tebliği öğrendiğini beyan ederse, tebliğ tarihi bu beyan tarihi sayılır. Bu durumda temyiz süresinin başlangıcı da değişir.
Ceza Muhakemesi Kanununun 40 ıncı maddesi ayrı bir imkân tanır. Kusuru olmaksızın bir süreyi geçiren kişi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Talep, süreye uyulduğunda incelemeye yetkili olan mahkemeye sunulur. Usulsüz tebligat iddiası çoğu dosyada bu iki hükümle birlikte ileri sürülür.
Başvuru Dilekçesinde Hangi Noktalar Gösterilir
Dilekçede önce karar künyesi yer alır. Mahkeme adı, esas ve karar numarası ile kesinleşme tarihi yazılır. Ardından hukuka aykırılık, kanun maddesi gösterilerek tek tek açıklanır. Genel şikâyet cümleleri yerine somut usul işlemine gönderme yapılır.
Mahkûmiyetin kişi üzerindeki sonuçları da dilekçede belirtilebilir. Örneğin kamu görevlisi bakımından hükmün etkisi için ceza mahkûmiyetinin memurluğa etkisi yazısı yol gösterir. Yargıtayın konuya ilişkin kararlarına Yargıtay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir. Mevzuatın güncel hâli için ise Resmî Gazete kaynağı kullanılır.
Kanun Yararına Bozma İstemi Hangi Hâllerde Reddedilir
İstem her başvuruda kabul edilmez. Adalet Bakanlığı önce dosyayı inceler. Hukuka aykırılık görülmezse istem Yargıtaya hiç gönderilmez. Bu karar bir yargı kararı değildir. İdari nitelikte bir değerlendirmedir.
Yargıtayın ilgili ceza dairesi de istemi reddedebilir. Daire, ileri sürülen nedenleri yerinde görmezse talebi reddeder. Ret kararı hükmün kesinliğini sürdürür. İnfaz da kaldığı yerden devam eder. Delil tartışmasına dayanan istemler bu yüzden çoğu kez sonuçsuz kalır.
Aynı Dosya İçin Yeniden Başvurulabilir mi
Kanun açık bir yasak koymamıştır. Ancak aynı gerekçeyle yapılan ikinci başvurunun sonuç vermesi beklenmez. Yeni bir hukuka aykırılık gösterilmesi gerekir. Daha önce incelenmemiş bir usul işlemi buna örnektir. Bu nedenle ilk dilekçenin eksiksiz hazırlanması önem taşır.
İnfaz Sürerken Hangi Adımlar Atılır
Başvuru tek başına infazı durdurmaz. Hükümlü cezaevinde kalmaya devam eder. Bu yüzden başvuruyla birlikte infaza ilişkin talepler de gündeme gelir. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve infazın ertelenmesi ayrı yollardır. Her biri kendi şartlarına bağlıdır.
Cezanın türü de sonucu etkiler. Kısa süreli hapis cezalarında seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu konuda hapis cezasının para cezasına çevrilmesi yazısı ölçütleri sıralar. Kanun yararına bozma istemi ise ayrı bir yol olarak yürütülür.
Dosyaya Hangi Belgeler Eklenir
İlk belge gerekçeli karardır. Yanına istinaf kararı ve kesinleşme şerhi konur. Tebligat parçaları ayrıca istenir. Duruşma tutanakları müdafi bulunup bulunmadığını gösterir. Baroya yazılan görevlendirme yazısı varsa o da eklenir.
Belgeler dosyanın bulunduğu mahkemeden alınır. Hükümlü cezaevindeyse talep kurum aracılığıyla iletilebilir. Vekâletname sunulması işlemleri hızlandırır. Eksik evrak, incelemenin uzamasına yol açar.
Olağan Kanun Yollarından Farkı Nedir
İstinaf ve temyiz olağan kanun yollarıdır. İkisi de hüküm kesinleşmeden işletilir. Süreleri kanunda açıkça belirlenmiştir. Taraflar bu yollara doğrudan başvurabilir.
Kanun yararına bozma ise olağanüstü bir yoldur. Hüküm kesinleştikten sonra devreye girer. Başvuruyu taraf değil, Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yapar. Amaç yalnız somut dosyayı düzeltmek değildir. Kanunun ülke genelinde tek biçimde uygulanması da gözetilir.
Hangi Usul Aykırılıkları Sık Öne Sürülür
Ceza Muhakemesi Kanununun 289 uncu maddesi hukuka kesin aykırılık hâllerini sayar. Bu hâller bozma dilekçelerinin çekirdeğini oluşturur. Mahkemenin kanuna uygun kurulmamış olması ilk sıradadır. Duruşmada kanunen bulunması gereken kişilerin yokluğu da aynı kapsamdadır. Zorunlu müdafinin bulunmaması bu bende dayandırılır.
Açıklık kuralının çiğnenmesi ayrı bir sebeptir. Hükmün gerekçe içermemesi de bozma nedenidir. Gerekçenin kapsamı 230 uncu maddede gösterilir. Mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılması da sayılan hâller arasındadır. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanan hüküm ise ayrıca sakattır.
Ceza Miktarındaki Hata Bozma Sebebi Olur mu
Hesap hataları da hukukun yanlış uygulanması sayılır. Artırım ve indirim oranlarının yanlış uygulanması buna örnektir. Lehe kanun karşılaştırmasının yapılmaması da aynı başlıkta değerlendirilir. Bu tür aykırılıklar dosya üzerinden görülebilir. Bu nedenle kanun yararına bozma istemine elverişlidir.
Buna karşılık tanık beyanının değerlendirilmesi farklı bir alandır. Delilin takdiri kural olarak yerel mahkemeye aittir. Yargıtay bu takdiri olağanüstü kanun yolunda yeniden yapmaz. Dilekçenin usul aykırılığına odaklanması bu yüzden önemlidir.
Cezaevindeki Hükümlü Başvuruyu Nasıl İletir
Hükümlü dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumuna verebilir. Kurum idaresi dilekçeyi ilgili makama gönderir. Aile üyeleri de vekâletname ile avukat görevlendirebilir. Adli yardım için baro adli yardım bürosuna başvurulabilir. Maddi güçsüzlük tek başına başvuru yolunu kapatmaz.
Başvurunun akıbeti dosyanın bulunduğu mahkemeden öğrenilir. Bakanlık istemi uygun görürse dosya Yargıtaya gider. Daire kararı sonra yerel mahkemeye bildirilir. Takip için ulusal yargı ağı üzerinden bilgi alınabilir.
Bozma kararı geldiğinde yerel mahkeme dosyayı yeniden ele alır. Yeniden yargılama gerekiyorsa duruşma günü belirlenir. Bu aşamada müdafi görevlendirilmesi talebi yeniden ileri sürülebilir. Savunma hazırlığı için duruşma tutanaklarının örneği istenir. Tarafların yeni delil sunma imkânı da bu duruşmada değerlendirilir. Mahkeme, bozma gerekçesiyle bağlı kalarak karar verir. Böylece ilk yargılamadaki eksiklik giderilmiş olur.
Kanun Yararına Bozma Konusunda Avukat Desteği
Kanun yararına bozma isteminde uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Dosyadaki tutanaklar, tebligat evrakı ve kesinleşme şerhi sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi hukuki soru formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kanun bu yol için bir başvuru süresi öngörmemiştir. Temyizdeki iki haftalık süre burada uygulanmaz. Yine de cezanın infazı sürerken başvurmak sonucun pratik değerini artırır.
Zorunlu müdafi görevlendirilmeden yapılan yargılama bozma sebebi olur mu?
Evet, zorunlu müdafinin bulunmaması savunma hakkını kısıtlayan ağır bir usul aykırılığıdır. İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen dosyada bu aykırılık kanun yararına bozma istemine dayanak yapılabilir. Yeniden yapılacak yargılamada önceki cezadan ağır ceza verilemez.
Kanun yararına bozma başvurusu infazı durdurur mu?
Başvuru tek başına infazı durdurmaz. İnfaz, Yargıtay karar verene kadar kural olarak sürer. İnfaza ilişkin talepler ayrı yollarla ileri sürülür.
Kanun yararına bozma ile yargılamanın yenilenmesi arasındaki fark nedir?
Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararda hukuka aykırılık bulunmasına dayanır. Yargılamanın yenilenmesi ise CMK md. 311'de sayılan nedenlere dayanır. Bunlar arasında yeni olay ve deliller, sahte belge, gerçek dışı tanıklık ve AİHM ihlal kararı vardır. Yenilenme talebi hükmü veren mahkemeye yapılır.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.