İptal kararı üzerine ödenen emekli ikramiyesine faiz işletilmesi istemi, faizin başlangıç tarihi, kanuni faiz oranındaki 2026 değişikliği ve tam yargı davasının işleyişi.
İdare, iptal kararı üzerine emekli ikramiyesini öder ancak faizi çoğu zaman ödemez. Bunun sebebi basittir: ilk davada faiz istenmemişse mahkeme kararının hüküm fıkrasında faiz yer almaz. Emekli ikramiyesi faizi bu durumda ikinci bir davayla, iptal üzerine açılan tam yargı davasında istenir. Faizin başlangıcı bakımından ise idareye yapılan ilk başvuru tarihi tartışılır.
Kısa cevap: Emekli ikramiyesi faizi, iptal kararı üzerine açılan tam yargı davasıyla istenir. Dava, ikramiyenin ödendiği tarihten itibaren altmış gün içinde açılmalıdır. Bu süre içinde idareye faiz başvurusu yapılırsa süre durur. Başvuru reddedilir ya da otuz gün cevapsız kalırsa kalan süre içinde dava açılır. En güvenli yol, faiz istemini ilk iptal davasının dilekçesine yazmaktır.
Emekli İkramiyesi Faizi Hangi Durumda Gündeme Gelir
Tipik dosya şöyle ilerler. Kamu görevlisine emekli aylığı bağlanır. İkramiye ise ödenmez. İlgili kişi ret işleminin iptali için dava açar ve davayı kazanır. İdare kararı uygular, ikramiyeyi öder.
Ödeme yapıldıktan sonra bir soru kalır. Para yıllarca kullanılamamıştır. Bu süre için bir karşılık istenip istenemeyeceği sorulur. Emekli ikramiyesi faizi istemi tam bu noktada doğar.
Bu istem hukuken bağımsız bir alacak talebidir. İkramiyenin ödenmiş olması istemi ortadan kaldırmaz. Aksine, ödeme tarihi faizin bitiş noktasını belirler.
Talep önce idareye iletilir. Sosyal Güvenlik Kurumu bu başvuruyu genellikle reddeder. Ret gerekçesi çoğunlukla aynıdır: mahkeme kararında faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı belirtilir. Ret işlemi üzerine ikinci dava açılır.
İptal Kararı Neden Kendiliğinden Faiz Doğurmaz
İptal kararı, hüküm fıkrasında yer almayan faizin ödenmesini sağlamaz; faiz ayrıca istenmelidir. İptal kararının etkisi geriye yürür. Bu, idare hukukunun yerleşik ilkelerindendir. Karar, işlemi kurulduğu andan başlayarak ortadan kaldırır. İdare de önceki hukuki durumu sağlamakla yükümlüdür.
Yargı kararında bu ilke şöyle ifade edilir: "bir idari işlemin yargısal bir kararla iptali halinde, bu iptal kararlarının işlemin yapılması sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı" kabul edilir. İdare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni işlem yapar. Bu ilkenin kapsamı
Sık Sorulan Sorular
İptal davasını kazandım, ikramiye ödendi ama faiz ödenmedi. Ne yapmalıyım?
Önce Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak faiz talebinde bulunulur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret üzerine idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açılabilir.
Faiz hangi tarihten başlatılır?
Yargı kararlarında benimsenen ölçüt, idarenin ödeme yükümlülüğünün doğduğu tarihtir. Bu tarih genellikle ikramiye ödenmesi talebiyle idareye yapılan ilk başvuru tarihidir. Faiz bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar işletilir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Buna karşılık idare, kararda yazmayan bir alacağı kendiliğinden ödemez. Hüküm fıkrasında yalnızca iptal ve ikramiyenin ödenmesi varsa, ödeme de bununla sınırlı kalır. Emekli ikramiyesi faizi ayrı bir istem olduğu için ayrıca hükme bağlanması gerekir.
İptal Üzerine Açılan Tam Yargı Davası Nedir
İptal üzerine tam yargı davası, iptal kararından sonra açılır. Dava, iptal edilen işlemin doğurduğu zararın giderilmesini amaçlar. Dayanak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12 nci maddesidir. Madde üç ayrı yol tanır. İlgili kişi doğrudan tam yargı davası açabilir. İptal ve tam yargı davasını birlikte de açabilir. Üçüncü yol, önce iptal davası açıp karardan sonra tam yargı davası açmaktır.
“İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.”
Üçüncü yolda süre, kararın tebliğinden ya da işlemin icrasından itibaren işler. Yani ödeme yapıldığı tarih de başlangıç olabilir. Bu süre içinde dava açılmazsa istem zamanaşımına uğrar.
İlk davada faiz istenmemiş olması, sonraki davayı engellemez. Çünkü ilk dava yalnızca iptal istemine ilişkindir. Zararın karşılanması istemi ise ayrı bir dava konusudur. Tam yargı davasının genel çerçevesi bu ayrımı daha ayrıntılı gösterir.
Faiz Talebi Neden İlk Dilekçede Yer Almalı
Doğru yöntem iki istemi birlikte kurmaktır. İptal davasının dilekçesine faiz istemi de yazılır. Bu, ikinci davayı ve ikinci yargılama masrafını ortadan kaldırır.
Uygulamada ilk dilekçeler çoğu zaman yalnızca iptal istemiyle sınırlı kalır. Sebep genellikle acele hazırlıktır. Dava süresi dolmak üzereyken yazılan dilekçelerde parasal istem atlanır.
Emekli ikramiyesi faizi istemi dilekçede şu unsurları taşımalıdır. İstenen tutarın dayanağı, faizin türü ve faizin başlangıç tarihi açıkça yazılır. Tutar belirsizse, hesaplamanın yargılama sırasında yapılacağı belirtilir.
Faizin Başlangıç Tarihi Nasıl Belirlenir
Yargı kararlarında faiz, kural olarak ikramiye talebiyle yapılan ilk başvuru tarihinden ödemeye kadar işletilir. Somut dosyada başlangıç tarihi tartışılabilir. Başlangıç tarihi uyuşmazlığın parasal sonucunu doğrudan etkiler. Birkaç yıllık fark önemli bir tutar oluşturur.
Yargı kararlarında benimsenen ölçüt şudur. İdarenin ödeme yükümlülüğü, ilgilinin ikramiye ödenmesi talebiyle ilk kez başvurduğu tarihte doğar. İptal davasına konu olan ret işlemine esas alınan başvuru tarihi budur. Faiz de bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar yürütülür.
Bu ölçütün mantığı açıktır. İdare, başvurunun yapıldığı anda ödemeyi yapmalıydı. Yapmadığı için alacaklı parasından yoksun kaldı. Dava tarihinin veya karar tarihinin esas alınması, bu yoksunluğun bir bölümünü karşılıksız bırakır.
Bazı dosyalarda birden fazla başvuru bulunur. Bu halde hangi başvurunun ret işlemine esas alındığına bakılır. İptal davasına konu olan işlem hangi dilekçeye cevap veriyorsa, o dilekçenin tarihi öne çıkar.
Kurum ise çoğu kez daha geç bir tarihi savunur. Bu yüzden başlangıç tarihi dilekçede gerekçesiyle birlikte gösterilir.
Ankara İdare Mahkemesi Kararında Yapılan Değerlendirme
Sitede paylaşılan dosyada davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde polis olarak görev yapmaktaydı. Kamu görevinden çıkarıldıktan sonra 28/11/2016 tarihinde emeklilik talebinde bulundu. Kendisine emekli aylığı bağlandı, ancak ikramiye ödenmedi.
Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 3. İdare Mahkemesi işlemi iptal etti ve ikramiyenin ödenmesine karar verdi. İkramiye ödendi, faiz ödenmedi. Davacı 28/06/2019 tarihli dilekçeyle faiz istedi. İstem reddedilince Ankara 12. İdare Mahkemesinde ikinci dava açıldı.
Mahkeme önce davanın niteliğini belirledi. İlk davada yalnızca iptal ve ikramiyenin ödenmesi istendiği için, bakılan davanın iptal üzerine açılan tam yargı davası olduğu sonucuna vardı. Ardından faizi tanımladı: "Faiz; konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır."
Kararda ayrıca bu kaybın istenmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı kusurunun kural olarak aranmadığı belirtildi. Sonuçta 11/12/2019 tarihinde ret işleminin iptaline karar verildi. Faizin, ikramiye ödenmesi talebiyle yapılan başvuru tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işletilmesi hükme bağlandı.
Bu kararın künyesi yayımlanmamıştır. Karar bir dosya örneğidir; genel bir kural olarak sunulamaz. Yine de kullanılan ölçütü göstermesi bakımından değerlidir.
Faiz İsteminin Reddedilmesinde Hangi Gerekçeler Kullanılır
Kurum ret yazılarında birkaç gerekçe tekrarlanır. Bunları önceden bilmek dilekçeyi güçlendirir.
En sık kullanılan gerekçe kararın kapsamıdır. Mahkeme kararında faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu yüzden ödeme yapılamayacağı belirtilir. Bu gerekçe ödemenin idari sınırını anlatır. Faiz hakkının hiç doğmadığını göstermez.
İkinci gerekçe kusur meselesidir. İdarenin kusuru bulunmadığı ileri sürülür. Oysa yargı kararlarında, yoksun kalınan kazancın istenmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı kusurunun kural olarak aranmadığı belirtilir.
Üçüncü gerekçe süredir. Başvurunun geç yapıldığı savunulur. Bu savunmaya karşı, ödemenin hangi tarihte yapıldığı ve başvurunun bu tarihten sonraki hangi gün içinde verildiği gösterilir. Emekli ikramiyesi faizi dosyalarında süre savunması en çok tartışılan noktadır.
Kanuni Faiz Oranı Nasıl Hesaplanıyor
31 Temmuz 2026'dan sonraki dönem için kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır. Oran 30 Haziran'da beş puan veya daha çok değişmişse yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni geçerlidir; önceki dönemlere eski oran uygulanır. Bu başlıkta 2026 yılında önemli bir değişiklik oldu. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesi, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değiştirildi. Yeni metin 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Değişiklikten önce kanuni faiz sabit bir oran olarak uygulanıyordu. Yeni düzenleme oranı değişken hâle getirdi. Artık ödeme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.
Madde bir de yıl ortası kuralı içerir. Reeskont oranı 30 Haziran günü yeniden karşılaştırılır. Bu oran, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı olabilir. Böyle bir durumda yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni geçerli olur.
“11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”
Kural yalnızca yeni doğan alacaklara özgü değildir. Faiz döneminin yeni düzenlemeden sonraki kısmı için yeni oran uygulanır.
Bu yüzden hesaplama artık tek bir orana bakılarak yapılamaz. Faiz döneminin hangi yıllara yayıldığı önem kazanır. Güncel oranlar Merkez Bankasının reeskont ve avans faiz oranları sayfasından izlenir. Emekli ikramiyesi faizi hesabında bu sayfa esas alınır.
Eski dönemler için eski oran uygulanır. Yeni oran, yürürlük tarihinden sonraki dönem bakımından geçerlidir.
Alacağın Değer Kaybı ile Faiz Arasındaki İlişki Nedir
Uzun süre ödenmeyen bir alacak, aynı tutarla ödendiğinde eski değerini taşımaz. Faiz bu farkı karşılamayı amaçlar. Yargı kararındaki tanım da bunu anlatır.
Buna karşılık faiz, enflasyon farkının birebir karşılığı değildir. Kanuni faiz oranı kanunla belirlenen bir orandır. Bu oran, gerçekleşen fiyat artışının altında veya üstünde kalabilir.
Uygulamada bazı dosyalarda ayrıca munzam zarar tartışılır. Bu istem, faizi aşan zararın karşılanmasına yöneliktir ve ayrı bir ispat yükü doğurur. Emekli ikramiyesi faizi istemiyle aynı dilekçede birleştirilmesi çoğu zaman süreci ağırlaştırır.
Bu yüzden önce faiz istemi kurulur. Faizin karşılamadığı bir zarar iddiası varsa ayrıca değerlendirilir.
Kanuni Faiz ile Temerrüt Faizi Aynı Şey Midir
İki kavram karıştırılır. Kanuni faiz, 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde düzenlenir. Temerrüt faizi ise aynı Kanunun 2 nci maddesinde yer alır ve borçlunun temerrüde düşmesine bağlıdır.
Yargı kararlarında sık geçen "yasal faiz" ifadesi kanuni faizi anlatır. İdari yargıda idareye karşı hükmedilen faiz kural olarak budur. Ticari işlerde uygulanan avans faizi oranı burada geçerli olmaz.
Emekli ikramiyesi faizi bakımından da kanuni faiz esas alınır. Dilekçede faiz türünün açıkça yazılması, hesaplama aşamasındaki tartışmayı azaltır.
Başvuru Sırası ve Dava Süresi Nasıl İşler
İlk adım idareye yazılı başvurudur. 2577 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu tarih zımni ret tarihidir.
Ret üzerine dava açma süresi altmış gündür. Süre, açık ret işleminin tebliğinden ya da zımni ret tarihinden işler. Aynı Kanunun 11 inci maddesine göre üst makama yapılan başvuru dava süresini durdurur.
İptal kararının icrası sebebiyle doğan zararlarda ise 12 nci maddedeki özel kural geçerlidir. Bu halde süre icra tarihinden, yani ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işler. Ödeme dekontunun saklanması bu yüzden gereklidir.
Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Davalı idare, ret işlemini kuran Sosyal Güvenlik Kurumudur. Yetki bakımından işlemi yapan merciin bulunduğu yer esas alınır. Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı Ankara'da bulunur. Bu yüzden dosyalar çoğunlukla Ankara idare mahkemelerinde görülür. Yürütmenin durdurulması kararının bu tür parasal istemlerde sınırlı bir işlevi bulunur.
Dava Dilekçesine Hangi Belgeler Eklenir
Dosya kurgusu birkaç belgeye dayanır. Bunların hepsi ilgili kişinin elinde bulunur ya da kısa sürede temin edilir.
İlk davada verilen iptal kararının onaylı örneği
Kararın kesinleştiğini gösteren şerh veya yazı
Emekli ikramiyesinin ödendiği tarihi gösteren banka kaydı
İkramiye talebiyle idareye yapılan ilk başvurunun tarihli örneği
Faiz talebine ilişkin başvuru dilekçesi
Kurumun faiz talebini reddeden işlemi
İlk başvurunun tarihli örneği en kritik belgedir. Faizin başlangıç tarihi bu belgeden okunur. Belge yoksa Kurumdan bilgi edinme yoluyla istenebilir.
Ödeme tarihini gösteren kayıt da atlanmamalıdır. Faiz bu tarihte durur. Ayrıca 2577 sayılı Kanunun 12 nci maddesindeki icra tarihi de bu kayıttan belirlenir.
Emekli ikramiyesi faizi hesabı bu iki tarih arasındaki gün sayısına dayanır. Tarihler netleştiğinde hesap tartışması büyük ölçüde kapanır.
Karar Kazanıldıktan Sonra Hangi Faiz İşler
Faiz konusu davanın kazanılmasıyla bitmez. 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ikinci bir faiz kalemi öngörür.
Maddenin birinci fıkrası idareye bir süre koyar. İdare, kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirir. Bu süre kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.
İkinci fıkra ödemenin nasıl yapılacağını düzenler. Hükmedilen miktar, davacının veya vekilinin yazılı olarak bildireceği banka hesabına yatırılır. Süre bu bildirim tarihinden işler. Ödeme yapılmazsa genel hükümlere göre icra takibi yapılabilir.
Altıncı fıkra ise tazminat davalarına özgü bir faiz getirir. Kararın tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında faiz ödenir. Bu faiz, davada hükmedilen kanuni faizden ayrıdır.
Aynı fıkra bir de sınır koyar. Kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçen süre için faiz işlemez. Bu yüzden hesap numarası bildirimi karar elde edilir edilmez yapılmalıdır.
“Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez.”
Üçüncü fıkra son çareyi gösterir. Karara göre işlem tesis edilmeyen hâllerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Bu yol nadiren gerekir, ancak uzun süre uygulanmayan kararlarda gündeme gelir.
Akademik Personel Bakımından Faiz İstemi Neden Önemli
Öğretim elemanlarının parasal hak uyuşmazlıkları da aynı mantıkla yürür. Görev süresi uzatılmayan bir öğretim üyesi işlemin iptalini kazandığında, geçmiş döneme ilişkin mali haklar gündeme gelir. Aynı durum kadroya atanmama işlemleri için de geçerlidir.
Bu dosyaların hepsinde faiz istemi ayrı bir kalem oluşturur. İstem ilk dilekçeye yazılırsa süreç tek davada tamamlanır. Yazılmazsa emekli ikramiyesi faizi için ikinci bir yargılama gerekir.
Emekli İkramiyesi Faizi Konusunda Avukat Desteği
Emekli ikramiyesi faizi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Emekli ikramiyesi faizi hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya ücretsiz soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
7589 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesi değiştirildi ve 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Oran artık Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli kredi reeskont oranının yüzde sekseni olarak hesaplanır.
İlk davada faiz istemedim, hakkım düştü mü?
Düşmez. 2577 sayılı Kanunun 12 nci maddesi, iptal davasının karara bağlanmasından sonra tam yargı davası açılmasına imkân verir. Ancak dava süresine dikkat edilmesi gerekir.
İkinci dava için süre ne zaman başlar?
İşlemin icrası sebebiyle doğan zararlarda süre icra tarihinden itibaren işler. Ödemenin yapıldığı tarih bu bakımdan belirleyicidir. Ayrıca idareye başvurulmuşsa 10 uncu ve 11 inci maddedeki süreler de hesaba katılır.
Faiz için ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Tutar tartışmalıysa mahkeme hesaplama için inceleme yaptırabilir. Çoğu dosyada hesap, ödeme tarihi ve başvuru tarihi belliyse kararın uygulanması aşamasında yapılır. Dilekçede tutarın dayanağının gösterilmesi bu aşamayı kolaylaştırır.
Davalı idare kimdir?
Davalı, faiz istemini reddeden işlemi kuran Sosyal Güvenlik Kurumudur. Emeklilik işlemleri Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı tarafından yürütülür. Bu birim Ankara'da bulunduğu için davalar çoğunlukla Ankara idare mahkemelerinde görülür.
İdare Hukuku
Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu Kararı İptal Davası
Senato ve üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi, itiraz yolu ve yürütmenin durdurulması şartları.