Yabancı devlet vatandaşlarının Türkiye’ye vize almadan girebilmeleri ve muafiyet süresi içinde ülkede kalabilmeleri Türkiye’ye girişte vize muafiyeti olarak kabul edilmektedir. TÜRKİYE’YE GİRİŞTE VİZE MUAFİYETİ NEDİR?
Türkiye’ye girişte vize muafiyeti, yabancının vize almadan ülkeye girmesine ve muafiyet süresince kalmasına izin veren düzenlemedir. Muafiyet; iç hukuk kurallarından, ikili veya çok taraflı antlaşmalardan ve Cumhurbaşkanı kararlarından doğar. Süre ve ülke listesi zaman içinde değişir, bu yüzden seyahatten önce resmî kaynağı kontrol edin.
Kısa cevap: Vize muafiyeti, belirli yabancıların Türkiye’ye vize almadan girmesine imkân tanır. Antlaşma veya Cumhurbaşkanı kararıyla muaf tutulan ülkelerin vatandaşları ile geçerli ikamet ya da çalışma izni olanlar başta olmak üzere kanunda sayılan yabancılar bu kapsamdadır. Muafiyetin sağladığı kalış süresi her yüz seksen günde doksan günü geçemez. Muafiyet, çalışma hakkı vermez.
Türkiye’ye Girişte Vize Muafiyeti Nedir
Vize muafiyeti, vize alma zorunluluğunun kalkması anlamına gelir. Türkiye çok sayıda ülkenin vatandaşına bu imkânı tanır. Muafiyet kapsamındaki yabancı, her 180 gün içinde en fazla 90 gün ikamet izni almadan kalır. Güncel ülke listesini Dışişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı sayfalarından takip edin.
Muafiyet, sınırsız kalma hakkı vermez. Süre dolduğunda ya ülkeden çıkmanız ya da ikamet izni almanız gerekir. Muafiyet ayrıca çalışma hakkı da doğurmaz.
“Vizenin veya vize muafiyetinin Türkiye’de sağladığı kalış süresi, her yüz seksen günde doksan günü geçemez.”
İç Hukuk Kurallarıyla Tanınan Vize Muafiyeti
Geçerli ikamet veya çalışma izni bulunan yabancılar vizeden muaftır. Bu kişiler Türkiye’ye dönerken ikinci bir vize işlemi yapmaz. İzin belgesi, giriş kontrolünde vize yerine geçer.
İçişleri Bakanlığı, vatansız kişilere ve vatandaşlık durumu düzensiz olanlara özel damgalı pasaport düzenler. Belge; tek giriş, tek çıkış ya da bir çıkış bir giriş için geçerli olur. Dönüş izni taşıyan ve pasaport süresi devam eden kişiden girişte vize istenmez.
Özel statülü yabancılar da muafiyet kapsamındadır. Doğumla Türk vatandaşı olup sonradan izinle vatandaşlıktan çıkan kişiler bu gruptadır. Bu kişiler Türkiye’ye girişte vize almak zorunda değil.
Sık Sorulan Sorular
Vize muafiyeti kapsamında Türkiye’de en fazla kaç gün kalınır?
Kanuna göre muafiyetin sağladığı kalış süresi her yüz seksen günde doksan günü geçemez. Bazı ülkeler için Cumhurbaşkanı kararında daha kısa bir süre belirlenmiş olabilir. Kendi ülkenizin süresini resmî kaynaktan kontrol edin.
Vize muafiyeti Türkiye’de çalışma hakkı verir mi?
Hayır. Muafiyet yalnız vizesiz girişe ve kısa süreli kalışa izin verir. Türkiye’de çalışmak için ayrıca çalışma izni almanız gerekir; izinsiz çalışma idari yaptırım doğurur.
Geçerli ikamet izni olan yabancı girişte vize almak zorunda mıdır?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
“27 üyeli Avrupa Birliği’ne giden süreç, altı ülkenin; Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un Avrupa Kömür Çelik Teşkilatı’nı (AKÇT) kurması ile başlamıştır. 1957 yılında bu altı ülke Roma Antlaşması’nı imzalayarak Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurmuştur. Topluluğun oluşturulmasındaki amaç malların, hizmetlerin ve işgücünün serbest bir şekilde topluluğa üye ülkeler arasında dolaşımının sağlanmasıdır.
1985 yılında Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg Schengen Antlaşması’nı imzalayarak antlaşmaya taraf olan ülke vatandaşlarına sınırlarda vize ve gümrük uygulanmasını kaldırmışlar, vize ve gümrük uygulamasının üçüncü ülke vatandaşlarına uygulanmasını kararlaştırmışlardır. Maastricht Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Birliği (AB) adını almış ve birliğe üye olan devlet sayısı 15’e çıkmıştır. 1993 yılında Kopenhag kentinde düzenlenen zirvede Avrupa Birliği’ne üye olmak için belli başlı kriterler belirlenmiş ve bu kriterler Kopenhag Kriterleri olarak anılmıştır (İktisadi Kalkınma Vakfı 2020; Soytürk 2019: 314-315).
1999 yılında imzalanan Amsterdam Antlaşması ile Schengen Rejimi AB iç hukukuna yerleşmiştir. Böylece AB bünyesinde birlik sınırlarını çizen tek bir dış sınır belirlenmiş ve AB içindeki ülkelerin iç sınırları kaldırılmıştır. Schengen bölgesine girebilmek için üçüncü ülkelere vize zorunluluğu getirilmiştir. Vize sahibi olan üçüncü ülke vatandaşları da iç sınırlarda herhangi bir denetime tabi olmadan ülkeler arasında geçiş yapabilmektedirler. Ancak bu vizenin alınabilmesi için aşılması gereken birçok bürokratik işlem mevcuttur. Ülkemiz açısından bu durum; öğrencilerden akademisyenlere, iş adamlarından uzmanlara kadar çok fazla kitleyi olumsuz etkilemektedir ayrıca kabul edilmeme riski de oldukça fazladır (Kirişçi 2007: 28-29).” [1].
Türkiye’nin Taraf Olduğu Başlıca Antlaşmalar
Türkiye’ye girişte vize muafiyeti bakımından öne çıkan antlaşmalar şunlardır.
1963 tarihli Ankara Antlaşması. Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu bu antlaşmayı imzaladı ve metin 1964’te yürürlüğe girdi. Antlaşma, ticaret ve gümrük birliği yanında bireysel haklara ilişkin hükümler de taşır. Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girişine ilişkin hüküm ise uygulamaya geçmedi.
Avrupa Konseyi Üyesi Devletler Arasında Kişilerin Seyahatleri ile İlgili Avrupa Antlaşması. Türkiye bu antlaşmaya 1961’de taraf oldu. Antlaşma, üye ülke vatandaşlarına her 180 günde 90 güne kadar vizesiz giriş imkânı tanıdı. Türkiye bakımından uygulama 1980’li yıllarda durdu. Antlaşma yürürlükte kalsa da Türk vatandaşları bu haktan yararlanamıyor.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki karşılıklı vize muafiyeti antlaşması. Taraflar antlaşmayı 25 Şubat 2020’de Bakü’de imzaladı. Antlaşma, iki ülke vatandaşlarına karşılıklı muafiyet sağladı.
Cumhurbaşkanı Kararlarıyla Tanınan Muafiyet
Bazı ülkeler için muafiyet Cumhurbaşkanı kararıyla gelir. 1 Mart 2020 tarihli ve 2181 sayılı karar bunun örneğidir. Karar, girişte vize aranmayacak ülkeleri tek tek sayar.
Karar kapsamındaki ülkeler arasında Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, Malta, Norveç, Polonya ve Portekiz yer alır. Bu ülkelerin umuma mahsus pasaport sahibi vatandaşları her 180 günde en fazla 90 gün kalır. Girişte vize muafiyeti burada turistik seyahat ve transit geçiş için geçerlidir.
Bu kararlar ikili ilişkilere ve turizm politikasına göre değişir. Yeni karar eski kararın yerini alır. Bu yüzden seyahat tarihine yakın bir kontrol şarttır. Girişte vize gerekip gerekmediğini e-Vize sisteminden de sorgulayabilirsiniz.
Türkiye’ye Giriş Kontrolü Nasıl Yapılır
Yabancı, giriş ve çıkışta pasaport veya pasaport yerine geçen belge gösterir. Görevliler belge kontrolünü sınır kapısında yapar.
Yabancı, pasaportunu ya da pasaport yerine geçen belgesini görevlilere göstermek zorundadır.
Görevliler sınır geçişlerinde belge kontrolünü taşıtlarda seyir hâlinde de yapar.
Havalimanı transit alanını kullanan yabancı da kontrole tabidir.
Görevliler, girişte yabancının 6458 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamına girip girmediğine bakar.
Görevliler, kapsamlı kontrol gereken yolcuyu en fazla dört saat bekletir. Yabancı bu süre içinde ülkesine dönme hakkına sahiptir. Dilerse dört saatlik süreyle bağlı kalmadan işlemlerin sonucunu bekler.
“(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:
a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar
(2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.
(3) Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir.”
Kabul edilemeyen yolcu kararını sınır kapısındaki görevliler verir. Karar bir idari işlemdir ve yargı denetimine tabidir. Bu konudaki ayrıntıyı Türkiye’ye girişine izin verilmeyen yabancı yazısında bulabilirsiniz. Giriş yasağı ve tahdit kodu ilişkisini ise tahdit kodlarının kaldırılması yazısı açıklar.
Türkiye’ye Girişte Vize Muafiyeti Kriterleri
“1) Aşağıda sayılan yabancılardan Türkiye’ye girişte vize şartı aranmaz:
a) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalarla ya da Cumhurbaşkanı kararıyla vizeden muaf tutulan ülkelerin vatandaşları
b) Türkiye’ye giriş yapacağı tarih itibarıyla, geçerli ikamet veya çalışma izni bulunanlar
c) 15/07/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 18 inci maddesine göre verilmiş ve geçerliliklerini yitirmemiş yabancılara mahsus damgalı pasaport sahipleri
ç) 29/05/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28’inci maddesi kapsamında çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler
2) Aşağıda sayılan yabancılardan Türkiye’ye girişte vize şartı aranmayabilir:
a) Mücbir nedenlerle, Türk hava ve deniz limanlarını kullanmak zorunda kalan taşıtlardaki yabancılardan liman şehrine çıkacak kişiler
b) Deniz limanlarına gelip, yetmiş iki saati geçmemek kaydıyla, liman şehrini veya civar illeri turizm amaçlı gezecek kişiler.” [2].
Bu hüküm, girişte vize şartının aranmadığı hâlleri iki grupta toplar. Birinci grupta vize şartı hiç yoktur. İkinci grupta ise idarenin takdir yetkisi vardır; kanun girişte vize şartını mutlak tutmaz. Aradaki fark, hakkın kesinliği bakımından belirleyicidir. Birinci gruptaki yolcu hakkını doğrudan ileri sürer.
Birinci grup; antlaşma veya Cumhurbaşkanı kararıyla muaf tutulanları, geçerli ikamet ya da çalışma izni sahiplerini ve özel statülü kişileri kapsar. İkinci grup ise mücbir sebeple limanları kullanmak zorunda kalan taşıt personelini ve yetmiş iki saati aşmayan liman şehri ziyaretlerini kapsar. Sınır kapısındaki görevli, ikinci gruptaki talebi somut duruma göre değerlendirir.
“Aşağıda sayılan yabancılardan Türkiye’ye girişte vize şartı aranmayabilir: a) Mücbir nedenlerle, Türk hava ve deniz limanlarını kullanmak zorunda kalan taşıtlardaki yabancılardan liman şehrine çıkacak kişiler b) Deniz limanlarına gelip, yetmiş iki saati geçmemek kaydıyla, liman şehrini veya civar illeri turizm amaçlı gezecek kişiler”
Girişte Vize Muafiyeti ile e-Vize Arasındaki Fark Nedir
Vize muafiyeti ile elektronik vize aynı anlama gelmez. Muafiyet kapsamındaki yabancı hiçbir vize işlemi yapmaz. Elektronik vize sahibi ise başvuru yapar, ücret öder ve belge alır. İki yolu karıştıran yolcu sınır kapısında sorun yaşar.
Bazı ülkeler yalnız belirli şartlarla muafiyet kapsamındadır. Örneğin geçerli Schengen veya ABD vizesi şartı aranan hâller vardır. Bu şartı sağlamayan yolcu, girişte vize almak zorunda kalır. Şart listesi sık değiştiği için başvuru öncesinde resmî sistemden kontrol edin.
Türkiye’ye Girişte Vize Muafiyeti ile İlgili Yargı Kararları
Aşağıdaki karar, girişte vize işlemleri üzerinden yürütülen dolandırıcılık iddiasını konu alır. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.12.2014 tarihli, 2013/6420 E. ve 2014/22154 K. sayılı kararı:
“Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların baştan itibaren suçlamaları kabul etmedikleri, katılanın Elçiliğe kendisinin başvurup, görüşmeye kendisinin katıldığı, Amerikan Elçiliğinin vermiş olduğu vize işleminin geçerli bulunduğunun belirlenmesi karşısında, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun tespit edilemediği anlaşılmakla, bu gerekçe ile beraati benimseyen kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA..”
Vize İşlemlerinde Dolandırıcılık İddiasına İlişkin Danıştay Kararı
İkinci karar, aile ikamet izni ve girişte vize uygulamasının kesişimini gösterir. Danıştay 10. Daire Başkanlığının 20.10.2021 tarihli, 2016/594 E. ve 2021/4945 K. sayılı kararı:
“Moldova vatandaşı olan davacı 26/08/2009 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenmiş ve bu evliliği dolayısıyla kendisine 19/08/2010-18/08/2011, 18/08/2011-17/08/2013 tarihleri arasında ikamet izni verilmiştir.
Daha sonra davacı tarafından hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış iddialarıyla Türk vatandaşı eşinden boşanmak istemiyle 20/03/2015 tarihinde … Aile Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyası ile boşanma davası açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle ”Kısa dönem ikamet izni” başlıklı 31. maddesinde, (1) Aşağıda belirtilen yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebilir: …
e) Turizm amaçlı kalacaklar…g) Adli veya idari makamların talep veya kararına bağlı olarak Türkiye’de kalması gerekenler… ” hükmü; “Kısa dönem ikamet izninin şartları” başlıklı 32. maddesinde, “(1) Kısa dönem ikamet izinlerinin verilmesinde aşağıdaki şartlar aranır:
a) 31 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan gerekçelerden biri veya birkaçını ileri sürerek talepte bulunmak ve bu talebiyle ilgili bilgi ve belgeleri ibraz etmek
b) 7 nci madde kapsamına girmemek
c) Genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak
ç) İstenilmesi hâlinde, vatandaşı olduğu veya yasal olarak ikamet ettiği ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenmiş adli sicil kaydını gösteren belgeyi sunmak
d) Türkiye’de kalacağı adres bilgilerini vermek” hükmü; “Kısa dönem ikamet izninin reddi, iptali veya uzatılmaması
” başlıklı 33. maddesinde, “(1) Aşağıdaki hâllerde kısa dönem ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz:
a) 32 nci maddede aranan şartlardan birinin veya birkaçının yerine getirilmemesi veya ortadan kalkması
b) İkamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi
c) Son bir yıl içinde toplamda yüz yirmi günden fazla süreyle yurt dışında kalınması
ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması
” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un işlem tarihindeki haliyle ”Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar” başlıklı 7. maddesinde, ” (1) Aşağıdaki yabancılar, Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:
a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar
(2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.” hükmü; ”Vize verilmeyecek yabancılar” başlıklı 15. maddesinde ise ” (1) Aşağıda belirtilen yabancılara vize verilmez:
a) Talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
b) Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar
c) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler
ç) Kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıklardan birini taşıyanlar
d) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca, suçluların geri verilmesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar
e) Kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar
f) Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar
g) Kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayanlar
ğ) Vize ihlalinden veya önceki ikamet izninden doğan ya da 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler veya 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre takip edilen borç ve cezalarını ödemeyi kabul etmeyenler
(2) Bu madde kapsamında olmasına rağmen vize verilmesinde yarar görülenlere Bakanın onayıyla vize verilebilir. ” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelediğinde; 11/03/2015 tarihinde Türk vatandaşı ile evli vizesi almak suretiyle 10 gün süreli şartlı giriş yapan davacı tarafından, 12/03/2015 tarihinde eşinden boşanacağı için tarafına kısa dönem ikamet izni verilmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, sonrasında Türk vatandaşı eşine karşı 20/03/2015 tarihinde boşanma davası açtığı, ancak davacının kısa dönem ikamet izni başvurusunun amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi gerektiği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen 6458 sayılı Kanun’un 22. maddesinde ise; aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçişlerde, geçerli ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya değişikliğe uğramasından dolayı yeni kalış amacına uygun ikamet izni almak üzere yapılacak başvurularda ikamet izni başvurularının istisnai olarak valiliklere yapılabileceğinin kurala bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA…”
Vize Muafiyeti Süresi Nasıl Hesaplanır
Girişte vize muafiyeti süresi 90/180 kuralına dayanır. Yani her 180 günlük dönemde toplam 90 gün kalırsınız. Bu süreyi tek seferde ya da parça parça kullanırsınız. Giriş ve çıkış günleri de bu hesaba girer.
180 Günlük Dönem Nasıl Sayılır
180 günlük dönem sabit değil, hareketli bir penceredir. Her giriş gününde geriye doğru 180 gün sayarsınız.
Bu dönemde ülkede geçirdiğiniz günleri toplarsınız. Toplam 90 günü aşarsa muafiyetiniz biter.
Örneğin ocak ayında 60 gün kaldıysanız, aynı pencere içinde en fazla 30 gün daha kalabilirsiniz. Yeni hak, ilk günlerin pencere dışında kalmasıyla doğar. Hesabı seyahatten önce yapmak, süre aşımının önüne geçer.
Giriş ve çıkış kayıtlarınızı pasaport damgalarından takip edin. Kayıt uyuşmazlığı çıkarsa Göç İdaresi Başkanlığından bilgi isteyin. Damgasız geçişlerde elektronik kayıt esas oluşturur.
Bazı ülkeler için muafiyet süresi 90 günden kısadır. Karar metni her ülke için ayrı süre gösterir. Bu yüzden genel kural yerine kendi ülkenize ilişkin düzenlemeyi okuyun.
Süre hesabı girişte vize muafiyeti dışında da önem taşır. İkamet izni başvurusunda, vatandaşlık sürecinde ve çalışma izninde aynı kayıtlar karşınıza çıkar. Bu nedenle seyahat kayıtlarınızı düzenli tutun.
Muafiyet süresi içinde ikamet izni başvurusu yapabilirsiniz. Başvuru süreci ile muafiyet süresi birlikte işler.
Başvurunuz sonuçlanmadan muafiyet süreniz dolar. Bu durumda kayıt altındaki başvurunuz size geçici bir hukuki dayanak sağlar.
İkamet izni türlerini ve başvuru usulünü oturma izni yazısında ele aldık.
Muafiyet süresini aşmak, sonraki başvurularınızı da olumsuz etkiler.
Muafiyet Süresi Uzatılır mı
Muafiyet süresini uzatan bir başvuru yolu yoktur. Süreyi uzatmak yerine ikamet izni almanız gerekir. İkamet izni başvurusunu kural olarak yurt dışındaki konsolosluklara yaparsınız. Kanun bazı hâllerde ülke içinden başvuruya da izin verir.
Turistik amaçla gelen yabancı, kısa dönem ikamet izni talep eder. İzin süresi ve şartları başvuru türüne göre değişir. Başvurunun reddi hâlinde idari yargı yolu açıktır. Bu süreci ikamet izni başvurusunun reddi yazısında açıkladık.
Süreyi Aşan Yabancıyı Ne Bekler
Süre aşımı önce idari para cezası doğurur. Cezayı idare, aşılan süreye göre hesaplar. Yabancı hakkında ayrıca tahdit kodu da çıkar. Kod, sonraki girişte vize ve muafiyet hakkını fiilen ortadan kaldırır.
Vize Muafiyeti Çalışma Hakkı Verir mi
Muafiyet yalnız girişe ve kısa süreli kalışa izin verir. Türkiye’de çalışmak için çalışma izni gerekir. İzin başvurusunu işveren yapar ve süreci Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yürütür. İzinsiz çalışma hem yabancıya hem işverene idari para cezası doğurur. Ayrıntıyı çalışma izni yazısında bulabilirsiniz.
Öğrenim İçin Muafiyet Yeterli mi
Öğrenim amacıyla gelen yabancı için muafiyet yeterli değil. Kayıt sonrası öğrenci ikamet izni başvurusu gerekir.
Bazı öğrenim türlerinde ise meşruhatlı vize şartı vardır. Vize türünü seyahat amacınıza göre seçin. Yanlış vize türü, girişte kabul edilemeyen yolcu işlemine yol açar. Süreci meşruhatlı vize yazısında anlattık.
Girişte Vize Muafiyeti Reddedilirse Hangi Yollar Açık Kalır
Sınır kapısında verilen ret kararı idari işlemdir. Bu işleme karşı iptal davası açabilirsiniz. Dava süresi ve görevli mahkeme işlemin türüne göre değişir. Kabul edilemeyen yolcu işlemi ile sınır dışı etme kararı ayrı hukuki rejimlere tabidir. Bu yüzden önce elinizdeki kararın türünü belirleyin. Kararın tebliğ tarihini de not alın; süreler bu tarihten işler.
Sınır Dışı Etme Kararına Karşı Süre Kaç Gündür
Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvurursunuz. Süre, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür.
Bu süreyi 6458 sayılı Kanunun 53. maddesi düzenler. Süre, 7196 sayılı Kanunla on beş günden yedi güne indi.
Dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanana kadar yabancı sınır dışı edilemez. Mahkeme başvuruyu on beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesin niteliktedir. Ayrıntıyı deport ve sınır dışı kararına itiraz yazısında bulabilirsiniz.
İdari gözetim kararı ayrı bir işlemdir. Bu karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurursunuz. Başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Hâkim incelemeyi beş gün içinde bitirir. İdari gözetim süresi altı ayı aşamaz; kanunda sayılan hâllerde bu süre en fazla altı ay daha uzar.
Kabul Edilemeyen Yolcu İşlemi ile Sınır Dışı Kararı Nasıl Ayrılır
Kabul edilemeyen yolcu işlemini görevliler girişte uygular. Yabancı henüz ülkeye giriş yapmamıştır. Sınır dışı etme kararı ise ülke içindeki yabancı hakkında çıkar.
İki işlemin sonucu da yurda kabul edilmemektir. Ancak dava süresi, görevli mahkeme ve itiraz usulü farklıdır. Bu yüzden elinizdeki belgenin başlığını dikkatle okuyun. Girişte vize muafiyeti kapsamında gelseniz bile bu işlemlerle karşılaşabilirsiniz.
Vize Muafiyetinde Sık Yapılan Hatalar
Girişte vize muafiyetine ilişkin en sık hata, süreyi yanlış hesaplamaktır. İkinci hata, muafiyeti çalışma izni sanmaktır. Üçüncü hata ise ülke listesini eski kaynaklardan okumaktır. Girişte vize kuralları her yıl değişir.
Dördüncü hata, girişte vize muafiyetini ikamet izniyle karıştırmaktır. Muafiyet süresi dolduğunda ikamet izni kendiliğinden doğmaz. Beşinci hata ise pasaport geçerlilik süresini gözden kaçırmaktır.
Hangi Belgeleri Yanınızda Bulundurmalısınız
Sınır kontrolünde görevli; dönüş bileti, konaklama bilgisi ve yeterli maddi imkân sorar. Pasaportunuzun geçerlilik süresine de bakar. Belgeleri eksik olan yolcu, muafiyet kapsamında olsa bile geri döner.
Girişte vize muafiyeti kapsamındaki yabancı, kalış süresince adres ve iletişim bilgilerini güncel tutmalıdır. Kısa süreli kalışta bile idari işlem tebligatı bu adrese gider. Tebligatı almayan yabancı, dava süresini kaçırır.
Girişte Vize Muafiyeti Kaydınızı Nasıl Doğrularsınız
Kalış sürenizi resmî kayıt üzerinden doğrulayın. Göç İdaresi Başkanlığı ve sınır kapısı kayıtları esas veriyi tutar. Kendi hesabınızla resmî kayıt arasında fark çıkarsa yazılı bilgi talebinde bulunun. Girişte vize muafiyeti tartışmalarının çoğu bu kayıt farkından doğar. Yazılı cevap, sonraki idari işleme karşı açacağınız davada delil olur. Cevabı beklerken pasaport damgalarınızın fotoğrafını da saklayın.
Girişte Vize Muafiyeti Konusunda Avukat Desteği
Girişte vize muafiyeti bakımından uygulanacak hukuki yol; ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, elinizdeki belgelere ve verilen idari karara göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü değerlendirme için Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz.
KAYNAK:
[1]-Yıldız, E., & Emini Kurtuluş, F. T. (2023). TÜRKİYE’NİN VİZE MUAFİYETİ POLİTİKASININ ANALİZİ. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 6(1), 23-39.
Hayır. Türkiye’ye giriş tarihinde geçerli ikamet veya çalışma izni bulunanlardan vize şartı aranmaz. İznin giriş yapacağınız tarihte geçerli olması gerekir.
Vize muafiyeti olan yolcu sınır kapısından geri çevrilebilir mi?
Evet. Pasaportun vize muafiyeti süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün geçerli olmaması gibi hâllerde kabul edilemeyen yolcu işlemi uygulanır. Bu işlem idari bir işlemdir ve yargı denetimine tabidir.
Vize muafiyeti süresi dolunca ne yapılmalıdır?
Muafiyet süresi uzatılamaz. Süre dolmadan ülkeden çıkmanız ya da ikamet izni almanız gerekir. Süreyi aşmak idari para cezasına ve sonraki girişlerde sorunlara yol açabilir.
Hangi ülke vatandaşlarının vizeden muaf olduğunu nereden öğrenirim?
Muaf ülkeler antlaşmalar ve Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlenir ve zamanla değişir. Güncel listeyi Dışişleri Bakanlığı sayfasından ya da e-Vize sisteminden sorgulayabilirsiniz. Seyahatten hemen önce yeniden kontrol etmek en güvenlisidir.
Yabancılar Hukuku
Deport Avukatı
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.