Yeşil kart, ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerini devletin karşıladığı eski bir uygulamadır. Ancak sistem bugün yürürlükte değil. Dayanağı olan 3816 sayılı Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi 1 Ocak 2012'den itibaren yürürlükten kaldırdı. Aynı ihtiyacı bugün genel sağlık sigortası ile gelir testi karşılar.
Kısa cevap: Yeşil kart, 3816 sayılı Kanunla ödeme gücü olmayanlara verilen sağlık güvencesiydi ve 1 Ocak 2012'de yürürlükten kalktı. Bugün aynı koruma 5510 sayılı Kanunun 60. maddesiyle sağlanır. Başka sigortası bulunmayan ve ailede kişi başına aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar genel sağlık sigortalısı sayılır. Primi devlet öder. Gelir testi için ikametgâhınızdaki sosyal yardımlaşma vakfına başvurulur.
Yeşil Kart Uygulaması Bugün Yürürlükte mi
Kısa cevap hayır. Yeşil kart 1992 yılında 3816 sayılı Kanunla doğdu. Kanunun tam adı şudur. Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun. Kanun, hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve geliri asgari ücretin üçte birinin altında kalan vatandaşları kapsıyordu.
Genel sağlık sigortası bu tabloyu değiştirdi. Öncelikle kanun koyucu, 5510 sayılı Kanunla herkesi tek bir sağlık güvencesi çatısı altında topladı. Bu nedenle ayrı bir yeşil kart rejimine gerek kalmadı. Geçiş kuralını 5510 sayılı Kanunun geçici 12. maddesi düzenledi.
Değişikliğin sebebi basittir. Eski sistemde sağlık güvencesi kişinin çalışma biçimine göre parçalıydı. Bir kısım vatandaş hiçbir kurumun kapsamına girmiyordu. Yeşil kart bu boşluğu kapatmak için doğdu. Genel sağlık sigortası ise boşluğun kendisini ortadan kaldırdı.
Yeşil kart, 1 Ocak 2012'den önce verilen bir belgeydi.
Bugün aynı korumayı genel sağlık sigortası sağlar.
Geçiş sürecinde eski hak sahipleri boşlukta kalmadı. Geçici 12. madde, yeşil kart sahiplerini başka bir işleme gerek kalmadan genel sağlık sigortalısı saydı. Böylece bu kişiler vize süreleri dolana kadar sağlık yardımı almaya devam etti. Vize süresi dolduğunda ise gelir testi sırası geldi.
Bugünkü Dayanak Hangi Maddedir
Bugünkü dayanak 5510 sayılı Kanunun 60. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi eski yeşil kart kitlesini karşılar. Hüküm, aile içinde kişi başına düşen aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşları genel sağlık sigortalısı sayar. Dolayısıyla bu kişilerin primini devlet öder.
Sık Sorulan Sorular
Yeşil kart bugün hâlâ veriliyor mu?
Hayır. 3816 sayılı Kanun 1 Ocak 2012'de yürürlükten kalktı. Yeni yeşil kart düzenlenmez; aynı ihtiyacı genel sağlık sigortası ve gelir testi karşılar.
Eski yeşil kart sahibi şimdi hangi statüde sayılır?
Kaydınız sağlık provizyon sorgusunda görünür. Gelir testi eşiğin altındaysa 60/1-c-1 kapsamında görünürsünüz ve primi devlet öder. Eşiğin üstündeyseniz 60/1-g kapsamında primi kendiniz ödersiniz.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Hüküm, Türkiye'de ikamet eden ve çalışan ya da isteğe bağlı sigortalı sayılmayan kişiler için gelir ölçüsünü şöyle belirler (5510 sayılı Kanun md. 60/1-c-1):
“Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar … genel sağlık sigortalısı sayılır.”
Gelir hesabında yalnız maaş yer almaz. Ayrıca kurum, harcamaları ve varlıkları da hesaba katar. Menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlardan doğan haklar bu kapsama girer. Hesabı, aynı hanede yaşayan kişilerin geliri üzerinden yapar. Sonuç, kişi başına düşen aylık tutar olarak çıkar.
Çocuklar için ayrı bir kural vardır. On sekiz yaşını doldurmamış çocuklar gelir testi olmadan genel sağlık sigortası kapsamına girer. Bu kural, bakmakla yükümlü kişisi bulunmayan Türk vatandaşı çocukları korur.
Hak sahipliğinizi e-Devlet üzerindeki sağlık provizyon sorgulama hizmetinden görebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için Sosyal Güvenlik Kurumu sayfalarına da bakabilirsiniz. Eski yeşil kart kaydınız varsa sistem sizi genel sağlık sigortalısı olarak gösterir.
Gelir Testi Başvurusunu Nereye Yaparsınız
Başvuruyu ikametinizin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına yaparsınız. Vakıfların kuruluşunu 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu düzenler. Vakıf, hane halkının gelirini tespit eder. Daha sonra sonucu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
Gelir testinin dayanağı 5510 sayılı Kanunun 61. maddesidir. Vakıf, aynı hanede yaşayan eş, ana, baba ve çocukların gelirini birlikte değerlendirir. Ayrıca inceleme kâğıt üzerinde kalmaz. Görevliler hane ziyareti de yapar. Böylece görevliler beyan ile fiilî durumu karşılaştırır.
Gelir hesabında şu kalemler yer alır.
Ücret, yevmiye ve benzeri nakdi çalışma gelirleri.
Tarımsal faaliyetten elde edilen nakdi gelirler.
Menkul ve gayrimenkul malların kira, faiz ve temettü gelirleri.
Devletten, özel teşebbüsten veya kişilerden gelen nakdi transfer ve hibeler.
Hane halkının harcamaları ile sahip olduğu menkul ve gayrimenkul varlıklar.
Test sonucunu vakıf size tebliğ eder. Ancak sonuca katılmıyorsanız aynı vakfa itiraz edersiniz. İtiraz üzerine vakıf gelir tespitini yeniden yapar. Bu yol tükendiğinde uyuşmazlık yargıya gider.
Gelir Testi Sonucuna Karşı Hangi Mahkemeye Gidersiniz
Görevli yargı kolu, dava konusu işleme göre değişir. Vakfın gelir tespiti ve yeşil kart benzeri hak sahipliğinin iptali idari işlem niteliğindedir. Bu nedenle bu işlemlere karşı idare mahkemesinde iptal davası açarsınız. Buna karşılık primi ve sigortalılık statüsünü ilgilendiren uyuşmazlıklarda iş mahkemesi görevlidir. Ayrımı aşağıdaki Danıştay kararı açıkça gösterir.
Sağlık Hizmetinden Yararlanmanın Şartları Nelerdir
Statü tek başına yetmez. Şartları 5510 sayılı Kanunun 67. maddesi sıralar. Kural olarak başvurudan önceki son bir yıl içinde otuz gün prim ödemiş olmanız gerekir. Ayrıca altmış günden fazla prim borcunuz bulunmamalıdır.
Kanun 30 günlük prim şartını koyarken primi devletçe ödenen 60/1-(c) kapsamındakileri açıkça hariç tutar (5510 sayılı Kanun md. 67/1-a):
“60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentleri ile aynı maddenin onikinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkraları hariç genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması,”
Primi devlet tarafından ödenenler için tablo daha kolaydır. Bu kişilerde otuz günlük prim şartı aranmaz. Çünkü primi doğrudan hazine karşılar. Böylece gelir testi olumlu sonuçlanan kişi sağlık hizmetine hemen erişir.
Acil hâller ayrı bir istisna oluşturur. Acil sağlık hizmetini hastane, prim şartına bakmadan verir. Ancak acil hâlin sona ermesinden sonraki giderler genel kurala döner. Bu ayrımı tartışan dosyalar uygulamada sık çıkar.
Gerçeğe Aykırı Beyanın Sonucu Nedir
Gerçeğe aykırı beyan, yersiz yapılan sağlık harcamalarının geri alınmasına yol açar. Belgede sahtecilik varsa ceza sorumluluğu da doğabilir. Eski 3816 sayılı Kanun, haksız yararlanmada masrafların iki katıyla geri alınmasını öngörüyordu. Bu hüküm de kanunla birlikte yürürlükten kalktı. Bugün yersiz ödemeleri 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi düzenler. Buna göre kurum, yersiz yaptığı sağlık harcamalarını ilgiliden geri alır.
Ceza sorumluluğu ayrıca doğar. Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi suç sayar. Öte yandan belgede sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları ayrı maddelere girer. Her dosyada kastın varlığını mahkeme ayrıca inceler.
Yeşil Kart Uyuşmazlıklarında Yargı Ne Diyor
İki karar konuyu iki ayrı yönden aydınlatır. Birincisi ceza sorumluluğunun sınırını çizer. İkincisi görevli yargı kolunu belirler. Kararların künyeleri aşağıdadır.
Yargıtay Kararı Sanığın Bilgisini Neden Aradı
Karar Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2017/127 K. 2018/817 T. 12.2.2018 sayılı kararıdır. Olayda sanık, il idare kurulu kararı olmadan verilen bir yeşil kart ile eczaneden ilaç aldı. İddianame dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarını gösterdi.
Daire önce sanığın bilgi durumunu inceledi. Sanık, kartın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğini denetleyemezdi. Ayrıca zabıta araştırması sanığın ödeme gücü bulunmadığını gösterdi. Yani sanık, kanunun kapsamına gerçekten giriyordu.
Daire bu nedenle kamu zararı görmedi. Kısaca ortada haksız bir menfaat yoktu. Mahkeme, kart üzerinde yaptığı incelemede belgeyi orijinal buldu. Daire, suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükümlerini yerinde buldu. Karar, yeşil kart dosyalarında kastın ayrı ayrı araştırılmasını gösterir.
Danıştay Kararı Görev Sorununu Nasıl Çözdü
İkinci karar Danıştay 15. Dairesinin E. 2015/750 K. 2015/3847 sayılı ve 9.6.2015 tarihli kararıdır.
Davacı 1989 yılından beri tüberküloz hastasıydı ve sürekli tedavi görüyordu. Göynücek Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti, 4 Nisan 2012 tarih ve 8 sayılı kararıyla yeşil kartını iptal etti. Davacı bu işlemin iptali istemiyle dava açtı.
Samsun 1. İdare Mahkemesi davayı görev yönünden reddetti. Mahkemeye göre uyuşmazlık 5510 sayılı Kanundan doğuyordu. Kanunun 101. maddesi bu tür uyuşmazlıklarda iş mahkemesini görevli sayıyordu. Mahkeme, ret kararını 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesine dayandırdı. Bunun üzerine davacı kararı temyiz etti.
Daire önce mevzuatın geçiş hükümlerini sıraladı. 3816 sayılı Kanun, güvencesi olmayan ve geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşları kapsıyordu. Kanunun 2. maddesi, başka bir güvenceye bağımlı olarak yararlananları kapsam dışında bırakıyordu. Buna karşılık üçüncü maddesi, özel kanunla ücretsiz sağlık hakkı tanınanlara doğrudan kart veriyordu.
Daire ardından yürürlük tarihini vurguladı. 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi, 3816 sayılı Kanunu 1 Ocak 2012'den itibaren yürürlükten kaldırdı. Aynı Kanunun geçici 12. maddesinin dördüncü fıkrası geçişi düzenledi. Yeşil kart sahipleri, durumlarında değişiklik yoksa başka işleme gerek kalmadan genel sağlık sigortası statüsüne geçti.
Kararın pratik sonucu açıktır. Bir Ocak 2012'den önce kart sahibi olan ve vizesi süren kişiler, vize süresi dolana kadar sağlık yardımı almaya devam etti. Daha sonra vize süresi dolduğunda gelir testi için vakfa başvurdular. Testte kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinin altında çıkarsa primi yine devlet karşıladı.
Somut Olayda Vakıf Hangi İşlemi Kurdu
Somut olayda davacı gelir testine girdi. Test sonucunda idare, davacıdan belirli bir prim ödemesini istedi. Ancak davacı bu primi ödeyecek gücü olmadığını bildirerek itiraz etti. İtirazın reddi üzerine vakıf kartı iptal etti.
Daire uyuşmazlığın özünü bu iptal işleminde gördü. Üstelik dosyadan kartın vize süresinin dolup dolmadığı anlaşılmıyordu. Bu nedenle uyuşmazlık idari yargının alanında kalıyordu. Daire, görev reddi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmetti.
Karar bugün için iki şey söyler. Birincisi, sosyal yardım vakfının hak sahipliğini sona erdiren işlemi idari işlemdir. İkincisi, bu işleme karşı idare mahkemesine gidersiniz. Prim ve sigortalılık statüsüne ilişkin uyuşmazlıklarda ise iş mahkemesi görevlidir.
Yeşil Kart ile Genel Sağlık Sigortası Arasındaki Farklar Nelerdir
İki sistem arasındaki ilk fark belgede ortaya çıkar. Yeşil kart adı üstünde bir karttı. İdare bu kartı kişiye ayrıca veriyordu. Genel sağlık sigortası ise bir statüdür. Kişi tescil edildiğinde ayrı bir kart taşımaz.
İkinci fark karar merciindedir. Yeşil kart başvurusunu vali başkanlığındaki il idare kurulu karara bağlıyordu. Bugün tescili Sosyal Güvenlik Kurumu yapar. Gelir tespitini ise sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı yürütür.
Üçüncü fark kapsamdadır. Yeşil kart ilk hâlinde ağırlıklı olarak yatarak tedavi giderlerini kapsıyordu. Sonraki değişikliklerle ayakta tedavi ve ilaç gideri de kapsama girdi. Genel sağlık sigortasında kapsamı ise Sağlık Uygulama Tebliği belirler.
Dördüncü fark yargı yolundadır. Yeşil kart kararlarına karşı idari yargı yolu açıktı. Bugün de vakıf işlemine karşı idare mahkemesine gidersiniz. Buna karşılık sigortalılık statüsü ve prim uyuşmazlıkları iş mahkemesine gider.
Beşinci fark gelir ölçüsündedir. Her iki sistemde de eşik asgari ücretin üçte biridir. Ancak eski uygulamada ölçü kişinin geliriydi. Bugün ölçü, aile içinde kişi başına düşen aylık gelirdir.
Gelir Testi Sonucuna Göre Hangi Tablolar Çıkar
Testin üç olası sonucu vardır. Birincisinde kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinin altında kalır. Bu hâlde kişi 60. maddenin (c) bendine göre tescil olur ve primini devlet öder.
İkinci tabloda gelir eşiğin üzerine çıkar. Kurum bu kişiyi 60. maddenin (g) bendine göre tescil eder. Kişi artık kendi primini öder. Prim tutarı asgari ücrete bağlı olduğu için her yıl değişir; güncel tutarı Sosyal Güvenlik Kurumundan doğrulayın.
Üçüncü tabloda kişi gelir testine hiç girmez. Bu durumda dosya eksik kalır ve kişi eşiğin altında olduğunu gösteremez. Bu yüzden başvuruyu geciktirmeyin. Gelir düştüğünde de yeni bir test isteyebilirsiniz.
Gelir Testi İçin Hangi Belgeleri Hazırlarsınız
Vakıf başvurudan önce kimlik ve adres bilgisini ister. Hane halkının gelirini gösteren belgeler dosyanın çekirdeğini oluşturur. Maaş bordrosu, emekli aylığı belgesi ve tarımsal gelir kaydı bu gruba girer.
Gider ve varlık belgeleri de sonucu etkiler. Kira sözleşmesi, tapu kaydı, araç kaydı ve elektrik ile su faturaları örnek olarak sayılabilir. Engelli sağlık kurulu raporu ve sürekli tedavi belgeleri de dosyaya girer. Böylece hanenin gerçek tablosu ortaya çıkar.
Yeşil kart dosyalarında en sık hata süre kaybıdır. Kişi önce vakıfla yazışır, sonra dava süresinin geçtiğini fark eder. Bu yüzden itiraz ile dava yolunu birlikte planlayın. İkinci sık hata belge eksikliğidir. Hane gelirini gösteren evrak eksik kalırsa vakıf beyanı kabul etmez. Üçüncü hata ise adres bilgisinin güncel olmamasıdır. Tebligat eski adrese giderse süre yine de işlemeye başlar.
Eski Yeşil Kart Sahibi Bugün Ne Yapmalı
Önce sistemdeki kaydınıza bakın. Sağlık provizyon sorgusu size hangi statüde göründüğünüzü söyler. Kayıt genel sağlık sigortası olarak görünüyorsa sorun yoktur. Bu durumda ek bir başvuru gerekmez.
Kaydınız primli statüde görünüyorsa gelir testi isteyin. Başvuruyu ikametinizin bulunduğu vakfa yaparsınız. Ardından vakıf hane gelirini yeniden hesaplar. Sonuç eşiğin altında çıkarsa primi devlet öder.
Test sonucu yüksek çıkarsa itiraz yolunu kullanın. Ayrıca itirazınızı gelir değişikliğini gösteren belgelerle destekleyin. İşsizlik, boşanma, hastalık ve hane büyüklüğündeki değişiklik sonucu doğrudan etkiler.
İptal ya da ret işlemine karşı süre kaçırmayın. İdari işlemlere karşı dava süresi kural olarak altmış gündür. Söz konusu süre, işlemin tebliğini izleyen günden başlar. Bu yüzden tebligat zarfını ve tarihini saklayın.
Yeşil Kart ve Genel Sağlık Sigortası Konusunda Avukat Desteği
Yeşil kart ve genel sağlık sigortası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değişir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Gelir testi veya hak sahipliğinin iptali hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi hukuki soru formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmedeki hukuki değerlendirme, paylaştığınız bilgi ve belgelere göre yapılır.
Sağlık hukuku alanındaki uyuşmazlıklar tek bir yazıya sığmaz. Kurumun sorumluluğu, hekimin sorumluluğu ve hasta hakları ayrı başlıklardır.
Sağlık hukuku alanındaki diğer yazılarımız aşağıdadır.
Başvuru ikametgâhınızın bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına yapılır. Vakıf hane gelirini tespit eder. Sonucu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
Gelir testinde hangi gelir sınırı esas alınır?
Ailede kişi başına düşen aylık gelir asgari ücretin üçte birinden az olmalıdır. Hesapta harcamalar, taşınır ve taşınmaz mallar da dikkate alınır. Bu durumda primi devlet öder.
Gelir testi sonucuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Önce aynı vakfa itiraz edilir ve gelir değişikliğini gösteren belgeler eklenir. Sonuç prim ve sigortalılık statüsünü belirlediği için uyuşmazlık kural olarak 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülebilir. Vakfın hak sahipliğini sona erdiren ayrı bir işlemi varsa idari yargı gündeme gelir; süreyi kaçırmamak için avukata danışın.
Vakfın hak sahipliğini sona erdiren işlemine karşı hangi mahkemeye gidilir?
Vakfın hak sahipliğini sona erdiren işlem idari işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olur. Prim ve sigortalılık statüsü uyuşmazlıkları ise iş mahkemesine gider. Görevli yargı yolu işlemin niteliğine göre değişir.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar ne ile karşılaşır?
Kurum, yersiz yaptığı sağlık harcamalarını 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine göre geri alabilir. Belgede sahtecilik varsa ceza soruşturması da açılabilir. Kastın bulunup bulunmadığını mahkeme inceler.
Sağlık Hukuku
SAĞLIK MESLEK MENSUPLARINA RÜCU
Sağlık meslek mensuplarına rücu, bir sağlık çalışanının görevini ihmal etmesi veya hatalı tedavi sonucunda ortaya çıkan zararın, öncelikle sigorta şirketi ya da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması halinde, ödemeyi yapan kurumun bu tutarı kusurlu sağlık çalışanından geri alma hakkını ifade eder. Uygulamada doktora rücu olarak da adlandırılan bu mekanizma, kusur, zarar ve neden-sonuç ilişkisi…