Adli sicildeki bilgi infazla arşive geçer, arşiv kaydı ise 5, 15 veya 30 yıl sonra silinir. Süre hesabı, memnu hakların iadesi ve silme başvurusu açıklanıyor.
Adli sicil kaydı, kesinleşen bir ceza mahkûmiyetinin devletin merkezi sisteminde tutulan kaydıdır. Bu kayıt kişinin isteğiyle değil, kanundaki koşullar oluşunca silinir. Ceza infaz edilince, ceza zamanaşımı dolunca veya genel af çıkınca kayıt adli sicilden çıkar ve arşive geçer. Arşiv kaydı da kural olarak beş yıl sonra tamamen silinir; bazı ağır mahkûmiyetlerde bu süre on beş veya otuz yıldır.
Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Aynı Şey Değildir
Halk arasında "sabıka kaydı" denen şey, hukuken iki ayrı kayıttan oluşur. Birincisi adli sicil kaydı, ikincisi arşiv kaydıdır. İkisinin de dayanağı 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümleridir. Kayıtlar, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğündeki merkezi sistemde tutulur.
Adli sicil kaydı, cezası henüz sonuçlarını doğurmaya devam eden mahkûmiyeti gösterir. Örneğin infazı süren bir hapis cezası burada görünür. Ceza infaz edilince bu bilgi adli sicilden silinir ve arşiv kaydına alınır. Yani "silinme" ilk aşamada kaydın yok olması değil, arşive taşınmasıdır.
Arşiv kaydı ise daha dar bir çevreye açıktır. Kişinin kendisi, savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ve özel kanunun izin verdiği kurumlar bu kaydı görebilir. Özel bir işveren bu kaydı kendisi sorgulayamaz. Kişiyi en çok ilgilendiren de kaydın arşivden ne zaman tamamen silineceğidir.
Hangi Kararlar Adli Sicile İşlenir?
Kanunun 4. maddesi, Türk mahkemelerinin verdiği kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini adli sicile kaydeder. Hapis cezası, ertelenen hapis cezası ve adli para cezası bu kapsamdadır. Koşullu salıverilme, belli bir meslekten yasaklanma ve sürücü belgesinin geri alınması da sicile işlenir. Ceza zamanaşımının dolduğunu tespit eden karar ve af kanunları da kayda geçer.
Kayıt için hükmün kesinleşmesi şarttır. İstinaf veya temyiz aşamasındaki bir dosya, kesinleşene kadar sicile işlenmez. Beraat kararı ise hiç kaydedilmez.
Sicile Hiç Girmeyen Kararlar Hangileridir?
Kanunun 5. maddesi bazı kararları baştan dışarıda bırakır. Disiplin suçlarına ve sırf askerî suçlara ilişkin mahkûmiyetler sicile girmez. Disiplin hapsi, tazyik hapsi ve idari para cezası kararları da kaydedilmez. Örneğin bir trafik idari para cezası, ne kadar yüksek olursa olsun adli sicil kaydı doğurmaz.
Sık Sorulan Sorular
Sabıka kaydı kendiliğinden silinir mi?
Evet, kanundaki koşullar oluşunca kayıt Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir. Ancak infaz bilgisi sisteme geç işlenmişse kayıt beklenenden uzun kalabilir. Böyle bir durumda e-Devlet veya dilekçe ile silme talebinde bulunulabilir.
Adli para cezası ödendikten sonra sicil ne zaman temizlenir?
Para cezası tamamen ödendiğinde infaz tamamlanır ve kayıt arşive alınır. Suç başka bir kanunda hak yoksunluğuna yol açmıyorsa arşiv kaydı ödeme tarihinden beş yıl sonra silinir. Taksitle ödemede süre son taksidin ödendiği günden başlar.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve beraat da kayda geçmez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ise ayrı bir sistemde tutulur. Bu kararların kimlere ve hangi amaçla verildiği HAGB nedir yazısında ayrıca anlatılıyor.
Adli Sicil Kaydı Hangi Durumlarda Arşive Alınır?
Kanunun 9. maddesi dört durumu sayar. Bu durumlardan biri gerçekleşince Genel Müdürlük kaydı adli sicilden siler ve arşive alır:
cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
ceza zamanaşımının dolması,
genel af.
İlgilinin ölümü hâlinde ise kayıt arşive gitmez, tamamen silinir.
Yabancı mahkeme kararları için ayrı bir kural vardır. Türk vatandaşı hakkında yurt dışında verilen hapis cezası, Türk hukukunda hak yoksunluğu doğuruyorsa savcının istemiyle mahkeme karar verir. Bu karar sicile işlenir ve hükmün kesinleşmesinden itibaren kararda belirtilen süre geçince arşive alınır. Yabancı mahkemenin verdiği adli para cezası ve erteleme kararları ise sicile girmeden doğrudan arşive kaydedilir. Çoğu dosyada arşive geçişi sağlayan, infazın tamamlanmasıdır. Hapis cezası çekilip bittiğinde veya para cezası ödendiğinde bu koşul oluşur. Cezanın ne zaman biteceğini görmek için infaz hesaplama aracı fikir verebilir.
Ertelenen Hapis Cezası ve Adli Para Cezası Nasıl İşlenir?
Ertelenen hapis cezasında kişi denetim süresine tabi tutulur. Türk Ceza Kanunu madde 51/8'e göre bu süre iyi hâlle geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Bu andan sonra adli sicil kaydı silinir ve bilgi arşive geçer. Denetim süresi bitmeden kayıt adli sicilde kalır.
Adli para cezasında belirleyici olan ödemedir. Ceza tamamen ödendiğinde infaz tamamlanmış olur ve kayıt arşive alınır. İnternette sık görülen "para cezası doğrudan arşive girer" bilgisi ise eksik bir okumadır. Kanunun 9. maddesindeki bu cümle, yabancı mahkemelerin verdiği kararları düzenleyen fıkrada yer alır. Türk mahkemesinin verdiği para cezası, 4. madde gereği önce adli sicile işlenir.
Arşivdeki bilgilerin tamamen silinmesi Kanunun 12. maddesine bağlıdır. Süre, mahkûmiyetin türüne göre değişir. Sürenin başlangıcı da her durumda aynıdır: kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarih. Çoğu dosyada bu tarih, infazın tamamlandığı gündür.
Genel Kural Beş Yıldır
Hak yoksunluğu doğurmayan mahkûmiyetlerde arşiv kaydı beş yıl sonra tamamen silinir. Adli para cezalarının ve bir yılın altındaki hapis cezalarının önemli bir kısmı bu gruba girer. Ancak suç aşağıdaki listelerden birindeyse ceza miktarı ne olursa olsun uzun süre uygulanır. Beş yıl dolunca kişinin geçmişinde bu mahkûmiyete dair resmî bir iz kalmaz. Bu sonuç kendiliğinden doğar; ayrıca mahkeme kararı gerekmez.
Hak Yoksunluğu Doğuran Mahkûmiyetlerde Süre Uzar
Bazı mahkûmiyetler, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna yol açar. Anayasa madde 76 bunun en bilinen örneğidir. Bu hükme göre zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık ve sahtecilik gibi suçlardan hüküm giyenler, affa uğrasalar bile milletvekili seçilemez. Aynı hüküm, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezası alanları da kapsar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48 de benzer bir liste içerir.
Bu tür mahkûmiyetlerde arşiv kaydı için iki ayrı süre vardır:
yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa on beş yıl,
bu karar alınmamışsa otuz yıl.
Mahkemeden alınacak tek bir karar, bekleme süresini yarıya indirir. Hangi mahkûmiyetin bu gruba girdiği ise suçun türüne ve ilgili özel kanuna göre belirlenir. Memuriyet bakımından hangi suçların engel sayıldığı memurluğa engel suçlar yazısında ayrıca açıklanıyor.
Bazı Hâllerde Kayıt Süre Beklemeden Silinir
Kanun, süre şartı aramadan tam silme öngören hâller de sayar. Fiil sonradan kanunla suç olmaktan çıkarılırsa, o suça ait adli sicil kaydı ve arşiv kaydı talep aranmaksızın tamamen silinir. Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonunda beraat kararı verilirse eski mahkûmiyetin kaydı da tamamen silinir. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı da aynı sonucu doğurur.
Akıl hastalığı nedeniyle verilen güvenlik tedbirleri ayrı bir kurala bağlıdır. Bu kayıtlar, tedbirin infazı tamamlanınca arşive uğramadan tamamen silinir. Kişinin ölümü hâlinde de hem sicil hem arşiv bilgileri silinir.
Silme kararlarını, Kanunun 14. maddesine göre üç hâkimden oluşan bir komisyon alır. Komisyon, Genel Müdürlüğün teklifi ve Adalet Bakanının onayıyla kurulur. Kanunda süreyi kısaltan ücretli ya da özel bir yol öngörülmemiştir. "Para karşılığı sicil temizleme" vaat eden kişilere bu nedenle itibar edilmemelidir.
Süre Hesabı Bir Örnekle Nasıl Yapılır?
İlk örnekte bir kişi hakaret suçundan adli para cezası almış olsun. Ceza kesinleşmiş ve kişi tutarın tamamını 10 Mart 2021'de ödemiş olsun. Ödeme günü infaz tamamlanır, adli sicil kaydı silinir ve bilgi arşive alınır. Suç başka bir kanunda hak yoksunluğu doğurmuyorsa beş yıllık süre işler. Arşiv kaydının 10 Mart 2026'da silinme koşulu oluşur.
İkinci örnekte kişi hırsızlık suçundan hapis cezası almış olsun. İnfaz 2020 yılında tamamlanmış olsun. Hırsızlık, Anayasanın 76. maddesinde sayıldığı için uzun süre uygulanır. Kişi hiçbir başvuru yapmazsa arşiv kaydı ancak 2050'de silinir. Buna karşılık 2023'ten sonra yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alırsa süre 2035'e iner.
Bu hesaplar Kanundaki kuralın sade bir uygulamasıdır. Somut dosyada infaz tarihi, ek cezalar ve özel kanunlar sonucu değiştirebilir. Bu yüzden kendi tarihinizi hükmün kesinleşme ve infaz kayıtlarından kontrol etmeniz gerekir.
Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Nasıl İstenir?
Uygulamada "memnu hakların iadesi" olarak bilinen bu yol, Kanunun 13/A maddesinde düzenlenir. Amaç, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların bir mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarını gidermektir. Karar, arşiv kaydının otuz yerine on beş yılda silinmesini de sağlar.
Kanun iki şart arar. Birincisi, cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olmalıdır. İkincisi, kişi bu sürede yeni bir suç işlememiş olmalı ve iyi hâlli yaşadığı konusunda mahkemede kanaat oluşmalıdır. İnfaz, genel af veya etkin pişmanlık dışında bir nedenle sona ermişse bekleme süresi farklıdır. Bu durumda hükmün kesinleşmesinden itibaren beş yıl gerekir. Bu süre de hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunan süreden kısa olamaz.
Talep, hükmü veren mahkemeye veya kişinin yerleşim yerindeki aynı derece mahkemeye yapılır. Başvuruyu hükümlü kendisi ya da vekili yapabilir. Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir veya savcıyı ve hükümlüyü dinleyebilir. Karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunundaki kanun yollarına başvurulabilir. Kesinleşen karar arşive kaydedilir; yargılama giderleri hükümlüye aittir.
Silme Başvurusu Nereye Yapılır?
Koşullar oluştuğu hâlde kayıt silinmemişse kişi doğrudan başvurabilir. Başvurunun muhatabı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüdür. Bunun için iki yol vardır.
İlk yol, e-Devlet'teki Adli Sicil Silme ve Düzeltme Talebi hizmetidir. Talep kimlik doğrulamasıyla çevrim içi iletilir. İkinci yol, Genel Müdürlüğe hitaben yazılan dilekçedir. Dilekçe Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla veya posta yoluyla gönderilebilir. Dilekçeye kimlik belgesinin örneği ve varsa adli sicil kaydı çıktısı eklenir.
Dilekçede silinmesi istenen mahkûmiyetin mahkemesi, esas ve karar numarası yazılmalıdır. İnfazın tamamlandığı tarih de belirtilmelidir. Talebin sicildeki kayda mı yoksa arşivdeki kayda mı ilişkin olduğu açıkça yazılırsa inceleme kolaylaşır. İnfazın bittiğini gösteren yazı veya ödeme makbuzu varsa dilekçeye eklenmesi yararlıdır.
Başvurudan önce kaydın güncel hâline bakmak yararlıdır. Kişi kendi sicilini e-Devlet'teki Adli Sicil Kaydı Sorgulama hizmetinden görebilir. Kanunun 13. maddesi, gerçek kişilere kendi adli sicil ve arşiv kayıtlarını sorgulama imkânı tanır. Süre dolmadan yapılan bir başvuru ise kaydı erken sildirmez.
Başvuru Reddedilirse İdari Dava Açılabilir
Genel Müdürlüğün silme talebini reddetmesi bir idari işlemdir. Bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 7'ye göre dava süresi, ret işleminin tebliğinden itibaren altmış gündür. Bu süre kaçırılırsa aynı işleme karşı dava açma hakkı kaybedilebilir.
Böyle bir davada iki soru öne çıkabilir. Biri sürenin hangi tarihte başladığı, diğeri mahkûmiyetin hak yoksunluğu doğurup doğurmadığıdır. Bu nedenle infazın bitiş tarihini gösteren belge dava dosyasında bulunmalıdır.
Arşiv Kaydını Kimler Görebilir?
Kanunun 10. maddesi arşiv bilgisini isteyebilecekleri sınırlı biçimde sayar. Kişi kendisi veya vekâletnamede yetki verdiği avukatı, amacını belirterek bu bilgiyi alabilir. Soruşturma ve kovuşturma kapsamında savcılıklar, hâkimler ve mahkemeler de arşive erişir. Yetkili seçim kurulları ve özel kanunun izin verdiği kamu kurumları da listededir.
Sicildeki bilgi ise daha geniş bir çevreye verilir. Kanunun 7. maddesine göre kamu kurumları ve baro gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu bilgiyi isteyebilir. Her iki durumda da bilginin hangi amaçla istendiği belirtilmelidir.
Kanun iki önemli koruma daha getirir. Bir kişi hakkında karar verilirken yakınının adli sicil kaydı istenemez ve kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için kullanılamaz. On sekiz yaşından küçüklere ait kayıtlar ise yalnız soruşturma ve kovuşturma için istenebilir. Kanunun 11. maddesi de bütün bu bilgileri gizli sayar.
Memurluk Başvurusunda Arşiv Kaydının Etkisi
Kamu görevine girişte idare, mevzuatın öngördüğü hâllerde arşiv kaydına da bakabilir. 657 sayılı Kanunun 48. maddesindeki bazı suçlar "affa uğramış olsa bile" memuriyete engel sayılır. Bu nedenle adli sicil kaydı temiz görünen bir aday, arşivdeki eski bir mahkûmiyet yüzünden sorunla karşılaşabilir.
HAGB Kararı ve Emniyet Kayıtları Ayrı Değerlendirilir
HAGB kararları, Kanunun 6. maddesi gereği olağan mahkûmiyet kayıtları gibi tutulmaz. Bu kararlar yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yargı mercilerine verilir. Memuriyete etkisi ise ayrı bir tartışma konusudur ve HAGB kararının memuriyete etkisi yazısında ele alınır.
Emniyet sistemlerinde görünen soruşturma kayıtları da Adli Sicil Kanunu kapsamında değildir. Bu kanundaki beş, on beş ve otuz yıllık süreler o kayıtlara doğrudan uygulanmaz. Kişi hangi kaydın silinmesini istediğini bu nedenle baştan doğru belirlemelidir.
Adli Sicil Kaydı Konusunda Avukat Desteği
Adli sicil kaydı bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Adli sicil kaydı hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Özel işveren arşiv kaydını kendisi sorgulayamaz. Kanunun 10. maddesi bu yetkiyi yalnız kişinin kendisine, yargı mercilerine, seçim kurullarına ve özel kanunun izin verdiği kamu kurumlarına tanır. Kamu görevine girişte ise arşiv araştırması yapılabilir.
Memnu hakların iadesi için ne kadar beklemek gerekir?
Cezanın infazı tamamlandıktan sonra üç yıl geçmesi gerekir. Kişinin bu sürede yeni suç işlememiş olması ve iyi hâlli yaşaması da aranır. Başvuru, hükmü veren mahkemeye veya yerleşim yerindeki aynı derece mahkemeye yapılır.
Silme talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararı idari işlem niteliğindedir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. Dava süresi, ret işleminin tebliğinden itibaren altmış gündür. Dilekçeye infazın bitiş tarihini gösteren belge eklenmelidir.
Ertelenen hapis cezası sicilden ne zaman çıkar?
Denetim süresi iyi hâlle tamamlanınca ceza infaz edilmiş sayılır ve kayıt arşive geçer. Arşiv kaydı bu tarihten itibaren genel kuralda beş yıl sonra tamamen silinir. Denetim süresinde yeni bir suç işlenirse sonuç değişebilir.
Ceza Hukuku
Gözaltına alınan kişinin hakları nelerdir
Yakalama, gözaltı ve tutuklama üç ayrı koruma tedbiridir. Bu sayfada gözaltına alınan kişinin hakları, gözaltı süreleri, müdafi yardımı, itiraz yolları ve tazminat istemi CMK hükümleriyle açıklanır.