Dilimleme ya da diğer adıyla salamlama şeklinde ifade edilen bu etik ihlal türü bir araştırmanın sonuçlarını usulsüz şekilde bölerek akademi atama ve terfilerde farklı yayınlar gibi sunulmasıdır.
Dilimleme etik ihlali nedir sorusunun kısa cevabı, bir araştırmanın sonuçlarını gereksiz biçimde parçalara ayırmaktır. Uygulamada salamlama adı da kullanılır. Yazar, bölünmüş yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı eser gibi sunar. Dilimleme etik iddiası hem etik incelemeyi hem de disiplin soruşturmasını başlatır. İnceleme yalnızca eylemin biçimine bakmaz. Eylemin hangi amaçla yapıldığı araştırılır. Yayınlardan bir yarar veya kazanç sağlanıp sağlanmadığı sorgulanır. Başkalarının haklarına zarar verilip verilmediği de tartışılır. Bu yazıda dilimleme etik ihlalinin tanımı, şartları, emsal kararları ve cezası ele alınmaktadır.
Dilimleme Etik İhlali Nedir?
Dilimleme etik ihlali, akademide en sık görülen ihlal başlıklarından biridir. Genel çerçeve için etik ihlal nedir yazımıza bakabilirsiniz. Aynı aileden gelen ihlaller için tekrar yayım, haksız yazarlık ve dilimleme yazımız yol gösterir. Dilimleme etik iddiası çoğu zaman bu ihlallerle birlikte ileri sürülür.
Dilimleme etik şüphesi iki süreci birlikte başlatır. Önce etik inceleme yapılır. Ardından disiplin soruşturması yürür. Bu nedenle iddiaya konu eserler tek tek okunmalıdır. İddia sahipleri çoğu zaman eserlerin sonuçlarına değil, çalışmada elde edilen verilere odaklanır. Oysa dilimleme etik ihlali nedir sorusu, sonucun bölünüp bölünmediğine bakar. Bölünmenin usulsüz olup olmadığı her dosyada ayrı değerlendirilir. Bölünen olgunun gerçekten bir sonuç olup olmadığı da ayrıca tartışılır. Maddi gerçeğe ancak bu iki soru birlikte cevaplanınca ulaşılır.
Eylemin gerçekleştiği saptanırsa sonuç ağırdır. İlgili akademisyen hakkında disiplin soruşturması açılır. Soruşturma sonunda disiplin cezası verilebilir. İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanır. Bu yüzden ceza, yargı kararıyla kalkana kadar sicilde görünür. Dilimleme etik ihlali nedeniyle verilen ceza; atama, kadro ve terfi süreçlerini doğrudan etkiler. Akademisyen, cezanın kaldırılmasını ancak iptal davasıyla sağlayabilir.
Dilimleme Etik İhlalinin Disiplin Boyutu
Tanımdaki unsurlar gereği gibi değerlendirilmezse hukuka aykırı sonuçlar doğar. Yargı kararları bunu açıkça göstermektedir. Dosyaların büyük kısmı proje ya da tezden üretilen yayınlarla ilgilidir. Oysa tezden ve projeden yayın üretmek hemen her bilim alanında tavsiye edilir. Bu tavsiyeye uyan akademisyen dilimleme etik isnadıyla karşılaşabilmektedir. Yanlış değerlendirme, disiplin hukuku bakımından ağır sonuçlar doğurur. Bu nedenle dilimleme etik ihlali nedir sorusu, yayınların amacına ve sonucuna göre yanıtlanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Dilimleme etik ihlali hangi eylemi anlatır?
Bir araştırmanın sonuçlarının, bütünlüğü bozacak biçimde parçalanıp birden çok yayına dönüştürülmesidir. Bu yayınlar akademik atama ve yükselmelerde ayrı eser gibi sunulur. Yükseköğretim ile Üniversitelerarası Kurul yönergeleri tanımı aynı sözcüklerle yapmaktadır.
Aynı projeden üretilen iki makale kendiliğinden ihlal sayılır mı?
Hayır. Belirleyici olan, sonuçların tek bir yayında sunulup sunulamayacağıdır. Amaçları, deneyleri ve bulguları farklı olan çalışmalar benzer konuda olsa bile ihlal oluşturmaz. Bir emsal dosyada bilirkişi, aynı projeden çıkan iki yayın için bu sonuca varmıştır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dilimleme etik ihlali sabit görülen kişiye aylıktan veya ücretten kesme cezası uygulanır. Bu ceza on yıl boyunca sicilde kalır. Akademisyenlerin olası sonuçlar hakkında önceden bilgilendirilmesi bu yüzden önemlidir. İnceleme de ilgili bilim alanında yetkin kişilerce yapılmalıdır. Her eser tek tek ele alınmalıdır. Alan bilgisi olmayan bir değerlendirme, benzer konulu yayınları kolayca aynı çalışma sayabilir.
Yazının ilk bölümü dilimleme etik ihlali nedir sorusunu klasik tanımıyla ele alır. Doktrin ve yargı mercilerinin tanımları karşılaştırılır. İkinci bölümde dilimleme etik iddiasının nasıl kurulduğu anlatılır. Kararların gerekçeleri örneklerle gösterilir. Son bölümde disiplin cezasına ilişkin işlemlerin yargıda nasıl tartışıldığı aktarılır.
Dilimleme Etik İddiasında Hangi İşlem Dava Konusu Olur
Bir kavram karışıklığını baştan gidermek gerekir. Etik kurul veya komisyon kararları tek başına davaya konu edilmez. Bu kurulların hazırladığı evrak rapor niteliğindedir. Dava konusu olan işlem, raporu esas alarak idari makamın kurduğu yaptırımdır. Bugün dilimleme etik incelemesini Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Etik Komisyonu, TÜBİTAK ve üniversitelerin etik kurulları yürütmektedir. Bu birimlerin tespitine karşı doğrudan dava açılamaz. Dilimleme etik ihlali nedir sorusunun tartışıldığı dosyalarda dava açılabilecek işlemler üç başlıkta toplanır.
Bu işlemler nihai ve icrai niteliktedir. Bu nedenle iptalleri istenebilir. Her davada dilimleme etik ihlali nedir sorusu ve eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği yeniden araştırılır. Tanımdaki unsurlar tek tek incelenir. Davaların görülme biçimi bakımından işlemler arasında fark yoktur. Dava açma süresi ise işlemin tebliğinden itibaren altmış gündür.
Dilimleme Etik İhlali Savunması
Dilimleme etik isnadıyla karşılaşan kişiden savunma alınmadan idari yaptırım uygulanamaz. Savunma hakkı disiplin hukukunun temel güvencesidir. Dilimleme etik ihlali nedir sorusuna, savunmada eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği anlatılarak cevap verilir. Araştırmaların birden fazla olup olmadığı ortaya konur. Elde edilen sonuçların tek yayında sunulup sunulamayacağı açıklanır. Yayınların amaçları, yöntemleri ve bulguları ayrı ayrı gösterilir. ÜAK doçentlik sürecinde ve üniversite etik kurullarında aynı çerçeve geçerlidir. Biçim ve içerik için etik kurul savunma örneği yazımızdan yararlanabilirsiniz. Süreler için etik ihlallerinin incelenmesinde zamanaşımı yazımıza bakınız.
Savunma dilekçesinde iddia tek tek karşılanır. Her yayın için ayrı başlık açılır. Araştırma sorusu, hipotez, yöntem ve bulgular karşılaştırmalı biçimde gösterilir. Yayınların birbirine atıf yapıp yapmadığı da açıklanır. Dergilerin kelime sınırı gibi teknik zorunluluklar belgeyle desteklenir. Alan uzmanının görüşü dosyaya eklenebilir. İyi kurulmuş bir dilimleme etik savunması, komisyonu teknik ayrıntı üzerinden ikna eder.
Dilimleme Etik İhlali Nedir, Şartları Nelerdir?
Dilimleme etik ihlali nedir sorusu şöyle cevaplanabilir. Araştırma sonunda ulaşılan anlamlı bilgiler tek yayın olarak sunulabilecek durumdadır. Buna rağmen yazar, akademik atama ve terfilerde çok yayın göstermek için sonuçları böler. Yarar sağlama amacı bu tanımın merkezinde yer alır. Önce mevzuattaki tanımlara bakmak yerinde olur.
“Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak,”
“Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak”
“Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak birden fazla sayıda yayın yapmak veya yayın yapmak için girişimde bulunmak,”
Üniversite Yönergelerindeki Dilimleme Etik Tanımları
İlk iki tanım birbirinin aynıdır. İkisi de mevzuatımıza giren ilk tanımlardır. TÜBİTAK yönetmeliği ise farklı bir yol izler. Bu metinde yayınların akademik süreçte kullanılması şartı yoktur. Böylece dilimleme etik ihlali nedir sorusunun cevabı sonuçtan bağımsız hale gelir. Başka bir deyişle sırf hareket yeterli sayılır. Yönetmelik ayrıca girişimi de yaptırıma bağlar. Netice aranmadığı için tanım genişlemiştir. Aynı eylem bu nedenle TÜBİTAK dosyalarında daha geniş yorumlanabilir.
Üniversitelerin kendi düzenleyici işlemlerine de bakmak gerekir. YÖK yönergesi genel çerçeveyi çizer. Üniversiteler bu çerçeveyle bağdaşan kendi yönergelerini çıkarır. Personel öncelikle kendi kurumunun metnine göre değerlendirilir. Bu yüzden dilimleme etik savunması kurumun yönergesiyle başlar. Aşağıdaki üç örnek, aynı ihlalin farklı sözcüklerle düzenlenebildiğini gösterir.
Ankara Üniversitesi Etik Kurul Yönergesi dilimlemeyi şöyle tanımlar.
“Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın amacına aykırı biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak akademik atanma ve yükseltilmelerde ayrı eserler olarak sunmayı,”
Marmara Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulları Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönergesi tanımı doçentlik sınavına da bağlar.
“Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak,”
Galatasaray Üniversitesi Etik Kurul Yönergesi dilimlemeyi ayrı bir tanımla açıklamaz.
Yayınlarda; intihal, uydurmacılık, çarpıtma, yayın tekrarı, dilimleme, hayali yazarlık ve bilimsel ihmal gibi etik ihlallere yol açılmaması;
Yargı Kararlarında ve Doktrinde Dilimleme Etik Tanımı
Dilimleme etik ihlali nedir sorusuna verilen bu tanımlar arasında belirgin farklar vardır. Bazı yönergeler klasik tanıma atıf şartını ekler. Bazıları eylemi yapanın amacını ayrıca arar. Hiç tanım yapmayan üniversite de bulunmaktadır. Bu dağınıklık dilimleme etik savunmasında dikkatle kullanılmalıdır. Kişi, hangi metne göre değerlendirildiğini açıkça sormalıdır.
Ankara 5. İdare Mahkemesi, 2008/747 E. sayılı kararında dilimlemeyi ayrıntılı biçimde tarif etmiştir.
“Birbirinden bağımsız olarak yayımlanması uygun olmayan birden fazla yayının, aynı araştırmanın bölümlerini yansıttığı halde tamamen farklı araştırmalar gibi algılanacak şekilde ayrı ayrı yayımlanması, bu şekilde araştırmanın bilimsel bütünlüğünün bozulması, ayrı ayrı yayınlar yerine tek bir yayında alt bölümler olarak sunulması daha uygun olan ve tek bir yazıda sunulabilecek veri ve bulguların ikiye bölünerek iki ayrı makale olarak yayınlanması” şeklinde tanımlama yapmıştır. Mahkeme son olarak ortaya çıkan birden fazla yayının farklı araştırma gibi algılanıp algılanmaması hususunu da sorgulamıştır. Ayrıca tek yayın olarak sunulabilme hususunu “tek bir yayında alt bölümler olarak” sunulup sunulmaması şartına bağlamıştır.
Ünal, Toprak ve Başpınar ise dilimlemeyi özgün katkı ölçütüyle birlikte tanımlar.
“Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde parçalara ayırarak çok sayıda yayın yapma veya özgün bir katkı sağlamadan aynı veri setinden birden fazla yayın yapma”şeklinde tanımlanarak özgün katkının da incelenmesi gerektiğini ortaya konmuştur. (Mehmet Ünal – Metin Toprak – Veysel Başpınar, “Bilim Etiğine Aykırı Davranışlar ve Yaptırımlar: Sosyal ve Beşeri Bilimler İçin Bir Çerçeve Önerisi” Amme İdaresi Dergisi, Cilt 45, Sayı 3, Eylül 2012, s. 1-27)
Bu görüş, özgün katkının incelenmesini dilimleme etik ihlali nedir sorusunun bir parçası sayar.
Dilimleme Etik İhlali Mahkeme Kararları
Dilimleme etik iddiası iki yoldan doğar. Bazı dosyalarda jüri üyesi rapor yazar. Bazılarında ihbar ya da şikâyet dilekçesi verilir. Dilimleme etik ihlali nedir tanımı standart olduğu için iddialar da birbirine benzer. İçerik ise her bilim alanında farklı terimlerle anlatılır. Sonuçta tek bir araştırmadan birden çok yayın üretildiği şüphesi doğar. Dosya bu şüpheyle etik kurulun veya komisyonun önüne gider. Aşağıdaki emsaller, aynı tanımın nasıl farklı sonuçlara götürdüğünü gösterir.
Dilimleme Etik İhlalinde Birinci Emsal Karar
Dilimleme etik ihlali nedir sorusu ilk kararda Ankara 6. İdare Mahkemesi önünde tartışılmıştır. Davayı bir doçent adayı açmıştır. Aşağıda jüri üyesinin dilimleme etik iddiası, komisyonun değerlendirmesi ve bilirkişi raporu sırayla aktarılmaktadır.
Jüri Üyesinin İddiası
Jüri üyesinin dilimleme etik ihlal iddiası şu şekildedir.
“Aday M-493-2439 oalu çatışmada yaptığı gibi elde etmiş olduğu deneysel verileri tek bir yayın halinde sunabilecek iken, doçentlik başvuru koşullarını sağlayabilmek adına aynı deneysel verilerin bir kısmını kullanarak birbirine oldukça benzer iki yayın (M-676-2439 ve M-548-9173) üretme yoluna gitmiştir. Adayın bu eylemini doçentlik başvuru koşullarının Tobla 9, 1.c Mokaleler kısıııındaki ”ULAKBIM tarafından taranan ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış makale şartını sağlayabilmek adına gerçekleştirdiği düşünülmektedir, Adayın Haziran 2020’de yayınlanan M-676-2439 kodlu yayının da, aynı konuda yapılmış ve Ekim 2019 tarihinde yayınlanmış M-548-9173 kodlu yayına neden atıf yapmadığını da açıklaması gerektiği düşünülmektedir. Böylece M-676-2439 kodlu yayının diğerinden (M-548-9173) farkını ortaya koyabilirdi. Sonuç olarak adayın Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi 2. bölümündeki d) Dilimleme eylemini gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”
Jüri üyesi iddiasını bu sözlerle ortaya koymuştur.
Etik Komisyonun Kararı
Etik komisyonun kararında şu ifadeler yer almaktadır.
“İddialar kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, iddialar, savunma ve uzman görüşleri birlikte değerlendirildiğinde; 6762439 nolu yayın ile 5489173 nolu yayınların her ikisi de temel olarak daha önce yayınlanan ve proje ile desteklenen 4930139 nolu yayına dayanmaktadır. Dr………’ün iddiaya konu olan 4930139, 5489173, 6762439 nolu yayınlarında Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi kapsamında 4-1-d maddesinde belirtilen Dilimleme: “Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak” yoluyla etik ihlalde bulunduğuna oy birliği ile karar verildi. ”
Etik komisyon ayrıntılı bir gerekçe kurmamıştır. Komisyon, iki yayının da projeden üretilen üçüncü bir yayına dayandığını belirtmiştir. Bu dayanağı öne çıkararak dilimleme etik ihlali nedir ölçütünün karşılandığı sonucuna varmıştır.
Bilirkişi Raporu
Mahkeme dosyayı bilirkişiye göndermiştir.
Rapor karara esas alınacak düzeyde bulunmuştur. Mahkeme davacı lehine hüküm kurmuştur. Raporun özeti şöyledir.
“Davacının 2018 yılında üniversitesinden destekli bir proje (BAP) tamamladığı görülmektedir. Bu proje hasır otu ve defne yaprağının Cd ve Zn metallerinin adsorblama özellikleri incelenmiştir. Davacının M-676-2439 nolu ve M-548-9173 nolu yayınları defne yaprağının sırası ile Pb ve Cd ile Zn ve Cu metal iyonlarını adsorblamasına yönelik çalışmalarını sunmaktadır. Yayınların içeriklerinin projede çalışan birine odaklandığı ve her iki yayında da projeye atıf yapıldığı görülmektedir. Öte yandan M-493-0139 kodlu yayının (yağı alınmış defen yprağı ile yürütülen çalışma) ise proje ile doğrudan ilişkisi bulunmamaktadır ve haklı şekilde projeye atıf yapılmamıştır.
Bahsi geçen projeden kaynaklı iki yayının benzer içeriklerde oldukları görülmektedir. Bu iki yayın yaklaşım, sunum ve yorumlamalar bakımından birbirine benzer yapıdadırlar. Ancak bu durum, araştırma konularının benzer olmasından kaynaklanmaktadır. Birbirlerine benzer olan bu eserlerin amaçları farklıdır, gerçekleştirilen deneysel çalışmaları farklıdır ve elde edilen sonuçlar farklıdır. Bir projede elde edilen sonuçlar bölünerek tek bir yayın olarak sunulabilecekken parçalara ayrılarak dilimleme eylemi gerçekleşmiş değildir. Bu değerlendirmemizi destekler literatürde yer alan önemli bir husus da uluslararası listeratürdeki karşılık gelen durumdur. Uluslararası literatürde yer alan biyosorpsiyon çalışmaları incelendiğinde, bu tür araştırmaların amaçlarının yaklaşımlarının metadolojilerinin benzer olduğunu ve elde edilen sonuçların değerlendirmesinin çok benzer şekilde yapıldığını görmek mümkündür.
……….dilimleme eyleminin gerçekleşmediği dolayısıyla adayın dava konusu eserlerinde etik ihlali bulunmadığı kannatine varılmıştır”
Bilirkişi böylece etik komisyonun değerlendirmesini hatalı bulmuştur. Aynı projeden üretilen iki yayının amaçları, deneyleri ve sonuçları farklıdır. Bu nedenle dilimleme etik ihlali nedir sorusu olumsuz cevaplanmıştır. Karar, benzer konulu yayınların tek başına ihlal sayılamayacağını göstermektedir.
Dilimleme Etik İhlalinde İkinci Emsal Karar
İkinci karar Ankara 11. İdare Mahkemesi önünde görülmüştür. Davayı yine bir doçent adayı açmıştır. Mahkeme, tespit edilen eylemi ve gerekçesini özetlemiştir. Uyuşmazlığı teknik bulmuş ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bu dosyada dilimleme etik ihlali nedir sorusu, ilk emsalin tersine idare lehine cevaplanmıştır. Rapor sonrası kurulan hüküm şu şekildedir.
“Dava dosyasının incelenmesinden; 2021 Mayıs döneminde Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği Bilim Alanından doçentlik başvurusunda bulunan davacı hakkında, Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 24.02.2022 tarih ve 2021-0447 dosya numaralı kararı ile dilimleme yoluyla etik ihlalinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle doçentlik başvurusunun iptal edilmesine ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın 02.03.2022 tarih ve E-89093701 sayılı işleminin iptaline karar verilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü bilimsel ve teknik değerlendirme gerektirdiğinden, mahkememizce 27.04.2022 tarihinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, söz konusu karar üzerine düzenlenen 17.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;”..Mevcut tüm belgeler dikkate alındığında; Hemşire ve hastaların hemşirelik bakım kalitesini algılamaları ile etkileyen etmenler“ arasındaki ilişkinin incelenmesi” başlıklı Etik Kurul Onayının (29.11.2017 tarih ve ….. GOKAEK 2017/16.21. sayılı karar) adayın sadece M-666-5999 No’lu (Patients’ and nurses’ …………..) eserinin başlığı ile aynı olduğu, M-593-3264 (Perceptions of care ……….) ve M-647-2902 (Cerrahi ……….) No’lu eşerlerindeki etik kurul onay tarih ve sayılarının aynı olduğu saptanmıştır.
Ayrıca, yayınlarda her üç eserin de aynı proje numarası ile (……… Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi, Proje Numarası:2018/044) desteklendiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. İlaveten, üç çalışmanın verilerinin 01.01.2018- 01.07.2018 tarihleri arasında toplandığı, M-593-3264 makaledeki hemşirelerin demografik özellikleri ile Bakım Davranışları Ölçeği-24’nin toplam ve alt ölçek puanlarının M-666-5999 numaralı makale ile tamamen benzer olduğu, her üç çalışmanın aynı yıl içinde farklı aylarda yayımlanmakla birlikte M-647-2902:numaralı çalışmada sadece M-666- 5999 numaralı çalışmaya atıf yapıldığı ve diğer yayınlarda önceki çalışmalardan söz edilmediği saptanmış olup M-593-3264, M-647-2902 ve M-666-5999 numaralı çalışmaların tek bir etik kurul onayı ve proje desteği ile birbirine atıf yapmayan (önceki yayınlardan söz etmeden) Üç ayrı yayın olduğu tespit edilmiştir.
“ ……….” başlıklı Etik Kurul Onayı Raporunda beyan edilen çalışma başlığının adayın M-513-0642 , M-439-8387 ve M-455-4003 No’lu eserlerinin başlıklarını içermediği, M-439-8387 ve M-455-4003 No’lu çalışmaların etik kurul onaylarının tarih ve sayısının söz konusu etik kurul onayı olduğu,
…….M-513-0642 ve M-455-4003 No’lu eserlerin veri toplama tarihlerinin, M-439-8387 ve M-455-4003 No’lu eserlerin örneklem seçiminin birebir aynı olduğu, M-513-0642 -No’lu. eserin- örnekleminin ise diğer iki çalışmanın örneklemini oluşturan kişi sayısının toplamını oluşturduğ
Mahkemenin Sonuç Değerlendirmesi
Karar, altı yayındaki benzerliklerden yola çıkmaktadır. İki etik kurul izniyle üretilen eserlerde ölçütler birebir aynıdır. M-513-0642, M-439-8387 ve M-455-4003 kodlu üç eser tek bir etik kurul izniyle yapılmıştır. Bu eserler birbirine atıf yapmadan yayımlanmıştır. Mahkeme bu nedenle dilimleme etik ihlalinin gerçekleştiği sonucuna varmıştır. Aynı örneklem ve aynı ölçek, kararda belirleyici olmuştur.
Dilimleme ÜAK Doçentlik Etik Komisyon Kararları
ÜAK Etik Komisyonlarına sunulan savunmalar ihlalin bulunmadığı sonucunu da doğurabilmektedir. Aşağıda bu yönde çıkan kararların özetleri yer almaktadır. Kararlar, dilimleme etik ihlali nedir sorusunun dosyaya göre farklı cevaplandığını göstermektedir.
Etik Komisyon Kararı Örneği 1
______________________________
Etik Komisyon Kararı Örneği 2
______________________________
Etik Komisyon Kararı Örneği 3
Dilimleme Etik İhlal Cezası
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. maddesi disiplin cezalarını düzenler. Dilimleme etik ihlali sabit görülen kişiye aylıktan veya ücretten kesme cezası verilir. Bu ceza, brüt aylıktan veya ücretten bir defaya mahsus 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Cezayı verme yetkisi de aynı kanunda düzenlenmiştir. Aylıktan veya ücretten kesme cezası disiplin kurulu kararıyla verilir. Yetkili kurul, kişinin görev yaptığı birimin disiplin kuruludur. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında da aynı usul geçerlidir.
Uygulamada sık görülen bir durum daha vardır. Dilimleme etik ihlali tespit edilse de bir alt ceza olan kınama verilebilmektedir. Dayanak, 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesidir. Geçmiş hizmetleri olumlu olan veya ödül ya da başarı belgesi alan kişilere bir derece alt ceza uygulanabilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir. Aynı madde uygulama zamanını da gösterir. Aylıktan veya ücretten kesme cezası, verildiği tarihi izleyen aybaşında uygulanır.
Dilimleme Etik Cezasının Görev ve Kariyere Etkisi
Aylıktan veya ücretten kesme cezası alan akademisyen üç yıl boyunca bazı görevlere atanamaz. Bu görevler rektörlük, dekanlık, enstitü müdürlüğü, yüksekokul müdürlüğü ve meslek yüksekokulu müdürlüğüdür. Bölüm başkanlığı, anabilim dalı başkanlığı, anasanat dalı başkanlığı, bilim dalı başkanlığı ve sanat dalı başkanlığı da kapsamdadır. Daire başkanı dengi ve üstü kadrolar için aynı yasak geçerlidir. Ceza tarihinde bu görevlerde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Durum ilgili mercilere derhal bildirilir. Bu sonuç, dilimleme etik ihlali nedir sorusunu parasal bir yaptırım tartışması olmaktan çıkarır.
Disiplin Cezasına İtiraz ve Süreler
İtiraz yolu da kanunda gösterilmiştir. Aylıktan veya ücretten kesme cezasına karşı üniversite disiplin kuruluna itiraz edilir. Yükseköğretim üst kuruluşlarında görev yapan personel Yüksek Disiplin Kuruluna başvurur. İtiraz süresi, cezanın tebliğinden itibaren yedi gündür. İtiraz mercii altmış gün içinde karar verir. İtirazın kabulü halinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. İdare, kabul gerekçesine uygun olarak en geç üç ay içinde yeni bir işlem kurabilir. Dilimleme etik dosyalarında bu yedi günlük süre çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Ceza türleri için akademisyenlerin alabilecekleri disiplin cezaları yazımıza bakabilirsiniz.
Doçentlik Dışındaki Süreçlerde Yetkili Kurum
Doçentlik aşaması dışındaki dilimleme etik incelemelerinde yetki kurumdadır. Akademisyenin bağlı olduğu yükseköğretim kurumu disiplin soruşturmasını başlatır. Doçentlik sürecinde ise ÜAK Etik Komisyonu incelemeyi yürütür. Doçentlik ölçütleri, 15 Nisan 2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmelik, 14 Ekim 2025 tarihli ve 33047 sayılı Resmî Gazete ile değiştirilmiştir. Aşağıdaki dosyada dilimleme isnadı bir doktor öğretim üyesine yöneltilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır.
“Science Citation Index (SCI) tarafından endekslenen Ankara Veteriner Fakültesi Dergisi ve Tarım Bilimleri Dergisi’nde sırasıyla “A1. Genetik Modifikasyon ve Türk Tüketiciler – Kentli Tüketicilerin Genetik Modifiye Organizma ve Gıdalara Yönelik Farkındalıkları” ve “A2. Türkiye’de Kentli Tüketicilerin Genetik Modifiye Organizma ve Gıdalara Yönelik Tutumları” başlıklı 2 adet makalenin Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından desteklenen Genetiği Değiştirilmiş Gıdalara Genel Tüketicilerin ve Akademisyenlerin Genel Bakış Açı ve Eğilimlerinin Belirlenmesi (Proje Kodu 12Y0427002) projesinden üretildiğini ve bu makalelerin ayrı ayrı yayınlanarak dilimlemeye gidildiği ileri sürülmektedir.
Bu çerçevede,kişinin, bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde parçalara ayırarak çok sayıda yayın yapması veya özgün bir katkı sağlamadan aynı veri setinden birden fazla yayın yapma bilim etiği ihlalidir. Ancak Amme İdaresi Dergisi’nde yayımlanan “Bilim Etiğine Aykırı Davranışlar ve Yaptırımlar: Sosyal ve Beşeri Bilimler İçin Bir Çerçeve Önerisi” başlıklı makalelerinde yazarlar Ünal/Toprak/Başpınar’a göre bu kuralın uygulanmasında, “…dikkatli olmak gerekir.
Örneğin, kişi dört farklı konudan oluşan bir alan araştırması yapmış ve her bir konuyu müstakil bir yayına dönüştürmüşse, bunu dilimleme olarak değerlendirmek uygun olmayabilir. Sonuçta, olgusal durum bilgileri (deneklerin kimlikleri, eğilimleri, evren, örnek hacmi ve dağılımı gibi) dört yayının hepsinde de aynı olacaktır; ancak, bu bir yayından çoğaltma yapma anlamına gelmez.
Burada ana veri seti, dört alt veri setini kapsamaktadır”…Somut olayda Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından desteklenen Genetiği Değiştirilmiş Gıdalara Genel Tüketicilerin ve Akademisyenlerin Genel Bakış Açı ve Eğilimlerinin Belirlenmesi (Proje Kodu 12Y0427002) projesinin olgusal durum bilgileri; A1 makalesinde “Materyal ve Metot” (s. 214) ve A2 makalesinde de “Materyal ve Yöntem” (s. 73) başlığıyla ve de benzer biçimde yer almıştır. Ancak, A1 makalesinde “Türkiye kentli nüfusunu temsil edecek nitelikte ve yüz yüze anket tekniği uygulanarak elde edilen veriler kullanılarak, tüketicilerin genetik modifikasyon ve GM gıdalar konusunda farkındalıkları hakkında betimleyici bilgilerin elde edilmesi, bu verilerin, sosyo-ekonomik durum, yaş ve cinsiyete bağlı olarak değişim gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır”.
A1 makalesinde, “Türkiye’de kentli tüketicilerin, genetik modifikasyon ve GM ürün ve gıdalar hakkında yeterli ve tatminkâr açıklama ve bilgilere ulaşamadıkları; konu hakkında önemli düzeyde bilgi kirliliği ve karmaşası yaşandığı; bu nedenle tüketiciler nezdinde biyoteknolojik uygulamaların risk ve yararlarının tartışılması öncesinde konu hakkında bilgi kirliliğini giderecek faaliyetlerin yürütülmesi gerektiği” sonucuna ulaşılmıştır.
Dilimleme Etik İhlalinin Sonuçları ve Değerlendirilmesi
Dava konusu çalışmaların çoğu proje veya tezden üretilen yayınlardır. Ancak tek bir araştırma proje ve tez dışında da yapılabilir. Bu nedenle dilimleme etik ihlali nedir sorusu başka biçimlerde de karşımıza çıkar. Kitap bölümleri ve bildiri metinleri de aynı iddiaya konu olabilmektedir.
İddialar her bilim alanında farklı adlandırılır. Aynı örneklem, aynı katılımcı grubu ve aynı evren sık kullanılan gerekçelerdir. Aynı veri toplama aracı, aynı yöntem ve aynı veri seti de öne sürülür. Fen ve sağlık bilimlerinde bu iddialar daha sıktır. Bu alanlarda veri kavramı öne çıkar. Dilimleme etik incelemelerinde veri ile sonuç kavramı çoğu zaman karıştırılır. Tanım ise sonucun bölünüp bölünmediğini araştırmayı emreder. Bu yüzden inceleme; sonuç, tartışma ve analiz bölümlerine odaklanmalıdır.
Yargılamada asıl araştırılan husus araştırmanın bütünlüğüdür. Bütünlüğün bozulup bozulmadığı belirlenmeye çalışılır. Ne mevzuatta ne de içtihatta bu olguya ilişkin bir tanım vardır. Yargı kararları tek bir soruyu ölçüt alır. Elde edilen sonuçlar tek bir çalışma olarak sunulabilir miydi? Cevap evet ise bütünlük bozulmuş sayılır. Farklı araştırma soruları, farklı hipotezler ve farklı sonuçlar varsa dilimleme etik ihlali oluşmaz. Doktrin de bu görüşte birleşmektedir.
Atıf, Kasıt ve Tezden Yayın Üretme
Dilimlemeye konu çalışmalarda atıf yapılması önemlidir. Atıf, hafifletici neden sayılabilir. Bazı dosyalarda ihlali tamamen ortadan kaldırır. Birden çok yayın üretme düşüncesi tek başına yeterli değildir. Kastın aranıp aranmayacağı ne doktrinde ne de kararlarda netleşmiştir. Bize göre kasıt manevi unsurdur. Kasıt, dilimleme etik ihlali nedir sorusunun cevabında doğrudan rol oynamalıdır. Akademik yarar sağlanıp sağlanmadığı da kasıtla birlikte değerlendirilmelidir.
En sık karşılaşılan durum tezden üretilen yayınlardır. Her bilim alanında tezden yayın üretmek tavsiye edilir. Dilimleme etik değerlendirmesi bu gerçeği gözden kaçırmamalıdır. Dergilerin ve yayınevlerinin kabul ettiği kelime sınırı da dikkate alınmalıdır. Kapsamlı araştırmalar tek yayında sunulamaz. Bu yüzden yazarlar kasıt olmadan birden çok çalışma planlayabilmektedir. Dilimleme etik incelemesi bu ayrımı yapabildiği ölçüde adil olur. Karara karşı açılacak dava için ÜAK etik ihlal kararına itiraz yazımız yol gösterir.
TÜBİTAK yönetmeliğindeki dilimleme tanımı neden daha geniştir?
Bu metinde yayınların akademik atama ve yükselmede kullanılması şartı aranmaz. Ayrıca yalnız yayın yapmak değil, yayın için girişimde bulunmak da yaptırıma bağlanmıştır. Netice şartı bulunmadığı için aynı eylem söz konusu dosyalarda daha geniş yorumlanabilir.
Dilimleme sabit görülürse hangi ceza uygulanır?
2547 sayılı Kanun m.53 uyarınca aylıktan veya ücretten kesme cezası verilir. Kesinti, brüt aylık ya da ücretten bir defaya mahsus 1/30 ile 1/8 arasında yapılır. Geçmiş hizmetleri olumlu olan kişilere bir derece alt ceza uygulanabilir.
Disiplin cezasına itiraz süresi ne kadardır?
İtiraz, cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Aylıktan veya ücretten kesme cezasında mercii üniversite disiplin kuruludur. Başvuruyu inceleyen kurul altmış günlük süre içinde sonuca varır. Kabul hâlinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Etik komisyon kararının kendisi doğrudan dava edilebilir mi?
Hayır. Komisyon ve kurul metinleri rapor niteliğindedir. Dava, bu raporu esas alarak kurulan işleme karşı açılır; doçentlik başvurusunun iptali, proje başvurularından men veya disiplin cezasının bildirimi bunlara örnektir. Süre tebliğden itibaren altmış gündür.
Aylıktan kesme cezası akademik görevleri nasıl etkiler?
Ceza alan öğretim elemanı üç yıl boyunca rektörlük, dekanlık, enstitü ve yüksekokul müdürlüğü ile bölüm ve anabilim dalı başkanlığına atanamaz. Cezanın verildiği tarihte bu görevleri yürütenlerin görevi ayrıca karara gerek kalmadan biter. Daire başkanı dengi ve üstü kadrolar da kapsamdadır.
Doçentlik
Doçentlik Dil Puanı ve Geçerlilik Süresi
Doçentlik başvurusunda 55 puan eşiği, YDS ve YÖKDİL sonuçlarının süresiz geçerliliği, uluslararası sınavlarda beş yıl ve TOEFL'de iki yıl sınırı ile ret hâlinde dava yolu.
çalışmaya dahil edilme kriterlerinin üç eserde de birebir aynı olduğu
, M-513-0642 ve M-455-4003 No’lu eserlerdeki ‘Barthel İndeksi ve Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi ölçme araçlarının aynı olduğu, M-455-4003 ile M-439-8387 No’lu eserlerde verilerin değerlendirilmesi/istatiksel analiz bölümlerinin içeriğinin aynı olduğu, üç eserin ayrı tarihlerde yayımlanmakla birlikte bu yayınlarda önceki çalışmalardan söz edilmediği ve atıf yapılmadığı tespit edilmiştir. M-513-0642, M-439-8387 ve M-455-4003 No’lu eserlerin her birinin tek bir etik kurul izni ile yapılmış 3 farklı yayın olduğu ve birbirine atıf yapmadan yayımlandığı saptanmıştır.
Bu durum dikkate alındığında ……….’nın yukarıda adı geçen altı yayın için DİLiMLEME ŞEKLİNDE ETİK İHLALLERDE BULUNDUĞU görülmektedir…” şeklindeki tespit ve görüşlere yer verildiği görülmektedir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de, işbu itiraz raporu kusurlandırıcı nitelikte görülmeyerek ve Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir hükmü uyarınca da söz konusu rapor bilimsel ve teknik değerlendirme kriterleri kapsamında hüküm tesisi için yeterli görüldüğünden, mahkememizce hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlikte görülmüştür.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda yer alan mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, davacının söz konusu yayın için dilimleme şeklinde etik ihlallerde bulunduğu anlaşıldığından, 2021 Mayıs döneminde Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği Bilim Alanından doçentlik başvurusunda bulunan davacı hakkında, Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 24.02.2022 tarih ve 2021-0447 dosya numaralı kararı ile dilimleme yoluyla etik ihlalinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle doçentlik başvurusunun iptal edilmesine ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın 02.03.2022 tarih ve E-89093701 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
A2 makalesinde, başvurulan alan çalışması bilgilerine istinaden “Türkiye genelindeki tüketicilerin genetik modifikasyon (GM) ve GM gıdalar hakkında tutumlarının belirlenmesi hedeflenmiştir”.
A2 makalesinde de “kentli tüketicilerin GM gıdalara karşı, güçlü bir negatif tutumunun bulunduğu; riskli bir gıda maddesi olarak algılandığı belirlenen GM gıdalar için tüketici bilgilendirmesinde kullanılabilecek başlıca motivasyon unsurunun ‘gıda güvenliği’ olduğu; tüketicilere açık ve net bilgilerin doğru iletişim kaynakları kullanılarak ulaştırılması gerektiği” sonucuna ulaşılmıştır.
Aynı alan çalışmasının sonuçlarını kullandığından olgusal durum bilgileri de aynı olan, ancak amaçları ve sonuçları farklı olan iki makaleyi bir bilimsel etik ihlali olan “dilimleme” olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır.” şeklinde hüküm kurularak aynı alan çalışmasının ürünü olan bilgilerin kullanılması durumunda sonuçların farklı olması nedeniyle dilimlemenin söz konusu olamayacağı belirtilmiştir. Bu bakımdan davacı akademik personel hakkında dilimleme etik ihlalinden dolayı disiplin cezası da söz konusu olmayacaktır.