Korona Salgını Bağlamında 7226 Sayılı Kanun’la İş Yaşamı bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.
Kısa cevap: 7226 sayılı Kanun, 26 Mart 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan bir torba kanundur. İş yaşamında kısa çalışma ödeneği için geçici şartlar getirmiş, 4857 sayılı Kanun'daki telafi çalışması süresini dört aya çıkarmıştır. Yargı süreleri ve işyeri kirası hakkındaki geçici hükümler ise yalnızca 2020 yılının belirli dönemleri için öngörülmüştür.
Covid-19 Korona Sürecinde Kapsamında Yapılan Düzenlemeler
7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7226 sayılı Kanun”) Türkiye Büyük Millet Meclisi (“TBMM”) 24 Mart 2020 tarihli Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edilmiş ve 26.03.2020 tarih ve 31080 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, Koronavirüs (“Covid-19”) salgınıyla mücadele kapsamında yürürlüğe konulan tedbirleri düzenlemesi itibarıyla büyük önem taşımaktadır.
7226 sayılı Kanun 30 ayrı kanunda değişiklik yapmaktadır, bu itibarla ‘’torba kanun’’ olarak anılmaktadır. Kuşkusuz bu Kanun’la yapılan değişikliklerin tamamı çok önemlidir ve tümünün değerlendirilmesi bu çalışmanın boyutlarını aşmaktadır. Burada özellikle çalışma yaşamı, yargılama usulü, çekle ödemeler konusundaki değişiklikleri içeren 41., 43., 48., 49., Geçici 1. Madde ile Geçici 2. Maddeyle getirilen düzenlemeler inceleme konusu yapılmıştır:
Korona Sürecinde Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Düzenleme (Madde 41)
7226 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na “Geçici 23. Madde” eklenmiştir.
Bilindiği üzere kısa çalışma ödeneği, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.
447 sayılı Kanun’a eklenen maddeyle, yeni korona virüs kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvurusu ve bu ödenekten faydalanma şartları 30/06/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir. Getirilen bu düzenlemelerin özellikle korona virüs salgını yüzünden ekonomik açıdan zorlu dönemde işçiyi koruyucu bir düzenleme olduğu söylenebilir. Buna göre; kısa çalışmanın başlangıç tarihinden önceki çalışma süresi 120 günden 60 güne ve son 3 yıl içinde 600 gün olan sigortalı çalışma zorunluluğu 450 güne indirilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
7226 sayılı Kanun ne zaman yürürlüğe girmiştir?
Kanunun çoğu maddesi 26 Mart 2020'de, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kısa çalışmaya ilişkin 41. madde de bu tarihte yürürlüğe girmiş, ancak 29 Şubat 2020'den itibaren uygulanmıştır. Bazı maddeler için daha sonraki yürürlük tarihleri belirlenmiştir.
Telafi çalışması süresi 7226 sayılı Kanun ile ne kadar olmuştur?
4857 sayılı Kanun'un 64. maddesine göre işveren dört ay içinde telafi çalışması yaptırabilir. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Telafi çalışması fazla çalışma sayılmaz.
Covid-19 nedeniyle yargı süreleri hangi tarihler arasında durmuştur?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Bu koşulları taşımayanlar içinse kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam edeceklerdir. (f.2)
Kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrananlar işçiler hariç olmak üzere işveren tarafından hiçbir işçi çıkarılmaması gerekmektedir.
Kısa çalışma başvurularının 60 gün içinde sonuçlandırılacağı da bu madde kapsamında hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, maddede belirtilen çalışma sürelerini değiştirme ve başvuru sürelerini uzatmaya Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte ortaya çıkan durumun gerekleri dikkate alınarak bu sürelerin değiştirilmesi mümkündür.
Korona Sürecinde Telafi Çalışması Hakkında Düzenleme (Madde 43)
4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. maddesinde değişiklik yapılarak “Telafi Çalışması” bakımından düzenlemeye gidilmiştir. Anılan maddede telafi çalışması düzenlenmiştir. Telafi çalışması, zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle iş yerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde atında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde işveren tarafından yaptırılan çalışmaya denilmektedir. Eski düzenlemeye göre, çalışılmayan süreler için telafi çalışması ancak iki ay içinde yaptırılabilmekteydi.
Yasa’nın 64. maddesinde yapılan değişiklikle telafi çalışma süresi 2 (iki) aydan 4 (dört) aya çıkarılmış ve Cumhurbaşkanına bu süreyi iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir. Bu yolla işverenlerin korona virüs salgını nedeniyle oluşan olumsuz piyasa koşullarında işverenlere daha esnek çalışma yöntemi belirleyebilme imkanı sağlanmaktadır.
“işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir.”
Korona Sürecinde Yargı Sürelerinin Durması Hakkında Düzenleme (Geçici Madde 1/1)
Dava açma, zamanaşımı, hak düşürücü süreler ve usul süreleri 13 Mart 2020'de, icra ve iflas süreleri 22 Mart 2020'de durmuştur; nafaka takipleri hariçtir. Kanun bitişi 30 Nisan 2020 olarak öngörmüş, Cumhurbaşkanı Kararıyla süre 15 Haziran 2020'ye uzatılmıştır. 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi, ülkemizde bir süreden beri yaşanan Covid-19 salgını yüzünden yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yargılama usulündeki süreler durdurulmuştur. Bu düzenlemeye göre;
Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri ile Hukuk, İdari ve Ceza yargılamalarına ilişkin süreler, hâkim tarafından tayin edilen süreler ve arabuluculuk ile uzlaştırma kurumlarındaki süreler de dâhil olmak üzere tüm süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) durdurulmuştur.
Usule ilişkin sürelerde durmanın ne anlama geldiği önemlidir. Hukukta sürelerin durması, durmaya sebep olan olgunun ortadan kalkması üzerine sürenin kaldığı yerden işlemeye devam etmesidir. Yani bu koşullar altında durma tarihine kadar geçen süreler, yasal sürenin hesabında dikkate alınır.
Bu kural bağlamında sürelerin durmuş olması taraflar için aynen adli tatil sürelerinde olduğu gibi dava açmaya, şikâyet yapmaya esasen bir engel teşkil etmez. Bu hususlarda bir yasak yoktur. Başka bir ifadeyle taraflar dilerlerse bu gibi işlemleri yapabilirler. Dolayısıyla örneğin bu süre içinde davalı tarafın kendisine tebliğ edilen dava dilekçesine 2 hafta içinde cevap dilekçesi sunmasına engel yoktur. Başka bir ifadeyle ‘’sürelerin durduğu’’ bu dönem içinde ilgili taraf açısından gerekli işlemi yapıp yapmama konusunda seçim hak ve yetkisi vardır. Neticede korona salgını süresinde de hukuki hayat durmamıştır; sadece taraflara hak kaybı yaşamamaları amacıyla bir imkân sağlanmıştır.
Kanun, taraflar açısından esasen bir yasal koruma getirmiş; salgın hastalık yüzünden insanların haklarının kaybının önüne geçmeyi amaçlamıştır. Bu itibarla düzenleme, hak kaybını önleyici bir genel düzenlemedir.
Bu arada dikkat edilmesi gereken önemli husus, bu düzenleme yargılama usulüne ilişkindir. Tarafların aralarındaki sözleşmelerde veya özel hukuk ilişkilerinde belirlenmiş olan süreler bu düzenlemenin kapsamında değildir.
“Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır.”
Nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere İcra İflas hukukundaki süreler ve işlemler tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) durdurulmuştur.
Kısacası icra takibi açmak 30.04.2020 tarihine kadar yasak kapsamındadır. Ancak borçluların mal kaçırmalarının nasıl önüne geçileceği konusuna yönelik bir düzenleme yapılmamış ve bir güvence öngörülmemiştir.Karşılıksız çek şikayeti ile taahhüdü ihlal suçuna ilişkin şikayet durma süresinde yasak kapsamında değildir.
Davalar ve maddi hukuka ilişkin süreler 13/03/2020 tarihinden itibaren; icra takipleri ve takip hukukuna ilişkin kanunlarda düzenlenen davalar bakımından ise süreler 22/03/2020 tarihinden itibaren durdurulmuştur.
7226 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesinde, yargılama usulü ile İcra ve İflas Hukuku kapsamındaki sürelerin durduğu ve yeniden işlemeye başlayacağı tarih, sürelerin hesaplanmasına ilişkin detaylı düzenlemeler yer almaktadır. Alınan bu önlemler kapsamında durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacaktır. Salgının devam etmesi halinde ise Cumhurbaşkanına, durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilme ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilme yetkisi tanınmıştır.
Bu kapsamda, şayet bu durma bakımından milat olan 13 Mart 2020 tarihi itibarıyla eğer kalan süreniz 15 gün veya daha az ise Kanun sürelerin yeniden işlemeye başladığı tarihten itibaren 15 günlük ek süre verilmektedir. Örneğin dava dilekçesini 12.03.2020 günü tebellüğ eden davalı, dava dilekçesine karşı HMK kapsamında 2 haftalık cevap verme süreniz bulunmaktadır. 26.03.2020 de cevap verme süreniz sona erecektir. Davalı olarak, durma süresinin başlangıcı olan 13 Mart 2020 itibariyle 1 günü kullanmış olduk ve kalan 13 günümüz kanun gereği 15 günden az olduğu için 30 Nisan’dan sonra 15 Mayıs’a kadar cevap verebiliriz. 12.03.2020’ de tebliğ edilen dava dilekçesine 15.05.2020 tarihine kadar cevap verebiliriz.
Maddede uygulamada ortaya çıkabilecek olası tereddütlerin önüne geçilmesi için bazı sürelerin bu süreçte işlemeye devam edeceği kuralına yer verilmiştir. Buna göre aşağıdaki süreler Geçici 1. maddenin 1. fıkrası hükmünün kapsamı dışında bırakılmıştır:
Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.
Bu noktada dikkat çekici olan husus, bu süreçte her ne kadar ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasına imkanı bulunmamasına karşılık ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasında herhangi bir engelin bulunmadığıdır. Dolayısıyla bu düzenlemeyle ihtiyati tedbir kararlarının uygulamasının devam edileceği anlaşılmaktadır.
Korona Sürecinde 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) ile Takip Hukukuna İlişkin Diğer Kanunlar Kapsamında Düzenleme (Geçici Madde 1/3)
7226 sayılı Kanun ile İİK ve takip hukukuna ilişkin aşağıdaki şekilde düzenlemeler yapılmıştır:
İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecek ve bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacaktır.
Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir.
Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçlarının da durma süresince devam edecektir.
Duruşma ve Müzakerelerin Ertelenmesi Hakkında Düzenleme (Geçici Madde 1/4)
Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;
Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,
İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,
Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı
belirleyecektir.
Yetkili kılınan HSK’nın 30.03.2020 tarihli kararıyla acele işler hariç duruşma ve keşifler ertelenecek, duruşmalar resen yapılacak, duruşma günü taraflara gider avansından karşılanmak suretiyle bildirilecektir. Bu süreler yargıdaki makul sürelerin hesabında veya hakim/savcıların terfisinde hesaba katılmayacaktır. Bu düzenlemeyle, bu süreçte aksayan işlemler ve sonuçlandırılmayan dosyalar nedeniyle hakim ve savcıların terfilerinin olumsuz etkilenmemesi için hakim ve savcılar açısından lehe bir prensip belirlemiştir.
Korona Sürecinde İşyeri Kira Sözleşmeleri Hakkında Düzenleme (Geçici Madde 2)
1 Mart 2020 ile 30 Haziran 2020 arasında işleyecek işyeri kira bedelinin ödenememesi, sözleşmenin feshi ve tahliye sebebi olmaz. 7226 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi ile işyeri kira sözleşmeleri kapsamında; 01/03/2020 tarihinden 30/06/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesinin kira sözleşmesinin feshi ve kiralananın tahliyesi sebebi oluşturmayacağı da hüküm altına alınmıştır.
“1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.”
Bu düzenlemenin kriz döneminde ticari faaliyetleri aksayan ticari işletmeler bakımından tahliye tehlikesini bir süreliğine de olsa ötelenmesini sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Korona Sürecinde Çek Kanunu Hakkında Düzenleme ( Madde 49)
7226 sayılı Kanun, 24 Mart 2020 tarihine kadar karşılıksız çek düzenleme suçundan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı durdurulmaktadır. Hükümlüye tahliye tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının 10 da 1’ ini ödemek ve kalan kısmını 3 aylık sürenin bitiminden itibaren 2’şer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece ceza mahkûmiyetinin ortadan kaldırılması öngörülmektedir.
Korona Sürecinde Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler Hakkında Düzenleme ( Madde 48)
7226 sayılı Kanun’un anılan maddesiyle, karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemedikleri için risk merkezine bildirilen kişilerle ilgili olarak 31 Aralık 2020 tarihine kadar borçlarının tamamının ödenmesi ya da yeniden yapılandırılması halinde bu kişilere ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmayacağı hükmü getirilmiştir.
İş Yerinin Devri ile İlgili Uyuşmazlıklarda Ankara İş Avukatı Desteği
Ülkemizde avukatlar belirli alanlarda uzmanlaşırlar ve hukuk fakültesinden mezun olan her avukat, farklı hukuki konuları takip edebilir. Yasal olarak her avukat, usulüne uygun bir şekilde her türlü davayı takip etme yetkisine sahiptir. Ancak, bazı avukatlar belli alanlarda deneyim kazanabilir ve bu alanda daha fazla bilgi birikimi edinebilirler. Bu nedenle “Ankara iş davası avukatı” ifadesi, iş hukuku, işçi ve işveren ilişkileri ve diğer iş hukuku ile ilgili davalara bakan avukatı ifade eder.
Ankara iş avukatı için İletişim Bilgilerimiz’e tıklayarak bizi arayabilirsiniz. Bununla birlikte ofise gelmeden Ankara korona sürecindeki uyuşmazlıklarına bakan avukatlar ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz. Sorunuzu yazılı olarak iletmek isterseniz Avukata Sor sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Konu ile ilgili diğer makalelerimizi incelemek isterseniz;
Genel süreler 13 Mart 2020'de, icra ve iflas süreleri ise 22 Mart 2020'de durmaya başlamıştır. Kanun durmanın 30 Nisan 2020'de bitmesini öngörmüştür. Cumhurbaşkanı bu süreyi bir kez uzatarak 15 Haziran 2020'ye kadar sürdürmüştür.
Durma süresi sona erdikten sonra süreler nasıl işler?
Süreler, durma süresinin bittiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Durma başladığında bitimine on beş gün veya daha az kalmış süreler on beş gün uzamış sayılır.
Ceza zamanaşımı süreleri de durmuş mudur?
Hayır. Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım için öngörülen zamanaşımı süreleri durma kapsamı dışında bırakılmıştır. Ceza muhakemesindeki koruma tedbirlerine ilişkin süreler de aynı şekilde kapsam dışıdır.
Kira bedelini ödeyemeyen işyeri kiracısı tahliye edilebilir miydi?
Kanuna göre 1 Mart 2020 ile 30 Haziran 2020 arasında işleyecek işyeri kira bedelinin ödenememesi tahliye sebebi oluşturmaz. Bu koruma yalnızca belirtilen dönemin kira bedelini kapsar. Sonraki dönemlerin kirası için genel hükümler uygulanır.
İş Hukuku
İBRANAME
İbraname, hukuki anlamda, kişiler arasında herhangi bir alacak veya verecek kalmadığını gösteren bir belgedir. Bu belge, taraflardan birinin, diğerine karşı ileri sürebileceği tüm hak ve taleplerinden feragat ettiğini ve herhangi bir borç ya da yükümlülüğün kalmadığını beyan eder. İBRANAME NEDİR İbra, borcu sona erdiren önemli bir hukuki işlemdir. Arapça kökenli bir kelime olan ibra, “temize…