Bilindiği Üzere Doçentlik Sistemi ve üniversitelerde bulunan akademik kadrolardan öğretim üyesi kadrolarına ilişkin köklü değişiklik yapılması planlanmaktadır.
Doktor öğretim görevlisi, 2017 yılında hazırlanan bir kanun teklifinde geçen kadro adıdır. Teklif yardımcı doçentliği kaldırmayı öngörüyordu. Yasalaşan metinde ise başka bir ad tercih edildi. Bu yazı önce bugünkü durumu açıklar. Ardından teklifin özgün metnini ve gerekçelerini aktarır. Böylece iki dönem arasındaki fark görünür hâle gelir.
Kısa cevap: Doktor öğretim görevlisi, 2017 kanun teklifinde yardımcı doçentliğin yerine önerilen kadronun adıydı. 6/3/2018'de yürürlüğe giren 7100 sayılı Kanun bu kadroya doktor öğretim üyesi adını verdi ve yardımcı doçentliği kaldırdı. O tarihte görev yapan yardımcı doçentler yeni kadroya kendiliğinden atandı. Merkezi doçentlik sözlü sınavı da aynı düzenlemeyle kaldırıldı. Doktoralı öğretim görevlileri ise öğretim üyesi sayılmaz, ayrı bir kadrodadır.
Doktor Öğretim Görevlisi Kadrosu Kanunda Nasıl Yer Aldı?
Teklif 26 ncı Yasama Döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştu. Metin 6/3/2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7100 sayılı Kanunla yasalaştı. Kanunun adı uzundur ve birden çok metinde değişiklik yapar. Yasalaşan metinde kadronun adı doktor öğretim üyesi olarak belirlendi. Teklif aşamasındaki doktor öğretim görevlisi ifadesi kanuna girmedi. Bu nedenle bugün mevzuatta doktor öğretim görevlisi diye bir kadro bulunmaz.
“Öğretim Üyeleri: Yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleridir.”
Doktor Öğretim Görevlisi ile Doktor Öğretim Üyesi Aynı Şey mi?
İkisi aynı kadroyu anlatır. Fark yalnız addadır. Teklif metni doktor öğretim görevlisi ifadesini kullanıyordu. Kanun ise doktor öğretim üyesi ifadesini benimsedi. Ad farkı önemsiz değildir. Çünkü öğretim üyesi kavramı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda ayrı bir statüyü anlatır. Öğretim görevlisi ise öğretim üyesi sayılmaz. Kanun koyucu bu nedenle öğretim üyesi ifadesini seçmiştir.
Mevzuatta doktor öğretim görevlisi diye bir kadro var mı?
Hayır. Bu ifade 2017 yılındaki kanun teklifinde geçiyordu. 6/3/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7100 sayılı Kanun, kadronun adını doktor öğretim üyesi olarak belirledi. Resmî yazışmalarda ve kadro ilanlarında bugün bu ad kullanılır.
Yardımcı doçentlik kadrosuna ne oldu?
Kadro 7100 sayılı Kanunla kaldırıldı. O tarihte görev yapan yardımcı doçentler yeni kadroya atandı ve özlük hakları korundu. Değişikliğin gerekçesi, unvanın kamuoyunda doçentin yardımcısı gibi anlaşılmasıydı.
Doktor öğretim üyesi kadrosuna atama kaç yıl için yapılır?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
“Doktor Öğretim Üyesi: Doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olan akademik unvana sahip kişidir.”
Yardımcı Doçentlik Kadrosuna Ne Oldu?
Yardımcı doçentlik kadrosu kaldırıldı. O tarihte görev yapan yardımcı doçentler yeni kadroya atandı. Unvan değişikliği kendiliğinden gerçekleşti. Kişilerin özlük hakları da korundu. Değişikliğin gerekçesi kavram karışıklığıydı. Kamuoyunda yardımcı doçent, doçentin yardımcısı olarak algılanıyordu. Yeni ad bu algıyı gidermeyi amaçladı.
“22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu bentte yer alan "yardımcı doçent" ibaresi "doktor öğretim üyesi" şeklinde değiştirilmiştir.”
Atama Süresi ve Yeniden Atama Nasıl İşler?
Kadroya atama en çok dört yıl süreyle yapılır. Süre sonunda yeniden atama mümkündür. Başvuru için doktora veya uzmanlık gerekir. Belli sanat dallarında yeterlilik de kabul edilir. Merkezi yabancı dil sınavından en az elli beş puan aranır. Üniversiteler ayrıca objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebilir. Süreci doktor öğretim üyesi ataması nasıl yapılır yazımızda anlattık.
Doçentlikte Bugün Hangi Kurallar Geçerli?
Doçentlik süreci 2018 sonrasında birkaç kez değişti. Bugün yürürlükteki metin Doçentlik Yönetmeliğidir. Yönetmelik 14/10/2025 tarihli ve 33047 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe girdi. 7/2/2015 tarihli ve 29260 sayılı Doçentlik Sınav Yönetmeliği ise yürürlükten kalktı. Başvurular yılda iki dönem hâlinde alınır. Dönemler mart ve ekim aylarındadır. Başvuruları Üniversitelerarası Kurul değerlendirir. Kurul kısaca ÜAK olarak anılır. Değişikliğin ayrıntısını doçentlik yönetmeliği değişikliği yazımızda ele aldık.
Sözlü Sınav Kaldırıldı mı?
Merkezi sözlü sınav 2018 değişikliğiyle kaldırıldı. Doçentlik yeterlilik değerlendirmesi eser incelemesine dayanır. Buna karşılık üniversiteler doçent kadrosuna atamada sözlü sınav yapabilir. Bu sınav merkezi bir aşama değildir. Kadro ilanına bağlı bir seçim işlemidir. Sınavda hukuka aykırılık varsa iptal davası açılabilir.
Jüri Bilgileri Ne Zaman Açıklanır?
Jüri bilgileri artık başvuru sırasında paylaşılmaz. Bilgiler sonucun açıklanmasıyla birlikte adaya açılır. Kural Doçentlik Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasındadır. Diğer jüri üyelerinin raporları ise adayın erişimine açılmaz. Bu durum itiraz ve dava aşamasında sorun yaratabilir. Konuyu doçentlik jürisine karşı dava ve hukuki yollar yazımızda inceledik.
Başvuru Reddedilirse Ne Zaman Yeniden Başvurulur?
Süre, ret gerekçesine göre değişir. Asgari şartların sağlanmadığı gerekçesiyle ret verilmişse aday izleyen dönemde yeniden başvurabilir. Etik ihlal kararı verilmişse süre daha uzundur. Bu hâlde başvuru izleyen üçüncü dönemde yapılabilir. Ret kararına karşı itiraz ve iptal davası da mümkündür. Ayrıntı için doçentlik başvurusunun reddi kararına itiraz ve dava yazımıza bakabilirsiniz.
Doçentlik Yeterlilik Belgesi Ne İşe Yarar?
Belge, doçent unvanına giden ilk aşamadır. Tek başına kadro vermez. Kadroya atama kararını üniversite verir. Üniversite ayrıca ek koşul arayabilir. Bu ayrım dava türünü de belirler. Yeterlilik başvurusunun reddi Üniversitelerarası Kurul işlemidir. Kadroya atanmama ise üniversite işlemidir. İki işleme karşı ayrı dava açılır. Hasım da buna göre gösterilir.
Eser İncelemesinde Nelere Bakılır?
İnceleme adayın yayınları üzerinden yapılır. Jüri, eserlerin alanla ilgisini değerlendirir. Yayın sayısı kadar niteliği de önemlidir. Etik ihlal iddiası varsa süreç ayrı bir yol izler. Etik inceleme sonucu başvuruyu doğrudan etkiler. Raporların gerekçesiz olması iptal nedenidir. Bu nedenle rapor metinleri dikkatle okunmalıdır.
Doktor Öğretim Görevlisi Unvanı Hâlâ Kullanılıyor mu?
Uygulamada doktor öğretim görevlisi ifadesi hâlâ kullanılır. Kullanım çoğunlukla alışkanlıktan gelir. Resmî yazışmada doğru karşılık doktor öğretim üyesidir. Kadro ilanlarında da bu ad geçer. Doktor öğretim görevlisi diye arama yapan adaylar ilanı bulamayabilir. Yanlış terim dava dilekçesinde de sorun çıkarabilir. Dilekçede kadronun kanundaki adı yazılmalıdır. İlan metnindeki ifade de aynen aktarılır. Böylece işlem ile talep arasındaki bağ kurulur.
Kadroya Atanmama Hâlinde Hangi Yollar Vardır?
İlan edilen kadroya atanmama bir idari işlemdir. İşleme karşı iptal davası açılır. Dava idare mahkemesinde görülür. Süre altmış gündür ve tebliğ ile başlar. Jüri raporlarının gerekçesiz olması sık görülen bir iptal nedenidir. Konuyu doktor öğretim üyesi jüri raporu eksikliği yazımızda ele aldık.
Görev süresinin uzatılmaması da ayrı bir uyuşmazlık doğurur. Dört yıllık süre dolduğunda yeniden atama kendiliğinden yapılmaz. İdarenin takdir yetkisi vardır ama bu yetki sınırsız değildir. İşlem somut ve denetlenebilir gerekçeye dayanmalıdır. Ayrıntı için akademisyenin görev süresinin uzatılmaması yazımıza bakabilirsiniz.
İlan şartlarına aykırılık da sık görülen bir iptal nedenidir. İlanda aranan koşullar tek bir adayı işaret edemez. Koşulların ölçülebilir ve genel olması gerekir. Aksi hâlde ilan kişiye özel sayılır. Doktor öğretim görevlisi kadrosu arayan adaylar ilan metnini bu gözle okumalıdır. İtiraz süresi kısadır ve ilan tarihinden işler. Süre kaçırılırsa dava esasa girmeden reddedilir. Bu nedenle ilan takibi düzenli yapılmalıdır.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Kadro ilanına ve atama işlemine karşı açılan davada yürütmenin durdurulması istenebilir. Talep dava dilekçesinde açıkça yazılır. Mahkeme iki koşulu birlikte arar. İşlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Uygulanması telafisi güç zarar doğurmalıdır. Kadro bir başkasına verilmişse zarar koşulu kolayca gösterilir. Konuyu yürütmenin durdurulması nedir yazımızda anlattık.
Kanun Teklifi Aslında Ne Öngörüyordu?
Teklif, yardımcı doçentlik kadrosunu kaldırıp yerine doktor öğretim görevlisi adını taşıyan yeni bir kadro getirmeyi öngörüyordu. Aşağıdaki bölüm teklifin sunulduğu dönemde kaleme alınmıştır. Metin o günün beklentilerini yansıtır. Teklif, doçentlik sistemi ile öğretim üyesi kadrolarında köklü değişiklik öngörüyordu. Değişiklik Yükseköğretim Kanununu kapsıyordu. Yükseköğretim Personel Kanunu da teklife dahildi. Öğretim elemanlarının kadrolarına ilişkin kanun hükmünde kararname de değiştirilecekti. Teklif o günlerde Meclise sunulmuştu.
Gerekçelerde birkaç başlık öne çıkıyordu. Kamuoyunda yardımcı doçentlik kavramı yanlış anlaşılıyordu. Terim, doçentin yardımcısı gibi algılanıyordu. Teklif bunun yerine dünyadaki uygulamalara yakın bir yapı öngörüyordu. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının azalan işlevini artırmak da amaçlanıyordu. Yeni kadrodaki öğretim elemanlarının mali haklarının iyileştirilmesi hedefleniyordu. Doçentlikte merkezi bir yetkinin yükseköğretim kurumlarına devri de planlanıyordu. Süreçlerin hızlanması ve daha özerk bir yapı kurulması isteniyordu. Öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması da gerekçeler arasındaydı. Sözleşmeli sanatçı öğretim elemanlarına ilişkin yetkinin kurumlara verilmesi de öngörülüyordu.
Teklifin başlıca maddeleri aşağıda özetlenmiştir.
Doçent Kavramı Nasıl Tanımlanıyordu?
2547 sayılı Kanundaki doçent kavramı yeniden tanımlanıyordu. Tanıma göre unvana iki yoldan ulaşılabilecekti. Birinci yolda aday Üniversitelerarası Kuruldan doçentlik yeterlilik belgesi alacaktı. Ardından üniversitenin belirlediği ek kriterleri sağlayan aday doçent unvanını kazanacaktı. İkinci yol yükseköğretim kurumları dışından yapılan başvurular içindi. Bu adaylar da önce yeterlilik belgesi alacaktı. Sonra Üniversitelerarası Kurulun belirlediği ek koşulları sağlayacaktı.
–Yükseköğretim Kanununda yer alan yardımcı doçentlik kadrosu kaldırılarak yerine “Doktor Öğretim Görevlisi” kadrosu getirilmekte, yardımcı doçent olarak görev yapan öğretim üyeleri bu kadroya atanmakta ve şu şekilde tanımlanmaktadır; “Doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlilik kazanmış olan, akademik unvana sahip olan kişidir.”
Bu tanım teklifin en çok tartışılan bölümüydü. Kadronun adı sonradan doktor öğretim üyesi olarak değişti. Tanımın içeriği ise büyük ölçüde korundu.
ÜAK Yönetim Kurulu Neden Öngörülüyordu?
Üniversitelerarası Kurulun işlevselliğini artırmak için yeni bir organ öngörülüyordu. Başkanlık bünyesinde bir ÜAK Yönetim Kurulu kurulacaktı. Kurul, Üniversitelerarası Kurul Başkanı ile on üyeden oluşacaktı. Üyelerin üçü fen ve mühendislik alanından seçilecekti. Üçü sağlık, üçü sosyal bilimler alanından gelecekti. Bir üye ise güzel sanatlar alanından olacaktı. Üyeler farklı üniversitelerde görev yapacak ve bir yıl için seçilecekti. Kurul ayda bir toplanacak ve üyelere huzur hakkı ödenecekti. Üniversitelerarası Kurulun görevleri bu Kurula devredilebilecekti. Devir dışında tutulan tek görev Yükseköğretim Kuruluna üye seçmekti.
–2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Üniversitelerarası Kurulu düzenleyen 11. Maddesinde “Doçentlik sınavlarını düzenlemek ve ilgili yönetmelik gereğince doçent adaylarının yayın ve araştırmalarının değerlendirilmesi ve doçentlik sınavı ile ilgili esasları tespit etmek ve jürileri seçmek” yönündeki görevi “Doçentlik yeterlilik belgesi başvurularında adayların yeterli yayın ve çalışmaya sahip olup olmadığına karar vermek ve yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaylara doçentlik yeterlilik belgesi düzenlemek” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca aynı maddeye yükseköğretim kurumları dışından yapılacak olan başvurular için ek koşullar belirlemek ve başarılı olanlara doçentlik unvanı vermek şeklinde görev eklenmiştir.
Bu değişiklikle merkezi sınav mantığı yerini belge esasına bırakıyordu. Yeterlilik belgesi, kadroya atanma anlamına gelmiyordu. Atama kararı üniversitede kalıyordu.
Kadro İlanı ve Başvuru Şartları
Açık bulunan kadrolar Yükseköğretim Kurulu tarafından ilan edilecekti. Kadro ilanlarını bugün de YÖK yayımlar. Atama en çok dört yıl süreyle yapılacaktı. Süre sonunda yeniden atama mümkün olacaktı. Başvuru için doktora veya uzmanlık unvanı aranıyordu. Belli sanat dallarında yeterlilik de kabul ediliyordu. Yabancı dil puanının en az elli beş olması gerekiyordu. Üniversitenin belirlediği ek objektif ve denetlenebilir kriterler de sağlanacaktı.
2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin başlığı değişiyordu. Doçentlik Sınavı başlığı yerine Doçentlik ve Atama başlığı geliyordu. Maddeye göre yeterlilik belgesi başvuruları yılda iki defa alınacaktı. Başvuruları Üniversitelerarası Kurul kabul edecekti. Başvuru şartları da yeniden düzenleniyordu.
Birinci şart bir lisans diploması almış olmaktı. Ardından doktora veya uzmanlık unvanı aranıyordu. Belli sanat dallarında yeterlilik kazanmış olmak da kabul ediliyordu.
İkinci şart yeterli sayı ve nitelikte bilimsel yayın ve çalışma yapmaktı. Ölçütleri Yükseköğretim Kurulu belirleyecekti. Kurul bu belirlemeyi Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine yapacaktı. Her disiplin alanı ayrı ayrı dikkate alınacaktı.
Doçent Kadrosuna Atama Jürisi Nasıl Kurulacaktı?
Üniversiteler doçent kadrosuna atama için ek kriterler getirebilecekti. Kriterlerin objektif ve denetlenebilir olması gerekiyordu. İlan edilen kadrolara yapılan başvurularda jüri kurulacaktı. Jüriyi Üniversite Yönetim Kurulu belirleyecekti. Jüri, adayın başvurduğu bilim veya sanat alanından beş asıl ve iki yedek üyeden oluşacaktı. Üyelerin profesör unvanına sahip olması gerekiyordu. Yeterli üye bulunamazsa jüri üç üye ile kurulabilecekti. Asıl üyelerden en az üçü üniversite dışından seçilecekti. Jüri üyeleri raporlarını rektörlüğe gönderecekti. Rektör, Üniversite Yönetim Kurulunun görüşünü alarak atamayı yapacaktı.
Yayın ve eser incelemeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecekti. Yönetmeliği Yükseköğretim Kurulu çıkaracaktı. Kurul bunu Üniversitelerarası Kurulun görüşünü alarak yapacaktı. Düzenlemeyle sözlü sınav aşaması kaldırılacaktı. Başvuruda istenen yabancı dil puanı da altmış beşten elli beşe çekilecekti. Doçentliğe atama başlıklı 25 inci maddenin kaldırılması da öngörülüyordu. Gerekli düzenleme 24 üncü maddede yapıldığı için bu madde gereksiz kalıyordu.
Getirilecek olan yeni sistem ve uygulamaların başlıcalarına yukarıda ayrıntılı olarak değinmiş bulunmaktayız. Yeni sistemin yol açacağı boşluk, olumlu ve olumsuz durumlara yönelik eleştirilerimize bir sonraki makalemizde değinmeyi düşünmekteyiz.
Teklif ile Yürürlükteki Metin Arasındaki Farklar
Yukarıdaki metin teklif aşamasını anlatır. Yasalaşan kanun bazı noktalarda ayrıldı. En görünür fark kadronun adıdır. Doktor öğretim görevlisi ifadesi yerini doktor öğretim üyesine bıraktı. Doçentlikte merkezi sözlü sınavın kaldırılması ise korundu. Yabancı dil puanının elli beşe çekilmesi de kabul edildi. Buna karşılık teklifteki bazı ayrıntılar metne farklı biçimde girdi. Bu nedenle teklif metni ile kanun metni ayrı ayrı okunmalıdır. Doktor öğretim görevlisi kavramını arayan okurun bu farkı bilmesi gerekir.
Sonraki yıllarda kurallar yeniden değişti. Bugün geçerli metin 2025 tarihli Doçentlik Yönetmeliğidir. Bu nedenle eski teklif metnine dayanarak başvuru planlamak doğru olmaz. Kadro ilanına başvuracak adaylar güncel yönetmeliği esas almalıdır. Açılan davalarda da işlem tarihindeki mevzuat uygulanır. Kadro ilanına karşı açılacak davaları akademik kadro iptal davaları yazımızda anlattık.
Teklifteki bazı düzenlemeler bugün farklı biçimde yürür. Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu aylık toplantılarında başvuru sonuçlarını ilan eder. Adayların bu takvimi izlemesi gerekir. Sonuçlar kurumun resmî sayfasından duyurulur. Sonuç ilanı, itiraz ve dava sürelerinin de başlangıcıdır. Doktor öğretim görevlisi kadrosuna ilişkin eski metinlere dayanmak bu nedenle risklidir.
Teklif ile yasalaşan metin arasındaki başlıca farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
Konu
Kanun Teklifi
Yasalaşan Metin (7100 s. Kanun)
Kadronun adı
Doktor öğretim görevlisi
Doktor öğretim üyesi
Merkezi sözlü sınav
Kaldırılması öngörülüyordu
Unvan için kaldırıldı; kadroya atamada ek koşul olarak sözlü sınav mümkün (md. 24/d)
Doçentlik başvurusunda yabancı dil puanı
Altmış beşten elli beşe çekilecekti
En az elli beş (veya YÖK'çe kabul edilen uluslararası sınavdan denk puan)
Doktor Öğretim Görevlisi Konusunda Avukat Desteği
Doktor öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyesi kadrosuna ilişkin uyuşmazlıklarda izlenecek yol yalnız mevzuatla belirlenmez. Somut olayın özellikleri, ilan metni, jüri raporları ve varsa idari kararlar da rol oynar. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi ücretsiz soru formumuz üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır. Her dosya kendi verileri ile ele alınır.
Atama en çok dört yıl süreyle yapılır ve süre sonunda yeniden atama mümkündür. Başvuru için doktora veya uzmanlık unvanı, belirli sanat dallarında ise yeterlilik aranır. Merkezî yabancı dil sınavından en az elli beş puan gerekir.
Görev süresi uzatılmayan öğretim üyesi ne yapabilir?
Yeniden atama kendiliğinden yapılmaz ve idarenin takdir yetkisi vardır. Ancak bu yetki sınırsız değildir; işlem somut ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanmalıdır. Gerekçesiz işleme karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılabilir.
Doçentlikte merkezi sözlü sınav hâlâ var mı?
Merkezi nitelikteki sözlü sınav 2018 yılında yürürlükten kalktı. Yeterlilik değerlendirmesi bugün eser incelemesine dayanır. Buna karşılık üniversiteler doçent kadrosuna atamada kendi sözlü sınavlarını yapabilir. Bu sınav merkezi bir aşama değil, kadro ilanına bağlı bir seçim işlemidir.
Sağlamaz. Belge, Üniversitelerarası Kurulun verdiği bir yeterlilik tespitidir. Kadroya atama kararını üniversite verir ve ek koşul arayabilir. İki işlem farklı olduğu için davalar ayrı açılır, hasım da buna göre gösterilir.
Kadro ilanının kişiye özel olduğu nasıl ileri sürülür?
İlanda aranan koşulların ölçülebilir ve genel olması gerekir. Koşullar tek bir adayı işaret ediyorsa ilan kişiye özel sayılır ve iptali istenebilir. Süre ilan tarihinden itibaren işlediği için ilanların düzenli izlenmesi gerekir.
Doçentlik
Doçentlik Dil Puanı ve Geçerlilik Süresi
Doçentlik başvurusunda 55 puan eşiği, YDS ve YÖKDİL sonuçlarının süresiz geçerliliği, uluslararası sınavlarda beş yıl ve TOEFL'de iki yıl sınırı ile ret hâlinde dava yolu.