KHK ile İhraç Edilenlerin Emekli İkramiyesi Ödenmemesi
KHK ile İhraç Edilenlerin Emekli İkramiyesi Ödenmemesi
Kanun hükmünde kararnameyle kamu görevinden çıkarılanlara emekli aylığı bağlandığı hâlde ikramiye ödenmemesinin dayanağı, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki fıkra ayrımı, OHAL Komisyonu kararının sonuçları ve dava yolu.
Kanun hükmünde kararnameyle kamu görevinden çıkarılan kişilere şartları varsa emekli aylığı bağlanır. Buna karşılık aynı dosyada emekli ikramiyesi çoğu zaman ödenmez. Kurum bu reddi 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki kıdem tazminatı şartına dayandırır. Oysa Emekli Sandığına tabi hizmet tek başına aylık bağlanmaya yetiyorsa ihraç edilenlerin emekli ikramiyesi talebi aynı maddenin birinci fıkrasına göre değerlendirilir.
Kanun Hükmünde Kararnameyle İhraç İşlemi Neyi Sona Erdirir
Olağanüstü hal döneminde çok sayıda kamu görevlisi, ayrı bir idari işlem kurulmaksızın doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleriyle görevden çıkarıldı. Bu tanım, 7075 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alır.
İşlemin sonuçları düzenlemelerde sayılmıştır. İlgili kişi bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatından çıkarılanların rütbe ve memuriyetleri mahkeme kararı aranmaksızın geri alınır. Silah ruhsatı ve pasaport iptal edilir. Kamu konutundan tahliye öngörülür.
Bu sonuçlar ağırdır. Yine de hepsi görev ve unvanla ilgilidir.
Bu listede sosyal güvenlik hakkının kaldırılması yer almaz. Yani ihraç işlemi, emeklilik hakkını doğrudan sona erdirmez. Şartları taşıyan kişiye emekli aylığı bağlanır. Sorun aylıkta değil, ikramiyede çıkar. İhraç edilenlerin emekli ikramiyesi uyuşmazlığı da bu noktada doğar.
Anayasanın 60 ıncı maddesi herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu belirtir. Bu hüküm, ikramiye tartışmasında sıkça ileri sürülen anayasal dayanaktır.
Emekli Aylığı Bağlanıyorsa İkramiye Neden Ödenmiyor
Birinci fıkra, hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenleri düzenler. Bu kişilere her tam fiili hizmet yılı için bir aylık tutarında ikramiye verilir. Görevin ne şekilde sona erdiği sorulmaz.
Sık Sorulan Sorular
KHK ile ihraç edilen kişiye emekli aylığı bağlanır mı?
Şartları taşıyan kişiye emekli aylığı bağlanır. İhraç işlemi, sosyal güvenlik hakkını doğrudan sona erdiren bir sonuç öngörmez. Uygulamadaki sorun aylıkta değil, emekli ikramiyesinin ödenmesinde ortaya çıkar.
Hizmetlerimde bir yıl SSK var, ikramiye hakkım tümüyle düşer mi?
Düşmesi kesin değildir. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, Emekli Sandığına tabi sürenin tek başına aylık bağlanmaya yeterli olduğu hâlde uygulanır. Bu durumda hizmetin sona erme biçimi belirleyici olmaz.
İkinci fıkra ise birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ilişkindir. Bu kişilere ödeme yapılması, Sandığa tabi çalışmanın 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesindeki kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun sona ermesine bağlıdır. İhraç ise kural olarak bu şartı karşılamaz.
Uygulamada Kurum, dosyada bir gün bile sigortalı süre görünce ikinci fıkraya yönelir. Bu yaklaşım her dosyada doğru sonuç vermez. Kanun metninde böyle bir gün ölçütü yoktur. Belirleyici olan, aylığın birleştirme yapılmadan bağlanıp bağlanamayacağıdır.
Aylık ile İkramiye Neden Ayrı Ayrı Değerlendirilir
Bu iki hak aynı kanunda yer alır. Yine de şartları ayrıdır.
Emekli aylığı, yaş ve hizmet süresi şartlarına bağlıdır. Şartlar tamamsa aylık bağlanır. İkramiye ise 89 uncu maddedeki ek kurallara tabidir. Bu yüzden aylık bağlanan bir dosyada ödeme reddedilebilir.
Kurumun ret yazısı çoğu kez kısadır. Yazıda yalnızca ikinci fıkra anılır. Hizmetin nasıl sona erdiği belirtilir. Birinci fıkranın neden uygulanmadığı ise tartışılmaz.
Kurum ayrıca hizmet dökümünü ret yazısına eklemez. Bu döküm ayrıca istenir. İstek, bilgi edinme başvurusuyla da yapılabilir.
Bu eksiklik dava dilekçesinde öne çıkarılır. İdari işlemin gerekçeli olması gerekir. Gerekçesiz ret, denetimi de zorlaştırır.
Sandık Hizmeti Tek Başına Yeterliyse Hangi Fıkra Uygulanır
Ölçüt sadedir. Önce Emekli Sandığına tabi fiili hizmet süresi hesaplanır. Buna fiili hizmet süresi zammı ve varsa askerlik borçlanması eklenir. Sonra bu toplamın tek başına aylık bağlanmaya yeterli olup olmadığına bakılır.
Yeterliyse kişinin birleştirmeye ihtiyacı yoktur. Birleştirme işlemi yapılmış olsa bile sonucu değiştirmez. Bu durumda ikinci fıkradaki "birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte" koşulu karşılanmaz.
Ankara 16. İdare Mahkemesi bu değerlendirmeyi şöyle ifade etmiştir: "Emekli Sandığına tabii olarak geçen hizmet süresinin tek başına sandıktan aylık bağlanmaya yeterli olması durumunda, sandığa tabi hizmetinin ne şekilde sona erdiğine bakılmaksızın, 5434 sayılı Kanunun 89/1. maddesi hükmü uyarınca, ikramiye ödenmesinden yararlanması gerektiği" belirtilmiştir. Kararın esas numarası 2017/2034, karar numarası 2018/13'tür.
Bu karar tek bir uyuşmazlığa ilişkindir ve genel bir kural olarak sunulamaz. Ancak ihraç edilenlerin emekli ikramiyesi dosyalarında kullanılan ölçütü göstermesi bakımından yol göstericidir.
Kıdem Tazminatı Şartının Aranmadığı İki Durum
Kanun ikinci fıkradaki şarta iki istisna getirir. İkisi de çoğu başvuruda gözden kaçar.
Birincisi 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesindedir. Sandık kapsamındaki hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hâli bulunmayanlar için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz. Sigortalı süre kamu görevinin öncesinde ya da sonrasında kalıyorsa bu istisna gündeme gelir.
İkincisi 5434 sayılı Kanunun geçici 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasıdır. Bu hüküm de 6270 sayılı Kanunla eklendi. 26 Ocak 2012 tarihinden önceki fasılalı hizmet süreleri bakımından kıdem tazminatı şartı aranmaz.
Maddenin ilk hâli üç yıllık bir süre öngörüyordu. Süre, 2021 yılında 7333 sayılı Kanunla dört yıla çıkarıldı. Bu düzenlemeye göre yetki 31 Temmuz 2022 tarihinde sona erdi. Sonrasında süreyi yeniden uzatan bir değişiklik yapılmadı.
Maddenin önemli bir bölümü de iptal edildi. Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararıyla bazı fıkralar, cümleler ve ibareler yürürlükten kalktı. Aynı kararla 7075 sayılı Kanunun 10/A maddesi de iptal edildi.
Bu tarihler ihraç edilenlerin emekli ikramiyesi dosyalarında doğrudan sonuç doğurmaz. Ancak ihraç işleminin hangi kurala dayandığını belirler. Yürürlükten kalkmış bir hükme dayanan başvuru gerekçesi zayıf kalır. Ayrıntı için 375 sayılı KHK'nın geçici 35 inci maddesi kapsamındaki ihraçlar konulu yazıya bakılabilir.
Yükseköğretim Personeli Bakımından İhraç Usulü Nasıl İşliyordu
Geçici 35 inci madde yükseköğretim personeli için ayrı bir usul öngörüyordu. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılıyordu.
Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel için usul farklıydı. Bu personel, en üst yöneticinin teklifi üzerine üniversite yönetim kurulunun kararıyla görevden çıkarılıyordu. Üst kuruluşlarda karar mercii Yükseköğretim Kuruluydu.
Öğretim elemanlarının emeklilik dosyaları da aynı ikramiye sorununu doğurur. Akademik kariyer öncesinde özel sektörde çalışmış olmak veya vakıf yükseköğretim kurumunda görev yapmış olmak, hizmetlerin farklı sigortalılık statülerinde geçmesine yol açar. Öğretim üyesinin kamu görevinden çıkarılması konusundaki yargısal denetim ise ayrı bir başlıktır.
Emekli İkramiyesinin Hesabında Hangi Tutar Esas Alınır
Hesap yöntemi 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenir. İkinci fıkra uyarınca ödenecek ikramiye, Sandık kapsamındaki görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılıyla sınırlıdır.
Tutar, bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden hesaplanır. Katsayı olarak aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınır.
Dördüncü fıkra ise hesaba girmeyecek süreleri sayar. Kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri dikkate alınmaz. Daha önce iş sonu tazminatı, kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler de sayılmaz.
Beşinci fıkra bir usul yükümlülüğü getirir. Görevin sona erme sebebi, bunu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarak Kuruma bildirilir ve özlük dosyasında saklanır. Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkra hükümlerinden yararlandırılmaz.
OHAL Komisyonuna Başvuru Sonucu Ne Değiştirir
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu, doğrudan kanun hükmünde kararnameyle kurulan işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirir. Komisyonun görev alanı 7075 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde sayılmıştır. Kamu görevinden çıkarma bu kapsamdadır. Emekli personelin rütbelerinin alınması da ayrı bir bent olarak yer alır.
Komisyon incelemesini dosya üzerinden yapar ve başvurunun kabulüne veya reddine karar verir. Kabul kararı, ilgilinin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma bildirilir. Yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için bildirim Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılır.
Bu aşama ihraç edilenlerin emekli ikramiyesi bakımından belirleyici olabilir. Çünkü kabul kararı ihraç işleminin hukuki dayanağını ortadan kaldırır.
Göreve İade Kararı İkramiye Bakımından Ne Sonuç Doğurur
7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi bu sonuçları düzenler. Göreve iade edilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Atama teklifleri önceki kadro unvanına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.
Maddenin önemli bir cümlesi şudur. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.
Mali sonuç da düzenlenmiştir. Göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden ay başından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye karşılık gelen mali ve sosyal hakları ödenir.
Göreve iade edilen kişi yeniden çalışmaya başladığı için emeklilik tarihi de değişir. Bu halde ikramiye, sonraki emeklilikte ve yeni hizmet süresi üzerinden gündeme gelir. Daha önce ikramiye ödenmişse, ödenen süreler yeni hesapta dikkate alınmaz.
Kurum İşlemine Karşı Hangi Dava Açılır
İki ayrı dava yolu birbirine karıştırılmamalıdır. Komisyon kararlarına karşı, 7075 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılır. Davalı, ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluştur. Bu yolun ayrıntısı OHAL Komisyonu kararlarına karşı gidilecek yargı yolu konulu yazıda ele alınıyor.
İkramiye ödenmemesi ise ayrı bir işlemdir. Bu işlemin muhatabı Sosyal Güvenlik Kurumudur. Önce Kuruma yazılı başvuru yapılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Ret üzerine dava açma süresi altmış gündür. Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı Ankara'da bulunduğu için dosyalar çoğunlukla Ankara idare mahkemelerinde görülür.
Dava iptal istemiyle açılır. Ödenmeyen tutar da isteniyorsa iptal ve tam yargı davası birlikte açılabilir. Aynı Kanunun 12 nci maddesi bu imkânı verir. İhraç edilenlerin emekli ikramiyesi davalarında faiz istemi de bu dilekçeye yazılmalıdır; aksi hâlde emekli ikramiyesi faizi için ayrı bir dava gerekir. Yargılamanın seyrini etkileyebilecek uluslararası gelişmeler için AİHM Yalçınkaya kararının ihraçlara etkisi konulu yazı ayrıca incelenebilir.
Başvuru Dosyasına Hangi Belgeler Konur
Belge eksikliği süreci uzatır. Toplanacak belgeler bellidir.
Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ayrıntılı hizmet dökümü
Emekli aylığı bağlama yazısı ve aylığın başlangıç tarihi
Kamu görevinden çıkarma işlemine ilişkin belge
Askerlik borçlanması yapıldıysa buna ait belge
Fiili hizmet süresi zammını gösteren kurum yazısı
Varsa özel sektör veya vakıf üniversitesi hizmet cetveli
Hizmet dökümü en önemli belgedir. Sandığa tabi sürenin yeterli olup olmadığı buradan okunur. Yıl, ay ve gün olarak toplam çıkarılır. Bu toplam dilekçede açıkça yazılır.
Aylık bağlama yazısı da gereklidir. Yazıda aylığın hangi tarihte başladığı görülür. Bu tarih, yeterlilik değerlendirmesinde kullanılır.
Belgeler tamamsa Kurum başvuruyu esastan inceler. Eksikse başvuru daha ilk aşamada reddedilebilir.
Süreler Neden Bu Kadar Önemli
Bu dosyalarda en sık kaybedilen şey haktan çok süredir. Üç tarih baştan not edilmelidir.
İlki Kuruma başvuru tarihidir. Bu tarih hem ret süresini hem de faizin başlangıcını etkiler. Dilekçenin kayıt numarası saklanmalıdır.
İkincisi otuz günlük cevap süresinin bittiği gündür. Cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu gün, zımni ret tarihidir.
Üçüncüsü altmış günlük dava süresinin son günüdür. Süre, açık ret yazısının tebliğinden ya da zımni ret gününden işler.
Bir de üst makama başvuru yolu vardır. Bu başvuru dava süresini durdurur. İstek reddedilirse süre yeniden işlemeye başlar. Başvuruya kadar geçen süre de hesaba katılır.
Tarihler net değilse dava riske girer. Mahkeme süre yönünden ret kararı verirse esasa hiç girilmez. Bu sonuç, haklı bir talebi de sonuçsuz bırakır. Bu yüzden her yazışmanın tarihli örneği alınmalıdır.
Dilekçe Yazılırken Hangi Hatalar Sık Görülür
İlk hata sürenin kaçırılmasıdır. Zımni ret tarihinden sonra beklemek hak kaybına yol açar. Tarihler baştan bir tabloya yazılmalıdır.
İkinci hata dayanağın eksik kurulmasıdır. Dilekçede yalnızca hakkaniyet ve eşitlik anlatılır. Oysa 89 uncu maddenin dördüncü fıkrası ve geçici 223 üncü madde de yazılmalıdır.
Üçüncü hata sayısal dökümün verilmemesidir. Mahkemeye Sandığa tabi sürenin toplamı sunulmalıdır. Bu toplam olmadan değerlendirme yapılamaz.
Dördüncü hata yanlış idareye dava açmaktır. İkramiye ödenmemesi işleminde davalı Sosyal Güvenlik Kurumudur. Komisyon kararı ise ayrı bir davanın konusudur.
Beşinci hata faiz isteminin unutulmasıdır. Bu istem ilk dilekçede yer almazsa ikinci bir yargılama gerekir.
İhraç Edilenlerin Emekli İkramiyesi Konusunda Avukat Desteği
İhraç edilenlerin emekli ikramiyesi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
İhraç edilenlerin emekli ikramiyesi hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya avukata soru sorma formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Talep Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak iletilir. Hizmet dökümü, aylık bağlama yazısı ve görevden çıkarma işlemi eklenir. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
375 sayılı KHK'nın geçici 35 inci maddesi hâlâ yürürlükte mi?
Maddedeki ihraç yetkisi süreye bağlıydı. Süre 7333 sayılı Kanunla dört yıla çıkarıldı ve 31 Temmuz 2022 tarihinde doldu. Ayrıca maddenin bazı fıkra ve cümleleri Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli kararıyla iptal edildi.
OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilirsem geçmiş mali haklarım ödenir mi?
7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi bu ödemeyi öngörür. Göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden ay başından göreve başlama tarihine kadar geçen süreye karşılık gelen mali ve sosyal haklar ödenir.
Komisyon kararına karşı nereye dava açılır?
Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılır. Dava, ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine açılır. Komisyona ve Cumhurbaşkanlığına husumet yöneltilemez.
Öğretim elemanları hangi usulle görevden çıkarılıyordu?
2914 sayılı Kanuna tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla çıkarılıyordu. Yükseköğretim kurumlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel için karar mercii üniversite yönetim kuruluydu.
Bilgi Haberleri
ASGARİ ÜCRET ZAMMI
2025 Asgari ücret 22.104,00 lira oldu. Asgari ücret 2025 yılında %30 artışla net 22.104,00 TL olarak verilecek. Asgari ücret, 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olmak üzere net 22.104,00 lira olarak belirlendi. 2025 Yılı Asgari ücreti 22.104,00 lira oldu. 2025 yılında asgari ücret, %30 artışla net 22.104,00 TL olarak uygulanacak. Asgari ücret, 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olmak…