Geçici koruma, olağanüstü durumlarda ülkelerinden kaçmak zorunda kalan kitlesel gruplar için sağlanan bir tür koruma mekanizmasıdır. Geçici koruma kapsamındaki yabancıların hakları bulunmaktadır. GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜ NEDİR?
Geçici koruma, kitlesel biçimde sınırlarımıza gelen yabancılara sağlanan acil ve süreli bir korumadır. Dayanağı 6458 sayılı Kanunun 91 inci maddesidir. Ayrıntılar Geçici Koruma Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Bu statü, bireysel başvuru üzerine verilen uluslararası korumadan farklıdır.
Geçici Koruma Statüsü Nedir
Geçici koruma statüsü, ülkesinden ayrılmak zorunda kalan ve geri dönemeyen kişiler için öngörülmüştür. Koruma, kitlesel bir nüfus hareketi sırasında devreye girer. Savaş, iç çatışma ve ağır insan hakları ihlalleri tipik sebeplerdir. Amaç, bireysel değerlendirme yapılamayan hâllerde acil çözüm üretmektir.
Geçici koruma rejimi üç temel unsurdan oluşur. Ülkeye kabul, geri göndermeme ve temel ihtiyaçların karşılanması bu unsurlardır. Statü süreli olduğu için kalıcı bir çözüm sayılmaz. Şartlar düzeldiğinde koruma sona erdirilir.
Sığınma sistemi kitlesel akına yetişemediğinde bireysel usul işlemez. Böyle hâllerde toplu bir rejim uygulanır. Kişilerin talepleri tek tek incelenmez. Kayıt ve kimlik işlemleri grup esasına göre yürütülür. Bu yöntem, koruma ihtiyacının hızla karşılanmasını sağlar.
Geçici koruma, barınma ve güvenlik ihtiyacını karşılamayı amaçlar. Sağlık, eğitim ve sosyal yardım hizmetleri de bu kapsamda sunulur. Koruma, kişiye ülkesine dönme imkânı doğana kadar güvence sağlar. Bu yönüyle uluslararası hukukta kabul görmüş bir acil çözüm aracıdır.
Türkiye'de Geçici Koruma Nasıl Uygulanır
Bu statünün kanuni dayanağı tek bir maddedir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 91 inci maddesi çerçeveyi çizer. Madde, ayrıntıların yönetmelikle düzenleneceğini söyler. Kanun maddesi şöyledir.
“(1) Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.
(2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
Suriye'den Gelen Kitlesel Hareket Nasıl Yönetildi
“Arap ülkelerinde meydana gelen halk isyanları ve protestolar Tunus ve Mısır’dan başlayarak tüm bölgeyi etkileyerek 15 Mart 2011 tarihinden itibaren Suriye`ye de sıçramıştır. Yaşanan çatışmalar nedeniyle ülke kaos ortamına sürüklenmiş ülkenin bazı kesimlerinde yaşanan iç karışıklıklar ve çatışmalar nedeniyle yüzlerce kişi yaralanmış, yine yüzlercesi hayatını kaybetmiştir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Suriye’de yaşanan insani krizin büyümesi sonucunda sınır bölgemizde hareketlilik meydana gelmiştir. 300-400 kadar Suriye vatandaşının, 29.04.2011 tarihinde Hatay ili Yayladağı ilçesine doğru hareketlenmesi Suriye’den Türkiye’ye yönelik ilk toplu nüfus hareketini oluşturmuştur. Bu nüfus hareketi sırasında gerekli tedbirler alınmaya başlanmış; 252 Suriye vatandaşı sınırdan içeri alınarak Hatay’daki bir spor salonunda geçici konaklama ve gıda ihtiyaçları sağlanmıştır.
Giriş yapan Suriye vatandaşlarının öncelikle üst taraması yapılmakta, ardından tercüman eşliğinde kimlikleri var ise kimlik bilgileriyle, yok ise sözlü beyanlarıyla kayıt altına alınmaktadır.
Türkiye’nin karşılaştığı kitlesel akınlar karşısında aldığı tedbir ve önlemler dikkate alınarak, kendi gerçeklerine uygun bir çalışma yürütülmüştür. Bu çalışma süreci sonunda 30/03/2012 tarihinde “Türkiye’ye Toplu Sığınma Amacıyla Gelen Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşlarının ve Suriye Arap Cumhuriyetinde İkamet Eden Vatansız Kişilerin Kabulüne ve Barındırılmasına İlişkin Yönerge” İçişleri Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulmuştur.
Kitlesel sığınma durumlarında ortaya çıkan acil koruma ihtiyacının karşılanması amacıyla sığınılan ülkeye erişimin sağlanması, zulüm riski olan yere geri göndermeme ilkesinin gözetilmesi ve insan haklarına uygun temel asgari standartların sağlanması olarak nitelendirilen geçici koruma, yönergenin ruhunu oluşturmaktadır.”[1].
Suriye Vatandaşları Geçici Koruma Kapsamına Nasıl Alındı
“Suriye’de meydana gelen olaylar nedeniyle 28 Nisan 2011 tarihinden itibaren Türkiye’ye gelen Suriye vatandaşları ile Suriye’den gelen vatansız kişiler ve mülteciler Türk hükümeti tarafından geçici koruma kapsamına alınmaktadır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM), geçici koruma da dâhil olmak üzere, Türkiye’deki tüm iltica usullerinden sorumlu olan resmi organdır.
Türk makamlarından koruma talebinde bulunan Suriye vatandaşları, Suriye’den gelen mülteciler ve vatansız kişiler geçici koruma rejimi kapsamında Türkiye’ye kabul edilirler ve böylece Türk hükûmeti tarafından sağlanan geçici korumadan yararlanabilirler. Kendileri talep etmedikleri sürece, normal şartlar altında Suriye’ye geri gönderilmezler.
Türkiye’de geçici koruma talebinde bulunan bireyler, Türkiye’ye girdiklerinde Türk makamları tarafından tespit edilirlerse veya makul bir süre içinde kendileri Türk makamlarına başvurur ve Türkiye’ye düzensiz (yasadışı) girişleri ve ülkede düzensiz (yasadışı) kalışları konusunda geçerli bir sebep sunarlarsa, Türkiye’ye düzensiz (yasadışı) yollarla girdikleri veya Türkiye’de düzensiz olarak kaldıkları için cezalandırılmazlar (idari para cezası gibi).”[2].
Geçici Koruma Başvurusu Nereye Yapılır
Başvurular il göç idaresi müdürlüklerine yapılır. Süreç üç aşamada ilerler. Bu aşamalar ön kayıt, güvenlik incelemesi ve kayıttır.
Ön kayıt aşamasında temel kimlik bilgileri alınır. Ad, soyad, doğum yeri ve doğum yılı kaydedilir. Kimlik belgesi varsa belge sunulur. Belge yoksa kişinin beyanı esas alınır. Parmak izi gibi biyometrik veriler de alınabilir. İletişim bilgisi ve adres beyanı ayrıca istenir.
İkinci aşamada güvenlik incelemesi yapılır. İnceleme yetkili kolluk birimlerince yürütülür. Bu aşama otuz gün kadar sürebilir. Amaç, kişinin güvenlik bakımından engel taşıyıp taşımadığını belirlemektir.
Engel bulunmazsa kayıt tamamlanır. Kayıt işlemi il göç idaresi müdürlüğünde yapılır. İşlem sonunda kişiye Geçici Koruma Kimlik Belgesi verilir. Bu belge yabancı kimlik numarası taşır ve hizmetlere erişimi sağlar.
Geçici Koruma Kapsamındaki Yabancıların Hakları Nelerdir
Geçici koruma hem hak hem yükümlülük doğurur. Türkiye uluslararası taahhütlerini yerine getirirken ulusal dengeleri de gözetir. Haklar Geçici Koruma Yönetmeliğinde tek tek sayılmıştır.
Türkiye'nin taahhütleri uluslararası belgelere dayanır. 1951 Cenevre Mülteciler Sözleşmesi bu belgelerin başında gelir. Sözleşme, korunma standartlarını ve geri göndermeme ilkesini belirler.
Geçici koruma kapsamındaki yabancıların hakları ulusal mevzuatta ayrıca düzenlenmiştir. Bu haklar, kişilerin yaşamını sürdürmesi için gerekli asgari imkânları içerir.
Yönetmelik 2014 yılında yürürlüğe girmiştir. Statü belirli bir süre için geçerlidir. Süre boyunca sağlanacak hizmetler yönetmelikte gösterilmiştir. Hizmetlerin çoğu kayıtlı olunan ilde sunulur.
Barınma ve geçim imkânı. Barınma merkezlerinde konaklama sağlanabilir. Merkez dışında yaşayanlar için de temel ihtiyaç desteği verilir.
İş ve İstihdam: Geçici koruma kapsamındaki yabancıların hakları kapsamında yabancılar, belirli koşullar altında çalışma izni alabilirler. Bu izinler, belirli sektörlerde ve belirli şartlar altında geçerli olabilir. “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 49. maddesinde çalışmanın “herkesin” hakkı olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda devlet, çalışanların hayat şartlarını yükseltmek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri almaktadır. Çalışma hakkı sadece Türk vatandaşlarına değil, herkese tanınmıştır. Yeter ki usulüne uygun olarak ülkeye giriş yapsın ve oturma izni alınsın.” [3].
Eğitim hizmeti. Çocuklar Türkiye'deki örgün eğitim sistemine kayıt olabilir. Okul kaydı yabancı kimlik numarası üzerinden yapılır.
Sağlık hizmeti. Acil ve temel sağlık hizmetleri sunulur. Hizmetler kural olarak kayıtlı olunan ilde alınır.
Sosyal yardım. Nakdî yardım, gıda yardımı ve diğer sosyal destekler bu kapsamdadır. Yardımlar ihtiyaç ölçütlerine göre verilir.
Tercümanlık desteği. Dil engeli yaşayan kişiler için sağlanır. Bu destek resmî işlemlerde ve sağlık hizmetlerinde kullanılır.
Hukuki yardım. Kişi adli yardımdan ve baro tarafından görevlendirilecek avukattan yararlanabilir. Bu destek hak arama özgürlüğünü güçlendirir.
Geçici koruma kapsamındaki yabancıların hakları uluslararası yükümlülükler çerçevesinde belirlenir. Amaç, insan onuruna uygun bir yaşamın sürdürülmesidir.
Türkiye'de Doğan Çocukların Durumu Nedir
Geçici koruma altındaki kişilerin Türkiye'de doğan çocukları da kayıt altına alınır. Doğum bildirimi il göç idaresi müdürlüğüne yapılır. Çocuğa da kimlik belgesi düzenlenir. Kayıt, çocuğun hizmetlere erişimini sağlar.
Çocuklar eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanır. Sosyal yardım desteği de aile üzerinden sağlanır. Bu düzen çocuğun temel ihtiyaçlarını güvence altına alır.
Doğumla Türk vatandaşlığı kazanılması ayrı bir konudur. Türkiye'de doğan çocuk, ana babasından vatandaşlık kazanamıyorsa Türk vatandaşı olabilir. Bu kural 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda düzenlenmiştir.
Uluslararası koruma statüsü sahiplerinin çocukları için ise ayrı hüküm uygulanır. Konunun ayrıntıları uluslararası koruma başvurusu başlıklı çalışmamızda incelenmiştir.
Geçici Koruma Statüsünden İkamet İznine Geçiş Mümkün mü
Uzun vadeli yaşam kurmak isteyenler için asıl soru budur. Türk hukuku belirli şartlarla ikamet iznine geçişe imkân tanır. Geçiş kendiliğinden olmaz ve ayrı bir başvuru gerektirir.
Geçiş, önce ikamet izni almakla başlar. İkamet izni için kesintisiz kalış ve maddi güvence şartları aranır. Şartlar sağlanmazsa başvuru reddedilir. Ret kararı da idari işlem olduğu için dava konusu edilebilir.
Çalışma izni bu aşamada belirleyici olabilir. Düzenli gelir, maddi güvence şartının karşılanmasına yardımcı olur. Çalışma izni başvurusu için ayrı bir yönetmelik uygulanır.
Uyum politikaları geçişi kolaylaştırır. Dil eğitimi, mesleki eğitim ve topluma katılım programları bu kapsamdadır. Ekonomik bağımsızlık kazanan kişi için başvuru şansı artar.
İkamet izni alan kişi ilerleyen aşamada vatandaşlık başvurusu yapabilir. Vatandaşlık, hukuki ve toplumsal uyumun son basamağı sayılır. Başvuru şartları ayrı bir kanunda düzenlenmiştir.
Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır
Vatandaşlık öncelikle soybağı yoluyla kazanılır. Ana veya babadan biri Türk vatandaşıysa çocuk da Türk vatandaşı olur. Bu kural çocuk yurt dışında doğsa bile geçerlidir. Türkiye'de doğan ve başka bir vatandaşlık kazanamayan çocuk da Türk vatandaşı olur.
Evlilik ikinci yoldur. Bu yolla başvuru için evliliğin en az üç yıldır sürmesi aranır. Eşlerden hangisinin Türk vatandaşı olduğu önem taşımaz. Evlilik yoluyla vatandaşlık konusundaki ayrıntılar ayrı çalışmamızdadır.
Yetkili makam kararıyla kazanma da mümkündür. Bunun için Türk Vatandaşlık Kanununun 11 inci maddesindeki şartlar aranır. Madde şu şartları sıralar.
“(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne
sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak
gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,
şartları aranır.
(2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.”
Geçici koruma sağlanan yabancılar, bu statü sürdüğü sürece uluslararası koruma statülerinden birine başvuramaz. Statü sona erdiğinde ve uluslararası koruma statülerinden biri kazanıldığında vatandaşlık başvurusu gündeme gelebilir.
Geçici koruma altında geçen süre, vatandaşlık için aranan ikamet süresinden sayılmaz. Bu durum ilgililer bakımından belirsizlik doğurur.
Yatırım yoluyla vatandaşlık kazanma usulü de herkes için aynı işlemez. Örneğin 400.000 dolarlık taşınmaz alımı istisnai usulle vatandaşlık imkânı verir. Ancak Suriye vatandaşlarının Türkiye'de taşınmaz satın alması yasaklanmıştır. Bu nedenle söz konusu yol onlar bakımından işletilemez.
Geçici Koruma Kaydına İlişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay Ceza Dairesi, E. 2019/9583, K. 2020/402, T. 09.01.2020
“Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yabancı uyruklu …’e ait nüfus kaydı ya da pasaportunun onaylı bir suretinin ve adli sicil kaydının İnterpol Daire Başkanlığı aracılığı ile getirtilip bu kimlik bilgileri ve adli sicil kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21/04/2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir.
Somut Olayda Yapılması Gereken Araştırma
Somut olayımızda ise: sanığın Suriye vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması, bu aşamada Suriye’ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de;
soruşturma makamınca sanıkların beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile, sanığın kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22’nci maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numaraları ile adres kayıt sistemindeki kayıtları tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise bu kez sanığın fotoğrafı karara yapıştırılmak, parmak izlerinin ise usulune uygun şekilde alınarak karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğe karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 209. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA…”
Karar, kimlik bilgisi belirsiz sanıklarda izlenecek yolu göstermektedir. Daireye göre parmak izi ve fotoğraflar Göç İdaresine gönderilmelidir. Kişinin geçici koruma kaydı bulunup bulunmadığı bu yolla araştırılır. Kayıt varsa yabancı kimlik numarası ve adres bilgisi tespit edilir.
Karar, kimlik tespiti bakımından idari kayıtların ceza yargılamasında kullanılabileceğini göstermektedir. Geçici koruma kaydı, kişinin kimliğini ve adresini ortaya koyan resmî bir veri kaynağıdır. Kayıt bulunamazsa parmak izi ve fotoğrafın karara eklenmesi gerekir. Bu yöntem, aynı kişi hakkında ileride verilecek kararlarda karışıklığı önler.
Geçici Koruma Kimlik Belgesi Ne İşe Yarar
Kimlik belgesi, kişinin kayıtlı olduğunu gösterir. Belge yabancı kimlik numarası içerir. Numara sağlık, eğitim ve sosyal yardım işlemlerinde kullanılır. Belge, ikamet izni ya da ikamet izni yerine geçen belge sayılmaz. Belgenin geçerliliği kayıt sürdüğü müddetçe devam eder. Kaybedilmesi hâlinde il göç idaresine başvurularak yenisi düzenlenir.
Kayıt Sahibinin Yükümlülükleri Nelerdir
Kişi, kayıtlı olduğu ilde ikamet etmekle yükümlüdür. Başka bir ile gitmek için valilikten yol izin belgesi alınır. Talep gerekçesiyle birlikte incelenir. Talebin reddi bir idari işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olur.
Geçici koruma kaydı bulunan kişinin başlıca yükümlülükleri şunlardır.
Kayıtlı olunan ilde ikamet etmek ve adres değişikliğini bildirmek.
Başka bir ile gitmeden önce valilikten yol izin belgesi almak.
Kimlik belgesini saklamak ve istendiğinde ibraz etmek.
İdarenin çağrılarına uymak ve bilgi güncellemelerini yaptırmak.
Yükümlülüklere aykırılık idari sonuç doğurabilir. İzinsiz il değişikliği, hizmetlere erişimi kesintiye uğratır. Ağır ihlallerde ise statünün iptali gündeme gelebilir.
Aile Birleşimi ve Refakatsiz Çocuklarda Durum Nedir
Aile üyeleri kural olarak aynı ilde kayıt altına alınır. Ayrı illerde kayıtlı aile üyeleri birleşme talebinde bulunabilir. Talep, il göç idaresi müdürlüğüne yazılı olarak iletilir. İdare, aile bağını belgelerle inceler ve karar verir.
Refakatsiz çocuklar bakımından özel bir usul işler. Çocuk, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlara yerleştirilir. Çocuğun yüksek yararı her işlemde gözetilir. Yaş tespiti tartışmalıysa bu konuda ayrıca inceleme yapılır. Kuruma yerleştirme kararına karşı da idari yargı yolu açıktır.
Geçici Koruma Kaydı Nasıl Güncellenir
Kayıt bilgileri değiştiğinde güncelleme yapılması gerekir. Adres, medeni hâl ve aile bilgilerindeki değişiklik il göç idaresine bildirilir. Bildirim süresi geçirilirse hizmetlere erişimde aksama yaşanabilir. Kimlik belgesinin kaybı hâlinde yenisi için başvurulur.
Güncelleme talebinin reddi de bir idari işlemdir. Bu karara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava süresi kararın tebliğinden itibaren altmış gündür. Süre kaçırılırsa işlem kesinleşir ve yeniden başvuru gerekir.
Geçici Koruma Kapsamındakiler Nasıl Çalışabilir
Çalışma ayrı bir izne bağlıdır. Kişi, kayıt tarihinden altı ay sonra izin başvurusunda bulunabilir. Başvuruyu kural olarak işveren yapar. İzin, kayıtlı olunan il ile sınırlıdır.
Mevsimlik tarım ve hayvancılık işlerinde muafiyet öngörülmüştür. Bu işler için valilikten muafiyet alınması yeterlidir. Diğer işlerde ise kota uygulanır. Kota, işyerinde çalışan Türk vatandaşı sayısının yüzde onudur. Ödenecek ücret asgari ücretin altında olamaz.
Sağlık ve Eğitim Hizmetlerine Erişim Nasıldır
Sağlık hizmeti, kayıtlı olunan ildeki sağlık kuruluşlarından alınır. Genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanır. Sevk zinciri kurallarına uyulması gerekir. Eğitimde çocuklar örgün öğretime kaydedilir ve kayıt e-Okul sistemi üzerinden yapılır.
Barınma Merkezleri ile Merkez Dışında Yaşam Arasındaki Fark Nedir
Barınma merkezleri valilikler tarafından işletilir. Merkezde kalanlara konaklama, yemek ve temel hizmet doğrudan sağlanır. Merkez dışında yaşayanlar ise kendi konutlarında ikamet eder. Bu kişiler hizmetleri il müdürlüğü ve belediye kanallarından alır.
Merkez dışında yaşamak kayıt yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Adres beyanı ve güncelleme aynı biçimde zorunludur. Sosyal yardım başvuruları da kayıtlı adrese göre değerlendirilir.
Yükseköğretime Giriş Bakımından Durum Nedir
Yükseköğretime giriş için ayrı bir düzen uygulanır. Kişiler yabancı uyruklu öğrenci kontenjanlarından başvurabilir. Üniversiteler kendi başvuru takvimini ve kabul ölçütünü ilan eder. Başvuru şartları her yıl yeniden duyurulduğu için ilan metni ayrıca izlenir.
Öğrencilik, geçici koruma statüsünü ortadan kaldırmaz. Öğrenci ayrıca öğrenci ikamet izni almak zorunda değildir. Kayıt ilinden başka bir ilde okuyacak kişi, yol izin belgesi ve kayıt nakli işlemlerini tamamlar. Kayıt nakli talebinin reddi de idari yargıda incelenir.
Geçici Koruma Hangi Hâllerde Sona Erer
Geçici koruma, Cumhurbaşkanı kararıyla sona erdirilebilir. Karar, kişilerin ülkelerine dönebileceği koşulların oluşmasına dayanır. Sona erdirme toplu biçimde açıklanır. Karar üç sonuç doğurabilir. Koruma tümüyle kaldırılabilir, başka bir statüye dönüştürülebilir ya da ilgililere ikamet izni verilebilir.
Statü Bireysel Olarak Hangi Hâllerde Kalkar
Geçici koruma bireysel olarak da sona erebilir. Kişi kendi isteğiyle Türkiye'den ayrılırsa koruma sona erer. Üçüncü bir ülkeye kabul edilen kişi de kapsam dışına çıkar.
Statü, hariçte tutulma sebepleri varsa iptal edilir. Savaş suçu, insanlığa karşı suç ve ağır suç iddiaları bu kapsamdadır. Sahte belge ve hile ile statü alınması da iptal sebebidir. İptal ve sona erdirme kararları idari işlem olduğu için idare mahkemesinde dava konusu edilir. Dava dilekçesinde iptal sebebinin dayandığı belgeler de sunulur.
Sınır Dışı Etme ve İdari Gözetim Kararına Karşı Ne Yapılır
Sınır dışı etme kararı ilgiliye tebliğ edilir. Karara karşı idare mahkemesine başvurulur. Başvuru süresi yedi gündür ve mahkemenin kararı kesindir. Başvuru yapılması sınır dışı işlemini durdurur.
İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Gözetim süresi altı ayı geçemez ve zorunlu hâllerde en fazla altı ay daha uzatılabilir. Sınır dışı kararına itiraz süreci ayrı çalışmamızda anlatılmıştır.
Gönüllü Geri Dönüş Nasıl İşler
Gönüllü geri dönüş, kişinin kendi iradesiyle ülkesine dönmesidir. Talep il göç idaresi müdürlüğüne bildirilir. Kişiye gönüllü geri dönüş formu imzalatılır. Form, iradenin serbestçe açıklandığını göstermek için düzenlenir.
İmza aşamasında tercüman bulundurulması önem taşır. İradenin sakatlandığı ileri sürülürse bu iddia idari yargıda incelenir. Dönüş sonrasında statü sona erer. Yeniden giriş, genel hükümlere tabi olur. Bu nedenle formun imzalandığı andaki koşullar dosyada ayrıca belgelendirilir.
Kayıt Dışı Kalan Yabancıların Durumu Nedir
Kayıt yaptırmadan ülkede bulunan kişi düzensiz yabancı sayılır. Bu kişiler hakkında idari işlem tesis edilebilir. Kayıt talebinin reddi de bir idari işlemdir. Ret kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Geçici Koruma ile Uluslararası Koruma Arasındaki Fark Nedir
İki rejim farklı mantıkla işler. Uluslararası korumada başvuru bireysel olarak incelenir. Mülakat yapılır ve kişiye özgü karar verilir. Kişiye mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü tanınabilir.
Geçici koruma rejiminde ise inceleme toplu esasa dayanır. Kişi bireysel mülakata alınmaz. Statü sürdüğü sürece bireysel uluslararası koruma başvurusu işleme konulmaz. Süreç ve statüler için uluslararası koruma başvurusu çalışmamıza bakılabilir.
Sonuçları da farklıdır. Uluslararası koruma statüsü kişiye ikamet izni sağlar. Geçici koruma ise ikamet izni doğurmaz. Vatandaşlık için aranan ikamet süresinin hesabı bu yüzden ayrışır.
Ortak nokta geri göndermeme ilkesidir. Her iki rejimde de kişi, işkence veya kötü muamele riski bulunan ülkeye gönderilemez. Bu ilke 6458 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde düzenlenmiştir.
Farkların Pratik Sonuçları Nelerdir
Ayrım, günlük hayatta somut sonuçlar doğurur. Uluslararası koruma başvurusu sahibi bireysel mülakata çağrılır ve kararı ayrıca tebliğ edilir. Geçici koruma kapsamındaki kişi ise toplu rejimin genel kurallarına tabidir. Bu nedenle itiraz ve dava konusu edilecek işlemler de farklıdır.
Süreler bakımından da ayrışma vardır. Uluslararası koruma başvurusunun reddine karşı özel dava süreleri işler. Geçici koruma işlemlerinde ise genel idari dava süresi uygulanır. Hangi rejimin uygulandığı, kimlik belgesinden anlaşılır.
Geçici Koruma Kararlarına Karşı Hangi Yola Başvurulur
İdari işlem niteliği taşıyan her karar dava konusu edilebilir. Kayıt talebinin reddi bu kararlardandır. Statünün iptali ve sona erdirilmesi de dava konusu olur. Yol izin belgesi talebinin reddi ile çalışma izni başvurusunun reddi de aynı yolu izler. Dava dilekçesinde işlemin hangi yönden hukuka aykırı olduğu açıkça gösterilir. Yürütmenin durdurulması talebi de aynı dilekçede ileri sürülebilir.
Dava açarken adli yardım talebi de ileri sürülebilir. Talep, dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulur. Kabul edilirse yargılama giderlerinden geçici olarak muafiyet sağlanır. Baro tarafından avukat görevlendirilmesi de ayrıca istenebilir.
Yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kayıt ve yol izin işlemlerinde bu yer, kural olarak kayıtlı olunan ildir. Sınır dışı etme kararlarında ise kararı veren valiliğin bulunduğu yer esas alınır. Görevsiz veya yetkisiz mahkemeye açılan dava, dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesiyle sonuçlanır.
Geçici koruma bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Statünüz veya başvurunuz hakkında dosyaya özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya avukata soru sorma formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Deport avukatı; sınır dışı etme (deport), idari gözetim ve giriş yasağı gibi işlemlerde uzmanlaşmış, yabancılar ve göç hukuku davalarında tecrübeli ve müvekkillerine bu alanda hukuki hizmet veren avukattır.