Kınama Disiplin Cezası Davasında Kınama Disiplin Cezası işlemine karşı açılan davada, işlem yönetmelikte dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak fiili disiplin suçu sayılmamasına rağmen tesis edilmiştir.
Bu yazıda, bir öğretim üyesine verilen disiplin cezası hakkında Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin kararı ele alınmaktadır. Uyuşmazlığın çekirdeğinde tek bir soru vardır. Eylem tarihinde disiplin suçu sayılmayan bir davranışa sonradan disiplin cezası verilebilir mi? Daire olumsuz yanıt vermiştir. Karar, kanunilik ilkesinin disiplin hukukundaki karşılığını gösterir. Kınama disiplin cezası davası ile aylıktan kesme cezasına karşı açılan dava arasındaki bağ da bu dosyada tartışılmıştır.
Dosyanın geçmişinde önce hafif bir yaptırım, ardından daha ağır bir disiplin cezası yer alır. Aşağıda tarafların iddiaları, dayanılan mevzuat ve gerekçe sırayla aktarılmıştır. Güncel hükümler için yükseköğretim disiplin suç ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz.
Kınama Disiplin Cezası Davasında Taraflar
Kınama disiplin cezası davası bakımından istinaf başvurusunda bulunan taraf davacıdır.
Davacı, kararda K2 rumuzuyla anılan öğretim üyesidir.
Davacıyı Av. K2 temsil etmiştir.
Karşı taraf, davalı Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüdür.
Davalı idareyi Av. K4 ile Av. K3 temsil etmiştir.
İlgili hesaplama aracı: Memur Disiplin Süreleri Aracı — 657 md. 127 disiplin zamanaşımı, itiraz (7 gün) ve dava (60 gün) sürelerini tarihlerinizle kontrol edin.
Kınama Disiplin Cezası Davasında Mahkemeden Talep Edilen Husus
Ankara 10. İdare Mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Karar 18.09.2020 tarihli ve E:2019/2241, K:2020/1200 sayılıdır. Davacı vekili bu kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf dilekçesinde dört ayrı iddia ileri sürülmüştür.
Birinci iddiaya göre aynı isnat nedeniyle davacıya daha önce kınama disiplin cezası verilmiş ve bu ceza iptal edilmiştir. İkinci iddiaya göre soruşturma sürelerine uyulmadan aynı isnat için yeniden soruşturma açılmıştır. Üçüncü iddiaya göre işlendiği tarihte suç olmayan bir fiil nedeniyle disiplin cezası verilmiştir. Dördüncü iddiaya göre bir alt ceza uygulanmayarak idare keyfî davranmıştır.
Davalı idare, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığını savunmuştur. İdareye göre kınama disiplin cezası davası konusu işlem usule ve kanuna uygundur. Talebin reddi istenmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Eylem tarihinde disiplin suçu olmayan davranışa sonradan ceza verilebilir mi?
Hayır. Bir davranışın cezalandırılabilmesi için eylemin yapıldığı tarihte disiplin suçu olarak tanımlanmış olması gerekir. Sonradan yürürlüğe giren kural geçmişteki fiile uygulanmaz. İncelenen kararda da bu nedenle işlemin sebep unsuru hukuka aykırı bulunmuştur.
Dayanaksız ve kasıtlı suç isnadı hangi disiplin cezasını gerektirir?
Bu fiil bugün aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektirir. Kural, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine 9 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunla eklenmiştir. Daha önceki tarihli eylemler için aynı hükme dayanılamaz.
Kınama Disiplin Cezası Davasında Mevzuat ve Yargılama Süreci
Hükmü Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi vermiştir. Daire, davacının duruşma istemini 2577 sayılı Yasanın 17 nci maddesi uyarınca yerinde görmemiştir. Dosya, aynı Kanunun 45 inci maddesi uyarınca incelenmiştir. Uyuşmazlık, öğretim üyesine verilen disiplin cezası işleminden doğmuştur.
İşlem tarihinde davacı, Hacettepe Üniversitesinde profesör unvanıyla görev yapmaktadır. Davacıya, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrasının (ı) bendi uyarınca ceza verilmiştir. Bendin karşılığı dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmaktır. Verilen disiplin cezası aylıktan veya ücretten kesme cezasıdır. Bakılan kınama disiplin cezası davası, bu işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin Değerlendirmesi
İdare mahkemesi kararında olayın geçmişini ayrıntılı biçimde aktarmıştır. Davacı hakkında X1 Üniversitesindeki bir akademisyen şikâyetçi olmuştur. Şikâyette, etik dışı davranışlarla küçük düşürülmeye çalışıldığı ve mesleki onurla oynandığı ileri sürülmüştür. Davalı idare bu şikâyet üzerine soruşturma açmıştır.
Kınama disiplin cezası davası dosyasındaki soruşturma raporunda şu tespitlere yer verilmiştir. Davacının dilekçelerinde özel evrakta sahtecilik, manipülasyon, etik ihlali ve delil saklama iddiaları ileri sürülmüştür. Rapora göre bu ithamlar haksız, dayanaksız, yersiz ve kasıtlıdır.
Rapor üzerine davacıya önce uyarma cezası verilmiştir. Bu ceza, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 07.03.2019 tarihli, E:2018/3779 ve K:2019/569 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Daireye göre davacının fiilleri, akademik atama ve yükseltmelere ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyan kapsamında değerlendirilemez. İptal kararı üzerine idare, aylıktan veya ücretten kesme disiplin cezası vermiştir. Bakılan dava bu ikinci ceza üzerine açılmıştır.
İlk derece mahkemesi, kınama disiplin cezası davası yönünden ret kararı vermiştir. Karara göre davacının, şikâyetçinin yardımcı doçentlik kadrosuna atanması sürecinde mevzuattan doğan görevi veya yetkisi yoktur. Buna karşın davacı kendi girişimiyle dilekçe vermiştir. Dilekçeler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, Yükseköğretim Kuruluna, Üniversitelerarası Kurula ve X1 Üniversitesi Rektörlüğüne sunulmuştur.
Mahkeme dilekçelerdeki ifadeleri suçlayıcı ve meslek onuruna zarar verici bulmuştur. Başsavcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yükseköğretim Kurulu da etik ihlali bulunmadığı sonucuna varmıştır. Mahkemeye göre bu tablo, isnatların dayanaktan yoksun olduğunu gösterir. Soruşturmanın usulüne uygun yürütüldüğü ve zamanaşımı süresi içinde kalındığı da belirtilmiştir. Mahkemeye göre disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil sabittir.
Eylem Tarihinde Yürürlükte Olan Mevzuat
Kınama disiplin cezası davası, 7 ile 22 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleşen eyleme dayanır. O tarihte 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrası yürürlüktedir. Fıkraya göre öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları sayılmıştır. Bunlar uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.
Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı Yükseköğretim Kurulunca düzenlenmekteydi. Düzenleme, disiplin işlemlerini ve disiplin amirlerinin yetkilerini de kapsamaktaydı. Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınırdı. Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik, 21.08.1982 tarihli ve 17789 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 8 inci maddesi aylıktan kesme cezasını düzenlemekteydi. Maddeye göre aylıktan kesme disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardı. Bu disiplin cezası brüt aylıktan kesinti biçiminde uygulanırdı.
(a) Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak veya hor kullanmak. (b) Özürsüz olarak en çok iki gün göreve gelmemek, kısmi statüde bulunan öğretim üyesi için kesintisiz en çok sekiz saat devamsızlık göstermek. (c) Devlete veya döner sermayeye ait resmî belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak. (d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak. (e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.
(f) Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak. (g) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terk etmek. (h) Toplu müracaat veya şikâyet etmek. (ı) Hizmet içinde taşıdığı resmî sıfatın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak. (j) Bilimsel ihtisası ile ilgili olmayan yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak.
(k) Yetkili bulunmadığı hâlde üniversite organlarında yapılan konuşmaları veya alınan kararları, organ ya da üyeler lehinde veya aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla, resmî makamlar hariç organ dışına sızdırmak veya yaymak. (l) Görevi sebebiyle bağlı olduğu herhangi bir teşebbüsten veya denetim altında bulunan herhangi bir kuruluştan doğrudan ya da dolaylı olarak mevzuat dışı menfaat sağlamaya teşebbüs etmek. (m) Üniversite yöneticisinin emri veya izni ile asılmış duyuruları, program ve benzerlerini koparmak, yırtmak, değiştirmek, karalamak veya kirletmek.
(n) Görevi gereği verilen belgelerde tahrifat yapmak, tahrif edilmiş belgeleri kullanmak veya başkalarına kullandırmak. (o) Üniversite ve bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri, yetkili merciin izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullanılmasına yardımcı olmak. (p) Devlete veya döner sermayeye ait motorlu taşıt araçlarını özel işlerde kullanmak. (r) Çağrıldığı veya görevlendirildiği toplantılara kabul edilir bir özürü olmaksızın katılmamak.
Yönetmeliğin Kaldırılması ve Kanundaki Değişiklikler
Kınama disiplin cezası davası döneminde uygulanan bu yönetmelik bugün yürürlükte değildir. Yönetmelik, 20.10.2017 tarihli ve 30216 sayılı Resmî Gazete sayısında yayımlanan yönetmelikle yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yanında Anayasa Mahkemesi, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine ilişkin iki iptal kararı vermiştir. İlk karar 14.01.2015 tarihli ve E:2014/100, K:2015/6 sayılıdır. İkinci karar 10.04.2019 tarihli ve E:2017/33, K:2019/20 sayılıdır.
Bu kararlardan sonra kanun metni iki kez değişti. Değişiklikler, 09.12.2016 ve 17.04.2020 tarihli 6764 ve 7243 sayılı Kanunlarla yapıldı. Güncel metne 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
Kınama disiplin cezası davası için dayanak oluşturan 53 üncü maddenin (b) bendi, değişiklik sonrasında şu hâle gelmiştir. Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel 4857 sayılı İş Kanunu ile sözleşme hükümlerine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.
Aynı bendin üçüncü fıkrası aylıktan veya ücretten kesme cezasını tanımlar. Bu ceza, brüt aylıktan veya ücretten bir defaya mahsus olmak üzere otuzda bir ile sekizde bir arasında kesinti yapılmasıdır. Fıkrada bu disiplin cezasını gerektiren fiiller sayılmıştır. Söz konusu disiplin cezası bir defaya mahsus uygulanır.
(a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı hâlde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı yaymak. (b) Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek. (c) Araştırma ve deneylerde hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek. (d) Bilimsel çalışmalarda diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet etmemek ve korunmasını sağlamamak.
(e) Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak. (g) Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. (h) Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek.
(ı) Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak. (j) Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına kasten girmek veya orada kalmak. (k) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak. (l) Kasıtlı olarak görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek.
(m) Özürsüz ve kesintisiz üç ile dokuz gün göreve gelmemek. (n) Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya kullandırmak. (o) Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek.
Bugün Uygulanan Düzenleme
Kınama disiplin cezası davası kararındaki mevzuat tablosu tarihseldir. Bugün dayanak doğrudan kanun metnidir. Soruşturma usulü 53/A, görevden uzaklaştırma 53/B, zamanaşımı 53/C maddesindedir. Yetki 53/Ç, temel ilkeler 53/D, kurullar 53/E maddesinde düzenlenir. İtiraz 53/F, silme ise 53/G maddesinde yer alır. Her disiplin cezası bakımından yetkili makam ayrıca gösterilmiştir.
Savunma usulü de yenilendi. 7592 sayılı Kanun 53/A maddesini değiştirdi. Metin, 09.08.2026 tarihli Resmî Gazete sayısında yayımlanmıştır. Yeni düzenleme ifadeye davet ile savunmaya davet aşamalarını ayırmıştır. Her iki yazıda da yedi günden az olmamak üzere süre verilir. Savunma alınmadan verilen disiplin cezası şekil yönünden sakat olur. Ayrıntı için yükseköğretim disiplin soruşturması ve savunma hakkı yazımıza bakılabilir.
Kınama Disiplin Cezası Davası Gerekçesi
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında, “etik dışı davranışları ile kendisinin küçük düşürülmeye çalışıldığı, mesleki onuruyla oynandığı iddialarıyla” X1 Üniversitesi’ndeki bir akademisyen tarafından şikayetçi olması üzerine davalı idarece yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporda; ” şikayete konu makalede, “geliş ve kabul ediliş” tarihlerinin farklı olması ile ilgili haksız olarak Doç. Dr. A.B.Ö.’nün özel evrakta sahtecilik suçu işlediği, tez makalesinin bilimsel dosyasına eklenmesi hususunda manipüle edildiği, veriler ve yazar çıkarma ile ilgili etik ihlallerinin olduğu, ayrıca Doç. Dr. A.B.Ö.’nün ve doçentlik başvurusunda söz konusu makaleyi bilimsel dosyasına koymamış ise delil saklama yönünden değerlendirilmesi gibi ifadeler kullanmak suretiyle Prof. Dr. K5 ve Yrd. Doç. Dr. F.A. tarafından sürekli olarak şikayetlerde bulunulduğu, şikayetlerin ve şikayetlerde yer alan ithamların haksız, dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olduğu” belirtilerek, adı geçenlerin sabit bulunan fiilleri nedeniyle 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin b. fıkrasının 2/1. bendinde düzenlenen “Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak.” veya 3/ı. bendinde düzenlenen “Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak”disiplin suçlarını işledikleri sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmesi üzerine davacının 2547 sayılı yasanın 53/a maddesi uyarınca “uyarma” disiplin cezası ile tecziye edildiği söz konusu uyarma disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesince 22.05.2018 tarih ve E:2017/1369,K:2018/1047 sayı ile davanın reddine karar verildiği, ancak, istinaf incelemesi sonucunda bu cezanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 07.03.2019 tarih ve 2018/3779E. 2019/569K. sayılı kararı ile “… davacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı yardımcı doçentlik kadrosuna atama başvurusunda Doç. Dr. A.B. Ö. hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve diğer idari makamlara ihbar ve şikayet dilekçeleri verilmek ve anılan dilekçelerde “özel evrakta sahtecilik, manipüle etmek, etik ihlali ve delil saklama” şeklinde ifadeler kullanılmakla birlikte yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacının kendisinin akademik atama ve yükseltmelere ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunma kapsamında olmayan bu fiil ve eylemlerin, 2547sayılı Yasanın 53. maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 2/1 alt bendindeki “Akademik atama ve yükselmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak ” hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla söz konusu fiillere verilecek disiplin cezası hükmünün davacıya isnat edilen eylemlere uygulanamayacağı kanaatine varıldığından …” gerekçeleriyle iptal edildiği,söz konusu karar doğrultusunda, tekrar düzenlenen 08.07.2019 tarihli soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda Disiplin Kurulu’nun 29.07.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile davacıya 2547 sayılı Yasanın 53/b/3/1 maddesi hükmü uyarınca, “dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak” suçunu içeren eylemde bulunduğu gerekçesiyle “aylıktan veya ücretten kesme” disiplin cezası verildiği ve bu cezanın iptali istemiyle de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesinin Değerlendirmesi
Kınama disiplin cezası davası açısından olayın seyri şöyledir. X1 Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzman doktor olan A.B.Ö., 12.04.2016 ve 21.04.2016 tarihli dilekçelerle davacıyı şikâyet etmiştir. Şikâyete göre davacı, doçentlik başvurusundan sonra tez makalesiyle ilgili iki kez ihbar dilekçesi vermiştir. Dilekçeler 05.05.2015 ve 22.05.2015 tarihlerinde Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına ve Yükseköğretim Kurulu Etik Kurul Başkanlığına sunulmuştur.
İhbar dilekçelerinin konusu tez makalesidir. Basılı olan ve olmayan makalenin geliş ile kabul tarihlerinin farklı olduğu ileri sürülmüştür. Bu fark üzerinden özel evrakta sahtecilik ve etik ihlali ihbarı yapılmıştır. İhbar üzerine disiplin soruşturması açılmıştır. Soruşturma sonunda anılan eylemlerin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Davacıya, dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak fiilinden ötürü disiplin cezası verilmiştir.
Daire ise eylem tarihine dikkat çekmiştir. Eylem tarihinde mülga Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği yürürlüktedir. Anılan yönetmelikte dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak fiili disiplin suçu sayılmamıştır. Bu fiile aylıktan veya ücretten kesme cezası öngören kural sonradan gelmiştir. Kural, 53 üncü maddeye 09.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle eklenmiştir.
Sonuçta eylem tarihinde suç olmayan bir fiile disiplin cezası verilmiştir. Daire, işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmiştir. Bu kınama disiplin cezası davası hakkında aksi yönde hüküm kuran idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Hüküm
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Başvuruya konu mahkeme kararı kaldırılmıştır. Dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 722,85 TL yargılama gideri davalı idareden alınmıştır.
Vekâlet ücreti de davacı lehine hükmedilmiştir. Kararın verildiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.110,00 TL belirlenmiştir. Artan tebligat avansı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333 üncü maddesi uyarınca davacıya iade edilmiştir. Karar, 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince kesindir. Diğer kanun yolları kapalı olmak üzere 09.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kınama Disiplin Cezası Kararından Çıkan Sonuçlar
Birinci sonuç kanunilik ilkesine ilişkindir. Bir davranışa disiplin cezası verilebilmesi için eylem tarihinde o davranışın disiplin suçu sayılması gerekir. Sonradan yürürlüğe giren kural geçmişe uygulanamaz. Bu ölçüt, her disiplin cezası dosyasında ilk bakılacak noktadır.
İkinci sonuç iptal kararlarının etkisiyle ilgilidir. İdare, iptal edilen cezanın yerine yeni işlem kurabilir. Ancak yeni işlem de kendi şartlarını sağlamalıdır. Zamanaşımı ve kanunilik denetimi burada yeniden yapılır. Kınama disiplin cezası davası sonrasında kurulan yeni işlem de aynı denetime tabidir. Süreler için akademik disiplin cezalarında zamanaşımı yazımız incelenebilir.
Kınama disiplin cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Soruşturma dosyasındaki belgeler ile varsa idari veya yargısal kararlar da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez. Dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya çevrim içi soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Aynı isnat için ikinci kez disiplin soruşturması açılabilir mi?
Ceza yargı kararıyla iptal edilirse idare eksikliği gidererek yeni bir işlem kurabilir. Ancak yeni işlem de zamanaşımı ve kanunilik denetiminden geçer. Eylem tarihinde disiplin suçu sayılmayan bir fiil için ikinci kez de ceza verilemez.
İptal edilen uyarma cezasının yerine daha ağır ceza verilebilir mi?
İdare, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir işlem kurabilir. Ancak yeni işlem de kendi şartlarını sağlamak zorundadır. Zamanaşımı süreleri ile eylem tarihindeki hukuki durum yeniden denetlenir. İncelenen dosyada ikinci ceza bu denetimi geçemediği için iptal edilmiştir.
Şikâyet dilekçesi vermek nedeniyle akademisyene disiplin cezası verilebilir mi?
Şikâyet ve ihbar hakkı kural olarak korunur. Buna karşılık isnadın dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olduğu somut biçimde ortaya konulursa disiplin sorumluluğu doğabilir. Ceza verilebilmesi için bu fiilin, eylemin yapıldığı tarihte kanunda sayılmış olması da şarttır.
Disiplin cezasına karşı iptal davası hangi sürede açılır?
Dava, cezanın tebliğinden veya itirazın reddinden itibaren altmış gün içinde açılır. İtiraz yoluna gidilecekse süre yedi gündür ve merci altmış gün içinde karar verir. Dava idare mahkemesinde açılır, yürütmenin durdurulması aynı dilekçede istenebilir.
Bölge idare mahkemesinin verdiği karara karşı temyize gidilebilir mi?
Disiplin cezası uyuşmazlıklarında istinaf kararı kural olarak kesindir. 2577 sayılı Kanun yalnız sınırlı sayıda konu için temyiz yolunu açık tutar. Bu nedenle bütün iddiaların istinaf dilekçesinde eksiksiz ileri sürülmesi gerekir.
Disiplin Soruşturması
İntihal İddiası Nasıl İspatlanır ve Çürütülür
İntihal iddiası benzerlik yüzdesiyle değil, sayfa ve paragraf düzeyinde metin karşılaştırmasıyla ispatlanır. İspat yükü, bilirkişi incelemesi ve ilk yayın tarihinin belgelenmesi açıklanıyor.