Cezaevinden çıkan kişinin pasaportu çoğu zaman hâlâ kapalıdır. Koşullu salıverilmede tahdit şerhi, bu tıkanmanın en sık görülen sebebidir. İdare, cezanın tümüyle infaz edilmediğini ileri sürer. Oysa denetim süresi devam ederken de yurt dışı yasağı kendiliğinden sürmez. Bu yazıda koşullu salıverilmede tahdit kaldırma davası, Edirne İdare Mahkemesinin kararı üzerinden anlatılır.
Kısa cevap: Koşullu salıverilme sonrası denetim süresi, kural olarak yurt dışına çıkışı kendiliğinden yasaklamaz. Anayasa'ya göre çıkış hürriyeti, suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabilir. İdare genel güvenlik gerekçesine dayanabilir, ancak bunu somut belgeyle göstermelidir. Ret işlemi tebliğ edilince veya 30 günde cevap verilmezse, 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır.
Somut olayda infaz süreci tamamlanmıştı. Yargılama sırasında konulan yurt dışı çıkış yasağı da kalkmıştı. Yargıtay dosyayı onadıktan sonra adli kontrol tedbirleri sona ermişti. Buna karşılık nüfus müdürlüğü tahdidi kaldırmadı. Gerekçe, cezanın tümüyle infaz edilmemiş olmasıydı.
İlgili, işlemin iptali istemiyle Edirne İdare Mahkemesinde dava açtı. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Kararın tam metni aşağıda yer alır.
Koşullu Salıverilme ve Denetim Süresi Ne Anlama Gelir
Koşullu salıverilme, cezanın bir bölümünü cezaevinde geçiren hükümlünün tahliyesidir. Kurum, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 107. maddesinde düzenlenir. Hükümlü, kanunda yazılı oranı iyi hâlle tamamlarsa tahliye edilir. Kanun metnine infaz kanunu sayfasından ulaşılabilir. Tahliye, cezanın bittiği anlamına gelmez.
Tahliyeden sonra denetim süresi başlar. Bu süre, cezanın infaz edilmeyen kısmına denk gelir. Hükümlü, denetim süresi boyunca belirli yükümlülüklere uyar. Sürenin sorunsuz geçmesi hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır. Buna hak ederek tahliye, yani bihakkın tahliye denir.
“Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.”
İdare, denetim süresini çoğu zaman cezaevi süresi gibi okur. Bu okuma, koşullu salıverilmede tahdit uygulamasının temel kaynağıdır. Oysa denetim süresindeki kişi hükümlü değil, tahliye edilmiş kişidir. Kanun, bu kişiye yurt dışı yasağı öngörmez. Yasak ancak ayrı bir hukuki dayanağa bağlanabilir.
Sık Sorulan Sorular
Koşullu salıverilmede denetim süresi ne kadar sürer?
Denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Süreli hapislerde hak ederek tahliye tarihini aşamaz. Süre yükümlülüklere uygun geçerse ceza infaz edilmiş sayılır.
Pasaport şerhi tahliyeden sonra kendiliğinden kalkar mı?
Ceza mahkemesinin yurt dışı yasağı, kaldırma yazısıyla düşer. İdari pasaport şerhi ise her zaman kendiliğinden kalkmaz. Bunun için idareye ayrıca yazılı başvurulur; başvuruya tahliye belgeleri ve mahkeme yazısı eklenir. İdare reddederse dava yolu açılır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Koşullu Salıverilmede Tahdit Şerhi Neden Kaldırılmıyor
İdarenin ret gerekçesi üç başlıkta toplanır. Birincisi, cezanın tümüyle infaz edilmediği iddiasıdır. İkincisi, komisyon kararının hâlâ yürürlükte olmasıdır. Üçüncüsü, genel güvenlik gerekçesidir. Bu gerekçelerin hiçbiri tek başına yeterli değildir.
Genel güvenlik gerekçesi somut olguya dayanmalıdır. İdare, kişinin yurt dışına çıkışının neden sakıncalı olduğunu göstermelidir. Soyut bir tehlike değerlendirmesi yeterli sayılmaz. Mahkemeler bu noktada idareden belge ister. Belge sunulmazsa koşullu salıverilmede tahdit kararı ayakta kalmaz.
Pasaport Tahdidinin Anayasal Sınırı Nedir
Anayasa m. 23/4'e göre vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Yurt dışına çıkma hürriyeti anayasal bir haktır. Anayasa bu hakkı 23. maddesinde güvence altına alır. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti yalnız suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanır. Sınırlama ayrıca hâkim kararına bağlıdır. İdari bir işlemle süresiz yasak konulamaz.
Yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırını Anayasa m. 23/4 şöyle çizer:
“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.”
Anayasanın 13. maddesi de ölçü getirir. Temel haklar ancak kanunla sınırlanabilir. Sınırlama, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz. Ölçülülük ilkesi de bu maddede yer alır. Koşullu salıverilmede tahdit tartışması bu iki maddeyle birlikte okunmalıdır.
Koşullu Salıverilmede Tahdit Kaldırma Davası Nasıl Açılır
İlk adım idareye başvurudur. İlgili, il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne dilekçe verir. Dilekçede tahliye belgesi ve kesinleşme şerhi sunulur. Adli kontrol tedbirinin kaldırıldığına dair mahkeme yazısı da eklenir. İdare talebi reddederse dava yolu açılır.
Dava, idare mahkemesinde açılır. Süre, ret kararının tebliğinden itibaren altmış gündür. Usul kuralları İdari Yargılama Usulü Kanunu metninde yer alır. Dilekçede yürütmenin durdurulması da istenmelidir. Yürütmenin durdurulması yazımız bu kurumu ayrıntılı anlatır.
“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”
Dava dilekçesi somut belgeye dayanmalıdır. Cezaevi yazısı, tahliye ve hak ederek tahliye tarihlerini gösterir. Ağır ceza mahkemesinin yazısı, yurt dışı yasağının kalktığını kanıtlar. Bu iki belge koşullu salıverilmede tahdit kaldırma talebinin omurgasını kurar. İdari işlem iptal davaları yazımız genel çerçeveyi anlatır.
Edirne İdare Mahkemesinin Yürütmeyi Durdurma Kararı
Kararı veren mahkeme Edirne İdare Mahkemesidir.
Dosyanın esas numarası 2021/1783 olarak kayıtlıdır.
Karar, yürütmenin durdurulması istemi üzerine verilmiştir.
Yürütmenin durdurulmasını isteyen davacının kimlik bilgileri karar örneğinde gizlenmiştir.
Karşı taraf, yani davalı idare Kırklareli Valiliğidir.
Davalı vekili olarak Avukat Zeynep Acar görev yapmıştır.
İstemin özeti şudur. Davacı, pasaportuna konulan idari tedbir şerhinin kaldırılmasını istedi. Talep, Kırklareli Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 04.10.2021 tarih ve 10726 sayılı işlemiyle reddedildi. Davacı bu işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istedi. Dava dilekçesinde, FETÖ üyeliği nedeniyle ceza aldığı ve cezasını çektiği belirtildi. Ceza mahkemesinin yurt dışı yasağını kaldırdığı da ileri sürüldü. Davacı ayrıca Anayasa hükümlerine aykırı hareket edildiğini savundu.
Savunmanın özeti ise şöyledir. İlgili komisyon, davacının hâlen tutuklu olarak cezaevinde bulunduğunu bildirdi. Bu nedenle tahdit kararının devam ettiğini belirtti. Tahdit kararının kalktığına dair bir yazı gelmediğini de ekledi. İdare, işlemin yerinde olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savundu.
Türk Milleti Adına karar verilmiştir.
Edirne İdare Mahkemesi, davacının yürütmenin durdurulması istemini inceledi. İşin gereği aşağıdaki şekilde görüşülmüştür.
Dava, pasaporta konulan idari tedbir şerhinin kaldırılması talebinin reddine ilişkindir. Reddedilen talep, Kırklareli Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 04.10.2021 tarih ve 10726 sayılı işlemine dayanır. Davacı bu işlemin iptalini istemiştir.
Kararın Dayandığı Mevzuat Hükümleri
Mahkeme önce 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye değindi. Kararname 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete sayısında yayımlandı. Birinci maddenin ilk fıkrasına göre, ekli listede yer alan kişiler kamu görevinden çıkarılmıştır. Çıkarma, terör örgütleriyle üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat gerekçesine dayanır. Bu kişilere ayrıca tebligat yapılmaz ve haklarında özel kanun hükümlerine göre işlem yapılır. İkinci fıkraya göre, çıkarılan kişilerin rütbe ve memuriyetleri mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. Aynı kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmez. Bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez ve görevlendirilemezler. Uhdelerindeki kurul, komisyon ve yönetim kurulu üyelikleri de sona ermiş sayılır. Silah ruhsatları, gemi adamlığı belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir. Bu kişiler kamu konutlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı da olamazlar. Kurumları, bu kişileri ilgili pasaport birimine derhal bildirir.
Bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir. Maddenin üçüncü fıkrası unvan kullanımını düzenler. Kamu görevinden çıkarılanlar büyükelçi ve vali gibi unvanlarını kullanamaz. Müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını da kullanamazlar. Bu unvan ve sıfatlara bağlı haklardan da yararlanamazlar.
Mahkeme ardından yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler başlıklı 5. maddeyi andı. Maddenin birinci fıkrasına göre, terör örgütleriyle bağlantı nedeniyle idari işlem yapılanlar bildirilir. Aynı gerekçeyle haklarında soruşturma veya kovuşturma yürütülenler de kapsamdadır. Bildirimi, işlemi yapan kurum ve kuruluşlar ilgili pasaport birimine yapar. Bu bildirim üzerine pasaportlar iptal edilebilir. İkinci fıkra ise eşlere ilişkindir. Bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da iptal edilebilir. İptal için genel güvenlik açısından sakınca görülmesi ve İçişleri Bakanlığı kararı aranır.
Anayasadaki Sınırlama Ölçütleri
Anayasanın 13. maddesi temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını düzenler. Maddeye göre bu haklar yalnızca kanunla sınırlanabilir. Sınırlama sebepleri arasında millî güvenlik, kamu düzeni ve genel asayiş sayılır. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ile kamu yararı da bu sebepler arasındadır. Sınırlama, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olmalıdır. Genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz. Sınırlamalar öngörüldükleri amaç dışında da kullanılamaz. Maddedeki genel sınırlama sebepleri bütün temel haklar için geçerlidir.
Anayasanın 23. maddesi yerleşme ve seyahat hürriyetini düzenler. Maddeye göre herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti belirli amaçlarla kanunla sınırlanabilir. Bu amaçlar suç işlenmesini önlemek ve sosyal ile ekonomik gelişmeyi sağlamaktır. Sağlıklı kentleşme ile kamu mallarının korunması da sayılan amaçlar arasındadır. Seyahat hürriyeti ise suç soruşturması ve kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti için ölçü daha dardır. Bu hürriyet ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlanır. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
Mahkemenin Dosya Üzerindeki Değerlendirmesi
Dosyanın incelenmesinden şu durum anlaşılmıştır. Davacı, FETÖ üyeliği nedeniyle yargılanmıştır. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/293 sayılı dosyasından 6 yıl 3 ay ceza almıştır. Davacı cezasını tamamlamıştır. Bu nedenle pasaportuna konulan idari tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Talebin reddi üzerine görülen dava açılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının FETÖ üyeliği nedeniyle Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:2017/293 sayılı dosyasından görülen dava sonucu verilen 6 yıl 3 ay cezasının kesinleştiği, davacının Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki açık cezaevi süresini tamamladığı ve 04.09.2021 tarihinde salıverildiği, denetim süresinin başladığı, (Dosyada mübrez Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 24.03.2021 tarih 2021/1147 sayılı yazısında davacının, 5275 sayılı Kanun’a göre tahliye tarihinin 03.03.2022, hak ederek tahliye tarihinin ise 24.09.2023 olduğu belirtilmiştir.), Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (E:2017/293) 06.05.2021 tarihli yazısı ile; “Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği’nce (16.03.2017 tarih, 2017/83 sorgu sayılı kararı ile CMK’nın 109/3-a bendi gereğince) verilen yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin, kararın kesinleşmesi sebebiyle kaldırılmasının” talep edildiği, dosyada mübrez Kırklareli Valiliği Pasaport İdari Karar İşlemleri Komisyonu’nun 16.06.2021 tarih, 2021/27 sayılı kararı ile Kırklareli 2. Ağır
Ceza Mahkemesi kararının (E:2017/293) 07.02.2019 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. Komisyon bu nedenle idari karar kaydının devamına karar vermiştir. Mahkeme ise ilgili idarelerden somut bilgi ve belge istemiştir. İstenen belge, davacının yurt dışına çıkışının genel güvenlik bakımından sakıncalı olduğunu gösterecekti. Adli yargı mercilerince verilmiş başka bir pasaport tedbiri kararı olup olmadığı da sorulmuştur. Gelen cevabi yazılarda yalnızca denetim süresinin devam ettiği belirtilmiştir. Sorulan diğer hususlarla ilgili hiçbir bilgi veya belge sunulmamıştır.
Mahkemenin Vardığı Sonuç
Mahkeme bu tespitlerden sonra sonuca ulaşmıştır. Davacı cezaevi sürecini tamamlamıştır. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sulh ceza hakimliğince verilen yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etmiştir. Denetim süresi henüz tamamlanmamıştır. Buna karşılık idareler, çıkışın sakıncalı olduğuna dair somut belge sunamamıştır. Davacı hakkında adli yargıdan verilmiş başka bir pasaport tedbiri kararına da rastlanmamıştır. Bu nedenle idari tedbir şerhinin kaldırılması talebinin reddinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Öte yandan dava konusu işlem nedeniyle davacı açısından telafisi güç veya imkânsız zararlar oluşabilir. Mahkeme bu durumu tabii karşılamıştır.
Hüküm Fıkrası ve İtiraz Yolu
Mahkeme, dava konusu işlemin hukuka aykırılığını açık görmüştür. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğabileceğini de kabul etmiştir. Bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Karara karşı, tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açıktır. Karar 02/03/2022 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Karardan Çıkan Ölçütler
Karar üç ölçüt ortaya koyar. Birincisi, denetim süresinin tek başına yasak sebebi olmamasıdır. İkincisi, idarenin somut belge sunma yükümlülüğüdür. Üçüncüsü, ceza mahkemesinin kaldırdığı yasağın idarece sürdürülememesidir. Koşullu salıverilmede tahdit itirazı bu üç noktaya dayandırılmalıdır.
Mahkeme, idareden belge istemesine rağmen cevap alamamıştır. Bu davranış, işlemin sebep unsurunu boşa çıkarır. Dolayısıyla dava dilekçesinde belge istenmesi ayrıca talep edilmelidir. Ara karar, dosyanın seyrini değiştirebilir. Nitekim bu dosyada sonuç ara karar sonrasında oluşmuştur.
Yürütmeyi Durdurma Kararından Sonra Ne Olur
Yürütmeyi durdurma kararı işlemin etkisini askıya alır. İdare, kararı otuz gün içinde uygulamak zorundadır. Uygulama, pasaport kaydındaki şerhin kaldırılması biçiminde olur. İdare karara uymazsa tazminat sorumluluğu doğar. Pasaport başvurusu yazımız sonraki adımı anlatır.
İdare, karara karşı itiraz edebilir. İtiraz mercii bölge idare mahkemesidir. Süre, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Esas hakkındaki yargılama ise ayrıca sürer.
Esas karar iptal yönünde çıkarsa işlem geçmişe etkili olarak kalkar. Davanın reddi hâlinde ise şerh yeniden uygulanır. Bu nedenle esas kararın takibi önemlidir. İdari yargıda istinaf yazımız kanun yolunu açıklar. Danıştay içtihadı da bu alanda yol gösterir.
Tahdit Kodları ile Karıştırılmaması Gereken Noktalar
Pasaport tahdidi ile giriş yasağı kodları farklıdır. Giriş yasağı kodları yabancıların Türkiye'ye girişini ilgilendirir. Tahdit kodlarının kaldırılması yazımız bu konuyu ele alır. Ç 138 tahdit kodu kaldırma davası ayrı bir başvuru türüdür. Koşullu salıverilmede tahdit sorunu ise vatandaşın kendi pasaportuyla ilgilidir.
Kamu görevinden çıkarma işlemi de ayrı bir konudur. 375 sayılı KHK geçici 35. madde ihraçları yazımız bu süreci anlatır. Göreve iade ile pasaport şerhi birbirine bağlı değildir. Her işlem kendi dayanağı içinde değerlendirilir. Giriş yasağı ve tahdit kararı yazımız benzer bir örneği inceler.
Denetim Süresi Bittikten Sonra Durum Ne Olur
Hak ederek tahliye tarihi geldiğinde ceza tümüyle infaz edilmiş sayılır. Bu tarihten sonra idarenin dayanağı büsbütün zayıflar. İlgili, yeni bir dilekçeyle başvurusunu yineleyebilir. Ret kararı çıkarsa yeniden dava açılabilir. Koşullu salıverilmede tahdit kaldırma davası bu aşamada daha güçlü delillere dayanır.
Başvuru öncesinde belgelerin toplanması yerinde olur. İnfaz kurumundan alınacak yazı tahliye tarihlerini gösterir. Adli sicil kaydı da dosyaya eklenir. Ceza mahkemesinden alınacak yazı, adli kontrolün kalktığını kanıtlar. Eksik belge, koşullu salıverilmede tahdit tartışmasını uzatır.
İdare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür. Süre, ret işleminin yazılı bildirildiği günden başlar. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve süre o tarihten işler.
Tahdit kaldırma davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Dava idare mahkemesinde açılır. Genellikle işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir. Yetki kuralları İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenir.
Yürütmeyi durdurma kararına karşı itiraz süresi nedir?
İtiraz için süre, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gündür. İtiraz bir defaya mahsus yapılabilir. İtirazı inceleyen merciin kararı kesindir.
Anayasa yurt dışına çıkışın sınırlanmasına izin veriyor mu?
Anayasa'nın 23. maddesine göre vatandaşın yurt dışına çıkması suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle, hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. İdare ayrıca genel güvenlik gerekçesine dayanabilir. Ancak bu gerekçeyi somut belgeyle göstermek zorundadır.
Başvuru dosyasına hangi belgeler eklenmelidir?
İnfaz kurumundan tahliye ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren yazı alınır. Ceza mahkemesinden yurt dışı yasağının kalktığını belirten yazı eklenir. Adli sicil kaydı da dosyada bulunur.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.