Ardışık aramada tanık beyanı, arama kaydının örgütsel olup olmadığını belirleyen en güçlü unsurlardan biridir. Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi, istinaf bozmasından sonra yeniden görülen dosyada beraat kararı vermiştir. Mahkeme, ardışık aranan kişilerin askerî personel olmadığını ve beyanlarının aleyhe delil oluşturmadığını tespit etmiştir. Tek bir ardışık arama da mahkûmiyet için yeterli görülmemiştir.

Dosya Bozma Sonrası Nasıl Yeniden Görüldü
28.12.2020 tarihli yazıda paylaşılan Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararı sonrasında istinaf mahkemesi bozma kararı vermiştir. Dosya bunun üzerine tekrar ilk derece mahkemesine gelmiştir. Bozma öncesindeki karar ardışık ankesör araması ve tanık beyanı sayfasında yer almaktadır.
Yeniden görülen dava 2022/11 esas numarasını almıştır. Mahkeme, tanık beyanlarının 17-25 Aralık süreci öncesine ait olduğuna karar vermiştir. Tek bir ardışık aramanın da mahkûmiyet için yeterli olmadığı kabul edilmiştir.
Bozma yargılamayı sıfırlamaz. Dosya, bozma gerekçesindeki eksiklikler giderilerek yeniden görülür. Eksik kalan tanık dinlemeleri bu aşamada tamamlanır. Tanık beyanları bu nedenle bozma sonrası aşamada ayrıca değer kazanır.
Ardışık Arama Kaydı Nasıl Oluşturulur
Kayıtların kaynağı iletişim şirketlerinden alınan HTS listeleridir. Kolluk bu listeleri tarar. Aynı sabit hattan kısa aralıklarla aranan numaralar bir grup sayılır.
Bu dosyada aralık beş dakika olarak alınmıştır. Sanığın aramalarından beş dakika öncesi ve sonrasında yapılan aramalar ardışık kabul edilmiştir. Aralığın seçimi doğrudan grup sayısını belirler. Geniş bir aralık daha çok grup üretir. Dar bir aralık ise grup sayısını düşürür.
Samsun ilinde alınan listede üç ankesör ve ücretli sabit telefon görülmektedir. Sanığın bu hatlarla on dört irtibatı bulunmaktadır. Sayıların kendisi bir sonuç doğurmaz. Belirleyici olan aramaların ölçütleri karşılayıp karşılamadığıdır. On dört irtibatın kaçının ölçüte uyduğu ayrıca incelenir.
Kayıt konuşmanın içeriğini de göstermez. Aramanın kim tarafından yapıldığı kayıtta yer almaz. Bu boşluk ardışık aramada tanık beyanı tartışmasını zorunlu kılar.
Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin Gerekçesi Nasıl Kuruldu
Dosyanın künyesi aşağıdaki gibidir.
Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2022/11 Esas
Karar No: 2022/98
C. Savcılığı Esas No: 2020/351
Gerekçeden alınan bölüm aşağıda aynen aktarılmıştır.
"……… Tüm dosya kapsamı ve dosyada mevcut tüm deliller incelendiğinde, sanığın kullandığı GSM numarası ile Samsun ilinde HTS listesi alınan toplam 3 (üç) ankesör – ücretli sabit telefon ile 14 (on dört) irtibatının bulunduğu; sanığın bu aramalardan 5 dakika öncesi/sonrası yapılan ardışık arama kaydının bulunduğu ve sanık hakkında 2 farklı şahsın fotoğraf teşhisi bulunduğu iddiası ile kamu davası açıldığı, bu hususta ardışık arama kaydında isimleri geçen şahısların tanık sıfatı ile Mahkememizce bozma öncesinde dinlendiği, ancak dinlenen şahıslardan …… fırıncı olarak çalışmakta olup askeri personel sıfatını taşımadığı, aynı şekilde …… isimli şahsın dinlendiği ve kaportacı olarak çalışmakta olup askeri personel sıfatını taşımadığı, askeri personel olmayan sivil vatandaşların ardışık arama kriterlerine uymadığı, bu sebeple dinlenen tanıkların sanık aleyhine delil teşkil etmediği…"
Gerekçe dört ayrı halkadan oluşmaktadır. Aramaların teknik niteliği incelenmiştir. Tanıkların sıfatı belirlenmiştir. Beyanların dönemi saptanmıştır. Dosyadaki diğer verilerin yokluğu belgelenmiştir.
Ardışık Aranan Kişiler Askerî Personel Değilse Ne Olur
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin belirlediği ölçütler askerî personel arasındaki haberleşmeyi tarif eder. Ölçütler, aranan kişilerin rütbe ve kuvvet bakımından denk olmasını arar. Bu tanım sivil kişileri kapsamaz.
Dosyada dinlenen tanıklardan biri fırıncı, diğeri kaportacıdır. İkisi de askerî personel sıfatı taşımamaktadır. Mahkeme, askerî personel olmayan sivil vatandaşların ardışık arama ölçütlerine uymadığını tespit etmiştir.
Sonuç doğrudan delil değerine yansımıştır. Dinlenen tanıklar sanık aleyhine delil oluşturmamıştır. Beyanlar iddianın dayandığı grup varsayımını da zayıflatmıştır. Grup örgütsel bir yapı olarak ortaya konamamıştır. Ardışık aramada tanık beyanı bu dosyada iddiayı desteklemek yerine zayıflatmıştır.
Yine aynı gerekçede, 23/02/2022 tarihli tutanakla yeni ardışık arama kayıtlarındaki sivil şahısların da anılan sebeplerle dinlenmediği belirtilmiştir. Ölçütlerin ayrıntısı Yargıtay ankesör kriterleri sayfasında ele alınmıştır.
Grubun Karma Yapıda Olması Ne Anlama Gelir
Örgütsel yapı için tarif edilen düzen dar ve homojen gruplara dayanır. Aynı rütbeden birkaç kişi aynı ankesörden aranır. Grupta esnaf ve serbest çalışan kişilerin bulunması bu tarife uymaz.
Karma yapı, gruplamanın teknik bir tesadüf olduğunu düşündürür. Aynı büfeden peş peşe arama yapılması günlük hayatta da gerçekleşir. Tanık beyanı bu ihtimali somutlaştırmaya yarar.
Tanık Beyanları Aramayı Nasıl Açıkladı
Dosyada ardışık arama kaydı bulunan kişilerden yalnız biri askerî personeldir. Bu kişi sanığı tanıdığını söylemiştir. Ancak örgütsel faaliyeti hakkında bilgi veya görgüsü bulunmadığını beyan etmiştir.
Sanık ise aramaların sebebini istikrarlı biçimde açıklamıştır. Eşinin kendisini sabit hattan aradığını belirtmiştir. Tanık olarak dinlenen eşi bu açıklamayı doğrulamıştır.
Eşin beyanına göre bazı zamanlar sanığa ulaşamamış ve başka bir tanığı aramıştır. Bu nedenle ardışık aranmış görünmektedirler. Ardışık aramada tanık beyanı burada teknik kaydın olağan bir açıklamaya bağlanmasını sağlamıştır.
Tanık Dinletme Talebi Nasıl Değerlendirilir
Mahkeme tanık dinletme talebini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206 çerçevesinde inceler. Talep yalnız üç hâlde reddedilir. Delilin kanuna aykırı elde edilmesi, olayın karara etkisiz olması ve istemin davayı uzatma amacı taşıması bu hâllerdir.
CMK m. 207 ek bir güvence getirir. Delil isteminin geç bildirilmiş olması tek başına ret sebebi sayılmaz. Hüküm, bozma sonrası aşamada yeni tanık istemleri bakımından da geçerlidir.
Duruşmada dinlenmeyen beyan hükme esas alınamaz. CMK m. 217/1 bu kuralı açıkça düzenler. Hâkim yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayanabilir. Deliller vicdani kanaatle serbestçe takdir edilir. Serbest takdir, kesin kanaate ulaşma zorunluluğunu kaldırmaz.
Anayasa m. 38/4 de aynı yönde bir güvence getirir. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
Tek Bir Ardışık Arama Mahkûmiyet İçin Yeterli mi
Mahkeme, iddianamedeki arama kayıtlarının ölçütlere uygun olmadığını saptamıştır. Yalnızca tek bir aramanın ölçütü sağladığı belirtilmiştir. Bu tek arama da dinlenen tanık beyanlarıyla şüpheli hâle gelmiştir.
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi karşısında sanığın ardışık arandığına dair kesin ve net bir kanaate varılamamıştır. Mahkeme, ardışık kabul edilebilecek tek aramanın örgütsel bir arama olmadığına kanaat getirmiştir.
Gerekçede ayrıca eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk ölçütlerinin aranması gerektiğine yönelik Yargıtay içtihatlarına atıf yapılmıştır. Somut olayda bu üç unsur gerçekleşmemiştir. Ardışık aramada tanık beyanı ile bu üç ölçüt birlikte değerlendirilmiştir.
Süreklilik Çeşitlilik ve Yoğunluk Ne Arar
Süreklilik, eylemin zaman içinde tekrar etmesini ifade eder. Çeşitlilik, farklı türde örgütsel eylemlerin varlığını arar. Yoğunluk ise eylemlerin sıklığına bakar.
Üç ölçüt birlikte aranır. Yalnız birinin gerçekleşmesi yeterli görülmez. Tek bir arama bu bütünü hiçbir hâlde karşılamaz.
Kararda ayrıca örgüt hiyerarşisine etkin şekilde dahil olma aranmıştır. Bunu gösterir maddi bir delile ulaşılamamıştır. Sanığın atılı suçu işlediği hususunda şüphe oluştuğu kabul edilmiştir. Bu şüphe karşısında üyelik suçunun işlendiğinin kabulüne yasal olanak görülmemiştir.
Etkin Pişmanlık Kapsamındaki Teşhisin Delil Değeri Nedir
Sanık hakkında iki farklı kişi etkin pişmanlık kapsamında fotoğraf teşhisinde bulunmuştur. Teşhiste bulunan kişiler bozma öncesinde tanık olarak dinlenmiştir. Beyanların içeriği bu aşamada ortaya çıkmıştır.
Etkin pişmanlık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 221'de düzenlenmiştir. Hüküm, bilgi veren kişi bakımından cezasızlık ya da indirim sonucu doğurur. Beyanın bu sonuçla bağlantısı delil değerinin ayrıca denetlenmesini gerektirir. Beyan sahibinin kendi dosyasındaki durumu da değerlendirmeye girer. Bu husus beyanın tarafsızlığı bakımından sorulur.
Teşhis tek başına yeterli sayılmamıştır. Beyanların neye dayandığı ve hangi döneme ait olduğu ayrı ayrı incelenmiştir. Ardışık aramada tanık beyanı ile teşhis beyanı bu nedenle aynı ağırlıkta görülmemiştir.
Beyanların Hangi Döneme Ait Olduğu Neden Önemli
Tanıklardan birinin bildiği hususlar 2001 yılına aittir. Diğer tanığın bilgi ve görgüsü ise 2001-2006 tarihlerine dayanmaktadır. Mahkeme bu dönemin örgüt üyeliğine kanaat getirmek için yeterli sayılamayacağını belirtmiştir.
Dönemsel ayrım yargı kararlarında yerleşik bir tartışmadır. Örgütün kamuoyunca bilinir hâle geldiği süreçten önceki faaliyetler ayrı değerlendirilmektedir. Konu 17-25 öncesi ankesör beraat kararı sayfasında ayrıca ele alınmıştır.
Gerekçede 2001-2006 döneminden sonra sanığın örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğuna dair delil olmadığı da saptanmıştır. Bu boşluk süreklilik ölçütünü ortadan kaldırmıştır.
Dönem tartışması yalnız tanık beyanlarıyla sınırlı değildir. Aramaların hangi yıllara yayıldığı da aynı biçimde incelenir. Tek bir yıla sıkışan aramalar süreklilik göstermez.
Benzer bir değerlendirme başka dosyalarda da yapılmıştır. Ardışık arama beraat kararı sayfasındaki dosyada aramalar üç yıla dağılmıştır. Dağınık aramaların periyodik sayılmadığı orada da kabul edilmiştir.
Dosyadaki Diğer Verilerin Yokluğu Nasıl Belgelendi
Gerekçede üç ayrı belge sayılmıştır. 02/12/2019 tarihli tutanak sanığın ByLock kullanmadığını göstermektedir. 03/03/2019 tarihli tutanak Bank Asya kaydının, dernek ve sendika üyeliğinin bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Üçüncü belge dijital materyallerin incelemesidir. 14/03/2022 tarihli export inceleme raporunda suç ya da suç unsuruna rastlanmamıştır. Bu üç belge birlikte delil tablosunu boşaltmıştır.
Belgelerin dosyaya girme biçimi de önemlidir. Her biri tarihli bir tutanağa veya rapora dayanmaktadır. Bu sayede savunma soyut bir inkârdan ibaret kalmamıştır.
Benzer belgeler başka dosyalarda da sunulabilmektedir. Görev yeri yazısı, ikametgâh kaydı ve okul kaydı örnek verilebilir. Belgeler aramanın olağan sebebini somutlaştırır.
Dijital inceleme raporunun kapsamı da sorulabilir. Hangi materyalin incelendiği ve hangi yöntemin kullanıldığı önem taşır. Raporun dosyaya giriş tarihi tutanakla belirlenir. İnceleme sonucuna savunma tarafından itiraz edilebilir.
Geriye yalnız arama kaydı kalmıştır. Ardışık aramada tanık beyanı bu tek kalemi de şüpheli hâle getirmiştir. Mahkeme, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğini kabul etmiştir.
Beraat Kararı Hangi Hükme Dayanır
Beraat kararları CMK m. 223/2 çerçevesinde verilir. Fıkrada beş ayrı beraat sebebi sayılmıştır. Ankesör dosyalarında uygulanan bent çoğunlukla (e) bendidir.
Bendin seçimi gerekçe denetimini ilgilendirir. CMK m. 230/1-b, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesini ister. Gerekçe içermeyen hüküm ise CMK m. 289/1-g uyarınca hukuka kesin aykırı sayılır.
Bu kural bozma sonrası aşamada ayrıca önem taşır. İlk kararın hangi noktada eksik bulunduğu yeni gerekçede karşılanmalıdır. Tanıkların sıfatı ve beyanlarının dönemi bu gerekçede ayrı ayrı tartışılır.
Beraat Kararının Sonuçları Nelerdir
Karar 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca verilmiştir. Bu bent, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlini düzenler. CMK m. 230/2 uyarınca beraat hükmünün gerekçesinde hangi bende dayanıldığı gösterilir.
Hükümde sanığa tazminat hakkı hatırlatılmıştır. Sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü bu kapsamdadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.250,00 TL vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine hükmedilmiştir. Bu tutar karar tarihindeki tarifeye aittir ve her yıl yeniden belirlenir. Yargılama giderleri CMK m. 324-330 uyarınca devlet hazinesi üzerinde bırakılmıştır. Sanığın kusurundan ileri gelen bir gider bulunmadığı belirtilmiştir.
Karar ayrıca kolluk birimine bildirim öngörmüştür. Bildirim 5320 sayılı Kanunun 16. maddesine dayanmaktadır. Bildirim kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. Kesinleşme tarihi tazminat süresi bakımından da esas alınır.
Tazminat Başvurusu Bugün Nereye Yapılır
Karar metnindeki tazminat hatırlatması 2022 yılına aittir. Başvuru mercii daha sonra değişmiştir. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun, CMK m. 142/2'ye yeni cümleler eklemiştir.
Değişiklik 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni hâle göre CMK m. 141/1-e kapsamındaki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. İstemler Tazminat Komisyonuna yapılır ve ağır ceza mahkemesine yapılan başvurular Komisyona gönderilir.
Süre kuralı ise değişmemiştir. CMK m. 142/1 uyarınca kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay içinde başvurulur. Her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl geçirilmemelidir. Kararların tam metni Yargıtay karar arama sisteminden taranabilir.
Beraat kararı idari işlemleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kamu görevinden çıkarma işlemi idari yargıda ayrıca dava edilir. Ankesör iddiasıyla ihraç ve göreve iade bu nedenle ayrı bir konudur.
İki sürecin süreleri de birbirinden bağımsızdır. İdari dava süresi ceza dosyasının kesinleşmesini beklemez. Bu nedenle iki takvim ayrı ayrı izlenir.

Ardışık Aramada Tanık Beyanı Konusunda Avukat Desteği
Ardışık aramada tanık beyanı bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Ardışık aramada tanık beyanı hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya uzman avukata soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.




