REZERV YAPI ALANI/RİSKLİ ALAN/RİSKLİ YAPI KAVRAMLARI VE YETKİLİ İDARELER
Rezerv Yapı Alanı
6306 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde Rezerv Yapı Alanı;
“Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanları” olarak tanımlanmıştır.
Bu düzenleme ile İdarenin yeni yerleşim yerlerine yönlendirmeyi hedeflediği görülmektedir. (Özlüer, http://www.mimarlikdergisi.com, 20.11.2016).
Rezerv yapı alanının tespiti ise ayrıntılı bir şekilde 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 4. Maddesinde düzenlenmiştir.
Riskli Alan
1.Riskli alan tanımı
6306 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde Riskli Alan; “Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı” şeklinde tanımlanmıştır.
2. Riskli alanın hukuki mahiyeti
6306 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; “Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı” şeklinde tanımlanan riskli alan zemin yapısı ve yapılaşma kapsamında değerlendirildiğinde;
Zemin yapısı kapsamında; toprak kayması, heyelan ya da deprem riski taşıyan bölgeler, dere yatakları, taşkın bölgeleri, çığ veya kaya düşme olasılığı olan vb bölgeleri,
Üzerindeki yapılaşma kapsamında ise; binaların ruhsatsız veya kaçak yapılanması ya da mühendislik hizmeti almamış olması, binaların riskli olduğunun tespiti, ulaşım ağı ve altyapının yetersiz kalması gibi yapıları ifade etmektedir (Aydın, 2013, s.38 ).
Riskli yapı
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Riskli Yapı;
“Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı” olarak tanımlanmıştır.
Kanun düzenlemesine bakıldığında; can ve mal güvenliği riski sebebiyle bir yapının dönüştürülmeye tabi tutulması yanında, ekonomik ömrünü tamamlamış yapıların da riskli yapı kabul edilerek müdahalede bulunulacağı anlaşılmaktadır. Burada bahsedilen, “yapıların ekonomik ömrü” kavramı göreceli bir kavram olup, kullanılan malzemeye, iklim koşullarına, yapım tekniği ve kullanım şekline bağlı olarak ekonomik ömür hesaplaması değişebilecektir (Çolak,



