TÜBİTAK burs iadesi davaları, yüklenme senedi ve müteselsil kefalet senedinden doğan bir özel hukuk uyuşmazlığıdır. Görevli yargı kolu, faiz, cezai şart, zamanaşımı ve kefilin sorumluluğu bu çerçevede belirlenir.
TÜBİTAK burs iadesi davaları, bursiyerin noterde imzaladığı yüklenme senedi ile müteselsil kefalet senedinden doğar. Uyuşmazlık Mahkemesi bu uyuşmazlıkların adli yargıda çözüleceğine karar vermiştir. Bu nitelendirme faizi, zamanaşımını ve kefilin sorumluluğunu doğrudan etkiler.
Kısa cevap: TÜBİTAK burs iadesi davaları, yüklenme ve kefalet senedine dayanan, adli yargıda görülen özel hukuk alacağı davasıdır. Kurum, senette aksi yazmıyorsa ödediği bursu kanuni faiziyle geri ister. Kefil, azami miktar içinde asıl borç ve temerrüt sonuçlarından sorumludur; akdi faizde sorumluluk işlemiş ve işlemekte olan bir yılla sınırlıdır. Alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; gerçek kişi kefaleti on yıl geçince kendiliğinden sona erer.
Burs İadesi Hangi Hallerde Gündeme Gelir?
Burs iadesi, bursiyerin senette veya program kurallarında yazılı bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde gündeme gelir. Kurum bu durumda bursiyerliği iptal edebilir ve ödenen tutarı faiziyle geri isteyebilir. TÜBİTAK, 278 sayılı Kanun m.2 uyarınca burs verir. Madde, bu bursların 5102 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadığını söyler. Kurum, ödeme başlamadan önce bursiyerden iki belge ister. Bunlar yüklenme senedi ile müşterek borçlu ve müteselsil kefalet senedidir. Senetler çoğunlukla noterde düzenlenir.
278 sayılı Kanun'un burs verme yetkisini düzenleyen 2. maddesi şöyledir:
“TÜBİTAK, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar verir.”
Bursiyerin yükümlülükleri senette ve program çağrı metninde yazar. Bursiyer bunlardan birini ihlal ederse kurum bursiyerliği iptal eder. Kurum, o güne kadar ödenen tutarı kanuni faiziyle geri ister. TÜBİTAK burs iadesi davaları çoğu kez bu geri isteme yazısıyla başlar.
İhlal tek bir başlıkla sınırlı değildir. Uygulamada şu durumlar iade talebine yol açar:
Sık Sorulan Sorular
TÜBİTAK bursunun iadesi istenirse hangi mahkemeye başvurulur?
Adli yargıda, asliye hukuk mahkemesine başvurulur. Uyuşmazlık Mahkemesi 30 Eylül 2019 tarihli E.2019/379, K.2019/570 sayılı kararında, yüklenme ve kefalet senedinden doğan bu uyuşmazlıkta adli yargıyı görevli saymıştır. İdare mahkemesinde açılan dava görev yönünden reddedilir.
Burs borcuna hangi faiz uygulanır?
Senette çoğunlukla kanuni faiz kararlaştırılır. 3095 sayılı Kanun m.1, 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikten sonra sabit bir oran öngörmez; Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi reeskont oranının yüzde sekseni uygulanır. Aynı Kanun m.3 gereği faize faiz yürütülemez.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
öğrenimin 2547 sayılı Kanun m.44'teki azami sürede bitirilmemesi
kaydın sildirilmesi veya öğrenime ara verilmesi
gelişme ve sonuç raporlarının süresinde sunulmaması
yurt dışı programlarında dönüş ve çalışma taahhüdüne uyulmaması
Geri istenen tutar tek kalem değildir. Kurum, o güne kadar yapılan burs ödemelerinin toplamına faiz ekler. Bu yüzden ilk adım, ödeme dökümünü ve hesap tablosunu istemektir. Döküm olmadan hangi kalemin hangi tarihte ödendiği denetlenemez. Hesaplama hatası ise itirazın en somut dayanağıdır.
Öğrenci Affı Kullanımı Neden Sorun Yaratır?
Af hükmünden yararlanmak için kaydı sildirip yeniden kayıt yaptırmak, senetteki taahhüdü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; TÜBİTAK bunu öğrenimin yarıda bırakılması veya süre şartının ihlali sayabilir. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2019 tarihli kararına konu olay bunu gösterir. Bursiyer, 7143 sayılı Kanun'la 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 78'den yararlanmıştır. Kaydını kendi isteğiyle sildirmiş, aynı madde ile yeniden kayıt yaptırmıştır. Kurum bursu keserek 147.192,61 TL borç çıkarmıştır. Bursiyer ise bölüm değişikliği olmadığını ve başarısızlık bulunmadığını savunmuştur.
Borcun kaynağı tartışmalıdır. Bir görüşe göre kurumun yazısı, kamu gücüne dayanan tek yanlı bir idari işlemdir. Ankara 9. İdare Mahkemesi 2019'da bu görüşü benimsemiş ve görev itirazını reddetmiştir (E.2018/2710).
Uyuşmazlık Mahkemesi farklı sonuca varmıştır. Mahkemeye göre senet, bursiyer ve kefil tarafından tek taraflı imzalanır. Bu imza ile taraflar arasında karşılıklı hak ve borç doğuran bir ilişki kurulur. Uyuşmazlık, senetteki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlıdır. TÜBİTAK burs iadesi davaları bu yüzden özel hukuk alacağı olarak görülür. Kararın ilgili cümlesi şöyledir:
"bahse konu senetten kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerine aittir"
Nitelendirme sonuçları belirler. Alacak, sözleşmeden doğan bir para alacağıdır. Faiz, zamanaşımı ve kefalet kuralları Türk Borçlar Kanunu'na göre uygulanır. Karar oy çokluğuyla alınmıştır; bir üye işlemin idari nitelik taşıdığını yazmıştır.
Ayrımın Pratik Sonucu
Nitelendirme yalnızca mahkemeyi değiştirmez. İşlem idari sayılsaydı altmış günlük iptal davası süresi işleyecekti. Sözleşmesel alacak sayıldığı için bu süre uygulanmaz. Onun yerine on yıllık zamanaşımı devreye girer. Bursiyer, kurumun açtığı alacak davasında savunma yapabilir. Takip başlamadan önce menfi tespit davası açma yolu da açıktır.
Faiz Türü ve Başlangıç Tarihi
Senetler çoğunlukla kanuni faizi öngörür. Oran, 3095 sayılı Kanun m.1'de yazar. Bu madde 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile değişti. Yeni hüküm 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdi. Oran artık kanunda sabit bir sayı değildir.
Bugün uygulanan ölçü şudur. Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni esas alınır. Bu oran 30 Haziran'da beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında yeni oran geçerli olur.
“11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”
Temerrüt faizi aynı Kanun'un 2. maddesine tabidir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça 1. maddedeki oran uygulanır. Merkez Bankası avans faizi ise yalnızca ticari işlerde istenebilir. Burs ilişkisi ticari iş değildir. Kanun'un 3. maddesi mürekkep faizi yasaklar; faize faiz yürütülemez.
Yurt dışı programlarında ödeme yabancı para üzerinden yapılmış olabilir. Bu halde aynı Kanun'un 4/a maddesi devreye girer. Sözleşmede daha yüksek bir faiz kararlaştırılmamışsa ölçü şudur: devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı. Hesap tablosunda dönem ayrımı da denetlenmelidir. 31 Temmuz 2026'dan önceki döneme eski oran, sonraki döneme yeni ölçü uygulanır.
Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Başlangıç tarihi senedin metnine bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu m.117'ye göre muaccel borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İfa günü birlikte belirlenmişse o günün geçmesi yeterlidir. Senette ödeme tarihinden itibaren faiz kaydı varsa, faiz her ödeme kalemi için ayrı işler. Böyle bir kayıt yoksa ihtar tarihi tartışılır. TÜBİTAK burs iadesi davaları içinde faiz kalemi çoğu kez anapara kadar büyür.
Cezai Şartın Geçerliliği ve İndirilmesi
Her senette cezai şart bulunmaz. Burs senetlerinin çoğu, ödenen tutarın faiziyle iadesini öngörür. Kararlaştırılan şey ceza koşulu değil, sözleşmeden doğan iade borcudur. İkisini ayırmak gerekir; ceza koşulu asıl borca eklenen ayrı bir yaptırımdır.
Senette gerçek bir ceza koşulu varsa Türk Borçlar Kanunu m.179 ile 182 uygulanır. m.180'e göre alacaklı zarara uğramasa bile ceza istenebilir. m.182 tarafların ceza miktarını serbestçe belirlemesine izin verir. Asıl borç geçersizse cezanın ifası istenemez.
Borçlu için en güçlü savunma m.182'nin son fıkrasındadır:
"Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir."
Hâkim bu indirimi talep olmasa da yapar. Türk Ticaret Kanunu m.22 yalnızca tacir borçlunun indirim istemesini engeller. Bursiyer tacir değildir; bu yasak ona uygulanmaz. TÜBİTAK burs iadesi davaları bakımından indirim talebi, ödenecek tutarı belirgin biçimde düşürebilir.
Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı
Kefil, senette yazılı azami miktar içinde asıl borçtan ve temerrüdün yasal sonuçlarından sorumludur; akdi faizde sorumluluğu işlemiş bir yıl ile işlemekte olan yılla sınırlıdır. TBK m.583 kefaletin şeklini düzenler. Sözleşme yazılı yapılmalıdır. Kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi belirtilmelidir. Kefil bu iki bilgiyi ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla yazmalıdır. Eksiklik varsa kefalet geçerli olmaz.
Sorumluluğun sınırı m.589'da yazar. Kefil her durumda senette yazılı azami miktara kadar sorumludur. Bu sınır içinde asıl borçtan ve temerrüdün yasal sonuçlarından sorumlu olur. Faizde ölçü daha dardır. Kefil, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdi faizlerden sorumlu tutulur. Kefalette sonradan yapılan ve sorumluluğu artıran değişiklikler, şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.
Müteselsil Kefaletin Sonuçları
Senetlerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı kullanılır. TBK m.586 bu sıfatın sonucunu gösterir. Alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir. Yetki yine de koşulsuz değildir. Borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması da yeterlidir.
Koşullar gerçekleşmeden kefile başvurulursa itiraz konusu doğar. Ödeme yapan kefil ise korumasız kalmaz. TBK m.596 uyarınca kefil, ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına halef olur. Ödediği tutarı asıl borçludan isteyebilir.
Kefilin Savunma İmkanları
Kefilin ilk savunması şekil şartıdır. İkincisi eşin rızasıdır. TBK m.584'e göre evli kişi ancak eşinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Rıza, sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulduğu anda verilmelidir. Sonradan verilen rıza bu eksikliği gidermez.
Kefil, asıl borçluya ait def'ileri de ileri sürebilir. TBK m.591 bunu hak olduğu kadar yükümlülük sayar. Alacaklı, güvenceleri kefilin zararına azaltırsa sorumluluk da azalır (m.592). Alacaklı ağır kusuruyla belgeleri veya rehinleri elden çıkarırsa kefil borçtan kurtulur. Asıl borç sona erdiğinde kefalet de sona erer (m.598). Kefalet süreli verilmişse kefil, sürenin sonunda borçtan kurtulur (m.600).
İade Davalarında Görevli Mahkeme
İade davalarında görevli mahkeme, adli yargı asliye hukuk mahkemesidir; TÜBİTAK'ın alacağı özel hukuk alacağı sayıldığından idare mahkemeleri görevli değildir. Görev sorusu iki kararla netleşmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi 30 Eylül 2019 tarihli E.2019/379, K.2019/570 sayılı kararında adli yargıyı görevli saymıştır. Aynı mahkeme 3 Mayıs 2021 tarihli E.2021/209, K.2021/291 sayılı kararında da aynı sonuca varmıştır. İkinci karar, yurt dışında görevlendirilen bir öğretim üyesinin kefalet senedine ilişkindir ve oy birliğiyle alınmıştır.
Adli yargıda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. HMK m.2, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda bu mahkemeyi genel görevli sayar. Yetki ise senetteki kayda göre belirlenir. 2021 tarihli karara konu senette Ankara mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmıştı. Böyle bir kayıt yoksa davalının yerleşim yeri ve HMK m.10 uyarınca ifa yeri mahkemesi yetkilidir.
İdare mahkemesi, önüne gelen davayı görev yönünden reddeder. Bu ret, süre ve masraf kaybı doğurur. TÜBİTAK burs iadesi davaları için yolu baştan doğru seçmek bu yüzden değerlidir. Alacak özel hukuk alacağı sayıldığından, idari yargıya özgü tam yargı davası yolu da işlemez.
Süre koruması da tek yönlüdür. İYUK m.9, adli yargıda açılıp görev yönünden reddedilen davalar için otuz günlük yeni bir süre tanır. Hüküm, ters yönü yani idari yargıda açılan davanın görev yönünden reddini düzenlemez. Yanlış yargı koluna yapılan başvuru bu nedenle kendiliğinden korunmaz.
İcra Takibine İtiraz ve Menfi Tespit
Kurum alacağını icra takibiyle isteyebilir. Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür (İcra ve İflas Kanunu m.62). İtiraz takibi durdurur. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (m.67). Belgeye dayanıyorsa altı ay içinde itirazın kaldırılmasını da isteyebilir (m.68).
Borçlu ise menfi tespit davası açabilir (m.72). Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmayan teminatla takibi durdurabilir. Takipten sonra açılan davada takip durdurulamaz. Borçlu bu halde yalnızca veznedeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Noterde re'sen düzenlenen ve para borcu ikrarı içeren senetler ise ilam gibi icra edilir (m.38).
İlamsız icra takibinde tarafların başvurabileceği yollar ve süreleri şöyledir:
Yol
Süre
Dayanak
Ödeme emrine itiraz (borçlu)
7 gün
İİK m.62
İtirazın iptali davası (alacaklı)
İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl
İİK m.67
İtirazın kaldırılması (alacaklı)
İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay
İİK m.68
Menfi tespit davası (borçlu)
Takipten önce veya takip sırasında
İİK m.72
Zamanaşımı Savunması
Burs iade alacağı sözleşmeden doğar. TBK m.146, aksine hüküm yoksa her alacağı on yıllık zamanaşımına tabi tutar. m.147'deki beş yıllık haller bu alacağı kapsamaz. Süre, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar (m.149).
Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz. TBK m.161'e göre hâkim, ileri sürülmedikçe bunu göz önüne alamaz. İcra takibinde savunma, yedi günlük itiraz süresi içinde yapılmalıdır.
Kefil için ayrı ve daha sert bir sınır vardır. TBK m.598'in üçüncü fıkrası şöyledir:
"Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar."
Kefalet on yıldan uzun süre için verilse bile sonuç değişmez. Kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Doktora bursu senetleri çoğu kez uzun yıllar önce imzalanır. TÜBİTAK burs iadesi davaları açıldığında bu süre dolmuş olabilir.
Ödeme Güçlüğünde Taksitlendirme
İcra takibi başlamışsa taksit yolu açıktır. İİK m.111 borçluya taksitle ödeme taahhüdü hakkı verir. Taahhüt, alacaklının satış talebinden önce yapılmalıdır. Borçlu ilk taksiti derhal öderse icra işlemleri durur.
Kanun dört şart arar. Yeterli miktarda mal haczedilmiş olmalıdır. Her taksit borcun dörtte birinden az olamaz. Ödemeler aydan aya yapılır. Süre üç ayı aşamaz. Taksitlerden biri zamanında ödenmezse işlemler kaldığı yerden devam eder.
Borçlu, alacaklıyla icra dairesinde taksit sözleşmesi de yapabilir. Bu sözleşme sürerken satış isteme süreleri işlemez. Toplam süre on yılı aşarsa süreler kaldığı yerden yeniden işler. Taksit tutanağı damga vergisinden istisnadır.
Sulh ve Yapılandırma İmkanları
Dava dışında anlaşma yolu da vardır. 278 sayılı Kanun m.4, TÜBİTAK Yönetim Kurulu'na sulh yetkisi verir. Hüküm, 19 Şubat 2025 tarihli 7542 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Önceki metin Anayasa Mahkemesi'nin 7 Aralık 2023 tarihli kararıyla iptal edilmişti (E.2021/125, K.2023/213).
Yönetim Kurulu, ihtilafın hukuki anlaşma veya sözleşme değişikliğiyle bitirilmesine karar verebilir. Kurul ayrıca 250.000 TL'ye kadar olan dava ve icra takiplerinden vazgeçebilir. Bir hakkın tanınmasına, menfaatin terkinine ve uygun ödemeye de karar verebilir. Kanundaki tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
278 sayılı Kanun'un Yönetim Kuruluna sulh yetkisi veren 4. maddesi şöyledir:
“Yönetim Kurulu, TÜBİTAK ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler arasında çıkan ihtilafların hukuki anlaşma veya sözleşme değişikliği ile neticelendirilmesinde karar vermeye; tutarı 250.000 Türk lirasına kadar (250.000 Türk lirası dâhil) olmak üzere, maddi veya hukuki nedenlerle kovuşturulmasında, yüksek mahkeme ve mercilerde incelenmesini istemekte yarar bulunmayan açılacak veya açılmış olan dava, icra ve benzeri takiplerden vazgeçmeye; bir hakkın tanınmasına, menfaatin terkinine, uygun ödemeye karar vermeye yetkilidir.”
Sulh başvurusu yargılamayı kendiliğinden durdurmaz. Yapılandırma kanunlarının kapsamı ise her kanunun kendi metniyle belirlenir. Burs alacağının kapsama girip girmediği bu metne bakılarak saptanır. Başvuru dilekçesinin kurulmasında akademik dilekçe örnekleri yol gösterebilir.
TÜBİTAK Burs İadesi Davaları Konusunda Avukat Desteği
TÜBİTAK burs iadesi davaları bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
TÜBİTAK burs iadesi davaları hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya avukata soru sayfamız üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kefil borcun tamamından sorumlu olur mu?
Kefil, senette yazılı azami miktarla sınırlı olarak sorumludur. TBK m.589'a göre bu sınır içinde asıl borçtan, temerrüdün yasal sonuçlarından ve işlemiş bir yıllık ile işlemekte olan yıla ait akdi faizlerden sorumlu tutulur. Azami miktar ve kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazılmamışsa kefalet geçerli olmaz.
On yıl önce imzalanan kefalet hâlâ geçerli midir?
Gerçek kişinin verdiği kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Bu kural TBK m.598'in üçüncü fıkrasında yer alır. Kefalet daha uzun süre için verilmiş olsa bile kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.
İcra takibi gelirse ne yapılmalıdır?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilmelidir. İtiraz takibi durdurur ve alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmak zorunda kalır. Zamanaşımı savunması da bu itiraz içinde açıkça ileri sürülmelidir.
Borç ödenemiyorsa taksitlendirme mümkün müdür?
İcra takibi sürüyorsa İİK m.111 uyarınca taksitle ödeme taahhüdünde bulunulabilir. Taahhüt satış talebinden önce yapılmalı, ilk taksit derhal ödenmeli, her taksit borcun dörtte birinden az olmamalı ve süre üç ayı aşmamalıdır. Alacaklıyla icra dairesinde daha uzun süreli taksit sözleşmesi de yapılabilir.
TÜBİTAK ile anlaşarak dosyayı kapatmak mümkün müdür?
278 sayılı Kanun m.4, TÜBİTAK Yönetim Kurulu'na ihtilafı hukuki anlaşma veya sözleşme değişikliğiyle bitirme yetkisi verir. Kurul, kanunda yazılı parasal sınıra kadar dava ve icra takiplerinden vazgeçmeye de yetkilidir. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve başvuru yargılamayı kendiliğinden durdurmaz.
TÜBİTAK İşlemleri
TÜBİTAK 2219 Dönüş Yükümlülüğü ve Kefilin Sorumluluğu
TÜBİTAK 2219 bursunda yurda dönüş süresi burslu sürenin bitişinden itibaren 12 ay içinde işler. Sürenin uzatılması, kefilin sorumluluk sınırı ve faiz hesabı çağrı metnine göre değişir.