Yanlış Kan Alma konusundaki kararda hasta olan bir hastadan cross kanı alınması gerekirken hastanın tespitinde hata yaparak adı geçenle aynı odada kalan K4 isimli hastadan kan alınması süreci anlatılmaktadır.
Yanlış kan alma durumu vücut bütünlüğünü ilgilendirdiğinden ve mevzuatta özellikle düzenlendiğinde önem arzetmekte ve disiplin cezasına yol açabilmektedir.
Kısa cevap: Yanlış kan alma, görevin gereği yapılmaması sayılırsa disiplin cezasına yol açabilir; hasta zarar görmüşse ceza soruşturması da başlatılabilir. Disiplinde memurlara 657 sayılı Kanun, öğretim elemanlarına 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uygulanır. Ceza soruşturmasında öğretim elemanları ve üniversite memurları hakkında 2547 sayılı Kanunun 53/c usulü işletilir. 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler iş sözleşmesine tabidir; suç iddiasında Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma yapar.
Yanlış Kan Alma Konusunda Mahkeme Kararı
Şüpheliler :
1-_K1 – X1 Araştırma Görevlisi
2-_K2- AynıÜniversitede Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde Hemşire
Suçları :
K2’nin;
1- Kan transfüzyonu yapılması planlanan ve B Rh (+) kan grubuna sahip olan K3 isimli hastadan cross kanı alınması gerekirken hastanın tespitinde hata yaparak adı geçenle aynı odada kalan K4 isimli hastadan kan alıp K3’ın kan grubunun A Rh (+) olarak belirlenmesine, K4’ın kan grubu olan A Rh (+) kanın da K3’a verilmesine, bu sebeple K3’ın durumunun kötüleşmesine ve ölümüne neden olmak.
K5’ın;
2- K3’a K4’a ait A Rh (+) kanın verilmesi (Yanlış kan alma)sonucunda meydana gelen ölüm olayını yetkili mercilere bildirmemek.
Suç Tarihi :2017 Yılı.
İncelenen Karar :ŞüphelilerdenK5’ın men-i muhakemesine, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre görev yapan K2 hakkında işlem yapılamayacağına dair Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 10.9.2020 tarih ve 2 sayılı kararı.
Karara İtiraz Eden :Yok.
İnceleme Nedeni :Yasa gereği kendiliğinden.
Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 11.11.2020 tarih ve 152839 sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı, Tetkik Hakimi K6’in açıklamaları dinlenildikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
Sık Sorulan Sorular
Yanlış kan alma nedeniyle disiplin cezası verilebilir mi?
Verilebilir. Hastadan yanlış kan alınması, görevin gereklerine aykırılık ve hatalı sağlık hizmeti olarak değerlendirilir. Cezanın türü, personelin statüsüne ve fiilin ağırlığına göre belirlenir. Aynı olay ayrıca ceza soruşturması doğurabilir.
İş Kanununa tabi hemşire hakkında yükseköğretim usulü işletilir mi?
Hayır. İncelenen dosyada yetkili kurul, 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan personel bakımından bu usulle işlem yapılamayacağına karar vermiştir. Bu kişilerin sorumluluğu iş mevzuatı ve genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Statü tespiti bu yüzden ilk incelenen konudur.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
İlgili hesaplama aracı: Memur Disiplin Süreleri Aracı — 657 md. 127 disiplin zamanaşımı, itiraz (7 gün) ve dava (60 gün) sürelerini tarihlerinizle kontrol edin.
Memurlarda ceza verme zamanaşımı 657 sayılı Kanun md. 127'nin ikinci fıkrasında düzenlenir. Öğretim elemanlarında zamanaşımı ise 2547 sayılı Kanunun 53/C maddesinde ayrıca düzenlenir; ceza verme süresi iki yıl, öğretim mesleğinden çıkarmada altı yıldır. 7573 sayılı Kanunla 2026'da yeniden yazılan 657 md. 127 fıkrası iki yıllık süreyi korudu, iptal kararından sonra yeniden ceza verme imkânını ekledi:
“Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”
Yanlış Kan Alma Konusunda Değerlendirme
Danıştay 1’inci Dairesi, ölüm olayını yetkili mercilere bildirmemekle suçlanan K5 hakkındaki delillerin kamu davası açmaya yetmediğine karar vermiştir. Bu kişi hakkındaki yargılanmasına yer olmadığı (men-i muhakeme) kararı oyçokluğuyla onanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yanlış kan alma olayında mevcut delillerin, 2 nci maddede atılı suçtan dolayı şüpheli K5 hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından,Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 10.9.2020 tarih ve 2 sayılı kararının; 2 nci maddede atılı suçtan K5’ın men-i muhakemesine ilişkin kısmının onanmasına,
Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinin ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) bendinde, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabileceği, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması halinde soruşturmanın şüphelilerin konumuna göre belirlenecek soruşturmacı tarafından yapılacağının hükme bağlandığı, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde sayılan Üniversite personeli arasında bulunmayan K2’nin, Üniversitede 4857 sayılı Kanuna tabi olarak işçi statüsünde çalıştığı, bu nedenle adı geçen hakkında 2547 sayılı Kanunun 53/c maddesi uyarınca ceza soruşturması yapılamayacağı ve Kurul kararı alınamayacağı anlaşıldığından, atılı suç nedeniyle K2 hakkında genel hükümlere göre gereği yapılmak üzere Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmek üzere dosyanın karar ekli olarak Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilmesine 17.12.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Özel ceza soruşturması usulünün kimlere uygulanacağı 2547 sayılı Kanun md. 53/c'de sayılmıştır. 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler bu sayımda yer almaz:
“Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:”
İki şüphelinin statüsü ve karar özeti aşağıdaki tabloda görülebilir:
Şüpheli
Statüsü
Karar
K2 (hemşire)
4857 sayılı İş Kanununa tabi çalışan
2547 sayılı Kanun md. 53/c ceza soruşturması usulü uygulanamaz; dosya genel hükümlere göre işlem için Isparta C. Başsavcılığına iletilmek üzere Rektörlüğe gönderildi
K5
2547 sayılı Kanun md. 53/c usulüne tabi görevli
Men-i muhakeme kararı oyçokluğuyla onandı (yargılanmasına yer yok)
Yanlış Kan Alma Kararında Karşı Oy
Karşı oya göre K5 hakkındaki men-i muhakeme kararı, bilirkişi raporu alınmadan ve eksik soruşturmaya dayanılarak verilmiştir. Bu görüşe göre kararın bu kısmı bozulmalı, başka bir üniversiteden alınacak bilirkişi raporuyla soruşturma yenilenerek Yetkili Kurul yeniden karar vermelidir. Dosyanın incelenmesinden, şüpheli K2 tarafından 8.10.2015 tarihinde K3 isimli hastadan kan transfüzyonu için cross kanı alındığının bildirildiği, A Rh (+) kanın adı geçen hastaya transfüzyonu sırasında hastanın fenalaştığı, bunun üzerine Yoğun Bakım Ünitesine kaldırıldığı, kan transfüzyonu sırasında hastanın fenalaştığının şüpheli K5’a bildirilmesi üzerine adı geçen tarafından alerjik reaksiyon olabileceği düşünülerek hastaya Avil Dekort yapıldığı, Yoğun Bakım Ünitesinde K3’ın kan grubunun tekrar çalışılması sonucu kan grubunun B Rh (+) olduğunun anlaşıldığı, adı geçen hastayla aynı odada kalan K4 isimli hastanın kan grubunun ise A Rh (+) olduğunun tespit edildiği, konuyla ilgili İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 26.4.2017 tarihli raporunda, gerçekte B Rh (+) kan grubu olan K3’a A Rh (+) kanın takılması sonucunda ölüm olayının meydana geldiği, bu yanlış kan alma olayında Hemşire K2’nin kusurlu olduğu kanaatine varıldığı görülmiştür.
Konuyla ilgili soruşturmada şüpheli K5’ın alınan ifadesinde, hemşireler tarafından kendisine kan transfüzyonu sırasında hasta K3’ın fenalaştığının bildirildiği, kendisinin de alerjik reaksiyon olabileceğini düşünerek hemşirelere hastaya Avil Dekort yapılması gerektiğini söylediği, kalp ve kapak yetersizliği olan hastayı muayene ettikten sonra mevcut klinik tablosunu akciğer ödemi olarak değerlendirdiği, hastanın Anestezi Yoğun Bakım Servisine devredildikten sonra kan üzerindeki barkod ile kan istemi üzerindeki ismin aynı hastaya ait olup olmadığını kontrol ettiği, barkodların uyumlu olduğunu gördüğünden kan ile ilgili bir sorun olmadığını düşündüğü, mevcut bulgularla kişinin ölümünü doğal ölüm olarak değerlendirdiğini beyan ettiği, Yetkili Kurul tarafından da adı geçenin ifadesi dikkate alınarak men-i muhakemesine karar verilmiş ise de, hastanın kan transfüzyonu sırasında fenalaştıktan sonra durumuna acilen gerekli müdahalenin yapılıp yapılmadığı, hastanın sağlık durumunun teşhisinde, durumuna müdahalede geç kalınıp kalınmadığı, kişinin ölümünde, sağlık durumunun değerlendirilmesinde ihmal, kusur, hekim hatası veya uygulama hatası bulunup bulunmadığı ve nihayet yanlış kan alma hususlarında bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılmıştır.
Yanlış kan alma bağlamında, Süleyman Demirel Üniversitesi dışında başka üniversitede görevli ve ilgili üniversite rektörlüğünce belirlenecek Kardiyoloji uzmanı en az üç öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetinden, kan transfüzyonu sırasında fenalaştıktan sonra hastaya gecikmeksizin ve gerekli müdahalenin yapılıp yapılmadığı, durumunun teşhisinde ve müdahalesinde geç kalınıp kalınmadığı, durumuna yeterli ve etkili müdahalede bulunulup bulunulmadığı, hastanın sağlık durumunun teşhisinde, durumuna müdahalede ve ölümünde ihmal, kusur, hekim hatası veya uygulama hatası bulunup bulunmadığı hususlarını aydınlatan bilirkişi raporu alınması suretiyle yeniden soruşturma yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, eksik incelemeyle yapılan soruşturmaya dayanılarak verilen Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 10.9.2020 tarih ve 2 sayılı kararının; 2 nci maddede atılı suçtan K5’ın men-i muhakemesine ilişkin kısmının bozulması, belirtilen eksiklik giderilmek suretiyle yeniden yapılacak soruşturma sonucunda düzenlenecek fezleke göz önüne alınarak Yetkili Kurulca bu kişi bakımından yeni bir karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yanlış Kan Alma Nedeniye Disiplin Sürecinde Avukat Desteği
Konusunda uzman bir idari dava avukatı destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman avukat ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz. Sorunuzu yazılı olarak iletmek isterseniz çevrim içi soru formunu doldurabilirsiniz.
Ölümle sonuçlanan olayı yetkili mercilere bildirmemek nasıl değerlendirilir?
Bildirim yükümlülüğünün ihlali ayrı bir isnat olarak soruşturulur. İncelenen dosyada bu isnat yönünden kamu davası açılmasını gerektirecek delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç her dosyada toplanan belgelere ve kişinin görev tanımına göre değişir.
Sağlık personelinin hatasında hangi süreçler birlikte yürür?
Aynı olaydan ceza soruşturması, disiplin soruşturması ve tazminat sorumluluğu birlikte doğabilir. Yükseköğretim kurumunda görevli personelde ceza yolu, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesindeki usule bağlıdır. Süreçler birbirini beklemez ve ayrı ayrı sonuçlanır.
Yanlış kan alma iddiasında hangi belgeler önem taşır?
Hasta kimliğinin doğrulanmasına ilişkin kayıtlar ile kan grubu ve çapraz karşılaştırma sonuçları dosyanın çekirdeğini oluşturur. Transfüzyon takip formu, gözlem notları ve nöbet çizelgesi de istenir. Görev tanımı, sorumluluğun hangi personelde olduğunu gösterir.
Kamu davası açılmaması disiplin sorumluluğunu da sona erdirir mi?
Hayır. Ceza soruşturması ile disiplin süreci ayrı yürür; yargılamaya yer olmadığı kararı disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Fiilin hiç işlenmediğine dair kesin tespit varsa bu, disiplin dosyasında ileri sürülebilir.
Memur statüsündeki sağlık çalışanına hangi disiplin hükümleri uygulanır?
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır. İtiraz süresi tebliğden itibaren yedi gün, dava süresi altmış gündür. Öğretim elemanları bakımından ise 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi geçerlidir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.