Aylıktan kesme disiplin cezası iptal edildiğinde, cezaya dayanan atama işlemi de hukuki dayanağını yitirir. Danıştay 2. Dairesinin E. 2019/3813, K. 2021/16 sayılı onama kararı bu bağı, temyiz yolunu ve iki davanın nasıl birlikte yürütüleceğini gösterir.
Aylıktan kesme disiplin cezası çoğu zaman tek başına kalmaz. Cezanın ardından atama, görevden alma ya da görev süresine ilişkin ikinci bir işlem kurulur. Aşağıdaki karar, ilk işlem iptal edilince ikincisinin ne olacağını gösterir. Danıştay, dayanağı ortadan kalkan atama işleminin de hukuka aykırı hâle geldiğini kabul etmiştir.
Kısa cevap: Danıştay 2. Dairesi, aylıktan kesme cezası iptal edildiği için atama işlemini de iptal eden kararı onamıştır (E. 2019/3813, K. 2021/16). 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesine göre ceza alanlar üç yıl rektör, dekan, bölüm başkanı gibi görevlere atanamaz ve mevcut görevleri kendiliğinden sona erer. Ceza iptal edilse de atama işlemi süresinde ayrıca dava edilmemişse kesinleşir ve ayakta kalır.
Kararın Konusu Olan Uyuşmazlık Nedir
Davacı, bir üniversitenin İdari ve Mali İşler Daire Başkanıdır. Hakkında 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir. Ceza üzerine daire başkanlığı görevi sona ermiştir. İdare, davacıyı Bandırma Meslek Yüksekokuluna şef olarak atamıştır.
Statü ayrımı burada belirleyicidir. Daire başkanlığı bir yönetim görevidir ve idari kadroya bağlıdır. Öğretim elemanı statüsündeki disiplin süreçlerinden usul bakımından ayrılır. Buna karşılık cezanın kadroya etkisi her iki statüde de benzer biçimde doğar.
Davacı iki ayrı dava açmıştır. Birincisi disiplin cezasına karşıdır. İkincisi şef kadrosuna atanma işlemine karşıdır. Aşağıdaki karar ikinci davaya ilişkindir. Birinci davada disiplin cezası zaten iptal edilmiştir.
Dosyanın yürüyüşü de kararda görünür. Uyuşmazlık önce Danıştay Sekizinci Dairesine gitmiştir. Daire, görev yönünden dosyayı İkinci Daireye göndermiştir. Gönderme kararı 14/11/2019 tarihlidir. Bu ayrıntı, disiplin kaynaklı personel işlemlerinde daire görev dağılımının değişebildiğini gösterir.
Kararın değeri bu ikili yapıdan gelir. Aylıktan kesme disiplin cezası ile ona bağlanan kadro işlemi arasındaki bağ tartışılmıştır. Cezaya karşı açılacak davanın kendi kuralları için aylıktan kesme cezasına karşı iptal davası sayfasına bakılabilir.
Ceza Neden İkinci Bir İşlem Doğurur
Sık Sorulan Sorular
Disiplin cezası iptal edilirse buna dayanan atama işlemi kendiliğinden kalkar mı?
Kalkmaz. İkinci işlemin de süresinde dava edilmesi gerekir. Dava edilmeyen atama işlemi kesinleşir ve ceza iptal edilse bile ayakta kalabilir. Karara konu olayda davacı her iki işlem için ayrı dava açmıştır.
Aylıktan kesme cezası alan daire başkanının görevi neden sona erdi?
2547 sayılı Kanunun 53/D maddesi bu sonucu doğrudan öngörür. Cezanın verildiği tarihte daire başkanı dengi ve üstü görevde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Ayrıca bir görevden alma işlemi kurulması gerekmez.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
53/D maddesi bunu açıkça düzenler. Aylıktan kesme cezası alanlar üç yıl boyunca belirli kadrolara atanamaz. Yasak kapsamına giren görevler şunlardır.
Rektör, dekan, enstitü müdürü ve yüksekokul müdürü
Meslek yüksekokulu müdürü ve bölüm başkanı
Anabilim dalı, anasanat dalı, bilim dalı ve sanat dalı başkanlıkları
Daire başkanı dengi ve üstü kadrolar
Aynı fıkra ikinci bir sonuç daha getirir. Ceza tarihinde bu görevlerden birinde bulunanların görevi kendiliğinden sona erer. Durum ilgili mercilere derhal bildirilir. Ayrıca bir görevden alma kararı alınmasına gerek yoktur.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53/D maddesi, aylıktan kesme cezası alanlar için üç yıllık atanma yasağını ve görevin kendiliğinden sona ermesini şöyle düzenler:
“Aylıktan veya ücretten kesme cezası alanlar üç yıl (…) rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, meslek yüksekokulu müdürü, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı, anasanat dalı başkanı, bilim dalı başkanı, sanat dalı başkanı, daire başkanı dengi ve üstü kadrolara atanamazlar. Söz konusu disiplin cezalarının verildiği tarihte bu görevlerde bulunanların görevleri kendiliğinden sona erer ve durum ilgili mercilere derhal bildirilir.”
İdareler bu yüzden cezanın ardından bir kadro işlemi kurar. Davalı idare de temyiz dilekçesinde aynı savunmayı yapmıştır. İddiaya göre idare, disiplin cezasına bağlı zorunlu bir işlem tesis etmiştir. Temel ilkelerin tamamı için yükseköğretim disiplin cezasında uygulanacak temel ilkeler sayfasına bakınız.
Görevin Kendiliğinden Sona Ermesi Ne Anlama Gelir
Kendiliğinden sona erme, idarenin takdirine bırakılmış bir sonuç değildir. Kanun sonucu doğrudan cezaya bağlamıştır. İdarenin ayrı bir görevden alma kararı almasına gerek yoktur.
Bu durumun iki pratik yansıması vardır. Birincisi, görevin sona erdiği tarih cezanın verildiği tarihtir. İkincisi, kişinin kadro bakımından bir yere atanması gerekir. Yönetim görevi sona eren personel, asli kadrosunda ya da uygun başka bir kadroda görevlendirilir.
Sonuç kendiliğinden doğsa da denetim dışında değildir. Aylıktan kesme disiplin cezası iptal edilirse bu sonucun dayanağı da ortadan kalkar. Karara konu olayda tartışma tam olarak bu noktada düğümlenmiştir.
Disiplin Kurulunun Eksik Üyeyle Toplanması Sorunu
Davalı idarenin temyiz gerekçelerinden biri kurul yapısına ilişkindir. İdare, disiplin kurulunun iki üye ile teşekkülünün mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından görüş sorulmuştur.
Kanun bu duruma bir çözüm getirmiştir. 2547 sayılı Kanunun 53/E maddesinin son fıkrası eksik üyeliği düzenler. Herhangi bir sebeple disiplin kurulu teşekkül edemezse eksik üyelikler tamamlanır. Tamamlama, eşdeğer unvana sahip öğretim üyeleri arasından yapılır. Üyeleri senato belirler.
Aynı madde katılamayacak üyeleri de sayar. Soruşturmada görev alanlar disiplin kurulundaki oylamaya katılamaz. Disiplin kurulunda görev alanlar ile cezayı verenler, itirazın görüşüldüğü oylamada bulunamaz. Profesörlerle ilgili hususların görüşülmesine doçent ve doktor öğretim üyeleri katılamaz.
Bu kurallara uyulmaması işlemi şekil yönünden sakatlar. Kurul kararının yetkisiz ya da yasaklı üyeyle alınması ayrı bir iptal sebebidir. Kurulların oluşumu için disiplin kurullarının teşekkülü sayfasına bakılabilir.
İlk Derece Mahkemesi Ne Karar Verdi
İdare mahkemesi davayı kabul etmiştir. Gerekçe kısa ve nettir. Dava konusu atama işleminin dayanağı 1/30 oranındaki aylıktan kesme cezasıdır. O ceza açılan davada iptal edilmiştir.
Kararda cezanın esası tartışılmamıştır. Mahkeme, fiilin sabit olup olmadığına girmemiştir. İnceleme yalnız atama işleminin dayanağı üzerinden yapılmıştır. Bu yöntem, bağlı işlem davalarında sık görülür.
Mahkemenin kurduğu bağ şudur. Dayanak işlem ortadan kalkınca atama işlemi hukuki dayanağını yitirmiştir. Bu nedenle daire başkanlığından şef kadrosuna atama işleminde hukuka uyarlık bulunmamıştır. Mahkeme işlemin iptaline karar vermiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İstinaf Başvurusunu Neden Reddetti
Davalı idare istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge idare mahkemesi ilgili idari dava dairesi başvuruyu reddetmiştir. Kararda, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Kaldırılmasını gerektiren bir neden görülmemiştir.
İstinaf incelemesinin kapsamı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesindedir. Bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder. Hukuka aykırı bulursa kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir.
Davalı İdarenin Temyiz Gerekçeleri Nelerdi
İdare, temyiz gerekçesinde disiplin kurulunun iki üyeyle oluşturulamadığı için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının görüşüne göre hareket edildiğini savunmuştur. Ayrıca davacıya verilmesi gereken cezanın aylıktan kesme olduğunu ve atamanın bu cezaya bağlı zorunlu bir işlem olduğunu ileri sürmüştür. Temyiz dilekçesinde birden çok gerekçe ileri sürülmüştür. Bunlar kararda şöyle özetlenmiştir. Disiplin kurulunun iki üye ile teşekkülü mümkün olmadığından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından görüş sorulmuştur. Alınan görüş doğrultusunda hareket edilmiştir. Davacıya dava açabileceği 27/12/2017 günlü yazıyla bildirilmiştir.
İdare esasa ilişkin bir iddia da ileri sürmüştür. Buna göre davacıya verilmesi gereken cezanın aylıktan kesme cezası olduğu konusunda şüphe yoktur. Disiplin cezasına ilişkin kararda hataya düşülmüştür. İdari yargılama hukukunda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Üniversite, 2547 sayılı Kanunun ilgili hükmüne uygun hareket etmiştir.
Karşı taraf cevap vermemiştir. Danıştay tetkik hâkimi ise temyiz isteminin reddi yönünde düşünce bildirmiştir. Dosya, Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/11/2019 günlü, E:2019/8848, K:2019/10090 sayılı gönderme kararı üzerine İkinci Daireye iletilmiştir.
Danıştayın Hukuki Değerlendirmesi Nasıl Oldu
Daire, temyiz incelemesinin sınırını hatırlatmıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının bozulması, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesindeki sebeplerden birinin varlığına bağlıdır. Bu sebepler kanunda sayılıdır ve genişletilemez.
Bozma sebepleri kanunda üç başlıkta toplanmıştır. Danıştay şu hâllerde kararı bozar.
Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması
Hukuka aykırı karar verilmesi
Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek hata veya eksiklik bulunması
Onama seçenekleri de aynı maddededir. Daire kararı hukuka uygun bulursa onar. Sonuç doğru ama gerekçe eksikse gerekçesini değiştirerek onar. Yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata varsa düzelterek onar.
Kararın hukuki değerlendirme bölümü tek cümleyle özetlenmiştir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu yaklaşım şunu gösterir. Aylıktan kesme disiplin cezası iptal edildiğinde, cezaya dayanan işlemin de ayakta kalması beklenemez. İdarenin zorunluluk savunması bu sonucu değiştirmemiştir.
Karar Sonucu ve Künyesi Nedir
Daire, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararı onanmıştır. Temyiz giderleri istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmıştır.
Onama kararının taraflara tebliği kararlaştırılmıştır. Bir örneğinin ilgili bölge idare mahkemesine gönderilmesi için dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Dayanak, 2577 sayılı Kanunun 7035 sayılı Kanunla değişik 50. maddesidir. Karar 05/01/2021 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Onama kararlarının gönderileceği yer 2577 sayılı Kanunun 50. maddesinde belirtilmiştir. Dairenin onama kararı, dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine gönderilir. Kararın bir örneği bölge idare mahkemesine iletilir. Karar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.
Kararın künyesi şudur: Danıştay 2. Daire, E. 2019/3813, K. 2021/16, T. 5.1.2021. Metne Danıştay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Dava Neden Temyiz İncelemesine Girebildi
Bu soru pratikte önemlidir. Bölge idare mahkemesi kararları kural olarak kesindir. Temyiz yolu yalnız 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan davalarda açıktır.
Aylıktan kesme disiplin cezasının iptali istemiyle açılan dava bu listede yer almaz. Yani cezaya karşı açılan dava genellikle istinafta sona erer. Buna karşılık listede şu dava türü vardır. Daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemlerine karşı açılan iptal davaları temyiz edilebilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, temyiz yolu açık davalardan birini şöyle tanımlar:
“Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.”
Karara konu işlem tam da budur. Davacı daire başkanıdır ve şef kadrosuna atanmıştır. Dava bu nedenle Danıştay önüne gelebilmiştir. Sonuç şudur. Aynı olaydan doğan iki dava, farklı kanun yollarına tabi olabilir.
İki davanın kanun yolu farkı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
İşlem
Hukuki Nitelik
Kanun Yolu (2577 s. K.)
Disiplin cezası (aylıktan kesme)
Bağımsız idari işlem
Kural olarak istinafta kesinleşir; BİM ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse temyiz açılır (md. 46/2, tek hâkimli davalar hariç)
Atama/görevden alma (daire başkanı düzeyi)
Bu olayda cezaya bağlı kurulan işlem
Temyize açık (md. 46/1-f)
İptal Kararı Bağlı İşlemi Nasıl Etkiler
Bir idari işlem başka bir işlemin sebep unsurunu oluşturabilir. Disiplin cezası ile ona bağlanan kadro işlemi arasında böyle bir ilişki vardır. Sebep işlem iptal edilince sonraki işlem dayanaksız kalır.
Bu sonuç kendiliğinden doğmaz. İkinci işlemin de dava edilmiş olması gerekir. Süresi içinde dava edilmeyen atama işlemi kesinleşir. İptal kararı bu durumda ikinci işlemi tek başına ortadan kaldırmaz. İki dava bu yüzden birlikte planlanır. Süreleri kontrol etmek için idari dava süresi hesaplama aracı kullanılabilir.
İki Davanın Süreleri Nasıl Yürür
İki işlem farklı tarihlerde tebliğ edilir. Her biri için altmış günlük süre ayrı ayrı işler. Disiplin cezasının tebliğ tarihi, atama işleminin süresini başlatmaz.
Uygulamada sık yapılan hata şudur. Kişi önce cezaya dava açar ve sonucu bekler. Bu sırada atama işleminin süresi dolar. Ceza sonradan iptal edilse bile kesinleşmiş atama işlemi ayakta kalabilir.
Doğru yöntem iki işlemi de süresinde dava etmektir. İkinci davada bekletici mesele talebi ileri sürülebilir. Mahkeme, disiplin cezası davasının sonucunu bekleyebilir. Aylıktan kesme disiplin cezası davası kabul edilirse ikinci dosyada sonuç kendiliğinden şekillenir.
İdarenin elinde bir imkân daha vardır. 2547 sayılı Kanunun 53/C maddesine göre ceza yargı kararıyla iptal edilirse yeni bir ceza kurulabilir. Bunun için kalan zamanaşımı süresi içinde hareket edilmesi gerekir. Süre dolmuşsa veya üç aydan az kalmışsa en geç üç ay içinde işlem kurulur. Yeni işlemde karar gerekçesinin dikkate alınması zorunludur. Konunun ayrıntısı disiplin cezalarının geri alınması sayfasındadır.
Karardan Çıkan Uygulama Sonuçları Nelerdir
Karar tek bir uyuşmazlığa ilişkindir. Yine de akademik ve idari personel bakımından pratik sonuçlar taşır. Öne çıkan noktalar şunlardır.
Cezaya karşı açılan dava, kadro işlemine karşı açılan davayı kendiliğinden kapsamaz
İkinci işlem için de altmış günlük dava süresi ayrıca işler
İdarenin zorunluluk savunması, dayanağı düşen işlemi ayakta tutmaz
Aynı olaydan doğan iki dosya farklı kanun yollarına tabi olabilir
Karar Dilekçede Nasıl Kullanılır
Kararı dayanak yapan dilekçede üç noktanın gösterilmesi gerekir. Birincisi, iki işlem arasındaki sebep bağıdır. İkinci işlemin gerekçesinde disiplin cezasına atıf yapılmış olması bu bağı kanıtlar. İkincisi, dayanak cezanın iptal edildiğine ya da dava konusu edildiğine ilişkin belgedir. Üçüncüsü, ikinci işlemin süresinde dava edildiğini gösteren tebliğ tarihidir.
Dilekçeye eklenmesi yararlı belgeler şunlardır.
Disiplin kurulu kararı ve tebliğ belgesi
Kadro işlemine ilişkin idari işlem ve tebliğ belgesi
Disiplin cezası davasında verilen karar ya da derdestlik yazısı
Varsa itiraz mercii kararı
Kararın kendisi de esas ve karar numarasıyla dilekçede gösterilir. Danıştay kararlarına erişim için Danıştay resmî internet sitesi üzerinden karar arama bölümü kullanılabilir.
Süreç hesabı yapılırken personelin statüsü de belirleyicidir. Öğretim elemanları için süreler 2547 sayılı Kanunun 53/C ve 53/F maddelerindedir. Bu süreler akademisyen disiplin süreleri aracıyla kontrol edilebilir. Üniversitenin 657 sayılı Kanuna tabi memurları içinse memur disiplin süreleri aracı kullanılır. Aylıktan kesme disiplin cezası her iki statüde de bulunur, ancak süreler ve merciler ayrışır.
Kararın emsal değeri de sınırlarıyla birlikte okunmalıdır. Karar tekil bir uyuşmazlığa ilişkindir ve onama kararıdır. Danıştay, ilk derece mahkemesinin gerekçesini genel bir kural olarak ilan etmemiştir. Yine de bağlı işlem yaklaşımı benzer dosyalarda dayanak olarak kullanılabilir.
Dilekçede kullanılırken şu ölçüye dikkat edilmelidir. Kararın olaya özgü yönü ile genel olarak çıkarılabilecek sonuç ayrılmalıdır. Genel sonuç, dayanağı iptal edilen işlemin sebep unsurunun sakatlanmasıdır. Olaya özgü yön ise davacının statüsü ve atandığı kadrodur.
Aylıktan Kesme Disiplin Cezası Konusunda Avukat Desteği
Aylıktan kesme disiplin cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Aylıktan kesme disiplin cezası hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya uzman avukata soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Ceza alan kişi üç yıl boyunca hangi görevlere atanamaz?
Rektör, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı ile daire başkanı dengi ve üstü kadrolara atanamaz. Süre cezanın verildiği tarihten işler. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında bu süre beş yıldır.
Bölge idare mahkemesinin kararı hangi hâllerde temyiz edilebilir?
2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan davalarda temyiz yolu açıktır. Daire başkanı ve daha üst düzey görevlilerin atama ve görevden alma işlemlerine karşı açılan davalar bu kapsamdadır. Sıradan bir disiplin cezası iptal davası ise listede yer almaz.
İdare, iptal kararından sonra yeniden ceza verebilir mi?
2547 sayılı Kanunun 53/C maddesi bu imkânı tanır. Kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde yeni ceza kurulabilir. Süre dolmuş ya da üç aydan az kalmışsa en geç üç ay içinde işlem yapılır ve karar gerekçesi dikkate alınır.
Temyiz incelemesinde mahkeme olayı yeniden inceler mi?
İncelemenin sınırı 2577 sayılı Kanunun 49. maddesindeki bozma sebepleridir. Danıştay kararı bu sebepler yönünden denetler. Karara konu olayda temyiz nedenleri bozmayı gerektirir nitelikte görülmemiş ve karar onanmıştır.
Kararın künyesi nedir ve nereden doğrulanabilir?
Karar Danıştay 2. Dairesine aittir. Künyesi E. 2019/3813, K. 2021/16 ve tarihi 5.1.2021'dir. Metin, Danıştay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numarasıyla sorgulanabilir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.