Ardışık arama iddiasıyla açılan silahlı terör örgütü davalarında beraat kararı verilebilir. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2020/164 esas ve 2020/173 karar sayılı dosyada bu yönde hüküm kurdu. Sanık hakkında tespit edilen tek ardışık arama ve 24 tekil arama, mahkumiyet için yeterli görülmedi. Karar, ardışık arama kaydının hangi koşullarda delil sayılabileceğini gösteriyor.
Ardışık Arama Nedir
Ardışık arama, aynı ankesörlü veya sabit hattan kısa zaman aralığında birden fazla asker kişinin peşi sıra aranmasıdır. Soruşturma dosyalarında bu kayıtlar HTS verilerinden çıkarılır. HTS, telefon hatlarının arama ve konum trafiğini gösteren kayıttır. Kolluk, aranan numaraların sahiplerini ve mesleklerini tespit eder. Aranan kişilerin tamamı asker ise kaydın örgütsel olduğu ileri sürülür.
Ardışık arama yanında iki kavram daha kullanılır. Periyodik arama, belirli gün aralıklarıyla tekrarlanan aramaları anlatır. Tekil arama ise tek seferlik bir irtibatı gösterir. Bu dosyada sanık hakkında bir ardışık arama ile 24 tekil arama kaydı bulunmuştur. Tekil aramaların içeriği hiçbir aşamada tespit edilememiştir.
Yargıtay Ardışık Arama Ölçütlerini Nasıl Belirledi
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, ardışık arama ölçütlerini 2018/5526 esas sayılı dosyada açıklamıştır. Ölçütler bugün de uygulanmaktadır. Karara göre arama kaydının delil sayılabilmesi için somut olgu ve teknik veri aranır. Aramanın mahrem imam tarafından ve örgütsel amaçla yapıldığı, her türlü şüpheden uzak biçimde ortaya konmalıdır. Mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması gerekir. Bu ölçütleri karşılamayan kayıt hukuka uygun delil sayılmaz. Daire kararlarına Yargıtay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Uygulamada ardışık arama kaydı tek başına değerlendirilmez. Aranan kişilerin rütbe ve kuvvet bakımından denkliği incelenir. Aramanın saati, süresi ve tekrar sıklığı ayrıca tartışılır. Aranan hattın gerçekte kimin kullanımında olduğu da önem taşır. Bu ayrım ankesörden aranan hattın başkasına ait olması hâlinde daha belirgin hâle gelir.
Tek Bir Ardışık Arama Mahkumiyet İçin Yeterli mi
Örgüt üyeliğinin kabulü için eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk aranır. Tek bir ardışık arama bu üç unsuru karşılamaz. Örgütle organik bağ aranması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 314/2. maddesinin sonucudur. Kaydın yanında başka delil yoksa şüphe sanık lehine değerlendirilir. Yargıtayın ankesör kriterleri bu değerlendirmenin çerçevesini çizer.
Savunma bu noktada kaydın teknik yönünü tartışır. Arama sayısı, aramanın yapıldığı il ve tarih tek tek incelenir. Aranan diğer kişilerin dosyalarındaki teşhis tutanakları istenir. Bu dosyada da benzer bir inceleme yapılmış, teşhis listesinde sanığın adı bulunmamıştır.
HTS Kayıtları Dosyaya Nasıl Girer
HTS kaydı, bir telefon hattının arama, aranma ve baz istasyonu bilgilerini gösterir. Kayıt soruşturma aşamasında operatörden temin edilir. Kolluk, kaydı inceleyerek aynı ankesörden aranan diğer numaraları listeler. Listedeki numaraların sahipleri ve meslekleri ayrıca sorgulanır. Ardışık arama iddiası çoğu dosyada bu listeden doğar. Kayıt yalnızca aramanın yapıldığını gösterir, görüşmenin içeriğini vermez.
İçerik bilgisinin bulunmaması savunma bakımından önem taşır. Aramanın örgütsel amaçla yapıldığı, kaydın kendisinden anlaşılamaz. Bu nedenle mahkemeler kaydı diğer delillerle birlikte değerlendirir. Etkin pişmanlık beyanı, teşhis tutanağı, ByLock verisi ve tanık anlatımı bu delillerin başında gelir. İncelenen dosyada sayılan delillerin hiçbiri sanık aleyhine sonuç doğurmamıştır.
Ardışık Arama Kaydı Hangi Hâllerde Delil Sayılmaz
Ardışık arama kaydı, aranan kişilerin sivil olması hâlinde ölçütü karşılamaz. Fırıncı, esnaf veya iş yeri sahibi gibi asker olmayan kişilerin aranması olağan bir irtibat sayılır. Aranan hattın sanıktan başka birinin kullanımında olması da kaydı zayıflatır. Aramanın mesai saatleri içinde ve tek seferlik yapılması ayrıca tartışılır. Aranan kişilerin farklı illerde görev yapması ise örgütsel hücre yapısıyla bağdaşmaz.
Bu dosyada, ardışık arandığı ileri sürülen kişinin Bitlis ilinde görev yaptığı belirlenmiştir. Sanık ise aynı dönemde başka bir ilde görevlidir. İki kişi arasında hat üzerinden herhangi bir irtibat kaydı da bulunmamıştır. Bu tespitler, tek ardışık arama kaydının örgütsel niteliğini şüpheli hâle getirmiştir. Mahkeme, şüpheden sanık yararlanır ilkesini uygulamıştır.
Hattın Başkası Adına Kayıtlı Olması Ne Anlama Gelir
Hat kaydının başkası adına olması tek başına sonuç doğurmaz. Önemli olan hattı fiilen kimin kullandığıdır. Bu dosyada hat sanığın abisi adına kayıtlıdır, kullanımı ise sanığa aittir. Aile bireyleri adına alınan hatlar uygulamada sık görülür. Buna karşılık hattın gerçek kullanıcısı belirlenemiyorsa arama kaydının kime yöneldiği de tartışmalı kalır. Mahkeme bu durumda kaydı ihtiyatla değerlendirir.
Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi Kararının Künyesi
Dava, Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştür. Dosya 2020/164 esas ve 2020/173 karar numarasını taşır. Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanmıştır. İddianamenin dayandığı ana delil ardışık arama kaydıdır.
İddia Makamı Mütalaasında Neler İleri Sürdü
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında beraat talep etmiştir. Mütalaaya göre sanık, adli işlem yapıldığı tarihte astsubaydır. Kullandığı 0533 numaralı hat abisi adına kayıtlıdır. Bu hat 22/12/2012 tarihinde askeri personel ile ardışık aranmıştır. Aramalardan biri sıfır saniye, diğeri 46 saniye sürmüştür. Ayrıca tekil aramalar da tespit edilmiştir. Van Erciş ilçesinde 12 kez, Isparta, Ankara ve İzmir illerinde 12 kez arama yapılmıştır. Tekil arama sayısı toplam 24 olarak belirlenmiştir.
Tanık, alınan beyanında sanığı tanımadığını söylemiştir. Sanık ise tüm aşamalarda örgütle irtibatının bulunmadığını belirtmiştir. Bağlı olduğu birlikte askerlerin cep telefonu kullanmadığını, bu nedenle kendisinin sabit hatlardan arandığını savunmuştur. Sanıkla birlikte ardışık arandığı ileri sürülen kişinin yargılaması Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla sürmektedir.
Bu dosyaya inceleme talebi gönderilmiş ve içeriği incelenmiştir. Anılan dosyada beş kişinin teşhis edildiği, teşhis edilenler arasında sanığın bulunmadığı görülmüştür. HTS analiz raporunda iki kişi arasında irtibat bulunmadığı belirtilmiştir. Aynı tarihlerde bu kişinin Bitlis ilinde, sanıktan farklı bir ilde görev yaptığı anlaşılmıştır. Mütalaada, bir ardışık arama ve 24 tekil arama dışında delil bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat ve tahliye istenmiştir.
Dosya Kapsamında Hangi Tespitler Yapıldı
Dosyamız sanığı kapsamında yapılan tespitler aşağıda sıralanmıştır.
*Sanığın abisi XXX ‘nin adına kayıtlı ancak kendi kullanımında olan 0533 XXX nolu hattının askeri personel XXX ile bir kez, XXX ile 0 saniye, XXX ile 46 saniye olmak üzere 22/12/2012 tarihinde ardışık arandığı; Van Erciş’te 12 kez, Isparta , Ankara ve İzmir illerinde toplamda 12 kez olmak üzere toplamda 24 kez tekil aranmasının olduğu;
*01/09/2020 tarihli araştırma tutanağı ile sanığın tekil aramalarının bulunduğu, 1 kez XXX ile ardışık aramasının bulunduğu, sanık ve XXX ‘ün GSM hatları üzerinden irtibat kaydının bulunmadığı; 08/02/2020 tarihli HTS inceleme, araştırma ve tespit tutanağında da bu durumun belirtildiği;
*Dosya içinde bulunan personel tanıtma kartlarından sanığın Ankara, Van ve Hakkari illerinde görev yaptığı tespit edilmiştir.
Mahkeme Somut Olayı Nasıl Değerlendirdi
Sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede gösterilen ana delil, sanığın ardışık arama yöntemiyle aranmış olmasıdır. Mahrem imamların, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan örgüt mensubu rütbelileri bu yöntemle aradığı ileri sürülmektedir. Diğer yargılamalarda ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren rütbelilerin anlatımları da bu yöndedir. Örgütün, sabit hatlardan arayarak irtibatını sürdürdüğü ve talimatlarını bu yolla ilettiği anlatılmıştır.
Ardışık aramaların bu şekilde yapıldığı, FETÖ yargılamalarında ortaya çıkan ve doğruluğu kanıtlanan bir husustur. Ancak tek bir ardışık arama ve tekil ankesör aramaları, başlı başına kişinin örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını gerektirmez. Böyle bir sonuç hayatın olağan akışına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır. Bir rütbelinin, örgüt imamına bağlı olarak paralel bir görev üstlendiği ileri sürülüyorsa bunun kanıtlanması zorunludur. Kanıt için başka asker veya sivil kişilerin şahadeti gerekir.
Dosyada Başka Hangi Deliller Arandı
Tek bir ardışık arama kaydı yeterli olmadığından kişinin diğer bağlantıları incelenir. Dosya kapsamında sanığın örgüt üyeliğini veya bağlantısını gösteren delil elde edilememiştir. HTS kayıtlarında sanığı arayan mahrem imamın kimliği belirlenememiştir. Örgütsel olduğu ileri sürülen aramaların içeriği de tespit edilmemiştir. Tekil aramaların hangi konuyla ilgili olduğu dosyadan anlaşılamamıştır.
Sanık hakkında beyanda bulunan tanık da onu tanımadığını söylemiştir. Tanık, sanıkla hiçbir zaman sohbet veya benzer bir toplantıya gitmediğini belirtmiştir. Ortak bir mahrem sorumlusu bulunmadığını da eklemiştir. Beyanında sanığa ilişkin herhangi bir örgütsel eylemden söz etmemiştir.
Sanık, tüm aşamalarda istikrarlı biçimde örgütle irtibatının olmadığını savunmuştur. Adı geçen kişiyi tanımadığını belirtmiştir. Birliğinde askerlerin cep telefonu kullanmadığını, bu nedenle kendisine sabit hatlardan ulaşıldığını söylemiştir. Suçlamaları kabul etmemiştir.
Beraat Kararının Gerekçesi Neye Dayandı
Mahkeme, tek bir ardışık arama ile içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının cezalandırma için yeterli olmadığını belirlemiştir. HTS analiz raporunda sanık ile adı geçen kişi arasında irtibat bulunmadığı yazılıdır. Aynı tarihlerde bu kişinin Bitlis ilinde, sanıktan farklı bir ilde görev yaptığı anlaşılmıştır. Sanığın yapı içinde bulunduğuna ve görev aldığına dair dosyaya delil yansımamıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 esas ve 2018/6842 karar sayılı ilamı gerekçede anılmıştır. İlama göre ankesörlü hatlardan mahrem imamlarca arandığının somut olgu ve teknik veriyle tespiti gerekir. Örgüt üyeliği bakımından eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk aranır. Somut olayda bu unsurlar gerçekleşmemiştir. Sanığın örgüt hiyerarşisine etkin biçimde dahil olduğunu gösteren maddi delil bulunamamıştır.
Bu nedenle sanığın atılı suçu işlediği konusunda şüphe doğmuştur. Şüphe karşısında silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlendiği kabul edilememiştir. Kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemesi Kanunu 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekmiştir.
Hüküm Fıkrası Nasıl Kuruldu
Hüküm, gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere kurulmuştur.
Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kamu davası açılmıştır. Sevk maddeleri 5237 sayılı TCK'nın 314/2 ve 58/9 maddeleridir. Bunlara 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5/2 maddesi eklenmiştir. Mahkumiyete yeter, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil bulunamamıştır. Bu nedenle sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçtan BERAATİNE karar verilmiştir.
Karar bu şekilde verilmiştir.
Ardışık Arama Dosyasında Savunma Nasıl Kurulur
Ardışık arama dosyalarında savunmanın ilk adımı HTS kayıtlarının incelenmesidir. Arama sayısı, tarih, saat ve arayan hattın adresi tek tek çıkarılır. İkinci adım, aranan diğer kişilerin sıfatını belirlemektir. Sivil kişilerin arandığı kayıtlar ölçüt dışında kalır. Üçüncü adım, aramanın gerçek nedenini ortaya koymaktır. Birlikteki telefon kullanım düzeni, iş yeri hattı veya aile bireyleri bu aşamada tanık olarak dinletilebilir.
Ayrı bir dosyada teşhis veya beyan bulunup bulunmadığı da araştırılır. Bu kararda, inceleme talebi gönderilen dosyada sanığın teşhis edilmediği ortaya çıkmıştır. Benzer bir yaklaşım ardışık ankesör araması ve tanık beyanı beraat kararında da görülür. Beyanın dönemine ilişkin tartışmayı ise 17-25 Aralık öncesi tanık beyanları ve beraat kararı örneği gösterir.
Teşhis ve Etkin Pişmanlık Beyanları Nasıl Tartışılır
Etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin teşhis beyanları dosyalara sık girer. Bu beyanların hangi döneme ait bilgi içerdiği ayrıca incelenir. Uzak geçmişe dayanan anlatımlar, örgüt üyeliğinin sürekliliğini göstermeye elverişli sayılmaz. Beyan sahibinin sanıkla husumeti bulunup bulunmadığı da sorulur. İncelenen dosyada teşhis listesinde sanığın adı yer almamıştır.
Savunma ayrıca aynı hattan aranan diğer kişilerin dosyalarını takip eder. O dosyalarda verilen beraat kararları, kaydın örgütsel sayılmadığını gösterebilir. Aranan kişinin sanık sıfatıyla yargılanıyor olması da kaydın gücünü azaltır. Bu nedenle inceleme talebi veya dosya celbi gündeme gelir.
Dilekçede talep edilecek belgeler de önceden belirlenir. Aranan hatların adres bilgileri, işletme sahiplerinin beyanı ve baz istasyonu kayıtları istenebilir. Sanığın o tarihteki görev yeri ile izin ve nöbet çizelgeleri de dosyaya sunulur. Bu belgeler, aramanın gerçekleştiği yer ile sanığın bulunduğu yer arasındaki uyumu gösterir. Çelişki varsa kaydın örgütsel niteliği zayıflar.
Beraat Kararından Sonra Hangi Haklar Doğar
Beraat kararı kesinleştiğinde, kişi hürriyetinden yoksun kalınan süre için tazminat istenebilir. Bu hakkı 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddeleri düzenler. İstem, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre işler. Talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
Kamu görevinden çıkarılmış kişiler bakımından ayrı bir süreç işler. Ceza yargılamasındaki beraat, idari işlemin kendiliğinden kalkması sonucunu doğurmaz. İdari yargıda açılan iptal davası ve ilgili başvuru yolları ayrıca yürütülür. Ankesör nedeniyle ihraç ve göreve iade kararı örneği bu ayrımı gösterir.
Tazminat davasında istenebilecek zarar kalemleri maddi ve manevi olarak ayrılır. Gözaltı ve tutukluluk süresince yoksun kalınan gelir maddi zarar kapsamındadır. Manevi zarar ise özgürlüğün kısıtlanmasından doğar. Mahkeme, sürenin uzunluğunu ve kişinin sosyal durumunu birlikte değerlendirir.
Ardışık Arama Konusunda Avukat Desteği
Ardışık arama iddiasına dayanan dosyalarda izlenecek yol, kayıtların içeriğine göre değişir. Arama sayısı, aranan kişilerin sıfatı, hattın kime ait olduğu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilir. Bu nedenle her dosya kendi verileriyle incelenmelidir. Ceza yargılamasında savunma, teknik veriye dayanan bir itiraz üzerine kurulur.
Dosyanıza özgü bir değerlendirme için Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme talep edebilirsiniz. Sorularınızı ücretsiz soru formumuz üzerinden de iletebilirsiniz. Yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut dosya hakkında sonuç içermez.



