Fazla Mesai Ücreti Nedir? Nasıl Hesaplanır ve Alınabilir?
Fazla Mesai Ücreti Nedir? Nasıl Hesaplanır ve Alınabilir?
Fazla mesai ücreti genellikle işçilere ödenmeyen bir ücret türüdür. Fazla mesai ücretinin nasıl hesaplandığı, nasıl talep edilebileceği ve alınabileceği konusuna başlamadan önce kısaca fazla mesai kavramını açıklamakta fayda görüyoruz.
Fazla mesai ücreti, haftalık kırk beş saati aşan çalışmanın karşılığıdır. 4857 sayılı İş Kanunu bu çalışmanın her saati için yüzde elli zamlı ödeme öngörür. Alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir ve iş mahkemesinde istenir. Aşağıda hesap yöntemi, ispat araçları ve dava yolu ayrı ayrı ele alınmıştır.
Fazla Mesai Nedir
Fazla Mesai; 4857 sayılı İş Kanunu’nda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade eder.
Kavramın yanında fazla sürelerle çalışmaya da değinmek gerekir. İkisi farklı oranlarda ücretlendirilir.
Fazla süreli çalışma ise; İş Kanunu’nun yine 41. Maddesinde şu şekilde tanımlanmıştır: “Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır.”
Haftalık çalışma süresi sözleşmeyle kırk beş saatin altında belirlenebilir. Böyle bir işyerinde kararlaştırılan süreyi aşan ve kırk beş saate kadar süren çalışmalar fazla sürelerle çalışmadır. Ayrım, ödenecek zam oranını doğrudan etkiler. Kanun metnine İş Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
Fazla çalışma her işte yapılamaz. İş Kanunu m.41, gece çalışmasında ve sağlık nedenlerine dayanan sınırlı süreli işlerde fazla çalışmayı yasaklar. Yer altı maden işlerinde de kural olarak fazla çalışma yaptırılamaz. Bu işlerde yapılan çalışma, yasağa rağmen ücretsiz bırakılamaz.
İşçilerin Normal Çalışma Süresi Ne Kadardır
İş Kanunu m.63, genel bakımdan çalışma süresini haftada en çok kırk beş saat olarak belirler. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre haftanın çalışılan günlerine eşit bölünür. Sınırı aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Yer altı maden işlerinde süre günde yedi buçuk, haftada otuz yedi buçuk saattir.
Çalışma biçimi ne olursa olsun haftalık süre kırk beş saati aşamaz. Sınırın aşılması hâlinde fazla çalışma hükümleri devreye girer. Ayrıca İş Kanunu m.41 uyarınca fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayı gerekir. İşveren bu onayı her yıl başında yazılı olarak almak zorundadır.
Denkleştirme Uygulanan İşyerlerinde Durum Nedir
Taraflar anlaşarak haftalık süreyi günlere farklı biçimde dağıtabilir. Bu dağıtımda günlük çalışma on bir saati aşamaz. İki aylık süre içinde haftalık ortalama, normal haftalık süreyi geçmemelidir. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir.
Denkleştirme doğru uygulanırsa bazı haftalarda kırk beş saatin aşılması fazla çalışma sayılmaz. Ortalama korunduğu sürece zamlı ücret doğmaz. Turizm sektöründe dört aylık ortalama esas alınır ve süre toplu iş sözleşmesiyle altı aya kadar çıkabilir. Denkleştirmenin yazılı olarak kararlaştırılması ispat bakımından önem taşır.
Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır
Fazla mesai ücreti hesabına günlük ve haftalık sınırlardan başlanır. İşçinin günlük çalışma süresi her hâlde on bir saati aşamaz. On bir saati aşan çalışma, haftalık süre kırk beş saati geçmese bile fazla çalışma sayılır. Bu kural işçinin sağlığını korumaya yöneliktir.
Gece çalışmaları için ayrı bir sınır vardır. İş Kanunu m.69, gece çalışmasının yedi buçuk saati geçemeyeceğini söyler. Turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayıyla bu süre aşılabilir. Onay yoksa aşan kısım fazla çalışma olarak değerlendirilir.
Yıllık bir üst sınır da bulunur. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saati aşamaz. Sınırın aşılması işverenin idari yaptırımla karşılaşmasına yol açar. Ancak sınırın aşılması, yapılan çalışmanın ücretsiz kalması sonucunu doğurmaz.
Saatlik Ücret Nasıl Bulunur
Önce çıplak brüt aylık ücret otuza bölünür ve günlük ücret bulunur. Günlük ücret yedi buçuğa bölününce saatlik ücret ortaya çıkar. Fazla çalışma saati sayısı, bu saatlik ücretin bir buçuk katıyla çarpılır. Fazla sürelerle çalışmada çarpan bir nokta yirmi beştir.
Kısa bir örnek yöntemi netleştirir. Aylık çıplak brüt ücreti otuz bin lira olan bir işçi düşünelim. Günlük ücret bin lira, saatlik ücret yaklaşık yüz otuz üç liradır. Bu işçinin bir saatlik fazla çalışması için yaklaşık iki yüz lira ödenmesi gerekir.
Hesapta ara dinlenme süreleri çalışma süresinden düşülür. İş Kanunu m.68, yedi buçuk saati aşan işlerde bir saat ara dinlenmesi öngörür. Bu süre çalışma süresinden sayılmaz. Ara dinlenmesi göz ardı edilirse fazla mesai ücreti olduğundan yüksek hesaplanır.
Fazla Mesai Ücreti Normal Ücretten Farklı mıdır
Fark zam oranından doğar. Fazla mesai ücreti bakımından İş Kanunu m.41, her saat için normal saat ücretinin yüzde elli artırılmasını emreder. Fazla sürelerle çalışmada artış oranı yüzde yirmi beştir. Sözleşmeyle bu oranların altına inilemez.
Oranların üstünde bir ödeme kararlaştırılması ise mümkündür. Toplu iş sözleşmeleri çoğu zaman daha yüksek oranlar öngörür. Ödemenin bordroda ayrı bir kalem olarak gösterilmesi gerekir. Bordroda görünmeyen fazla mesai ücreti sonradan tartışma konusu olur.
Zamlı Ücret Yerine Serbest Zaman İstenebilir mi
İşçi dilerse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir. İş Kanunu m.41, fazla çalıştığı her saat için bir saat otuz dakika serbest zaman tanır. Fazla sürelerle çalışmada karşılık bir saat on beş dakikadır. Seçim hakkı işverene değil işçiye aittir.
Serbest zaman altı ay içinde kullanılır. Kullanım çalışma süreleri içinde olur ve ücrette kesinti yapılmaz. Süre içinde kullandırılmayan serbest zaman ücret alacağına dönüşür. Bu nedenle kullandırma tarihlerinin kayda geçirilmesi gerekir.
İşçinin Fazla Çalışma Zorunluluğu Var mıdır
Fazla çalışma yaptırmak isteyen işveren, işçinin yazılı onayını almalıdır. İş Kanunu m.41 bu şartı açıkça arar. İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği onayın her yılbaşında yenilenmesini öngörür. Onay veren işçi, fazla çalışma kurallarına uymak durumundadır.
Onay alınmadan işçiyi fazla çalışmaya zorlamak farklı bir sonuç doğurur. Böyle bir davranış iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshine imkân verir. Haklı fesih hâlinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Onayın geri alınması ise ileriye etkili sonuç doğurur.
Zorunlu ve olağanüstü hâller için ayrı hükümler vardır. İş Kanunu m.42, arıza gibi zorunlu nedenlerle fazla çalışmayı düzenler. İş Kanunu m.43 ise seferberlik hâlinde fazla çalışma yükümlülüğünü öngörür. Bu hâllerde de yapılan çalışmanın ücreti zamlı ödenir.
Fazla Çalışma Ücreti Asıl Ücrete Dâhil Edilebilir mi
Kanunda ve yönetmelikte bu yönde açık bir hüküm bulunmaz. Buna karşılık böyle bir sözleşme kaydının geçerli olduğu, doktrinde ve yargı kararlarında kabul edilmektedir. Kabul sınırsız değildir. Geçerlilik, aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesine bağlanır.
Şartlar birbirini tamamlar. Eksik kalan tek bir şart kaydı geçersiz kılabilir.
İlk şart süreye ilişkindir. Fazla çalışma günlük on bir saati ve yıllık iki yüz yetmiş saati geçmemelidir. İkinci şart ücrete ilişkindir. Fazla çalışma karşılığını da içeren ücret asgari ücretin üzerinde belirlenmelidir.
Üçüncü şart edimler arasındaki dengeye bakar. İş görme ile ücret arasında açık orantısızlık bulunmamalıdır. Dördüncü şart ise açıklıktır. Fazla çalışma ücretinin asıl ücrete dâhil olduğu sözleşmede açıkça yazmalıdır.
Kanunun günlük ve yıllık sınır koyması bu noktada belirleyicidir. Sözleşme özgürlüğü ancak yasal sınırlar içinde kalan çalışmayı kapsar. Bu nedenle kayıt, günde on bir saati ve yılda iki yüz yetmiş saati aşmayan çalışmalar için geçerli olur. Sınırın ötesindeki çalışmanın karşılığı ayrıca istenir.
Sözleşmede sürenin gösterilmediği hâller de görülür. Ücrete dâhil sayılan fazla çalışmanın kaç saate karşılık geldiği yazılmamış olabilir. Böyle bir durumda kaydın en çok yıllık iki yüz yetmiş saati kapsadığı kabul edilir. Bunun üzerindeki çalışma için fazla mesai ücreti ayrıca doğar.
Kaydın geçerli olması her talebi ortadan kaldırmaz. Yapılan fazla çalışma için hiçbir ücret ödenmeyeceğine ilişkin hükümler geçersizdir. Böyle bir hüküm işçinin kanundan doğan hakkını ortadan kaldıramaz. Sözleşme metni bu yönüyle ayrıca denetlenir.
Fazla Mesai Nasıl İspat Edilir
Fazla mesai ücreti talebinde ispat yükü kural olarak işçiye düşer. Öncelikle işyeri kayıtlarına bakılır. Giriş çıkış kayıtları, puantaj cetvelleri ve iç yazışmalar güçlü delil sayılır. Kamera kayıtları ve elektronik bildirimler de dosyaya sunulabilir.
Yazılı belgeyle kanıtlama her zaman mümkün olmaz. Bu durumda tanık beyanlarıyla sonuca gidilir. Tanıkların işçiyle aynı dönemde ve aynı işyerinde çalışmış olması aranır. Bordro, puantaj kaydı ve günlük devam çizelgeleri beyanları destekler.
İşverenin talimatı kural olarak aranır. Ancak işveren fazla çalışmaya göz yummuşsa sonuç değişmez. Yazılı olarak fazla çalışma yapılmaması talimatı verilmiş olabilir. Buna rağmen yalnız fazla çalışmayla bitirilebilecek bir iş istenmişse çalışma yapılmış sayılır.
İmzalı ücret bordroları ayrı bir kural doğurur. Bordroda fazla çalışma ücreti ödendiği görünüyorsa işçi daha fazla çalıştığını ileri süremez. İşçi bordroya ihtirazi kayıt koymuşsa durum değişir. Bu hâlde bordroda görünenden fazla çalışma her türlü delille kanıtlanabilir.
Bordro imzalı ve ihtirazi kayıtsızsa ispat yazılı belgeye bağlanır. Bordro imzalatılmamış olabilir. Buna karşılık her ay değişen tutarlarda ödeme banka kanalıyla yapılmışsa yine yazılı delil aranır. İhtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması bu sonucu doğurur.
Hesaplanan Alacaktan İndirim Yapılır mı
Uzun döneme yayılan taleplerde takdiri indirim gündeme gelir. Yargı kararlarında, tanık beyanına dayanan hesaplardan hakkaniyet indirimi yapıldığı görülür. İndirim oranı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Karar örneklerine Yargıtay karar arama sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Hangi Çalışanlar Fazla Mesai Ücreti İsteyemez
Kapsam önce İş Kanununa göre belirlenir. İş Kanunu m.4, bazı işleri ve çalışanları kanunun dışında bırakır. Deniz ve hava taşıma işleri ile ev hizmetleri bu kapsamdadır. Bu işlerde çalışanların hakları kendi özel mevzuatına göre değerlendirilir.
İşveren vekili konumundaki üst düzey yöneticiler ayrı bir tartışma yaratır. Çalışma saatlerini kendisi belirleyen ve denetime tabi olmayan yöneticinin talebi kural olarak kabul görmez. Buna karşılık yönetici, kendisinden üstün bir yöneticinin denetiminde çalışıyorsa durum değişir. Böyle bir çalışan da fazla mesai ücreti isteyebilir.
Fazla Mesai Ücretinde Zamanaşımı Süresi Nedir
Fazla mesai ücreti bir ücret alacağıdır. İş Kanunu m.32, ücret alacaklarında zamanaşımını beş yıl olarak belirler. Süre, alacağın doğduğu tarihten itibaren işler. Bu nedenle beş yıldan eski dönemler kural olarak istenemez.
İş sözleşmesi devam ederken de dava açılabilir. Süre, sözleşmenin sona ermesini beklemeden işlemeye başlar. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını keser. Diğer işçilik alacaklarının süreleri için işçi alacakları ve tazminat türleri yazımıza bakabilirsiniz.
Fazla Mesai Alacağı Davası Nasıl Açılır
Bu davalar hak sahibi işçi tarafından da açılabilir. Ancak hesap yöntemi, ispat araçları ve süreler teknik bilgi gerektirir. Yanlış kurulan bir talep telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle iş hukuku alanında çalışan bir avukattan destek alınması yerinde olur.
Dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçilik alacakları için arabuluculuğu dava şartı olarak düzenler. Süreç anlaşmayla biterse tutanak ilam gibi icraya konulur. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Ayrıntılar için iş hukukunda arabuluculuk yazımız yol gösterir.
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir. Talep, bilirkişi raporundan sonra ıslah yoluyla artırılabilir. Alacağa en yüksek mevduat faizi işletilmesi de dava dilekçesinde istenir.
Dava dilekçesine hizmet dökümü, bordrolar ve giriş çıkış kayıtları eklenir. Tanık listesi de dilekçeyle birlikte sunulur. İşveren kayıtları mahkeme aracılığıyla istenebilir. Sözleşme türüne göre değişen ayrıntılar için belirsiz süreli iş sözleşmesi yazımıza bakılabilir.
Fazla Mesai Ücreti Ödenmezse İşçi Ne Yapabilir
Ödenmeyen fazla mesai ücreti işçiye iki ayrı imkân verir. İş Kanunu m.24, ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmemesini haklı fesih sebebi sayar. Haklı nedenle fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İhbar tazminatı ise bu hâlde istenemez.
İkinci imkân çalışmaktan kaçınmadır. İş Kanunu m.34, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmeyen ücret için bu hakkı tanır. İşçiler bu nedenle işi bıraksa da grev sayılmaz. Kıdem tazminatının ayrıntıları için ihbar tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
İdari yol da açıktır. Fazla mesai ücreti ödenmeyen işçi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı birimlerine şikâyette bulunabilir. İş müfettişleri işyeri kayıtlarını inceler. İnceleme sonucu düzenlenen rapor, açılacak davada delil olarak kullanılabilir.
Fazla Mesai Ücretinden Kesinti Yapılır mı
Ödeme brüt tutar üzerinden hesaplanır. Fazla mesai ücreti üzerinden gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta primi kesilir. Bu nedenle bordroda görünen net tutar hesaplanan brüt tutardan düşüktür. Kesintiler işverenin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşçi alacakları konusunda hukuki yardım almak isterseniz bizimle irtibata geçebilirsiniz…
Fazla Mesai Ücreti Konusunda Avukat Desteği
Fazla mesai ücreti bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Fazla mesai ücreti hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
İş Hukuku
İBRANAME
İbraname, hukuki anlamda, kişiler arasında herhangi bir alacak veya verecek kalmadığını gösteren bir belgedir. Bu belge, taraflardan birinin, diğerine karşı ileri sürebileceği tüm hak ve taleplerinden feragat ettiğini ve herhangi bir borç ya da yükümlülüğün kalmadığını beyan eder. İBRANAME NEDİR İbra, borcu sona erdiren önemli bir hukuki işlemdir. Arapça kökenli bir kelime olan ibra, “temize…