Genel Sekreterlikten Enstitü Sekreterliğine Atanma ile İlgili Danıştay Kararı konulu yazımız Genel Sekreter olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınan kişinin açtığı dava anlaştılmaktadır.
Genel Sekreterlikten Enstitü Sekreterliğine Atanma ile İlgili Danıştay Kararı konulu yazımız emsal kararı sunmaktadır.
Kısa cevap: Danıştay İkinci Dairesi, üniversite genel sekreterinin enstitü sekreterliğine atanmasını, idarenin kamu yararı ve hizmet gereği bulunmadan takdir yetkisini kullandığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulmuştur. Bu nedenle davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere göndermiştir. Kararda, davacıya verilen iki uyarma cezasının yargı kararlarıyla iptal edilip kesinleştiği ve idarenin davacının yetersizliğine dair somut bilgi ve belge sunamadığı vurgulanmıştır.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi, …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının, davalı üniversite emrinde Genel Sekreter olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınarak Arkeoloji Enstitüsüne Enstitü Sekreteri olarak atanmasına ilişkin 16/04/2018 günlü, 26874 sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı 16/04/2018 günlü, 15/15 sayılı üniversite yönetim kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; idarenin, mevzuatla kendisine verilen görevleri yapabilmesi için istediği personelle çalışma konusunda kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olmak üzere takdir yetkisi bulunduğu, üniversite genel sekreterliği görevinin sınavla atanılan ve dolayısıyla kazanılmış hak mahiyetinde bir görev olmadığı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacının üniversite genel sekreterliğine devam etmesi durumunda kamu hizmetinin verimli ve etkili sunulmasında anılan eşgüdümün sağlanmasının mümkün olamayacağı, davalı idarenin ifa etmekte olduğu kamu hizmetini sekteye uğratacağı, dava konusu işlemin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kesin olarak reddine hükmedilmiş, bu kararın temyizi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; bahse konu kararın, 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kesin olarak verildiği ve Danıştay’da temyize tabi olmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun’un 48. maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusu reddedilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21/11/2019 günlü, E:2019/828, K:2019/6515 sayılı kararıyla; davacı, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlisi olarak değerlendirilip, Bölge İdare Mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolunun açık olduğu gerekçesiyle bozulmuş, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince dava dosyası temyiz isteminin esastan incelenebilmesi için Dairemize gönderilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Üniversite genel sekreteri görevinden alınıp başka kadroya atanabilir mi?
Atanabilir. Genel sekreterlik, sınavla kazanılan ve kazanılmış hak niteliği taşıyan bir görev sayılmaz. İdarenin naklen atama konusunda takdir yetkisi vardır. Bu yetki ancak kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olarak kullanılabilir.
Görevden alma işlemi hangi ölçütle denetlenir?
Mahkeme, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılıp kullanılmadığına bakar. İdare, ilgilinin görevinde yetersiz veya verimsiz olduğunu somut bilgi ve belgeyle ortaya koymalıdır. Bu kanıt sunulamazsa işlem sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı görülür.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin istifaya zorlamak amacıyla hukuksuz görevlendirmeler ve uydurma soruşturmalarla sistematik olarak mobbing uyguladığı, gerek maddi, gerekse manevi yönden mağdur edildiği, davalı idarenin 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 madde hükümlerini kamu ve hizmet gereklerinin esasını sağlamak için değil, görevinden hukuksuz bir şekilde fiilen ve hukuken uzaklaştımak maksadıyla kullandığı, dava konusu işlemin gerekçesinin fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, idare ile uyumsuz çalıştığına, yönetim karşıtı faaliyette bulunduğuna, kendisine verilen görevleri hakkıyla yapmadığına, savcılığa mesnetsiz suç duyurusunda bulunduğuna ilişkin somut hiç bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı ileri sürülerek, bölge idare mahkemesince verilen kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından, genel sekreterlik ile enstitü sekreterliği görevlerinin genel idare hizmetleri sınıfı içerisinde yer aldığı ve iki görev arasında herhangi bir farkın bulunmadığı, kazanılmış hak aylık derecesinin korunduğu, atama işlemi ne şekilde yapıldıysa görevden alma işleminin de aynı yolla yapıldığı, davacının genel sekreterlik görevine getirilirken herhangi bir yazılı ya da sözlü sınava tabi tutulmadığı, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Genel Sekreterlikten Enstitü Sekreterliğine Atanma ile İlgili Danıştay Kararı Gerekçesi
Danıştay, disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edildiğini ve idarenin yetersizliğe dair somut belge sunamadığını dikkate alarak atamayı kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bulmuştur. Bu nedenle Danıştay, davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Karar veren Danıştay İkinci Dairesi’nce, Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Davalı üniversite emrinde Genel Sekreter olarak görev yapmakta olan davacı, bu görevinden alınarak Arkeoloji Enstitüsüne Enstitü Sekreteri olarak atanmasına ilişkin 16/04/2018 günlü, 26874 sayılı davalı idare işlemi ile bu işlemin dayanağı 16/04/2018 günlü, 15/15 sayılı üniversite yönetim kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan iş bu davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Atamalar” başlıklı 52. maddesinin (a) bendinde; “Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır” hükmü yer almaktadır.
“Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, (…) rektör tarafından yapılır.”
07/10/1983 günlü, 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Genel Sekreterlik” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında; “1. Genel Sekreterlik, bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısından ve bağlı birimlerden oluşur.” hükmüne; 2. fıkrasında ise; “Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından Rektöre karşı sorumludur….” hükmüne yer verilmiştir.
“Genel Sekreterlik, bir Genel Sekreter ile en çok iki Genel Sekreter Yardımcısından ve bağlı birimlerden oluşur. (…) Genel Sekreter, üniversite idari teşkilatının başıdır ve bu teşkilatın çalışmasından Rektöre karşı sorumludur.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi” başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.
“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.”
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun, dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu yönetim kurulu kararı ve idarece sunulan savunma dilekçesinde davacının, işlediği iddia edilen disiplinsiz davranışlarından bahisle işlemin tesis edildiği ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında Rektörün eşinin İslami İlimler Akademisine atanmasına ilişkin resmi yazıyı basına sızdırarak, basında ve sosyal medyada üniversitenin iç işleyişiyle ilgili olarak uygun olmayan gündem oluşturduğu gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun 125/B-a maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 53/b-1/b maddesinde düzenlenen fiilleri işlediğinden bahisle 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesi uyarınca verilen uyarma cezasının, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile; basına sızdırıldığı iddia edilen isnada konu 10/05/2017 tarihli atama işlemine ilişkin resmi yazının davacı veya maiyetindeki elemanlar tarafından basına sızdırıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı, hatta bu hususun davalı idarece yaptırılan soruşturma sonucu hazırlanan soruşturma raporunda da belirtildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilerek kesinleştiği; yine … Meslek Yüksekokulu ve … Meslek Yüksekokulu’na yapılan görevlendirmeleri kapsamında hazırladığı fizibilite raporlarının ciddiyetten uzak ve özensiz olduğu gerekçesiyle başlatılan soruşturma neticesinde; 657 sayılı Kanun’un 125/A-a maddesi uyarınca verilen uyarma cezasının ise … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K:… sayılı kararı ile; disiplin cezasına konu görevin davacının görev tanımına uymadığı, yapılan görevlendirme kapsamında istenen fizibilite raporlarının şablonunun ve hangi kriterlere göre hazırlanması gerektiğinin belirtilmediği, yine de davacının elinden geldiği ve bilgisi elverdiği ölçüde çalışmasını yaparak verilen süre içerisinde istenen fizibilite raporlarını hazırlayarak idareye sunduğu, bu haliyle davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… kararı ile davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilerek kesinleştiği; ayrıca davacı hakkında soruşturma konusu yapılan, … Meslek Yüksekokuluna görevlendirilmesine ilişkin yazıyı basına sızdırdığı; davalı idarece tahkik edilen bir yolsuzluk soruşturmasında sanık tarafından daha önceki ifadesinin davacının baskısıyla verildiği; bir öğretim üyesinin 2547 sayılı Yasa hükümlerine uygun olmayan şekilde bir yıl süreyle yurtdışında görevlendirilmesine sebep olduğu iddiaları hakkında başlatılan soruşturmalarla ilgili olarak ise; disiplin cezası verilmesine gerek görülmediği, davacının görevinde başarısız ve verimsiz olduğu yönünde başkaca somut, nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından kendisine mobbing uygulandığından bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacıya geçici görevlendirmeleri kapsamında geçici görev yolluğu ödenmediğinden davacının 1,000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulü; davacının ifa ettiği kamu görevinin niteliği ve davacı ile davalı idare arasında yaşanan ve yargıya intikal eden ve etmeyen hukuki süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacıya belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan işlemler tesis edildiği, sürekli yerinin değiştirildiği, davacının yersiz soruşturmalara maruz bırakılıp haksız disiplin cezaları verildiği, bu haliyle davacıya manevi taciz (mobbing) uygulandığı, bu durumun ise davacıyı manevi olarak elem ve kedere uğrattığı ve yıprattığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL’lik kısmının kabulü yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E…., K…. sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin … günlü, E…., K…. sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek, görevinde yetersiz ve verimsiz olduğuna ilişkin hukuken geçerli somut bir bilgi ve belgenin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının genel sekreterlik görevinden alınarak enstitü sekreteri olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
… Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/10/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Genel Sekreterlikten Enstitü Sekreterliğine Atanma Sürecinde Avukat Desteği
Genel Sekreterlikten Enstitü Sekreterliğine Atanma konusunda uzman bir idari dava avukatı destek almak, doğru ve hukuki açıdan sağlam bir konumda olmanıza yardımcı olabilir. Konusunda uzman avukat ile istediğiniz yerden görüntülü ve farklı şekilde iletişim kurmak ve bilgi almak için Online Danışmanlık Sistemimizden randevu alabilirsiniz.
Disiplinsizlik iddiasına dayanan görevden alma nasıl sonuçlanır?
İddiaya dayanak yapılan disiplin cezaları yargı kararıyla iptal edilmişse görevden alma da dayanaksız kalır. Danıştay İkinci Dairesi, cezaları iptal edilen bir genel sekreterin görevden alınmasını hukuka aykırı görmüştür. İdarenin elinde başka somut belge bulunması gerekir.
Üniversitede genel sekreteri kim atar?
2547 sayılı Kanun m. 52 uyarınca atama, yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından yapılır. Yükseköğretim üst kuruluşlarında ise ilgili kuruluşun görüşü alınarak üst kuruluş başkanı atar. Görevden alma da aynı yolla gerçekleşir.
Genel sekreterin açtığı davada temyiz yolu açık mıdır?
Açıktır. Danıştay, genel sekreteri 2577 sayılı Kanun m. 46'daki daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlisi kapsamında değerlendirmiştir. Bu nitelendirme sayesinde bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusu yapılabilir.
Sistematik yıldırma iddiası tazminat talebine dayanak olur mu?
Olabilir. Belirli bir süre devam eden, pasifize etme veya işten uzaklaştırma amacı taşıyan işlemler manevi tazminat sebebi sayılabilir. İncelenen dosyada sürekli yer değişikliği, yersiz soruşturmalar ve iptal edilen cezalar birlikte değerlendirilmiştir. Sonuç her dosyada kendi delillerine göre belirlenir.
Görevden alma işlemine karşı dava hangi sürede açılır?
İşlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Süre 2577 sayılı Kanun m. 7'den gelir. Dilekçede işlemin sebep ve amaç unsurları ayrı ayrı tartışılır; yürütmenin durdurulması da istenebilir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.