2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu dayanak alınarak çıkarılan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11. maddesinde kamu görevinden çıkarma disiplin cezası düzenlenmiştir.
Kamu görevinden çıkarma, bir yükseköğretim çalışanına verilebilecek en ağır disiplin cezasıdır. Ceza yalnızca görevi sona erdirmez. Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı veya memur olarak bir daha atanmayı da engeller. Yaptırımın bu ağırlığı, dayandığı delilin de aynı ölçüde güçlü olmasını gerektirir.
Aşağıda, kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı bir yükseköğretim elemanının açtığı dava üzerinden incelenmektedir. Karar, disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki ilişkiyi ele alır. Ayrıca her fiil için ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini ortaya koyar. Ceza türlerinin tamamı için yükseköğretim disiplin suç ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz.
Kısa cevap: Danıştay, bu cezada her fiilin nerede, ne zaman ve nasıl işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konulmasını arar. Ceza yargılamasının sonucunu ise disiplin değerlendirmesinde yol gösterici bir karine sayar. Bugünkü hukukta bu ceza kural olarak 2547 sayılı Kanunun 53/b-(6) bendindeki altı fiile ya da bunlara benzer fiillere dayanır. Ceza, atamaya yetkili amirin teklifiyle Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir.
Kamu Görevinden Çıkarma Cezası Hangi Kurallara Dayanır
Öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu bugün doğrudan kanunda düzenlenmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasında altı ayrı ceza sayılır. Bu cezaların en ağırı kamu görevinden çıkarma cezasıdır. Aynı fıkranın (6) numaralı bendi, kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiilleri tek tek gösterir.
“Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır.”
Bende göre ilk fiil, terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemektir. Kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak da aynı kapsamdadır. İkinci fiil, amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda ya da cinsel tacizde bulunmaktır. Üçüncü fiil ise kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmaktır.
Sık Sorulan Sorular
Kamu görevinden çıkarma cezasını hangi makam verir?
Ceza, atamaya yetkili amirin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir. Bu kurul Yükseköğretim Genel Kuruludur ve yetki 53/Ç maddesinde düzenlenmiştir. Disiplin amirinin tek başına bu cezayı vermesi mümkün değildir, yetkisiz merciin kurduğu işlem iptal sebebi olabilir.
Kamu görevinden çıkarma cezasına itiraz yolu açık mıdır?
Hayır, bu cezada idari itiraz mercii bulunmaz. 53/F maddesi itirazı yalnızca uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları için öngörür. Yüksek Disiplin Kurulu kararına karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde doğrudan iptal davası açılır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Bent, uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkin fiilleri de sayar. Kurumun verilerini hukuka aykırı biçimde elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek de kamu görevinden çıkarma sebebidir. Son sırada kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak yer alır. Liste sınırlıdır. Kanunda sayılmayan bir fiil doğrudan kamu görevinden çıkarma cezasını gerektirmez.
Öğretim Mesleğinden Çıkarma Cezasından Farkı Nedir
Kamu görevinden çıkarma cezası, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasından hem etki alanı hem de gerektiren fiiller ve zamanaşımı süresi yönünden ayrılır. İki ceza sık karıştırılır, oysa sonuçları aynı değildir. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası, akademik bir kadroya bir daha atanmamayı gerektirir. Kamu görevinden çıkarma cezası ise kişinin kamu kurum ve kuruluşlarında memur olarak çalışmasını da engeller. Yasak, vakıf yükseköğretim kurumlarını da kapsar.
Cezaları gerektiren fiiller de ayrıdır. İntihal ve başkasına ürettirilmiş yayın kullanmak üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir. Terör eylemi, fiili saldırı, cinsel taciz ve yüz kızartıcı hareketler ise kamu görevinden çıkarma listesindedir. Cezaların tamamı için akademisyenlerin alabilecekleri disiplin cezaları yazımıza bakabilirsiniz.
Cezayı Vermeye Yetkili Kurul Hangisidir
Bu cezayı disiplin amiri tek başına veremez. Kanunun 53/Ç maddesine göre ceza, atamaya yetkili amirin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir. Yüksek Disiplin Kurulu, Yükseköğretim Genel Kuruludur. Rektörler, bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri ve dekanlar bakımından da yetki aynı kuruldadır.
“Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları atamaya yetkili amirin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir.”
Yetki kuralına aykırılık tek başına iptal sebebi oluşturabilir. Cezayı veren merci yanlışsa işlemin esasına girilmeden hukuka aykırılık sonucuna varılabilir. Yükseköğretim soruşturmalarında disiplin cezası verme yetkisi yazımız bu ayrımı ayrıntılı anlatır.
Soruşturma ve Ceza Zamanaşımı Süreleri Nedir
Kamu görevinden çıkarma cezasında soruşturmaya fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde başlanmalıdır; fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse artık bu ceza verilemez. Zamanaşımı, 2547 sayılı Kanunun 53/C maddesinde düzenlenmiştir. Kamu görevinden çıkarma cezasında soruşturmaya, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde başlanmalıdır. Bu süre geçerse disiplin soruşturması açılamaz. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse artık disiplin cezası verilemez.
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiillerde süre altı yıldır. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması hâlinde süreler yeniden işlemeye başlar. Süreleri kendi tarihlerinizle görmek için akademisyen disiplin süreleri aracını kullanabilirsiniz. Zamanaşımı itirazı, dava dilekçesinde ilk sırada ileri sürülmesi gereken savunmalardandır.
İki ağır disiplin cezası arasındaki temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenir:
Ölçüt
Kamu görevinden çıkarma
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma
Etkilediği alan
Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanamama
Yalnızca akademik bir kadroya bir daha atanamama
Soruşturma zamanaşımı (öğrenmeden)
Altı ay
Altı ay
Ceza zamanaşımı (fiilin işlenmesinden)
İki yıl
Altı yıl
Cezayı veren kurul
Yüksek Disiplin Kurulu
Yüksek Disiplin Kurulu
Danıştay Kararına Konu Olayın Özeti
İncelenen kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı dosyasının konusu, bir üniversitede yürütülen bilimsel araştırma projelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıdır. İddialar hem ceza hukukunu hem disiplin hukukunu ilgilendirmektedir. Davacı, bu iddialar nedeniyle kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmıştır. Soruşturma raporu, proje ödeneklerinin kullanımı ve imza yetkileri üzerinde yoğunlaşmıştır.
Cezayı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu vermiştir. Davacı aynı kurula itirazda bulunmuş, itirazı reddedilmiştir. Bunun üzerine idari işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılmıştır. Disiplin cezasına itiraz yolu tüketildikten sonra dava açılması uygulamada sık görülür.
İdare Mahkemesi İşlemi Neden İptal Etti
İdare Mahkemesi dosyayı incelemiş ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkemeye göre isnat edilen fiiller şüpheden uzak somut delillerle ortaya konulamamıştır. Gerekçe beş ayrı tespitte toplanmıştır. Karar, ağır disiplin cezalarında delil standardının yüksek tutulduğunu göstermektedir.
Birinci tespit izin ve vekâlet olurlarına ilişkindir. Davacının bu belgeleri imzalaması, tek başına kendisine isnat edilen disiplin suçunu işlediğini göstermez. Somut ve kesin delil ortaya konulmadan disiplin cezası verilmesi hukuka aykırıdır.
İkinci tespit, usulsüz alımlardan haberdar olduğu hâlde gereğini yapmadığı iddiasına ilişkindir. Soruşturma raporunda proje koordinatörünün davacı tarafından korunup kollandığı ileri sürülmüştür. Ancak tanıklar, davacıdan randevu alamadıklarını ve dinlenmediklerini beyan etmiştir. Bu beyanlara rağmen tanıkların neden doğrudan Rektöre ya da diğer rektör yardımcılarına gitmedikleri açıklanamamıştır. Rapordaki çelişki giderilememiştir.
Üçüncü tespit, projeden artan paralarla ilgilidir. Davacı, artan paranın diğer projelere harcanacağını söyleyerek durumun paylaşılmamasını istemiştir. Mahkemeye göre bu talimat, isnat edilen suça iştirak için tek başına yeterli delil değildir.
Dördüncü tespit zimmet iddiasına ilişkindir. Davacının zimmetine para geçirdiği ileri sürülmüştür. Buna karşılık davacının ve yakınlarının malvarlığı üzerinde herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Beşinci tespit sahte imza iddiasıyla ilgilidir. Proje yürütücülerine ait imzaların davacının elinden çıktığı belirtilmiştir. Bu konuda da somut bir delile ulaşılamamıştır.
Bu nedenlerle İdare Mahkemesi, kamu görevinden çıkarma cezasını ve itirazın reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun itirazı reddeden işlemini iptal etmiştir.
Danıştay Kararında Hangi Ölçüt Benimsendi
Danıştay, uyuşmazlığın ceza hukuku boyutunu ayrıca ele almıştır. Davacıya verilen ceza, yüz kızartıcı bir suç işlendiği kabulüne dayanmaktadır. Bu kabul, ceza yargılamasının sonucuyla doğrudan ilgilidir. Bu yönüyle kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı, disiplin hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği alanı ilgilendirir.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, konuya ilişkin evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından istemiştir. Ancak olaydaki suçları soruşturma yetkisi Rektörlükte değil, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığındadır. Bu nedenle Ankara Üniversitesi Rektörlüğü hakkında görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararından sonra davacı hakkında yürütülen bir soruşturma kalmamıştır. İdare Mahkemesi de bu sebeple dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.
Ayrıca kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı disiplin cezasının usulüne de değinmiştir. İzlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makamlar mevzuatla belirlenir. Kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilmelidir. Soruşturmada ilgilinin lehine ve aleyhine bütün deliller toplanarak rapor oluşturulur. Hangi fiilin nerede, ne zaman ve nasıl işlendiği şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konulmalıdır.
Danıştay bu noktada karar tarihinde yürürlükte olan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 20 nci maddesine dayanmıştır. Hüküm şöyledir. "Aynı olaydan dolayı yönetici, öğretim elemanı, memur veya diğer görevliler hakkında ceza muhakemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmez. Sanığın Ceza Kanunu'na göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmaz. Disiplin soruşturması veya sonuçları, ceza soruşturmasını etkilemez."
Ceza hukuku ile disiplin hukuku amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklıdır. Suçun niteliğinin ve delillerin takdirinde uygulanan ilkeler de aynı değildir. Bu nedenle idarenin disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemesinin ceza vermesine engel oluşturmaz. Aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine tek başına engel teşkil etmez.
Ceza Mahkemesi Kararı Disiplin Makamını Bağlar mı
İdari yargı mercileri kararlarını ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak verir. Esas olan, dosyadaki disiplin soruşturması bilgi ve belgeleri ile tanık ifadeleridir. Mahkeme, isnat edilen eylemlerin işlenip işlenmediğini bu çerçevede inceler. Bununla birlikte resen araştırma yetkisi kapsamında ceza dosyasındaki delillerden yararlanabilir. Sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve ceza mahkemesi kararındaki tespitler bu kapsamdadır.
Bazı hâllerde iki alan arasındaki bağ daha da güçlenir. Ceza kanunundaki bir suç tipi aynıyla disiplin hukukuna aktarılmışsa suçun unsurları iki sistemde de aynıdır. Bu durumda ceza yargılamasında verilen hüküm disiplin hukukunu doğrudan etkiler.
Yüz kızartıcı ve utanç verici eylem kavramı ayrı bir sorun doğurur. Hukukumuzda hangi fiillerin bu kapsamda olduğunu gösteren bir düzenleme yoktur. Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayan bütün hareketleri önceden saymak da mümkün değildir. Bu nedenle kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı ceza kovuşturması sonucunda verilecek kararı bir karine saymıştır. Karine, disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine suçlamanın niteliğini belirlemede yol gösterir.
Bu gerekçelerle Danıştay, cezaya esas alınan her fiil bakımından yeniden değerlendirme yapılmasını gerekli görmüştür. Kamu görevinden çıkarma cezası toplu bir kanaate değil, her fiil için ayrı yapılan somut incelemeye dayanmalıdır. Benzer kararların tam metnine Danıştay karar arama sisteminden ulaşılabilir.
Kamu Görevinden Çıkarma Kararının Bugünkü Hukuki Çerçevesi
Karara dayanak yapılan 1982 tarihli Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği artık yürürlükte değildir. Yönetmelik, 20 Ekim 2017 tarihli ve 30216 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmıştır. Disiplin hükümleri bugün doğrudan 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ve devamındadır. Buna karşılık kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı ilkeleri geçerliliğini korur. Değişen yalnızca dayanak madde numaralarıdır.
Ceza ile disiplin ilişkisi artık kanunda açıkça yazılıdır. Kanunun 53/A maddesine göre bir fiilden dolayı ceza soruşturması yapılıyor olması, aynı fiilden disiplin cezası verilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur.
Görevden Uzaklaştırma Tedbiri Ne Zaman Kalkar
Tedbir, soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmezse derhal kaldırılır; ceza önerilse bile tedbir üçer aylık sürelerle uzatılmadıkça kendiliğinden devam etmez. Bu soruşturmalara çoğu zaman görevden uzaklaştırma tedbiri eşlik eder. Kanunun 53/B maddesine göre tedbir, disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında alınabilir. Görevden uzaklaştırılanlara bu süre içinde aylıklarının veya ücretlerinin üçte ikisi ödenir. Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmesi hâli dışında tedbir derhal kaldırılır.
Tedbirin süresinde kaldırılmaması ayrı bir uyuşmazlık doğurur. Görevden uzaklaştırma işleminden sonra on iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Bu süreye uymayan yetkililer hukuki, mali ve cezai sorumluluk altındadır. Konunun ayrıntısı görevden uzaklaştırma ve açığa alınma yazımızdadır.
Savunma Hakkı Nasıl Kullanılır
Soruşturulan önce soruşturmacının ifadeye davet yazısıyla ifade verir, ardından cezayı vermeye yetkili makamın savunmaya davet yazısıyla savunma yapar. Kamu görevinden çıkarma istenen kişi ayrıca tanık dinletme hakkına sahiptir. Savunma usulü 30 Temmuz 2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Yeni metinde ifadeye davet ile savunmaya davet birbirinden ayrılmıştır. İfadeye davet yazısında iddiaların neler olduğu açıkça belirtilir ve yedi günden az olmamak üzere süre verilir. Savunmaya davet yazısında ise teklife esas alınan eylem ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezası bildirilir.
Savunmaya davet yazısında bir hak daha bildirilir. Soruşturulan, savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebilir. Hakkında kamu görevinden çıkarma cezası istenenler ayrıca tanık dinletme hakkına sahiptir. Bu kişiler disiplin kurulunda kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma yapabilir. Usulün ayrıntısı için üniversitede disiplin soruşturmasında savunma hakkı yazımıza bakılabilir.
İtiraz ve Dava Süreleri Nasıl İşler
Bu ceza Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verildiği için idari itiraz mercii bulunmaz. Kanunun 53/F maddesi itirazı yalnızca uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları için düzenler. Bu cezalarda itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür. İtiraz mercileri altmış gün içinde karar verir.
Yüksek Disiplin Kurulu kararına karşı doğrudan iptal davası açılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre dava süresi tebliğden itibaren altmış gündür. Dava, işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde açılır. Yürütmenin durdurulması talebi dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebilir. Alt ceza takdiri idarenin denetime açık bir yetkisidir.
Kamu Görevinden Çıkarma Kararında Hangi İddialar Öne Çıkar
Dilekçelerde kamu görevinden çıkarmaya ilişkin Danıştay kararı ölçütleri çoğunlukla üç noktada toplanır. Birincisi delil yetersizliğidir. Kamu görevinden çıkarma cezası, şüpheden uzak somut delil gerektirir. İkincisi yetki sakatlığıdır. Ceza, atamaya yetkili amirin teklifi ve Yüksek Disiplin Kurulu kararı olmadan verilemez. Üçüncüsü zamanaşımıdır. Altı aylık ve iki yıllık süreler kaçırılmışsa ceza verilemez.
Ölçülülük ayrı bir denetim başlığıdır. Kanunun 53/D maddesi, geçmiş hizmetleri olumlu olanlara bir derece alt ceza uygulanabileceğini söyler. Kamu görevinden çıkarma cezasına bir alt ceza uygulanması gerektiğinde alt ceza, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasıdır. Disiplin cezalarında tekerrür yazımız bu dereceleri karşılaştırır.
İptal kararı dosyayı her zaman kapatmaz. Kanunun 53/C maddesine göre disiplin cezası yargı kararıyla iptal edilirse kalan zamanaşımı süresi içinde yeniden ceza tesis edilebilir. Süre dolmuşsa veya üç aydan az kalmışsa idare en geç üç ay içinde karar verir. Yeni işlem, iptal kararının gerekçesine uygun olmak zorundadır. Bu ihtimal, kamu görevinden çıkarma dosyalarında savunmanın iptal gerekçesini de gözetmesini gerektirir. Bu nedenle iptal kararının gerekçesi, sonraki savunmanın da çerçevesini belirler.
Kamu Görevinden Çıkarma Cezası Konusunda Avukat Desteği
Kamu görevinden çıkarma cezası bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Kamu görevinden çıkarma cezası hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Kamu görevinden çıkarma ile öğretim mesleğinden çıkarma arasındaki fark nedir?
Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma, akademik bir kadroya yeniden atanmayı engeller. Kamu görevinden çıkarma ise kişinin memur olarak çalışmasını da kapatır ve yasak vakıf yükseköğretim kurumlarını kapsar. Bu iki cezayı gerektiren fiil listeleri de birbirinden ayrıdır.
Kamu görevinden çıkarma cezasında zamanaşımı süreleri nasıl işler?
İki ayrı süre birlikte yürür. Bu cezayı gerektiren fiillerde disiplin soruşturmasına altı ay içinde başlanması gerekir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse artık ceza verilemez. Süreler 53/C maddesindedir ve dava dilekçesinde ilk sırada tartışılır.
Bu cezanın verilmesi için hangi düzeyde delil aranır?
Ağır disiplin cezalarında şüpheden uzak, somut delil aranır. Yargı kararlarında her fiilin ayrı ayrı incelenmesi ve hangi eylemin nerede, ne zaman gerçekleştiğinin açıkça gösterilmesi istenir. Toplu bir kanaate dayanan soruşturma raporu tek başına yeterli görülmez.
Görevden uzaklaştırma tedbiri ne zaman kaldırılır?
Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmediyse tedbir derhal kaldırılır. Tedbir, 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesine göre soruşturmanın her aşamasında alınabilir. Görevden uzaklaştırmadan sonra soruşturmaya on iş günü içinde başlanması gerekir.
Görevden uzaklaştırılan öğretim elemanına maaş ödenir mi?
Evet. 53/B maddesine göre görevden uzaklaştırılanlara bu süre içinde aylıklarının veya ücretlerinin üçte ikisi ödenir. Tedbir, disiplin ya da ceza soruşturmasının her aşamasında alınabilir. Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma önerilmemişse tedbirin derhâl kaldırılması gerekir.
Disiplin Soruşturması
Akademik Yayında Yapay Zeka Uydurma Kaynak Sorunu ve Etik Sorumluluk
Yapay zekanın ürettiği hayali kaynak künyeleri hangi etik ihlal bendine girer, yazarın doğrulama sorumluluğu nereye kadar uzanır ve yayımdan sonra düzeltme ile geri çekme nasıl ayrılır.