Faaliyet izni kaldırılan bir vakıf üniversitesine ödenmiş öğrenim ücreti boşa gitmez. Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi talebinin muhatabı, tasfiye için varlığını sürdüren kurum tüzel kişiliğidir. Öğrencinin geçtiği garantör üniversite ise bu borçtan sorumlu tutulamaz. Alacağın akıbetini iki şey belirler: ödemenin hangi döneme ait olduğu ve talebin tasfiye defterine girip girmediği.
Kapatma Kararının Ödenen Ücretlere Etkisi
Kapatma tek bir işlemin adı değildir. 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesi vakıf üniversiteleri için bir yaptırım basamağı kurar. En ağır basamak faaliyet izninin kaldırılmasıdır.
Yaptırımın tanımı 30 Temmuz 2026'da değişti. 7592 sayılı Kanunla gelen fıkrada şöyle yazar: "Faaliyet izninin kaldırılması: Vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş kanununun yürürlükten kaldırılmasıdır."
Kuruluş kanunu kalkınca kurum eğitim veremez. Buna karşılık tüzel kişilik bir anda yok olmaz. Aynı madde, tüzel kişiliğin "tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye süresince" devam edeceğini söyler.
Bu ayrım öğrenci alacağı için önemlidir. Ödeme yapılmış ama eğitim verilmemişse borçlu taraf ortadan kaybolmuş sayılmaz. Alacağın muhatabı tasfiye hâlindeki kurumdur.
Öğrencinin statüsü ise ayrı bir hükümle korunur. Ek 11. maddeye göre kayıtlı öğrenciler Yükseköğretim Kurulu tarafından garantör üniversiteye geçirilir. Kurul bunun yerine bir devlet üniversitesi de belirleyebilir. Nakil süreci ve öğrencilik statüsü ayrı bir yazının konusudur.
Geçici Durdurma ile Kapatma Aynı Şey Değildir
İki yaptırım sık sık karıştırılır. Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması, kurumun kapanması demek değildir. Ek 11. maddeye göre bu yaptırım toplamda üç yılı geçmemek üzere birer yıl süreyle uygulanır. Kurumun yönetimi garantöre ya da Kurulun belirleyeceği bir devlet üniversitesine geçer.
Geçici durdurmada tüzel kişilik tam olarak ayaktadır. Eğitim de sürer. Bu nedenle iade tartışması burada doğmaz. Öğrenci ücretini ödemeye devam eder.
Ayrım alacak takibi yönünden yine de sonuç doğurur. İcra yasağı ve zamanaşımının durması her iki dönem için de geçerlidir.
Sık Sorulan Sorular
Üniversite kapatıldığında peşin ödenen yıllık ücret geri alınabilir mi?
Ödemenin karşılığı verilmemişse geri istenebilir. Kapatma tarihinden sonraki döneme ait peşin bedel, karşılığı olmayan bir ödeme niteliğindedir. Talep, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77. maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükmüne veya öğrenim sözleşmesine dayandırılabilir. Geçmiş dönemde fiilen alınan eğitimin bedeli ise kural olarak istenemez.
İade talebi kapatılan üniversiteye mi garantör üniversiteye mi yöneltilir?
Talep, tasfiye hâlindeki kapatılan kurumun tüzel kişiliğine yöneltilir. 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesi, öğrencilerin nakledildiği yükseköğretim kurumlarının kapatılan kurumun borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirtir. Garantör üniversite yalnız eğitimi sürdürür, borcu devralmaz.
Kapatılan Vakıf Üniversitesi Ücret İadesi Hangi Dönemleri Kapsar
Talebin sınırını edimin karşılığı çizer. Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi bakımından ilk soru şudur: ödenen bedelin karşılığında eğitim verilmiş midir?
Geçmiş dönem için verilen ders, yapılan sınav ve tanınan kredi bir edimdir. Bu dönemin bedeli kural olarak geri istenemez. Öğrenci karşılığını almıştır.
Kapatma tarihinden sonraki döneme ait peşin ödeme farklıdır. Burada bedel ödenmiş, hizmet ise hiç verilmemiştir. İade tartışması asıl bu kısımda doğar.
Kayıt ücreti, materyal bedeli ve yurt bedeli gibi kalemler ayrı ayrı incelenir. Her kalemin karşılığının verilip verilmediğine tek tek bakılır.
Kıst Dönem Hesabı Nasıl Yapılır
Ücret çoğu kez yıllık veya dönemlik olarak peşin alınır. Kapatma dönemin ortasında olursa bedelin bölünmesi gerekir. Hesap, öğretim yılının fiilen tamamlanan kısmına göre yapılır.
Basit bir örnek yeterli olur. Öğrenci 240.000 lira yıllık ücret ödemiş olsun. Güz dönemi tamamlanmış, bahar dönemi hiç başlamamış olsun. Bu durumda 120.000 liralık kısmın karşılığı verilmemiştir.
Hesap her zaman bu kadar düz olmaz. Bazı programlarda ücret ders kredisi üzerinden belirlenir. Bazı sözleşmelerde ise kayıt bedeli ayrı bir kalemdir. Akademik takvim, alınan ders listesi ve transkript hesabın dayanağını oluşturur.
Burslu öğrencide hesap ödenen tutar üzerinden kurulur. İstenebilecek olan, ilan edilen liste fiyatı değildir. Öğrencinin kasadan çıkan parası esas alınır. Yüzde elli burslu bir öğrenci yıllık 120.000 lira ödemişse hesap bu rakamla yapılır.
Peşin Ödenen Ücretlerin Geri Alınması
Karşılıksız kalan ödeme talebi iki hukuki temele oturabilir. Birincisi sözleşme ilişkisidir. Öğrenci ile kurum arasında yazılı bir öğrenim sözleşmesi vardır. Kurum ise edimini yerine getirememiştir.
İkincisi sebepsiz zenginleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77. maddesine göre haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Madde, sona ermiş bir sebebe dayanan zenginleşmeyi de kapsar. Kavramın genel çerçevesi sebepsiz zenginleşme davası yazısında anlatılıyor.
Hangi temele dayanılacağı sözleşmenin içeriğine göre değişir. İki temelin zamanaşımı süresi de aynı değildir.
İlk adım her durumda belgelemedir. Ödemenin hangi döneme ait olduğunu gösteren belge en önemlisidir.
Talep yazılı olarak iletilir. Tasfiye başlamışsa muhatap tasfiye memurlarıdır. Yazılı başvuru hem tarih hem içerik yönünden delil olur. Aynı başvuru, temerrüt için gereken ihtar işlevini de görebilir.
İade Talebinin Kime Yöneltileceği
Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi talebi çoğu zaman yanlış adrese gönderilir. Ek 11. madde bu noktada açık bir kural içerir: "Öğrencilerin nakledildiği yükseköğretim kurumları faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun borçlarından dolayı sorumlu tutulamaz."
Hüküm iki kurumu birden kapsar. Garantör üniversite de, öğrencinin yerleştirildiği devlet üniversitesi de bu korumadan yararlanır. Nakil, borcun devri anlamına gelmez. Yeni kurum yalnız eğitimi sürdürür.
Kurucu vakıf da otomatik muhatap değildir. Ek 11. maddeye göre faaliyet izninin kaldırılması kurucu vakfın tüzel kişiliğini etkilemez. Vakıf ayrı bir tüzel kişidir. Üniversitenin borcundan doğrudan sorumlu tutulması ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Tasfiye sonunda kalan malvarlığının kurucu vakfa geçeceği ise aynı maddede yazılıdır.
Geriye tek doğru muhatap kalır. Talep, tasfiye hâlindeki kurumun tüzel kişiliğine yöneltilir. Onu temsil eden kişiler tasfiye memurlarıdır. Yükseköğretim Kurulu ise tasfiyeyi başlatan makamdır, borcun muhatabı değildir.
Garantör Üniversitede Devam Eden Öğrencinin Ücret Durumu
Nakil, ücret ödeme borcunu kendi başına sona erdirmez. Ek 11. maddede bu husus doğrudan yazılıdır: "Öğrenciler, bursluluk durumları gözetilmek şartıyla eğitim-öğretim ücretlerini garantör üniversiteye ödemeye devam eder."
Cümlenin iki sonucu vardır. Öğrenci eğitimine devam ettiği sürece cari dönem ücretini öder. Kapatılan kurumda kazanılmış burs oranı ise korunur.
Bu kural bir iade hükmü değildir. Geçmişte ödenmiş ve karşılığı verilmemiş bedelin akıbetini düzenlemez. İki soru birbirine karıştırılmamalıdır.
Öğrenci bir devlet üniversitesine yerleştirilmişse durum ayrıca incelenir. Devlet üniversitesinin ücret düzeni vakıf kurumundan farklıdır. Ek 11. madde, ücretlerin belirlenmesi ve öğrencilerin nakli için gereken tedbirleri almaya Yükseköğretim Kurulunu yetkili kılar.
Tasfiye Sürecinde Alacak Kaydı
Tasfiyenin usulü bu konudaki en teknik başlıktır. Ek 11. maddeye göre kapatılan kurumun malvarlığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlerine göre tasfiye edilir. Süreci Yükseköğretim Kurulu başlatır. Mahkeme, tasfiye memuru olarak Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun birer temsilcisini atar.
Türk Medeni Kanununun 634. maddesi usulü gösterir. Resmî tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır. Aynı anda bir ilan yapılır. İlanla alacaklılardan ve borçlulardan, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri istenir.
Öğrencinin yapması gereken iş buradadır. Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi alacağı, ilanda verilen süre içinde bildirilir ve deftere kaydettirilir. Bildirim yapılmazsa alacağın tasfiyede karşılanma ihtimali zayıflar.
Tasfiye memurunun işlemleri denetime tabidir. Aynı madde, memurun sulh mahkemesinin gözetimi altında çalışacağını söyler. Tereke alacaklıları, yapılan veya tasarlanan işlemlerden dolayı şikâyet edebilir. Süre, işlemi öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gündür ve şikâyet yazılı olur.
Malvarlığı borçları karşılamayabilir. Türk Medeni Kanununun 636. maddesine göre mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır. Bu ihtimalde alacaklılar sıra cetveline göre pay alır.
Tasfiye giderleri kurumun kendi malvarlığından karşılanır. Tasfiye işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Alacak Kaydı İçin Hazırlanacak Belgeler
Bildirim kuru bir dilekçeyle yapılmaz. Alacağın varlığı belgeyle gösterilir. Dosyada şunlar bulunur:
İmzalı öğrenim sözleşmesi ve varsa burs yazısı
Ödeme dekontları veya banka hesap dökümü
Kayıt ve kayıt yenileme belgeleri
Not döküm belgesi ve alınan ders listesi
Kurumla yapılan yazışmalar
Belgelerin bir kısmı kapatma sonrası kurumdan alınamaz. Bu yüzden dekont ve sözleşme nüshası öğrencide kalmalıdır. Öğrenci bilgi sistemine erişim kapanmadan çıktı almak sonradan zaman kazandırır.
Alacağın Tahsili İçin Dava ve İcra Yolları
İcra yolu bu süreçte kapalıdır. Ek 11. madde şu kuralı getirir: tasfiye süresince kurum aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilemez. Her türlü icra takibatı durur ve yeni icra takibi yapılamaz.
Hüküm devam eden takipleri de etkiler. Kurum hesaplarına konulmuş tedbir, haciz ve blokeler kalkar. Aynı yasak, faaliyet izninin geçici olarak durdurulduğu dönem için de ayrıca konulmuştur.
Sonuç pratikte nettir. Bireysel icra takibiyle diğer alacaklıların önüne geçilemez. Öğrencinin asıl aracı tasfiyeye alacak kaydıdır.
Alacağın varlığı çekişmeliyse dava yolu gündeme gelir. Kurum talebi reddederse alacak davası açılabilir. Görevli mahkeme, ilişkinin niteliğine ve talebin dayanağına göre bulunur.
Davada husumetin doğru kurulması gerekir. Dava, tasfiye hâlindeki kurum tüzel kişiliğine karşı açılır. Tüzel kişiliği tasfiye memurları temsil eder. Yanlış kuruma yöneltilen dava esasa girilmeden reddedilebilir.
Tasfiyenin bitmiş olması ihtimali de hesaba katılır. Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi talebi tasfiye kapandıktan sonra dile getirilirse tablo değişir. Kalan malvarlığı bu aşamada kurucu vakfa geçmiş olur. Böyle bir durumda talebin kime ve hangi sıfatla yöneltileceği ayrıca incelenmelidir.
Tüketici Yolunun Sınırı
Öğrenim sözleşmesi çoğu kez tüketici işlemi sayılır. Bu nitelendirme görevli mahkemeyi ve arabuluculuk şartını etkiler. Dava şartı olarak arabuluculuğun kapsamı tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk yazısında ele alınıyor.
Tasfiye düzeni bu tabloyu ayrıca sınırlar. Dava kazanılsa bile tahsil, tasfiye sırasına ve malvarlığının yeterliliğine bağlı kalır. Dilekçe verilmeden önce tasfiyenin hangi aşamada olduğu kontrol edilmelidir.
Faiz ve Zamanaşımı
Faiz kendi başına işlemez. Türk Borçlar Kanununun 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin olduğu tarih esas alınır. Zenginleşen iyiniyetliyse yine bildirim şarttır.
Oran kanunla belirlenir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi kanuni faizin hesabını düzenler. Madde 16 Temmuz 2026'da 7589 sayılı Kanunla değişti. Yeni hâline göre oran, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden bulunur. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça temerrüt faizi de aynı orana göre yürür.
Zamanaşımı talebin temeline göre değişir. Sözleşmeye dayanan alacaklarda kural on yıldır. Sebepsiz zenginleşmede ise Türk Borçlar Kanununun 82. maddesi iki ayrı süre öngörür. İki yıl, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten işler. On yıl ise zenginleşmenin olduğu tarihten başlar.
Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi alacağında özel bir koruma vardır. Ek 11. maddenin ilgili cümlesi açıktır: tasfiye süresi boyunca zamanaşımı süresi işlemez. Aynı durma kuralı, faaliyet izninin geçici olarak durdurulduğu süre için de geçerlidir.
Yargı Kararlarında Kapatılan Üniversite İadeleri
Konunun bir de olağanüstü hal dönemine ait geçmişi vardır. 2016 yılında bazı vakıf üniversiteleri kanun hükmünde kararnameyle kapatıldı. Bu kapatmalar bugünkü ek 11. madde düzeninden farklı bir rejime bağlandı.
6749 sayılı Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrası kapatılan kurumların öğrencilerini düzenledi. Fıkranın ikinci cümlesi şöyleydi: "Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler."
Bu cümle Anayasa Mahkemesi denetiminden geçti. Mahkeme 24 Temmuz 2019 tarihli kararıyla cümleyi "puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri" yönünden iptal etti (E. 2016/205, K. 2019/63). Karar 31 Ekim 2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal kaydı, 6749 sayılı Kanunun resmî metnine dipnot olarak işlenmiştir.
İptalin sonucu sınırlıdır. Karar, puanı yeterli olduğu hâlde devlet üniversitesinde ücret ödemeyi sürdüren öğrenci grubunu ilgilendirir. Bu grubun kapatma sonrasında ödediği tutarlar bakımından talep imkânı doğmuştur.
Aynı dönem için ayrı bir başvuru usulü de kuruldu. 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi hak iddiasında bulunanlara altmış günlük hak düşürücü süre verdi. Başvuru, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle ilgili idareye yapılır. Aynı maddede peşin ödenmiş öğrenim ve barınma bedellerinin sıraya tabi tutulmadan iadesi düzenlendi. Ancak bu cümlede sayılan kurumlar arasında vakıf üniversiteleri açıkça yer almaz.
Bugün kapatılan bir kurum için bu olağanüstü hal düzeni uygulanmaz. Geçerli çerçeve 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesidir. Buna terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümler eşlik eder. Üniversite organlarının bu süreçte aldığı kararlara karşı idari yargı yolu ayrıca incelenir. Kurul kararlarının dava edilebilirliği üniversite senatosu ve yönetim kurulu kararı iptal davası yazısında anlatılıyor. Nakil sonrası yatay geçiş talepleri ise yatay geçiş şartları yazısında ele alınıyor.
Kapatılan Vakıf Üniversitesi Ücret İadesi Konusunda Avukat Desteği
Kapatılan vakıf üniversitesi ücret iadesi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Ödemenin tarihi, tasfiyenin aşaması ve sözleşme hükümleri sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Ödediğiniz ücret ve tasfiye süreci hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Talebinizi Avukata Sor formu üzerinden de iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Tasfiye hâlindeki üniversiteden alacak nasıl tahsil edilir?
Alacak, tasfiye defterine kaydettirilerek takip edilir. 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesi malvarlığının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlerine göre tasfiye edileceğini söyler. Aynı Kanunun 634. maddesi uyarınca alacaklılar ilanla çağrılır ve verilen süre içinde alacaklarını bildirir. Malvarlığı borçları karşılamazsa tasfiye iflâs hükümlerine göre yürütülür.
Kapatılan üniversite aleyhine icra takibi yapılabilir mi?
Tasfiye süresince yapılamaz. Ek 11. maddeye göre bu süre boyunca ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilemez, her türlü icra takibatı durur ve yeni icra takibi yapılamaz. Kurum hesaplarındaki mevcut haciz ve blokeler de kalkar.
Garantör üniversitede okumaya devam eden öğrenci ücret öder mi?
Öder. Ek 11. maddede öğrencilerin bursluluk durumları gözetilmek şartıyla eğitim öğretim ücretlerini garantör üniversiteye ödemeye devam edeceği yazılıdır. Kapatılan kurumda kazanılmış burs oranı bu ödemede dikkate alınır. Kural cari dönem ücretine ilişkindir ve geçmişte ödenmiş bedelin iadesini düzenlemez.
İade alacağına faiz işler mi?
İşleyebilir. Türk Borçlar Kanununun 117. maddesine göre muaccel borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt faizinin oranı 3095 sayılı Kanunun 1. ve 2. maddelerine göre belirlenir. Bu nedenle yazılı ihtarın tarihini kayda geçirmek önem taşır.
Tasfiye sürerken zamanaşımı işler mi?
İşlemez. 2547 sayılı Kanunun ek 11. maddesi, tasfiye süresi boyunca zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini belirtir. Aynı kural faaliyet izninin geçici olarak durdurulduğu süre için de geçerlidir. Süreler tasfiye dışındaki dönemler bakımından işlemeye devam eder.
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitesinde Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Vakıf yükseköğretim kurumuna atanacak akademik personele hangi hâlde arşiv araştırması, hangi hâlde güvenlik soruşturması yapılabileceği 7315 sayılı Kanunun kapsam maddesine göre açıklanıyor.