Klonlama; diğer adıyla kopyalama bir canlı hücresinin bölünme yoluyla ya da canlı hücre çekirdeğinin, başka hücre çekirdeğinin alınarak yerine yerleştirilmesi yoluyla döllenmenin gerçekleştirilmesidir.
KLONLAMA (KOPYALAMA) NE İŞE YARAR?
Bilim insanları, insan ve hayvanların genlerini ve hücrelerini yıllardır klonlamaktadır. Kullanım amacına yönelik olarak üreme ve tedavi klonlaması iki kolda kullanılmaktadır.
Üreme Amacıyla Yapılan Klonlama: İnsan embriyosu, hücresi ve hücreye bağlı unsurların tamamıyla bir bireyin, tam ve sağ bir insanın üretilmesi amaçlanır.
Tedavi Amacıyla Yapılan Klonlama: Embriyo, hücre ve hücreye bağlanan unsurların kullanılarak tedavi veya iyileştirme maksadına yönelik klonlamadır.
Kopyalama işleminin en önemli özelliği ise sperm hücrelerine gerek duyulmadan gebelik gerçekleşir ve bu işlem sonucunda genetik ikiz meydana gelir. Bu gebelik için erkek bireye ihtiyaç duyulmaz.
KLONLAMANIN ETİK BOYUTU
Klonlama gelişmesi ve ilerlemesi için yapılan çalışmaların daha ileri seviyeye ulaşmasının önündeki en önemli engel, klonlamanın etik boyutu ve bu husustaki engelleyici nitelikteki yaşanan tartışmalar olarak ifade edilebilir. Kopyalama hususunda yaşanan etik tartışmalar, insan hakları ekseninde toplanmaktadır. Bu noktada insanın klonlanması hususunda asıl problem insanın ticarileşmesi ve fayda sağlanan bir neseye dönüştürülmesi sorunudur. Şu halde insan, genetik proğramı evvelden düzenlenmiş ve kendisinin kaynağı olan veya kendisini üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere var edilen bir eşya, nesne olarak anlam kazanacaktır. Kopyalama yöntemiyle üreme, insanın yaratma merakının ortaya çıkardığı, kendini aşma niyetiyle kendi kimliğine karşı bir meydan okumadır. İnsanın, kendi eliyle, kendini insan yapımı bir nesne gibi çoğaltması, bu dünyadaki ruhsal oluşumun temel dinamiklerini sarsacaktır.
KLONLAMANIN SAKINCALARI
İnsan türünün değişimine yol açabilecek çalışmalar insan haklarının altını oymaktadır.
İnsanlar için aseksüel (seksüel olmayan) yeni bir üreme (üretme) çeşididir.
İnsan tabiatına ve ruhsal, fiziksel, toplumsal yapısına aykırıdır.
Bir açıdan insan türünün devam ettirilmesinde bir derece değil, tür farkını temsil eder. Bu yönüyle çok tehlikelidir.








