I .Sözlü Sınavların Yargısal Denetimi Mümkündür Sözlü sınavların denetlenip denetlenemeyeceği sorusuna sınavın gerçekleştirildiği sektöre göre cevap vermek gerekir.
Sözlü sınavların denetimi idari yargıda yürütülür. İlgili kişi, sınavın iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açar ve gerekirse yürütmenin durdurulmasını ister. Dava açma süresi altmış gündür ve süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Sonuç, sınavın hangi alanda yapıldığına ve dosyadaki belgelere göre değişir.
Kısa cevap: Kamu kurumlarının yaptığı sözlü sınavlar idare mahkemesinde açılacak iptal davasıyla denetlenir. Dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Denetim hukuka uygunlukla sınırlıdır; jüri oluşumu ve tutanak gibi şekil eksikleri öne çıkar. İptal kararı adaya doğrudan atama hakkı vermez; idare, kararın gereğine göre yeni işlem kurar.
Sözlü Sınavların Denetimi Hangi Hâllerde Mümkündür?
Cevap, sınavın yapıldığı sektöre göre değişir. Özel sektörde yapılan mülakatlar, işverenin eşit davranma yükümlülüğü çerçevesinde düşünülebilir. Ancak bunların hukuki denetimi mümkün görünmemektedir. İş Kanununun 5 inci maddesinde bu yükümlülüğe aykırılığın yaptırımı, yalnızca iş ilişkisinde veya sona ermesinde uygulanabilecek biçimde düzenlenmiştir. İş ilişkisi kurulmadan önce işverenin eşit davranma yükümlülüğü bulunmaz. Türk iş hukuku doktrininde de baskın görüş bu yöndedir.
Kamu kesiminde tablo farklıdır. Personel alımı, lisansüstü programlara kabul ve akademik yükselme için yapılan mülakatlar yargısal denetime açıktır. Kamu hizmetine girme hakkı Anayasa'nın 70 inci maddesinde korunan temel haklardandır. Anayasa'nın 125 inci maddesi ise idarenin bütün eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açık tutar. Buna karşılık sınavın sözlü yapılması denetimi zorlaştırır. Sınavların yapılış usul ve esasları hakkında açık düzenleme bulunmaması ikinci güçlüktür.
Hangi Dava Açılır ve Kararın Sonucu Nedir?
Sözlü sınavların denetimi için idari yargıda iptal davası açmak ve yürütmenin durdurulmasını talep etmek mümkündür. Birer idari işlem olan sözlü sınavların bu şekilde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadıkları denetlenebilir. Mahkeme, sınavda şekil ya da içerik bakımından bir hukuka aykırılık tespit ederse söz konusu idari işlemi (sınavı) iptal edecek ve böylece davacı yeniden sınava alınabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken, mahkemenin sınavı iptal etmesinin davacının sınavı direkt kazanması, lisansüstü eğitime direkt kabul edilmesi yahut kadroya atanması sonucunu doğurmayacağıdır. Danıştay 5. Hukuk Dairesi’nin, 2007/1771 E, 2008/3008 K, 21.05.2008 T sayılı kararında
Sık Sorulan Sorular
Sözlü sınav sonucuna karşı hangi dava açılır?
Sınav bir idari işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olur. Dilekçede sınavın kendisi, sonuca dayanan atama işlemi ve varsa dayanak düzenleme ayrı ayrı gösterilir. Kapsamın baştan doğru kurulması sonradan ek dava açma zorunluluğunu önler.
Bu davada hangi yer mahkemesi yetkilidir?
Kural olarak işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir. Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin davalarda ise 2577 sayılı Kanun m. 33 uygulanır. Bu halde görevlinin yeni veya eski görev yeri mahkemesi yetkili olur. Yetki kamu düzenindendir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
“davacının söz konusu göreve doğrudan atanması sonucunu doğuran bir karar niteliğinde olmadığı, yalnızca, yukarıda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yeniden alınacağı sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre, işlem tesis edilmeye yönelik olduğu tabiidir”
şeklinde ifade edilmiştir.
Bu çerçevede denetim üç aşamalıdır. Önce şekil kuralları, sonra takdir yetkisinin sınırı, en sonda kararın uygulanması gündeme gelir. Sözlü sınavların iptali istemi de bu üç aşamaya göre kurulur.
Şekil Denetimi Hangi Eksiklikleri Kapsar?
Danıştay kararları incelendiğinde denetimin ağırlıklı olarak şekil üzerinden yürüdüğü görülür. Sözlü sınavların niteliği bilirkişi incelemesine elverişli değildir. Değerlendirme aşamasında idarenin takdir yetkisi de devreye girer. Bu iki nedenle jürinin usulüne uygun kurulmaması ve kayıt yapılmaması gibi şeklî eksiklikler ön plana çıkar.
İncelenen kararların bir bölümünde sınav jürisinin usulünce oluşturulmaması iptal sebebi sayılmıştır. Örneğin jüride, adayla daha önce çekişmeli olduğu bir öğretim üyesinin yer alması hukuka aykırı bulunmuştur (Danıştay 8. Daire, 1999/526 E, 2000/8502 K, 21.12.2000 T). Kararda jüri üyesinin davacıya karşı tutumu nedeniyle soruşturma geçirmiş olması, sınavın nesnelliğine kuşku düşürücü görülmüştür. Üç kişilik jüride iki üyenin evli olması da benzer bir sakatlık örneğidir. İmkân varken jüride beş yerine üç üyenin bulunması ya da üyelerin davacıyla aynı ana bilim dalında yer almaması da bu gruba girer.
Buna karşılık tali şekil bozuklukları iptal sebebi sayılmaz. Bir kararda, doçentlik sınavının kollokyum aşamasında jüri üyelerinin akademik giysilerini giymemiş olması sınavın sonucunu etkileyecek nitelikte görülmemiştir (Danıştay 8. Daire, 1984/74 E, 1984/1345 K, 5.11.1984 T).
Sınavın Ses ve Görüntü Kaydı Neden Aranır?
Kayıt, hangi adaya hangi sorunun sorulduğunu ve notun nasıl verildiğini gösteren başlıca nesnel delildir. Son yıllarda verilen kararlarda, sınavın ses ve görüntü kaydının alınması ile sınav soru ve cevaplarının tutanağa bağlanması konularının üzerinde durulmaktadır. Gerçekten de sözlü sınavlarda tutanak, ses kaydı gibi yazılı delillerin olmaması halinde delil tespiti ve bilirkişi incelemesinin yapılamaması hangi adaya hangi soruların sorulduğunun, bazı adayların kayırılıp kayırılmadığının tespitini imkansızlaştırmaktadır. Nitekim Danıştay eski yıllarda verdiği bir kararda, “sınavın sözlü olarak yapılmış olması ve sözlü sınava ait yazılı delil bulunmaması nedeniyle delil tespiti yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak iddiaların doğruluğunun saptanamayacağı” gerekçesiyle davayı reddetmiştir (Danıştay 11. Daire, 1978/3810 E, 1979/2892 K, 25.06.1979 T).
Güncel kararlarda, etkili bir denetim için sınav öncesinde soru ve cevapların hazırlanması ve sınav esnasında tutanağa bağlanması gerekliliği vurgulanmaktadır. Örneğin Danıştay’ın geçtiğimiz aylarda verdiği bir kararda, “adayların katıldığı sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların hazırlanması, her adaya sorulan soruların ve verilen cevapların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi” gerektiği belirtilmiştir (Danıştay 2. Daire, 2016/7249 E, 2016/7249 K, 27.3.2017 T).
Kayıt ve Tutanak Eksikliği Dosyayı Nasıl Etkiler?
Adayın performansının nesnel biçimde değerlendirilmesi ancak kayıtla mümkün olur. Sınava ve sonucuna ilişkin işlemin bütün unsurlarını hukuka uygun kurmak idarenin görevidir. Bu nedenle idare, yargısal denetimi imkânsız kılacak ya da güçleştirecek biçimde işlem tesis etmemelidir. Danıştay'ın bir kararında, yazılı sınavda Türkiye üçüncüsü olan adayın mülakatta başarısız bulunması ele alınmıştır. Karara göre hukuka aykırılık, sözlü sınava ilişkin görüntülü ve sesli kayıt üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak giderilebilir (Danıştay 2. Daire, 2016/781 E, 2016/810 K, 18.2.2016 T).
Sınav öncesinde ya da sınav sırasında tamamlanması gereken aşamaların atlanması da usuli eksikliktir. Sınavın kurallara ve varsa yönetmelik esaslarına uygun yapılmaması aynı sonuca yol açar. Örneğin bir doktora tezinin öğrenci tarafından savunulmasına izin verilmemesi iptal sebebi olabilir. Fiziki aktiviteye dayalı bir sınavda gereken sürenin adaya tanınmaması da böyledir (Danıştay 8. Daire, 2004/2498 E, 2004/4692 K, 6.12.2004 T).
İçerik Denetimi Nerede Durur?
İçerik denetimi, verilen puanın denetimi anlamına gelir. Doktrinde bu konu genellikle idarenin takdir yetkisi kavramı çevresinde ele alınır. Takdir yetkisi, idarenin ne zaman ve nasıl işlem yapacağının hukuk kurallarıyla baştan belirlenmediği hâllerde doğar. Yetki yine de nesnel ölçüler içinde, yasal amaca ve kamu hizmetinin gereklerine uygun kullanılmalıdır. Yargı ise hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır ve yerindelik denetimi yapamaz. Anayasa'nın 125 inci maddesi, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesini yasaklar.
“Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”
İdarenin “kamu yararına” kullanmak zorunda olduğu takdir yetkisinin denetimi ise iki halde mümkündür: Bunlar, açık takdir hatası, eşitlik ve ölçülülük ilkesine aykırılık halleridir. Danıştay, sınav değerlendirmelerinin idarenin takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmekle birlikte bunun sınırsız olmadığı ve denetlenebileceği görüşündedir.
Fahiş Puan Farkı İptal Sebebi Sayılır mı?
Puanlar arasındaki fahiş fark ölçülülük yönünden denetlenir ve sınavın iptaline yol açabilir. Yargı yerleri takdir yetkisine müdahale edemez. Buna karşılık bazı hâllerde denetim derinleşir. Jüri üyelerinin verdiği puanlar arasında fahiş farklılık bulunması bunlardan biridir. Bir kararda, sınav değerlendirme kurulu üyelerinin puanları arasındaki fahiş fark ölçülülük yönünden incelenmiş ve sözlü sınav iptal edilmiştir (Danıştay 5. Daire, 1986/564 E, 1986/1372 K, 9.12.1986 T).
Uygulamaya dayalı sınavlarda ise bilirkişi incelemesi ve delil tespiti mümkün olmaz. Bale ve resim gibi alanlarda yapılan sınavlarda içerik denetlenemez. Özel yetenek sınavları için de aynı sonuç kabul edilmelidir. Bilirkişi incelemesi yapılabilen sınavlarda ise inceleme, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde olmamalıdır. Danıştay özellikle özel yetenek sınavlarında yapılacak denetimi yerindelik denetimi sayar ve bu davaları genellikle reddeder.
Bir kararda, kayıt bulunmadığı için sözlü sınav performansının sonradan değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı kararda yazılı ve sözlü sınav sonuçları arasındaki farkın tek başına iptal sebebi olamayacağı da vurgulanmıştır (Danıştay 8. Daire, 2004/341 E, 2004/3332 K, 20.9.2004 T). Bale dersi sınavına ilişkin bir davada da benzer sonuca varılmıştır. Sınav uygulamalı yapıldığı için bilirkişi incelemesi olanağı bulunmamış, performans sonradan değerlendirilemediğinden temyiz istemi reddedilmiştir (Danıştay 8. Daire, 2003/2058 E, 2003/5408 K, 10.12.2003 T).
Sözlü Sınavın İptali İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur
Sözlü sınavların iptali istemi idare mahkemesinde ileri sürülür. Yetkili mahkeme, kural olarak işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu kural 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32 nci maddesinde yer alır. Yetki kamu düzenindendir ve taraflarca değiştirilemez.
Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin davalarda özel bir yetki kuralı işler. Aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre yetkili mahkeme, görevlinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Öğretim elemanı alımına ilişkin sözlü sınavların davalarında bu ayrım dosya başında yapılmalıdır. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlik kararıyla sonuçlanır ve zaman kaybı doğurur.
Dava dilekçesinde hangi işlemin iptalinin istendiği açıkça gösterilmelidir. Sınavın kendisi, sınav sonucuna dayanan atama işlemi ve sınavın dayanağı düzenleyici işlem ayrı işlemlerdir. Kapsamı doğru kurmak, sonradan ek dava açma zorunluluğunu önler. Sözlü sınavların denetiminde hangi ölçütlerin uygulandığı sözlü sınavların yargısal denetimi yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Dava Açma Süresi Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Sözlü sınavların iptali istemiyle açılan davada süre altmış gündür. Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Sınav sonucu internet üzerinden ilan ediliyorsa ilan tarihi belirleyici olabilir. Bu nedenle sonucun hangi tarihte ve nasıl duyurulduğu dosyada belgelenmelidir.
“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”
Dava açmadan önce idareye başvurmak da mümkündür. Kanunun 11 inci maddesine göre işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi üst makamdan istenebilir. Üst makam yoksa istem, işlemi yapan makama yöneltilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.
İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Bu tarihten sonra dava açma süresi kaldığı yerden işler. Başvurunun dava açma süresi içinde yapılmış olması şarttır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru, işlemiş süreyi geri getirmez.
Yürütmenin Durdurulması Hangi Şartlarla İstenir?
Dava açılması, sözlü sınavların uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birincisi işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasıdır. İkincisi işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır.
“Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.”
Mahkeme bu kararı, davalı idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verir. Kararda hangi gerekçeyle açık hukuka aykırılık görüldüğü ve doğacak zararın niteliği ayrıca belirtilir. Kurumun işleyişi yürütmenin durdurulması nedir yazısında anlatılmıştır.
Sözlü Sınav Davasında Deliller Nasıl Toplanır?
İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, bakmakta olduğu davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Gerekli gördüğü evrakın gönderilmesini ve bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir. Ara kararının gereğinin süresinde yerine getirilmesi zorunludur.
Sözlü sınavların ispatı bu ara kararlarına bağlıdır. Sınav tutanağı, soru ve cevap listesi, değerlendirme formları ve varsa ses ile görüntü kaydı istenmelidir. Jüri üyelerinin görevlendirme yazıları ve ilan metni de dosyaya girer. İdare ara kararının gereğini yerine getirmezse bu durumun karara etkisi mahkemece takdir edilir.
Belgeye erişim dava öncesinde de denenebilir. Bilgi edinme başvurusuyla sınav belgelerinin bir bölümü elde edilebilir. Akademik sınavlarda bu yolun işleyişi akademik kadro sınav kağıdına erişim hakkı yazısında ele alınmıştır. Öğretim görevlisi alımındaki itiraz aşamaları ise öğretim görevlisi bilim sınavına itiraz yazısında anlatılmıştır.
Sözlü Sınav Davasında İspat Yükü Kimdedir?
İptal davasında iddiayı ileri süren taraf, hukuka aykırılığı somutlaştırmakla yükümlüdür. Ancak idari yargıda ispat yükü özel hukuktaki kadar katı değildir. İşlemin dayanağı belgeleri elinde tutan taraf idaredir. Bu nedenle mahkeme belgeyi doğrudan idareden ister.
Danıştay kararlarında ispat sorunu açıkça görülür. Tutanak ve kayıt yoksa aday, sınavda başarılı olduğunu ispatlayamaz. Aynı eksiklik idarenin de takdirini gerekçelendirmesini engeller. Sözlü sınavların denetiminde belge eksikliği bu yüzden iki yönlü sonuç doğurur.
Uygulamada dilekçeye eklenen belgeler dosyanın seyrini belirler. İlan metni, başvuru evrakı, sonuç listesi ve varsa itiraz yazışmaları baştan sunulmalıdır. Bu belgeler, ara kararıyla istenecek delillerin kapsamını da daraltır.
İptal Kararından Sonra İdare Ne Yapmak Zorundadır?
İptal kararı, sözlü sınavların yeniden yapılması sonucunu doğurur. İdare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğine göre gecikmeksizin işlem kurmak zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Karar, davacının doğrudan atanması anlamına gelmez.
Yeniden yapılan sınavda aday başarılı olursa atama işlemi kurulur. Geç atanmadan doğan zararlar için tam yargı davası açılabilir. Kararın gereği hiç yerine getirilmezse ayrıca tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Bu aşamada sürelerin ve tebliğ tarihlerinin kayıt altına alınması önem taşır.
Sözlü Sınavların Denetim Yolları Konusunda Avukat Desteği
Sözlü sınavların denetimi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Sözlü sınavların iptali hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Süre altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Sonuç internet üzerinden duyuruluyorsa ilan tarihi belirleyici olabilir. Bu nedenle sonucun hangi tarihte ve hangi yolla duyurulduğu belgelenmelidir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak süreyi durdurur mu?
Evet. 2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi üst makamdan istenebilir. Üst makam bulunmuyorsa talep, işlemi kuran makama iletilir. Bu başvuru işlemeye başlamış dava süresini durdurur; başvurunun süresi içinde yapılması şarttır.
İdare başvuruya cevap vermezse süre nasıl hesaplanır?
Otuz gün içinde cevap gelmezse talep reddedilmiş kabul edilir. Dava açma süresi bu tarihten sonra kaldığı yerden işler. Dava süresi geçtikten sonra yapılan başvuru ise işlemiş süreyi geri getirmez.
Yürütmenin durdurulması hangi şartlarla istenir?
İki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğmalı ve işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Mahkeme bu kararı kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verir. Kararda gerekçe ve zararın niteliği ayrıca gösterilir.
İptal kararından sonra idare ne yapmak zorundadır?
İdare kararın gereğine göre gecikmeksizin işlem kurar. Süre, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren otuz günü aşamaz. Karar davacının doğrudan atanması anlamına gelmez; sınav yeniden yapılır. Gecikmeli atama nedeniyle uğranılan zarar tam yargı davasına konu olur.
İdare Hukuku
Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu Kararı İptal Davası
Senato ve üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi, itiraz yolu ve yürütmenin durdurulması şartları.