İdari işlemlerde olduğu gibi sözlü sınavların da yetki, şekil, sebep, amaç ve konu unsurlarında hukuka aykırılıkların olma ihtimali vardır ve sınavlar da yargısal denetime açıktır.
Sözlü sınavların yargısal denetimi mümkündür, ancak denetimin kapsamı sınırlıdır. Yargı yeri işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden inceler. Uygulamada denetim çoğunlukla usul ve şekil eksiklikleri üzerinde yoğunlaşır. Verilen puanın yerindeliği ise idarenin takdir yetkisi sayıldığı için denetim dışında kalır.
Kısa cevap: Sözlü sınavlar idari işlemdir ve idari yargıda dava konusu edilebilir. Mahkeme puanı kendisi vermez, yalnızca sınavın hukuka uygun yapılıp yapılmadığını denetler. Jürinin kurulması, eşit koşullar, kayıt ve tutanak ile gerekçe başlıca denetim ölçütleridir. Kayıt veya gerekçe eksikliği iptale yol açabilir. Ancak bazı kararlarda kayıt yokluğu, sonradan değerlendirme yapılamadığı için davanın reddine de yol açmıştır.
Sözlü Sınavların Denetiminde Hâkim Neyi İnceler?
Hâkim, sınavın hukuka uygunluğunu yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden inceler; puanın yerindeliğini denetlemez. Sözlü sınav bir idari işlemdir. Anayasa'nın 125 inci maddesi idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunu açık tutar. Bu nedenle sözlü sınavların dava konusu edilmesinde bir engel yoktur. Aynı madde yargı yerine yerindelik denetimi yasağı da getirir.
Yerindelik yasağı sonucu doğrudan belirler. Mahkeme, jürinin verdiği notu daha uygun gördüğü bir notla değiştiremez. Hâkim yalnızca işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler. Bu ayrım, sözlü sınavların denetiminde en sık tartışılan sınırdır.
“İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (…) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”
Akademik alanda sözlü sınavlar iki ayrı çerçevede yapılır. Öğretim elemanı alımındaki giriş sınavları, öğretim elemanı kadrolarına atamalara ilişkin yönetmelik hükümlerine tabidir. Lisansüstü programlara kabul ile doçentlik sözlü aşaması ise 2547 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerle yürür. Başvuru usulü ve süreler
Sık Sorulan Sorular
Sözlü sınavda verilen puanın yerindeliği mahkemece denetlenebilir mi?
Hayır. Anayasa'nın 125 inci maddesi yargı yerlerine yerindelik denetimi yasağı getirir. Jürinin takdir ettiği not, hâkim tarafından başka bir notla değiştirilemez. Denetim yalnız işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka uygunluğunu kapsar.
Sınavın ses ve görüntü kaydı alınmazsa denetim nasıl etkilenir?
Kayıt yoksa adayın sınav sırasındaki performansı sonradan değerlendirilemez. Danıştay kararlarında bu durumda denetimin büyük ölçüde şekil eksikliklerine sıkıştığı kabul edilir. İdare, yargısal denetimi güçleştirecek biçimde işlem kurmamakla yükümlüdür. Kayıt bu nedenle denetlenebilirliğin ön şartı sayılır.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Dava konusu edilecek işlem de doğru belirlenmelidir. Sözlü sınavın kendisi, sınav sonucuna dayanan atama işlemi ve sınavın dayanağı düzenleyici işlem ayrı ayrı dava edilebilir. Hangi işlemin dava edileceği, ileri sürülecek hukuka aykırılığa göre değişir. Bu tercih davanın kapsamını ve sonucunu doğrudan etkiler.
Jürinin oluşumu, sözlü sınavların en sık iptal edilen yönüdür. Mevzuat jürinin üye sayısını, üyelerin niteliğini ve yedek üye çağrılmasını belirler. Bu kurallara uyulmaması kurucu şekil unsurunda eksiklik doğurur.
Danıştay 8. Dairesi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yapılan bir mülakatı bu gerekçeyle ele almıştır. Uyuşmazlık, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı yüksek lisans programına öğrenci alımına ilişkindir. Jüri başkanının mülakata katılmadığı ve başka bir idari görevde bulunduğu, davalı idarenin savunmasıyla sabit olmuştur. İlgili mevzuata göre mülakat jürilerinin en az üç kişiden oluşması gerekir. Sınavı iki kişilik jüri yaptığı için Daire ilk derece kararını bozmuştur.
Karar, idari işlemin kurucu şekil unsurundaki eksikliği esas alır. Jüri başkanı idari görevi nedeniyle katılamıyorsa yedek üye çağrılabilir. Bu imkân varken iki kişilik jüriyle mülakat yapılması hukuka aykırıdır.
Aynı Daire başka bir kararında jüri üyeliğinin tekrarını incelemiştir. Davacı, doçentlik sınavının sözlü aşamasında iki kez başarısız sayılmıştır. Aynı iki öğretim üyesinin üçüncü kez sözlü sınavda görevlendirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Adaylara Cevap Verme Fırsatı Tanınmalı mıdır?
Sözlü sınavların geçerliliği, adayın kendini gösterebilmesine bağlıdır. Bu başlıkta iki ayrı sorun öne çıkar. Birincisi adaya soruları cevaplama fırsatının verilmesidir. İkincisi ise adayın dikkatini dağıtan koşulların ortadan kaldırılmasıdır.
Fırsat eşitliği yalnız soru sormakla sağlanmaz. Her adaya aynı süre, aynı ortam ve aynı ölçüm koşulu tanınmalıdır. Bu kurala aykırılık eşitlik ilkesinin ihlali sayılır.
Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi bir özel yetenek sınavını bu gerekçeyle iptal etmiştir. Dava, Dicle Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunun 2005-2006 öğretim yılı sınavına ilişkindir. Davacı, futbol branşındaki hedefe isabetli şut atma sınavında başarılı atış yapamamıştır. Mahkeme, her öğrenciye tanınması gereken 25 saniye kuralına uyulmadığını tespit etmiştir. Her adaya farklı süre tanınması eşitlik ilkesini ihlal etmiştir. Mahkeme önce yürütmeyi durdurmuş, ardından sınavı iptal etmiştir.
Kararda sınavın kendisi değil, uyulması gereken kurallar denetlenmiştir. Bu yaklaşım sözlü sınavların denetiminde genel bir çizgi oluşturur. Mahkeme performansı yeniden ölçmez, yalnız usulü inceler.
Sözlü Sınavların Ses ve Görüntü Kaydı Neden Önemlidir?
Danıştay son dönem kararlarında kayıt konusunu öne çıkarmıştır. Ses ve görüntü kaydı bulunmayan bir sınavda sonradan denetim yapmak güçtür. Bu nedenle kayıt, sözlü sınavların denetlenebilirliğinin ön şartı sayılmaktadır.
Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı doktora öğrencisinin kaydının silinmesine ilişkin davada bu noktaya değinmiştir. Daireye göre sözlü sınavın doğası gereği ilgilinin sınav sırasındaki performansı değerlendirilir. Ses ve görüntü kaydı ya da ayrıntılı tutanak tutulmadıkça bu performansın sonradan değerlendirilmesi mümkün olmaz.
Danıştay 5. Dairesi de aynı yönde bir karar vermiştir. Daireye göre sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkânlarla kayda alınması gerekir. Kayıt, cevapların nesnel biçimde incelenip denetlenmesine olanak tanır. Daire bunu, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi bakımından yerinde bir uygulama saymıştır.
Dava, İçişleri Bakanlığında 26-27 Şubat 2007 tarihlerinde yapılan mülkiye müfettişliği sözlü sınavına ilişkindir. Davacı, kadro sayısı olan ilk on beş kişi arasına giremediği için başarısız sayılmıştır. Dava konusu işlem, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 7.3.2007 tarihli ve 845 sayılı işlemidir.
İstem, işlemin dayanağı olan düzenlemeye de yöneliktir. Dayanak, Mülkiye Müfettişliği Seçme Sınavı ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliktir. Yönetmelik, 18.11.2006 tarihli ve 26350 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı, bu yönetmelikte sözlü sınavların dayanağını oluşturan ibarelerin de iptalini istemiştir.
Kayıt zorunluluğu gerekçesine katılmamak güçtür. Kayıtlar, sınavın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını göstermenin en güvenilir yoludur. Buna karşılık kararın ölçme ve değerlendirmeye ilişkin bölümü tartışmalıdır. Hangi komisyon üyesinin hangi notu takdir ettiğinin kayıtlar üzerinden denetlenmesi her zaman mümkün değildir. Notların denetimi, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde ele alınması gereken ayrı bir sorundur.
Sorular ve Cevaplar Önceden Tutanağa Bağlanmalı mıdır?
Sözlü sınavlara yöneltilen bir başka eleştiri soru farklılığıdır. Adaylara farklı sorular sorulduğu ve bunun ayrımcılık doğurduğu ileri sürülür. Soru ve cevaplar tutanağa geçmediğinde etkili bir yargısal denetim de yapılamaz.
Danıştay 5. Dairesi, hâkim adaylığı mülakatına ilişkin bir davada bu sonuca varmıştır. Kararda, sorular ve cevaplar tutanağa geçirilmediği için mülakatın idari yargı denetimine tabi tutulamayacağı belirtilmiştir. Davacı da mülakatta başarılı olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamamıştır. Dava bu nedenle reddedilmiştir.
Aynı Dairenin sonraki kararı ölçme ve değerlendirme ilkelerine dayanır. Karara göre adaylara yöneltilecek sorular ve cevap anahtarı sınav öncesinde hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu metinlerin tutanağa bağlanması da gerekir.
Kaymakamlık adaylığı sözlü sınavına ilişkin uyuşmazlık ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna taşınmıştır. Davacı, başarısız sayılma işleminin ve dayanağı olan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinin iptalini istemiştir. Danıştay 12. Dairesi yürütmenin durdurulması istemini reddetmiştir. Bu karara yapılan itirazı Kurul incelemiştir.
Kaymakamlık Kararında Kurul Hangi Ölçütleri Saydı?
Kurul; soruların ve yanıtların önceden hazırlanıp kurayla sorulmasını, ses ve görüntü kaydını, notun gerekçelendirilmesini ve yazılı sınavın nesnel sonucunun korunmasını aramıştır. Kurula göre mesleğe girişte salt yazılı sınav yapılabilir. Adayın mesleki bilgisi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere sahip olup olmadığı da ölçülebilir. Bu amaçla yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte sözlü sınav yapılması mümkündür.
Sözlü sınav, bilgi ve liyakati ölçmek amacıyla yapılır. Adayın mesleğe uygun yeteneğe, kültüre ve çağdaş yaşam anlayışına sahip olup olmadığı belirlenir. Temel amaç, yazılı sınavla nesnel biçimde sıralanan adaylar arasından mesleğe en uygun olanların seçilmesidir. Bu nedenle sözlü sınava çağrılacak aday sayısı belirlenirken yazılı sınavın nesnel sonuçları ortadan kaldırılmamalıdır. Böylece takdir yetkisinin kullanılmasında öznel nedenlerin etkili olması önlenir.
Kurul, soruların önceden belirlenmesini de zorunlu görmüştür. Sınav komisyonu, adaylara yöneltilecek soruları ve yanıtlarını sınav öncesinde hazırlar. Sınav sırasında bu sorulardan kura yöntemiyle belirlenenler sorulur.
Kurul, dava konusu işlemde üç ayrı eksiklik saptamıştır. Sınav öncesinde sorular ve yanıtlar hazırlanmamıştır. Sözlü sınav, sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmemiştir. Komisyon üyelerince takdir edilen not da gerekçeleriyle ortaya konulmamıştır. Bu nedenlerle işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Soruların Önceden Belirlenmesi Sınavın Doğasına Aykırı mı?
Bu kararların oluşmasında kamu personel alımlarındaki keyfi uygulamaların payı büyüktür. Yüksek mahkeme, kayırmacılığı önlemek için işlemlerin sıkı biçimde kayıt altına alınmasını istemiştir. Buna karşılık soruların önceden belirlenip adaylara aynen sorulması, sözlü sınavın doğasıyla bağdaşmaz. Sözlü sınavın amacı, yazılı sınavı tamamlayarak mesleğe en uygun adayı belirlemektir.
Uygulamalı alanlarda tablo daha da değişir. Konservatuvar gibi bölümlerde puan, adayın o anda gösterdiği performansa göre verilir. Böyle bir sınavda soru havuzu ve cevap anahtarı mantığı işlemez. Bu ayrım, sözlü sınavların tek bir kalıpla denetlenemeyeceğini gösterir.
Sınavda Verilen Puan Yargı Önünde Denetlenebilir mi?
Sınav Sonucunun Yargısal Denetimi
Puanı takdir etme yetkisi sınav komisyonu üyelerine aittir. Ancak bazı sınavlarda üyelerin verdiği puanlar arasında fahiş farklar görülebilir. Danıştay 5. Dairesi, kaymakamlık kursu sonundaki sözlü sınava ilişkin bir davada bu farkı iptal sebepleri arasında saymıştır. Davacı, başarısız sayıldığı için sınıfı değiştirilerek Kırıkkale İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğüne atanmıştı.
Takdir Yetkisinin Sınırı Nerede Başlar?
Takdir yetkisi idareye seçenekler arasında tercih hakkı verir. Bu yetki sınırsız değildir. Yetki, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmalıdır. Eşitlik ve ölçülülük ilkelerine aykırı kullanım işlemi sakatlar.
Fahiş puan farkı bu sınırın aşıldığını gösteren somut bir belirtidir. Aynı adaya aynı jüri tarafından çok farklı notlar verilmesi ölçülülüğü tartışmalı kılar. Mahkeme bu durumda notu kendisi değiştirmez. Mahkeme yalnız takdirin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını inceler.
Yargı yerleri sınav davalarında çoğunlukla bilirkişiden yararlanır. Mahkeme re'sen bilirkişi heyeti oluşturur. Heyetin değerlendirmesine göre sınav veya verilen not iptal edilebilir. Buna karşılık Danıştay, sözlü sınavların bilirkişi incelemesine elverişli olmadığı görüşündedir.
Bilirkişi İncelemesi Sözlü Sınavda Neden Sınırlıdır?
Kayıt veya ayrıntılı tutanak yoksa sözlü sınav performansı sonradan yeniden değerlendirilemediği için bilirkişi incelemesi sınırlıdır. Danıştay 11. Dairesi 25.06.1979 tarihli kararında bu sonuca varmıştır. Uyuşmazlık, güz döneminde sözlü olarak yapılan sınavlarda başarısız sayılan bir öğrenciye ilişkindir. Sınav sözlü yapıldığı ve yazılı delil bulunmadığı için delil tespiti yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Dava bu nedenle reddedilmiştir.
Danıştay 8. Dairesi uygulamalı sınavlarda aynı çizgiyi sürdürmüştür. Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Modern Dans Bölümü öğrencisi, Klasik Bale 1 dersinden başarısız sayılmıştır. Ankara İdare Mahkemesi, sınav uygulamalı yapıldığı için bilirkişi incelemesi olanağı bulunmadığına karar vermiştir. Değerlendirme konusu sınavdaki performans olduğundan sonradan yeniden değerlendirme de mümkün görülmemiştir. Daire bu kararı onamıştır.
Aynı Daire, İstanbul Üniversitesindeki doktora yeterlik uyuşmazlığında da benzer sonuca ulaşmıştır. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, yazılı kısımda aynı jüri üyelerince 80 puan verilirken sözlü sınavda farklı ve düşük not verilmesini nesnel ölçütten uzaklaşma saymıştır. Mahkeme bu iptal kararını 30.09.2003 tarihinde vermiştir. Kararın esas numarası 2002/1725, karar numarası 2003/1073'tür. Danıştay ise bu kararı bozmuştur. Daireye göre kayıt veya ayrıntılı tutanak yoksa sözlü sınav performansı sonradan değerlendirilemez. Böyle bir performans bilirkişi incelemesine de konu edilemez. Yazılı ile sözlü sınav arasındaki değerlendirme farkı tek başına hukuka aykırılık sonucu doğurmaz.
Gerekçesi Gösterilmeyen Not Nasıl Denetlenir?
Sebep unsuru, işlemin dayandığı maddi ve hukuki nedendir. Sözlü sınavda sebep, adayın sınav sırasında gösterdiği performanstır. Bu performansın hangi ölçüte göre puanlandığı gösterilmezse sebep unsuru belirsiz kalır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu belirsizliği iptal sebebi saymıştır. Kurul, komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmamasını ayrı bir hukuka aykırılık olarak göstermiştir. Gerekçe, kaydın ve tutanağın tamamlayıcısıdır.
Uygulamada iki durum birbirinden ayrılmalıdır. Kayıt ve tutanak hiç yoksa denetim şeklî kalır. Kayıt varsa mahkeme, sorulan sorular ile verilen notu karşılaştırarak sebep unsurunu inceleyebilir. Sözlü sınavların denetim derinliği bu nedenle dosyadaki belgeye bağlıdır.
İptal Kararı Doğrudan Atama Sonucu Doğurur mu?
İptal Kararının Hukuki Sonuçları
Sözlü sınavların iptal edilmesi, davacının kadroya doğrudan atanması anlamına gelmez. Danıştay 5. Dairesine göre iptal kararı, göreve doğrudan atanma sonucu doğuran bir karar değildir. Karar, usul ve esaslara uygun biçimde yeniden yapılacak sınavın sonucuna göre işlem kurulmasına yöneliktir.
İptal kararı yine de sonuçsuz kalmaz. Danıştay 5. Dairesi, hukuka aykırılığı saptanan sözlü sınavdan sonra yeniden sınava alınıp müfettişliğe atanan kişiye tazminat ödenmesine karar vermiştir. Olayda iş müfettişliği yeterlik sözlü sınavı, yönetmelikteki usul ve esaslara uyulmadığı için iptal edilmiştir. İlk derece mahkemesi tazminat istemini reddetmiştir. Daire ise usule aykırı sınav yüzünden geç atanmada idarenin hizmet kusuru bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Doçent Kadrosuna Atamada Sözlü Sınav Nasıl Denetlenir?
Doçent kadrosuna atamada sözlü sınav yalnız ek koşul olarak konabilir ve jürisini Üniversitelerarası Kurul oluşturur. Doçentlik unvanını almakla doçent kadrosuna atanmak birbirinden ayrıdır. Konuyu 2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi düzenler. Maddeye göre yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayıyla ek koşullar belirleyebilir. Bu koşulların objektif ve denetlenebilir nitelikte olması gerekir.
Aynı hüküm ek koşullar arasında sözlü sınava da yer verir. Böyle bir durumda sınav, Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. Jürinin bu usule uygun kurulmaması, yukarıda anlatılan şekil sakatlığını doğurur.
“Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, (…) objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.”
Denetlenebilirlik ölçütü hükmün kendisinde yazılıdır. Ek koşul olarak öngörülen sınavın sonucu, dayanağı gösterilmeden kurulamaz. Bu nedenle sözlü sınavların akademik atamalardaki denetimi, kayıt ve gerekçe şartıyla birlikte okunmalıdır.
Aynı ayrım profesörlük atamalarında da geçerlidir. Ek koşul olarak öngörülen her sınav, ilan metninde önceden duyurulmuş olmalıdır. İlanda yer almayan bir sözlü aşamanın sonradan uygulanması, adayın öngörebilirlik hakkını zedeler.
Sözlü Sınavların Denetiminde Öne Çıkan Beş Ölçüt
Kararlar birlikte okunduğunda beş ölçüt öne çıkar. Birincisi jürinin mevzuata uygun kurulmasıdır. İkincisi adaylara eşit süre ve eşit koşul tanınmasıdır. Üçüncüsü soruların ve cevap anahtarının önceden hazırlanmasıdır.
Dördüncü ölçüt kayıt ve tutanaktır. Ses ile görüntü kaydı bulunmayan bir sınavda denetim büyük ölçüde şekle sıkışır. Beşinci ölçüt gerekçedir. Takdir edilen notun dayanağı gösterilmediğinde işlem sebep unsuru yönünden sakatlanır.
* Yasin SEZER / Hüseyin BİLGİN “Sözlü Sınavların Yargısal Denetimi” TBB Dergisi, Sayı 86, 2009
Sözlü Sınavların Yargısal Denetimi Konusunda Avukat Desteği
Sözlü sınavların yargısal denetimi bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Sözlü sınavların denetimi hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Sorular ve cevap anahtarı önceden hazırlanmak zorunda mıdır?
Danıştay kararlarında soruların ve karşılık gelen cevapların sınav öncesinde hazırlanması ve tutanağa bağlanması aranır. Her adaya sorulan soru ile verilen yanıtın kayda geçirilmesi de istenir. Bu eksiklikler kaymakam adaylığı sınavına ilişkin kararda iptal sebebi sayılmıştır. Uygulamalı alanlarda ise aynı kalıp her zaman işlemez.
Takdir edilen notun gerekçesi gösterilmezse işlem sakatlanır mı?
Evet. Sözlü sınavda sebep unsuru, adayın sınavda gösterdiği performanstır. Puanın hangi ölçüte dayandığı ortaya konulmazsa işlemin sebebi belirsiz kalır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, notun gerekçesiz bırakılmasını ayrı bir hukuka aykırılık saymıştır.
Sözlü sınav davasında belgeleri kim sunar?
Mahkeme işlem dosyasını davalı idareden ister ve gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Jüri tutanağı, değerlendirme formları ve varsa kayıtlar bu yolla dosyaya girer. Belge sunulmazsa aday iddiasını somutlaştıramaz ve dava reddedilebilir. Sınav belgelerine erişim bu nedenle denetimin ön koşuludur.
Sözlü sınav performansı bilirkişi incelemesine konu edilebilir mi?
Kayıt veya ayrıntılı tutanak yoksa böyle bir inceleme yapılamaz. Uygulamalı sınavlarda performans anlık olduğu için sonradan değerlendirme yine mümkün görülmez. İnceleme yapılabilen hâllerde de rapor, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde kurulamaz. Yazılı ile sözlü sonuç arasındaki fark tek başına iptal sebebi sayılmaz.
Jüri üyelerinin puanları arasındaki fahiş fark iptal sebebi olur mu?
Fahiş fark, takdir yetkisinin sınırının aşıldığını gösteren bir belirti sayılır. Mahkeme bu farkı ölçülülük ve eşitlik ilkeleri yönünden inceler. İnceleme sonunda notu kendisi değiştirmez, yalnız işlemin hukuka uygunluğuna karar verir. Sonuç dosyadaki belgelere göre değişir.
İdare Hukuku
Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu Kararı İptal Davası
Senato ve üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi, itiraz yolu ve yürütmenin durdurulması şartları.