Ardışık ankesör araması iddiasıyla açılan davalarda arama sayısı tek başına sonucu belirlemez. Aramaların süreklilik göstermesi ve hayatın olağan akışıyla çelişmesi aranır. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi, iki ardışık arama bulunan bir dosyada beraat kararı vermiştir. Karar, sayının azlığı ile süreklilik ölçütünün nasıl birleştiğini göstermektedir.

Ardışık Ankesör Araması Ne Anlama Gelir
Ardışık ankesör araması, aynı sabit hattan kısa aralıklarla birden çok kişinin aranmasıdır. Aramalar arka arkaya sıralanır. Bu sıralama kolluk tarafından bir grup olarak kaydedilir.
İddia makamı bu grubu örgütsel haberleşmenin izi sayar. Savunma ise sıralamanın günlük hayatta da oluşabileceğini ileri sürer. Aynı büfeden peş peşe arama yapılması olağan bir davranıştır.
Ayrımı yapmak için Yargıtay 16. Ceza Dairesi ölçütler belirlemiştir. Ölçütlerin ayrıntısı Yargıtay ankesör kriterleri sayfasında yer almaktadır. Bu sayfada ise ölçütlerin somut bir dosyada nasıl uygulandığı ele alınmaktadır.
Ardışık ankesör araması tespiti iletişim kayıtlarından çıkarılır. Kolluk, iletişim şirketlerinden alınan HTS kayıtlarını tarar. Aynı ankesörden kısa aralıklarla aranan hatlar gruplanır.
Gruplama işleminin kendisi bir değerlendirme içerir. Hangi aralığın kısa sayılacağı önceden belirlenir. Bu tercih dosyaya giren grup sayısını doğrudan etkiler.
Albay Rütbeli Sanık Hakkında Verilen Beraat Kararı
Hakkında tespit olunan ankesör aramaları dolayısıyla İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinde davası açılan albay rütbesindeki sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan iki ardışık aramanın hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Aramaların süreklilik göstermemesi de kararın verilmesinde etkili olmuştur.
Bununla beraber Yargıtay Ceza Dairesinin ankesörlü arama iddiasıyla açılan davalarda ATAÇ raporu getirilmesinin gerekliliğine vurgu yapan içtihatları mahkemece dikkate alınmıştır. Bu kapsamda dosyaya gelen bilgi ve belgeler sanık aleyhine değerlendirilmemiştir.
Dosyanın künyesi aşağıdaki gibidir.
İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2021/370 Esas
Karar No: 2022/194
C. Savcılığı Esas No: 2021/47757
İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin Gerekçesi Nasıl Kuruldu
Mahkemenin gerekçesi aşağıda aynen aktarılmıştır.
"…. Her ne kadar sanık ….. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak iddiası ile kamu davası açılmış ise de; mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, sanığın 19/07/2012 ve 20/07/2012 tarihlerinde birer gün arayla asker şahıs …. ile peş peşe olarak iki grup ardışık ve bir grup tekil aranması haricinde başka bir tespitin bulunmadığı, bu durumda sanığın örgütsel amaçla mahrem imamlar tarafından arandığının kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delillerle ortaya ortaya konulamadığı, bu aramaların Yargıtay tarafından da belirlenen ardışık arama kriterlerine de uymadığı, tanık … da sanığın örgütle iltisakı bulunduğuna dair aleyhe beyanı bulunmadığı, ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü Üyeleri ile ilgili belirlenen örgüt üyeliğinin kabulüne esas alınan parametrelere göre sanığın örgüt üyesi olduğunun kabulüne meydan verecek başkaca herhangi bir delil ve emarenin de tespit edilemediği anlaşıldığından, ceza Muhakemesinin en önemli kriterlerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanık lehine değerlendirme yapılarak atılı suçun işlendiğinin kabulü için eylemlerinde süreklilik ve çeşitlilik bulunmayan ve bu haliyle iradesini örgütün iradesine terk ederek örgüt hiyerarşisine girdiği tespit edilemeyen sanığın yukarıda izah ve aşağıda yazılı olduğu biçimde BERAATİNE karar vermek gerekmiştir."
Gerekçede beş ayrı dayanak görülmektedir. Aramalar iki gün ile sınırlıdır. Başka tespit bulunmamaktadır. Ölçütler karşılanmamıştır. Aleyhe tanık beyanı yoktur. Eylemlerde süreklilik ve çeşitlilik saptanmamıştır.
Gerekçenin son bölümü ayrıca üyelik tanımına gönderme yapar. Sanığın iradesini örgütün iradesine terk ettiği tespit edilememiştir. Örgüt hiyerarşisine girme de ortaya konamamıştır.
Bu ifadeler kararın hukuki dayanağını gösterir. Mahkeme yalnız arama sayısına bakmamıştır. Üyelik tanımının unsurları ayrıca denetlenmiştir.
Arama Sayısının Azlığı Neden Belirleyici Oldu
Dosyada iki grup ardışık ve bir grup tekil arama bulunmaktadır. Bu sayı örgütsel bir haberleşme düzenini göstermez. Örgütsel yapı için tarif edilen düzen tekrar eden temaslara dayanır. Ölçütlerde on beş günde bir, ayda bir veya iki ayda bir yapılan aramalar tarif edilmektedir. Bu periyot dosyada görülmemektedir.
Ardışık ankesör araması iddiasında sayı ile süre birlikte okunur. İki arama iki gün içinde gerçekleşmiştir. Aramalar 19/07/2012 ve 20/07/2012 tarihlerine aittir.
Bu iki tarihten sonra yeni bir tespit yoktur. Aramaların devamlılık göstermemesi iddiayı zayıflatmıştır. Örgütsel haberleşme için tarif edilen düzen aylara yayılan temaslara dayanır. İki günlük bir küme bu tarife uymaz. Ardışık ankesör araması bulunan dosyalarda bu boşluk çoğunlukla savunma lehine yorumlanır.
Tekil Arama ile Ardışık Arama Farkı Nedir
Dosyada iki grup ardışık ve bir grup tekil arama bulunmaktadır. Tekil arama, tek bir hattın aranmasıdır. Ardışık arama ise aynı ankesörden birden çok hattın peş peşe aranmasıdır.
Ayrım sonucu etkiler. Tekil aramalar örgütsel grup iddiasını desteklemez. Ardışık ankesör araması iddiasında gruplama esas alınır. Gruplama gösterilemezse iddianın dayanağı daralır. Tekil aramaların sayısı yüksek olsa bile sonuç değişmeyebilir. Süre ve periyot ölçütleri ayrıca aranmaktadır.
Süreklilik Çeşitlilik ve Yoğunluk Ölçütü Ne Arar
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 314/2'de düzenlenmiştir. Hüküm beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür. TCK m. 314, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 3'te terör suçu sayılmıştır. Bu nedenle aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
Üyeliğin kabulü için örgüt hiyerarşisine dahil olma aranır. Yargı kararlarında bu dahil oluş üç ölçütle test edilmektedir. Eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunmalıdır.
Süreklilik, eylemin zaman içinde tekrar etmesini ifade eder. Çeşitlilik, farklı türde örgütsel eylemlerin varlığını arar. Yoğunluk ise eylemlerin sıklığına bakar. İki günlük bir arama grubu bu üç ölçütü karşılamaz.
Üç ölçüt birlikte aranır. Yalnız birinin gerçekleşmesi yeterli görülmez. Bir dosyada aramalar sürekli olabilir. Aynı dosyada başka türde örgütsel eylem yoksa çeşitlilik eksik kalır.
İradenin Örgüte Terk Edilmesi Ne Demektir
Kararlarda kişinin iradesini örgütün iradesine terk etmesi aranmaktadır. Bu ifade, üyeliğin gönüllü ve sürekli bir katılım gerektirdiğini anlatır. Tek seferlik bir temas böyle bir katılımı göstermez.
Sempati ya da iltisak düzeyinde kalan ilişki de üyelik sayılmaz. Bu ayrım ardışık ankesör araması dosyalarında sıkça tartışılır. Aramanın varlığı ile örgüt hiyerarşisine girme aynı şey değildir.
Rütbe unsuru da bu tartışmaya girer. Dosyadaki sanık albay rütbesindedir. Ölçütler, aranan kişilerin rütbe ve kuvvet bakımından denk olmasını arar. Denkliğin bulunmadığı gruplarda örgütsel arama iddiası zayıflar.
Hayatın Olağan Akışı Ölçütü Nasıl Kullanılır
Mahkeme, iki aramanın hayatın olağan akışına uygun olduğunu kabul etmiştir. Bu ölçüt savunmanın somut açıklamasıyla desteklenir. Aramanın yapıldığı yer, saat ve çevre incelenir.
Ankesörler kamuya açık işletmelerde bulunur. Büfe, market, kırtasiye ve lokanta bu kapsamdadır. Kişinin evi, iş yeri ya da çocuğunun okulu bu işletmeye yakınsa arama olağan sayılabilir. Aynı ankesörden aranan diğer kişiler de aynı çevrede yaşıyor olabilir. Bu durumda gruplama örgütsel bir anlam taşımaz.
Belgeler bu açıklamayı somutlaştırır. İkametgâh kaydı, görev yeri yazısı ve okul kaydı örnek verilebilir. Ardışık ankesör araması iddiasına karşı en etkili savunma bu belgelerle kurulur.
Tanık dinletilmesi de mümkündür. Mahkeme bu talebi 5271 sayılı Kanunun 206. maddesi çerçevesinde inceler. Talep yalnız üç hâlde reddedilir.
Delil kanuna aykırı biçimde elde edilmişse reddedilir. İspat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa reddedilir. İstem sadece davayı uzatmak amacı taşıyorsa reddedilir. CMK m. 207 uyarınca istemin geç bildirilmiş olması tek başına ret sebebi değildir.
ATAÇ Raporunun Dosyaya Getirilmesi Neden İstenir
Kararda ATAÇ raporu getirilmesinin gerekliliğine vurgu yapan içtihatlar dikkate alınmıştır. Bu rapor, ankesör aramalarının kolluk tarafından yapılan analizidir. Rapor hangi hattın hangi ankesörden ne zaman arandığını listeler.
Raporun iki sınırı vardır. Rapor bir bilirkişi incelemesi değildir. Rapor konuşmanın içeriğini de göstermez.
Raporun kaynağı da incelenir. Veri iletişim şirketlerinden gelir. Kolluk bu veriyi gruplayarak rapora dönüştürür. Gruplamanın ölçütü dosyada açıkça gösterilmelidir.
Bu sınırlar savunmanın dayanağını oluşturur. Raporun ham HTS kayıtlarıyla karşılaştırılması istenebilir. Uyumsuzluk bulunması hâlinde rapora itiraz edilir. Ardışık ankesör araması tartışmasında bu denetim belirleyici olabilir.
Rapor Neyi Göstermez
Rapor, aramanın kimin tarafından yapıldığını göstermez. Ankesör kamuya açık bir hattır. Hattı kullanan kişinin kimliği kayıtta yer almaz.
Bu boşluk iddianın en zayıf halkasıdır. Aramanın bir mahrem imam tarafından yapıldığı ayrıca ispatlanmalıdır. İzmir dosyasında bu ispat gerçekleşmemiştir.
Aranan tarafın kimliği de tek başına yetmez. Hattın sahibi ile fiilî kullanıcısı farklı olabilir. Bu ihtimal ayrıca araştırılmalıdır. Abonelik kaydı ile fiilî kullanım belgeyle ayrıştırılabilir.
Beraat Kararı Hangi Hükme Dayanır
Beraat kararları 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/2 çerçevesinde verilir. Ankesör dosyalarında uygulanan bent çoğunlukla (e) bendidir. Bu bent, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlini düzenler.
CMK m. 230/2, beraat hükmünün gerekçesinde hangi bende dayanıldığının gösterilmesini zorunlu tutar. Gerekçe içermeyen hüküm CMK m. 289/1-g uyarınca hukuka kesin aykırı sayılır. Aynı maddede hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanan hüküm de sayılmıştır. Bu iki hâl temyiz dilekçesinde gösterilmese bile dikkate alınır. Bu nedenle gerekçenin ayrıntısı kanun yolu aşamasında önem kazanır.
Delillerin takdiri ise CMK m. 217 hükmüne tabidir. Hâkim yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayanabilir. Bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir. Serbest takdir, kanaate ulaşma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Giderilemeyen şüphe sanık lehine değerlendirilir.
Anayasa m. 38/4 de aynı yönde bir güvence içerir. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Masumiyet karinesi ceza yargılamasının çıkış noktasıdır.
Beraat Kararına Karşı Hangi Yollar Açıktır
Savcılık beraat kararına karşı istinaf yoluna başvurabilir. CMK m. 273/1 uyarınca istem, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu süre 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla düzenlenmiş ve 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bölge adliye mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulan delilleri inceler. İnceleme CMK m. 280 çerçevesinde yapılır. Başvuru esastan reddedilebilir. Hükümde CMK m. 289'daki aykırılıklardan biri varsa hüküm bozulur ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Diğer hâllerde davanın yeniden görülmesine karar verilir.
Bozma sonrası yeniden yargılamada tekrar beraat kararı verilebilmektedir. Bu ihtimal ardışık aramada tanık beyanı sayfasındaki dosyada somutlaşmıştır.
Bozma kararı yargılamayı sıfırlamaz. Dosya, bozma gerekçesindeki eksiklikler giderilerek yeniden görülür. Eksik kalan tanık dinlemeleri bu aşamada tamamlanır.
Sanık bozma sonrası aşamada yeni delil de sunabilir. Belge ve tanık istemleri yeniden değerlendirilir. Sonuçta ikinci bir beraat hükmü kurulabilmektedir.
Kanun yolu aşamasında gerekçenin ayrıntısı belirleyici olur. Hangi aramanın hangi ölçütü karşılamadığı tek tek yazılmalıdır. Genel ifadelerle kurulan gerekçe bozma riskini artırır.
Aynı ailedeki diğer dosya örnekleri de karşılaştırma imkânı verir. Ardışık arama beraat kararı ve ankesör davaları sayfalarında farklı gerekçeler yer almaktadır.
Beraat Kararından Sonra Tazminat İstenebilir mi
CMK m. 141/1-e, yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra beraat edenlere tazminat hakkı tanır. CMK m. 142/1 uyarınca istem, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl geçirilmemelidir.
Başvurulacak merci 2024 yılında değişmiştir. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun CMK m. 142/2'ye yeni cümleler eklemiştir. Düzenleme 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni hâle göre m. 141/1-e kapsamındaki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. İstemler Tazminat Komisyonuna yapılır. Ağır ceza mahkemesine yapılan başvurular Komisyona gönderilir. Bu nedenle 2024 öncesinde verilen kararların altındaki merci bilgisi bugünkü yolu göstermemektedir.
Beraat kararı idari işlemleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kamu görevinden çıkarma işlemi ayrı bir yargı kolunda tartışılır. Ankesör iddiasıyla ihraç ve göreve iade bu nedenle ayrı bir dosya konusudur.
İdari davada beraat kararının gerekçesi kullanılır. Hangi bende dayanıldığı burada da önem taşır. Delil yetersizliğine dayanan beraat, idari işlemin maddi dayanağını tartışmaya açar.
Sürelerin ayrıca takip edilmesi gerekir. İdari yargıdaki dava süresi ceza dosyasının kesinleşmesini beklemez. İki süreç birbirinden bağımsız ilerler.

Ardışık Ankesör Araması Konusunda Avukat Desteği
Ardışık ankesör araması bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Ardışık ankesör araması hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya hukuki soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.




