Ankesör davaları, ankesörlü veya sabit hattan yapılan ardışık aramaların örgüt üyeliği delili sayılması iddiasıyla açılır. Bu dosyalarda arama kaydı tek başına mahkûmiyete yetmez. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, aramanın örgütsel sayılabilmesi için sekiz ölçüt belirlemiştir. Ölçütler karşılanmadığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilebilmektedir.
Ankesör Davaları Hangi Suçlamayla Açılır
Ankesör davaları çoğunlukla silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla açılır. Bu suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 314/2'de düzenlenmiştir. Hüküm, örgüte üye olanlar için beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür.
Ceza bu sınırlarda kalmaz. TCK m. 314, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 3'te terör suçu olarak sayılmıştır. Aynı Kanunun 5. maddesi, terör suçlarında cezanın yarı oranında artırılmasını emreder. Alt sınır böylece yedi yıl altı aya çıkar.
İddianameler genellikle TCK m. 53 ve m. 58/9 hükümlerine de dayanır. Bu maddeler hak yoksunluğunu ve infaz rejimini ilgilendirir. Ankesör davaları bakımından asıl tartışma ise cezanın miktarı değildir. Tartışma, arama kaydının delil değeri üzerinde toplanır.
TCK m. 314'e 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla üçüncü bir fıkra eklenmişti. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 5/11/2024 tarihli ve E. 2024/81, K. 2024/189 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Maddenin bugünkü hâli resmî mevzuat metninden takip edilmelidir.
Örgüt Üyeliği İçin Hangi Unsurlar Aranır
Örgüt üyeliği, kişinin örgüt hiyerarşisine dahil olmasını gerektirir. Yargı kararlarında bu dahil oluş üç ölçütle aranır. Eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunmalıdır.
Tek bir arama bu üç ölçütü karşılamaz. Ankesör davaları bu nedenle çoğu kez delil yetersizliği tartışmasına dönüşür. Sempati veya iltisak düzeyinde kalan ilişki üyelik sayılmaz.
Ankesör Davaları Hangi Soruşturmadan Doğar
Dosyaların kaynağı iletişim şirketlerinden alınan HTS kayıtlarıdır. Kolluk bu kayıtları tarar. Aynı ankesörden kısa aralıklarla aranan asker kişiler gruplanır. Bu gruplama "ardışık arama" olarak adlandırılır.
Sık Sorulan Sorular
Ankesör davasında tek delil arama kaydıysa sonuç ne olur?
Arama kaydı tek başına mahkûmiyete yeterli sayılmamaktadır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, ölçütlerin ancak şüphe oluşturacağını belirtmiştir. Şüphenin giderilemediği dosyalarda CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilebilmektedir.
Ankesör davasında hangi ceza isteniyor?
İddianameler TCK m. 314/2'ye dayanır ve bu hüküm beş yıldan on yıla kadar hapis öngörür. TCK m. 314, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde terör suçu sayıldığı için aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Uygulanacak alt sınır bu nedenle yedi yıl altı aya çıkar.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2015 yılında mezunu olmuştur. Türk ve Alman vatandaşıdır. Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans eğitimi almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Marka-Patent-Fikri Sınai Haklar eğitimi sertifikasına sahiptir. 2016 yılından itibaren Ankara Barosu mensubu olup 2022…
Google aramalarında ve yapay zeka özetlerinde yazılarımızı öncelikli görmek için sitemizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyebilirsiniz.
Tarama sonucu bir analiz raporuna bağlanır. Rapor bilirkişi incelemesi değildir. Kolluğun kendi tespitidir. Bu ayrım savunmada sık sık gündeme gelir.
Soruşturma aşamasında salt arama kaydı gözaltı kararına dayanak yapılabilmektedir. Bazı dosyalarda tutuklama da istenmektedir. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme aramaları ölçüt ölçüt inceler. Gözaltına alınan kişinin hakları bu aşamada önem kazanır.
Arama Kaydı Gözaltı İçin Yeterli Sayılır mı
Uygulamada salt arama kaydına dayanan gözaltı kararları görülmektedir. Bu karar suçun ispatı anlamına gelmez. Gözaltı, şüphe düzeyine bağlı bir koruma tedbiridir. Mahkûmiyet ise kesin kanaat ister.
Ankesör davaları bu iki eşiğin ayrı tutulmasını zorunlu kılar. Aramaların gerçek sebebi soruşturmada araştırılmazsa tutuklama gündeme gelebilir. Savunma bu yüzden erken aşamada kurulur.
Analiz Raporunun Delil Değeri Nedir
Arama analizi kolluk tarafından üretilir. Rapor, hangi hattın hangi ankesörden kaç saniye arandığını listeler. İçeriği ise göstermez. Konuşmanın ne hakkında olduğu bilinmemektedir.
Bu boşluk savunmanın çıkış noktasıdır. Rapordaki verilerin HTS kayıtlarıyla uyumu istenebilir. Uyumsuzluk varsa dosyaya itiraz edilir.
Rapor bazı dosyalarda tek başına iddianameye dayanak yapılmıştır. Mahkemeler ise raporu diğer delillerle birlikte değerlendirmektedir. Ankesör davaları bakımından raporun sınırları açıkça ortaya konmalıdır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Belirlediği Sekiz Ölçüt
Ölçütler, Dairenin 2018/5526 esas sayılı dosyasında ortaya konmuştur. Kararda ardışık aramaların hangi hâllerde hukuka uygun delil sayılacağı sıralanmıştır. Sayfada daha önce paylaşılan liste aynen korunmuştur.
1- Mahrem imamların büfe/ankesörlü sabit telefon hattı ile hedef şahıslarla görüşmelerinde gizliliği sağlamak için arayacağı kişinin telefon numarasını çeşitli şifreleme metotları kullanarak kaydetmesi, 2- Aramaların tek taraflı ve kısa süreli olması veya sadece çağrıdan ibaret bulunması, 3- Aranan askerlerin genellikle rütbelerinin ve bağlı bulunduğu kuvvetlerin denk olması, 4- Aramanın mesai saatleri dışında yapılması, 5- Sorumlu şahsın, hedeflerin kaybolmasını sağlamak amacıyla askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle araması, 6- Aramanın 15 gün, ayda veya 2 ayda bir kez olmak üzere periyodik olması, 7- Mahrem imamın sorumlusu olduğu asker şahıs veya şahıslarla aynı ilde ikamet etmesi ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurması, 8- Aranan asker şahısların hatların takılı bulunduğu cihazların toplantı yerine götürülmemesi veya götürülse bile kapalı tutulması.
Ölçütlerin dosya bazında nasıl uygulandığı ayrı bir konudur. Bu konu Yargıtay ankesör kriterleri sayfasında ele alınmıştır.
Sekiz Ölçütün Varlığı Tek Başına Ne Anlama Gelir
Yargıtay, bu ölçütlerin ancak şüphe oluşturacağını belirtmiştir. Kararın sonuç kısmında daha fazlası aranmıştır. Bulguların şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak somut olgularla tespit edilmesi istenmiştir.
Bu ayrım ankesör davaları bakımından belirleyicidir. Şüphe ile ispat aynı şey değildir. Şüphe soruşturma başlatmaya yeter. Mahkûmiyet ise kesin kanaat ister.
Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217'dir. Hüküm, hâkimin yalnızca duruşmada tartışılan delillere dayanabileceğini söyler. Delilleri hâkim vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder. Serbest takdir, kanaate ulaşma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Nasıl Uygulanır
Anayasa m. 38/4, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağını söyler. Bu kural masumiyet karinesidir. Ceza yargılamasındaki karşılığı şüpheden sanık yararlanır ilkesidir.
İlke, giderilemeyen şüphenin sanık lehine değerlendirilmesini gerektirir. Ankesör davaları bakımından sonuç açıktır. Aramanın örgütsel olduğu ispatlanamazsa beraat kararı verilir.
Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin Verdiği Beraat Kararı
Dosya, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/180 esas sayılısıdır. Sanık, Türk Silahlı Kuvvetlerinde albay olarak görev yapmaktadır. İddia, ankesörlü sabit hattan on sekiz kez aranmasına dayanmaktadır.
Sanık, aramaların örgütsel bir amaç taşımadığını ileri sürmüştür. Savunmada üç nokta öne çıkarılmıştır. Aramaların bir mahrem imam tarafından yapıldığını gösteren her türlü şüpheden uzak kesinlik bulunmamaktadır. Aramaların ağırlığı sanığın eşinin ve kızının okul ve dershane çevresinde yoğunlaşmaktadır. Savcılık bunun aksini gösteren somut delil ve emare ortaya koyamamıştır.
Mahkeme bu savunmayı karşılamıştır. Aramaların mahrem imam tarafından yapıldığına kesin kanaat getirilememiştir. Ortada şüphe bulunduğu kabul edilmiştir. Şüpheden sanığın yararlanması gözetilerek CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilmiştir. Karara ilişkin haber memurlar.net üzerinde yayımlanmıştır.
Dosya, ankesör davaları bakımından iki noktayı göstermektedir. Birincisi, arama sayısının çokluğu tek başına sonuç doğurmamaktadır. On sekiz arama bulunmasına rağmen beraat kararı verilmiştir. İkincisi, aramaların coğrafi dağılımı savunulabilir bir açıklamaya bağlanabilmektedir.
Beraat Kararı Hangi Kanun Hükmüne Dayanır
CMK m. 223/2 beş ayrı beraat sebebi sayar. Ankesör davaları çoğunlukla (e) bendiyle sonuçlanır. Bu bent, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlini düzenler.
Bendin seçimi önemsiz bir ayrıntı değildir. CMK m. 230/2, beraat hükmünün gerekçesinde hangi bende dayanıldığının gösterilmesini zorunlu tutar. Gerekçesiz hüküm ise CMK m. 289/1-g uyarınca hukuka kesin aykırılık sayılır.
Bu nedenle gerekçenin içeriği kanun yolu aşamasında tartışma konusu olur. Hangi aramanın hangi ölçütü karşılamadığı tek tek yazılmalıdır. Genel ifadelerle kurulan gerekçe bozma sebebi doğurabilir.
Gerekçe ayrıca reddedilen delilleri de göstermelidir. CMK m. 230/1-b, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesini ister. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil varsa ayrıca ve açıkça gösterilir.
Ankesör davaları bu yönüyle gerekçe denetimine açıktır. Dosyadaki her aramanın ayrı ayrı ele alınması beklenir.
Ankesör Davaları Hangi Delillerle Savunulur
Savunmanın ilk adımı arama kayıtlarının kendisidir. Aramanın saati, süresi ve sıklığı incelenir. Mesai saatleri içinde yapılan arama ölçütü karşılamaz. Konuşma süresinin uzunluğu da ölçüte aykırıdır.
İkinci adım aranan kişilerin niteliğidir. Ölçütler rütbe ve kuvvet denkliği arar. Aynı grupta sivil kişiler varsa örgütsel arama iddiası zayıflar.
Üçüncü adım aramanın gerçek sebebini açıklamaktır. Ankesörler kamuya açık yerlerde bulunur. Okul, dershane, iş yeri veya aile çevresi burada devreye girer. Hattın bulunduğu işletmenin konumu bu nedenle incelenir. Tanık dinletilmesi de bu amaca hizmet eder. Tanık beyanı ve ardışık arama ilişkisi ayrı bir dosyada incelenmiştir.
Dördüncü adım dosyadaki diğer verilerin yokluğunu göstermektir. ByLock kaydı, banka hesabı, dernek üyeliği ve tanık beyanı bu kapsamdadır. Bu verilerin bulunmaması aramanın yalnız kalmasına yol açar.
Yalnız kalan arama kaydı, ölçütleri karşılasa bile kesin kanaat doğurmaz. Mahkemeler bu durumda çoğunlukla beraat yönünde karar vermektedir. Ankesör davaları içinde en sık rastlanan sonuç budur.
Beşinci adım dosyaya belge sunmaktır. Görev yeri yazısı, okul kaydı, tayin belgesi ve iş yeri kaydı örnek verilebilir. Belgeler aramaların gerçek sebebini somutlaştırır.
İstinaf Süresi Ne Zaman Başlar
İstinaf süresi 2024 yılında değişmiştir. CMK m. 273/1, istemin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılmasını öngörür. Bu düzenleme 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlarda uygulanır. Daha önce verilen kararlar bakımından eski hükümler yürürlüktedir. Eski kararların altındaki "yedi gün" ifadesi bu yüzden bugünkü süreyi göstermez.
Tanık Dinletme Talebi Nasıl Değerlendirilir
Savunma, aramaların sebebini açıklamak için tanık dinletebilir. Mahkeme bu talebi CMK m. 206 çerçevesinde inceler. Talep yalnız üç hâlde reddedilir.
Delil kanuna aykırı biçimde elde edilmişse reddedilir. İspat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa reddedilir. İstem sadece davayı uzatmak amacı taşıyorsa reddedilir. Bunların dışındaki ret kararı tartışma konusu olur.
CMK m. 207 ayrıca bir güvence getirir. Delil isteminin geç bildirilmiş olması tek başına ret sebebi sayılmaz.
Ankesör Davaları Sonunda Verilen Karara Karşı Kanun Yolları
Beraat kararına karşı savcılık istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı CMK m. 280 çerçevesinde inceler. İnceleme sonucunda birkaç farklı karar verilebilir.
Başvuru esastan reddedilebilir. Hükümde CMK m. 289'daki aykırılıklardan biri varsa hüküm bozulur. Bozma hâlinde dosya yeniden hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilir. Diğer hâllerde davanın yeniden görülmesine karar verilir.
Bozma sonrası yeniden yargılama ankesör davaları bakımından sık görülür. Bu aşamada eksik bırakılan tanık dinlemeleri tamamlanır. Sonuçta yeniden beraat kararı da verilebilmektedir.
Karar Kesinleşmeden Hangi Tedbirler Kalkar
Beraat kararıyla birlikte adli kontrol tedbirleri kaldırılabilir. Yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü bu kapsamdadır. Mahkeme bu hususu hüküm fıkrasında ayrıca gösterir.
CMK m. 231/3 uyarınca beraat eden sanığa tazminat isteyebileceği hatırlatılır. Hatırlatma duruşma tutanağına geçirilir.
Beraat Eden Kişi Tazminat İsteyebilir mi
CMK m. 141/1-e, yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra beraat edenlere tazminat hakkı tanır. Talep, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yılın geçmemesi gerekir.
Başvuru mercii 2024 yılında değişmiştir. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun, CMK m. 142/2'ye yeni cümleler eklemiştir. Değişiklik 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni düzenlemeye göre m. 141/1-e kapsamındaki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. İstemler Tazminat Komisyonuna yapılır. Ağır ceza mahkemesine yapılan başvurular Komisyona gönderilir. Bu nedenle 2024 öncesi kararlarda yazan "ağır ceza mahkemesi" ifadesi bugünkü yolu göstermemektedir.
Beraat İdari Sonuçları Kendiliğinden Ortadan Kaldırır mı
Ceza yargılamasındaki beraat, idari işlemleri doğrudan kaldırmaz. Kamu görevinden çıkarma işlemi ayrı bir yargı kolunda tartışılır. Ankesör iddiasıyla ihraç ve göreve iade bu nedenle ayrı bir dosya konusudur.
Beraat kararı yine de idari davada güçlü bir dayanak oluşturur. Kararın gerekçesi ve dayandığı bent bu aşamada önem kazanır.
Ankesör Davaları Neden Dosyaya Özgü İlerler
Her dosyada arama sayısı ve dağılımı farklıdır. Bir dosyada iki arama vardır. Başka dosyada altmış arama bulunur. Sayı tek başına sonucu belirlemez.
Belirleyici olan aramaların ölçütleri karşılayıp karşılamadığıdır. Buna eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk aranması eklenir. Ankesör davaları bu üçlü ölçüt üzerinden değerlendirilir.
Aramaların yayıldığı zaman aralığı da incelenir. Yalnız tek bir yıla sıkışan aramalar süreklilik göstermez. Görev yeri değiştiği hâlde aramanın devam etmemesi de savunma lehine yorumlanabilir.
Dosyadaki diğer deliller de tabloyu değiştirir. Ankesörden aranan hattın başkasına ait olması hâlinde iddia dayanaksız kalabilir. Aramaların belirli bir döneme sıkışması da ayrı bir tartışma doğurur.
Aynı ölçütler farklı dosyalarda farklı sonuç doğurur. Bir dosyada tek arama ölçütü karşılayabilir. Yine de tanık beyanı bu tek aramayı şüpheli hâle getirebilir. Ankesör davaları bu yüzden tek bir şablona bağlanamaz.
Ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza davası süreci sayfası incelenebilir. Ankesör davaları bu genel işleyişin içinde özel bir delil tartışması olarak yürür.
Ankesör Davaları Konusunda Avukat Desteği
Ankesör davaları bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari veya yargısal kararlara göre değerlendirilir. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Ankesör davaları hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya uzman avukata soru formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Aramaların mesai saati içinde yapılmış olması savunmada işe yarar mı?
Ölçütlerden biri aramanın mesai saatleri dışında yapılmasıdır. Mesai içinde gerçekleşen bir arama bu ölçütü karşılamaz. Bu durum dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilir.
Beraat kararına savcılık istinafa giderse ne olur?
Bölge adliye mahkemesi dosyayı CMK m. 280 çerçevesinde inceler. Başvuruyu esastan reddedebilir, hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir ya da davanın yeniden görülmesine karar verebilir. Bozma sonrası yargılamada yeniden beraat kararı verilmesi mümkündür.
Beraat edildikten sonra tazminat nereye başvurularak istenir?
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla CMK m. 142/2 değiştirilmiş ve düzenleme 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. CMK m. 141/1-e kapsamındaki istemler artık 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonuna yapılır. Ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir.
Tazminat istemi için süre ne kadardır?
CMK m. 142/1 uyarınca kesinleşmenin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay içinde istemde bulunulmalıdır. Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl geçirilmemelidir. Sürenin kaçırılması istemin reddine yol açabilir.
Analiz raporu bilirkişi raporu yerine geçer mi?
Kolluk tarafından hazırlanan arama analizi bir tespit çalışmasıdır. Bilirkişi incelemesinin yerini kendiliğinden almaz. Raporun HTS kayıtlarıyla uyumu ve dayandığı veriler yargılamada ayrıca tartışılabilir.
Ceza Hukuku
BAHİS SİTESİ DOLANDIRICILIĞI
Bahis sitesi dolandırıcılığı, gelişen teknolojinin ve sosyal medya kullanımının getirdiği reklamlar ve benzeri birtakım metodlar ile kişilerin dolandırılmasını ifade eder. Yasa dışı bahis sitesi dolandırıcılığı konusunda avukatlarımızı arayabilirsiniz.