Akademik Atama Kriteri Değişikliği Devam Eden Başvuruyu Nasıl Etkiler?
Devam eden bir akademik kadro başvurusunda hangi ölçütün uygulanacağı, kriter değişikliğinin süreci hangi aşamada yakaladığına göre değişir. İlan, jüri ve yeniden atama aşamalarındaki sonuçlar ayrı ayrı incelenir.
Devam eden bir başvuruda hangi ölçütün uygulanacağını, kural olarak ilanın çıktığı tarihte yürürlükte olan yönerge belirler. Akademik atama kriteri değişikliği süreç sürerken yayımlanırsa, yeni metnin yürürlük maddesine ve varsa geçiş hükmüne bakılır. Değişikliğin dosyayı hangi aşamada yakaladığı, hem itiraz gerekçesini hem de dava süresini doğrudan etkiler.
Kriter Değişikliğinde Hangi Tarih Belirleyici Olur
Üniversitelerin ek koşul koyma yetkisi doğrudan kanundan gelir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23. maddesinin (c) bendi, 24. maddesinin (d) bendi ve 26. maddesinin (a) bendi bu izni verir. Üç hüküm de ek koşulun Yükseköğretim Kurulunun onayı alınarak belirleneceğini yazar.
Bir dosyada karşılaştırılacak tarihler bellidir. Senatonun karar tarihi, Kurulun onay tarihi ve yönergenin yürürlük maddesindeki tarih ilk üçüdür. Bunların yanına kadronun Resmî Gazete'de ilan edildiği gün ile son başvuru günü eklenir.
İlan şartı ile genel kriter de aynı şey değildir. Yönerge o üniversitedeki bütün kadrolar için geçerlidir. İlan ise tek bir kadroya özgüdür ve yönergeye dayanır. İkisi çelişirse dayanak metin esas alınır.
Akademik atama kriteri değişikliği bu takvimin neresine düşerse tartışma da oradan başlar. Aday ilanı gördüğü anda hangi ölçütle yarışacağını bilir. Sonradan yürürlüğe giren bir metin ise adayın hazırlığını yaptığı ölçütü değiştirir.
Bir ayrıntı çoğu dosyada gözden kaçar. Yönergenin dayandığı yönetmelik de değişebilir. Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği en son 6 Mart 2026 tarihli ve 33188 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle güncellendi. Bu düzenleme yönetmeliğin 6, 11 ve 15. maddelerindeki birer fıkrayı yürürlükten kaldırdı.
İlan Çıktıktan Sonra Başvuru Süresi İçinde Gelen Değişiklik
İlan çıktıktan sonra üniversite kriterleri değiştirirse hangi ölçüt uygulanır?
Kural olarak ilanın yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan onaylı yönerge uygulanır. Yeni metin kendi yürürlük maddesinde ileri bir tarih ya da geçiş hükmü öngörmüşse, öncelikle o hüküm okunur. Yönergede açık bir hüküm yoksa metnin ileriye dönük sonuç doğurduğu kabul edilir.
Kriter değişikliğinin YÖK onayından geçip geçmediğini nasıl öğrenirim?
Yönergenin ilk sayfasındaki senato karar tarihi ile Yükseköğretim Kurulunun onay tarihine bakılır. Bilgi orada yer almıyorsa üniversiteden bilgi edinme başvurusuyla istenebilir. 2547 sayılı Kanun'un 23, 24 ve 26. maddeleri ek koşulun Kurul onayıyla belirlenmesini şart koşar.
'nin 5, 9 ve 13. maddeleri ilanın Resmî Gazete'de ve üniversitenin internet ana sayfasında duyurulmasını ister. Aynı maddeler adaya on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanır. Bu pencere çoğu ilanda iki ya da üç hafta sürer.
Değişiklik bu kısa aralıkta yayımlanırsa aday iki metin arasında kalır. Dosyasını ilandaki şartlara göre hazırlamıştır ve son başvuru gününe birkaç gün kalmıştır. Yeni yönerge ek bir yayın ya da daha yüksek bir puan istiyorsa, bu isteği o sürede karşılamak fiilen mümkün olmaz.
Kural yalnız ağırlaştırma yönünde işlemez. Yeni yönerge bir şartı hafifletmiş de olabilir. Aday bu hâlde lehe düzenlemenin uygulanmasını isteyebilir. Talep yine yürürlük hükmüne bağlıdır.
Burada ilan metninin kendisi dayanak olur. İlan, yürürlükteki ve onaylı bir kritere dayanmak zorundadır. İlanda bulunmayan bir şartın son başvuru gününden önce eklenmesi, ilan şartlarına yönelik ayrı bir itiraz gerekçesi doğurur. Bu aşamadaki yol akademik kadro ilanına itiraz ve iptal davası yazısında anlatıldı.
Başvuru Tamamlandıktan Sonra Jüri Aşamasında Gelen Değişiklik
Asıl sorunlu aralık burasıdır, çünkü uzundur. Yönetmeliğin 6. maddesi doktor öğretim üyeliğinde jürinin son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit edilmesini öngörür. Jüri üyelerinden yazılı görüş bir ay içinde istenir. Rapor bir ayda gelmezse dosyalar aynı usulle başka bir öğretim üyesine gönderilir.
Doçent kadrosunda takvim benzerdir. Yönetmeliğin 11. maddesi rektöre on beş günlük jüri tespiti süresi verir ve raporları bir ay içinde ister.
Profesörlükte süre daha da uzar. 15. madde jürinin son başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde seçilmesini, raporların ise belgelerin verildiği tarihi izleyen iki ay içinde hazırlanmasını öngörür. İki süre üst üste bindiğinde başvuru ile karar arasında üç ayı aşan bir dönem oluşur.
Akademik atama kriteri değişikliği çoğunlukla bu aylara denk gelir. Aday dosyasını teslim etmiştir ve süreçten çekilmek ona bir yarar sağlamaz.
Aday bu aralıkta beklemek zorunda değildir. Rektörlüğe yazılı bir başvuru yapılabilir. Başvuruda dosyanın hangi yönergeye göre inceleneceği sorulur. Gelen cevap ya da sessizlik, sonraki dava için belge olur.
Bu dönemde jüri de değişebilir. Rapor süresi dolduğunda dosya başka bir üyeye gider. Yeni üyenin hangi metni esas aldığı ayrıca sorulur.
Jüri Raporu Hangi Ölçüte Göre Yazılır
Jüri, adayın dosyasını ilan edilen kadronun şartlarına göre değerlendirir. Rapor sonradan yürürlüğe giren bir ölçütü esas alırsa, işlemin sebep unsuru tartışmalı hâle gelir. Aynı ilanda iki aday farklı cetvellerle ölçülürse eşitlik yönünden ayrı bir sakatlık doğar.
Ön değerlendirme yapılan kadrolarda sorun daha erken görünür. Aday ilan şartlarını taşıdığı için listeye girmiştir. Bu aşamadaki itirazın çerçevesi akademik kadro ön değerlendirme sonucuna itiraz yazısında yer alır.
Atama Kararı Verildikten Sonraki Durum
Atama tamamlanmışsa tablo değişir. Kişi kadroya atanmış ve durumu kişiselleşmiştir. Sonradan yayımlanan bir yönerge, tamamlanmış bir atamayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Unvan ile kadro da birbirinden ayrılır. Doçentlik unvanını Üniversitelerarası Kurul verir ve unvan kişiye bağlı kalır. Üniversitenin ek koşulu ise yalnız kadroya atanma aşamasında uygulanır.
Doktor öğretim üyeliğinde bu güvence sınırlıdır, çünkü atama sürelidir. Süreli atamada tablo ikiye ayrılır. Biten görev süresi tamamlanmış sayılır ve o döneme ilişkin özlük hakları tartışma dışıdır. Yeni dönem ise ayrı bir karara bağlıdır. Bu karar bir idari işlemdir ve yargı denetimine açıktır.
Yönergelerin bir kısmı geçiş hükmü içerir. Bu hüküm, yeni şartların hangi tarihten sonraki ilanlara uygulanacağını gösterir. Bazı metinler ise belirli bir tarihe kadar başvuranlara eski koşulları uygulama imkânı tanır.
Geçiş hükmü açık yazılmışsa tartışmanın büyük bölümü çözülür. Aday ilan tarihini hükümdeki tarihle karşılaştırır ve hangi metnin uygulanacağını görür.
İdarenin ilan öncesindeki yazılı açıklamaları da dosyaya girer. Üniversite bir yazıda hangi kriterin uygulanacağını bildirmiş olabilir. Bu yazı tek başına hak doğurmaz. Yine de idarenin kendi uygulamasını gösterdiği için delil değeri taşır.
Hüküm yoksa yorum gerekir. Yönergede yalnız yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği yazıyorsa, metin ileriye dönük sonuç doğurur. Akademik atama kriteri değişikliği o gün açık olan ilanları kendiliğinden kapsamaz.
İçerik denetimi ayrıca yapılır. Kanun ek koşulun münhasıran bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik, objektif ve denetlenebilir olmasını arar. Ölçülemeyen bir ifade bu şartı karşılamaz ve jüriye sınırsız takdir alanı bırakır. Eşit durumdaki adaylara farklı ölçüt uygulanması da ayrı bir sorun doğurur. Aynı ilanda yarışan adaylar aynı metne göre değerlendirilir.
Yeniden Atamada Görev Süresi İçinde Değişen Koşullar
Kanun'un 23. maddesinin (a) bendi atamayı en çok dört yılla sınırlar. Aynı bent, her atama süresinin sonunda görevin kendiliğinden sona ereceğini söyler. Görev süresi biten kişi yeniden atanabilir. Yönetmeliğin 7. maddesi bu sürenin alt sınırını bir yıl olarak belirler ve sürenin ilgiliye tebliğ edilmesini ister.
Öğretim üyesi ilk atamasını eski yönergeye göre almış olabilir. Görev süresi dolduğunda karşısına daha ağır bir metin çıkar. Akademik atama kriteri değişikliği bu döngüde geçmiş görev dönemini ölçmeye başlar.
Yayın Üretimi İçin Gereken Süre
Bir makalenin hakem sürecinden geçmesi aylar alır. Yeni yönerge belirli bir çeyreklikte yayın ya da birinci isim yazarlık istiyorsa, bu şart geçmişe dönük üretilemez. Yükümlülüğün yürürlük tarihinden sonra başlaması beklenir.
Ölçüt görev süresinin tamamına uygulanırsa sonuç ağırlaşır. Öğretim üyesinden, o dönemde bilmediği bir kurala göre çalışmış olması istenmiş olur.
Sağlık ve İzin Dönemleri Değerlendirmeyi Nasıl Etkiler
Görev süresi içinde uzun izinler kullanılmış olabilir. Kanun'un 64. maddesi öğretim elemanlarının izinlerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine bağlar. O Kanun'un 104. maddesine göre kadın memura doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra on altı hafta olmak üzere yirmi dört hafta analık izni verilir.
Aylıksız izinler daha uzundur. 657 sayılı Kanun'un 108. maddesi doğum sonrası için yirmi dört aya kadar aylıksız izin öngörür. Sağlık kurulu raporuna dayanan aylıksız izin ise on sekiz aya kadar çıkabilir.
Bu dönemler dilekçede ay olarak gösterilir. Ölçütün fiilen çalışılan süreye göre değerlendirilmesi talebi, izin ve rapor belgeleriyle desteklenir. Görev süresi uzatılmazsa izlenecek yol akademisyenin görev süresinin uzatılmaması yazısında anlatıldı.
Dosyada Hangi Belgeler Toplanır
Belgeler dava dilekçesinden önce toplanır. İlk sırada eski ve yeni yönerge metinleri gelir. İkisi yan yana konduğunda değişen madde görünür hâle gelir.
Senato kararının tarihi ve numarası ile Yükseköğretim Kurulunun onay yazısı da istenir. Bu iki belge, yeni metnin hangi gün hukuki varlık kazandığını gösterir.
Sonra dosyanın kendi takvimi çıkarılır. İlanın Resmî Gazete'de yayımlandığı gün, son başvuru günü, dosyanın teslim tarihi ve jüri raporlarının tarihleri not edilir. Bu belgelere ulaşmanın pratik yolu bilgi edinme başvurusudur.
Dosyada bulunması gereken belgeler kısa bir listeye sığar.
Yürürlükten kalkan yönerge metni ile yeni yönerge metni
Senato kararının örneği ve karar tarihi
Yükseköğretim Kurulunun onay yazısı
İlanın yayımlandığı Resmî Gazete sayısı ve günü
Başvuru dilekçesi ve teslim tarihini gösteren belge
Varsa jüri raporları ile yönetim kurulu kararı
Liste tamamlandığında hangi metnin uygulanması gerektiği çoğu kez kendiliğinden görünür.
Düzenleyici İşlem ile Bireysel Kararın Süreleri Ayrı İşler
Yönerge genel ve soyut bir metindir, bu yüzden düzenleyici işlem sayılır. Ret kararı ise adayın kendisine yönelen bireysel bir işlemdir. İki işlemin dava süresi ayrı ayrı hesaplanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirler. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde sürenin ilan tarihini izleyen günden başlayacağını söyler.
Süre kaçmışsa yol kapanmaz. Aynı fıkra, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililere üç seçenek tanır. Dava düzenleyici işleme, uygulanan işleme ya da her ikisine birden açılabilir. Fıkra ayrıca düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, ona dayalı işlemin iptaline engel olmadığını yazar.
Bireysel kararda süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Kanun'un 11. maddesi bu süre içinde idareye başvuru yolunu açar ve başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap gelmezse istek reddedilmiş sayılır. Akademik atama kriteri değişikliği böylece hem düzenleyici işlem hem de bireysel karar üzerinden tartışılabilir.
Yürütmenin Durdurulması İsteminde Hangi Şartlar Aranır
Kanun'un 27. maddesi iki şartı birlikte arar. İşlem açıkça hukuka aykırı olmalı ve uygulanması hâlinde telafisi güç ya da imkânsız zarar doğmalıdır. Karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilir.
Aynı maddede atama işlemlerine ilişkin özel bir cümle bulunur. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Bu nedenle savunma alınmadan verilecek bir karar beklenmez.
Mahkeme Kararından Sonra Hangi Kriterle Değerlendirme Yapılır
İptal kararı işlemi baştan itibaren ortadan kaldırır. Yönerge ya da onun bir maddesi iptal edilirse, o metne dayanan değerlendirme dayanaksız kalır. İdare bu durumda ilan tarihinde yürürlükte olan ölçüte döner.
Kararın kapsamı ayrıca okunur. Mahkeme yönergenin tamamını iptal edebileceği gibi yalnız bir fıkrasını da iptal edebilir. Kısmi iptalde geri kalan hükümler yürürlükte kalır ve değerlendirme onlara göre yapılır.
Yeniden değerlendirmenin kapsamı ayrı bir sorudur. İptal yalnız ölçüte ilişkinse jüri raporları yeni duruma göre yeniden istenir. Jüri üyelerinin görevlendirilmesinde sakatlık saptanmışsa jüri de yeniden kurulur. Yeni jüri, dosyayı ilan tarihindeki şartlar üzerinden inceler. Değerlendirmenin kapsamı kararın gerekçesiyle sınırlıdır.
Kanun'un 28. maddesi idareye süre koyar. İdare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem yapmak zorundadır ve bu süre tebliğden başlayarak otuz günü geçemez. İptal kararlarının geriye yürümesi yazısı bu sonucun genel çerçevesini verir.
Gecikmeden Doğan Parasal Talepler
Yeniden değerlendirme her zaman zararı gidermez. Aday atanması gereken tarihte atanamamışsa aradaki dönemde parasal kayıp doğar. Talep edilecek kalemler belgeyle ortaya konur. Atanılamayan kadronun aylık ve ek ödeme farkı hesaplanır. Zarar ile işlem arasındaki bağ da açıkça gösterilir.
Kanun'un 12. maddesi bu talebin yolunu gösterir. İlgililer iptal davası ile tam yargı davasını birlikte açabilir. İptal davasının sonuçlanmasını bekleyip kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açmaları da mümkündür. Akademik atama kriteri değişikliği nedeniyle gecikmiş bir atamada ikinci yol da değerlendirilebilir.
Akademik Atama Kriteri Değişikliği Konusunda Avukat Desteği
Akademik atama kriteri değişikliği bakımından uygulanacak hukuki yol, ilgili mevzuatın yanında somut olayın özelliklerine, mevcut belgelere ve varsa idari ya da yargısal kararlara göre değerlendirilir. Yönergenin yürürlük tarihi, ilanın tarihi ve dosyanın hangi aşamada olduğu da bu değerlendirmeye girer. Bu nedenle genel nitelikteki internet içeriği, dosyaya özgü hukuki incelemenin yerine geçmez.
Akademik atama kriteri değişikliği hakkında dosyanıza özgü bir değerlendirme talep ediyorsanız Online Hukuki Danışmanlık sistemi üzerinden görüşme planlayabilir veya Avukata Sor formu üzerinden talebinizi iletebilirsiniz. Görüşmede sunulacak hukuki değerlendirme, paylaşılan bilgi ve belgelere göre yapılır.
Yeniden atamada görev süresi içinde konulan yeni şart uygulanabilir mi?
Yeni şartın hangi döneme uygulanacağı yönergenin yürürlük ve geçiş hükümlerine göre belirlenir. Yükümlülüğün yürürlük tarihinden sonraki dönemi kapsaması beklenir. Geçmiş görev döneminde bilinmeyen bir ölçüte göre değerlendirme yapılması, işlemin sebep unsuru yönünden tartışılabilir.
Doğum ya da sağlık izni kullandığım dönem yeniden atama değerlendirmesinde dikkate alınır mı?
İzinli geçen dönemler dilekçede ay olarak gösterilir ve belgeyle ortaya konur. 2547 sayılı Kanun'un 64. maddesi öğretim elemanlarının izinlerini 657 sayılı Kanun'a bağlar. Bu Kanun'un 104 ve 108. maddelerindeki analık izni ile aylıksız izin süreleri, fiilen çalışılan sürenin hesabında ileri sürülebilir.
Yönergeye karşı dava süresi geçtiyse kriteri artık tartışamaz mıyım?
Tartışabilirsiniz. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine dava açılmasına izin verir. Bu davada yönerge, uygulanan işlem ya da her ikisi birlikte dava edilebilir.
Mahkeme yönergeyi iptal ederse başvurum otomatik olarak kabul edilir mi?
Hayır, iptal kararı sonucu doğrudan değiştirmez. İdare, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca kararın gereğini tebliğden itibaren en geç otuz gün içinde yerine getirir. Bu genellikle dosyanın önceki ölçüte göre yeniden değerlendirilmesi anlamına gelir.
Atamam geciktiği için uğradığım parasal kaybı isteyebilir miyim?
İstenebilir. 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi iptal davası ile tam yargı davasının birlikte açılmasına izin verir. İptal davasının sonucu beklenip kararın tebliğinden sonra dava süresi içinde tam yargı davası açılması da mümkündür.
Akademik Kadro
Üniversite Akademik Atama Kriterlerinin Değiştirilmesi ve Geriye Yürümezlik
Üniversite akademik atama kriterlerinin değiştirilmesi düzenleyici bir işlemdir ve kural olarak geçmişe yürümez. Yazıda YÖK onayı, yürürlük tarihi, kazanılmış hak tartışması ve iptal davası yolu ele alınmaktadır.
İnternet sitemizde yer alan bütün bilgiler Akademik Hukuk & Danışmanlıktarafından Türkiye Barolar Birliği'nin meslek kuralları ve Avukatlık Kanunu kapsamında paylaşılmaktadır.
Sitede yer alan hiçbir içerik bağlayıcı hukuki görüş niteliği taşımaz; reklam mahiyetinde yorumlanamaz.